
14
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Lisans düzeyindeki görsel iletişim tasarımı eğitiminde çoklu ortam (multimedya) kullanımı: Ankara'daki görsel iletişim tasarımı bölümlerinin incelenmesi
Araştırmada lisans düzeyindeki görsel iletişim tasarımı eğitiminde çoklu ortam (multimedya) tasarımı konusunda öğrenci başarısı ve bilgi seviyelerini ölçmek amaçlanmıştır. Çoklu ortamın (multimedya) görsel iletişim tasarımı alanındaki tarihsel gelişim süreci ve bileşenlerinin detaylı bir şekilde verilmeye çalışıldığı bölüm araştırmanın kuramsal alt yapısını oluşturmuştur.2009-2010 öğretim yılında Ankara ilinde bulunan üniversitelerin görsel iletişim tasarımı eğitimi veren fakülteleri araştırmanın evrenini, bu alanda eğitim veren 5 fakültede öğrenim gören 100 öğrenci örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Veri toplama aracı iki bölümden oluşturulmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilerin kişisel bilgileri tablo halinde, frekans ve yüzde olarak verilmiştir. Öğrencilere uygulanan bilgi testinde aldıkları puanların, okudukları okullara göre farklılık gösterip göstermediğini kontrol etmek için T testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Ayrıca görsel iletişim tasarımı eğitimi veren fakültelerin bölüm programlarında çoklu ortam (multimedya) tasarımı içeren derslerin yeterli olup olmadığına ilişkin görüşlerini almak için görsel iletişim tasarımı alanında farklı kademelerde görev yapan 12 öğretim elemanı ile yüz yüze görüşmelerde bulunulmuştur.Araştırma sonunda, yaş ve cinsiyetin, araştırmaya katılan öğrencilerin başarısı açısından önemli bir fark göstermediği gözlenmiştir. Bilgi testinden elde edilen toplam puan değerlendirildiğinde öğrencilerin yeterli olmadıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan öğretim elemanlarının büyük çoğunluğu çalıştıkları kurumlardaki çoklu ortam (multimedya) tasarımı eğitiminde uygulanan ders programlarının içeriklerinin kısmen yeterli olduğu ve geliştirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Ortaöğretim kurumlarında sanat eğitimi alan öğrenciler için interaktif cd ortamında piktogram eğitimi
?Ortaöğretim kurumlarında sanat eğitimi alan öğrenciler için interaktif CD ortamında piktogram eğitimi? konulu bu araştırma sürekli gelişmekte olan teknolojiyi izlemek uygun materyallerini eğitimin niteliğini arttırmak amacıyla kullanmak ve örnek bir eğitim materyali oluşturarak, piktogram eğitiminde interaktif ortamda, kullanmak üzere bir CD hazırlamayı amaçlamaktadır.1993 yılında toplanan Mili Eğitim Şurası' nda, bilgisayar destekli öğretimin ülke çapında yaygınlaştırılması ve tüm öğrencilerin bilgisayar kullanımlarını öğrenmeleri için gerekli olanak ve ortamın sağlanması karara bağlanmıştır. Bu karar doğrultusunda bilgisayar kullanımını verimli kılacak önemli etkenlerden biride yazılımlardır. Ancak ülkemizde eğitim amaçlı yazılımlar çok gelişmemiştir. Öğrencilerin amaçlanan davranışları görsel ve işitsel olarak kazanmalarını, aktif yöntemle, hata yapma ve düzeltme özgürlüğü içinde öğrenmelerini sağlamak ve de öğretim ortamını yalnızca dersliklerle sınırlandırmamak amacıyla böyle bir çalışma tez konusu olarak oluşmuştur. İnteraktif ortamlar, renk, hareket, ses ve benzeri unsurları özelliklerini bir arada verebilme özellikleri nedeniyle kullanıcının dikkatini sürekli olarak bilgiye yoğunlaştırmakta ve kullanıcının öğrenme süresi kısmakta ve öğrenmeyi zamana, mekâna bağlı kalmaktan kurtarmaktadır. İnteraktif eğitim yazılımlarında kullanılan görsellerin renk seçimi, hareketliliği, ekran üzerinde yerleşimi CD'nin izlenme süresini arttırmaktadır. Tipografik unsurlardan yazı karakterlerinin seçimi, ekrandaki yoğunluğu ve rengi eğitim yazılımına rahatça devam edilmesini sağlamaktadır. Ana sayfanın renk düzeni, biçim, alan, yazı gibi öğelerin doğru yerleştirilmesi ve giriş bölümünde hareketli görüntülere müzik ile yer verilmesi ilgi çekiciliği arttırmaktadır.