Gaziantep University
Enstitü

Eğitim Bilimleri Enstitüsü

Gaziantep University

115

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okullarda sosyal adaletin geliştirilmesine ilişkin yönetici,öğretmen ve öğrenci görüşleri

Sosyal adalet, toplumdaki zenginlik, fırsat, güç ve ayrıcalık kriterlerinde adalet veya eşitlik arayışı olarak adlandırılmaktadır.Eğitimde sosyal adalet ise, herkesin yeteneğine ve ihtiyacına göre eğitim almasıdır. Eğitimdeki sosyal adalet arayışının temelinde de kaynak ve fırsat eşitliği yatmaktadır. Bu araştırmanın amacı, okullarda yönetici, öğretmen ve öğrencilerin sosyal adalete yöneliktutumlarının araştırılıp sosyal adaleti geliştirmek için neler yapıldığını belirlemek ve sosyal adaleti geliştirmek adına daha neler yapılabileceğini ortaya koymaktır.Bu araştırma okullardaki sosyal adaleti geliştirmek için çözüm önerilerinin ortaya konulmasının daha sonra yapılacak olan çalışmalara yol gösterici olması açısından önemli görülmektedir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülmüştür.Amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi seçilmiştir.Gaziantep merkez Şahinbey ve Şehitkâmil ilçe sınırları içinden seçilen okullardan 10 yönetici, 10 öğretmen ve 10 öğrenci olmak üzere toplamda 30 bireyin görüşlerine başvurulmuştur.Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma bulguları, oluşturulan tematik çerçeveye bağlı olarak seçilen tema ve araştırmanın alt problemleri doğrultusunda kodlanmıştır. Daha sonra veriler içerik analiziyle yorumlanmıştır. Araştırmada okullarda sosyal adaletin geliştirilmesi için neler yapılmaktadır problemine bağlı olarak "Adil davranım,pozitif ayrım,dezavantajlı grupları maddi manevi destekleme,işbirliği,fırsat eşitliği gibi uygulamaların yapıldığı bulgularına ulaşılmıştır.''Okullarda sosyal adaletin geliştirilmesi için neler yapılabilir" problemine bağlı olarak: ''Öncelikle üst düzey yöneticilerin ve okul yöneticilerinin daha adil davranma, pozitif ayrımcılığın daha belirgin olmalı, öğrencilere ve öğretmenlere tam anlamıyla bir fırsat eşitliği sağlanmalı, öğrenciler arasında kültürel, cinsiyet veya sosyoekonomik bir ayrım yapılmamalı ve yeni nesillerin daha adil olabilmesi için öğrencilere sosyal adalet konusunda rehberlik yapılmalı" bulgularına ulaşılmıştır.1.Okullarda Sosyal Adaletin Geliştirilmesi için Neler Yapılmaktadır problemine ilişkin sonuçlar:Pozitif ayrımcılığın yapıldığı,maddi yardımların yapıldığı,derslerde sosyal adaletin vurgulandığı,demokrasi bilincinin oluşturulmaya çalışıldığı,okullarda fikir alışverişinin yapıldığı" gibi sonuçlara ulaşılmıştır.2.Okullarda sosyal adaletin geliştirilmesi için neler yapılabilir problemine ilişkin sonuçlar:''Mevcut yasa ve yönetmeliklerin sosyal adaletin geliştirilmesi için yetersiz kaldığı,ücretler daha adil bir şekilde düzenlenmeli,pozitif ayrım daha belirgin olmalı,dezavantajlı gruplar daha fazla desteklenmeli" sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal adalet, Eğitim, Fırsat eşitliği

