Gaziantep University
Discipline

Eğitimde ve Sosyal Hayatta Sivil Toplum Örgütlenmeleri Anabilim Dalı

Gaziantep University

5

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

5 Theses
Master'sOpen AccessTR

Gramsci'de sivil toplum ve aydınlar

Bu çalışma Antonio Gramsci'nin sivil toplum düşüncesini ve aydınları konu edinen ve değişen rollerini beraber değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gramsci'de sivil toplum ve aydınlar konusunu değerlendirirken genelden özele doğru bir çerçevede öncelikle Gramsci'deki temel kavramlar açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ardından Gramsci'nin sivil toplumdan ne anladığı ortaya konulmuştur. Gramsci, sivil toplumu ''pozisyon savaşı'' metaforu ile anlatmaktadır. Modern demokrasilerde hegemonya ve politik iktidarın konumlandırılması anlamında sivil toplum merkezi bir öneme sahiptir. Sivil toplum, sosyolojik ve politik düzeyde mütehakkim düşüncelerin pozisyon savaşına sahne olur. Bu sahnede aydınların özel bir anlamı vardır. Zira aydınlar üst yapının gelişiminde etkin bir rol oynarlar. Gramsci düşüncesinde aydınlar geleneksel ve organik olmak üzere iki kategoride ele alınır. Geleneksel aydınlar toplumun otantik varoluşundan doğmuş olup toplumdaki köklü ilişkileri temsil ederler. Egemen sınıfa entegre olmuş, dar uzmanlıklara ve pragmatik ilişkilerle karakterize olan organik aydınlar, kurumsal ve profesyonel anlamda egemenlerin sözcüsü konumundadırlar. İktidar ilişkilerinde bir pozisyon savaşı olarak sivil toplumda egemen düşüncelerin hegemonik ilişkilerin yegâne faili olarak organik aydınlar belirleyici bir rol üstlenirler. Zira egemen düşüncelerin temsil ettiği egemen ideoloji toplumsal meşruiyetini ve hegemonyasını organik aydınlar vasıtasıyla inşa etmek istemektedir. Geleneksel aydınlar ise organik aydınlara göre egemen düşüncenin dışında konumlandırırlar. Yeni tarihsel blokun oluşumu sürecinde geleneksel aydınların rolü farklı amaçlarla organik aydınların yerine geçmiştir. Ancak entelektüel blok anlamında söz konusu iki aydın kategorisi iç içe geçmiştir. Bu çalışmada Gramsci'nin sivil toplum çözümlemelerinde aydınların rolü ve hegemonik ilişki biçimlerinin belirlenmesindeki etkileri araştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Gramsci, sivil toplum, aydınlar, geleneksel aydınlar, organik aydınlar

AydınlarGramsci, AntonioSivil toplum
Fehmi Karaaslan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşlarının eğitim, kültür ve sportif faaliyetlere katkısı: Anadolu platformu örneği

Sivil toplum Avrupa‟da halkın kendi haklarını savunmak için ortaya koymuş olduğu bir durumdur. Avrupa‟da ki gibi bir örgütlenme Osmanlı döneminde olmamıştır. Cumhuriyet ile birlikte sivil toplumu üç dönemde değerlendirebiliriz. Tek parti döneminde yaşanan bekleyiş, menderes dönemiyle bağlayan ve 90‟yıllara kadar devam eden bir mücadele ve 2000‟li yıllardaki hızlanma dönemi. Tezimizde Anadolu eğitim ve davet gönüllüleri platformu örnekliğinde sivil toplum kurulumlarının eğitim, kültür ve spor alanlarıyla ilgili neler yapıldığı incelenmiştir. Anadolu platformunun yetkilileri ile yapılan görüşmeler ve yayınlamış olduğu kitaplar taranarak tezin iskeleti oluşturulmuştur. Eğitim alanında tarihi bir hareket olan medreseler incelenerek eğitimdeki sivillik tartışılmıştır. Dünyada gelişen modernleşmenin eğitime etkisi tartışılarak ülkemizde oluşan batı hayranlığına ve bu duruma karşı Anadolu Platformu'nun duruşu özetlenmeye çalışılmıştır. Anadolu platformu yapı itibariyle İslamcı bir hareket olduğu için Anadolu platformunun yaptığı çalışmalar İslamcılık bağlamında değerlendirilmiştir. İslamcılık akımlarının Türkiye‟de sivil toplumun ilerlemesine katkısı yadsınamayacak kadar fazladır. Bu nedenle İslamcı kimliklerin de sivil topluma etkisine değinilmiştir. Türkiye de İslamcı STK'ların kendi kimliklerinin oluşumunda ki çeviri kaynak gelişmeleri önemle incelenmiştir. Anadolu Platformu'nun da bu kapsamda yapmış olduğu faaliyetler değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Sivil toplum, Eğitim, Kültür, Spor, Anadolu Platformu, İslamcılık.

Anadolu platformuEğitim faaliyetleriKültürel etkinlikler+3
Bekir Eminoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşlarının toksik dindarlık sendromuna etkisi

Dindarlık, din psikolojisi ve din sosyolojisinin önemli araştırma konularından birisidir. Toplumsal olguların ve değişmelerin, dinin idrak ediliş ve uygulanış biçimi üzerindeki etkisini anlamaya yönelik hazırlanmış olan bu araştırmada; dindarlık, eğitim ve sivil toplum arasındaki ilişki analiz edilmeye çalışılmıştır. Üç ana bölümden oluşan araştırmanın birinci bölümünde konuyla ilgili temel kavramlar tanımlanmıştır. İkinci bölümde ahlâkı merkeze alan bir dindarlık anlayışının yanı sıra gösterişi ve maddiyatı merkeze alan bir dindarlık anlayışının varlığına işaret edilmiş ve bu dindarlık anlayışına "Toksik Dindarlık Sendromu" adı verilmiştir. Toksik dindarlık sendromunun nedenleri, belirtileri ve sonuçları tespit edilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise sivil toplum kuruluşlarının, toksik dindarlık sendromuna olumlu ve olumsuz etkileri ele alınmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak STK'ların toksik dindarlık sendromunun ortaya çıkmasında da ortadan kaldırılmasında da büyük bir etki yaratma potansiyeline ve imkânlarına sahip olduğu belirtilmiştir. Anahtar kelimeler: Sivil Toplum, Eğitim, Toksik Dindarlık Sendromu

Din sosyolojisiDindarlıkSivil toplum örgütleri+1
Hilal Kazıcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep'teki Suriyeli sığınmacıların Türk eğitim sistemine entegrasyonunda yaşanan sorunlara ilişkin STK'ların görüşleri ve çözüm önerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada, savaş nedeniyle Türkiye'ye gelmek zorunda kalan ve Gaziantep'e yerleşen Suriyeli sığınmacıların Türk eğitim sistemine entegrasyonunda yaşanan sorunlara ilişkin sivil toplum kuruluşu yöneticilerinin görüşlerini ve çözüm önerilerini incelenmek amaçlanmıştır. Araştırma modeli durum çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma evrenini, Gaziantep ilindeki sivil toplum kuruluşu yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Gaziantep ilindeki 12 sivil toplum kuruluşu yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada verilerinin toplamasında yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinin kullanılmasına karar verildikten sonra araştırmacı tarafından bir "Yönetici Görüşme Formu" geliştirilmiştir ve katılımcıların kişisel özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Suriyeli öğrencilerin eğitim sürecinde yoğun olarak en çok dil problemi yaşadıkları ortaya çıkmaktadır. Suriyeli öğrencilerin eğitim sürecinde yaşadığı problemlere ilişkin çözüm önerisi olarak en çok da dil eğitimine yönelik belirtilmiştir. Suriyeli Sığınmacıların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunda sivil toplum kuruluşu yöneticilerinin büyük çoğunluğu Suriyeli öğrenciler için Türkçe dil eğitiminin yeterli olmadığını belirtmişlerdir. Suriyeli öğrencilerin dilsel entegrasyonu konusunda yapılan çalışmalar değerlendirmesinde sivil toplum örgütlerinin yarısına yakınının dil eğitimi çalışmalarının olduğunu ifade etmişlerdir. Türk öğrencilerin Suriyeli öğrencilere yönelik çoğunlukla ayrımcılık tutumunda oldukları tespit edilmiştir. Türk öğrenciler ile Suriyeli öğrencilerin kaynaşması için sosyal, kültürel, sportif etkinlikler ve eğitimler düzenlenmesi, ırkçı söylemlerden uzak durulması gerektiği önerilmiştir. Uyum aktörlerinin (kamu kurumları, politika yapıcılar, STK'lar) Suriyeli öğrencilerin uyumuna yönelik yaptığı faaliyetlerin olumlu olduğu ifade edilmiştir. Yapılan faaliyetlerin en çok uyum çalışmaları, sonra da dil eğitimi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Entegrasyon, Suriyeli sığınmacılar, Sivil toplum kuruluşu yöneticisi

BütünleşmeGaziantepGöçler+7
Yusuf Tüfekçi
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sivil itaatsizlik ve politik yansımaları

Dünyada iktidarın ortaya çıktığı tarihten bugüne dek var olan direniş olgusu kendini aktif ve pasif direnme şekilde ortaya koymuştur. İktidarı ve gücü elinde bulunduranlara karşı insanların sergilemiş oldukları direniş çeşitleri kendisini farklı yöntemlerle göstermiştir. Bu direnme modellerinden biri olan sivil itaatsizlik, şiddetin reddedilmesi, kamuya açık bir şekilde yapılması, sistemi tamamen yok saymaması, kamuya çağrı özelliği taşıması gibi temel nitelikleriyle diğer direnme modellerinden ayrılmaktadır. Tezimde baskıya ve zulme karşı direnmek için insanların tarihsel süreçte geliştirmiş oldukları düşüncelerini, semavi dinlerin direniş hususundaki tutumlarını incelemeye çalışacağım. Sivil itaatsizlik kavramının içeriğinin analizi yaparak temel unsurları detaylı olarak irdeleyeceğim. Modern çağda itaatsizlik uğruna düşünce üreten ve bedeller ödeyen öncü şahsiyetleri incelemeye çalışacağım. Sivil itaatsizlik olgusunun pozitif ve doğal hukuk açısından meşruiyetini tartışmaya çalışıp, vicdani ve ahlaki ilkeler doğrultusundaki kabul edilebilirliğini izah edeceğim. Çalışmamın esas konusunu ise Türkiye'de 1980 sonrası dönemde ortaya çıkan belli başlı sivil itaatsizlik eylemleri ve eylemlerinin politik yaşamdaki etkileri oluşturmaktadır. Ülkemizde gerçekleşen sivil itaatsizlik eylemlerinin siyasete, demokratik yurttaşlık bilincine katkısını, iktidara karşı sivil bir muhalefet olma özelliğini irdeleyeceğim. Anahtar Kelimeler: Direnme Hakkı, Sivil İtaatsizlik, Meşruiyet, Aktif Direnme, Pasif Direnme, Şiddetsizlik

Direnme hakkıMeşruiyetSivil itaatsizlik
Yusuf Kılınç
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00