İnteraktif eğitim yazılımında kullanıcılar için bir yönergenin olması CD' kullanımdaki sorunları ve oluşabilecek yanlış algılamaları ortadan kaldırmaktadır. Eğitim yazılımda kullanılan butonların ses efektleri, işlevleri, sayısı ve basitliği kullanıcıda dikkat dağıtmamaktadır.Bu araştırmada etkili bir interaktif hazırlamada ki aşamalar belirlenmiş ve bu aşamalar doğrultusunda Piktogram konulu bir interaktif CD hazırlanmıştır. Öncelikle belirlenen konu ile ilgili hedef ve hedef davranışlar saptanmış hedef ve davranışları kazandırmaya yönelik içerik listesi hazırlanmıştır. Belirlenen ölçütlere göre giriş etkinlikleri, ana sayfa, programı kullanma yönergesi, ekran tasarımı ve değerlendirme soruları hazırlanmıştır.Hazırlanan interaktif CD'nin değerlendirilmesi amacı ile uzman grubun denetiminde ölçek hazırlanmış, hazırlanan ölçek random yolu ile belirlenen 10 uzman, 10 grafik öğretmeni, 10 meslek lisesi grafik bölüm öğrencilerine uygulanmıştır.Eğitim yazılımı ile ilgili ölçeğe dayalı olarak yapılan anket 3 farklı gruba uygulanmıştır. Anket 6 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde güdüleme etkinlikleri ile ilgili sorular, ikinci bölümde ana sayfa ile ilgili sorular, üçüncü bölümde hedeflerin sunumu ile ilgili sorular, dördüncü bölümde cd kullanma yönergesi, sayfa geçişleri ve yönlendirme butonları ile ilgili sorular, beşinci bölümde ekran tasarımı ve içerik ile ilgili sorular ve son bölüm olan altıncı bölümde ise değerlendirme ile ilgili sorular yer almıştır.İnteraktif CD uygulanan gruplara her bölüm izletilmiş ve o bölümle ilgili anket araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Sonunda elde edilen verilere göre öğretmen ve öğrencilerin tamamına yakın bir bölümü ?çok iyi? seçeneğini, uzmanların ise büyük bir bölümü ?çok iyi? küçük bir bölümü de ?iyi? seçeneğini işaretlemiştir.Grafik alanının önemli bir konusu olan, yaşamımızda her geçen gün daha fazla giren piktogram ünitesinin öğretimi ve hazırlanan CD' nin dışında başka yayınlarla da desteklenmeli ve sanat eğitimi alan öğrenciler için piktogram konusuna yer verilmelidir. İnteraktif CD ile eğitime önem verilmelidir ve diğer alanlarda özellikle grafik alanının diğer konularında da ilgililerce CD ler hazırlanmalıdır. Hazırlanan bu eğitim yazılımı çoğaltılarak Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kuruluşları ile iş birliği içinde yaygınlaştırılmalı ve bu eğitim yazılımı geliştirilmelidir. Hazırlanan bu eğitim yazılımı eğitim konularına ilgili bireyler, grafik ajansları veya ilgi duyan kişiler tarafından kullanılması ve geliştirilmesi önerilmektedir
Meslek lisesi grafik bölümü öğrencilerinin bilgisayarda grafik programlarını kullanmadaki yeterlikleri
Bu araştırmada, Meslek Lisesi Grafik Bölümü öğrencilerinin bilgisayarda grafik programlarını kullanmadaki yeterliklerine yönelik öğrencilerin ve öğretmenlerin görüşleri ve önerileri saptanmaya çalışılmıştır. Grafik alanında uzman kişilerin görüşleri alınarak hazırlanan anket formu birbirinden farklı 5 grafik programını ölçen yeterliklerin yer aldığı, 5 bölümden oluşturulmuştur. Araştırma Ankara'da MEB Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğüne bağlı 6 Meslek ve Anadolu Meslek Lisesinde çalışan 9 resim öğretmeni, 6 grafik öğretmeni ve 162 grafik bölümü öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Öğretmen ve öğrenci görüşlerinden elde edilen veriler, yüzde ve frekans değerleri kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma bulgularına göre; Kız Teknik Öğretim Kurumlarına bağlı olan Meslek Lisesi Grafik bölümü öğrencilerinin anket formunda yer alan Adobe Photoshop ve Coreldraw programları dışındaki programlarda orta düzeyde yeterli oldukları, Macromedia Freehand, Macromedia Directör ve Macromedia Dreamweaver programlarında oldukça yetersiz oldukları anlaşılmıştır. Öğrencilerin programlar üzerindeki yetersizliklerinin sebebi, alan öğretmenlerinin bilgisayarda grafik tasarım programlarını gereken düzeyde kullanamamaları ve bu derslerinin, çoğunlukla grafik tasarım öğretmenleri tarafından değil, resim öğretmenleri tarafından sürdürülüyor olmasından kaynaklandığı saptanmıştır.
İlköğretim kurumlarındaki eğitsel afişlere yönelik öğrenci, öğretmen ve uzman görüşleri
Bu araştırmada, okullardaki eğitsel afişlerin mesaj iletimi, davranış-tutum değişimi ve tasarımın ilgi çekiciliğine yönelik öğrenci, öğretmen ve grafik tasarım uzmanı görüşleri betimlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, MEB İlköğretim Genel Müdürlüğüne bağlı değişik sosyokültürel çevrelerde bulunan 15 okul arasından random yoluyla seçilen 7 ilköğretimde bulunan 31 öğretmen, 90 öğrenci ve çeşitli kurumlarda çalışan 30 grafik tasarım uzmanı üzerinde gerçekleştirilmiştir.Veriler anket yolu ile toplanmıştır. Gruplardan okullarda asılı bulunan 9 eğitsel afiş için görüş bildirmeleri istenmiştir. Afişler şunlardır: ?Kuş Gribi?, ?Düğün?, ?Hayat?, ?Eğitime Destek?, ?Organ Bağışı?, ?Okuma?, ?Sigara?, ?Su? ve ?Taşıt? afişleridir.Gruplardan elde edilen veriler %, f, ANOVA ve Scheffe testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; ?Su?, ?Hayat? ve ?Kuş Gribi? afişi hem öğretmen, hem öğrenci hem de grafik tasarım uzmanı tarafından mesaj iletimi açısından başarılı bulunmuştur. Bununla birlikte; ?Eğitime Destek? afişi öğretmen ve öğrenci, ?Sigara? afişi ise öğretmen ve grafik tasarım uzmanı tarafından mesaj iletimi açısından en az başarılı bulunmuştur. Mesaj iletimi açısından ?Düğün?, ?Organ Bağışı? ve ?Sigara? afişleri için öğrenci ? öğretmen; ?Düğün? afişi için öğretmen ? grafik tasarım uzmanı ve ?Organ Bağışı? ve ?Sigara? afişleri için öğrenci ? grafik tasarım uzmanı arasında anlamlı farklılık vardır. ?Hayat?, ?Eğitime Destek?, ?Okuma?, ?Su? ve ?Taşıt? afişleri arasında anlamlı farklılık yoktur.?Taşıt? ve ?Su? afişleri öğrenci, öğretmen ve grafik tasarım uzmanı tarafından davranış ve tutum değişimi açısından başarılı bulunmuştur. Bununla birlikte; ?Kuş Gribi? afişi öğretmen ve grafik tasarım uzmanına göre, ?Hayat? afişi ise öğrenci ve öğretmenlere göre davranış ve tutum değişimi açısından etkili ve başarılı bulunmuştur. Davranış ve tutum değişimi açısından ?Düğün?, ?Hayat? ve ?Sigara? afişleri için öğrenci ? grafik tasarım uzmanı; ?Kuş Gribi? ve ?Okuma? afişleri için öğretmen ? öğrenci ve ?Düğün? afişi için öğretmen ? grafik tasarım uzmanı arasında anlamlı farklılık vardır. ?Eğitime Destek?, ?Organ Bağışı?, ?Su? ve ?Taşıt? afişleri arasında anlamlı farklılık yoktur.?Hayat? afişi öğrenci ve öğretmen, ?Taşıt? afişi öğretmen ve grafik tasarım uzmanı tarafından tasarımın ilgi çekiciliği açısından en fazla başarılı bulunan afişlerdir. Bununla birlikte ?Okuma? afişi öğrenci ve öğretmen, ?Düğün? afişi öğrenci ? grafik tasarım uzmanı açısından tasarımları en az ilgi çeken afişlerdir. Tasarımın ilgi çekiciliği açısından ?Düğün?, ?Hayat? ve ?Sigara? afişleri için öğrenci ? grafik tasarım uzmanı; ?Düğün? ve ?Sigara? afişleri için öğretmen ? grafik tasarım uzmanı ve ?Sigara? afişi için öğrenci ? öğretmen arasında anlamlı farklılık vardır. ?Kuş Gribi?, ?Eğitime Destek?, ?Organ Bağışı?, ?Okuma?, ?Su? ve ?Taşıt? afişleri arasında anlamlı farklılık yoktur.Araştırmada elde edilen sonuç, okullardaki eğitim amaçlı sosyal afişlerden ?Su?, ?Hayat? ve? Kuş Gribi? afişlerini mesaj iletimi açısından, ?Taşıt? ve ?Su? afişlerini davranış ve tutum değişimi açısından ve ?Hayat? ve ?Taşıt? afişlerini tasarımın ilgi çekiciliği açısından etkili ve başarılı buldukları görülmüştür.Afişlerin öğrenci, öğretmen ve grafik tasarım uzmanları tarafından; bilgilendirici, yazılı ve görsel bilgilerinin açık, anlaşılır, daha sonra hatırlanabilir olması, bununla birlikte yazılı ve görsel ögelerinin birbiriyle uyumlu olması mesaj iletimi açısından başarılı bulunmalarında etkilidir. Söz konusu afişlerin yazılı ve görsel bilgilerinin günlük hayatta dikkate alınması, davranış ve tutum değişiminde başarılı bulunmalarında; afiş konusu, rengi, yazı biçimi, görsel ve metinsel ögeleri ve okullarda sıklıkla asılmaları tasarımlarının ilgilerini çekmesi açısından başarılı bulunmalarında etkilidir.
Temel sanat eğitimi dersinin web tabanlı öğrenme yöntemi ile verilmesinin öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı web tabanlı öğrenme yönteminin öğrenci başarısı, teorik bilgisi, motivasyonu ve tutumu yönünde incelemektir. Web tabanlı öğrenme yaklaşımına göre hem web destekli öğrenme ortamı tasarlanmış hemde yüzyüze öğrenme ortamı düzenlenmiştir. Bu çalışmada bu gerçek denem modeli kullanılmıştır. Araştırm modeli olarak öntest, sontest ve kalıcılık testi kontrol gruplu model uygulanmıştır. Web tabanlı öğrenme yöntemiyle geleneksel yüzyüze öğrenme yöntemi arasında akademik başarı, motivasyon, ara değerlendirme ve derse ilişkin genel değerlendirme açısından anlamlı bir fark olup olmadığını anlamak amacıyla deneysel bir çalışma, öğrencilerin öğrenmeye karşı tepkilerini ölçmek için nitel çalışma yapılmıştır. Nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu araştırma, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Uygulamalı Sanatlar Eğtimi Bölümü Mesleki resim Anabilim Dalı ve Seramik Eğitimi Anabilimdalı birinci sınıftaki 20 deney grubu ve 20 kontrol grubu öğrencilerinden oluşan "Temel Sanat Eğitimi II" dersini alan öğrenciler ile uygulanmıştır.Araştırma sonunda, web tabanlı öğrenme yönteminin geleneksel yüzyüze öğrenme yöntemine göre, öğrencilerin akademik başarı puanları ve kalıcılık puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ama web tabanlı öğrenme yönteminin geleneksel yüze öğrenme yöntemine göre son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Araştırmaya göre web tabanlı öğrenme yöntemiyle öğrencilerin bilgiye ulaşma kolaylığı ve bilgi kaynakları zenginliği alanlarında önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Her iki yöntemde de öğretim elemanı önemli bir yere sahiptir. Web tabanlı öğrenme yöntemiyle yapılan farklı çalışmalar diğer derslerin uygulanmasıyla birlikte öğrencilerin ders saatleri dışında derse katılımı sağlanabilir.
Grafik eğitimi veren ortaöğretim kurumlarında yazı-tipografi dersinin önemi ve karşılaşılan sorunlar
Bu araştırmanın genel amacı; grafik eğitimi veren orta öğretim kurumlarında yazı-tipografi dersinin öğrenci görüşlerine göre önemini ve dersin öğretiminde karşılaşılan sorunları saptamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere Ankara'da Grafik eğitimi veren 11 orta öğretim kurumu ile bu kurumlarda yazı-tipografi dersi verilen öğrenciler ve bu derse giren öğretmenler örneklem olarak belirlenmiştir.Araştırmanın amacına yönelik olarak uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan; 204 öğrenci ve 14 öğretmene uygulan anket sonucunda elde edilen bilgiler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Anketlerde yer alan her sorunun frekans ve yüzde değerleri alınıp tablolaştırılarak, grafik dağılımları ile yorumu yapılmıştır. Araştırma ile elde edilen bilgiler ışığında;?Öğrenci görüşlerine göre grafik eğitimi veren kurumlarda yazı-tipografi dersi önemlidir.?Grafik eğitimi veren kurumlarda yazı-tipografi dersi ile ilgili fiziki ortam, araç-gereç ve yazılı kaynak sıkıntısı yaşanmaktadır.?Yazı-tipografi dersi Grafik ve Fotoğraf alanı için ortak alan derslerinden biri olmasına rağmen bazı kurumlarda öğretim programı kapsamına alınmamıştır.?Yazı-tipografi dersinin öğretiminde dersin süresinin ve modül içeriğinin yetersiz olmasından kaynaklanan sorunlar yaşanmaktadır.?Yazı-tipografi dersinde kullanılan araç gereç ve dersin içeriği, teknoljinin ve sektörün gelişimine paralel olmadığı için dersin öğretiminde sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle bölüm ve sektör ilişkisi olumsuz etkilenmektedir.Araştırmanın son bölümünde ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak önerilere yer verilmektedir.
İlköğretim I.kademe öğrencilerinin çocuk hikâye kitaplarının tipografik özellikleri ile ilgili görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı; ?İlköğretim I. Kademe Öğrencilerinin Çocuk Hikâye Kitaplarının Tipografik Özelliklerine İlişkin Görüşleri'nin? belirlenmesidir.Bu temel amaca ulaşmak için; ilköğretim öğrencilerinin görüşlerine göre; ?Tipografik özellikler açısından çocuklar için hazırlanan hikâye kitaplarının kağıt cinsi, kitap boyutu, harf büyüklüğü, harf biçemi (harf stilleri), harf biçimi (yazı karakteri), satır aralık (boşluk) düzeni, sayfa kenar boşluğu, yazı rengi nasıl olmalıdır?? ve ?Öğrencilerin hangi tipografik özelliklere sahip kitapları daha hızlı ve zevkle okuduklarına ilişkin görüşleri nelerdir?? sorularına cevap aranmıştır.Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket formu kullanılmıştır. Geliştirilen anket, İzmir ili Narlıdere ilçesinde İnönü İlköğretim Okulu'nda 2007?2008 eğitim öğretim yılı 4. ve 5. sınıf öğrencilerinden random yöntemi ile seçilen 100 öğrenciye uygulanmıştır. İlköğretim okulu öğrencilerinden anket formlarıyla toplanan bilgiler, araştırmanın amacını gerçekleştirmek üzere analiz edilerek, ankette yer alan her sorunun frekans (f) ve yüzde (%)'leri bulunarak ve tablolaştırılarak yorumlanmıştır.Sonuç olarak hazırlanacak hikâye kitaplarında tipografik özellikler bir bütünlük içerisinde sunulmalı, grafik tasarım uzmanları tarafından çocukların gelişimsel özellikleri dikkate alınarak, estetik değerleri de bir arada barındırarak hazırlanmalıdır. Gelişmiş ülkelerin yayımcılarının kullanıldığı metotlar takip edilmeli, hiçbir masraftan kaçınılmamalı, öğrencilerin beklentileri karşılanmalıdır.
Ambalaj tasarımında baskı teknikleri ve yaratıcı yaklaşımlar
Ambalaj tasarımında kullanılan baskı tekniklerinin ve yaratıcı yaklaşımların pazarlama stratejilerindeki kritik rolünü incelemektir. Araştırma, ambalaj tasarım sürecinde ofset, flekso, dijital baskı gibi baskı tekniklerinin estetik, fonksiyonellik ve sürdürülebilirlik açısından nasıl avantajlar sunduğunu ortaya koymayı hedeflemektedir. Aynı zamanda, yaratıcı yaklaşımlar ve bu tekniklerin ambalajın görsel kimliğine olan etkisi de araştırmanın kapsamına dahil edilmiştir. Araştırmanın kapsamı, ambalaj tasarımı ve baskı teknikleri konusunda hem teorik bilgi sunmakta hem de güncel uygulamaları analiz ederek bu alandaki trendleri ortaya koymaktadır. Ambalaj tasarımındaki yenilikçi çözümler ve interaktif teknolojilerin (örneğin artırılmış gerçeklik, QR kodlar) tüketici deneyimine etkisi de detaylı olarak ele alınmaktadır. Araştırma yöntemi olarak nitel analiz kullanılmıştır. Literatür taraması ile baskı teknikleri ve yaratıcı yaklaşımlar üzerine mevcut bilgiler derlenmiş, ambalaj tasarımındaki örnek uygulamalar incelenmiş ve bu uygulamaların pazarlama stratejilerine etkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler, ambalaj tasarımının fonksiyonel ve estetik boyutlarını birleştirerek markaların pazarda öne çıkmalarına nasıl yardımcı olduğunu göstermektedir.
