
9
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sürekli metal dökümleri için döner manyetik karıştırıcı
SÜREKLİ METAL DÖKÜMLERİ İÇİN DÖNER MANYETİK KARIŞTIRICI (Yüksek Lisans Tezi) Osman GÜRDAL GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Mart 1991 ÖZ Erimiş halde bulunan metallerin katılaşmaları sırasında bazı meta lurjik bozulmaların olduğu bilinmektedir. Bunlar, metal taneciklerinin eş eksenli katılaşmaması, küçük hava boşluklarının kalması, cüruf par çalarının karışması ve merkez hattındaki metal olmayan birikimlerdir. Bu bozulmalar, erimiş metalin katılaşması sırasında döner bir manyetik alanla kalıp etrafından karıştırılmasıyla en aza indirilebilmektedir. Bu çalışmada, bir inverter (güç kaynağı) ve döner manyetik alanı sağlaya cak bir stator tasarımlanmış ve prototipi yapılmıştır. ODTÜ Metalürji Mühendisliğinde 1990 yılında, prototiple yapılan "Elektromanyetik Karış tırmanın Ticari Saflıktaki Alüminyum'un Tane İriliğine Etkileri" adlı Yüksek Lisans tezinde ise tane yapısında büyük oranda (% 95) küçülme gözlenmiş ve tanecik boyutu normal katılaşmada 3,71 mm iken karıştır ma sonucunda 0,18 mm 'ye düşmüştür. II
Üç-fazlı asenkron motorların kutup sayısını değiştirmek için, faz modülasyonu tekniğinde yeni bir sargı tasarımı
Bir alternatif akım makinası olan üç-fazlı asenkron motorlar, bazı üstünlükl erinden dolayı endüstride yaygın şekilde kullanılmak tadır. Bu motorların hızları sabittir ve doğru akım motorlarında ol duğu gibi ekonomik bir şekilde sürekli olarak değiştirilemez. Üç faz lı asenkron motorlarda en ekonomik hız değişimi, stator sargısının kutup sayısını değiştirmek suretiyle elde edilir. üç-fazlı, kısa-devre rotorlu asenkron motorlarda tek sargı kul lanarak, kutup sayısının değiştirilmesinde genel olarak, kutup-genlik modülasyonu ve faz modülasyonu teknikleri kullanılmaktadır. Son za manlarda kutup-genlik modülasyonu tekniği üzerindeki çalışmalar yo ğunlaşmıştır. Çünkü bu teknik, faz modülasyonu tekniğine göre, uç sa yısı ve anahtarlama işlemi yönünden daha ekonomiktir. Faz modülasyonu tekniğinde sargıdan çıkan uç sayısının fazla olması, bu sargı tekniğinin kullanılmasında caydırıcı bir etki yap maktadır. Yapılan çalışmada yeni bir sargı bağlantısı kullanılarak, faz modülasyon tekniği, sargıdan çıkan altı uç ile gerçekleştiril miştir. Kutup-genlık modülasyonu tekniğinde de sargıdan altı uç çık masına karşılık, faz modülasyonu tekniğinin yeni bağlantısında anah tarlama işlemi daha basittir. Faz modülasyonu tekniğinin yeni bağlantısında, sargı üç bileşe ne ayrılmakta ve her bileşen sargı kendi arasında tekrar üçe ayrı larak, fazlara uygun şekilde dağıtılmaktadır. Böylece her iki kutup sayısında da sargıda üçlü paralel kollar oluşmaktadır. Paralel kol ların oluşturulmasında, üç-adım yöntemi veya oluk-yıldızı diyagram ları kullanılmaktadır. Yeni sargı bağlantısı, yakın-oranlı hız deği şimlerinde, motorun, sabit-güç veya sabit-moment isteklerini karşı lamasında uygun olmaktadır. Yeni sargı bağlantısı kullanılarak gerçekleştirilen faz modü lasyonu tekniği, üç ayrı motor üzerinde denenmiştir. Deney sonuçla rı, teorik hesaplamaları doğrulamıştır. Yapılan çalışma, eşdeğeri olan çalışmalar ve uygulamadaki motorlar ile karşılaştırıldığında, bugün endüstride en çok kullanılan, 36 oluklu asenkron motorlarda başarıy la kullanılabileceğini göstermiştir. Oluk sayısının artması halinde, yeni sargı bağlantısı dana hassas olarak uygulanabilmektedir.
Endüstriyel yüklerdeki reaktif güç için bir kompansatör
ENDÜSTRİYEL YÜKLERDEKİ REAKTİF GÜÇ İÇİN BİR KOMPANSATÖR (Yüksek Lisans Tezi) Güngör BAL GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Ağustos 1988 ÖZ Reaktif güç isteği hızlı ve sürekli olarak değişen endüstriyel yüklerde, kademeli ayar yapan kompansatörler yetersiz kalmaktadır. Bu gibi yüklerin güç-katsayısının düzeltilmesinde statik tristör kontrollü kompansatörler kullanılmaktadır. Bu çalışmada, reaktif güç isteği hızlı ve sürekli olarak değişen yükler için sabit kondansatörlü-tristör kontrollü reaktör tipi bir kompansatör geliştirilmiştir. Bu kompansatör, yük akımının reaktif bileşenini esas alarak, reaktif güç kompanzasyonu sağlamaktadır» Kompansatör laboratuvar yüklerinde kullanılmış, hızlı ve sürekli bir kompanzasyon yaptığı görülmüştür. II
Çeviklik ölçüm sisteminin tasarımı ve gerçekleştirilmesi
Spor; insanların beden ve ruh sağlıklarını koruyabilmeleri ya da fizikî performanslarını üst düzeye çıkararak yarışmak için yaptıkları hareketler bütünüdür. Tüm antrenör ve sporcuların temel gayesi, en yüksek performansa ulaşmaktır. Oyuncunun dayanıklılık, kuvvet, sürat, çeviklik, esneklik ve beceri gibi motor özelliklerin gelişimi spor dalına özgü yapılan çalışmalar ve antrenmanlarla sağlanabilir. Bilim ve teknolojideki gelişim her alanda olduğu gibi sportif performans gelişimine de katkı sağlamaktadır. Bu amaçla her geçen gün yeni yöntemler ve teknikler ortaya çıkmaktadır. Çeviklik, takım ve raket sporlarının sportif başarısında belirleyici faktör olarak yer almaktadır. En az oranda hız ve kontrol kaybıyla etkili yön değiştirme becerisi olarak tanımlanan çeviklik literatürde planlı ve reaktif olmak üzere iki kategoride ele alınmaktadır. Reaktif çeviklik testi içinde görsel stratejileri, bilişsel faaliyetleri ve takım sporlarıyla ilişkili çeviklik özelliklerini büyük oranda içine alacak şekilde yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı takım sporlarına yönelik içinde birçok uyaranın olduğu mobil kullanıma uygun yeni bir reaktif test ölçüm sisteminin tasarımı ve gerçekleştirilmesi olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada mevcut çeviklik ölçüm cihazlarından farklı olarak telemetri sistemi ile kablolamanın önüne geçilmiş ve yön değiştirme sayısı da iki katına çıkarılmıştır. Ayrıca çok sık arıza yapan sıçrama matları yerine optik yansımadan yararlanarak daha kullanışlı bir ölçüm sistemi geliştirilmiştir.
Güneş panellerinde adaptif ağ tabanlı bulanık mantık çıkarım yöntemi ile maksimum güç noktası takibi
Güneş panellerinin kullanımı günümüzde oldukça yaygınlaşmıştır. Ancak sisteme doğrudan bağlanan güneş panellerinin maksimum güç noktalarında çalışamadıkları tespit edilmiştir. Bu problemin çözülmesi için ise birçok maksimum güç noktası takip (MPPT) yöntemi oluşturulmuştur. Bu çalışmada, güneş panellerinde maksimum güç noktası takibi için adaptif ağ tabanlı bulanık mantık çıkarım yöntemi (ANFIS) önerilmiştir. Bu yöntemin önerilmesinde sistemin gerek kendi kendine öğrenebilme gerekse insan gibi karar verebilme özellikleri etkili olmuştur. Matematiksel olarak modellenmiş fotovoltaik panel çıkış değerleri farklı ışınım ve sıcaklık seviyeleri için alınmış ve ANFIS 'e aktarılmıştır. ANFIS 'in bu değerler arasındaki mantıksal ilişkiyi minimum hata değeri ile algılaması sağlanmıştır. Bir dizi işlemden sonra bu değerler ile DA-DA yükselten çeviricinin anahtarlanması ve maksimum gücün üretimi sağlanmıştır. Sistemdeki tüm elemanların matematiksel modelleri elde edilmiş ve MATLAB 2013a paket programında benzetimleri gerçekleştirilmiştir. Sistem bileşenleri ve performans oranı bakımından ayrıntılı olarak incelenen sistemde, sistem bileşenlerinin tasarım ayrıntıları da verilmiştir. Benzetim sonuçları literatürde bulunan çalışmalar ile karşılaştırılmış ve kurulan sistemin avantaj ve dezavantajları üzerine değerlendirmeler yapılmıştır.
Morfolojik olarak zengin diller için melez istatistiksel/birim seçmeli metinden konuşma sentezleme sistemi
Two most prominent examples of Text-to-Speech (TTS) systems are Unit Selection based TTS (UTTS) and the Hidden Markov Model (HMM) based TTS (HTTS). UTTS has been the dominant approach of the last decade while HTTS has been increasingly getting more attention from the TTS research community. Both systems have distinct pros and cons. Despite its success, UTTS has some disadvantages such as the sudden discontinuities in speech which cause distraction whereas HTTS lacks of those artifacts. However, UTTS systems offer high quality speech given a huge unit database where the storage is not a problem. On the other hand, the small memory footprint requirement of HTTS systems makes them attractive for embedded devices. Here, a novel hybrid statistical/unit selection TTS system for morphologically rich languages is proposed. The proposed hybrid system aims at improving the quality of the baseline HTTS system while keeping the memory footprint small. First, the motivation of the proposed hybrid system is given after the comparison of both systems. Then the proposed hybrid system is presented along with the details of the baseline HTTS system. In order to assess the performances of proposed and baseline systems, the subjective and objective tests are conducted. Intelligibility and quality scores of the baseline system are comparable to the MOS scores of English reported in the Blizzard Challenge tests. Results of the AB preference tests revealed the listeners' preference for the hybrid system over the baseline system.
Çoklu-zaman-gecikmeli belirsiz sistemler için H-sonsuz denetleyici tasarımı
In this dissertation, H-infinity controller design for systems withmultiple uncertain time-delays is studied. In the H-infinity controllerdesign for these systems, since the nominal time-delays are takenoutside the generalized plant, the uncertainty block of the overallsystem may become non-causal. However, the H-infinity controller isdesigned by the small-gain theorem, which assumes the causality ofthe feedback interconnected subsystems. To alleviate thisdifficulty, the sufficient conditions are derived to satisfy thevalidity of the small-gain theorem for feedback interconnection ofnon-causal systems. Utilizing these results, an optimal H-infinity flowcontroller is designed for data-communication networks. Stable H-infinitycontroller design is also studied and different design approachesare presented. Furthermore, to satisfy one of the time-domainrequirements of the flow controller, sufficient conditions areintroduced to choose the free parameter in the structure of thedesigned controller.
Merkez iletkeni bakır olan süperiletken corc kabloların alternatif akım kayıpları
REBCO (RE = rare earth) kullanılarak üretilen yüksek sıcaklık süperiletkenler ticari üretime ulaşmış olup özellikleri sürekli olarak geliştirilmektedir. Fakat magnet (bobbin) üretimi için gerekli olan yüksek kritik akım değerine sahip kabloların yapımında bu iletkenlerin kullanımında zorluklar devam etmekte ve az sayıda kablo konsepti bulunmaktadır. Bu kablo konseptlerinden her biri farklı karakteristikler sergilemektedir. Bu çalışmada enerji sistemlerinde kullanılabilecek, gövdede bakır tüp iletken üzerine sarılmış Asya üretim şeritler kullanılarak üretilmiş CORC kablolar deneysel olarak incelenmiştir. Bakır iletkenin kullanımı, iletken içerisinde soğutucu sıvı geçirilerek soğutma kanalı olanağı sağlar. Temel olarak AA transport akımda, harici bir AA manyetik alanda ve eşzamanlı uygulanmaları durumlarında alternatif akım kayıpları incelenmiştir. Transport AA akım durumunda, toplam kaybın arttığı ve bu kaybın büyük bir bölümüne eksenel manyetik alanın sebep olduğu girdap akımlarının neden olduğuna dair göstergeler bulunmuştur. Manyetizasyon AA kayıplarının incelenmesi için farklı konfigürasyonlara sahip örnekler hazırlanmış ve bakır gövde iletkende meydana gelen kayıplardan dolayı toplam AA kayıplarında artış gözlemlenmiştir. Ayrıca düşük genlikli manyetik alanlarda tüm kablonun AA kayıplarının sadece bakır iletkenin kayıplarından daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Bunun sebebinin uygulanan manyetik alanın süperiletkenler tarafından perdelenmesinden kaynaklandığı görülmüş ve benzetim çalışmalarıyla da gösterilmiştir.
Uhf araç tanıma ekipmanları tasarımı
Araç tanıma ekipmanı veya taşıt tanıma sistemi genelde ticari araç filolarının akaryakıt alımı ve filolardaki araçların yakıt takibinin yapılması için çözüm sunan akaryakıt yönetim sistemidir. Bu sistem daha önce kontrol ünitesi kısmının akaryakıt pompasının içine yerleştirildiği ve bu ünitenin pompanın kontrolünü sağladığı bir sistemdi. İnternetin yaygınlaşması ve teknolojinin gelişmesi ile pompanın kontrolü artık veri tabanları üzerindeki kayıtlar kullanılarak yapılmaya başlanmıştır. Böylelikle veri tabanı ile haberleşen otomasyon sistemlerine pompanın kontrolü dahil olmuş oldu. Otomasyon sistemine ise veri tabanına sorgulaması için araç bilgilerini taşıt tanıma ekipmanlarınca bilgi aktarımı yapılmaktadır. Fakat bu aşamada araçtan bilgi okunması, değişen depo girişlerinden dolayı sağlıklı olmamaktadır. Böylelikle araç tanıması yapılamamaktadır. Bütün bunları önleyebilmek için bu tez çalışmasında bir taşıt tanıma sistemi geliştirilmiş ve elektronik prototipi gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen elektronik düzenekle birlikte değişken depo girişlerinden dolayı yaşanan sıkıntıların önüne geçilmiştir. Böylece tabanca ucundaki okuyucu ünite ile kimlik birimi arasındaki haberleşme zorlukları aşılmıştır. Ayrıca pasif kimlik birimleri ile elde edilemeyen mesafelerde kimlik birimi ile haberleşme sağlanabilmiştir. Bu sayede hiç yakıt alamayan büyük araçlar ve yakıt alırken kesilmeler yaşayan diğer araçların sorunları çözülebilmiştir. Bu işlemler için kimlik birimi enerji ile çalışır hale getirilmiş ve radyo frekansı ile haberleşme sağlanmıştır. Okuyucu ünitenin kimlik birimini değişik açılardan düzgün olarak okuyabilmesi içinde yeni bir monopol anten tasarlanmış, üretimi yapılarak sisteme dahil edilmiştir. Sistem birçok araçta denenmiş ve okuyamama probleminin ortadan kalktığı görülmüştür.