
38
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Medya okuryazarlığının sosyal bilgiler programlarıyla ilişkilendirilmesi ve öğretim
Bu araştırmanın amacı, bazı ülkelerde Sosyal Bilgiler derslerinde yaygın olarak öğretilen medya okuryazarlığı konularının neler olduğunu, bu konuların Türkiye'deki Sosyal Bilgiler programıyla nasıl ilişkilendirilebileceğini ve ilköğretim 7. Sınıfta ?Medya Bilgisinin Doğruluğu? temasının/konusunun öğretiminde önerilen paket programı ile Sosyal Bilgiler programı veya seçmeli medya okuryazarlığı dersi programı arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemektir.Bu araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntemden (mixed method) istifade edilmiştir. Buna göre, öncelikle nitel veriler toplanmış, analiz edilmiş ve bulgulara ulaşılmış, ardından bu bulgulara dayalı olarak tasarlanan deneysel süreçte nicel veriler toplanmış, analiz edilmiş ve bulgulara ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda içerik analizine, nicel boyutunda ise kontrollü ön test ? son test deneysel desenine başvurulmuştur.Araştırmanın nitel boyutunda ABD, Avustralya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerdeki Sosyal Bilgiler ve eşdeğeri olarak görülebilecek derslerin öğretim programları incelenmiş ve medya okuryazarlığıyla ilgili kazanımlar içerik analizi yoluyla incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde Sosyal Bilgiler derslerinde yaygın olarak öğretilen medya okuryazarlığı konuları 8 tema altında ortaya konulmuştur. Bunlar; ?Medya Bilgisinin Doğruluğu?, ?Güncellik ve Küresel Sorunlar?, ?Medya Kullanımı ve Üretimi?, ?Medyanın Etkileri?, ?Medyanın Önemi, Rol ve Sorumlulukları?, ?Medya ve Teknoloji?, ?Medya ve Bilinçli Tüketici? ve ?Medyadaki Tarihsel Kanıt, Veri ve Yorumlar? şeklinde adlandırılan temalardır. İlgili araştırmalar, bir beceri olan medya okuryazarlığının yaşam boyu öğrenme çerçevesinde okul öncesinden üniversiteye kadar mevcut öğretim programlarıyla ilişkilendirerek öğretilmesinin doğru bir yaklaşım olduğunu göstermektedir. İçerik analizinde medya okuryazarlığı ile ilgili kazanımların yoğunluk ve sınıf seviyesi sonuçları dikkate alınarak medya okuryazarlığını Sosyal Bilgiler programlarıyla ilişkilendirmeye yönelik her tema için nihai kazanımlar önerilmiştir.Medya okuryazarlığını Türkiye'de uygulanmakta olan 4, 5, 6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler programlarıyla ?Aradisiplin? olarak ilişkilendirmek için Sosyal Bilgiler programı söz konusu temalar doğrultusunda incelenmiştir. Bu incelemede programın kavram, beceri ve değer boyutları dikkate alınmakla birlikte daha çok kazanımlar üzerinde durulmuştur. İçerik analizi sonucunda önerilen kazanımlardan hareketle ülkemizdeki Sosyal Bilgiler programlarıyla medya okuryazarlığını ilişkilendirmek için bir ?Aradisiplin modeli? önerilmiştir.Araştırmanın nicel boyutunda ise 2x(2)'lik ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz desene başvurulmuştur. Buna göre deney-1 grubunda (N= 30) ve deney-2 grubunda (N= 35) paket program olarak hazırlanan ?Medya Bilgisinin Doğruluğu? teması uygulanmış, kontrol-1 grubunda (N= 30) Sosyal Bilgiler ve kontrol-2 grubunda (N= 35) ise seçmeli medya okuryazarlığı ders programı uygulanmıştır. Araştırma öncesinde medya okuryazarlığı başarısına yönelik (Medya Okuryazarlığı Başarı Testi) ön test uygulanmıştır. Her iki deney grubunda da araştırmacı tarafından hazırlanan ve 6 kazanımı içeren ?Medya Bilgisinin Doğruluğu? paket programı 6 hafta boyunca uygulanmıştır. Uygulama sürecinde deney grubu öğrencilerine medya araçlarından yararlanılarak hazırlanan ve medya bilgisinin doğruluğunu değerlendirebilmelerini sağlayacak etkinlikler uygulandıktan sonra son test uygulanmıştır. Ayrıca uygulama sürecinde her kazanıma yönelik olarak medya bilgisinin doğruluğu ile ilgili ?bilgiye ulaşma, birinci ve ikinci elden kaynakları ayırt etme? gibi medya okuryazarlığı becerilerinin öğrenilmesini daha iyi değerlendirebilmek için ?Etkinlik Temelli Değerlendirme (ETD)? formlarına başvurulmuştur.Bulgular, deney gruplarının her ikisinin de kontrol gruplarına göre başarılı olduğunu, başka bir ifadeyle medya okuryazarlığı paket programının hem Sosyal Bilgiler hem de seçmeli medya okuryazarlığı programına göre medya okuryazarlığı başarısını daha olumlu etkilediğini göstermektedir. Ayrıca medya bilgisinin doğruluğu konusunda medya okuryazarlığı başarısını etkilemede Sosyal Bilgiler ve seçmeli medya okuryazarlığı programları arasında ?bilgiye ulaşma, birinci elden ve ikinci elden kanıtların ayrımı, olguyu görüşten ayırt etme, bakış açısını fark etme ve kalıp yargıyı fark etme? gibi beceriler açısında bir farklılık olmadığı görülmüştür. Bu bulgu seçmeli medya okuryazarlığı programının medya bilgisinin doğruluğu konusunun öğretiminde yeterince etkili olamadığı şeklinde yorumlanabilir. Bu bulgular ışığında gerek genel anlamda gerekse Sosyal Bilgiler eğitimi özelinde medya okuryazarlığı eğitimine yönelik ve ileride yapılabilecek araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Medya Okuryazarlığı, Medya Okuryazarlığı Eğitimi, Sosyal Bilgiler Eğitimi, İlköğretim Öğrencileri, Medya Bilgisinin Doğruluğu.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının 2003 ABD-Irak Savaşının Irak Türklerine ve Türkiye'ye etkilerine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının 2003 ABD-Irak savaşının, Irak Türklerine ve Türkiye'ye etkilerine ilişkin bilgi düzeylerini ortaya koymaktır.Araştırma, tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, Gazi Üniversitesi, Gazi Osmanpaşa Üniversitesi ve Uşak Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans öğrencileri, örneklemini ise Gazi Üniversitesi, Gazi Osmanpaşa Üniversitesi ve Uşak Üniversitesi sosyal bilgiler öğretmenliği 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören ve random olarak seçilen 218 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak bilgi anketi kullanılmıştır. Ölçme aracı, 2009-2010 eğitim öğretim yılı bahar döneminde 3. ve 4.sınıf sosyal bilgiler öğretmen adayları üzerinde uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.2003 ABD-Irak Savaşının Irak Türklerine ve Türkiye'ye Etkisi testi puanları ortalaması katılımcıların cinsiyet, sınıf, öğrenim gördükleri lise türü ve savaşa ilişkin bilgi edindikleri kaynak değişkenlerine göre farklılaşmamıştır.Buna karşılık, 2003 ABD-Irak Savaşının Irak Türklerine ve Türkiye'ye Etkisi testi puanları ortalaması sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğrenim gördükleri üniversite değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır. Çoklu karşılaştırma testi sonuçlarına göre, Gazi üniversitesinde öğrenim gören sosyal bilgiler lisans öğrencilerinin toplam 2003 ABD-Irak Savaşının Irak Türklerine ve Türkiye'ye Etkisi testi puanları ortalaması ile Gazi Osmanpaşa Üniversitesinde öğrenim gören sosyal bilgiler lisans öğrencilerinin toplam test puanları ortalaması arasında, Gazi üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu bulgu Gazi üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin, 2003 ABD-Irak savaşına ilişkin bilgi düzeylerinin Gazi Osmanpaşa üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerden daha yüksek olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Güncel Olaylar, Türkiye, Irak, Türkmen, Kerkük.
6. sınıf sosyal bilgiler dersinde etkinliklerin uygulanmasında öğretmen görüşleri
Bu araştırmada 6.sınıf sosyal bilgiler dersinde etkinliklerin uygulanmasında öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.2004 yılından itibaren uygulanmaya başlayan yapılandırmacı sistemde, sosyal bilgiler dersinde öğretmenlerin kullandıkları etkinlikler ile öğrencilerin derste daha aktif olmaları, kendilerini geliştirebilmeleri, üst düzey becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.Dolayısıyla yapılandırmacı sistemdeki etkinliklerde bu becerilerin kazandırılması önemli bir role sahiptir. Hatta bu yüzden Milli Eğitim Bakanlığı etkinliklere önemli bir yer vererek ders kitabının yanında ayrıca bir çalışma kitabı hazırlatmıştır.Bu araştırmada, etkinliklerin uygulanıp uygulanmadığı, uygulama esnasında varsa karşılaşılan sorunların öğretmen görüşleriyle değerlendirilmesi yapılmıştır.Bu çalışmada nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Adıyaman ilindeki sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır. Tarama yöntemini kullandığım bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket ve tutum ölçeği uygulanmıştır.Bu araştırmada öğretmenler; ders saatinin ve araç-gereçlerin yetersizliğinden dolayı etkinlikleri yeterli düzeyde uygulamadıklarını belirtmiştir.
İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin harita ve küre kullanım becerilerinin tespiti
Bu çalışma, ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin Sosyal bilgiler dersinde harita ve küre kullanım becerilerini kazanıp kazanmadıklarını, kazanmışlarsa bunun ne ölçüde olduğunu tespit etmeyi amaçlamıştır. Tespit edilen 8 harita ve küre kullanım becerilerinin her birinin kazanım düzeyleri, bu becerilerin kazanılmasında, öğrencilerin okuduğu okulun yapısı, cinsiyeti, ailenin ekonomik geliri, annenin çalışıp çalışmadığı, babanın mesleği, coğrafya konularına duyulan ilginin ve bu konuların öğrenilmesinin gerekliliğine olan inancın etkisi belirlenmiştir.Nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak desenlenen bu çalışmada, tarama tekniği kullanılmıştır.Sonuçlar nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak analiz edilmiş ve SPSS (Statistical Packet For The Social Sciences) programı kullanılarak değerlendirilmiştir.Değerlendirme sonucunda, öğrencilerin harita ve küre kullanım becerilerinden % 40 oranla, en az uzaklığın anlaşılması becerisin daha sonra da % 42 oranla harita ölçeği becerilerini kazandıkları görülmüştür. En fazla kazanılan beceri %74 ile harita yorumlama becerisidir.Becerilerin kazanım seviyesinde cinsiyetler arasında fark olmazken, özel okulların devlet okullarından, çalışan annelerin çocuklarının çalışmayanlardan daha başarılı olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Harita, Küre, İlköğretim, Sosyal Bilgiler, Beceri
Sosyal bilgiler öğretiminde bütünsel beyin yaklaşımı ile modellendirilmiş etkinliklerin akademik başarı ve tutumlar üzerine etkisi
Bu çalısmanın amacı, Bütünsel Beyin Yaklasımının ilkögretim 7. sınıf ögrencilerinin Sosyal Bilgiler dersindeki basarı ve Sosyal Bilgiler dersine yönelik tutumları üzerindeki etkisini arastırmaktır. Arastırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıstır. Arastırma 2006-2007 egitim-ögretim yılında, iki deney ve iki kontrol grubu ile yapılmıstır. Bu çalısmada deney grubu I'de 28, deney grubu II'de ise 29 olmak üzere toplam deney grubunda (I+II) 57 ögrenci yer alırken; kontrol grubu I'de 30, kontrol grubu II'de ise 29 olmak üzere toplam kontrol grubunda (I+II) 59 ilkögretim 7. sınıf ögrencisi katılmıstır. Arastırmanın uygulaması Sosyal Bilgiler Dersindeki ?Yurdumuzun Komsuları ve Türk Dünyası? konusunun ögretiminde gerçeklesmistir. Deney grubundaki ögrencilere bütünsel beyin yaklasımıyla, kontrol grubundaki ögrencilere ise geleneksel ögretim yöntemleri ile ögretim yapılmıstır. Arastırma haftada 3 saat olmak üzere 24 ders saatini kapsayan süre içerisinde gerçeklestirilmistir. Ögrencilere program öncesinde ve sonrasında Sosyal Bilgiler tutum ölçegi ve basarı testi öntest-sontest olarak uygulanmıstır. Verilerin analizi için t-testi ve çift yönlü varyans analizi uygulanmıstır. Uygulama süreci sonucunda deney grubu ögrencilerine görüsme formu dagıtılmıstır. Arastırmadan elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) ve ITEMAN (Item and Test Analysis program) programları ile analiz edilmistir. Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlar sunlardır; 1. Deney (I, II ve I+II) ve kontrol grubunun (I, II ve I+II) deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam basarı puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmustur (p<,05). 2. Deney grubu I ve kontrol grubu I ögrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutum puanları arasında deney öncesinden deney sonrasına istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktur. 3. Deney grubu II ve kontrol grubu II ile deney (I+II) ve kontrol (I+II) grubu ögrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutum puanları arasında deney öncesinden sonrasına deney grupları [II ve (I+II)] lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p<,05). Ayrıca, görüsme formları sonuçlarına göre, ögrencilerin bütünsel beyin yaklasımına dayalı ders uygulamalarına yönelik oldukça olumlu görüslere sahip oldukları saptanmıstır.
İlköğretim Sosyal Bilgiler dersi'nin kendimi tanıyorum ünitesindeki kazanımların öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
ÖZET Bu araştırmanın amacı; İlköğretim 4.Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi' nin `Kendimi Tanıyorum'' ünitesindeki kazanımları, ilköğretim kurumlarında görev yapmakta olan 4.sınıf öğretmen görüşlerine göre değerlendirmek ve kazanımlar ile değerler, beceriler ve etkinlikler arasında nasıl bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmaktır. Araştırmada, verilerin toplanması için araştırmacı tarafından öğretmenlerin `Kendimi Tanıyorum'' ünitesindeki kazanımlara ilişkin görüşlerine yönelik olarak Likert tipi anket geliştirilmiştir. Araştırma Kırklereli ili merkez ve ilçelerdeki MEB'e bağlı ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 80 dördüncü sınıf öğretmenine uygulanan anket verilerine dayanmaktadır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS (Statistical Package For Social Sciences) paket programından yaralanılmıştır. Çalışma 2006-2007 Bahar döneminde uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, ilköğretim okullarında görev yapan 4.sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersi Birey ve Toplum öğrenme alanının `Kendimi Tanıyorum''ünitesinde yer alan kazanımlara ilişkin değerlendirmelerinin öğretmenlerin cinsiyetine, eğitim düzeyine, hizmet yılına ve asıl branşlarına göre anlamlı farklılık olup olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca anket ve literatürden elde edilen verilerden çıkarılan öneriler çalışmanın sonucunda verilmiştir. Anket uygulamaları ve literatür taramaları sonucunda bu ünitedeki kazanımların kazandırılma düzeyi ile bu ünitenin işlenişinde karşılaşılan problemlerin çözümüne ilişkin görüş ve öneriler sunulmaya çalışılmıştır.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin gezi-gözlem tekniğine ilişkin görüşleri
Gezi-gözlem tekniği, Sosyal Bilgiler dersi açısından son derece önemli bir tekniktir. Bu teknik, Sosyal Bilgiler derslerinde, soyut konuların somutla?tırılarak öğretilmesinde ve duyu?sal öğrenmelerde büyük avantajlar sağlamaktadır. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin çoğu bu tekniği uygulamamaktadırlar. Bunun nedenleri, arasında; sınıfların kalabalık olması, masraflı olması, yasal prosedürün ağırlığı, okul idarecilerinin olumsuz tutumları, öğretmenin yetersizliği, disiplin sorunları vb. durumlar sayılabilir. Bu çalı?mada temel amaç, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin, gezi-gözlem konusunda dü?ündüklerini; gezi-gözlem tekniğini sorunlarına, kullanımına ve kendi yeterliklerine ili?kin görü?lerini almak ve bu görü?leri değerlendirmektir. Bu çalı?ma vesilesiyle, ara?tırmaya katılan sosyal bilgiler öğretmenlerinin gezi-gözlem tekniği hakkındaki görü?leri SPSS paket programında analiz edilmi? ve birtakım sonuçlara ula?ılmı?tır. Sorun boyutuna ili?kin Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin görü?leri arasında, cinsiyet ve kıdeme göre büyük oranda benzerlikler görülmekle birlikte, bazı anlamlı farklar da bulunmu?tur. Yine Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin görü?leri arasında cinsiyet ve kıdeme göre yeterlik boyutunda da bazı anlamlı farklar tespit edilmi?tir. Kullanım boyutunda, bay ve bayan öğretmenler arasında üç maddede anlamlı farklılık bulunmu?, diğer on bir maddede benzer görü?ler belirtilmi?tir.
İlköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler dersi "coğrafya ve dünyamız" ünitesinde yaratıcı drama yöntemi kullanımının öğrenci başarısı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmada; ilköğretim altıncı sınıfta okutulmakta olan sosyal bilgilerdersinde yer alan ?Coğrafya ve Dünyamız? ünitesinin öğretiminde, ?yaratıcı dramayönteminin öğrencilerin derse dönük başarıları ve tutumlarına olan etkisiaraştırılmıştır. Araştırmanın denekleri Van Beyüzümü 80. Yıl İlköğretim okulu ikincikademeye devam eden 6. sınıf öğrencileri arasından seçilmiştir.Araştırma sosyal bilgiler dersi ? Coğrafya ve Dünyamız? ünitesinin bilişseldüzeyde bilgi ve bu amaca yönelik hedef-davranışlarla sınırlı tutulmuştur. Ayrıcayaratıcı drama yönteminin öğrenci başarısına etkisi ve hazırlanan ölçeklerle eldeedilen verilerle araştırmanın alt problemlerine yanıt aranmıştır. Araştırmanın altproblemlerini test etmek için kontrol gruplu ön-test, son-test deseninebaşvurulmuştur.Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgular, yaratıcı dramanın uygulandığıdeney grubu ile geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubu arasında bilişselalanın bilgi düzeyine yönelik anlamlı bir farklılık bulunduğundan, yaratıcı drama ileöğretimin daha etkili olduğunu göstermiştir.
İlköğretim II.kademe sosyal bilgiler dersinde yenilenebilir (alternatif) enerji kaynaklarının öğretimine ilişkin bir ünite modeli önerisi
Bu araştırmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırma; birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümler ve sonuç bölümünden oluşmaktadır. Ekler kısmında da yenilenebilir (alternatif) enerji kaynaklarına ilişkin çeşitli bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde sosyal bilimler ve sosyal bilgilere değinilmiş, sosyal bilgiler programlarında yenilenebilir (alternatif) enerjinin yeri ve sosyal bilgiler öğretiminde yenilenebilir enerji eğitiminin önemi anlatılmış, problem tanımlanmış, alt problemler ile araştırmanın önemi, kapsamı ve sınırlılıkları verilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın yöntemi belirtilmiştir. Üçüncü bölümde enerji, enerji kaynaklan ve çeşitleri anlatılmıştır. Dördüncü bölümde de sosyal bilgiler müfredatına önerilmek üzere bir ünite modeli hazırlanmıştır. Araştırma, değişen dünyada gittikçe önemi artan yenilenebilir enerji konusuna sosyal bilgiler öğretimi temelinde Türkiye eğitim sistemine geleceğe yönelik bir öneri sunmak amacım taşımaktadır.
İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin dünya ve evren konusu ile ilgili kavram yanılgılarının tespiti ve bu kavram yanılgıları üzerinde öğretmen tutum ve davranışlarının etkisi
Bu çalışma İlköğretim 6. sınıf kademesinde bulunan öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersi müfredatı içerisinde yer alan "Coğrafya ve Dünyamız" ünitesinde geçen Dünya ve Evren ile ilgili kavramları nasıl algıladıktan ve bu kavramlarla ilgili mevcut algılamalarında öğretmenlerinin tutum ve davranışlarının ne derecede etkili olduğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Ankara ilinde eğitim vermekte olan 21 okuldan toplam 831 öğrenci ile 26 öğretmen çalışma kapsamı içerisinde yer almaktadır. Seçilen öğrenciler her öğretmenin ayrı bir grubu olmak üzere toplam 26 gruba bölünmüştür. Çalışma 2002-2003 Bahar döneminde uygulanmış ve elde edilen veriler Sosyal Bilgiler Eğitimine sağlayacağı katkılar ve Dünya ve Evren ile ilgili kavramların öğretimi açısından değerlendirilmiştir.VI Öğrencilerin "Dünya ve Evren" konusu ile ilgili yanlış kavramalarının tespiti için öğrencilere 24 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Yine bu konunun öğretimine yönelik öğretmenlerin tutum ve davranışlarını ölçmek amacı ile de öğretmenlere 34 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Veriler elde edildikten sonra, sonuçlar Sosyal Bilgiler dersinde "Dünya ve Evren" konularının öğretimine katkıda bulunması açısından değerlendirilmiştir. Anket ve literatürden elde edilen verilerden çıkarılan öneriler çalışmanın sonunda verilmiştir. Özellikle de öğrencilerin "Dünya ve Evren" konusu hakkındaki yanlış kavramdan ve bu konunun anlatılmasında öğretmen tutum ve davranışlarının etkisine yönelik olarak araştırılmıştır. Soruların değerlendirilmesinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Anket uygulaması ve literatür taraması sonucunda da bu konunun öğretimine ilişkin öneriler sunulmaya çalışılmıştır.ANAHTAR KELİMELER : Sosyal Bilgiler Eğitimi, Kavramlar, Yanlış Kavramlar, Alternatif Kavramlar, Kavram Öğretimi, 6. Sınıf Öğrenci Düzeyi, Dünya ve Evren Kavranılan.
Cumhuriyetten günümüze tarih anlayışı ve ortaöğretim kurumlarında tarih öğretimi (1923-1992)
Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde " Tarihin Tanımı, Kapsamı ve Cumhuriyet Dönemi Tarih Anlayışı ", ikinci bölümde " Cumhuriyet Dönemi Türk Tarih öğretiminin Tarihî Gelişimi ", üçüncü bölümde " Tarih Programları ve Karşılaştırılması ", dördüncü bölümde " Tarih öğretimi ile İlgili Araştırma ve Yayınlar " ve beşinci bölümde " Yapılan Araştırmanın Sonuçları ve Teklifler " e yer verilmiştir. " Cumhuriyetten Günümüze Tarih Anlayışı ve Ortaöğretim Kurumlarında Tarih öğretimi ( 1923 - 1992 ) " araştırmasının amacı; tarih anlayışı ve öğretimine ilişkin dün neler olmuştur, belirtilen sürede neler olmuştur, yarın neler olabilir ? sorularına, tarih anlayışına bağlı olarak ortaöğretim kurumlarında tarih öğretiminde karşılaşılan güçlükleri ve aksayan yönleri amaç, işleyiş ve ders kitaplarının nitelikleri bakımından cevap arama, karşılaşılan güçlükleri gidermek için çözümler üretebilme, program hazırlama ve geliştirme çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Birinci bölümde; tarih öğretimini yönlendiren tarih anlayışında meydana gelen gelişmeler, dün - bugün ve yarın ile diyalog kurmanın gereği olarak " Osmanlıdan Cumhuriyete Tarih Anlayışına Tesir Eden Faktörler " başlığı altında, tarih anlayışının meydana gelmesinde belirleyici rol oynayan sosyal, kültürel ve siyasî olaylar ile kişi ve kurumların çalışmaları incelenmiştir. İkinci bölümde; Cumhuriyet dönemi Türk tarih öğretiminde meydana gelen gelişmelerin Türk Tarih Kongreleri, Millî Eğitim Şuraları ve Kalkınma Plânlarında biçimlenişi tespit edilmiştir. Üçüncü bölümde; tarih öğretiminde meydana gelen gelişmelerin tarih programlarında ( haftalık ders çizelgeleri, amaç ve muhteva ) biçimlenişi ve ders kitaplarına yansıması belirlenmiş ve değerlendirilmiştir. Tarih programlarının değerlendirilmesinde, Ankara merkez ilçelerinde ( Altındağ, Çankaya, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle ) 1992 - 1993 öğretim yılında eğitim - öğretime açık bulunan 94 öğretim kurumunda uygulanan Tarih öğretiminin, 1983 Ortaöğretim Kurumları Tarih Programının amaç ve işlenişi ile bu kurumlarda kullanılan ders kitaplarının niteliklerinin yeterliliğine ilişkin yönetici ( okul müdürü ve müdür yardımcıları ), tarih öğretmenleri ve Bakanlık Müfettişlerinin görüşlerini belirleyen " 1983 Ortaöğretim Kurumları Tarih Programının Değerlendirilmesi " araştırmasının bulguları esas alınmıştır. 774 yönetici, 291 tarih öğretmeni ve bunların denetimini yapan Ankara Teftiş Merkezinde görevli 138 Bakanlık Müfettişi olmak üzere toplam 1203 denekten alınan cevaplar tablo hâlinde eklerde verilmiştir. Araştırma, ortaöğretim kurumlarında, 1991 - 1992 öğretim yılından itibaren " Sınıf Geçme ve İmtihan Uygulamnsı " nın kaldırılıp kademeli olarak " Ders Geçme ve Kredi Uygulaması " na geçilmesine bağlı olarak 1992 yılı ile sınırlandırılmıştır.IV " Tarih Programlarının Karşılaştırılması " nda 1924'ten Ders Geçme ve Kredi Uygulamasının başladığı 199i - 1992 öğretim yılına kadar uygulanan öğretim programları; haftalık ders çizelgeleri, amaç, muhteva ve ders kitapları bakımından incelenmiştir. 1924 - 1970 yılları arasında uygulanan öğretim programlarının yalnızca muhtevadan meydana geldiği, 1971 'de programa " amaç " unsurunun girdiği, 1974, 1976 ve 1983 programlarının amaç, açıklamalar ve muhtevadan ( ünite / konular ) ibaret olduğu vurgulanmıştır. Dördüncü bölümde; yayımlandığı yıl sırasına göre tarih öğretimine ilişkin araştırma ve yayınlar tanıtılmıştır. Beşinci bölümde; tarih anlayışı ve öğretimine ait sonuçlar ile tarih dersinin amaçları, işlenişi, ders kitaplarının nitelikleri, program hazırlama ve geliştirmeye ilişkin sonuç ve tekliflere yer verilmiştir. Ortaöğretim kurumlarında tarih öğretiminde karşılaşılan güçlükleri ve görülen aksaklıkları giderici ve öğretmen etkinliğini artırıcı yöntemler bulmaya yönelik olarak; 1983 Ortaöğretim Kurumları Tarih Programında yer alan amaçlar, genel ve özel amaçlar biçiminde analiz edilmiş, her amacın davranışlarla tanımlanması gerektiği vurgulanarak amaç / davranışlara örnekler verilmiştir. Tarih dersinin etkili ve verimli, öğrenmenin kalıcı olması için; konuların " sistem yaklaşımı " na göre işlenmesi ön görülmüştür. Sistem yaklaşımı ile " bu günü daha iyi değerlendirmek için geçmiş çağlardaki sosyal, ekonomik ve siyasî olayların sebepleri ve sonuçları üzerinde, günümüzle kıyaslama yaparak düşünme, araştırma ve muhakeme etme yeteneğini geliştirmek " amaçlanmıştır. 1992 - 1993 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarında okutulan sekiz ders kitabı, ünite / konular, öğretime yardımcı unsurların dağılımı açısından analiz edilmiş, sonuçlar programda ön görülen ağırlıklarla ( % ) karşılaştırmıştır. Tarih dersinin işlenişindeki sıkıntı ve aksaklıklar, bu dersin işlenişinde kullanılacak yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi ile birlikte nitelikli öğretmen, yönetici ve deneticilerin istihdamı ile giderilebilir. Ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmen ve yöneticiler ile bu kurumların denetiminden sorumlu Bakanlık Müfettişlerinin " Tarih öğretimi " ne ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçları tespit edilmeli ve karşılanmalıdır. Ortaöğretim kurumlarında Tarih öğretimi, bu konudaki çalışmaları kapsayan öğretim programına göre yapılmaktadır. Tarih programında ön görülen amaç, açıklamalar, metot ve teknikler, araç - gereçler ile ölçme - değerlendirme unsurlarının beklenilen derecede gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu arada, programın uygulandığı hedef kitle olan öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyi, ilgi, istek ve ihtiyaçları ile programı uygulayan öğretmenin nitelikleri göz ardı edilmemelidir. Sistem yaklaşımına göre, bütünü meydana getiren öğelerde yapılacak herhangi bir uygulama, sistemi oluşturan diğer öğeleri de dolayısıyla bütün sistemi etkiler. Buna göre, eğitim sisteminin yapısında tutarlılık sağlamak için sistemin öğelerinden biri olan ProgramHazırlama ve Geliştirme Çalışmalarının ortak kavram ve ilkeler düzeyinde çalışma esaslarını ve aşamalarını ayrıntılı olarak belirleyen " Program Hazırlama ve Geliştirme Modeli " ortaya konulmuştur. Böyle bir çaba içinde olmak, ülke kaynaklarının akılcı kullanımına da katkı sağlayacaktır.
II. Dünya Savaşı yıllarında uygulanan eğitim ve kültür politikalarının taşradaki yansımaları: Aydın ili örneği
1939?1945 yılları arasında yaşanan İkinci Dünya Savaşı'na Türkiye, fiilen girmemiş ancak savaşın ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi koşullarını tüm ağırlığıyla hissetmiştir. Ülke savunması ön planda tutulmasına rağmen kültür ve eğitim, cumhuriyet hükümetlerinin programlarında ekonomik, sosyal ve hatta siyasal konularla eşit önemde yer almıştır. Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan çalışmada eğitim alanında yaşanan gelişmeler, savaş öncesi ve sonrasıyla karşılaştırılarak, hükümetin eğitim anlayışını yansıtan politikaları ile dönemin sosyo-ekonomik problemleri bağlamında açıklanmıştır.İkinci Dünya Savaşı yıllarında hem öğretim kurumlarındaki öğrencilerin çağdaşlaştırılmasına önem verilmiş, hem de sivil halk her türlü savaş olasılığına karşı bilinçlendirilmeye çalışılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığının faaliyetlerinin yanında halkın eğitimine yönelik çalışmalarda Halkevlerinin ve Halkodalarının rolüne değinilmiştir. Resmi eğitim ve kültür politikaları ile savaş ekonomisinin yarattığı sıkıntıların yurttaşlar ve okullaşan nüfus üzerindeki etkileri öncelikle genel anlamda ele alınmıştır.Taşrada yaşayan halk üzerinde savaşın bıraktığı izlerin, Aydın ili örneğinden yola çıkılarak savaş ekonomisi ve eğitim öğretim politikalarının bileşiminde daha net gözler önüne serileceği düşünülmüştür. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Aydın ilinde eğitim, sosyal ve kültürel alanda yaşanan gelişmeleri tespit etmek çalışmanın başlıca hedefi olmuştur.Belirtilen hususların değerlendirildiği bu çalışmada basın taraması, arşiv çalışması(belgesel tarama) yöntemleriyle döneme ilişkin öncelikle I.elden kaynaklara ulaşılmış, konu ve amaca uygun olarak ilgili literatür incelemesi yapılmıştır.Anahtar Kelimeler:İkinci Dünya Savaşı, eğitim, pasif korunma, beden terbiyesi, halkevleri, Aydın'da eğitim, köy enstitüleri.