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT)'nin kurumsal kimlik tasarımını gösteren logosunun sosyal çevredeki algılanışı
ÖZET Bu araştırmanın amacı TRT'nin kurumsal kimliğini gösteren logosunun nasıl algılandığım ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda kurumsal kimlik kavramından yola çıkarak, TRT'nin kuruluşundan bu yana oluşturulan kurumsal kimlik tasarımları incelenmiştir. İlk olarak üniversite öğrencilerinin kurumun genel yayını ile ilgili görüşleri, daha sonra TRT kurumunun logo tasarımları ile ilgili görüşleri ve TRT'nin son yapılan logo tasannu ile ilgili görüşleri araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini 2003-2004 eğitim-öğretim yılı, Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi'nin öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu fakültelere devam eden 150 öğrenci oluşturmuştur. TRT'nin kurumsal kimliğini gösteren logosunun nasıl algılandığını ortaya koymak için araştırmacı tarafından anket hazırlanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen verilen yüzde ve frekans analizleri yapılmıştır. TRT'nin genel yayım ile ilgili görüşlerde, anket sonuçlarına göre TRT televizyon yayınlarmm tercih edilme sebepleri arasında tarafsızlığı, düzgün Türkçe'nin kullanılması, kaliteli, düzeyli, eğitici ve bilgi verici yayınlarının olması gösterilmiştir. TRT'nin logo tasarımları ile ilgili görüşlerde ise; TRT'nin 1964-1984 yıllarında kullanılan ilk logo ve amblem tasarımını; soruyu cevaplayan kişilerin % 41' i açık, net, algılanabilir bulmaktadır. 1984-1989 yıllarında kullanılan ikinci logo ve amblem tasarımını; % 33'ü açık, net ve algılanabilir, 1989-1997 yıllarında kullanılan üçüncü logo ve amblem tasarımım; % 54' ü açık, net ve algılanabilir, 1997-2001 yıllarında kullanılan dördüncü logo ve amblem tasarımım; üniversite öğrencilerinin % 62' sı açık, net, algılanabilir, TRT'nin 2001 yılında yenilenen son logo ve amblem tasarımını ise % 75' i açık, net ve algılanabilir bulmaktadırlar. TRT'nin yapılan son logo tasarımına ait görüşlerde ise; görsel kimliğini oluşturan yeni amblem ve logosunun kurumun kimliğine, yapışma ve imajına uygun olduğuna çoğunluğun katıldığım görmekteyiz. Sonuç olarak bugüne kadar yapılan logo tasarımları arasında renk-biçim- tasarım açısından son logo çalışmasının TRT kurumuna en uygun tasarım olduğu ortaya çıkmıştır.
Altın Oran'ın kaynakları ve sanata yansıması
Altın Oran'ın geçmişi çok eski tarihlere dayanmaktadır. Sanat alanında geçmiştengünümüze birçok oran sistemi kullanılmıştır. Ancak Altın Oran diğer oran sistemlerine göre,özellikle de plastik sanatlarda çok uzun yıllar kullanılmıştır. 19. Yüzyılın başlarında,matematik alanında irrasyonel sayıların irdelenmesiyle Altın Oran tekrar ilgi odağı olmuştur.Altın Oran'ın bu kadar çok tartışma yaratmasının sebebi, kaynağının doğada da yeralmasıdır. Doğada birçok bitkinin yaprak diziliminde, gelişiminde, hayvanların anatomikyapısında, insan anatomisinde, Altın Oran sayısı 1,618... sayısı, oran olarak karşımızaçıkmaktadır.Altın Oran'ın sanat eserlerinde kullanılması ise, Mısır sanatı kadar eskidir. Dünyanınyedi harikasından biri olan Piramitlerde ve Mısır mimarisinde kullanılmıştır. YunanSanatında, Altın Oran birçok sanat eserinde karşımıza çıkmaktadır. Yunan heykellerinde,vazolarında ve mimarisinde Altın Oran ile karşılaşmaktayız. Yunan heykeltıraş Phidias'ın tambir Altın Oran uygulayıcısı olması ve yarattığı tüm eserlerde bu oran sistemine yer vermesi,1,618 sayısının isminin, ilk iki harfi olan Yunan alfabesindeki Phi (Fi) harfiyle anılmasınasebep olmuştur.Rönesans'ta sanatçılar bu oran sistemini eserlerinde kullanmak için adetayarışmışlardır. Luca Pacioli'nin ?De Divine Proportion? (İlahi Oran ) adlı eserinde AltınOran'ı anlatması ve Leonardo Da Vinci'nin kitabın resimlerini çizmesiyle, Altın OranRönesans'ta en muhteşem dönemini yaşamıştır.Altın Oran ayrıca Rönesans'tan Modern döneme kadar geçen, tarihi süreç içerisinde dekullanılmıştır. Roman döneminde; Gotik Katedrallerin, cephe düzeninde görülmektedir.Modern dönemde Le Courbusier, gelişen modern sistem ve endüstrileşmeye göre AltınOran'ı kendi yaratmış olduğu oran sistemi Modüler'e uyarlamıştır. Günümüz endüstriyeltasarımında Altın Oran veya başka oran sistemleri kullanılmaktadır. Oran olmadan tasarımınolması mümkün değildir. İnsan anatomisinde göre tasarımı yapılan hemen her üründe, AltınOran'ın izlerine rastlamaktayız.
Endüstrileşme sürecinde tasarım ve William Morris
Sanayi Devrimi 1760 ? 1860 yılları arasında ngiltere'nin zengin demir ocaklarına sahip olması nedeniyle bu ülkede baslamıstır. Buhar makinasının bulunmasıyla baslayan Sanayi Devriminin yaptıgı degisimler sanat alanında da etkili olmustur. Makinanın ön plana geçmesi sanat ve zaanatta'da degisiklikler yaratmıstır ve sanata verilen önem azalmıstır. Öyle ki Gotik üslupta villalar insa edilmis ve eskiye duyulan merak insanların kopya ürünleri almalarına sebep olmustur. Tüm bu kopyalar geleneksel tekniklerle degil fabrikasyon olarak yapılmıstır. Bu da ürünlerin ucuz ve herkesin ulasabilecegi bir halde olmasına sebep olmustur. Oysa ki sanat sadece görsel degildir aynı zamanda duygulara da hitap eder, sadece aklımızı degil sezgilerimizi de etkilemektedir. Bu da karsımızda ki biçimin geometrik olarak belirli bir uyum ve oranda olmasının yanında sanatçının duygularını da yansıtması geregini ortaya koymustur. Diger taraftan soyut sanat matematiksel degildir. Soyut sanat kurallar ve ölçülerle belirlenemez, duygusal bir biçim anlayısına dayanır ve John Ruskin ve William Morris gibi sanatçılar makinanin bu formları meydana getiremeyecegini düsünmektedir. Öte yandan makina günlük hayata girmis hayatı kolaylastırmıstır. Standart ürünlerin mükemmelligine inanan diger sanatçılar Morris gibi sanatçıları ütopik bulmaktadır. Bu sanatçılara göre makina üretiminin temelinde mükemmeliyet vardır. Morris'in amacı halk için halk sanatının olmasını saglamaktır Morris. Sanatla toplumun sosyal yapılarının arasındaki baga daha çok inanır ve Ruskin'in düsüncelerini gelistirerek bunların siyasal yasamda da gerçeklesmesi gerektigine inanmıstır.Aslında makinaya karsı gibi görünse de sonunda o da ılımlı bir hal almıstır. Makinanın insan zekasıyla denetlenebilecegini ve o zaman yarar saglanabilecegini son dönemlerinde dile getirmistir.Sanat ve sosyal hayat arasında iliskiyi modern anlamda kavrayıp teorik ve uygulamayla bir köprü olusturan bir sanatçıdır. Onun bütün bu düsünceleri kendinden sonra gelen bir çok sanatçıyı etkilerken, dünya sanatının dönümü kabul edilen modernizmin temelini olusturur. Birinci Dünya Savasının ardından bu tutum yerini makina ile daha ılımlı olmaya bırakmıstır. Tüm bu reformist hareketler daha sonra ortaya çıkacak olan Bauhaus Okuluna ortam hazırlamıstır. vi Morris ve arkadasları için makina ve onunla ilgili hersey lanetlenecek icatlarken, Walter Gropius ve arkadasları için makine ancak bir araçtır, ve ona karsı degil, onunla birlikte yeni adımlar atılmalıdır. Günümüzde oldukça hızlı gelisen teknolojiyle birlikte, tasarım sorunu güncel bir konu olmaya devam etmektedir ve bu yüzden geçmisteki problemlere bakarak günümüzdeki sorunlara daha dogru yaklasılacaktır.
