Çukurova University
Department

Department of Biology

Çukurova University

51

Archived Theses

1

DOIs Assigned

2%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Adana kent içi park ve cadde kenarlarında yetişen bitkilerin floristik özellikleri

Bu araştırma 2008-2010 yıllarında, Adana'nın kent içi park ve yol kenarlarının florasını tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, çalışma alanında 93 familya 259 cinse ait 337 takson tespit edilmiştir. İçerdikleri takson sayısına göre en kalabalık ilk üç familya Asteraceae 35 takson (%10), Fabaceae 30 takson (%9), Poaceae 20 takson (%6)'dır.Araştırma alanında Terofitler 121 adet (%36), Fanerofitler 122 adet (%36) ile çoğunluktadır.Toplam 337 taksondan 162 (%48) egzotik, 175 (%52) doğaldır. Egzotiklerin çoğunluğu (97 takson, %59) zehirlidir.

Havva Karakuş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı CA+2 düzeylerindeki sularda CD+2 etkisinde kalan tatlısu balığı oreochromis niloticus'un dokularında atpaz tepkilerinin belirlenmesi

Tatlısu balığı (Oreochromis niloticus) akut (48 saat, 20 ?M Cd+2) ve kronik (14 gün, 10 ?M Cd+2) süreler ile üç farklı derişimdeki Ca+2 için, Cd+2 ve Ca+2+Cd+2 etkisine bırakılmıştır. Deney süreleri sonunda solungaç ve bağırsak dokusunda Na+/K+-ATPaz ve Mg+2-ATPaz ile kas dokusunda Ca+2-ATPaz aktiviteleri ölçülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre enzim aktivitesinin farklı Cd+2 ve Ca+2 derişimine, etki süresine ve doku tipine göre değiştiği gözlenmiştir. Ca+2 derişimi arttıkça kontrol balıkların ATPaz aktivitelerinin önemli oranlarda arttığı bulunmuştur. Sadece Ca+2 etkisindeki balıklarda genellikle ATPaz aktivitelerinde artış gözlenirken, Ca+2+Cd+2 etkisinde ise artış yanında azalış da gözlenmiştir. Akut ve kronik süreçte solungaç Na+/K+-ATPaz aktivitesi birbirine zıt tepkiler verirken, Ca+2-ATPaz ve Mg+2-ATPaz genel olarak benzer yönde aktivite göstermiştir. Bu çalışmada, sucul ortamlarda metal toksisitesine Ca+2'nin etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

KadmiyumKalsiyumOreochromis niloticus
Ceren Özlem Gürler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Termohalofil bacillus sp.'den (Asidik, alkali ve nötral) selülaz enzimi üretimi ve karakterizasyonu

Bu çalışmada, topraktan ve komposttan izole edilen termofilik Bacillus sp.suşlarından asidik, alkali ve nötral selülaz enzimi izolasyonu ve karakterizasyonu gerçekleştirilmiştir.Bacillus sp.SC61 suşundan izole edilen CMCaz optimum aktivitesini pH3.0 ve 60°C'de göstermiştir. pH2.0-6.0 aralığında %42, 80-100°C aralığında %72 stabil olduğu, MnCl2 ve ß-merkaptoetanolle indüklendiği ve NaCl'ün değişen konsantrasyonlarında %89 stabil olmasıyla halostabil olduğu belirlenmiştir. Enzimin son ürünü maltozdur. Moleküler ağırlığı 88 kDa olarak belirlenmiştir. SC61 CMCaz enziminin EDTA ile %52 inhibe olması metalloenzim yapısında olduğunu PMSF ile tamamen inhibe olması serin veya thiol grubu bulundurduğunu göstermektedir.Bacillus sp.SC6 suşundan izole edilen CMCaz'ın optimum aktivitesini pH 6.0 ve 70°C'de gösterdiği, pH 4.0-8.0 aralığında %93, 50-90°C'de %97 stabil olduğu belirlenmiştir. Tween-20, ß-merkaptoetanol, EDTA, MnCl2ve NaCl ile indüklenmektedir. Enzimin son ürünü maltotriozdur ve moleküler ağırlığı 121kDa olarak hesaplanmıştır. PMSF ile %4 inhibe olması setin rezidüsü bulundurmadığını, EDTA ile %99 indüklenmesi metalloenzim yapısında olmadığını göstermektedir.Bacillus sp.SC41 suşundan izole edilen enzimin optimum aktivitesi pH 12.0 ve 70°C'de göstermiştir. %3-25 NaCl varlığında ortalama %109 aktivite göstermiştir. Son ürünü maltoz olarak belirlenmiştir. 30-100°C'de %87 ve pH 9.0-12.0 aralığında %87 stabildir. Moleküler ağırlığı 76 kDa olarak hesaplanmıştır. EDTA ile %35 inhibe olan enzim metalloenzim özelliğindedir. PMSF'yle %31 inhibe olması serin rezidüsü bulundurduğunu göstermektedir.Bu sonuçlara göre elde edilen CMCaz enzimlerinin, biostoning ve biofinishing uygulamalarında, gazete kağıtlarının geri dönüştürülmesinde, meyve suyu endüstrisinde, biyoetanol ve biyoyakıt üretiminde kullanılması önerilebilir.

Bacillus
İnci Suna Hürtaş Tatlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Topraktan izole edilen farklı bacillus sp. suşlarının antifungal etkinkliklerinin saptanması

Bu çalışmada Adana ili topraklarından yaklaşık 50 farklı Bacillus sp. suşu izole edilmiştir. Seçilen 9 suşun Alternaria sp., Aspergillus sp., Candida sp., Penicillium sp. ve Trametes versicolor funguslarına karşı antifungal aktiviteleri gösterilmiştir. Bacillus sp. AL-1 and Bacillus sp. DN-1 suşlarının test funguslarına karşı en güçlü etkiyi gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca Bacillus sp. AL-1 ve Bacillus sp. DN-1 suşları Alternaria sp., Aspergillus sp., Penicillium sp. funguslarının hem misel gelişimi hem de spor germinasyonunu inhibe etmiştir.

Fatma Azgın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Adana endemikleri

Bu çalışma kapsamında dünyada yalnız Adana ili sınırlarında bulunan 20 endemik taksondan 11 tanesi ve Scorzonera boissieri Lipschitz. türü arazi çalışmalarıyla 2012-2013 yıllarında aranmış bunlardan Galium pterocarpum Ehrend., Allium gorumsense Boiss., Anthemis antitaurica Grierson, Scorzonera boissieri Lipschitz., Onobrychis beata Sirj. türleri tespit edilerek ekolojik, floristik ve vejetasyon açısından araştırılmıştır. Bu araştırma sonucunda taksonlar için IUCN kategorileri şu şekilde belirlenmiştir; Allium gorumsense Boiss DD, Galium pterocarpum Ehrend. EN (D), Scorzonera boissieri Lipschitz. DD, Anthemis antitaurica Grierson DD, Onobrychis beata Sirj. EN (A1d.) Endemik taksoların dağılışında toprak yapısı ve floristik kompozisyonun etkili olduğu görülmüştür. Bu çalışma bu endemik taksonlara ilk defa ekolojik bir yaklaşım niteliğinde olup bu taksonların daha iyi anlaşılması için bir adım olarak değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Adana, Endemik, IUCN, Ekoloji

Veli Çeliktaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı bakır oranlarının ergin pimpla turionellae L'nın yaşam süresi ve yumurta verimi ile sentezlediği protein ve glikojen miktarına etkileri

Bu çalışmada farklı bakır (CuSO4.5H2O) oranlarının (0.000, 0.010, 0.025, 0.050 ve 0.100 mg/100 ml) bir endoparazitoid hymenopter türü olan ergin Pimpla turionellae L.?nin yaşam süresi, yumurta sayısı, yumurta açılımı ile sentezlediği protein ve glikojen miktarına etkileri, kimyasal yapısı bilinen sentetik besinler kullanılarak araştırılmıştır. Denenen bakır konsantrasyonlarının yaşam süresine etkisi, uygulanan bakır miktarlarıyla ters orantılı olarak kontrole oranla azalma şeklinde görülmüştür. Birey başına düşen yumurta sayısında dikkate değer olmamakla beraber düşüş gözlenirken, yumurta açılım oranında bazı günlerde azalma yönünde önemli değişimler tespit edilmiştir. Deneylerde besine ilave edilen tüm bakır dozlarının P. turionellae dişilerinin protein miktarı üzerinde kontrol grubu dişilerine kıyasla azalma şeklinde etki yarattığı gözlenirken glikojen miktarı üzerinde tam tersi durum söz konusudur.

