
7
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Saygun'un müziğinde modalitenin yeri ve önemine bir bakış: 1. ve 4. senfonilerinin modal açıdan incelenmesi
Bu çalışmanın ana amacı, Adnan Saygun'un (1907-1991) modal anlayışını 1. ve 4. senfonileri kapsamında incelemektir. Saygun'un farklı yaratıcılık dönemlerine ait iki eserin seçilmesinin nedeni, biçem bakımından birbirlerinden ayrılan bu iki eserin modları nasıl ve ne derece barındırıp ele aldığını sorgulamak, iki eser arasında modal bakımdan farklılıklar veya benzerlikler bulunup bulunmadığını saptayarak bestecinin mod anlayışının kendi müzik dilindeki yerini iki eserli bir örneklem üzerinden sunmaya çalışmaktır. Saygun'un mod anlayışının kapsamlı biçimde anlaşılabilmesi için, 1. bölümde mod kavramı tanımlanmaya çalışılmış ve kavramın müzikbilim tarihinde anlam bakımından uğradığı değişiklikler ele alınmıştır. Ardından, Antik Yunan ve batıdaki mod kuramları ayrıntılı biçimde incelenmiş ve ikisi arasındaki ilişki gerekçeleriyle sunulmuştur. 2. bölümde, yaptığı yayınlar üzerinden Saygun'un mod anlayışı irdelenmiş ve anlayışının kökenine ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur. 3. ve son bölümde ise, ilk iki bölümde elde edilen bilgilerden yola çıkarak Saygun'un 1. ve 4. senfonileri modal açıdan incelenmiş ve hangi modların nasıl ve hangi bağlamda kullanıldığı örnekleriyle açıklanmıştır. Bir besteci olarak Saygun'un müzik biçeminin dayandığı kökleri ayrıntılarıyla inceleyen çalışmaların sayısı son derece kısıtlıdır. Bu çalışma, anılan eksikliği sınırlı bir alan içerisinde giderme amacıyla yapılmıştır. Saygun'un müzik biçeminin ana belirleyici unsurlarından biri olan mod olgusuna bestecinin yaklaşımının ve anılan eserlerinde bu olguyu ele alış biçiminin anlaşılmasının, kendi özgün dilinin çözümlenmesine önemli bir katkı sunacağı düşünülmektedir.
Türk Beşleri'nin müziklerinden kesitlerle solfej dağarcığı
Bu çalışmada, Türkiye'de konservatuvar ve müzik okullarında eğitim alan öğrencileri Türk Beşleri'nin müzikleriyle tanıştırabilme fikrinden hareket edilerek, öğrencilerin hemen hepsinin almakta olduğu solfej dersinin bu düşünceyi hayata geçirebilme adına uygun ortam sağlayabileceği düşünülmüş ve Türk Beşleri'nin yapıtlarından oluşturulmuş 20 parça içeren piyano eşlikli solfej dağarcığı hazırlanmıştır. Bu çalışmada 2.Bölüm'de Türk Beşleri'nden seçilen yapıtlara solfej dağarcığı açısından yaklaşım yöntemi ve 3.Bölüm'de seçilen eserlerin solfej parçası biçimine getirilme süreçleri anlatılmış, 4.Bölüm'de ise hazırlanan 20 solfej parçasının notaları piyano eşliğiyle birlikte sunulmuştur. Hazırlanan solfej parçaları piyano eşliğiyle birlikte 5 öğrenciyle okunarak ses kayıtları yapılmış ve bu kayıtlar yapıtların orijinallerini içeren Cd ile birlikte bu çalışmaya ek olarak sunulmuştur.
Ulvi Cemal Erkin'in "Köçekçe" isimli orkestra için dans rapsodisi'nin müzikal analizi ve orkestra şefliği teknikleri açısından incelenmesi
Bu çalışma Sayın Ulvi Cemal Erkin'in 1943 senesinde yazdığı ve Vedat Nedim Tör'e ithaf ettiği "Köçekçe" Dans Rapsodisi'nin, müzikal analiz ve orkestra şefliği tekniklerinin incelendiği bir çalışma niteliğindedir. Çalışma genel olarak Ulvi Cemal Erkin'in hayatı, sanatçı kişiliği ve Çağdaş Türk Müziğine olan katkıları ile Türk Müziği'nde "Köçekçe" kavramı, eserin müzikal yapısı ve orkestra şefliği teknikleri başlıkları altında incelenmiştir. Müzikal yapının değerlendirilmesinde eserin form yapısı ve orkestrasyonu detaylı bir şekilde incelenmiştir. Form incelemesinde detaylandırılan konular eserin içesinde kullanılan tematik materyallerdir. Orkestrasyon incelemesinde ise eserin kullanılan ezgisel, eşlik ve ara parti planlamaları detaylandırılmıştır. Orkestra şefliği tekniklerinin incelenmesi eserin form analizinde ortaya çıkarılan bölmeler halinde başlıklandırılmıştır. Kullanılan aksak ve basit ölçülerin vuruş şekilleri şemalar halinde, müzik içerisinde kullanılan her türlü yorumlama detayları ile birlikte partisyonda işaretlenerek tablolar halinde belirtilmiştir.
Paul Patterson'un op. 1 Rebecca adlı eserinin bestecilik teknikleri açısından incelemesi
İngiliz besteci Paul Patterson 20. yüzyılda doğmuş besteciler arasında mizahi ve eğitimci kişiliği ile öne çıkmaktadır. Patterson'ın, Hillarie Belloc'un Rebecca adlı masalı üzerine bestelediği Op.1 sayılı eseri bunun kanıtıdır. Besteci programlı müzik niteliği taşıyan Rebecca'da kullandığı aleatorik yazı tekniği ile öğrenci icracılara ve modern müziğe yakın olmayan dinleyicilere döneminin güncel müzik akımlarını tanıtmayı amaçlamıştır. Ayrıca eserde kullandığı masal da benzer şekilde öğreticidir. Bu sanat eseri çalışması raporunda, Patterson'un aleatorik yazı tekniği ile bestelediği Op.1 Rebecca adlı eserinde kullandığı bestecilik teknikleri incelenmiştir.
Aksak tartımlar üzerine solfej metodu önerisi
Bir öğrencinin profesyonel olarak müzik hayatına atılırken alacağı ilk derslerden biri kuşkusuz solfej eğitimidir. Ülkemiz konservatuvarlarında ve müzik okullarında uygulanan solfej eğitiminin içeriğine bakıldığında ise kendi kültürümüzü temsil eden birçok unsurun yer almadığı ya da üzerine düşülmediği gözlemlenmektedir. Bu unsurların başında, ritmik özelliğimizi temsil eden aksak tartımların yokluğu gelmektedir. Aksak tartımlar üzerine bir solfej metodu oluşturulması düşüncesi, bu çalışmanın ilk hedefini oluşturmaktadır. Çalışmanın odak noktası olan diğer düşünce ise, öğrencilere Çağdaş Türk Müziği Literatürümüzü tanıtmak, bunu erken yaşta sevdirmektir. Yine verilen solfej eğitimine bakıldığında, bu konuda hiçbir yaptırım yapılmadığı; öğrencilerin neredeyse mezun olana dek Türk bestecileri ile karşılaşmayabildiği durumlar olduğu değerlendirilmiştir. Solfej eğitimi ile Türk bestecilerinin eserlerini buluşturmanın, öğrencide kulak aşinalığı kazandırabileceği; sevmesine imkan tanıyacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın ana hedefi, bu iki düşünceyi bir araya getirmek ve bu yolda bir solfej dağarcığı oluşturmaktır. Bu çalışma, oluşturulmak istenen bu solfej dağarcığının başlangıcı niteliğindedir.
Adnan Saygun'un Orkestra İçin Süit başlıklı eserinin 3. bölümünün tempo sorunu bağlamında şeflik teknikleri bakımından incelenmesi
Bu çalışmanın ana amacı, bırakmış olduğu yapıtlarla Türkiye'nin müzik tarihinde önemli ve seçkin bir yer edinmiş olan ve besteciliğine koşut olarak yürüttüğü budun müzikbilimsel çalışma ve araştırmalarla yaratıcılığını halk müziği ve kültürü kaynağı ile besleyen Adnan Saygun'un Orkestra için Süit, op. 14 başlıklı eserinin Horon başlığını taşıyan son bölümünü, partisyon ile yapıtın eldeki kayıtları arasında bulunan büyük hız farkı nedeniyle tempo sorunu bağlamında inceleyerek, bu anılan farkın şeflik tekniği bakımından giderilmesine yol açabilecek yöntemlerin bulunup bulunamayacağını irdelemek, bulunabileceği düşünülüyorsa bunların ne olduğunu saptamaktır. Çalışma üç bölüme ayrılmıştır: Birinci bölümde Saygun'un halk müziği ile yakın ilişkisine değinilmiş ve bu kapsamda bir budun müzikbilimci olarak yaptığı derleme çalışmaları üzerine genel bilgiler verilerek bu çalışmanın odağında bulunan yapıtla ilişkisi bakımından önemi olan 1937 yılındaki Doğu Karadeniz bölgesini kapsayan derleme gezisi ve bunun ardından yaptığı iki yayın mercek altına alınmıştır. İkinci bölümde Orkestra için Süit, op.14 başlıklı esere ilişkin genel bilgiler verilmiş, eserin ilk iki bölümünün, taşıdıkları başlıklardan yola çıkarak, halk müziği ile olan ilişkileri ele alınmış ve sorgulanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise eserin son bölümünün müziksel kökeni araştırılarak horon oyununun geleneği ile yakın bağları bulunan partisyon ile kayıtlar arasındaki hızdan kaynaklanan uyuşmazlığın teknik nedenleri saptanmaya çalışılmış, bu uyuşmazlığın giderilmesi için şeflik tekniği bakımından gereksinim duyulan yöntemler ve çalışma biçimlerine ilişkin öneriler getirilmiş, bununla birlikte eserin, bestecinin belirlediği hızda seslendirilmesi konusunda yapılmış bulunan eleştirilere de değinilmiştir.
Ludwig Van Beethoven'ın Op. 72 Fidelio Uvertürü'nün yapısal analizi ve orkestra şefliği teknikleri açısından incelenmesi
Bu çalışma, Ludwig Van Beethoven'ın hayatı, müzikal karakteri ve bestelemiş olduğu Op. 72 Fidelio Uvertürü'nün yapısal ve müzikal analizi ile orkestra şefliği teknikleri açısından incelenmesine ilişkin bölümlerden oluşmaktadır. Başlangıçta Ludwig van Beethoven'ın yaşamı ve müzikal karakteri üzerinde durulmuş, eserin formu olan uvertür hakkında bilgiler verilmiş, Op. 72 Fidelio Uvertürü'nün müzik dünyasındaki yeri irdelenmiştir. Daha sonra Op. 72 Fidelio Uvertürü'ne ilişkin notlar, partitürler, işitsel ve görsel kayıtlar incelenerek, eserin yapısal analizi yapılmış, çeşitli orkestra şeflerinin eser üzerindeki teknikleri incelenmiş, eserin nitelikli olarak yorumlanması ve yönetilmesi için teknik önermelerde bulunulmuştur.