
10
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
2010-2017 yılları arasında Türkiye'de matematik eğitimi alanında yapılan lisansüstü tezlerin bazı kriterlere göre karşılaştırmalı incelenmesi
Bu çalışma 2010-2017 yılları arasında Matematik Eğitimi alanında yazılan lisansüstü tezlerini üniversite, yıl, cinsiyet, dil, araştırma türü, araştırma modeli, öğrenme alanı, inceleme alanı, veri toplama araçları, kullanılan istatistiksel teknikler, örneklem değişkenleri açısından karşılaştırmalı incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini YÖK veri tabanında bulunan ilköğretim fen ve matematik alanları eğitimi anabilim dalı, ilköğretim matematik eğitimi anabilim dalı, matematik eğitimi anabilim dalı, ilköğretim matematik öğretmenliği anabilim dalı ve ilköğretim anabilim dalı detaylı aramasıyla ulaşılan erişime açık 490 yüksek lisans tezi ve 112 doktora tezi olmak üzere toplam 602 lisansüstü tez oluşturmuştur. Araştırma, yapılan tezlerin bir meta-analitik incelemesi olması nedeniyle genel hatlarıyla nitel bir çalışma olup tarama modelinde bir çalışmadır.Tezleri incelemek üzere araştırmacı tarafından oluşturulup uzman görüşü alınan tez değerlendirme formu kullanılmıştır. Veriler bu form yardımıyla Excel tablosuna işlendikten sonra veri analiz programı olan SPSS üzerinde analize tabi tutulmuştur. Değişkenlere yönelik kategoriler oluşturulduktan sonra güvenirlik ve geçerliliği sağlamak adına yüksek lisans/doktora yapmış/yapan öğretmenler ile birlikte kategoriler gözden geçirilmiştir. Araştırma sonucunda kadın araştırmacıların son yıllarda daha fazla olduğu, yüksek lisans tezlerinde örneklem olarak en fazla öğrencilerin; doktora tezlerinde ise öğrenci ve öğretmen adaylarının kullanıldığı dikkat çekmiştir. Öğrenme alanlarından en fazla geometri ve ölçme alanında çalışmaların yapıldığı fakat veri işleme alanında olan çalışmaların çok az olduğu görülmüştür. Ayrıca eğitim araştırmalarında son yıllarda karma araştırmaların artması durumu bu tez çalışması kapsamında da görülmüştür.
Eğitim kurumlarında işyeri ruhsallığının geliştirilmesine yönelik deneysel bir uygulama
Bu araştırmanın amacı işyeri ruhsallığı çerçevesinde tasarlanan Okul Ruhsallık Programı'nın (ORP) öğretmenlerin ruhsallık düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek ve öğretmenlerin bu programa ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmada işyeri ruhsallık konusu incelenmiş ve araştırmacı tarafından hazırlanan 6 haftalık ORP uygulanmıştır. Çalışma nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanılmasından oluşan karma araştırma olup çalışmada açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2016–2017 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa ilinde görevli, deney (N=19) ve kontrol (N=19) gruplarında yer alan 38 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel verilerin toplanmasında İşyeri Ruhsallığı Ölçeği (Özğan, 2017) kullanılmış, nitel veriler için de yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Katılımcıların ORP'ye ilişkin algı ve tutumlarını belirlemek için ORP Değerlendirme Formu ve ORP'nin 6 haftalık video kayıtları analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda ORP'nin toplam ölçek puanı boyutunda anlamlı bir farka yol açmadığı saptanmıştır. Boyutlar bazında sonuçlar incelendiğinde ise ön test ve son test sonuçlarına göre ORP'nin "Aşkınlık, Anlamlı İş" boyutlarında anlamlı bir farka yol açtığı görülürken "Özalgı ve Örgütsel Değerler" boyutlarında herhangi bir farka yol açmadığı belirlenmiştir. ORP sonuçlarına ve etkililiğine ilişkin katılımcılar ile yapılan görüşmelerde ORP'nin katılımcılar üzerinde "Hayat, Okul içi İlişkiler, Özbenlik, Amaçlar, Anlam" temalarında olumlu etkilere yol açtığı görülmüştür. Katılımcılar ORP'yi faydalı bulduklarını, bu program çerçevesinde yapılan etkinliklerin işlerine anlam kattığını, ruhsal farkındalıklarını artırdığını, ruhsal olgular ile daha derinden tanıştıklarını, okul içi çalışmalarında ve ilişkilerinde amaç bütünlüğü ve gerçek anlam bilinci kazandıklarını belirtmişlerdir. Çalışma bulguları kapsamında ayrıca katılımcılar açısından nicel ve nitel verilerin karşılaştırmalı analizi, ORP değerlendirme formu ve video kayıtlarından elde edilen veri sonuçları, katılımcıların ORP'yi tavsiye etme nedenleri, programa ilişkin önerileri ve tanımları sunulmuştur.
Madde bağımlılığı tedavisi gören bireylerin bağlanma stilleri ve aleksitimi düzeyi arasındaki ilişki
Bu araştımanın amacı Ankara AMATEM'de madde bağımlılığı tedavisi gören bireylerin bağlanma stilleri ile aleksitimidüzeyleri arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Örneklemi 270 kişi oluşturmaktadır. Betimsel tarama modeli kapsamında veri toplama aracı olarak; demografik bilgi formu, Brennan ve ark. (1998) tarafından geliştirilen, Selçuk ve ark. (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II ile Taylor ve ark. (1985) tarafından geliştirilen ve Dereboy(1990) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Toronto Aleksitimi Ölçeği TAÖ-26 kullanılmıştır. Aleksitiminin ve bağlanma stillerinin incelendiğiregresyon analizi sonuçlarına göre aleksitimi cinsiyete göre değişmemektedir. Bağlanma kaçınması ise kadınlarda daha yüksek rapor edilmektedir. Tüm örneklemde bağlanma stilleri ile aleksitimi toplam puanı arasında ilişki bulunmamaktadır. Aynı zamanda bağlanma kaygısı ve aleksitimi toplam puanı arasında bazı sosyo-demografik değişkenlerinin aracı bir etkisi bulunmamaktadır. Erkeklerde ise bağlanma kaygısı ile aleksitimi arasında sınırda anlamlı yordayıcı bir ilişki mevcuttur. Bununla birlikte tüm örneklemde bağlanma kaygısı ile duyguları ve bedensel duyumları ayırt etme yetersizliği arasındaki anlamlı ilişkiden dolayı bağımlılık süresi ve aile öyküsünün aracı etkisi incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bu değişkenler arasındaki ilişki literatür ile uyumludur. Araştırmada elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.
Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine ilişkin öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı öğretmen algıları doğrultusunda, eğitim kurumlarının sosyal sorumluluklarının belirlenmesidir. Aynı zamanda eğitim kurumlarının ve öğretmenlerin, sosyal sorumluluk uygulamalarının neler olduğu ve sosyal sorumluluk uygulamalarının önündeki engeller belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni çerçevesinde yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim-öğretim yılında kolay ulaşılabilir durum örneklemesi tekniği ile belirlenen ve Adıyaman İlinde görev yapan 40 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan başlıca sonuçlar şunlardır: Öğretmenlerin kurumsal sosyal sorumluluk algıları yasal sorumluluklar, gönüllü sorumluluklar ve etik sorumluluklar çevresinde toplanmaktadır. Katılım gösterdikleri sosyal sorumluluk faaliyetleri öğrencilere yönelik faaliyetler, velilere yönelik faaliyetler ve çevreye yönelik faaliyetlerdir. Eğitim kurumlarının sosyal sorumlulukları yasal sorumluluklar, gönüllü sorumluluklar, etik sorumluluklar ve ekonomik sorumluluklar olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, eğitim kurumlarının sosyal sorumluluklarını yerine getirme düzeyi zayıf olarak belirlenmiştir, sosyal sorumlulukların önündeki engeller ise paydaşlardan kaynaklanan engeller ve kurumsal engeller olmak üzere iki boyutta ele alınmaktadır. Ayrıca araştırmada eğitim kurumları tarafından yürütülen sosyal sorumluluk uygulamalarının toplumsal katkıları, kurumsal katkıları, öğrencilere yönelik katkıları ve velilere yönelik katkılarının olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sosyal sorumluluk uygulamalarına katılım düzeylerinin arttırılması için bireysel ve kurumsal çalışmaların yapılması gerekmektedir; eğitim kurumlarının sosyal sorumluluk uygulama düzeylerini arttırmak için ise öğretmenler düzeyinde, kurum düzeyinde ve bakanlık düzeyinde çalışmalar yapılması gerekli görülmektedir.
The effect of flipped classroom instruction on Iraqi EFL learners' writing skills
The purpose of this study was to examine the use of Flipped Classroom Instruction (FCI) on Iraqi EFL learners' writing skills. Participants included 66 students in the College of Languages, English Department at Salahaddin University. Two sophomore writing classrooms were examined: one as a control group consisting of 32 students and the other as an experimental group consisting of 34 students. The study employed a mixed method of data collection, utilizing pre- and post-writing tests as well as a questionnaire for both groups and interviews conducted only with the experimental group. The purpose of the writing tests was to determine whether any statistically significant difference existed between the control group, who was administered a traditional, teacher-based writing instruction, and the experimental group, who was administered FCI over the course of eight weeks. For analyzing the data obtained from the writing tests, an independent-sample t-test was employed, and a descriptive and thematic analysis was conducted to explore the views of students towards FCI. Findings indicated that a statistically significant difference existed between the control and experimental groups and, more specifically, that the students of the experimental group performed better on the writing tests than students of the control group. The majority of the learners' attitudes towards FCI were positive.
Fen bilimleri öğretmenlerinin program inançlarının öğretim uygulamaları süreçlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, fen bilimleri öğretmenlerinin, program inançlarını belirlemek ve bu inançların öğretmenlerin öğretim uygulamaları sürecindeki davranışlarına yansımalarını incelemektir. Çalışmada, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerini içeren karma araştırma yöntemlerinden, açıklayıcı karma yöntem tasarımı kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda betimsel tarama modeli, nitel boyutunda ise durum çalışmasından yararlanılmıştır. Çalışmanın nicel kısmı 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Antalya İli merkez ilçelerde bulunan ortaöğretim kurumlarında görev yapan 200 fen bilimleri öğretmeni, nitel kısmı ise araştırmanın nicel kısmına katılmış 10 gönüllü fen bilimleri öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri "Program Yönelimleri Envanteri" kullanarak toplanmış ve frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplar için t testi, tek yönlü varyans analizi (One-Way Anova) teknikleriyle, SPSS 17.00 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise, yapılandırılmış gözlem ve yarı-yapılandırılmış görüşme formları yardımıyla toplanmış; gözlem formlarından elde edilen veriler betimsel analiz, görüşme formlarından elde edilen veriler ise içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; fen bilimleri öğretmenlerinin bir eğitim programında bilişsel süreçler ve hümanistik faktörlerin bulunmasına yönelik inançlarının en yüksek, sosyal yeniden yapılandırmacı faktörün bulunmasına yönelik inançlarının ise en düşük düzeyde olduğu, ancak öğretmenlerin diğer inanç faktörlerini de reddetmedikleri belirlenmiştir. Cinsiyet ve eğitim düzeyi değişkenleri açısından, fen bilimleri öğretmenlerinin inanç düzeyleri arasında, istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı; ancak kıdem değişkeninin, öğretmenlerin bir eğitim programında akademik ve bilişsel süreçler faktörünün yer alması gerektiğine olan inanç düzeylerini farklılaştırdığı çalışmada ortaya çıkan bir diğer sonuçtur. Yine araştırmada, fen bilimleri öğretmenlerinin program inançlarının, öğretmenlerin öğretim uygulamaları süreçlerini; öğretmenlerin kendilerinden, öğrencilerden ve çevreden kaynaklanan birtakım faktörler nedeniyle önemli oranda etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır.
Kuantum paradigmasından okula bakış ölçeğinin geliştirilmesi
Bilgi toplumu ve eğitimdeki yeni gelişmeler, nitelikli insan kaynağının örgütler için dolayısıyla da okullar için büyük önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Günümüz toplumu, klasik eğitim anlayışından kuantum anlayışa doğru evrilmektedir. Hayatın her alanında etkisini gösteren kuantum felsefesinin eğitim kurumlarına da etki etmesi olağan bir durumdur. Bu çalışmanın amacı, kuantum felsefesi bağlamında yeni bir kavramsal çerçeve oluşturmak ve kuantumun kabul ve öngörülerinin eğitim kurumlarına yansımasını ortaya çıkaracak bir ölçek geliştirmektir. Bu amaçla öncelikle alan yazın taraması yapılarak kuantum okullar adıyla kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra ölçek geliştirme yöntemine uygun olarak ifade geliştirme, ölçek yapılandırma ve değerlendirme çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep Şehitkamil ve Şahinbey merkez ilçelerinde bulunan ve seçkisiz örneklem kapsamında araştırmaya dahil edilen ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Bu çalışmada nicel analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler SPSS 21 programına aktarılarak geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Kapsam geçerliliği kapsamında uzman görüşüne sunulan ölçek, daha sonra 10 farklı okulda görev yapmakta olan öğretmenlere ön uygulama kapsamında uygulanmıştır. Ön uygulamadan alınan dönütler ile ölçeğe son şekli verildikten sonra ölçek, önce AFA için 436 kişilik örnekleme ardından doğrulayıcı faktör analizi (DFA) için 497 kişilik ayrı bir örnekleme ulaşılmış ve ölçek uygulanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda kavramsal çerçeve ile uyumlu beş boyutlu yapı oluştuğu görülmüştür. Kuantum paradigmasından okula bakış ölçeğine ilişkin beş boyutlu yapı (öğrenci davranışında bağlamsallık, öğretmen davranışında bağlamsallık, fraktal, durumsallık ve kestirilemezlik) toplam varyansın % 67,1'ini açıklamıştır. AFA'ya tabi tutulan ölçek daha sonra ikinci bir örnekleme uygulanmıştır. İkinci uygulamanın çalışma evrenini, Gaziantep ili merkez ilçelerinde bulunan ilk ve ortaokullar oluşturmuştur. Ölçek, bu okullardaki 497 katılımcıya uygulanmış ve yapı geçerliği için DFA yapılmıştır. DFA öncesinde toplam varyansın %80.55'ini açıklayan ve beş faktörden oluşan bir yapı oluştuğu görülmüştür. DFA sonucu elde edilen ortalama hata kök değeri (RMSEA) 0.051 ve karşılaştırmalı uyum indeksi (CFI) ise 0.97 olarak hesaplanmıştır. DFA sonuçları, beş faktörlü yapının yeterli uyuma sahip olduğunu göstermiştir. Geliştirilen ölçeğin iç tutarlılık güvenirliğine ilişkin hesaplanan cronbach alfa katsayısı 0.869 ve eşdeğer yarılama yöntemi sonucu .933 olarak bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda, " Kuantum Paradigmasından Okula Bakış Ölçeği"nin geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiş ve okulları kuantum paradigması bağlamında ölçebilecek bir ölçek olduğuna karar verilmiştir.
Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algıları
Bu araştırmanın amacı Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algılarını belirlemektedir. Araştırmanın evrenini, Gaziantep ilinde görev yapan Türkçe Öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde görev yapan 186 Türkçe öğretmenidir. Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algıları araştırmacı tarafından geliştirilen algı ölçeği aracılığıyla tespit edilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde ilgili alan yazının taranması ve odak grup görüşmesi sonuçlarına göre bir madde havuzu oluşturulmuştur. Daha sonra, açımlayıcı faktör analizi yapılmış ve ölçekte yedi alt boyut belirlenmiştir. Bir sonraki adımda, ölçeğin yapı geçerliliğini kanıtlamak için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda ölçeğin iyi uyuma sahip olduğu ve modelin doğrulandığı belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda geçerli ve güvenilir bir ölçek elde edilmiştir. Elde edilen bu ölçekle 186 Türkçe öğretmeninden veri toplanmıştır, ANOVA ve t testi yapılarak bulgulara ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algıları toplam algı puanına bakılarak belirlenmiş ve bu algılarıyla cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, mezun olunan fakülte, eğitim düzeyi ve öğrenci sayıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersi etkinliklere yönelik algıları yüksek düzeyde çıkmıştır. Öğretmenlerin Türkçe dersi etkinliklerine yönelik algılarıyla yaşları ve mezun oldukları fakülteler arasında da anlamlı bir fark bulunmuş ama cinsiyetleri, öğrenim durumları, kıdemleri ve öğrenci sayıları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Çalışmanın sonunda Türkçe dersi etkinliklerine yönelik öğretmenlerin algılarını yükseltmek için formasyon ve hizmet içi eğitim verilmesi yönünde önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca ilgili araştırmacılara yönelik de öneriler yer almıştır.
Üniversite öğrencilerinin kişilerarası ilişki tarzları ve çatışma çözme eğilimleri arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolü
Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin kişilerarası ilişki tarzları ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkide kendini , başkalarını ve durumu affetmenin aracı rolünü incelemektedir.Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesinde lisans düzeyinde çeşitli bölümlerde öğrenim görmekte olan 409 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak "Çatışma Çözme Eğilimi Ölçeği", "Heartland Affetme Ölçeği", "Kişilerarası İlişki Tarzları Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yapısal eşitlik modellemesi (YEM) uygulanmıştır.Araştırmada yapılan analizler besleyici ilişki tarzı ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkinin pozitif yönde anlamlı olduğu görülmüştür.Çatışma çözme eğilimi ile kendini affetme, başkalarını affetme ve durumu affetme arasında pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur.Kendini affetme, başkalarını affetme ve durumu affetmenin besleyici ilişki tarzı ile anlamlı pozitif yönde olduğu bulunmuştur.Zehirleyici ilişki tarzının çatışma çözme ve affetme ile ilişkisi negatif yönde ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre kişilerarası ilişki tarzları ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolünün incelendiği modelde ise, durumu affetmenin aracılık etkisinin olmadığı; besleyici ilişki tarzı ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkide kendini affetme ve başkalarını affetmenin; zehirleyici ilişki tarzı ile çatışma çözme eğilimi arasındaki ilişkide kendini affetmenin kısmi aracı etkisi olduğu bulunmuştur. Bu araştırmanın sonuçlarından besleyici ilişki tarzına sahip yani olumlu ilişkiler kurma ve ilişkileri sürdürme yönünde eğilimi olan bireylerin kendisini inciten kişiyi ya da kendilerini affederek ilişkisinde çatışmaları çözme eğilimi sergileyebilecekleri ve böylece ilişkisini sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlayabilecekleri belirlenmiştir.Bu araştırma bireyin kişilerarası ilişkilerde karşılaştığı olumsuz durumlarla baş etmesinde ve kişilerarası ilişkilerini düzenlemesinde affetme önemli bir kavram olarak karşımıza çıktığı söylenebilir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Avrupa Ortak Başvuru Metnine dayalı etkinlik tasarımı
Bu araştırma Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde Avrupa Ortak Başvuru Metnine dayalı ve düzeylere uygun etkinlikler tasarlamak amacıyla yapılmıştır. Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin hedef kitlesini oluşturduğu çalışma, Avrupa Ortak Dil Çerçevesinde yer alan uluslararası dil düzeyleri ve yeterlik tanımları çerçevesinde şekillendirilmiştir. Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metninde belirtilen amaçlar, alan uzmanı rehberliğinde kazanım formunda değerlendirilmiştir. Uluslararası dil düzeyleri (A1-A2, B1-B2, C1-C2)'nde ve "Okuma/Anlama, Dinleme/Anlama, Konuşma/Sözlü Anlatım, Yazma/Yazılı Anlatım" olmak üzere betimlenen temel dil becerilerine uygun etkinlikler tasarlanmıştır. Etkinliklerin tasarlanma sürecinde modern öğretim anlayışı olan zihinde yeniden yapılandırma, iletişim odaklı ve etkinlik temelli yaklaşımların temele alınmasının yanı sıra anlamlı bağlantılar kurma ve öz değerlendirme aşamalarını içeren sonuçlara ulaşırken sahip olunandan öte sonradan edinilen bilgilerin anlamlandırılması amaçlanmıştır. Tasarlanan etkinliklerin hedef kitlenin öğrenme ihtiyacı doğrultusunda beceri geliştirmeye yönelik olmasına dikkat edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen verilerle Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin düzey sonu öğrenmelerinin ne oranda gerçekleştiğinin betimlenmesi öngörülmektedir. Her etkinlik için etkinlik değerlendirme formundaki maddeler doğrultusunda alan uzmanlarının görüşleri alınmıştır. Öğrenme ve öğretme alanında yeniliği yakalamak ve süreci daha da anlamlı kılmak adına geleneksel öğrenme ortamlarının, etkinliklerin ve materyallerin çağa uygun tasarlanıp düzenlenmesinin öğrenen ve öğreten açısından önem taşıdığı düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Avrupa Ortak Başvuru Metni, Temel Dil Becerileri ve Düzeyleri, Etkinlik