BakırGlikojenPimpla turionellae+1
Nilay Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Acacia cyanophylla L. toprağında tuza bağlı organik madde mineralizasyonu

Turan Emeksiz orman kumullarında ve Çukurova Üniversitesi Balcalı Kampüsünde yetişen Acacia cyanophylla L.?nin (Fabaceae) zengin kök bölgesinde 0-10 cm derinlikten toprak, yaprak ve ölü örtü örnekleri alınmıştır. Toprakların bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri ile yaprak ve ölüörtülerin karbon ve azot içerikleri belirlenmiştir. Topraklara NaCI (% 0,5, % 0,75 ve % 1 konsantrasyonlarında) ve toprak karbonuna eşdeğer karbon içeren yaprak ilave edilerek karbon mineralizasyonları incelenmiştir. Kumlu Turan Emeksiz orman toprakları ve kumlu tınlı Balcalı topraklarında karbon içerikleri sırasıyla % 0,64 ve 3,23, yaprakların karbon içeriği % 50,10 ve % 43,87, ölü örtü karbon içerikleri ise % 50,85 ve % 39,26 olarak belirlenmiştir. Toprakların 30 günlük karbon mineralizasyonu (mg C(CO2)/100 g kuru toprak) Tarsus toprağında (12,92 mg), Balcalı toprağından (17,77 mg) daha düşük çıkmıştır. % 0,5 NaCI hariç, diğer iki doz NaCl ilave edilen toprakların karbon mineralizasyonu tanığa gore, Tarsus topraklarında artmış, fakat Balcalı topraklarında azalmıştır. NaCI ve yaprak birlikte karıştırıldığında Tarsus topraklarında karbon mineralizasyonu artmış, buna karşılık Balcalı topraklarında anlamlı bir değişim gözlenmemiştir. Topraklara yaprak ilavesinin karbon mineralizasyon oranını azalttığı, % 0,5 NaCI?li topraklarda bu azalışın istatiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir.

Gülistan Özer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan periferik kan lenfositlerinde hypericum heterophyllum vent. türünün mikronükleus, mitotik indeks ve replikasyon indeksi üzerine etkileri

Hypericum türleri binlerce yıldır Türkiye'de geleneksel tıpta kullanılmaktadır. Bu çalışmada Hypericum heterophyllum'un genotoksik etkilerini belirlemek için su ekstraktları ile insan lenfositleri inkübe edildi. Artan ekstrakt konsantrasyonları mikronükleus oranını indükledi. Mikronükleus oranındaki artış, yüksek konsantrasyonlarda Hypericum heterophyllum türünün karsinojenik ve genotoksik olabileceğini göstermiştir. Mitotik indeks ve replikasyon indeksi değerleri de Hypericum heterophyllum'un artan ekstrakt konsantrasyonları ile yükselmiştir. Bu sonuçlar Hypericum heterophyllum türünün proliferatif özellikler ve proliferatif etkiler kadar sitotoksik özellikler ve sitotoksik etkiler gösterebileceğini işaret etmektedir. Mikronükleus ile yaş arasında pozitif korelasyon gözlenmiştir. Ayrıca bayanların ve erkeklerin mikronükleus oranları arasında da pozitif korelasyon gözlenmiştir. Yaş ile mitotik indeks ve replikasyon indeksi değerleri arasında ise negatif korelasyon gözlenmiştir. Mikronükleus, mitotik indeks ve replikasyon indeksi üzerine bu türden izole edilen ana bioaktif bileşiklerin etkilerinin belirlenmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Hypericum heterophyllum
Afide Öcal
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki Hippocrepis L. cinsi üzerinde morfolojik, anatomik ve sitolojik araştırmalar