Eğitim kurumlarıFırsat eşitliğiSosyal adalet+3
Şükrü Akkuş
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuklara yönelik bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı kaygıyla başa çıkma programının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin kaygı düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, çocuklara yönelik bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı olarak geliştirilen kaygıyla başa çıkma programının çocukların kaygı düzeylerine etkisini incelemektir. Çalışmaya ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan 16 öğrenci ile başlanılmıştır. Ancak izleme ölçümü deney grubunda altı kontrol grubunda altı olmak üzere toplam 12 öğrenci ile tamamlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Karaceylan-Çakmakçı (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Çocuklarda Anksiyete Bozukluklarını Tarama Ölçeği (ÇABTÖ) kullanılmıştır. Araştırmada deney grubundaki öğrenciler haftada iki oturum olacak şekilde toplam sekiz oturumdan oluşan bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı kaygıyla başa çıkma programına katılırken kontrol grubundaki öğrencilerle herhangi bir çalışma yürütülmemiştir. Araştırmada ön-test, son-test ve izleme ölçümlü, deney ve kontrol gruplu 2x3'lük split-plot karışık desen kullanılmıştır. Araştırmanın bitiminden altı ay sonra izleme ölçümü gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde gruplar arası farkın anlamlılığını test etmek amacıyla Mann-Whitney U testi ile grup içi farkın anlamlılığını test etmek için ise Friedman testlerinden yararlanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda deney grubundaki deneklerin ÇABTÖ'den almış oldukları genel kaygı ortalamalarında ve yaygın anksiyete bozukluğu, ayrılık kaygısı ve sosyal kaygı alt boyutlarından almış oldukları puan ortalamalarında uygulama sonrasında anlamlı bir azalma görülmüş ve bu azalma izleme döneminde de devam etmiştir. Deney grubundaki bireylerin panik bozukluk/somatik belirti ve okul fobisi alt boyutlarından almış oldukları puan ortalamalarında ise anlamlı bir azalma görülmemiştir. Öte yandan kontrol grubundaki deneklerin ise yalnızca genel kaygı ortalamalarında anlamlı bir azalma meydana gelmiş ve bu azalma izleme döneminde de devam etmiştir. Elde edilen bulgular; araştırmacı tarafından geliştirilen çocuklara yönelik bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı kaygıyla başa çıkma programının çocukların kaygı düzeylerini azaltmada etkili olduğunu göstermektedir.

Başa çıkmaBilişsel davranışlarEğitim programları+5
Aykut Kul
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Benzerlikler ve farklılıklar stratejisinin sosyal bilgiler dersinde öğrenci başarısı üzerinde etkililiğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı Marzano'nun etkili öğretim stratejilerinden benzerlik ve farklıkları belirleme stratejisinin 2017-2018 eğitim öğretim yılı Sosyal Bilgiler dersi ünitelendirilmiş yıllık planına göre 6. Sınıf "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinde öğrencilerin başarısına etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmada çalışmanın amaçlarına ulaşmak için yöntem olarak deneysel model belirlenmiştir. Çalışma, Gaziantep'te bulunan bir özel okulda uygulanmıştır. Çalışma grubunu 6. sınıflardan deney ve kontrol grubu öğrencileri olarak iki şube oluşturmaktadır. 5 hafta olmak üzere planlanan "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinde eğitim öncesi ön-test, eğitim sonrası son-test ve eğitimden 6 hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin SOLO taksonomi düzeyine göre değişimlerinin belirlemek için eğitim öncesi ve sonrası açık uçlu sınav uygulanmıştır. Çalışma için bir deney ve bir kontrol grubu bulunmaktadır. Başarı ölçümleri de dikkate alındığında 2x3 deneysel tasarım kullanılmıştır. Ön-test, son-test ve kalıcılık sınav puanları karşılaştırmak için tekrarlı ölçümler testi kullanılmıştır. Test sonuçlarına göre Deney ve kontrol gruplarının ön-test puanlarına göre son-test ve kalıcılık testlerindeki gelişimleri istatistiksek olarak anlamlılık düzeyindedir. Deney ve kontrol grubun arasındaki farklılaşma ise istatistiksel olarak anlamlılık düzeyinde değildir. Açık uçlu sınav analizlerine göre ise öğrencilerin cevapları SOLO taksonomiye göre farklı düzeylerdedir. Tek yönlü yapı ve çoklu yönlü yapıda daha fazla cevap bulunmaktadır. Öğrencilerin ön sınav ve son sınav cevaplarının değişimi incelendiğinde ise daha üst yapılara geçiş olmakla birlikte daha alt yapılara da geçişler gözlemlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarındaki aynı kalma ve değişme oranlarına göre kontrol grubunda değişkenlik daha az iken deney grubunda değişkenlik daha fazla olmuştur. Yapılan etkinlikler öğrencilerin bilişsel farkındalık düzeylerini artırdığı söylenebilir.

BenzerlikEtkili öğrenme yöntemleriEtkililik+7
Cevahir Duman
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin örgütsel adalet algıları(Siirt ili örneği)

Bu araştırma ortaokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin örgütsel adalete dair algılarını saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma, nitel ve nicel yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 2015- 2016 eğitim ve öğretim yılında Siirt iline bağlı ortaokullarda çalışan 68 yönetici ve 276 öğretmen katılmıştır. Araştırmının nicel boyutunda katılımcıların örgütsel adalet algıları "Örgütsel Adalet Ölçeği" ile belirlenmiştir. Verilerin analizi SPSS programı ile yapılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise 2017 - 2018 eğitim ve öğretim yılında Siirt iline bağlı ortaokullarda çalışan 22 yönetici ve 44 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak örgütsel adalet algıları derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, yöneticilerin ve öğretmenlerin örgütsel adalet algıları kıdem, cinsiyet, medeni durum, branş değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmadığı belirlenmiştir. Ancak öğretmen ve yöneticilerin örgütsel adaletin işlemsel adalet alt boyutu ve etkileşimsel adalet alt boyutlarında yöneticilerin lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştrmada, ortaokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının oluşmasında ders yükü, ders programları, nöbet, kutlama ve anma programları gibi etkinliklerdeki iş ve işlemlerin etkili olduğu belirlenmiştir. Araştırmada katılımcılar okuldaki iş ve işlemlerle ilgili kararların alınmasında ve uygulanmasında; eşitlik, adalet, hakkaniyet, sevgi, saygı ve istişare gibi değerlerin ii yaşatılarak örgütsel adalet algısının geliştirilebileceğini belirtmişlerdir. Araştırmada ayrıca örgütsel adaletin okul iklimi üzerinde etkili olduğu, öğretmenlerin çalışma motivasyonu, örgütsel bağlılıkları, istek ve performansları ile ilişkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle okulun başarısını ve misyonunu gerçekleştirmesinde örgütsel adaletin oldukça önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Adalet, örgütsel adalet, dağıtımsal, işlemsel ve etkileşimsel adalet

AdaletAdalet algısıOrtaokullar+4
Mesut Çeçen
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ve Singapur okul öncesi eğitim programlarının temel prensiplerinin ve matematiksel içeriklerinin karşılaştırılması

Bu tezde Türkiye ve Singapur okul öncesi eğitim programlarının temel prensipleri ve matematiksel içerikleri incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Bu amaçla gerçekleştirilen araştırmada yöntem olarak doküman incelemesi kullanılmıştır. Verileri toplamak için 2019'da yürürlükte olan 2013 Türkiye Okul Öncesi Eğitim Programı ve 2013 Türkiye Okul Öncesi Eğitim Programı Etkinlik Kitabı ile 2012 Singapur Okul Öncesi Müfredatı ve 2012 Singapur Okul Öncesi Eğitim Programı Aritmetik Kılavuzu incelenmiştir. Verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgularla Türkiye ve Singapur okul öncesi eğitim programının genel yapısı ve temel prensipleri karşılaştırıldığında amaçlar bakımından benzer özellikler göstermekle birlikte; TOEP gelişimsel alanlar üzerine kurulurken, SOEP öğrenme alanları üzerine kurulmuştur ve bu öğrenme alanlarına göre 6 farklı kılavuz hazırlamıştır. Bu kılavuzlardan aritmetik kılavuzu matematik öğretimine yönelik öğrenme hedefleri, stratejiler, öğrenme ortamını düzenleme ile gözlem ve değerlendirme bölümlerinden oluşmaktadır. TOEP, SOEP'e göre içeriğinin açıklayıcı olması bakımından zayıf kalmıştır. Ayrıca SOEP kendisini oluşturan teoriler ve prensipleri paylaşarak öğretmenlerin kolayca bu teoriler ve prensipler üzerine araştırma yapmalarını sağlamaktadır. TOEP'te matematik öğretimine dair stratejilerin nasıl uygulanacağını belirten açıklamalara yer vermesi, öğretmenlerin matematik öğretimini uygulamasını kolaylaştıracaktır. Bu çalışma her iki ülkenin okul öncesi matematik müfredatlarını karşılaştırıp farklılıkları ortaya koyduğundan, TOEP'in ilgililer ve geliştiriciler tarafından daha kullanışlı ve faydalı hale getirilmesine yardımcı olacaktır.

Eğitim programlarıEğitim programlarıMatematik+4
Yakup Şapul
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin veri öğrenme alanına dair yazılı sınav soruları ile PISA sorularının karşılaştırmalı incelemesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin veri öğrenme alanında yer alan veri temsillerine dair yazılı sınav sorularının özelliklerini belirlemek ve bu soruları PISA sorularıyla karşılaştırarak sorular arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Bu amaçla ele alınan sorular, Bloom taksonomisi, düşünme becerileri, ilişkilendirme becerisi, soru türleri, yetkinlik kümesi, soruda kullanılan veri temsilleri ve kazanımlar boyutlarında analiz edilmiştir. Araştırmanın modeli doküman incelemesidir. Bu çalışmada kartopu örneklem yöntemiyle belirlenen 85 ortaokul matematik öğretmeninin yazılı sınavlarında sordukları toplam 231 soru ve PISA sınavında sorulan 30 soru analiz edilmiştir. İncelenen yazılı sınav soruları 5, 6, 7 ve 8. sınıf seviyelerinden seçilmiştir. PISA soruları ise 2000-2012 yılları arasında çıkmış ve açıklanan sorular arasından seçilmiştir. Sorular literatüre bakılarak ve uzman görüşleri alınarak oluşturulan kuramsal çerçeveye göre analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre veri öğrenme alanında sorulmuş yazılı sınav soruları doğrudan yani ilk bakışta görülenden fazlasını gerektirmeyen veri temsillerindeki durumları fark etme ve yorumlama ve yine ilk bakışta görülen basit ilişkilere yönelik akıl yürütme becerisinden fazlasını gerektirmeyen becerilerle çözülebilmektedir. Ayrıca PISA sorularının yazılı sınav sorularına oranla daha üst düzey düşünme becerileri gerektirdiği; yetkinlik kümesi boyutunda daha zor görevlerin bulunduğu kategorilerde yer aldığı ve daha fazla ilişkilendirme gerektirdiği araştırmanın bulguları arasındadır. Bunun yanında PISA'da açık uçlu soruların; yazılılarda ise çoktan seçmeli soruların yoğun olarak tercih edildiği görülmüştür. Son olarak araştırma sonucunda öğretmenlerin soru hazırlarken bazı kazanımlara yoğunlaşıp bazılarını ihmal ettikleri tespit edilmiştir. Yazılı sınav sorularının öğrencilerin düşünmelerini etkilediği göz önünde bulundurulduğunda, teknoloji ve bilimsel gelişmeye dayanan bir dünya düzeninde matematik okuryazarı olan bireylerin yetiştirilebilmesi için öğretmenlere öğrencilerin bilişsel seviyelerini yükseltebilen sorular yöneltmeleri önerilmektedir.

MatematikMatematik eğitimiOrtaokul öğretmenleri+6
Gülbahar Bakırcı
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı meslek gruplarındaki evli bireylerin narsisistik kişilik özelliklerinin evlilik doyumu ve bazı kişisel değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, farklı meslek gruplarındaki evli bireylerin narsisistik kişilik özellikleri ile evlilik doyumu arasındaki ilişki ve narsisistik kişilik özelliklerinin bazı kişisel değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Gaziantep ilinde çeşitli kurumlarda avukat, akademisyen, doktor, mühendis ve öğretmen olarak çalışan 261 evli bireyden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında "Narsisistik Kişilik Envanteri", "Evlilik Yaşam Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Örneklem t-testi ve Pearson Korelasyon Katsayısı yöntemlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, araştırmaya katılan bireylerin narsisistik kişilik özellikleri ile evlilik doyumları arasında orta düzeyde, negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bazı kişisel değişkenler açısından yapılan analizler sonucunda ise narsisistik kişilik özellikleri ile yaş, algılanan gelir düzeyi, meslek ve eş mesleği değişkenleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunurken; cinsiyet, kardeş sayısı, anne-baba öğrenim durumu ve algılanan anne-baba tutumu değişkenleri arasında istatiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Yaş değişkenine göre 20-27 yaş aralığındaki bireylerin, 28-31 yaş aralığındaki bireylere oranla daha fazla narsisistik kişilik özelliği gösterme eğiliminde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelir düzeyini yüksek olarak algılayan bireylerinde daha fazla narsisistik kişilik özelliği gösterme eğiliminde olduğu bulunmuştur. Bunun yanı sıra araştırmaya katılan avukatların narsisistik kişilik özelliği gösterme eğilimlerinin akademisyen ve öğretmenlere oranla daha fazla olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla beraber doktorların narsisistik kişilik özelliği gösterme eğilimlerinin de öğretmenlerden fazla olduğu belirlenmiştir. Eşi doktor, mühendis veya avukat olan bireylerin ise eşi öğretmen olanlara oranla daha fazla narsisistik kişilik özelliği gösterme eğiliminde oldukları bulunmuştur. Ayrıca eşi avukat olan bireylerin narsisistik kişilik özelliği gösterme eğilimlerinin eşi diğer meslek grubundaki herhangi bir mesleğe sahip bireylerden de daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Evli çiftlerEvlilikEvlilik doyumu+4
Gülçin Gürsel Özkan
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe öğretmenlerinin ders kitaplarına bağlılık durumları

Öğretim materyalleri öğrenme-öğretme sürecinin önemli unsurlarından biridir. Özellikle ders kitapları en sık ve yaygın kullanılan öğretim materyali olması nedeniyle ayrı bir önem taşımaktadır. Türkçe eğitiminde de büyük bir yer tutan ders kitaplarına öğretmenlerin bağlılık durumlarının belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle bu çalışmada Türkçe öğretmenlerinin ders kitaplarına bağlılık durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Alanyazının incelenmesi sonucunda Türkçe öğretmenlerinin ders kitaplarına bağlılık durumlarına ilişkin ölçekleme temelli bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle öncelikle Türkçe öğretmenlerinin ders kitaplarına bağlılıklarını belirlemek için bir ölçek geliştirme süreci gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, madde havuzunu oluştururken alanyazından yararlanılmış, uzman görüşü alınmış ve öğretmenlerle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde görev yapan Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Gaziantep ili merkez ilçelerinde (Şahinbey, Şehitkâmil) görev yapan 263 Türkçe öğretmenidir. Ölçek geliştirme sürecinde ilgili alanyazın taranmış, odak grup görüşmesinin verileri ve uzman görüşleri göz önünde bulundurularak madde havuzu oluşturulmuştur. Sonra ön deneme çalışmaları ve pilot uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Sonrasında Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) yapılmış ve ölçekte 4 alt boyut belirlenmiştir. Daha sonra AFA'da ortaya çıkan yapıyı doğrulamak için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. Analiz sonucunda ölçeğin iyi uyuma sahip olduğu ve modelin doğrulandığı belirlenmiştir (RMSEA=,065, GFI=,88, AGFI=,845, CFI=,953, NFI=,913). Böylelikle geçerli ve güvenilir bir ölçek elde edilmiştir. Ortaya çıkan ölçek, 263 Türkçe öğretmenine uygulanmıştır. Türkçe öğretmenlerinin Türkçe ders kitapların bağlılıkları, toplam bağlılık puanının ortalamasına göre belirlenmiş ve bu bağlılıklarıyla cinsiyet, yaş, hizmet yılı, mezun olunan fakülte ve eğitim durumu değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığına bakılmıştır. Araştırmaya katılan 263 Türkçe öğretmeninin ölçekten aldığı toplam puanın ortalaması 62,80'dir. Hesaplamalar sonucunda Türkçe öğretmenlerinin %59,81 oranında Türkçe ders kitaplarına bağlı kaldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin Türkçe ders kitaplarına bağlılıklarıyla yaşları, hizmet yılları ve eğitim durumları arasında anlamlı bir fark bulunmuş; cinsiyet ve mezun olunan fakülte değişkenleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Ders Kitabına Bağlılık, ölçek geliştirme, ders kitabı, öğretmen kılavuz kitabı, öğrenci çalışma kitabı.

Ders kitaplarıDers kitaplarıKitaplar+7
Ahmet Tayfun Öztürk
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerine yönelik geometri kaygı ölçeğinin geliştirilmesi ve geometri kaygısının bazı değişkenlere göre yordanması

Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin geometri kaygılarının yordayıcılarını incelemektir. Bu amaçla ortaokul öğrencilerine yönelik geometri kaygı ölçeği geliştirilmiş ve geliştirilen bu ölçme aracı kullanılarak geometri kaygısının yordayıcıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma Hatay ilinde ortaokul öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. İki aşamada toplanan veriler, biri 225 diğeri 517 öğrenciden oluşan aynı eğitim seviyesindeki iki farklı çalışma grubundan elde edilmiştir. Çalışmanın birinci aşamasında geometri kaygı ölçeğinin güvenirlik-geçerlilik kanıtları sunulmuştur. Çalışmanın ikinci aşamasında; bağımlı değişken geometri kaygısı ve bağımsız değişkenler okula bağlılık, cinsiyet, ebeveyn eğitim durumu, okul öncesi eğitim, akademik başarı olmak üzere çoklu lineer regresyon modeli incelenmiştir. Çalışmanın bulgularına göre cinsiyet, okula bağlılık, genel akademik başarı, sınıf seviyesi ve derse ilgi ortaokul öğrencilerinin geometri kaygılarının anlamlı yordayıcıları olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Geometri kaygı ölçeği, geometri kaygısı, geometri kaygısının yordayıcıları

GeometriGeometri öğrenmeKaygı+5
Hande Nur Akarca
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2013 okul öncesi eğitim programının karakter eğitimi açısından değerlendirilmesi

Okul öncesi dönem çocuğun karakterinin büyük bir kısmının şekillendiği, gelecekte nasıl bir kişi olacağının temellerinin atıldığı kritik bir dönemdir. Bu nedenle de bu dönemde çocuğa verilecek olan karakter eğitimi ve eğitimin niteliği büyük bir önem arz etmektedir. Bu çalışmanın genel amacı, okul öncesi eğitimi karakter eğitimi bağlamında analiz etmektir. Üç aşamalı olarak gerçekleştirilen çalışmada ilk olarak 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı ve 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabı ile 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitabı karakter eğitimi açısından analiz edilmiştir. İkinci aşamada 2013 Okul Öncesi Eğitim Programının analizinden çıkarılan karakteristik özelliklerin gerçekleşme ve önem düzeyine yönelik öğretmen görüşleri belirlenmiştir. Üçüncü aşamada ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla okul öncesi öğretmenlerinin, karakter eğitimine ilişkin görüşlerinin neler olduğu saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel veri yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi, desen olarak da açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim - öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ilçesindeki resmi, bağımsız anaokullarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "2013 Okul Öncesi Eğitim Programı, 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabı, 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitapları", araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında dökümanlar ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Anket formundan elde edilen veriler ise SPSS paket programıyla betimleyici istatistikler belirlenerek analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; 2013 Okul Öncesi Eğitim Programında en fazla dikkatli, yetenekli, yaratıcı ve bağımsız karakter özelliklerine yer verildiği saptanmıştır. Yine 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı ile 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabının ve 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitabının karakter eğitimi açısından uyumlarının olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerine göre, programdan çıkarılan kırk yedi karakteristik özelliğin önem düzeylerinin bir özellik hariç çok önemli olarak görüldüğü; yine bu karakteristik özelliklerin gerçekleşme düzeylerinin ise iki özellik haricinde yüksek gerçekleşme düzeyinde olduğu bulunmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme sorularından elde edilen sonuçlarda, okul öncesi öğretmenlerinin karakter eğitimini sıkça değer eğitimi ile karıştırdıkları; okul öncesi dönem çocuklarına verilmesi gereken karakter özelliklerinin başında saygı, sevgi ve dürüstlük özelliklerinin geldiği; karakter eğitimini etkileyen en önemli faktörün aile ve daha sonra da okulun bulunduğu çevre olduğu tespit edilmiştir. Görüşme sorularından elde edilen bir diğer sonuç ise karakter eğitiminin mevcut okul öncesi eğitim programına ek kazanımlar aracılığıyla eklenmesidir. Öğretmenlerin ise karakter eğitimi hakkında çeşitli hizmetiçi eğitimlerle bilgi sahibi olmalarının sağlanması gerektiği sonucu da bir diğer görüşme verileri sonucu olarak bulunmuştur. Sonuç olarak; okul öncesi dönemde karakter eğitimi uygulamalarının önemi ve neler yapılması gerektiği konusunda araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Okul Öncesi Eğitim Programında Karakter Eğitimi, Okul Öncesi Karakter Eğitimi, Karakter, Karakter Eğitimi.

Eğitim programlarıKarakterKarakter eğitimi+3
Evrim Kocalar
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00