Türkiye'de ilköğretim II. kademeye sosyal bilgiler öğretmeni yetiştirme sistemleri (1923-2008)
Üretimde kol gücü yerine makine gücünün kullanılmasına olanak sağlayan Sanayi Devrimi'nin gerçekleşmesiyle insan yaşamı ekonomiden toplumsal alana kadar önemli değişikliklere uğramıştır. Sanayi Devrimi'nin yarattığı yeni dünya düzeni, içerisinde yeni normları, yeni alışkanlıkları, yeni kuralları ve yeni değerleri de beraberinde getirmiştir. Böyle bir ortamda karşılaştığı problemleri çözebilecek nitelikte donatılmış vatandaşlar yetiştirmek kaygısı Sosyal Bilgilerin öne çıkmasına zemin hazırlamıştır. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde Sosyal Bilgilerin öne çıkmasında ilerlemecilik akımı etkili olmuştur. Daha sonraki yıllarda ise Sosyal Bilgiler dersinin konu alanının oluşturulmasında başlangıçta Tarih ve Coğrafyanın ağırlık kazanmasına karşın, ilerleyen yıllarda diğer sosyal bilim dallarından da yararlanılmasına önem verilmiştir.Türkiye'de ?Sosyal Bilgiler? ifadesi ilk kez 1968 İlkokul Programında kullanılmıştır. Bu durumda Türkiye'ye gelen yabancı uzmanların etkili olduğu görülmektedir. Talim ve Terbiye Kurulu'nun 1973 yılında aldığı karar doğrultusunda, ortaokullarda Sosyal Bilgiler dersi programının uygulanması mümkün olmuştur. 1985 yılında ise Sosyal Bilgiler dersi yerine Milli Tarih, Milli Coğrafya ve Vatandaşlık Bilgisi derslerinin okutulmasına karar verilmiştir. Ancak, Sekiz Yıllık Kesintisiz Zorunlu Eğitime geçilmesiyle bu uygulamaya son verilmiştir. 1997-1998 öğretim yılından itibaren 6. ve 7. sınıflarda Sosyal Bilgiler dersi yeniden okutulmaya başlamıştır.Türkiye'de, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarının üniversitelere devredildiği 1982 yılına kadar, Sosyal Bilgiler ve ortaokullarda bu dersin yerine okutulan Tarih, Coğrafya ve Yurt Bilgisi derslerini verebilecek branş öğretmenlerinin yetişmesinde Eğitim Enstitüleri önemli bir kaynak işlevi görmüştür. Öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarının üniversitelere devredilmesiyle birlikte, daha sonraki yıllarda Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü içerisinde yer alan Coğrafya Öğretmenliği ve Tarih Öğretmenliği Bölümleri bu alanda öğretmen yetiştirmeye devam etmişlerdir. 1997-1998 öğretim yılında Sekiz Yıllık Kesintisiz Zorunlu Eğitime geçilmesiyle birlikte yapılandırılan Eğitim Fakültelerinde İlköğretim Bölümü bünyesinde Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü açılarak Türkiye'nin bu alanda ihtiyaç duyduğu branş öğretmenlerinin yetiştirilmesi amaçlanmıştır.Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. I. Bölümde, araştırmanın problemi, amacı, yöntemi, sınırlılıkları ve tanımlar hakkında bilgi verilmiştir. II. Bölümde, öğretmenlik bir meslek olarak ele alınmış ve günümüzde yaşanan gelişmelere paralel olarak, öğretmen anlayışında meydana gelen değişmeler değerlendirilmiştir.III. Bölümde ise, araştırma konusu hakkında ön bilgi vermek amacıyla tarihsel süreç içerisinde öğretmen yetiştirme konusunda Türkiye'de yaşanan gelişmeler ana hatlarıyla ele alınmıştır. Aynı zamanda Türkiye'de uygulanan Sosyal Bilgiler Programları ile Türkiye'de İlköğretimin Tarihsel Gelişimi değerlendirilmiştir. Son olarak IV. Bölümde, Türkiye'de Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin yetiştirilmesine yönelik olarak yaşanan gelişmeler incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sosyal Bilgiler Öğretmeni, Eğitim Enstitüleri, Eğitim Fakülteleri, İlköğretim II. Kademe, Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin İstihdamı.
Aydın Lisesi
Uzun süre bölgenin tek lisesi olarak hizmet veren Aydın Lisesi'nin gelişimi öğrenci merkezli olarak incelenmeye çalışılmıştır. Aydın Lisesi'nin sosyal, kültürel, sportif alanlardaki çalışmaları değerlendirilmiştir.Tez yedi ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın problemi, amacı, yöntemi, sınırlılıkları ve tanımlar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, genel hatlarıyla Aydın eğitim tarihine değinilmiştir. Üçüncü bölümde Aydın İli'nin ilk ortaokulu olan, sonradan Aydın Ortaokulu adını alan İkbal Ortaokulu incelenmiştir. Dördüncü bölümde Aydın Lisesi açıldığında Türkiye'nin eğitim durumu, Aydın'da bir liseye olan ihtiyaç ve Aydın Lisesi'nin açılması ve gelişimine değinilmiştir. Beşinci bölümde Aydın Lisesi'nin son yıllardaki ÖSS başarı durumu bazı istatistikî verilerle incelenmiştir. Altıncı bölümde Aydın Lisesi'nin sosyal, kültürel, sportif çalışmaları ele alınmış ve çeşitli alanlarda elde ettiği başarılara yer verilmiştir. Son bölümde ise Aydın Lisesi'nin ilk mezunları ve Lise'den mezun olan, ardından önemli görevler üstlenen ve toplum tarafından tanınan Aydın Lisesi öğrencileri tanıtılmıştır.Anahtar Sözcükler: Aydın Lisesi, Aydın, Eğitim-Öğretim, Mezun, Okul, Mezun Öğrenciler
Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının girişimcilik bilgi ve beceri düzeyleri
Bu çalışmada eğitim fakültelerinde Sınıf ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği okuyan öğretmen adaylarının girişimcilik bilgi ve beceri düzeylerinin ortaya konulması amacıyla yapılmıştır. Bu doğrultuda araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın modeli olarak da tarama modeli ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini Marmara, Gazi ve Adnan Menderes Üniversitesi'nin Sınıf ve Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümünü okuyan öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise bu üniversitelerin eğitim fakültesindeki Sınıf ve Sosyal Bilgiler öğretmenliği birinci öğretiminde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak bilgi düzeyini ölçen çoktan seçmeli test ve beceri düzeyini ölçen likert tarzı ölçek olmak üzere iki ayrı anket kullanılmıştır. Araştırmada 513 kişiden sağlıklı veriler elde edilmiş ve bu kişilerden elde edilen verilere bakıldığında girişimcilik bilgi ve beceri düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırmada ayrıca ilgili üniversitelerde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerinin girişimcilik bilgi ve beceri düzeyleri açısından istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yine araştırmada Sınıf ve Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının girişimcilik bilgi ve beceri düzeyini etkilediği düşünülen birtakım alt problemlere de yer verilerek istatiksel sonuçlara varılmıştır Sonuç olarak üniversitelerin eğitim fakültelerinde girişimciliğe yönelik yeterli düzeyde eğitim verilmediği yargısına varılmıştır. Bu bağlamda eğitim fakültelerinde girişimcilik bilgi ve beceri düzeyinin gelişmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiği düşüncesine ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Girişimcilik, Girişimcilik eğitimi, Üniversite, Sosyal Bilgiler Eğitimi
Bir Osmanlı vatandaşlık ders kitabı olan Rehber-i İttihad çerçevesinde 2. Meşrutiyet Döneminde vatandaşlık eğitimi
Osmanlı Devleti'nde II. Meşrutiyet'in ilanı (1908) ile yeni bir dönem başlamıştır. Yeni bir insan profilinin yetiştirilmesi bu dönemin hedefidir. Bu hedefi gerçekleştirmek için hürriyetin ilanından hemen ardından ?Malumat-ı Medeniye? dersi müfredata konmuştur.Bu ders cumhuriyet dönemi boyunca yurt bilgisi, vatandaşlık bilgileri, vatandaşlık ve insan hakları eğitimi gibi isimler altında okutulan derslerin ilk dayanak noktasıdır.Çocuğun sadece ailesine ait olmadığı, yarının geleceği olarak görüldüğü bu dönemde okul bir toplumsallaştırma aracı olarak daha fazla önem kazanmıştır. Meşrutiyet değerleri ile donatılmış bir nesil yetiştirmek için de adı geçen ders müfredattaki yerini almıştır. Büyük beklentilerle okutulan bu dersin, ders kitaplarının ivedi olarak hazırlanması dikkat çekicidir. Ders kitabı yazarlarının bu konuda batıdan özellikle Fransa'dan etkilenerek bir altyapıya sahip oldukları görülmektedir. Araştırmada ?Malumat-ı Medeniye? dersi ile ilgili ilk kitaplardan birisi olan Rehber-i İttihad'ı incelenmiştir.İlkokul çocukları için yazılan bu kitabın satır aralarında orijinal bilgilere ulaşmak mümkündür. Sadece bugün aynı şekliyle kullanılan ?Millet Meclisi? tabirinin ilk kez kullanılması bile eserin incelenmesi için yeterli bir sebeptir. Bunun yanında o günlerin resmi ideolojisi olan Osmanlıcılığı işlemesi iktidara ve meşrutiyet değerlerine ilişkin bakış açısı oluşturması, satır aralarında II. Abdulhamid dönemini yermesi ve gerçeklerden kopmayarak ziraat ile ilgili konulara geniş bir yer ayırması kitabın diğer özellikleri arasındadır. Kitabın dilinin övgüyü hak edecek derecede olması, ?uhrevi? konulara neredeyse hiç değinmemesi ve siyasi olaylarda yazarın dünya görüşü ile yazıldığı dönemin atmosferini yansıtması yukarıdaki özelliklere eklenebilir.Sonuç olarak günümüzden tam bir asır önce bağımsız bir ders olarak okutulmaya başlanan ?malumat-ı medeniye? dersi için yazılan ilk kitaplarda birisi Rehber-i İttihad'dır. Bu eser Osmanlıcılık ideolojisinin , 31 Mart Olayı'nın izlerinin ve yazarının özellikle siyasi konularda ortaya çıkan dünya görüşünün etkisi ile yazılmıştır. İktidarın meşrutiyet değerlerini okul aracılığı ile çocuğa ulaştırmasına cevap veren bir özelliktedir.Anahtar Kelimeler:Rehber-i İttihad, vatandaşlık eğitimi, Müstecabizade İsmet
Değerler eğitimi aile özyeterlik inancı ölçeği geliştirilmesi ve değerler eğitimine yönelik ailelerin görüşleri: Bir karma yöntem araştırması
Sosyal bir varlık olan insanın yaşamı için gerekli olan bilgi, beceri ve değerleri kazanma süreci ailede başlayarak öğretim programları doğrultusunda okulda devam etmektedir. Sosyal bilgiler öğretim programında yer alan değerlerin kazandırılmasında ailenin etkili katılımı için ailelerin değerler eğitimine ilişkin özyeterlik inançlarının belirlenmesi gerekmektedir. Alanyazında ailelerin değerler eğitimine ilişkin özyeterlilik inançlarını ölçecek bir ölçme aracına rastlanmamıştır. Bu araştırmada öncelikle "Değerler Eğitimi Aile Özyeterlik İnancı Ölçeği'' (DEAÖİÖ)' nin geliştirilmesi; devamında geliştirilen ölçek kullanılarak ailelerin değerler eğitimine ilişkin özyeterlik inançlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Alanyazın taraması ve ailelerle gerçekleştirilen görüşmelerden yola çıkılarak değerler eğitimi aile özyeterlik inançlarına ilişkin 57 maddelik madde havuzu oluşturulmuştur. Uzman görüşü alındıktan sonra gerekli ekleme ve çıkartamalar yapılarak ölçeğin pilot uygulaması sonucunda 41 maddelik 5'li likert tipi taslak ölçek oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklem seçiminde tabakalı örneklem (alt, orta, üst) kullanılmıştır. Araştırma 2022 yılında Eskişehir ilinde bulunan 3 farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip ailelerle gerçekleştirilmiştir. DEAÖİÖ' nin yapılan geçerlik ve güvenirlik analizlerinin sonucunda ölçek, 13 maddelik son halini almıştır. DEAÖİÖ kullanılarak ailelerin değerler eğitimi özyeterlik inançlarına ilişkin görüşleri cinsiyet, yaş, eğitim durumu, gelir durumu, aile yapısı ve çocuk sayısı değişkenlerine göre belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ölçek "değerler ve fırsat eğitimi" , " değerler ve iletişim" , "değerler ve okul-aile işbirliği" , "değerler ve medya" alt boyutlarından oluşmuştur. Ailelerin değerler eğitimi özyeterlilik inançları; cinsiyet ve çocuk sayısı değişkeni bağlamında anneler lehine ve çocuk sayısı az olan aileler lehine anlamlı fark bulunurken; yaş, gelir durumu, aile yapısı ve eğitim düzeyi değişkenleri bağlamında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Effects of social studies course designed in accordance with the multimedia learning principles on student motivation, achievement and attitudes
This study aims at analysing the effects of the multimedia based fifth grade social studies course on student motivation, academic achievement and student attitudes. It is also aimed at identifying the student views about the effects of the multimedia based fifth grade social studies course on student motivation, academic achievement and student attitudes. The study was designed as an exploratory rank study, which is part of eclectic methods. The data of the study were collected using five data collection tools. The first one was a personal information form. The next one was an achievement test on the unit of Let's Know our Region which was developed by the authors. In order to analyse student attitudes towards the social studies course the Social Studies Course Attitudes Scale developed by Demir & Akengin (2010) was employed. The Social Studies Course Motivation scale developed by Kan (2012) was used to identify the student motivation. The views of the students concerning the multimedia based social studies course were analysed through interview forms which were developed by the authors. Both quantitative and qualitative data collected were analysed following their transmission to digitial environment. If the quantitative data had a normal distribution parametric tests were used. If not, nonparametric tests were employed. The qualitative data were examined using the content analysis. Major findings of the study can be summarized as follows: the multimedia based social studies course was found to have positive effects on student achievement. However, there was no significant difference between experiment and control groups in terms of academic achievement. The multimedia based social studies course was found not to have significantly positive effects on student attitudes and student motivation. On the other hand, the qualitative findings suggest that the multimedia based social studies course made the learning of topics much easier and made the abstract information concrete one. It was also found that the course made the learning environment much fun and had desired effects on student attitudes and student motivation. It also encouraged active student participation. It was also identified that the crowded classrooms seriously limited the effects of the multimedia based presentations, methods and techniques. These findings are all discussed in detail. Based on this discussion several suggestions are developed.
Sosyal bilgiler öğretmeni yetiştirmede ters yüz öğrenme: Bir karma yöntem çalışması
Bu çalışmanın genel amacı, ters yüz öğrenmenin Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının öğrenme ve öğretme anlayışlarına, yapılandırmacılığa yönelik tutumlarına, yapılandırmacı ortam hazırlama becerilerine etkisinin incelenmesidir. Bunun yanı sıra Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının ters yüz öğrenmeye uygun biçimde geliştirilen uygulamalara ve ters yüz öğrenmeye ilişkin görüşlerinin incelenmesi de amaç edinilmiştir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden iç içe desen kullanılmıştır. Araştırma için gerekli olan verilerin toplanabilmesi için Chan ve Elliot (2004) tarafından geliştirilen ve Aypay (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Öğrenme ve Öğretme Anlayışları Ölçeği", Evrekli, İnel, Balım ve Kesercioğlu (2009) tarafından geliştirilen "Yapılandırmacı Yaklaşım Tutum Ölçeği", Özden (2012) tarafından geliştirilen "Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Gözlem Formu" kullanılmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının ters yüz öğrenmeye uygun biçimde gerçekleştirilen uygulamalara ve ters yüz öğrenmeye ilişkin görüşlerinin alınabilmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış odak grup görüşme formu ve web sitesinde yer alan sanal günlükler kullanılmıştır. Veri toplama süreci sonunda elde edilen nicel veriler dijital ortamda analiz edilmiştir. Normal dağılım sergileyen nicel veriler üzerinde parametrik; normal dağılım sergilemeyen nicel veriler üzerinde ise parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Elde edilen nitel veriler üzerinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda ters yüz öğrenmenin Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının öğrenme ve öğretme anlayışları üzerinde etkide bulunduğu ancak anlamlı derecede farklılık oluşturamadığı ortaya çıkmıştır. Ters yüz öğrenmenin yapılandırmacılığa yönelik tutum üzerindeki etkisine bakıldığında deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin deneysel süreç öncesinde yapılandırmacı yaklaşıma yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık yok iken; deneysel süreç sonunda deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Ters yüz öğrenmenin yapılandırmacı öğrenme ortamı gözlem formu üzerindeki etkisine bakıldığında öğretmen adaylarının tamamının uygulanan ters yüz öğrenme etkinlikleri sonrasında öğrenme etkinlikleri hazırlama boyutunda, öğrenme-öğretme süreci boyutunda ve gözlem formundan elde ettikleri toplam puanda anlamlı düzeyde artış görüldüğü belirlenmiştir. Araştırmanın nitel sonuçları incelendiğinde ters yüz öğrenmeye uygun biçimde hazırlanan uygulamaların öğretmen adaylarının beklentilerini genel olarak karşıladığı; öğretmen adaylarına mesleki ve akademik açıdan katkıda bulunduğu belirlenmiştir. Nitel sonuçlar bağlamında ters yüz öğrenmenin sınırlılıkları boyutunda alt yapı yetersizlikleri, sınıf ortamındaki fiziksel olumsuzluklar, ön hazırlık sürecinin uzun olması ve çok zaman alması, aile desteği sağlamada güçlük çekilmesi gibi durumların ifade edildiği belirlenmiştir.
Sosyal bilgiler öğretiminde sanal tur uygulamalarının etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, Sosyal bilgiler öğretiminde sanal tur etkinlikleri kullanımının öğrencilerin akademik başarısına, Sosyal bilgiler dersine karşı motivasyonlarına ve tutumlarına etkisini incelemektir. Bunun yanı sıra Sosyal bilgiler dersinde sanal tur etkinlikleri kullanımına ilişkin öğrencilerin görüşlerinin incelenmesi de amaç edinilmiştir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırma için gerekli olan verilerin toplanması için araştırmacı tarafından geliştirilen "Türk Tarihinde Yolculuk Ünitesi Başarı Testi", Kan (2012) tarafından geliştirilen "Sosyal Bilgiler Dersi Motivasyon Ölçeği", Demir ve Akengin (2010) tarafından geliştirilen "Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Sosyal bilgiler dersinde sanal tur etkinlikleri kullanımına yönelik öğrencilerin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış odak grup görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama süreci sonunda elde edilen veriler dijital ortamda analiz edilmiştir. Normal dağılım sergileyen nicel veriler üzerinde parametrik testler uygulanmıştır. Elde edilen nitel veriler üzerinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda Sosyal bilgiler dersinde sanal tur etkinlikleri kullanımının, öğrencilerin akademik başarısı, Sosyal bilgiler dersine yönelik motivasyon ve tutumları üzerindeki etkisine bakıldığında deney ve kontrol grubu öğrencilerinin deneysel süreç öncesinde akademik başarılarında, Sosyal bilgiler dersine karşı motivasyon ve tutumlarında anlamlı bir farklılık yok iken; deneysel süreç sonunda deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın nitel sonuçları incelendiğinde Sosyal bilgiler dersinde sanal tur etkinliklerinin kullanımının öğrencilere bireysel ve derslere yönelik çok sayıda katkılarının olduğu belirlenmiştir. Nitel sonuçlar bağlamında Sosyal bilgiler dersinde sanal tur etkinliklerinin kullanımında karşılaşılan sorunlar boyutunda internet ve alt yapı problemleri, sanal tur etkinliklerinin kullanımının çok zaman alması, teknolojik araçların kullanımında yeterliliğe sahip olmayan öğrencilerin derste sıkıntılar yaşaması, gibi durumların ifade edildiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: Sosyal bilgiler, sanal tur, motivasyon, tutum,
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin ve 7. sınıf öğrencilerinin müze kullanımına ilişkin görüşleri: Manisa ili örneği
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler derslerinde müze kullanımına yönelik sosyal bilgiler öğretmenlerinin ve 7. sınıf öğrencilerinin görüş ve düşüncelerini ortaya koymaktır. Betimsel tarama modeline göre desenlenen araştırmanın çalışma evrenini 2017-2018 öğretim yılında Manisa Büyükşehir Merkez Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde görev yapan sosyal bilgiler öğretmenleri ile ortaokul 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma örneklemini toplam 19 ayrı devlet okulundan basit seçkisiz (rastgele) örnekleme yoluyla seçilmiş 1397 ortaokul 7. sınıf öğrencisi ile 85 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak müze eğitiminde öğretmen ve öğrencilerin görüşlerini belirlemeye yarayan derecelendirilmiş bilgi toplama formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz tekniklerinden frekans (f), aritmetik ortalama ( ) ve yüzde (%) değerlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, sosyal bilgiler öğretmenlerinin müzelerden etkin faydalanmaya olumlu yönde görüş belirttikleri görülmüştür. Müzelerin öğrencilerin tarih bilincini artırdığı ve öğrencilerde tarihi eserleri koruma bilinci geliştirdiği sosyal bilgiler öğretmenlerince vurgulanmıştır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin müze gezileri sürecinde çok fazla sıkıntı yaşamadıkları ve dersleri müzelerde işlemeye istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Müzelerden etkin faydalanmaya ilişkin 7. sınıf öğrencilerinin görüş ve düşünceleri "biraz katılıyorum" düzeyinde çıkmıştır. Bunun yanı sıra öğrencilerin müze gezilerine katılmak istememelerine yönelik görüş ve düşünceleri "katılmıyorum" düzeyinde çıkmıştır. Araştırma sonuçları ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler derslerinde müzelerin kullanımı konusunda olumlu yönde görüş belirttiklerini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Müze Eğitimi, Ortaokul Öğrencileri, Sosyal Bilgiler Öğretmenleri
Sosyal bilgiler 5. sınıf ders kitaplarının öğretmen görüşleri açısından değerlendirilmesi: Afyonkarahisar örneği
Bu çalışmanın amacı, 2018' de değişen Sosyal Bilgiler öğretim programıyla birlikte kullanılmaya başlanan 5. Sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabın öğretmen görüşlerine göre incelenmesidir. Çalışmada Afyonkarahisar merkezinde ve merkeze bağlı köy ve mahallelerde görev yapan 120 Sosyal Bilgiler öğretmeni ile anket çalışması, 12 öğretmen ile de mülakat yapılmıştır. Böylelikle araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemden yararlanılmıştır. Öğretmen görüşlerinin alınması ile elde edilen bilgilere göre; 2018'de kullanılmaya başlanan 5. Sınıf ders kitabının bir önceki yıl kullanılan ders kitabına nazaran gelişme gösterdiği görülmüştür. Ancak, görseller, yaş seviyesine uygunluk, örneklerin yaşamla bağlantısı, çağdaş öğretim yöntemlerine daha fazla yer verilmesi, etkinliklerin gelişim özelliklerine uygun olması gibi geliştirilmesi gereken taraflarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler, ders kitabı, öğretmen görüşleri.
Nurettin Topçu'nun eğitim anlayışı ve sosyal bilgiler ders kitapları
Bu araştırmanın amacı, Türk eğitim sistemine katkıda bulunmuş olan Nurettin Topçu'nun eğitim görüşleri ile sosyal bilgiler ders kitapları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Nurettin Topçu'nun eğitim anlayışını tespit etmek için hem kendi eserleri hem de kendisi hakkında yazılmış tez ve makaleler taranarak veriler elde edilmiştir. Bunun yanında 2014-2015 eğitim-öğretim yılında okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarından da gerekli veriler toplanmıştır. Toplanan veriler öncülüğünde Nurettin Topçu'nun okul, öğretmen, öğrenci ve örgün eğitim hakkındaki fikirleri aktarılmıştır. Daha sonra sosyal bilgiler ders kitaplarında yer alan dört beceri, dört kavram ve dört değer Nurettin Topçu'nun eğitim anlayışı doğrultusunda değerlendirilmiştir.Çalışmada mekânı algılama, gözlem, araştırma ve tarihsel empati becerileri incelenmiştir. Bu incelemeyle Topçu'nun sosyal bilgiler ders kitapları ile benzer amaçlara sahip olduğu görülmekle birlikte onun özgün fikirler ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Aile, millet, din ve milli kültür kavramları hakkında Topçu farklı fikirler ileri sürmüştür. Buna karşın Topçu, sosyal bilgiler ders kitaplarındaki bağımsızlık, hoşgörü, sorumluluk ve estetik değerlerini destekleyici fikirler ileri sürmüştür.Çalışmanın sonunda, Nurettin Topçu'nun savunduğu değer, kavram ve beceriler ile sosyal bilgiler ders kitaplarında geçen değer, kavram ve beceriler arasında farklı düşüncelerden çok benzer düşüncelerin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nurettin Topçu, sosyal bilgiler, ders kitapları.
1998, 2005 ve 2017 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarındaki kazanımlarda yer alan felsefi kavramların eğitim felsefeleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada, 1998, 2005 ve 2017 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarındaki kazanımlarda yer alan felsefi kavramlar eğitim felsefeleri bağlamında incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verilerin sistematik şekilde taranması, toplanması ve incelenmesinde doküman incelemesinden yararlanılmıştır. Araştırmada dokümanların analizi için araştırmacı tarafından geliştirilen Kavram Formu kullanılmıştır. 1998 Sosyal bilgiler dersi öğretim programının tüm sınıf düzeylerindeki hedeflerde tespit edilen felsefi kavramların üniteler bazında dengeli bir dağılım göstermediği ortaya çıkmıştır. 1998 Öğretim programındaki hedeflerde ağırlıklı olarak esasicilik ve daimicilik eğitim felsefeleriyle ilişkili felsefi kavramlar olduğu ortaya çıkmıştır. 2005 Sosyal bilgiler dersi öğretim programında sınıf düzeyi yükseldikçe (4. sınıf: 18, 5. sınıf: 18, 6: sınıf: 26, 7. sınıf: 33 felsefi kavram) kazanımlarda yer alan felsefi kavramların da aynı şekilde arttığı görülmüştür. 2005 Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı 4. sınıf kazanımlarında yer alan felsefi kavramların ağırlıklı olarak esasicilik ve daimicilik,5. ve 6. sınıf kazanımlarında yer alan felsefi kavramların ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık, 7. sınıf kazanımlarında yer alan felsefi kavramların ise ilerlemecilik eğitim felsefesiyle ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıf düzeyi yükseldikçe (4. Sınıf 14 felsefi kavram, 5. sınıf 19 felsefi kavram, 6. sınıf 22 felsefi kavram ve 7.sınıf 22 felsefi kavram) kazanımlarda yer alan felsefi kavramların arttığı tespit edilmiştir. 2017 Sosyal bilgiler dersi öğretim programı 4. sınıf kazanımlarında yer alan felsefi kavramların ağırlıklı olarak ilerlemecilik eğitim felsefesi, 5., 6. ve 7. sınıf kazanımlarında tespit edilen felsefi kavramların ağırlıklı olarak ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık eğitim felsefeleriyle ilişkili oldukları ortaya çıkmıştır. 1998, 2005 ve 2017 Sosyal bilgiler dersi öğretim programlarında en sık kullanılan felsefi kavramın "kültür" kavramı olduğu ortaya çıkmıştır. İncelenen üç öğretim programı içerisinde 2005 öğretim programında yer alan kazanımlarda 1998 ve 2017 öğretim programlarına göre daha fazla felsefi kavrama yer verildiği ortaya çıkmıştır.2005 ve 2017 Sosyal bilgiler dersi öğretim programlarındaki kazanımlarda tespit edilen felsefi kavramların öğrenme alanları bazında dengeli bir dağılım göstermediği ortaya çıkmıştır.
Sosyal bilgiler dersinde bilgisayar destekli eğitimin akademik başarıya etkisi
Bu tezin temel amacı, İlköğretim 6. sınıf Sosyal Bilgiler dersi ?Ülkemiz ve Dünya? ünitesinde ?Sosyal Bilgiler Dersinde Bilgisayar Destekli Eğitimin Akademik Başarıya Etkisi'ni? incelemektir.Tezimizdeki çalışma grubunu, Aksaray ili Merkez 125. Yıl İlköğretim Okulunun, 2010-2011 eğitim-öğretim bahar yarıyılındaki 6-A ve 6-B sınıflarının 60 öğrencisi oluşturmaktadır. Aksaray İli Merkez 125. Yıl ilköğretim okulunda; Bilgisayar Teknoloji Sınıfı, akıllı tahta, projeksiyon ve diğer bilgisayar ekipmanlarının olmasından dolayı bu okul tercih edilmiş ve çalışma grubuna katılan öğrencilerin sosyo-ekonomik düzeyleri ve karne notları incelenip grupların denkliği tespit edilmiştir.Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ?ön-test ? son-test? aracılığıyla toplanmıştır. Hazırlanan başarı testi öğrencilere, deney öncesi ve sonrası ?ön-test ? son-test? olarak uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 20.0 (Statistical Packages for the Social Sciences - Sosyal Bilimler için istatistik paketi) programında t-testi ile sınanmış, .000 düzeyinde anlamlılığı test edilmiştir.Öğrencilerin, Sosyal Bilgiler dersinde Bilgisayar Destekli Eğitimle işlenen ünite ile geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen ünite arasındaki farklılıkları ve akademik başarıları tespit edilmiştir. ?Ülkemiz ve Dünya? ünitesi kapsamında yapılan ön-test ? son-test sonucunda, Bilgisayar Destekli Eğitimin öğrenmede kalıcılık sağladığı ve öğrencinin akademik başarısını arttırdığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Eğitim(BDE), Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi?Bilim Kodu: SBE
Bellek geliştirici yöntemlerin sosyal bilgiler öğretmenliği öğretmen adaylarının coğrafya dersine ilişkin tutumlarına etkisi
Bilginin eksiksiz hatırlanabilmesi için, doğru bir biçimde sembolleştirilip kodlanması gerekmektedir. Bellekte tutulması istenen bilgi bellek geliştirici yöntemler ile sembol haline getirilip kodlanır ise uzun süreli bellekte kalma ve uzun süreli bellekten bilgiyi geri getirme çok daha basit olacaktır. Nöral bağlar arasında meydana gelen köprü eksikliği unutmaya neden olmaktadır. Günümüz eğitim sistemi geleneksel öğretim yöntemleri kullanmakta ve bu yüzden bilginin kalıcılığı sağlanamamaktadır. Bununla birlikte bellek geliştirici yöntemlerin kullanılması ile kodlama ve hatırlama süreci kolaylaşmakta, öğrenenlerin ve öğretenlerin de işlerini kolaylaştırmaktadır. Çünkü bellek geliştiriciler; ne tamamen bir öğretim yaklaşımı, ne de bir program geliştirme yaklaşımıdır. Bellek geliştiriciler, ezberlemeye gereksinim duyulan birçok ders için düz anlatım ve ders kitabı gibi ders içeriklerini, farklı bir formatta sunarak hatırlamayı geliştirmek için kullanılan bilişsel stratejilerdir. Bu teknikleri kullanarak istendik davranışlar oluşturulabilir. Bellek geliştiriciler kullanılarak oluşturulan bağlar sayesinde bilgiyi davranışa (BE-HAVE-IOR) dönüştürür ve bilgiyi rahat bir şekilde değiştirip beynimizde yeni şemalar oluşturabiliriz.
Sosyal bilgiler dersinde sanal müze kullanımı ve sosyal bilgiler öğretmeni adaylarının sanal müze kullanımına yönelik tutumları
Bu çalışmada; Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının Sanal müze kullanımına yönelik tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada 21 maddeden oluşan ve araştırmacı tarafından geliştirilen 5'li Likert tipi tutum ölçeği kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2012-2013 eğitim öğretim yılında Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı'nda okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. 1.sınıf, 2. Sınıf, 3. Sınıf ve 4. Sınıftan toplam 197 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Verilerin analizi SPSS 18.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilere dayanarak karşılaştırılacak gruplar belirlenmiş ve karşılaştırmalar bağımsız gruplar için Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri ile yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, öğretmen adayları Sosyal Bilgiler dersinde sanal müze kullanımının faydalı olacağını düşünmektedirler. Bu nedenle üniversitelerde sanal müzelerin önemine dikkat çekilerek, sanal müze uygulamalarına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Müzelerin de bu konuya gereken önemi vererek; hem müzeye gitme imkanı olmayan bireylere müzeleri gezme imkanı sağlamaları, hem de yapılacak olan etkinliklerin, sergilerin duyurularını yaparak daha çok kişinin müzeye gelmesini sağlamaları gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, müze, sanal müze, sosyal bilgiler öğretmen adayları, sergileme
Cumhuriyet Döneminde köylerin kültürel ve ekonomik dönüşümünü gerçekleştirme adımı olarak 1930'lu yıllarda "Köy Eğitmen Kursları"
Türkiye'de Cumhuriyet dönemi eğitim-öğretim seferberliğinin önemli bir ayağı Köy Eğitmen Kurslarıdır. Okuma-yazma oranının yükseltilmesi ve eğitim-öğretim seferberliğinde kır-kent dengesinin sağlanabilmesi adına açılmış olan bu kurslar, 1930'lu yıllarda Türkiye'nin kalkınma noktasında köy ve köylü üzerinde etkili olan bir yapıdır. Aynı zamanda Köy Eğitmen Kursları, Köy Enstitülerine de zemin hazırlayan temel birimdir. Bu bakımlardan araştırılmaya değer bir konudur. Bu araştırma ile Cumhuriyet Dönemindeki eğitim boşluğunu dolduran Köy Eğitmen Kurslarının açılışı, yapısı ve işleyişinin köy okullarındaki başarı ve istikrarın sağlanmasına ayrıca o yıllarda nüfusun % 80'ini oluşturan köylüye ve köy kalkınmasına katkısı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler:Cumhuriyet, Eğitmen, Köy, Eğitim.
2017 Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı ve ders kitaplarında çocuk hakları ve çocuk güvenliği konularına yer verilme durumunun incelenmesi
Bu araştırma, çocuk hakları ve çocuk güvenliği konularına 2017 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve bu öğretim programlarına uygun olarak hazırlanmış olan Sosyal Bilgiler ders kitaplarında yer verilme durumunu ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma nitel bir araştırma olup doküman incelemesi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada temel materyaller olarak 2017 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ile 4., 5., 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarından yararlanılmıştır. Araştırma çerçevesinde 2017 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı dersin özel amaçları, öğrenme alanları ve içerdiği kazanımlar boyutuyla; ders kitapları ise metinler, görseller, etkinlikler ve ünite hazırlık ve değerlendirme soruları boyutlarıyla analiz edilerek elde edile bulgular araştırmanın alt problemleri doğrultusunda oluşturulan başlıklar altında organize edilerek sunulmuştur. Araştırma sonucunda Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve Sosyal Bilgiler ders kitaplarında çocuk hakları ve çocuk güvenliği konularına yeterli düzeyde yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle çocuk güvenliği konusuna ders kitaplarında daha az yer verilmiştir. Gerek öğretim programında amaç, öğrenme alanı ve kazanımlar boyutunda ve gerekse ders kitaplarında çocuk hakları ve çocuk güvenliği ile ilgili konulara daha fazla yer verilmesi gerektiği çıkarımına varılmıştır.