Çalışmamızda Türkiye'de yayılış gösteren Hippocrepis L. cinsinin H. unisiliquosa ssp. unisiliquosa, H. ciliata, H. multisiliquosa taksonları morfolojik, anatomik ve sitolojik olarak araştırılmıştır. Çalışmanın morfolojik kısmında, tek yıllık olan her üç takson da kazık köke sahiptir. H. unisiliquosa ssp. unisiliquosa'da dik ve yatık gövdeli örnekler saptanmıştır. H. ciliata türünün gövdesi dik konumdadır. H. multisiliquosa ise yatık gövdelidir., H. unisiliquosa ssp. unisiliquosa alttürünün gövdesi 17-26 cm, H. ciliata türünün gövdesi 16-28 cm, H. multisiliquosa' nın gövdesi ise 10-42 cm ye kadar boylanabilmektedir. Taksonların meyveleri lomentoid (her bölmede 1 tohum taşır) ve kıvrıktır. H. multisiliquosa türünün meyvesi diğer iki taksona göre çok daha kıvrık durumdadır. H. ciliata türünün meyvesinde diğer iki taksonda bulunmayan siller mevcuttur. H. unisiliquosa ssp. unisiliquosa 4- 8 adet tohum taşıyan meyveye sahiptir. H. ciliata'nın meyvesindeki tohum sayısı 5-8 adet iken H. multisiliquosa' nın meyvesindeki tohum sayısı ise 7-12 adet arasında değişmektedir. Çalışmanın anatomi kısmında ise her üç taksonun kök, gövde, yaprak ve meyve enine kesitleri incelenmiştir. Taksonların kök enine kesitleri incelendiğinde her üç taksonda da en dışta bir sıralı epidermis tabakası gözlenmiştir. Epidermisin altında bulunan korteks tabakası H. unisiliquosa ssp. unisiliquosa, H. ciliata ve H. multisiliquosa taksonlarında sırasıyla 5-6, 9-13 ve 10-12 hücre sıralıdır . Gövde enine kesitlerinde H. unisiliquosa ssp. unisiliquosa 12-15, H. ciliata 12-14 ve H. multisiliquosa 12-13 adet iletim demeti barındırmaktadır. Her üç taksonda da parankimatik bir öz bölgesi bulunmaktadır. Yaprak enine kesitleri incelendiğinde H. unisiliquosa ssp. unisiliquosa ve H. multisiliquosa taksonlarında 1-2 hücre sıralı palizat parankiması bulunurken, H. ciliata türünün palizat parankiması 2-3 hücre sıralıdır. Tüm taksonların yaprağında her iki yüzeyde de stomalar bulunmaktadır. Her taksonda kromozom sayısı 2n=2x=14 olarak sayılmıştır. Çalışılan tüm taksonlardaki mitotik kromozom sayısı ve karyotipler ilk defa çalışmamızda verilmiştir. H. unisiliquosa ssp. unisiliquosa ve H. multisiliquosa 6 metasentrik, 1 submetasentrik kromozoma H. ciliata ise 4 metasentrik, 3 submetasentrik kromozoma sahiptir.

Kadriye Yetişen
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Beylikova ilçesinin (Eskişehir) florası

Çalışma alanı olarak seçilen Beylikova, Eskişehir'in ilçesi olup ilçe merkezinin kuzeydoğusunda yer alır. Davis'in kareleme sistemine göre B3 karesinde yer almaktadır. Beylikova ilçesinin flora tespiti için 2009-2010 yılları arasında ilçe ve çevre köylere periyodik olarak gidilerek 830 vasküler bitki toplanmıştır. Toplanan bitki örnekleri herbaryum tekniklerine uygun olarak preslenip kurutulmuştur. Bitki örneklerinin tayinleri Davis'in ?Flora of Turkey and The East Aegean Islands? adlı eserinden faydalanılarak yapılmıştır. Yapılan tayinler sonucunda; 45 familya, 148 cins, 211 tür ve tür altı takson tespit edilmiştir. Endemizm oranı %9.24'tür. en fazla taksona Asteraceae, Lamiaceae ve Fabaceae familyaları sahiptir. Çalışma alanındaki taksonların fitocoğrafik dağılımlarına bakıldığında; İran-Turan %12.7, Avrupa-Sibirya %6,3 ve Akdeniz %5.2 elementi olduğu belirlenmiştir. Diğerleri ya geniş yayılışlı ya da fitocoğrafik bölgesi belirlenemeyenlerdir.

EskişehirFloraTürkiye
Ahmet Umay
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00