Çizgi romanda kahraman olgusu ve kimliklendirme göstergesi olarak kostüm
Çizgi roman karakterlerinin, özellikle de kahraman ve süper kahramanların kıyafetlerinin ne ifade ettiğine odaklanan bu çalışma, giyinilen kültürel kimlik göstergelerinin bir ifade aracı olarak nasıl kullanıldığını anlamaya çalışmaktadır. Konu sadece çizgi roman ve kostüm özelinde değil aynı zamanda giysilerin kimliklendirilmesinde başvurulan öğelerin ilişkileri ile de disiplinler arasıdır; çizgi roman (graphic novel/comics), kumaş, renk, kalıp, kesim gibi daha çok moda tasarıma (fashion design) ilişkin alanlar ile özellikle sembol, desen, doku gibi başlıklar üzerinden grafik tasarımı bir araya getirmektedir. Bu birleşim özellikle sinema uyarlamalarında gözlemlenmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm "ÇİZGİ ROMAN'IN KISA TARİHİ ve GELİŞİM SÜRECİ" çizgi romanın tarihini, farklı zaman ve coğrafyalardaki evrimi ile Türkiye özelindeki sürecini incelemektedir. İkinci bölüm olan "Çizgi Romanda Kahraman ve Süper kahramanlık", kahraman ve süper kahramanlık olgusunu kültürel kimlik bağlamında analiz etmektedir. Üçüncü bölüm "Kimliklendirilmiş Bir Giysi Olarak Kostüm"de ise kültürel kimlik inşaasında kullanılan kodların giysilerdeki tezahürü incelenmekte; Hatice Gökçe'nin "The Leather Age / Anatolia ∞" projesi örneği ile de desteklenmektedir. Anahtar Kelimeler: çizgi roman, kültürel kimlik, süper kahraman, kostüm, tasarım
İllüstrasyon sanatçısının toplumsal kimliği ve topluma etkileri
İnsanın temel arayışlarından biri olan varoluşunu anlamlandırmak; insanın kendisiyle birlikte yaşadığı çevreyi ve toplumu özümseyerek geliştirmesiyle sağlanmaktadır. Varlığını ve yaşadığı toplumu geliştirmek isteyen insanın; bu amaç doğrultusunda kullanacağı en etkili araçlardan biri, insanın dürüstlüğünü, özgürlüğünü ve yaratıcılığını ifade ettiği sanattır. Konuşmadan önce görmeyi öğrenen bireylerden oluşan toplum, şekillenip gelişirken; görsel kültürün en önemli parçalarından biri olan illüstrasyon sanatından faydalanmaktadır. Bu bağlamda illüstrasyon sanatçısına toplumu geliştirmek adına birtakım sorumluluklar yüklenmektedir. "İllüstrasyon Sanatçısının Toplumsal Kimliği ve Topluma Etkileri" başlıklı bu tez, tarih boyunca illüstrasyon sanatçısının yaşadığı çağın sosyokültürel, politik ve toplumsal durumlarına karşı sanatında edindiği tutumu ve bu tutumun yaşadığı toplumu nasıl etkilediğini araştırmaktadır.
Türkiye'de karikatür, mizah ve sosyal medya ile mizahın değişimi
Ülkemizde karikatür üretimi 1870 yılında ilk karikatürün yayınlanmasından günümüze yayınlanma alanlarını genişleterek devam etmiştir. Karikatürün bir düşünceyi anlatmadaki ve okunmasındaki kolaylığı, toplumun ilgisini çekmiş; karikatür her zaman ilgiyle izlenen bir mizah türü olmuştur. Yakın zamana kadar, mizah dergileri ve gazeteler toplumun karikatürlere ulaşması için en yakın kaynakların başında gelmiştir. Yirminci Yüzyıl'ın son on yılından itibaren internetin kullanılmaya başlanmasıyla, insanların bilgiye erişmesi kolaylaşmış; daha geniş kitlelerin karikatürü yakından tanıma fırsatı doğmuştur. Günümüzde etkisini giderek arttıran, birçok insanın dahil olduğu ve etkin rol oynayabildiği internet, sağladığı imkanlarla insanlara bireysel ifade alanları yaratmıştır. Yirmi birinci yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkan sosyal medya uygulamalarıyla birlikte kullanıcıların kendi mizah içeriklerini oluşturdukları görülmüştür. Bu çalışmada, Türkiye'de mizahın ve özelde karikatürün tarihsel gelişimine değinilmiş, sosyal medyayla birlikte mizahın değişimi incelenmiştir.