17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin Gölyaka (Düzce) ilçesine bağlı ilköğretim okulları öğrencileri tarafından algılanışı
Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) boyunca, tarihi çağlardan günümüze kadar büyük ölçüde can ve mal kaybına neden olan, birçok deprem meydana gelmiştir. Bu depremler, yoğun yapılaşma gösteren şehir merkezlerini ciddi şekilde etkilediği gibi, kırsal kesimde de, birçok yerleşmede tahribat yapmıştır. Ülkemizde, son büyük depremlerden biri, 17 Ağustos 1999 tarihinde saat 3.02'de İzmit merkezli olarak gerçekleşmiş, diğeri ise, 12 Kasım 1999 tarihinde, yine İzmit merkezli olmak üzere, saat 18.58'de meydana gelmiştir. Bu felaketlerde İzmit, Adapazarı, Yalova, Bolu, Düzce şehirlerinin merkez ve ilçelerinde olmak üzere, resmi verilere göre 18000 den fazla yurttaşımız ölmüş, binlercesi yaralanmış ve ağır hasarların oluşmasına neden olmuştur. Araştırma sahası olarak seçtiğimiz Düzce ilinin Gölyaka ilçesi söz konusu depremlerden en fazla etkilenen sahalardan biri olmuştur. Bu depremlerde 106 vatandaş hayatını kaybetmiş, 400 vatandaş yaralanmış, İlçedeki binaların %70'i yıkılmış veya hasar görmüştür. Köylerden en fazla zararı Değirmentepe, Hacı Süleymanbey Köyü ve Hamamüstü Köyünün Cevizlik mahallesi görmüştür. Bu araştırmada, önce Gölyaka ve çevresini etkileyen depremlerin kinematiği (özellikleri) incelenecek ve daha sonra, depremde hasar gören bazı ilköğretim okullarının öğrencilerine anketler uygulanıp içerik analizi yöntemi ile depreme karşı algı ve bilgi öğrencilere aktarılıyor mu sorularına cevap aranmaya çalışılacaktır.Araştırma; giriş, kuramsal açıklamalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler olmak üzere sekiz bölümden oluşmaktadır.Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışmagrubunu ?amaçlı örnekleme? yöntemiyle; Düzce-Gölyaka ilçesinde bulunan iki köy ve üç ilçe okulu seçilmiştir bu seçimin nedeni söz konusu okullara ulaşımın kolay olmasıdır. Anket çalışmasında bu okulların altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarında okuyan öğrenciler temel alınmıştır.Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen Bireysel Bilgi Formu ve öğrenciye yönelik hazırlanan 15 maddelik ?Deprem ve Deprem Bilinci? adlı anket ve yine araştırmacı tarafından hazırlanmış ?Görüşme Formu? kullanılmıştır. Bireysel Bilgi Formu ile ilgili verilerin analizinde; frekans dağılımı, yüzde dağılımı adı altında çözümlemeler yapılmış. görüşme sonucu ve anketler sonucu elde edilen yazılı verilerin içerik analizi yapılmış ayrıca nitel verilerin, yüzde hesaplamaları ve sözcük sıklık hesaplamaları yapılarak verilerin sayısallaştırılmasına da çalışılmıştırAnahtar Kelimeler: Kuzey Anadolu Fay Hattı, deprem, depremin yıkıcı etkisi, ilköğretim öğrencilerin deprem algısı.
Sosyal bilgiler dersinde sosyobilimsel konuların dijital öykülerle öğretimi hakkında öğrenci görüşleri
Amaç: Bu araştırmada sosyal bilgiler dersinde sosyobilimsel konuların dijital öykülerle öğretimi hakkında öğrenci görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı'nda Elâzığ'daki bir devlet okulunda eğitim gören 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 7 kız ve 15 erkek öğrenciden oluşan çalışma grubundaki öğrenciler kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmada öğrenciler için sosyobilimsel konularda dijital öyküler oluşturulmuş ve öğrencilerle paylaşılmıştır. Araştırmada veri toplamak ve öğrencilerin görüşlerini almak için odak grup görüşmesi yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmada öğrencilerin büyük çoğunluğunun dijital öykülerin kullanımına olumlu yaklaştıkları saptanmıştır. Öğrencilerin büyük bir kısmının dijital öykülerin ders katılımını artırdığı, herhangi bir zorluk yaşamadıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin dijital öykülerin tüm dersler ve tüm sosyal bilgiler konularında kullanılabileceğini söyledikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin dijital öykülerin sadece okulda değil farklı yerlerde ve alanlarda da kullanılabileceğini ifade ettikleri belirlenmiştir. Sonuç: Öğrencilerin dijital öykülerin konuların daha iyi anlaşılmasına katkı sağladığı, ders katılımını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerde ilgi ve dikkat çekici bulunduğu, tüm dersler ve konularda kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Dijital öyküleri öğrencilerin kendilerinin oluşturmasının daha etkili olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, sosyal bilgiler öğretimi, sosyobilimsel konular, dijital öyküler.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders aşamalarında kullandıkları geri bildirimlerin incelenmesi
Bu çalışmada, ortaokul sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders aşamalarında etkili geri bildirim türlerini kullanma durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma nitel araştırmaya ait yöntem türlerinden durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. 2023-2024 eğitim- öğretim yılının birinci ve ikinci dönemlerinde katılımcıların ders süreçleri takip edilmiştir. Bingöl şehir merkezinde bulunan devlete ait okullarda görev yapan sekiz sosyal bilgiler öğretmenleriyle bu çalışma yürütülmüştür. Katılımcılardan üçü uzman olmayan öğretmen, üçü uzman öğretmen, ikisi ise başöğretmen kariyer basamaklarında yer alan öğretmenlerden oluşturulmuştur. Köğçe (2012)'nin Türkçeye çevirdiği Tunstall ve Gipps (1996)'e ait gözlem formu, ders süreçlerinin ses kayıtlarının alındığı ders gözlemleri ve yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilen bulgular araştırmanın veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmada sekiz sosyal bilgiler öğretmeninin toplamda 64 ders saatinin ses kayıtlarının alınması ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile sekiz öğretmenle yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular veri seti olarak oluşturulmuştur. Katılımcıların her birinin sekiz ders saati ses kayıtları incelenmiş ve yarı yapılandırılmış görüşme formuyla katılımcılara sorulan dokuz soru betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders süreçlerinde kullandıkları geri bildirim kavramını olumlu bir şekilde anlamlandırdıkları, öğretmenlerin bazılarının geri bildirimin işlevine odaklandıkları ve geri bildirimi öğrenciye verilen dönüt, eğitim sürecinin en önemli hususu, öğrenciyi tanıma, dikkat çekme, öğrenme sürecini iyileştirmede, motivasyon artırmada kullanılan, etkili öğrenme sağlayan, öğretmen öğrenci etkileşimini sağlayan ve eksik öğrenmelerin tespitinde kullanılan bir araç olarak değerlendirmişlerdir. Katılımcıların ders süreçlerinde V kullandıkları geri bildirim türleri incelendiğinde genel anlamda değerlendirici ve betimleyici türde geri bildirimleri ders süreçlerinde belli bir seviyede kullandıkları görülmüştür. Katılımcıların sıklıkla başvurduğu geri bildirim türünün değerlendirici geri bildirim türleri içerisinde yer alan pozitif geri bildirim ve betimleyici geri bildirim içerisinde yer alan gelişmeyle ilgili geri bildirimler olduğu görülmektedir. Katılımcıların değerlendirici geri bildirim türlerinden onaylama türünü en fazla kullanırken, cezalandırma türünü hiç kullanmadığı görülmektedir. Katılımcıların betimleyici geri bildirim türlerinden en fazla kullandıkları türün gelişmeyi belirtme ve gelişme yolunu oluşturma olduğu görülmüştür. Katılımcılarla yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular bağlamında geri bildirim konusunda mesleki iş birliğinin önemi üzerinde durulmuş ve üniversite eğitiminde geri bildirim konusunda eğitimlerin yetersizliğinden bahsedilmiştir. Öğretmenlerin geri bildirimi genel anlamda öğrenmeyi değerlendirme, motivasyonu artırma, ders hazırlığı ve öncesi ölçüm ve öğrenci gelişimini desteklemek ve öğrenciye kendisini geliştirmesi adına önemli bir araç olarak gören görüşler ön plana çıkmıştır. Geri bildirimin öğrenci üzerindeki etkileri noktasında, olumlu yaklaşım ve motivasyon, eksiklikleri fark etme ve düzeltme ve iletişimi güçlendirme yönlerine vurgu yapılmıştır. Kariyer basamakları içerisinde yer alan öğretmenlerin ders süreçlerinde geri bildirim kullanma durumları bulundukları kariyer basamağı bağlamında anlamlı bir farklılık gösterdiği söylenemez ancak mesleki deneyim artıkça geri bildirim verme durumunun daha derinlemesine verildiği söylenebilir. Bu becerilerin geliştirilmesi ve etkili bir şekilde kullanılması, öğretmenlerin profesyonel gelişimlerine ve kariyerlerinde ilerlemelerine katkıda bulunacaktır.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin "Afet Bilinci" dersi ile ilgili görüşleri
Bu araştırmanın "Afet Bilinci" dersi ile ilgili sosyal bilgiler öğretmenlerinin hem donanımlarından hem de tecrübelerinden faydalanarak dersin öğrencilere nasıl daha verimli olunabilirliği üzerine görüşlerini almak amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenemolojik) araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarından seçmeli "Afet Bilinci" dersinin seçilip eğitiminin verildiği okullar da görev yapan 9 sosyal bilgiler öğretmeninden örneklemim oluşmaktadır. Evren, Türkiye'de bu dersi veren sosyal bilgiler öğretmenleri iken örneklemim kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Fenomenoloji deseninde araştırmaya katılan tecrübelerinden faydalanmak önemli olduğu için öğretmenlerin afet bilinci dersin 6 ay ders süreci geçirdikten sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmada öğretmelerin tamamına yakını sosyal bilgiler dersinin kazanımlarının afet eğitimi açısından yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Afet bilinci dersinin afetler karşısında alınacak tedbirlere yönelik olumlu etkilerini vurgulamışlardır. Afet bilinci ders programının özel amaçlarının afet farkındalığı oluşturmak için olumlu görüldüğü saptanmıştır. Başta ders kitabı olmak üzere bu ders için materyal kullanmanın önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Bu dersi verecek olan sosyal bilgiler öğretmenlerinin lisans programlarındaki afet eğitimlerinin ve hizmet içi eğitimlerinin artırılmasına yönelik ifadelerde bulunmuşlardır. Sonuç: Bu araştırmanın sonucuna göre araştırmaya katılan öğretmenler Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programının afet eğitimi kazanımları bakımından yetersiz görmüş ve afet bilincinin öğrencilerde oluşması için daha fazla kazanımın eklenmesi ve bunun da farklı sınıf seviyelerinde sarmal bir şekilde verilmesini ifade etmiştir. Öğretmenlerin görüşlerine göre afetlerin çok yaşandığı bir ülke olmamız sebebiyle bu dersin gerekliliğini ve önemini olumlu gördükleri söylenebilir. Yine katılımcıların görüşlerinden bu derste kullanılacak materyaller, yöntem, teknikler hakkında gerekli sonuçlara ulaşılırken bu ders verecek olan öğretmenlerde olması gereken yetkinlikler ile ilgili gerekli sonuçlara ulaşılmıştır. Bu ders sayesinde afete karşı afet sırasında gerekli olan becerileri kazanmış, afete karşı dirençli ve bilinçli bireyler meydana gelen toplumun oluşacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, sosyal bilgiler öğretimi, afet, afet eğitimi, afet bilinci
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ekolojik okuryazarlık düzeylerinin ve algılarının belirlenmesi
Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ekolojik okuryazarlık algılarının, düzeylerinin ve bu düzeye etki eden değişkenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamındaki nicel ve nitel veriler katılımcılardan eş zamanlı olarak elde edildiği için araştırma karma yöntemlerden zenginleştirilmiş desen ile tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, uygun örnekleme metodu ile belirlenmiştir. Bu bağlamda araştırmada kullanılan nicel ve nitel veriler Türkiye'deki üç devlet üniversitesindeki sosyal bilgiler öğretmenliği ana bilim dalında öğrenim gören tüm sınıf düzeyindeki araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen öğrencilerden elde edilmiştir. Araştırmada 207 katılımcıdan elde edilen nicel veriler ve 101 katılımcıdan elde edilen nitel veriler yer almaktadır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen demografik bilgi formu ile Koçoğlu, Gürbüz, Tösten, Demir ve Tekdal (2023) tarafından geliştirilen "Ekolojik Okuryazarlık Ölçeği" aracılığıyla nitel veriler ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen metafor formu aracılığıyla elde edilmiştir. Veriler elde edildikten sonra analizlerin gerçekleştirilebilmesi için Google Form sistemindeki veriler SPSS ve Excel programlarına aktarılmıştır. Yapılan analizler sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ekolojik okuryazarlık ölçeğinin tamamından ve alt boyutlarından aldıkları puanların yüksek düzeye yakın olduğu belirlenmiştir. Hipotez testleri sonucunda ise kadın öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre, çevre eğitimi alan öğretmen adaylarının da çevre eğitimi almayan öğretmen adaylarına göre ekolojik okuryazarlıklarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sınıf düzeyi bakımından ele alınan hipotez testine göre ise üst sınıflarda öğrenim gören öğretmen adaylarının ekolojik okur yazarlık düzeylerinin alt sınıflarda öğrenim gören öğretmen adaylarına göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir hipotez testine göre ise yaşamının çoğunu büyükşehirde geçiren öğretmen adaylarının ekolojik okuryazarlık düzeylerinin şehir, ilçe ve köyde geçiren öğretmen adaylarına göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Metafor formundan elde edilen nitel verilere yapılan içerik analizi bağlamında sosyal bilgiler öğretmen adaylarından 83 adet metafor elde dilmiştir. Bu metaforlar arasından en sık rastlanan metaforlar "bilinçli insan/tüketici olma", "çark", "merhamet", "nefes alma", "öğretmen", "sağlık", "saygı", "sevgi", "sorumluluk" ve "toprak"tır. Literatür incelendiğinde araştırmadan elde edilen bulguların paralelinde sonuçlar gösteren birçok araştırmaya rastlanılmıştır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda ekolojik okuryazarlık kavramının dünya genelinde önem taşıyan bir kavram olduğu göz önüne alındığında yalnızca sosyal bilgiler öğretmenlerinin değil diğer öğretmen adayları ile de ekolojik okuryazarlık kavramı çerçevesinde araştırmaların yapılması önerilebilir. Ayrıca bu çalışmada yer alan değişkenlerden farklı olarak başka değişken setleri ve ölçeklerle de ekolojik okuryazarlık kavramı ve bu kavramla ilişkili diğer kavramlara yönelik çalışmaların yapılması gerektiği söylenebilir.
Hafif düzeyde zihinsel engelli öğrenciler için "Sosyal hayat modülü" kapsamında geliştirilen materyallerin etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, hafif zihinsel engelli öğrencilere sosyal hayat modülü içerisinde yer alan bazı kazanımların öğretiminde kullanılması için geliştirilen materyallerin öğrencilerin başarısına etkisi incelemek ve öğrencilerin uygulama sürecine ve materyallere yönelik görüşlerini belirlemektir. Çalışma Rize'de bulunan bir rehabilitasyon merkezinde öğrenim gören 8 hafif zihinsel engelli öğrenciyle yürütülmüştür. Çalışma tek gruplu yarı deneysel desende, nitel yaklaşım kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçları, RAM tarafından kullanılan performans kayıt formu ve hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarıdır. Geliştirilen materyallerle yapılan uygulama sürecinin öncesinde ve sonrasında ulaşılan verilere göre materyallerin öğrencilerin akademik başarılarını olumlu etkilediği, öğrenciler ile yapılan görüşmelerde öğrencilerin materyallerle ilgili görüşlerinin olumlu yönde olduğu, dikkat ve ilgilerini arttırdığı verisine ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre özel öğretim öğretmenlerinin derslerinde materyallere yer vermesinin, öğrencilerin akademik başarılarına ve motivasyonlarına olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Ordu-Giresun Havalimanı (Mekan seçimi ve muhtemel etkileri)
Sunduğu avantajlar nedeniyle dünya genelinde havayolunu kullanan insan sayısı ve uçakların iniş yaptığı havalimanları sayısı her geçen gün artmaktadır. Dünyadaki gelişmeyi yakından takip etme bağlamında, ülkemizde de son yıllarda havacılığı iyileştirme fikri ön plana çıkmıştır. Bu kapsamda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından "Bölgesel Havacılığı Geliştirme" anlayışı benimsenmiş ve ülke çapında birçok yeni havalimanı inşa edilmeye başlanmıştır. Ordu ve Giresun ile yakın çevresine hizmet etmesi amacıyla inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı da bunlardan biridir. Söz konusu yapı denizden kazanılmış arazi üzerine yapılması açısından dikkate değer bir durumdadır. Bu yönüyle havalimanı Avrupa'nın ve Türkiye'nin deniz dolgusu üzerine yapılan ilk havalimanı olma özelliğine de sahiptir. Bilindiği gibi Ordu ve Giresun engebeli ve dağlık topografyası nedeniyle karayolu hariç tutulursa diğer ulaşım sistemlerinin pek gelişmediği bir sahadır. Bölgedeki karayolu ağı da son yıllardaki gelişmelere rağmen istenilen düzeyde değildir. Çalışmamızın amacı; Ordu-Giresun Havalimanı'nın mekan seçimini sorgulamak ve havalimanı faaliyete geçtiğinde hinterlandında yapacağı muhtemel etkilere öngörüde bulunmaktır. Bu kapsamda havalimanının mekan seçimi bölgenin coğrafi özellikleri hesaba katılarak nesnel verilerle tartışılmış, havalimanı faaliyete geçtiğinde çevresine yapacağı katkılar ve mekan seçiminden dolayı beraberinde getirdiği muhtemel riskler bölgenin doğal ve beşeri özellikleri ile karşılaştırılarak ele alınmıştır. Araştırmamızda havalimanına ev sahipliği yapan Gülyalı ve yakın çevresinin coğrafi özellikleri gezi-gözlem metoduyla incelenmiş, havalimanının muhtemel etkileri yöredeki kamu ve sivil toplum kuruluşları yetkililerinin fikrinin alındığı görüşmelerle desteklenmiştir. Çalışmamızın sınırlarını havalimanının hedef kitlesi olan Ordu ve Giresun il sınırları oluşturmaktadır. Ordu Giresun Havalimanı faaliyete geçtiğinde çevresine, başta ulaşım kolaylığı olmak üzere birçok olumlu etkide bulunacaktır. Nitekim bölgenin doğal zenginlikleri ve coğrafyası önemli turizm potansiyeline sahiptir. Bu nedenle havalimanının faaliyete geçmesi bölgenin ekonomik kalkınması için büyük önem taşımaktadır. Diğer yandan havalimanının denizden kazanılmış arazi üzerine yapılması havalimanının konum ve uçuş güvenliği açısından bir takım riskleri de beraberinde getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Hava ulaşımı, Gülyalı, Ordu-Giresun Havalimanı, Mekan Seçimi, Muhtemel Etkileri, Konum Özellikleri
Yaşamı boyunca Sabri Özcan San'ın eğitim, kültür ve siyasi faaliyetleri
Sabri Özcan San, 1912 yılında Gümüşhane'de doğmuştur. Rusların I. Dünya Savaşı esnasında 19 Temmuz 1916'da Gümüşhane'yi işgali, kendisinin çocukluk günlerini etkileyen en önemli gelişmelerden birisi olmuştur. Rusların geri çekilmesiyle 1919 yılında eğitim ve öğrenim hayatına başlayan Sabri Özcan San, ilk ve ortaokulu Gümüşhane'de tamamlamış, ardından Trabzon Muallim Mektebi'nden mezun olmasıyla birlikte Gümüşhane'de öğretmenlik mesleğine başlamıştır. 1937 yılında Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü'nde bi yıllık öğrenim görmesiyle birlikte tekrar Gümüşhane'ye gelerek, milletvekili seçildiği 1954 yılına kadar mesleki hayatını icra etmeye devam etmiştir. Sabri Özcan San'ın siyasi faaliyetlerine başlaması 1946 yılında Gümüşhane'den bağımsız milletvekili adayı olarak seçimlere katılmasıyla olmuştur. Kendisi her ne kadar bu seçimlerde başarılı olamasa da 1954 yılında Demokrat Parti'den, 1965 yılında ise Adalet Partisi'nden Gümüşhane milletvekili olarak seçilmiştir. Mesleki ve siyasi çalışmalarının yanı sıra çeşitli kurumlarda ve derneklerde üyelikleride bulunan Sabri Özcan San, milletvekilliği görevinin ardından kaleme aldığı eserleri ile ön planda olmuştur. Emeklilik günlerini Ankara'da yazarlık yaparak geçirmekte olan Sabri Özcan San, 5 Şubat 1997'de vefat etmiş, cenazesi Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedilmiştir.
Dijital kütüphanelerin eğitim ortamında içselleştirilmesi ve etkinleştirilmesi: Europeana ve EBA örneği
Bu çalışmada modern dijital öğrenme ortamlarının öğrenmeyi öğrenme ihtiyacı duyan öğretmenlere ve öğrencilere yönelik dijital kavramını çeşitli olgularıyla ele alarak e-öğrenme gibi farklı öğrenme stillerine yönelik karşılaştırmalı bir değerlendirme örneği sunulmaktadır. Çalışmada yarı deneysel desenlerden ön test/son test eşitlenmemiş kontrol gruplu araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ardahan ili merkezinde yer alan iki resmi ortaokulun 7. sınıfta öğrenim gören (deney:18/kontrol:16) olmak üzere toplam 34 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada "e-Öğrenme Sürecine İlişkin Hazır Bulunuşluluk ve Beklenti Ölçeği" ve "e-Öğrenme Sürecine İlişkin Memnuniyet Ölçeği" deney ve kontrol grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilere akademik başarı sınavı uygulanmış 2. dönem 2. yazılı notları öğrenci bilgi sisteminden alınarak akademik başarıları belirlenmiştir. Çalışma sonucunda araştırmadan elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 26.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgular kısmında her iki okulun hazır bulunuşluluk seviyeleri yüksek çıkmış memnuniyet ve akademik başarı açısından deneysel grupta istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır.