16
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Nurettin Topçu'nun eğitim anlayışı ve sosyal bilgiler ders kitapları
Bu araştırmanın amacı, Türk eğitim sistemine katkıda bulunmuş olan Nurettin Topçu'nun eğitim görüşleri ile sosyal bilgiler ders kitapları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Nurettin Topçu'nun eğitim anlayışını tespit etmek için hem kendi eserleri hem de kendisi hakkında yazılmış tez ve makaleler taranarak veriler elde edilmiştir. Bunun yanında 2014-2015 eğitim-öğretim yılında okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarından da gerekli veriler toplanmıştır. Toplanan veriler öncülüğünde Nurettin Topçu'nun okul, öğretmen, öğrenci ve örgün eğitim hakkındaki fikirleri aktarılmıştır. Daha sonra sosyal bilgiler ders kitaplarında yer alan dört beceri, dört kavram ve dört değer Nurettin Topçu'nun eğitim anlayışı doğrultusunda değerlendirilmiştir.Çalışmada mekânı algılama, gözlem, araştırma ve tarihsel empati becerileri incelenmiştir. Bu incelemeyle Topçu'nun sosyal bilgiler ders kitapları ile benzer amaçlara sahip olduğu görülmekle birlikte onun özgün fikirler ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Aile, millet, din ve milli kültür kavramları hakkında Topçu farklı fikirler ileri sürmüştür. Buna karşın Topçu, sosyal bilgiler ders kitaplarındaki bağımsızlık, hoşgörü, sorumluluk ve estetik değerlerini destekleyici fikirler ileri sürmüştür.Çalışmanın sonunda, Nurettin Topçu'nun savunduğu değer, kavram ve beceriler ile sosyal bilgiler ders kitaplarında geçen değer, kavram ve beceriler arasında farklı düşüncelerden çok benzer düşüncelerin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nurettin Topçu, sosyal bilgiler, ders kitapları.
1998, 2005 ve 2017 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarındaki kazanımlarda yer alan felsefi kavramların eğitim felsefeleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada, 1998, 2005 ve 2017 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarındaki kazanımlarda yer alan felsefi kavramlar eğitim felsefeleri bağlamında incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verilerin sistematik şekilde taranması, toplanması ve incelenmesinde doküman incelemesinden yararlanılmıştır. Araştırmada dokümanların analizi için araştırmacı tarafından geliştirilen Kavram Formu kullanılmıştır. 1998 Sosyal bilgiler dersi öğretim programının tüm sınıf düzeylerindeki hedeflerde tespit edilen felsefi kavramların üniteler bazında dengeli bir dağılım göstermediği ortaya çıkmıştır. 1998 Öğretim programındaki hedeflerde ağırlıklı olarak esasicilik ve daimicilik eğitim felsefeleriyle ilişkili felsefi kavramlar olduğu ortaya çıkmıştır. 2005 Sosyal bilgiler dersi öğretim programında sınıf düzeyi yükseldikçe (4. sınıf: 18, 5. sınıf: 18, 6: sınıf: 26, 7. sınıf: 33 felsefi kavram) kazanımlarda yer alan felsefi kavramların da aynı şekilde arttığı görülmüştür. 2005 Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı 4. sınıf kazanımlarında yer alan felsefi kavramların ağırlıklı olarak esasicilik ve daimicilik,5. ve 6. sınıf kazanımlarında yer alan felsefi kavramların ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık, 7. sınıf kazanımlarında yer alan felsefi kavramların ise ilerlemecilik eğitim felsefesiyle ilişkili olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıf düzeyi yükseldikçe (4. Sınıf 14 felsefi kavram, 5. sınıf 19 felsefi kavram, 6. sınıf 22 felsefi kavram ve 7.sınıf 22 felsefi kavram) kazanımlarda yer alan felsefi kavramların arttığı tespit edilmiştir. 2017 Sosyal bilgiler dersi öğretim programı 4. sınıf kazanımlarında yer alan felsefi kavramların ağırlıklı olarak ilerlemecilik eğitim felsefesi, 5., 6. ve 7. sınıf kazanımlarında tespit edilen felsefi kavramların ağırlıklı olarak ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık eğitim felsefeleriyle ilişkili oldukları ortaya çıkmıştır. 1998, 2005 ve 2017 Sosyal bilgiler dersi öğretim programlarında en sık kullanılan felsefi kavramın "kültür" kavramı olduğu ortaya çıkmıştır. İncelenen üç öğretim programı içerisinde 2005 öğretim programında yer alan kazanımlarda 1998 ve 2017 öğretim programlarına göre daha fazla felsefi kavrama yer verildiği ortaya çıkmıştır.2005 ve 2017 Sosyal bilgiler dersi öğretim programlarındaki kazanımlarda tespit edilen felsefi kavramların öğrenme alanları bazında dengeli bir dağılım göstermediği ortaya çıkmıştır.
Sosyal bilgiler dersinde bilgisayar destekli eğitimin akademik başarıya etkisi
Bu tezin temel amacı, İlköğretim 6. sınıf Sosyal Bilgiler dersi ?Ülkemiz ve Dünya? ünitesinde ?Sosyal Bilgiler Dersinde Bilgisayar Destekli Eğitimin Akademik Başarıya Etkisi'ni? incelemektir.Tezimizdeki çalışma grubunu, Aksaray ili Merkez 125. Yıl İlköğretim Okulunun, 2010-2011 eğitim-öğretim bahar yarıyılındaki 6-A ve 6-B sınıflarının 60 öğrencisi oluşturmaktadır. Aksaray İli Merkez 125. Yıl ilköğretim okulunda; Bilgisayar Teknoloji Sınıfı, akıllı tahta, projeksiyon ve diğer bilgisayar ekipmanlarının olmasından dolayı bu okul tercih edilmiş ve çalışma grubuna katılan öğrencilerin sosyo-ekonomik düzeyleri ve karne notları incelenip grupların denkliği tespit edilmiştir.Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ?ön-test ? son-test? aracılığıyla toplanmıştır. Hazırlanan başarı testi öğrencilere, deney öncesi ve sonrası ?ön-test ? son-test? olarak uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 20.0 (Statistical Packages for the Social Sciences - Sosyal Bilimler için istatistik paketi) programında t-testi ile sınanmış, .000 düzeyinde anlamlılığı test edilmiştir.Öğrencilerin, Sosyal Bilgiler dersinde Bilgisayar Destekli Eğitimle işlenen ünite ile geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen ünite arasındaki farklılıkları ve akademik başarıları tespit edilmiştir. ?Ülkemiz ve Dünya? ünitesi kapsamında yapılan ön-test ? son-test sonucunda, Bilgisayar Destekli Eğitimin öğrenmede kalıcılık sağladığı ve öğrencinin akademik başarısını arttırdığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Eğitim(BDE), Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi?Bilim Kodu: SBE
Bellek geliştirici yöntemlerin sosyal bilgiler öğretmenliği öğretmen adaylarının coğrafya dersine ilişkin tutumlarına etkisi
Bilginin eksiksiz hatırlanabilmesi için, doğru bir biçimde sembolleştirilip kodlanması gerekmektedir. Bellekte tutulması istenen bilgi bellek geliştirici yöntemler ile sembol haline getirilip kodlanır ise uzun süreli bellekte kalma ve uzun süreli bellekten bilgiyi geri getirme çok daha basit olacaktır. Nöral bağlar arasında meydana gelen köprü eksikliği unutmaya neden olmaktadır. Günümüz eğitim sistemi geleneksel öğretim yöntemleri kullanmakta ve bu yüzden bilginin kalıcılığı sağlanamamaktadır. Bununla birlikte bellek geliştirici yöntemlerin kullanılması ile kodlama ve hatırlama süreci kolaylaşmakta, öğrenenlerin ve öğretenlerin de işlerini kolaylaştırmaktadır. Çünkü bellek geliştiriciler; ne tamamen bir öğretim yaklaşımı, ne de bir program geliştirme yaklaşımıdır. Bellek geliştiriciler, ezberlemeye gereksinim duyulan birçok ders için düz anlatım ve ders kitabı gibi ders içeriklerini, farklı bir formatta sunarak hatırlamayı geliştirmek için kullanılan bilişsel stratejilerdir. Bu teknikleri kullanarak istendik davranışlar oluşturulabilir. Bellek geliştiriciler kullanılarak oluşturulan bağlar sayesinde bilgiyi davranışa (BE-HAVE-IOR) dönüştürür ve bilgiyi rahat bir şekilde değiştirip beynimizde yeni şemalar oluşturabiliriz.
Sosyal bilgiler dersinde sanal müze kullanımı ve sosyal bilgiler öğretmeni adaylarının sanal müze kullanımına yönelik tutumları
Bu çalışmada; Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının Sanal müze kullanımına yönelik tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada 21 maddeden oluşan ve araştırmacı tarafından geliştirilen 5'li Likert tipi tutum ölçeği kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2012-2013 eğitim öğretim yılında Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı'nda okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. 1.sınıf, 2. Sınıf, 3. Sınıf ve 4. Sınıftan toplam 197 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Verilerin analizi SPSS 18.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilere dayanarak karşılaştırılacak gruplar belirlenmiş ve karşılaştırmalar bağımsız gruplar için Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri ile yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, öğretmen adayları Sosyal Bilgiler dersinde sanal müze kullanımının faydalı olacağını düşünmektedirler. Bu nedenle üniversitelerde sanal müzelerin önemine dikkat çekilerek, sanal müze uygulamalarına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Müzelerin de bu konuya gereken önemi vererek; hem müzeye gitme imkanı olmayan bireylere müzeleri gezme imkanı sağlamaları, hem de yapılacak olan etkinliklerin, sergilerin duyurularını yaparak daha çok kişinin müzeye gelmesini sağlamaları gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, müze, sanal müze, sosyal bilgiler öğretmen adayları, sergileme
Cumhuriyet Döneminde köylerin kültürel ve ekonomik dönüşümünü gerçekleştirme adımı olarak 1930'lu yıllarda "Köy Eğitmen Kursları"
Türkiye'de Cumhuriyet dönemi eğitim-öğretim seferberliğinin önemli bir ayağı Köy Eğitmen Kurslarıdır. Okuma-yazma oranının yükseltilmesi ve eğitim-öğretim seferberliğinde kır-kent dengesinin sağlanabilmesi adına açılmış olan bu kurslar, 1930'lu yıllarda Türkiye'nin kalkınma noktasında köy ve köylü üzerinde etkili olan bir yapıdır. Aynı zamanda Köy Eğitmen Kursları, Köy Enstitülerine de zemin hazırlayan temel birimdir. Bu bakımlardan araştırılmaya değer bir konudur. Bu araştırma ile Cumhuriyet Dönemindeki eğitim boşluğunu dolduran Köy Eğitmen Kurslarının açılışı, yapısı ve işleyişinin köy okullarındaki başarı ve istikrarın sağlanmasına ayrıca o yıllarda nüfusun % 80'ini oluşturan köylüye ve köy kalkınmasına katkısı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler:Cumhuriyet, Eğitmen, Köy, Eğitim.
2017 Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı ve ders kitaplarında çocuk hakları ve çocuk güvenliği konularına yer verilme durumunun incelenmesi
Bu araştırma, çocuk hakları ve çocuk güvenliği konularına 2017 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve bu öğretim programlarına uygun olarak hazırlanmış olan Sosyal Bilgiler ders kitaplarında yer verilme durumunu ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma nitel bir araştırma olup doküman incelemesi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada temel materyaller olarak 2017 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ile 4., 5., 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarından yararlanılmıştır. Araştırma çerçevesinde 2017 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı dersin özel amaçları, öğrenme alanları ve içerdiği kazanımlar boyutuyla; ders kitapları ise metinler, görseller, etkinlikler ve ünite hazırlık ve değerlendirme soruları boyutlarıyla analiz edilerek elde edile bulgular araştırmanın alt problemleri doğrultusunda oluşturulan başlıklar altında organize edilerek sunulmuştur. Araştırma sonucunda Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve Sosyal Bilgiler ders kitaplarında çocuk hakları ve çocuk güvenliği konularına yeterli düzeyde yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle çocuk güvenliği konusuna ders kitaplarında daha az yer verilmiştir. Gerek öğretim programında amaç, öğrenme alanı ve kazanımlar boyutunda ve gerekse ders kitaplarında çocuk hakları ve çocuk güvenliği ile ilgili konulara daha fazla yer verilmesi gerektiği çıkarımına varılmıştır.
17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin Gölyaka (Düzce) ilçesine bağlı ilköğretim okulları öğrencileri tarafından algılanışı
Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) boyunca, tarihi çağlardan günümüze kadar büyük ölçüde can ve mal kaybına neden olan, birçok deprem meydana gelmiştir. Bu depremler, yoğun yapılaşma gösteren şehir merkezlerini ciddi şekilde etkilediği gibi, kırsal kesimde de, birçok yerleşmede tahribat yapmıştır. Ülkemizde, son büyük depremlerden biri, 17 Ağustos 1999 tarihinde saat 3.02'de İzmit merkezli olarak gerçekleşmiş, diğeri ise, 12 Kasım 1999 tarihinde, yine İzmit merkezli olmak üzere, saat 18.58'de meydana gelmiştir. Bu felaketlerde İzmit, Adapazarı, Yalova, Bolu, Düzce şehirlerinin merkez ve ilçelerinde olmak üzere, resmi verilere göre 18000 den fazla yurttaşımız ölmüş, binlercesi yaralanmış ve ağır hasarların oluşmasına neden olmuştur. Araştırma sahası olarak seçtiğimiz Düzce ilinin Gölyaka ilçesi söz konusu depremlerden en fazla etkilenen sahalardan biri olmuştur. Bu depremlerde 106 vatandaş hayatını kaybetmiş, 400 vatandaş yaralanmış, İlçedeki binaların %70'i yıkılmış veya hasar görmüştür. Köylerden en fazla zararı Değirmentepe, Hacı Süleymanbey Köyü ve Hamamüstü Köyünün Cevizlik mahallesi görmüştür. Bu araştırmada, önce Gölyaka ve çevresini etkileyen depremlerin kinematiği (özellikleri) incelenecek ve daha sonra, depremde hasar gören bazı ilköğretim okullarının öğrencilerine anketler uygulanıp içerik analizi yöntemi ile depreme karşı algı ve bilgi öğrencilere aktarılıyor mu sorularına cevap aranmaya çalışılacaktır.Araştırma; giriş, kuramsal açıklamalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler olmak üzere sekiz bölümden oluşmaktadır.Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışmagrubunu ?amaçlı örnekleme? yöntemiyle; Düzce-Gölyaka ilçesinde bulunan iki köy ve üç ilçe okulu seçilmiştir bu seçimin nedeni söz konusu okullara ulaşımın kolay olmasıdır. Anket çalışmasında bu okulların altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarında okuyan öğrenciler temel alınmıştır.Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen Bireysel Bilgi Formu ve öğrenciye yönelik hazırlanan 15 maddelik ?Deprem ve Deprem Bilinci? adlı anket ve yine araştırmacı tarafından hazırlanmış ?Görüşme Formu? kullanılmıştır. Bireysel Bilgi Formu ile ilgili verilerin analizinde; frekans dağılımı, yüzde dağılımı adı altında çözümlemeler yapılmış. görüşme sonucu ve anketler sonucu elde edilen yazılı verilerin içerik analizi yapılmış ayrıca nitel verilerin, yüzde hesaplamaları ve sözcük sıklık hesaplamaları yapılarak verilerin sayısallaştırılmasına da çalışılmıştırAnahtar Kelimeler: Kuzey Anadolu Fay Hattı, deprem, depremin yıkıcı etkisi, ilköğretim öğrencilerin deprem algısı.
Sosyal bilgiler dersinde sosyobilimsel konuların dijital öykülerle öğretimi hakkında öğrenci görüşleri
Amaç: Bu araştırmada sosyal bilgiler dersinde sosyobilimsel konuların dijital öykülerle öğretimi hakkında öğrenci görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı'nda Elâzığ'daki bir devlet okulunda eğitim gören 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 7 kız ve 15 erkek öğrenciden oluşan çalışma grubundaki öğrenciler kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmada öğrenciler için sosyobilimsel konularda dijital öyküler oluşturulmuş ve öğrencilerle paylaşılmıştır. Araştırmada veri toplamak ve öğrencilerin görüşlerini almak için odak grup görüşmesi yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmada öğrencilerin büyük çoğunluğunun dijital öykülerin kullanımına olumlu yaklaştıkları saptanmıştır. Öğrencilerin büyük bir kısmının dijital öykülerin ders katılımını artırdığı, herhangi bir zorluk yaşamadıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin dijital öykülerin tüm dersler ve tüm sosyal bilgiler konularında kullanılabileceğini söyledikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin dijital öykülerin sadece okulda değil farklı yerlerde ve alanlarda da kullanılabileceğini ifade ettikleri belirlenmiştir. Sonuç: Öğrencilerin dijital öykülerin konuların daha iyi anlaşılmasına katkı sağladığı, ders katılımını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerde ilgi ve dikkat çekici bulunduğu, tüm dersler ve konularda kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Dijital öyküleri öğrencilerin kendilerinin oluşturmasının daha etkili olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, sosyal bilgiler öğretimi, sosyobilimsel konular, dijital öyküler.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders aşamalarında kullandıkları geri bildirimlerin incelenmesi
Bu çalışmada, ortaokul sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders aşamalarında etkili geri bildirim türlerini kullanma durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma nitel araştırmaya ait yöntem türlerinden durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. 2023-2024 eğitim- öğretim yılının birinci ve ikinci dönemlerinde katılımcıların ders süreçleri takip edilmiştir. Bingöl şehir merkezinde bulunan devlete ait okullarda görev yapan sekiz sosyal bilgiler öğretmenleriyle bu çalışma yürütülmüştür. Katılımcılardan üçü uzman olmayan öğretmen, üçü uzman öğretmen, ikisi ise başöğretmen kariyer basamaklarında yer alan öğretmenlerden oluşturulmuştur. Köğçe (2012)'nin Türkçeye çevirdiği Tunstall ve Gipps (1996)'e ait gözlem formu, ders süreçlerinin ses kayıtlarının alındığı ders gözlemleri ve yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilen bulgular araştırmanın veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmada sekiz sosyal bilgiler öğretmeninin toplamda 64 ders saatinin ses kayıtlarının alınması ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile sekiz öğretmenle yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular veri seti olarak oluşturulmuştur. Katılımcıların her birinin sekiz ders saati ses kayıtları incelenmiş ve yarı yapılandırılmış görüşme formuyla katılımcılara sorulan dokuz soru betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders süreçlerinde kullandıkları geri bildirim kavramını olumlu bir şekilde anlamlandırdıkları, öğretmenlerin bazılarının geri bildirimin işlevine odaklandıkları ve geri bildirimi öğrenciye verilen dönüt, eğitim sürecinin en önemli hususu, öğrenciyi tanıma, dikkat çekme, öğrenme sürecini iyileştirmede, motivasyon artırmada kullanılan, etkili öğrenme sağlayan, öğretmen öğrenci etkileşimini sağlayan ve eksik öğrenmelerin tespitinde kullanılan bir araç olarak değerlendirmişlerdir. Katılımcıların ders süreçlerinde V kullandıkları geri bildirim türleri incelendiğinde genel anlamda değerlendirici ve betimleyici türde geri bildirimleri ders süreçlerinde belli bir seviyede kullandıkları görülmüştür. Katılımcıların sıklıkla başvurduğu geri bildirim türünün değerlendirici geri bildirim türleri içerisinde yer alan pozitif geri bildirim ve betimleyici geri bildirim içerisinde yer alan gelişmeyle ilgili geri bildirimler olduğu görülmektedir. Katılımcıların değerlendirici geri bildirim türlerinden onaylama türünü en fazla kullanırken, cezalandırma türünü hiç kullanmadığı görülmektedir. Katılımcıların betimleyici geri bildirim türlerinden en fazla kullandıkları türün gelişmeyi belirtme ve gelişme yolunu oluşturma olduğu görülmüştür. Katılımcılarla yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular bağlamında geri bildirim konusunda mesleki iş birliğinin önemi üzerinde durulmuş ve üniversite eğitiminde geri bildirim konusunda eğitimlerin yetersizliğinden bahsedilmiştir. Öğretmenlerin geri bildirimi genel anlamda öğrenmeyi değerlendirme, motivasyonu artırma, ders hazırlığı ve öncesi ölçüm ve öğrenci gelişimini desteklemek ve öğrenciye kendisini geliştirmesi adına önemli bir araç olarak gören görüşler ön plana çıkmıştır. Geri bildirimin öğrenci üzerindeki etkileri noktasında, olumlu yaklaşım ve motivasyon, eksiklikleri fark etme ve düzeltme ve iletişimi güçlendirme yönlerine vurgu yapılmıştır. Kariyer basamakları içerisinde yer alan öğretmenlerin ders süreçlerinde geri bildirim kullanma durumları bulundukları kariyer basamağı bağlamında anlamlı bir farklılık gösterdiği söylenemez ancak mesleki deneyim artıkça geri bildirim verme durumunun daha derinlemesine verildiği söylenebilir. Bu becerilerin geliştirilmesi ve etkili bir şekilde kullanılması, öğretmenlerin profesyonel gelişimlerine ve kariyerlerinde ilerlemelerine katkıda bulunacaktır.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin "Afet Bilinci" dersi ile ilgili görüşleri
Bu araştırmanın "Afet Bilinci" dersi ile ilgili sosyal bilgiler öğretmenlerinin hem donanımlarından hem de tecrübelerinden faydalanarak dersin öğrencilere nasıl daha verimli olunabilirliği üzerine görüşlerini almak amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenemolojik) araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarından seçmeli "Afet Bilinci" dersinin seçilip eğitiminin verildiği okullar da görev yapan 9 sosyal bilgiler öğretmeninden örneklemim oluşmaktadır. Evren, Türkiye'de bu dersi veren sosyal bilgiler öğretmenleri iken örneklemim kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Fenomenoloji deseninde araştırmaya katılan tecrübelerinden faydalanmak önemli olduğu için öğretmenlerin afet bilinci dersin 6 ay ders süreci geçirdikten sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmada öğretmelerin tamamına yakını sosyal bilgiler dersinin kazanımlarının afet eğitimi açısından yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Afet bilinci dersinin afetler karşısında alınacak tedbirlere yönelik olumlu etkilerini vurgulamışlardır. Afet bilinci ders programının özel amaçlarının afet farkındalığı oluşturmak için olumlu görüldüğü saptanmıştır. Başta ders kitabı olmak üzere bu ders için materyal kullanmanın önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Bu dersi verecek olan sosyal bilgiler öğretmenlerinin lisans programlarındaki afet eğitimlerinin ve hizmet içi eğitimlerinin artırılmasına yönelik ifadelerde bulunmuşlardır. Sonuç: Bu araştırmanın sonucuna göre araştırmaya katılan öğretmenler Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programının afet eğitimi kazanımları bakımından yetersiz görmüş ve afet bilincinin öğrencilerde oluşması için daha fazla kazanımın eklenmesi ve bunun da farklı sınıf seviyelerinde sarmal bir şekilde verilmesini ifade etmiştir. Öğretmenlerin görüşlerine göre afetlerin çok yaşandığı bir ülke olmamız sebebiyle bu dersin gerekliliğini ve önemini olumlu gördükleri söylenebilir. Yine katılımcıların görüşlerinden bu derste kullanılacak materyaller, yöntem, teknikler hakkında gerekli sonuçlara ulaşılırken bu ders verecek olan öğretmenlerde olması gereken yetkinlikler ile ilgili gerekli sonuçlara ulaşılmıştır. Bu ders sayesinde afete karşı afet sırasında gerekli olan becerileri kazanmış, afete karşı dirençli ve bilinçli bireyler meydana gelen toplumun oluşacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, sosyal bilgiler öğretimi, afet, afet eğitimi, afet bilinci
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ekolojik okuryazarlık düzeylerinin ve algılarının belirlenmesi
Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ekolojik okuryazarlık algılarının, düzeylerinin ve bu düzeye etki eden değişkenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamındaki nicel ve nitel veriler katılımcılardan eş zamanlı olarak elde edildiği için araştırma karma yöntemlerden zenginleştirilmiş desen ile tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, uygun örnekleme metodu ile belirlenmiştir. Bu bağlamda araştırmada kullanılan nicel ve nitel veriler Türkiye'deki üç devlet üniversitesindeki sosyal bilgiler öğretmenliği ana bilim dalında öğrenim gören tüm sınıf düzeyindeki araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen öğrencilerden elde edilmiştir. Araştırmada 207 katılımcıdan elde edilen nicel veriler ve 101 katılımcıdan elde edilen nitel veriler yer almaktadır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen demografik bilgi formu ile Koçoğlu, Gürbüz, Tösten, Demir ve Tekdal (2023) tarafından geliştirilen "Ekolojik Okuryazarlık Ölçeği" aracılığıyla nitel veriler ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen metafor formu aracılığıyla elde edilmiştir. Veriler elde edildikten sonra analizlerin gerçekleştirilebilmesi için Google Form sistemindeki veriler SPSS ve Excel programlarına aktarılmıştır. Yapılan analizler sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının ekolojik okuryazarlık ölçeğinin tamamından ve alt boyutlarından aldıkları puanların yüksek düzeye yakın olduğu belirlenmiştir. Hipotez testleri sonucunda ise kadın öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre, çevre eğitimi alan öğretmen adaylarının da çevre eğitimi almayan öğretmen adaylarına göre ekolojik okuryazarlıklarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sınıf düzeyi bakımından ele alınan hipotez testine göre ise üst sınıflarda öğrenim gören öğretmen adaylarının ekolojik okur yazarlık düzeylerinin alt sınıflarda öğrenim gören öğretmen adaylarına göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir hipotez testine göre ise yaşamının çoğunu büyükşehirde geçiren öğretmen adaylarının ekolojik okuryazarlık düzeylerinin şehir, ilçe ve köyde geçiren öğretmen adaylarına göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Metafor formundan elde edilen nitel verilere yapılan içerik analizi bağlamında sosyal bilgiler öğretmen adaylarından 83 adet metafor elde dilmiştir. Bu metaforlar arasından en sık rastlanan metaforlar "bilinçli insan/tüketici olma", "çark", "merhamet", "nefes alma", "öğretmen", "sağlık", "saygı", "sevgi", "sorumluluk" ve "toprak"tır. Literatür incelendiğinde araştırmadan elde edilen bulguların paralelinde sonuçlar gösteren birçok araştırmaya rastlanılmıştır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda ekolojik okuryazarlık kavramının dünya genelinde önem taşıyan bir kavram olduğu göz önüne alındığında yalnızca sosyal bilgiler öğretmenlerinin değil diğer öğretmen adayları ile de ekolojik okuryazarlık kavramı çerçevesinde araştırmaların yapılması önerilebilir. Ayrıca bu çalışmada yer alan değişkenlerden farklı olarak başka değişken setleri ve ölçeklerle de ekolojik okuryazarlık kavramı ve bu kavramla ilişkili diğer kavramlara yönelik çalışmaların yapılması gerektiği söylenebilir.
Hafif düzeyde zihinsel engelli öğrenciler için "Sosyal hayat modülü" kapsamında geliştirilen materyallerin etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, hafif zihinsel engelli öğrencilere sosyal hayat modülü içerisinde yer alan bazı kazanımların öğretiminde kullanılması için geliştirilen materyallerin öğrencilerin başarısına etkisi incelemek ve öğrencilerin uygulama sürecine ve materyallere yönelik görüşlerini belirlemektir. Çalışma Rize'de bulunan bir rehabilitasyon merkezinde öğrenim gören 8 hafif zihinsel engelli öğrenciyle yürütülmüştür. Çalışma tek gruplu yarı deneysel desende, nitel yaklaşım kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçları, RAM tarafından kullanılan performans kayıt formu ve hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarıdır. Geliştirilen materyallerle yapılan uygulama sürecinin öncesinde ve sonrasında ulaşılan verilere göre materyallerin öğrencilerin akademik başarılarını olumlu etkilediği, öğrenciler ile yapılan görüşmelerde öğrencilerin materyallerle ilgili görüşlerinin olumlu yönde olduğu, dikkat ve ilgilerini arttırdığı verisine ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre özel öğretim öğretmenlerinin derslerinde materyallere yer vermesinin, öğrencilerin akademik başarılarına ve motivasyonlarına olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Ordu-Giresun Havalimanı (Mekan seçimi ve muhtemel etkileri)
Sunduğu avantajlar nedeniyle dünya genelinde havayolunu kullanan insan sayısı ve uçakların iniş yaptığı havalimanları sayısı her geçen gün artmaktadır. Dünyadaki gelişmeyi yakından takip etme bağlamında, ülkemizde de son yıllarda havacılığı iyileştirme fikri ön plana çıkmıştır. Bu kapsamda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından "Bölgesel Havacılığı Geliştirme" anlayışı benimsenmiş ve ülke çapında birçok yeni havalimanı inşa edilmeye başlanmıştır. Ordu ve Giresun ile yakın çevresine hizmet etmesi amacıyla inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı da bunlardan biridir. Söz konusu yapı denizden kazanılmış arazi üzerine yapılması açısından dikkate değer bir durumdadır. Bu yönüyle havalimanı Avrupa'nın ve Türkiye'nin deniz dolgusu üzerine yapılan ilk havalimanı olma özelliğine de sahiptir. Bilindiği gibi Ordu ve Giresun engebeli ve dağlık topografyası nedeniyle karayolu hariç tutulursa diğer ulaşım sistemlerinin pek gelişmediği bir sahadır. Bölgedeki karayolu ağı da son yıllardaki gelişmelere rağmen istenilen düzeyde değildir. Çalışmamızın amacı; Ordu-Giresun Havalimanı'nın mekan seçimini sorgulamak ve havalimanı faaliyete geçtiğinde hinterlandında yapacağı muhtemel etkilere öngörüde bulunmaktır. Bu kapsamda havalimanının mekan seçimi bölgenin coğrafi özellikleri hesaba katılarak nesnel verilerle tartışılmış, havalimanı faaliyete geçtiğinde çevresine yapacağı katkılar ve mekan seçiminden dolayı beraberinde getirdiği muhtemel riskler bölgenin doğal ve beşeri özellikleri ile karşılaştırılarak ele alınmıştır. Araştırmamızda havalimanına ev sahipliği yapan Gülyalı ve yakın çevresinin coğrafi özellikleri gezi-gözlem metoduyla incelenmiş, havalimanının muhtemel etkileri yöredeki kamu ve sivil toplum kuruluşları yetkililerinin fikrinin alındığı görüşmelerle desteklenmiştir. Çalışmamızın sınırlarını havalimanının hedef kitlesi olan Ordu ve Giresun il sınırları oluşturmaktadır. Ordu Giresun Havalimanı faaliyete geçtiğinde çevresine, başta ulaşım kolaylığı olmak üzere birçok olumlu etkide bulunacaktır. Nitekim bölgenin doğal zenginlikleri ve coğrafyası önemli turizm potansiyeline sahiptir. Bu nedenle havalimanının faaliyete geçmesi bölgenin ekonomik kalkınması için büyük önem taşımaktadır. Diğer yandan havalimanının denizden kazanılmış arazi üzerine yapılması havalimanının konum ve uçuş güvenliği açısından bir takım riskleri de beraberinde getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Hava ulaşımı, Gülyalı, Ordu-Giresun Havalimanı, Mekan Seçimi, Muhtemel Etkileri, Konum Özellikleri
Yaşamı boyunca Sabri Özcan San'ın eğitim, kültür ve siyasi faaliyetleri
Sabri Özcan San, 1912 yılında Gümüşhane'de doğmuştur. Rusların I. Dünya Savaşı esnasında 19 Temmuz 1916'da Gümüşhane'yi işgali, kendisinin çocukluk günlerini etkileyen en önemli gelişmelerden birisi olmuştur. Rusların geri çekilmesiyle 1919 yılında eğitim ve öğrenim hayatına başlayan Sabri Özcan San, ilk ve ortaokulu Gümüşhane'de tamamlamış, ardından Trabzon Muallim Mektebi'nden mezun olmasıyla birlikte Gümüşhane'de öğretmenlik mesleğine başlamıştır. 1937 yılında Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü'nde bi yıllık öğrenim görmesiyle birlikte tekrar Gümüşhane'ye gelerek, milletvekili seçildiği 1954 yılına kadar mesleki hayatını icra etmeye devam etmiştir. Sabri Özcan San'ın siyasi faaliyetlerine başlaması 1946 yılında Gümüşhane'den bağımsız milletvekili adayı olarak seçimlere katılmasıyla olmuştur. Kendisi her ne kadar bu seçimlerde başarılı olamasa da 1954 yılında Demokrat Parti'den, 1965 yılında ise Adalet Partisi'nden Gümüşhane milletvekili olarak seçilmiştir. Mesleki ve siyasi çalışmalarının yanı sıra çeşitli kurumlarda ve derneklerde üyelikleride bulunan Sabri Özcan San, milletvekilliği görevinin ardından kaleme aldığı eserleri ile ön planda olmuştur. Emeklilik günlerini Ankara'da yazarlık yaparak geçirmekte olan Sabri Özcan San, 5 Şubat 1997'de vefat etmiş, cenazesi Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedilmiştir.
Dijital kütüphanelerin eğitim ortamında içselleştirilmesi ve etkinleştirilmesi: Europeana ve EBA örneği
Bu çalışmada modern dijital öğrenme ortamlarının öğrenmeyi öğrenme ihtiyacı duyan öğretmenlere ve öğrencilere yönelik dijital kavramını çeşitli olgularıyla ele alarak e-öğrenme gibi farklı öğrenme stillerine yönelik karşılaştırmalı bir değerlendirme örneği sunulmaktadır. Çalışmada yarı deneysel desenlerden ön test/son test eşitlenmemiş kontrol gruplu araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ardahan ili merkezinde yer alan iki resmi ortaokulun 7. sınıfta öğrenim gören (deney:18/kontrol:16) olmak üzere toplam 34 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada "e-Öğrenme Sürecine İlişkin Hazır Bulunuşluluk ve Beklenti Ölçeği" ve "e-Öğrenme Sürecine İlişkin Memnuniyet Ölçeği" deney ve kontrol grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilere akademik başarı sınavı uygulanmış 2. dönem 2. yazılı notları öğrenci bilgi sisteminden alınarak akademik başarıları belirlenmiştir. Çalışma sonucunda araştırmadan elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 26.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgular kısmında her iki okulun hazır bulunuşluluk seviyeleri yüksek çıkmış memnuniyet ve akademik başarı açısından deneysel grupta istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır.