
1,009
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sosyal bilgiler öğretim programı bağlamında TRT belgesellerinin incelenmesi ve infografiklerle gösterilmesi
Bu araştırmanın amacı 4. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan öğrenme alanları, kazanımlar, beceriler ve değerler açısından TRT belgesellerinin incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseniyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri TRT belgesellerinin dokuz farklı kategorisinden 2019-2022 yıllarını kapsayan ve en çok izlenilen 492 bölümünden olacak şekilde ölçüt alınarak seçilen 135 bölümle elde edilmiştir. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. TRT Belgeselleri bu araştırmada doküman olarak ele alınmıştır. Araştırmada amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler hem tablolarla verilmiş hem de infografik tasarlanarak gösterilmiştir. Araştırma sonucunda infografiklerle gösterilen TRT belgesellerinin Sosyal Bilgiler dersi öğretimine yardımcı olacak, derslerin verimliliğini arttıracak eğitsel bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programındaki tüm öğrenme alanlarıyla ilişkilendirme yapılan kategori TRT belgesellerinden Bilim Teknoloji ve Doğa-Gezi kategorisindeki belgeselleridir. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuca göre tüm belgesel kategorileri bazında, kazanımlar açısından en fazla ilişkilendirmeye sahip olan öğrenme alanı İnsanlar Yerler ve Çevreler olmuştur. Tüm belgesel kategorileri incelendiğinde kazanımlar açısından en fazla ilişkilendirme "SB.4.3.1. Çevresindeki herhangi bir yerin konumu ile ilgili çıkarımlarda bulunur." kazanımıyla yapılmıştır. İncelenen tüm belgesel kategorilerinde "SB.4.1.1. Resmî kimlik belgesini inceleyerek kişisel kimliğine ilişkin çıkarımlarda bulunur.", "SB. 4.1.4. Kendisini farklı özelliklere sahip diğer bireylerin yerine koyar.", "SB.4.1.5." Diğer bireylerin farklı özelliklerini saygı ile karşılar.", "SB.4.6.3. Okul yaşamında gerekli gördüğü sosyal etkinlikleri önerir.", "SB.4.3.2. Günlük yaşamda kullandığı mekânların krokisini çizer. " ve "SB.4.7.2. Türkiye'nin komşuları ve diğer Türk Cumhuriyetleri ile olan ilişkilerini kavrar." kazanımları en az ilişkilendirilebilen kazanımlar olmuştur. Mekanı algılama becerisi TRT belgesellerinde en çok ilişkilendirilen beceri iken, en az ilişkilendirilebilen becerilerin finansal okuryazarlık ve kanıt kullanma becerileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. TRT belgeselleri değerler açısından incelendiğinde en fazla ilişkilendirilebilen değer çalışkanlık değeri olurken, en az ilişkilendirilebilen estetik ve dürüstlük değerleri olmuştur. Anahtar Kelimeler: Belgeseller, 4. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programı, döküman inceleme, infografik, nitel araştırma
İlkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Karaman ili örneklemi)
Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterlilik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırmada katılımcıların bilimin doğasını anlamadaki yeterliliklerinin belirlenmesi için nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Karaman il merkezindeki ilkokullarda öğrenim gören 454 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan İlkokul Öğrencilerinin Bilimin Doğasını Anlamadaki Yeterlilikler Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterlilikleri düzeylerinin "Kararsızım" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin alt boyutlardaki düzeyleri incelendiğinde; Bilimsel bilgi alt boyutunda "Kısmen Katılıyorum", Sosyo-Kültürel Etki alt boyutunda "Kararsızım", Bilimsel Teori ve Kanunlar alt boyutunda "Kararsızım" düzeyinde oldukları tespit edilmiştir. İlkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterlilik düzeylerinin, cinsiyet, üye olunan bir sivil toplum kuruluşu, bilimsel faaliyetlere katılma durumu, ebeveyn eğitim ve mesleki durumu ve ikamet edilen yer değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, Fen Bilimleri dersinde yapılan deneylere katılma durumu, bilimsel kitap okuma durumu ve bilimsel dergi okuma durumu değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermiştir. İlkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlamadaki yeterlilik düzeyleri alt boyutlarında belirlenen değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Sonuç olarak ilkokul öğrencilerinin bilimin doğasını anlama yeterliliklerinin bilimsel teori ve kanunlar hakkında yeterli düzeyde olmadıkları, bilimsel bilgi konusunda düzeylerinin daha yüksek olduğu, bilimsel çalışmalar yapmaktan hoşlandıkları ve nasıl yapıldığının ilgilerini çektiğini, bilimin kültürle ilişkisini kurmakta ise yeterli düzeyde olmadıkları görülmüştür.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin öz düzenleyici yazma becerilerine ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin öz düzenleyici yazma becerilerine ilişkin görüşlerinin incelemektir. Araştırma 2021–2022 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinin Şehitkamil İlçesinin bir ilkokulunda öğrenim gören 52 dördüncü sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırma için durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için toplam dört hafta süre ayrılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak altı adet açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve elde edilen verileri desteklemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ''Hikaye Yazma Etkinlik Formu'' kullanılmıştır. Verilerin analizi içerik analizi ile yapılmış, analizin sonucunda beş adet ana tema bulunmuştur. Temaların güvenilirliği Miles ve Hubermann'ın (1994) 'Güvenirlik Formülü' hesaplanarak bulunmuştur. Daha sonra beş ana tema alt temalara ayrılarak öğrenci görüşleri yorumlanmıştır. Bulgular "Motivasyon ile İlgili Bulgular", "Hedef Belirleme ile İlgili Bulgular", "Destekleme ile İlgili Bulgular", "Süreci İzleme ile İlgili Bulgular" ve "Kontrol ile İlgili Bulgular" olmak üzere beş başlıktan oluşmaktadır. Motivasyon ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar; Yazma etkinliklerini seviyor musun?, Nerede yazı yazıyorsun?, Nasıl bir ortamda yazı yazıyorsun? şeklinde; hedef belirleme ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar metin türleri, yazma ögelerini belirleme, yazma amaçlarını belirleme şeklinde; destekleme ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar, yazarken nasıl bir yol izlersin, nelere dikkat edersin, yazarken en çok hangi konularda sorun yaşıyorsun?; destekleme ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar, sorun yaşadığında ne yaparsın?; kontrol ile ilgili bulguda oluşan alt başlıklar, yazma uygulamaları bittiğinde yaptıkları, iyi bir yazı yazdıklarında hissettikleri şeklinde oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde öz düzenleyici yazma becerilerine ilişkin öğrenci görüşleri, hedef belirleme, motivasyon, destekleme, süreci izleme ve kontrol yönünde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin yazı yazarken içerikten çok biçimsel özelliklere önem verdiği görülmüştür.
Fen bilimleri dersinde mobil artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin akademik başarısına ve derse yönelik tutumuna etkisi
Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf Fen Bilimleri dersinde kullanılan MAG uygulamalarının öğrencilerin Fen Bilimleri dersine karşı akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili Çay ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili Çay ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 4. sınıftaki 49 öğrenci oluşturmuştur. Kontrol grubundaki öğrencilere Fen Bilimleri dersi öğretim programında yer alan etkinlikler uygulanarak dersler işlenirken deney grubundaki öğrencilere MAG uygulamaları ile dersler işlenmiştir. Deney grubundaki öğrencilere uygulanan uygulamalar Quiver, Unite AR, Uzay 4D, Arloopa ve araştırmacı tarafından Unity AR -Vuforia programı üzerinde hazırlanan MAG uygulamalarıdır. Araştırma haftalık 3 ders saatinden toplamda 5 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol gruplarına araştırmacı tarafından hazırlanan başarı testi ve Nuhoğlu (2008) tarafından geliştirilen "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırmada "Dünyamızın Hareketleri" konusunda MAG uygulamalarının Fen Bilimleri dersinde öğrencilerin akademik başarısına ve Fen Bilimleri dersine yönelik tutumuna etkisinin incelenmesi amacıyla örneklemin tamamına ait ön test ile son test başarı testi puanı ortalamaları incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda MAG uygulamalarının kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarını ve Fen Bilimleri dersine karşı tutumlarını arttırmada etkili olduğu görülmüştür.
Web 2.0 araçlarıyla desteklenmiş sayı duyusu eğitim programının ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin sayı duyusu gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Web 2.0 Araçlarıyla Desteklenmiş Sayı Duyusu Eğitim Programı'nın ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin sayı duyusu gelişimi üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar İhsaniye ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullara devam eden, normal gelişim gösteren ve daha önce sayılarla ilgili özel bir program uygulanmamış olan birinci sınıf çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini oluştururken ilkokul birinci sınıfa devam eden öğrenci sayısı 20'nin altında olmayan okullar belirlenmiştir. Deney grubu olarak 23 öğrencisi bulunan A İlkokulu 1-A sınıfı, kontrol grubu olarak 21 öğrencisi bulunan A İlkokulu 1-B sınıfı olmak üzere toplam 44 öğrenci örnekleme alınmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Jordan ve diğerleri (2012) tarafından geliştirilen Uyanık Aktulun (2019) tarafından ilkokul birinci sınıfa devam eden Türk çocuklarına uyarlanan Sayı Hissi Değerlendirme Aracı ile araştırmacı tarafından geliştirilen öğrenciler ve ailelerle ilgili kişisel bilgileri toplamak amacıyla "Genel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Uygulama sürecinde 12 hafta boyunca araştırmacı tarafından 23 deney grubu öğrencisi ile Web 2.0 Araçlarıyla Desteklenmiş Sayı Duyusu Eğitim Programı'na uygun olarak ders yapılmıştır. Benzer olarak araştırmacı tarafından 12 hafta süresince 21 kontrol grubu öğrencisi ile mevcut ders müfredatına göre ders yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda grupların testten elde ettikleri puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığı bağımsız gruplarda "Mann Whitney U Testi" bağımlı gruplarda "Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi" ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin Sayı Hissi Değerlendirme Aracı alt boyutları ve toplamına ilişkin ön test puanlarının son test puanlarından istatistiksel olarak; Sayı tanıma, sayı karşılaştırmaları, sözel olmayan hesaplama, öykü problemleri, sayı kombinasyonları alt boyutlarında ve Sayı Hissi Değerlendirme Aracı toplam puanında anlamlı farklılığın olduğu belirlenmiştir (p<.05). Sayma becerileri alt boyutunda ise anlamlı farlılık tespit edilmemiştir (p>.05). Benzer biçimde deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin Sayı Hissi Değerlendirme Aracı alt boyutları ve toplamı son-test ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın oluştuğu belirlenmiştir (p<.05). Araştırma Web 2.0 araçları destekli eğitim süreçlerinin sayı duyusu becerileri üzerinde olumlu etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın sonucuna dayalı olarak Web 2.0 araçlarının farklı sınıf seviyelerindeki matematik dersi kapsamındaki sayı duyusu konularında da çalışmalar yapılarak kullanılmasına ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İlkokul, matematik, sayı duyusu, sayı duyusu becerileri, Web 2.0 araçları.
İlkokul öğrencileri için girişimcilik özyeterlik ölçeği geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışması
21. yüzyıl becerilerinden biri olan girişimcilik becerisi, öğretim programlarında sekiz anahtar yetkinlik bölümünde yer almaktadır. Girişimcilik becerisi, erken yaş dönemlerinden itibaren kazandırılması gereken bir beceridir. Girişimcilik becerisi altında öğrencilerin iletişim, yenilikçi ve inovatif düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gibi birçok beceri yer almaktadır. Bireylerin kendi girişimci yönlerini keşfetmeleri ve bu sayede gerçekleştirecekleri girişimlerde daha başarılı olmaları girişimcilik eğitimi ile sağlanmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda bu araştırmanın amacı 4.sınıf öğrencilerinin girişimcilik özyeterliklerini belirleyecek bir ölçek geliştirmektir. Ayrıca öğrencilerin girişimcilik becerisi üzerinde etkisi olan yöntem ve uygulamaların belirlenmesi konusunda araştırmacılara ve öğretmenlere katkı sağlaması beklenmektedir. Araştırma bir ölçek geliştirme araştırmasıdır. Araştırma alanyazındaki girişimcilik konusu ve bu konudaki ölçekler taranarak başlanmıştır. Geliştirilmesi planlanan ölçeğin formatı belirlenmiştir. Öğrencilerle gerçekleştirilen görüşmeler ile alanyazın taraması desteklenerek madde havuzu oluşturulmuştur. Uzman görüşüne sunulduktan sonra ölçeğin ön deneme uygulaması yapılmış ve gerekli değişiklikler tamamlanmış ve 39 maddelik 5'li likert tipi taslak ölçek oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklem seçiminde tabakalı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2021- 2022 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar ilinde bulunan 3 farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip devlete bağlı ilkokulda 4.sınıfta öğrenim görmekte olan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. İlkokul Öğrencileri İçin Girişimcilik Özyeterlik Ölçeği yapılan geçerlik ve güvenirlik analizlerinin sonucunda 18 maddelik son halini almıştır.
Akıl ve zekâ oyunlarının ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve karar verme becerileri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı akıl ve zekâ oyunlarının ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve karar verme becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemleri kapsamında yarı deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Şanlıurfa ili Suruç ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan deney grubunda 24, kontrol grubunda 24 olmak üzere toplam 48 ilkokul üçüncü sınıf öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna haftanın beş günü, günde iki saat olmak üzere toplam 36 saat akıl ve zekâ oyunları eğitimi verilmiştir. Kontrol grubundaki öğrenciler ise normal eğitimlerine devam etmişlerdir. Veri toplama aracı olarak "İlkokul Öğrencileri İçin Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" ve "İlkokul Öğrencileri İçin Marmara Karar Verme Beceri Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçekler her iki gruba da (deney grubu ve kontrol grubu) ön test ve son test olarak öğrencilere iki kez uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında bir istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Eleştirel düşünme eğilimlerine yönelik yapılan analiz sonuçlarına göre kontrol grubunun ön test-son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken akıl ve zekâ oyunları eğitiminin verildiği deney grubunun ön test-son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubu ve kontrol grubu son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Karar verme becerilerine yönelik yapılan analiz sonuçlarına göre kontrol grubunun ön test-son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken akıl ve zekâ oyunları eğitiminin verildiği deney grubunun ön testson test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubu ve kontrol grubu son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Oyun, akıl ve zekâ oyunları, eleştirel düşünme, karar verme.
Argümantasyon tabanlı STEM uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin akademik başarılarına, argümantasyon kullanım düzeylerine, STEM'e yönelik tutum ve algılarına, STEM kariyerlerine ve ilgilerine etkisi
Bu araştırmada argümantasyon tabanlı STEM uygulamaları ile işlenen ilkokul 3. sınıf fen bilimleri dersinin öğrencilerin akademik başarılarına, argümantasyon kullanım düzeyleri ile STEM'e yönelik algı ve tutumlarına, STEM kariyerlerine ilgilerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulaması 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ili merkezinde yer alan bir devlet ilkokulunun 3/B sınıfında gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen uygulanmıştır. Veri toplama araçları olarak Aktamış ve Hiğde (2017) tarafından hazırlanan "Argümantasyon Modeli Derecelendirme Ölçeği"; Knezek ve Christensen (1998) tarafından geliştirilen Gülhan ve Şahin (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "STEM Algı Testi"; Guzey, Harwell ve Moore (2014) tarafından geliştirilen Aydın, Saka ve Guzey (2017) tarafından 4.-8. sınıf öğrencileri için Türkçe'ye uyarlanmış olan "STEM Tutum Ölçeği (STÖ)"; Tyler-Wood, Knezek ve Christensen (2010) tarafından geliştirilen Yerdelen, Kahraman ve Taş (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "STEM Kariyer İlgi Ölçeği"; akademik başarı testi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada STEM uygulamalarının, öğrencilerin STEM mesleklerine ilgisini, algılarını ve tutumlarını olumlu yönde artırdığı belirlenmiştir. Uygulama sonunda öğrencilerin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarını bütünleşik algıladıkları; argümantasyon tabanlı öğrenme yaklaşımı ve STEM uygulamalarını zevkli ve eğlenceli buldukları; argümantasyon tabanlı öğrenme yaklaşımı ve STEM uygulamalarının öğrencilerin fen bilimleri dersine karşı algı, tutum ve ilgilerine, argümantasyon kullanım düzeylerine, STEM'e yönelik tutum ve algılarına, STEM kariyerlerine ilgilerine, akademik başarılarına olumlu yönde katkıda bulunduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, argümantasyon tabanlı öğrenme yaklaşımı, yarı deneysel desen, fen bilimleri
Hayat bilgisi dersinde eğitsel dijital oyun kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı Hayat Bilgisi dersi ''Sağlıklı Hayat'' ünitesinin öğretiminde eğitsel dijital oyun kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisini belirlemektir. Araştırmada yöntem olarak nicel yaklaşımlardan ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Manisa ili Kula ilçesi Rafet Üçelli İlkokulu'nda öğrenim gören 51 öğrenci ile yürütülmüştür. Deney grubu 20 öğrenciden, kontrol grubu 31 öğrenciden oluşmuştur. 4,5 hafta süren araştırmada deney grubunda eğitsel dijital oyunlar kullanılarak öğretim yapılırken, kontrol grubunda ise mevcut öğretim programındaki etkinliklerle öğretim yapılmıştır. Araştırma verileri 25 sorudan oluşan akademik başarı testi ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi SPSS 26.0 paket programında bağımsız örneklem T-Testi, bağımlı örneklem T-Testi ve madde istatistikleri ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda Hayat Bilgisi dersinde eğitsel dijital oyun kullanımının öğrencilerin akademik başarılarını arttırdığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda eğitsel dijital oyunlar ile öğretim yapılan deney grubu ile mevcut programa göre öğretim yapılan kontrol grubunun başarı düzeyleri karşılaştırmasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık oluştuğu belirlenmiştir. Ayrıca deneysel sürecin deney grubundaki etkisinin cinsiyete göre etkisini belirlemek için yapılan ön test ve son test puanlarının cinsiyete göre karşılaştırılmasında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Hayat Bilgisi dersinde eğitsel dijital oyun kullanımı erkek ve kız öğrencilerin akademik başarıları arasında farklılık oluşturmamıştır.
Sosyal bilgiler dersinde Web 2.0 araçları kullanımının öğrencilerin tarihsel empati ve kültürel mirasa duyarlılık kazanmalarına etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde web 2.0 araçları kullanımının öğrencilerin tarihsel empati becerilerine ve kültürel mirasa duyarlılık değerine yönelik etkisini ve öğrencilerin bu uygulamalara ilişkin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesinde bir devlet ilkokulunda 4. sınıfta okumakta olan 17 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada karma yöntemler araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında gümülü desen, nitel kısmında ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Nicel veri elde etmek için ön test son test tek gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çalışkan ve Demir (2019) tarafından geliştirilen Tarihsel Empati Ölçeği ve Halaç, Gürdoğan-Bayır ve Çengelci-Köse (2021) tarafından geliştirilen Kültürel Mirasa Duyarlılık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada nitel veriler araştırma süresince araştırmacı ve öğrenciler tarafından tutulan günlükler ve araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilmiştir. Araştırma sonucunda; Web 2.0 uygulamaları Tarihsel Empati Ölçeği'ne göre istatistiki olarak anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır. Kültürel Mirasa Duyarlılık Ölçeği sonuçlarında ise, merak ve koruma boyutunda anlamlı bir farklılık olmasa da ölçeğin toplam puanı ve aktarma boyutunda son test puanları lehine anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan öğrencilerin web 2.0 uygulamalarına yönelik görüşleri doğrultusunda öğrenciler, web 2.0 araçları ile etkinlikler hazırladıklarını, uygulama sürecinin eğlenceli ve zevkli geçtiğini, web 2.0 araçları ile kalıcı öğrenmeler sağladıklarını, uygulama sürecinde empati duygusunun, işbirliğinin, kültürümüzün korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının gerektiğini belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Kültürel mirasa duyarlılık, tarihsel empati, web 2.0, 4. sınıf sosyal bilgiler dersi
İlkokul eğitiminde dijital vatandaşlıkla ilgili yapılan çalışmaların meta sentez yoluyla incelenmesi
Bu araştırmada, ilkokul eğitiminde dijital vatandaşlıkla ilgili 14 adet makale, 4 adet yüksek lisans tezi, 2 adet doktora tezi olmak üzere toplam 20 çalışma belirlenen ölçütler doğrultusunda incelenmiştir. Bu çalışmalardan elde edilen verilerin meta-sentez yöntemi ile ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmaya dâhil edilecek çalışmalar için belirlenen kriterler; YÖK veri tabanından, ULAKBİM, Google Scholar, ERIC ve SSCI veri tabanlarından "dijital vatandaşlık, dijital etik, dijital iletişim, dijital okuryazarlık, dijital erişim, dijital ticaret, dijital hak ve sorumluluklar, dijital hukuk / dijital kanun, dijital gizlilik ve güvenlik ve dijital sağlık" anahtar kelimelerini içeren, dijital vatandaşlık ya da alt boyutlarını ilkokul eğitiminde inceleyen, tam metnine ulaşılan Türkçe yayınlanmış çalışmalardır. Araştırma amacına uygun olarak çalışmaların özet, yöntem, bulgular, sonuç ve öneri kısımları derinlemesine incelenmiştir. Verilerin analiz edilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre makale çalışmalarının en fazla 2018 ve 2022 yılında, tez çalışmalarının ise en fazla 2022 yılında yayınlandığı, çalışmalarda tercih edilen araştırma yönteminin ağırlıklı olarak nitel araştırma yöntemi olduğu, örneklem seçim türlerinden en çok amaçsal örnekleme ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanıldığı, veri toplama aracı olarak doküman incelemenin yoğunlukta olduğu, veri analiz yöntemlerine bakıldığında içerik analizinin tercih edildiği sonuçlarına ulaşılmıştır. İncelenen çalışmaların sonuçları değerlendirildiğinde; İlkokul Programlarının dijital vatandaşlık ve alt boyutları yönünden düzensiz dağılım gösterdiği ve yeterli düzeyde olmadığı, sınıf öğretmeni ve öğretmen adaylarının çoğunluğunun dijital vatandaşlık ve alt boyutları hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıkları bununla birlikte ilkokul eğitiminde dijital vatandaşlık eğitimi konusunun oldukça önemli olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Afyonkarahisar örneklemi)
Araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve hangisinin ilişkiyi etkilediği tespit etmek amaçlanmıştır. Ayrıca ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin çeşitli değişkenler açısından (Cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, anne-baba mesleği, kitap okuma süresi, okunan dergi türü, seyredilen tv programı, bilgisayar oyunları) disiplinli zihin özellikleri ve girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu çalışma ile ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasında bir ilişki olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu yönleriyle araştırmanın özgün bir çalışma olarak alanyazına katkı sunacağı düşünülmektedir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, Afyonkarahisar Merkez ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında 2022-2023 eğitim öğretim yılında öğrenim görmekte olan kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilen 576 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, "Disiplinli Zihin Ölçeği" ve "Girişimcilik Eğilimleri Envanteri" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler alt problemlere göre bilgisayar ortamında istatistiki paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kruskall-Wallis testi, bağımsız örneklem t testi, basit ve kısmi korelasyon analizi ve basit doğrusal regrasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ile girişimcilik eğilimleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Her iki ölçeğin boyutları ve faktörleri arasında da pozitif ve anlamlı bir ilişki söz konusudur. Cinsiyet, okunan dergi türü, seyredilen Tv programı, oynanan bilgisayar oyunları, kitap okuma süresi, anne mezuniyet durumu, baba mezuniyet durumu, anne mesleği ve baba mesleği durumlarına göre Disiplinli Zihin Ölçeği ve Girişimcilik Eğilimleri Envanteri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki finansal okuryazarlık becerisinin iş insanlarının ve sınıf öğretmenlerinin gözüyle karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Son dönemlerde giderek önemi artan becerilerden biri de finansal okuryazarlıktır. Finansal okuryazarlık, bireylerin ekonomik refahında ve toplumların gelişip ilerlemesinde; öğrencilerin de okul yaşamlarında, gelecekte iş yaşamlarında ve özel yaşamlarını sürdürürken ve planlarken gereksinim duyacağı beceriler içinde öne çıkan becerilerden biri olarak ifade edilebilir. Bu nedenle bu becerinin küçük yaşlardan itibaren öğrencilere kazandırılması gerekmektedir. Bu kapsamda 2018 SBDÖP'de finansal okuryazarlık becerisine yer verilmiştir. Ancak SBDÖP'de finansal okuryazarlığın tanımı, kapsamı, uygulamaları, hangi kazanımlarla doğrudan ilişkilendirilebileceğinin belirtilmediği; bu becerinin öğrencilere kazandırılmasına yönelik ayrıntılı bilgiye yer verilmediği görülmektedir. Finansal okuryazarlığın tanım, kapsam ve uygulama boyutunda genel çerçevesinin çizilebilmesi için bu araştırmada iş insanlarının ve sınıf öğretmenlerinin finansal okuryazarlığa ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve karşılaştırmalı olarak ele alınması amaçlanmıştır. Bu araştırma ile finansal okuryazarlığın geniş bir bakış açısıyla genel çerçevesinin çizilmesine ve sınıflarda finansal okuryazarlıkla ilgili etkili uygulamalar gerçekleştirilmesine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji(olgubilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2022-2023 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar il merkezinde farklı(alt, orta, üst) sosyo-ekonomik düzeyde yer alan beş devlet ilkokulunda görev yapan 13 sınıf öğretmeni ve yine Afyonkarahisar il merkezinde farklı sektörlerde çalışan 13 iş insanı oluşturmaktadır. Araştırma verileri yüzyüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Görüşmeler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin görüşlerinden; finansal okuryazarlığın tanımı, finansal okuryazarlık uygulamaları, SBDÖP ve ders kitabında finansal okuryazarlık, finansal okuryazarlık eğitiminde kullanılan kaynak ve araç-gereçler, finansal okuryazarlığın katkıları, finansal okuryazarlık öz yeterliklerine ilişkin görüşler ve gerekçeleri ve finansal okuryazarlıkla ilgili yaşanan sorunlar ve sonuçları temalarına ulaşılmıştır. İş insanları ile yapılan görüşmeler sonucunda ise; finansal okuryazarlığın tanımı, finansal okuryazarlığın katkıları, finansal okuryazarlık becerisini arttırmaya ilişkin öneriler, finansal okuryazarlık göstergeleri, finansal okuryazar olmak için gerçekleştirilen faaliyetler, iş yaşamında finansal okuryazarlık problemleri, finansal okuryazarlık öz yeterliklerine ilişkin görüşler ve gerekçeleri, başarılı iş insanlarının özellikleri ve okullarda finansal okuryazarlık temalarına ulaşılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin ve iş insanlarının çoğunun kendilerini orta düzeyde finansal okuryazar gördükleri belirlenmiştir. Katılımcılar finansal okuryazarlığın öğretmene, öğrenciye, bireye, topluma, çalışana ve işverene birçok katkısının olduğunu; yaşamlarında finansal okuryazarlıkla ilgili birçok sorun ve problemlerle karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Sınıf öğretmenleri, Sosyal Bilgiler derslerinde finansal okuryazarlıkla ilgili farklı uygulamalar ve etkinlikler yaptıklarını; aynı zamanda ders kitabı dışında farklı kaynaklardan da yararlandıklarını açıklamışlardır. SBDÖP ve ders kitabının finansal okuryazarlık konusunda eksik olduğunu ve geliştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. İş insanları finansal okuryazarlık becerisini arttırmaya yönelik işverene ve çalışanlara önerilerde bulunmuşlardır. İş insanlarının çoğunluğu finansal okuryazarlıkla ilgili eğitim almadıklarını mesleki ve yaşam deneyimi ile bilgi edindiklerini; işe alımlarda çalışanlarda mesleki donanım, kişisel özellik ve değerlendirme ölçütlerine dikkat ettiklerini açıklamışlardır. Ayrıca iş insanları finansal okuryazarlık eğitiminin okullarda öğrencilere küçük yaşlardan itibaren uygulamalı olarak verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. İş insanları ve sınıf öğretmenlerinin finansal okuryazarlıkla ilgili görüşleri karşılaştırıldığında; iş insanlarının iş yaşamının içinde olması ve bu alanda deneyim sahibi olmaları nedeniyle finansal okuryazarlık konusunda kapsamlı, derinlemesine, toplumsal ve farklı bakış açılarına sahip çok boyutlu değerlendirmelerde bulundukları görülmüştür. Sınıf öğretmenleri ise finansal okuryazarlıkla ilgili sınırlı ve yüzeysel değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler dersi, finansal okuryazarlık, iş insanları, sınıf öğretmenleri, beceri
Sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki değerler bağlamında Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 2018 yılı Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan değerler bağlamında Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri TRT Çocuk kanalında ve TRT Çocuk kanalı internet sitesinde 2019 – 2020 yılları arasında yayınlanan Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin ilk 42 bölümünden elde edilmiştir. Araştırmada Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin incelenen 42 bölümünde en fazla yer verilen değerlerin; yardımseverlik ve sorumluluk olduğu; yardımseverlik değerinin çizgi filmin en fazla Robot Dostu (f=5), Kayıp (f=4), Sıradışı Sporlar (f=4), Diş Hekimi (f=5), Antikacı (f=4) ve Süper Kahraman (f=4) bölümlerinde ilişkilendirildiği görülmektedir. Sorumluluk değerinin ise çizgi filmin Okuma Yazma Öğreniyor (f=4), Küresel Isınma (f=3), Davetsiz Misafir (f=3), Hiç Bilinmeyen Fıkralar (f=3) ve Restorasyon (f=3) bölümlerinde ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Yardımseverlik ve sorumluluk değerinden sonra en fazla ilişkilendirilen değerlerin bilimsellik ve duyarlılık olduğu; çizgi filmde en az yer verilen değerlerin ise özgürlük, vatanseverlik, barış ve aile birliğine önem verme olduğu, eşitlik değerine ise incelenen bölümlerde yer verilmediği tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu çizgi filminin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında yer alan değerleri içerdiği ve bu yönüyle değerler eğitiminde eğitsel bir materyal olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Doru isimli çizgi filminin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan değerler bağlamında incelenmesi
Kitle iletişim araçlarının kullanımının günden güne yaygınlaştığı bilinmektedir. Renkli içerikleriyle televizyon, bilgisayar ve tablet gibi araçlar çocuklar tarafından ilgi çekici bulunmaktadır. Çocukların kitle iletişim araçlarıyla kurduğu etkileşim doğru kullanıldığında oldukça yararlı iken yanlış kullanımı ise büyük tehlikelere yol açmaktadır. Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile çocuklar için içerik seçiminin önemi günden güne artmaktadır. TRT Çocuk kanalı, Milli Eğitim'in temel amaçları doğrultusunda çocuklara yönelik içerikler hazırlayarak, kazanılması istenen değerleri yeni nesillere aktarmayı hedeflemektedir. Bu hedef doğrultusunda hazırlanan içeriklerin incelenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada TRT Çocuk kanalında yayınlanan ve çocuklar arasında oldukça popüler olan Doru çizgi filminin 2018 Sosyal Bilgiler Öğretim Programında yer alan 18 değere (adalet, aile birliğine önem verme, bağımsızlık, barış, bilimsellik, çalışkanlık, dayanışma, duyarlılık, dürüstlük, estetik, eşitlik, özgürlük, saygı, sevgi, sorumluluk, tasarruf, vatanseverlik, yardımseverlik) hangi sıklıkla ve nasıl yer verildiği incelenmiştir. Doru çizgi filminin 15 ve 45. bölümleri arasında yer alan 31 bölümün incelendiği bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. İzlenen bölümler; zaman belirteci, değerler, değerin geçtiği bölümdeki sözel ve görsel ifadeler ışığında incelenmiş ve bunlara göre çalışmanın bulguları ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda çizgi filmin bölümlerinde en çok yer verilen değerlerin yardımseverlik, sevgi, sorumluluk, dayanışma ve saygı olduğu; en az yer verilen değerlerin barış, adalet, tasarruf ve eşitlik olduğu; hiç yer verilmeyen değerlerin ise bağımsızlık ve vatanseverlik olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları doğrultusunda yapım şirketlerine, eğitimcilere ve bu alanda yapılan çalışmalara ilgisi olan araştırmacılara öneriler sunulmuştur.
Elektronik kitap destekli ilkokul 4. sınıf sosyal bilgiler öğretiminin öğrenci başarısına ve tutumuna etkisi üzerine bir araştırma
Ülkemizde e-kitap sektörü küresel gelişmelere paralel bir şekilde çeşitli alanlarda kullanılmaya başlamıştır. Eğitim sektörü de e-kitapların gittikçe artan şekilde kullanıldığı bir alan olmuştur. Bu çalışmanın amacı elektronik ders kitabı ya da basılı ders kitabı kullanımının, öğrenci başarısı ve tutumu üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Çalışma yarı deneysel araştırma deseninde tasarlanarak ön test ve son test deney-kontrol gruplu şekilde gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde resmi bir okulda öğrenim gören toplam 50 adet 4. sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Üretim Dağıtım Tüketim Başarı Testi" ve "M.E.B. Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, tanımlayıcı istatistik teknikleriyle değişkenlere ilişkin ortalama, standart sapma değerleri ile çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) katsayıları bulunarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; deney grubunda yer alan öğrencilerin Tutum Ölçeği ön test veri yanıtlarının toplam ortalaması 52,20; son teste veri yanıtlarının toplam ortalaması 66,24 olarak tespit edilmiştir. Aynı ölçek kontrol grubuna uygulandığında öğrencilerin ön test ortalaması 51,44; son test ortalaması ise 51,08 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca deney grubunda olan öğrencilerin Tutum Ölçeği son test puan ortalamasının (X̄=66,24) kontrol grubunda olan öğrencilerin son test puan ortalamasından (X̄=51,08) fazla olduğu ve bu durumun istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p<0.05) tespit edilmiştir. Aynı şekilde deney grubunda olan öğrencilerin Üretim-Dağıtım Tüketim Başarı Testi son test puan ortalamasının (X̄=77,44) kontrol grubunda olan öğrencilerin son test puan ortalamasından (X̄=63,24) fazla olduğu ve bu durumun istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p<0.05) ortaya çıkmıştır. Araştırma bulguları göz önünde bulundurularak öğrencilere dijital okuryazarlığın ve teknolojinin sorumlu kullanımının öneminin iyi anlatılmasının gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
Hayat bilgisi dersinde sürdürülebilir çevre farkındalığı kazandırmaya yönelik bir araştırma
Yaşadığımız dünyanın ömrünün uzun olabilmesi için hali hazırdaki doğal kaynakların bilinçli ve tasarruflu kullanılması gerekmektedir. Bunun için çevresindeki sorunları tespit edebilen, sorunlara çözüm bulabilen, çevre zenginliğini koruyabilen, çevrenin sürdürülebilirliğine katkıda bulunan ve çevresel farkındalığı yüksek bireyler yetiştirmek gerekmektedir. Bunun için de küçük yaşlardan itibaren çevresel farkındalık oluşturulmalıdır. Bu bağlamda yapılan bu araştırmanın amacı Hayat Bilgisi dersi kapsamında ilkokul 3. sınıf öğrencilerine sürdürülebilir çevre farkındalığı kazandırmaktır. Ayrıca uygulanan etkinliklerin öğrencilerin Hayat Bilgisi dersine karşı tutumları, çevreye karşı tutumları ve çevre farkındalıkları üzerindeki etkilerini tespit etmenin yanı sıra uygulama sürecinin öğrenci görüşlerine dayalı olarak değerlendirilmesi de amaçlanmaktadır. Bunların dışında sürdürülebilir çevre farkındalığı oluşturmak amacıyla uygulanan etkinliklerin çevre farkındalığı oluşturmak için araştırmacılara ve uygulayıcılara katkılar sağlaması umulmaktadır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda yarı deneysel desenlerden öntest sontest kontrol gruplu deneysel desen, nitel boyutunda temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama süreci 2022-2023 eğitim öğretim yılının 2. döneminde toplam 6 hafta boyunca devam etmiş olup araştırmacı tarafından oluşturulan ders planları aracılığı ile dersler yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2022- 2023 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar'a bağlı bir kasabada öğrenim gören ilkokul 3. sınıf düzeyindeki 40 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel bölümüne bu iki sınıfta öğrenim gören öğrencilerin tümü katılmıştır. Deney grubu 10 kız 10 erkek toplam 20, kontrol grubu da 11 kız 9 erkek olmak üzere toplam 20 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda deney grubundaki öğrencilerin tamamı ders günlükleri tutmuştur. Ayrıca araştırmacı tarafından araştırmacı günlüğü tutulmuştur. Deney grubundaki öğrencilerle görüşmeler yapılmıştır. Günlükler içerik analiziyle çözümlenerek birer doküman olarak ele alınmıştır. Görüşmeler için amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen, akademik başarısı iyi, orta ve istenilen yeterlilikte olmayan 9 öğrenciden yarı yapılandırılmış görüşme formuyla veri toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri "Hayat Bilgisi Tutum Ölçeği, İlkokul Çevre Tutum Ölçeği ve İlkokul Çevre Farkındalık Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde gruplar arası karşılaştırmalarda Mann Whitney U; grup içi karşılaştırmalarda Wilcoxon İşaretli sıralar testi kullanılmıştır. v Araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında deney ve kontrol grubuna uygulanan "Hayat Bilgisi Tutum Ölçeği" bulgularına göre ölçeğin genelinden elde edilen sontest puanlarına göre istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Ancak nitel bulgulara göre öğrencilerin, Hayat Bilgisi dersine yönelik olumlu yönde tutum geliştirdikleri de söylenebilir. "İlkokul Çevre Tutum Ölçeği" bulgularına göre deney ve kontrol grubu arasında ölçeğin genel toplamında ve ölçeğin alt boyutlarından elde edilen puanlara göre "olumlu çevresel davranışlar" alt boyutuna yönelik sontest puanlarında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken, deney ve kontrol gruplarının ilkokul çevre tutum ölçeğinin, "çevresel bilgi ve farkındalık" ve "olumsuz çevresel davranışlar" alt boyutlarına yönelik sontest puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Uygulanan "İlkokul Çevre Farkındalık Ölçeği"nin genelinden ve alt boyutlarından elde edilen sontest puanlarına göre istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Ancak "doğada yaşam", "canlıların devamlılığı" alt boyutları ile ölçeğin geneline ait sıralı toplam puanlarında deney grubu lehine artış görülmektedir. Bunların dışında uygulanan ders planları sonunda yazdırılan öğrenci günlükleri, araştırmacı günlüğü ve öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen nitel bulgulara göre öğrencilerin hem Hayat Bilgisi dersine hem de çevreye yönelik tutumlarının olumlu yönde arttığı söylenebilir. Ayrıca yine nitel bulgulara göre öğrencilerin çevresel farkındalıklarının da olumlu yönde arttığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Hayat Bilgisi, sürdürülebilir çevre, çevresel farkındalık, tutum, ilkokul öğrencileri.
Mülteci öğrencilerin ülkemizde hayat ünitesinde yer alan kavramlara ilişkin algıları
Hayat Bilgisi dersinde yer alan kavramlara ilişkin mülteci öğrencilerin algılarını incelemeyi amaçlayan bu çalışmada kelime ilişkilendirme testi kullanılmıştır. Mülteci öğrencilerin hayat bilgisi kazanımlarından hareketle anahtar kelime olarak belirlenen kavramlara ilişkin algıları, nitel araştırmaya bağlı olgu bilim deseniyle belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemine bağlı ölçüt örnekleme olarak belirlenmiştir. 2021-2022 yılında Mardin İli Artuklu İlçesinde Atatürk, Ebulula, Elif Ana Mehmet Konuş ve Cumhuriyet İlkokullarının ikinci ve üçüncü sınıfında öğrenim görmekte olan 92 mülteci öğrenci araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Çalışmanın verileri kelime ilişkilendirme testi ile elde edilmiş, anahtar kelimeler "Hayat Bilgisi" dersi "Ülkemizde Hayat" ünitesinde yer alan kazanımlardan hareketle oluşturulmuştur. Kazanımların incelenmesi sonucu belirlenen anahtar kelimeler; Türk Bayrağı, Türkiye, İstiklal Marşı, Atatürk, Milli Birlik ve Beraberlik, Göç ve Kültürel Mirastır. Elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre en fazla ilişkilendirme Türk Bayrağı anahtar kavramına yönelik yapılmıştır. Anahtar kavramlarla ilgili en sık ilişkilendirme Türk Bayrağı ile ilgili kırmızı ve yıldız, Türkiye ile ilgili güzel, İstiklal Marşı ile ilgili Mehmet Akif Ersoy, Atatürk ile ilgili bayram, Milli Birlik ve Beraberlik ile ilgili aile ve güçlü, göç ile ilgili Suriye ve kaybetmek, kültürel miras ile ilgili ise Suriye'dir. Ülkemizde hayat ünitesine ilişkin en fazla algılanan kavramın Türk bayrağı olduğu onu İstiklal Marşı ve sırasıyla Atatürk, Milli Birlik ve Beraberlik, göç anahtar kavramlarının takip ettiği görülmektedir. En az ilişki kurulan kavram ise kültürel mirastır.
Artırılmış gerçeklik destekli drama eğitim programının çocukların sosyal bilgi işleme süreçlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Artırılmış Gerçeklik Destekli Drama Eğitim Programının 60-72 aylık çocukların sosyal bilgi işleme becerileri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma, ön test-son test ve kalıcılık testine dayalı kontrol gruplu deney deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ölçüt örnekleme tekniğiyle, örneklem, 28 çocuk kontrol ve 28 çocuk deney grubu olmak üzere toplam 56 çocuktan oluşmaktadır. Deney grubuna, sekiz hafta süresince toplam 16 oturumluk Artırılmış Gerçeklik Destekli Drama Eğitim Programı uygulanmış, kontrol grubuna ise herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Veri toplama sürecinde, çocuklara "Sosyal Bilgi İşleme Süreci Testi" ön test ve son test olarak uygulanmış, dört hafta sonra ise deney grubuna kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır. Bulgular, artırılmış gerçeklik destekli drama eğitim programının çocukların sosyal bilgi işleme becerilerini anlamlı şekilde geliştirdiğini ve bu becerilerin uzun vadede kalıcı olduğunu göstermiştir. Deney grubunda tepkilerin çeşitlendirilmesi ve yapılandırılması, tepki kararı ve değerlendirilmesi boyutlarında anlamlı gelişimler gözlemlenirken, kontrol grubunda bu alanlarda doğal gelişim süreci gözlenmiştir. Sonuçlar, artırılmış gerçeklik ve drama tabanlı eğitim programlarının okul öncesi eğitimde çocukların sosyal becerilerini geliştirmede etkili bir yöntem olduğunu ortaya koymaktadır.
İlkokul birinci sınıfta yürütülen fen etkinliklerinin öğrencilerin temel bilimsel süreç becerilerine etkisi üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, ilkokul birinci sınıfta öğrenim görmekte olan öğrenciler için tasarlanmış fen etkinliklerinin, öğrencilerin temel bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar ilindeki bir ilkokulun birinci sınıfında öğrenim gören 60-72 aylık 22 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak Kavak (2020) tarafından geliştirilen bilimsel süreç becerileri ölçeği (BSBÖ), yarı yapılandırılmış görüşme formu ve araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Kontrol grupsuz ön test-son test yarı deneysel desen kullanılan araştırmanın verilerinin analizinde normallik testi uygulanarak parametrik testler için uygun olduğu anlaşılmıştır. BSBÖ ön test ve son test puanlarının karşılaştırılmasında ilişkili ölçümler t testi, cinsiyet, okulöncesi eğitim alma durumu, anne eğitim durumu değişkenleri bakımından BSBÖ puanlarında farklılaşma olup olmadığı bağımsız örneklemler t testi, baba eğitim durumu değişkeni bakımından BSBÖ puanlarında farklılaşma olup olmadığı tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile incelenmiştir. Fen etkinliklerinden sonra katılımcılarla gerçekleştirilen odak grup görüşmelerinden elde edilen veriler betimsel analizle incelenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre cinsiyet, okulöncesi eğitim alma durumu, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi değişkenleri bakımından BSBÖ puanlarında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Uygulanan fen etkinlikleri sonucunda BSBÖ puanlarında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Fen etkinlikleri uygulanan katılımcılarla gerçekleştirilen odak grup görüşmeleri sonucunda, fen etkinliklerinin öğrencilerin dikkatini çektiği, günlük yaşamla ilişkilendirmeler yaptıkları, fen etkinlikleri uygulanırken temel bilimsel süreç becerilerini kullandıkları görülmüştür. Sonuç olarak, öğrencilerin temel bilimsel süreç becerilerinin fen etkinlikleri yoluyla geliştirilebildiği görülmüştür.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuma tutumları, okuma kaygıları ve okuma motivasyonlarının incelenmesi (Afyonkarahisar örneklemi)
Bu araştırmanın amacı dördüncü sınıf öğrencilerinin okuma tutumları, okuma kaygıları ve okuma motivasyonlarını incelemektir. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak yapılandırılan bu çalışmanın araştırma deseni ilişkisel tarama modelidir. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği kullanılarak seçilmiştir. Çalışma grubu 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Afyonkarahisar il merkezindeki devlet ilkokullarında dördüncü sınıfta öğrenim gören 239 erkek ve 219 kız öğrenci olmak üzere toplam 458 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kocaarslan (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği", Çeliktürk ve Yamaç (2015) tarafından geliştirilen "Okuma Kaygı Ölçeği" ve Yıldız (2010) tarafından uyarlanan "Okuma Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizinde t-Testi, ANOVA, Scheffe ve Games-Howell testleri kullanılmıştır. Araştırmada dördüncü sınıf öğrencilerinin; olumlu bir okuma tutumuna sahip oldukları, okuma tutumlarının anne-baba eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediği fakat cinsiyete ve kitap okuma sıklığına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Okuma kaygılarının düşük olduğu, okuma kaygılarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği fakat anne-baba eğitim durumu ve kitap okuma sıklığı değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Okuma motivasyonlarının yüksek olduğu, cinsiyet ve kitap okuma sıklıklarına göre anlamlı bir farklılık olduğu ancak anne-baba eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Okul öncesi ders kitaplarının matematiksel yaratıcılık açısından incelenmesi
Bu çalışma Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından öğrencilere dağıtılan okul öncesi ders kitaplarında yer alan matematiksel ve matematiksel olmayan yönergelerin yaratıcı düşünme becerisi ve daha özel olarak matematiksel yaratıcılık açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda okul öncesi düzeyinde üç kitaptan oluşan MEB ders kitabı (El Ele 1, El Ele 2 ve El Ele 3) veri kaynağı olarak belirlenmiştir. Veri analizi için 5 analiz çerçevesi kullanılmıştır. Oluşturulan ve kullanılan bu analiz çerçeveleri ile öncelikle kitaplarda yer alan yönerge türleri belirlenmiştir (matematiksel, matematiksel olmayan ve matematiğin bağlam olarak kullanıldığı yönergeler). Daha sonra bu yönergeler matematiksel yaratıcılığın gelişimine imkan tanıyıp tanımama durumlarına göre incelenmiş ve bu inceleme 6 gösterge esas alınarak yapılmıştır: i.) açık uçlu sorular, ii.) farklı çözüm yolları bulma, iii.) problem kurma çalışmaları, iv.) rutin olmayan problem çözme, v.) matematiksel modelleme, vi.) proje yürütme ve araştırma yapma. Açık uçlu sorular özel olarak ileri analize tabi tutulmuş ve bu çerçevede kapalı uçlu sorular ile karşılaştırılarak incelenmiştir. Yönergeler ayrıca eylem ve söylem olma durumlarına ve eylem yönergeleri de kodlarına göre (boyama, resim çizme, yuvarlak içine alma, çizgi takibi, eşleştirme, işaretleme, şekil çizme, gruplama, şekil tamamlama) incelenmiştir. Son olarak yönergeler yaratıcılık bileşenleri (akıcılık, esneklik, özgünlük, detaylandırma) açısından analiz edilmiştir. İncelenen 3 ders kitabında toplam 436 yönerge olduğu, bu yönergelerin 212 tanesinin matematiksel yönerge, 208 tanesinin matematiksel olmayan/genel yönerge ve 16 tanesinin matematiğin bağlam olarak kullanıldığı yönerge olduğu görülmüştür. Kitaplarda yer alan yönergelerin 383 tanesinin kapalı uçlu ve 53 tanesin de açık uçlu yönergelerden oluştuğu belirlenmiştir. Matematiksel yaratıcılık için oluşturulan göstergeler tüm yönerge türlerinin analizi için de kullanılabilir olduğu görülmüş, bu göstergelerin tespiti için yapılan analizler neticesinde 'proje yürütme ve araştırma yapma', 'matematiksel modelleme', 'farklı çözüm yoluna imkân tanıma', 'problem kurma' ve 'rutin olmayan problem çözme' bağlamında hiçbir yönergenin olmadığı belirlenmiştir. Kitaplarda 353 eylem ve 83 söylem yönergesi yer almakta ve eylem yönergelerinin de daha çok 'boyama', 'resim çizme' ve 'yuvarlak içine alma' eylemleri ağırlıklı olduğu görülmüştür. Kitaplarda yer alan yönergelerin sadece 28 tanesinin (%6,42) yaratıcı düşünmenin gelişimine imkân tanıdığı ve bu 28 yönergenin her birinin 'esneklik', 'özgünlük' ve 'detaylandırma' bileşenlerini içermekte olduğu ancak sadece 8 tanesinin 'akıcılık' bileşenini içerdiği ortaya çıkmıştır. Bu çalışma incelenen kitaplarda matematiksel yaratıcılık becerisini geliştirecek etkinliklerin/ yönergelerin sadece belli bir alanda (açık uçlu yönergelerde) ve az sayıda olduğunu göstermektedir.
Okul öncesi çocuklarının yalnızlık ve sosyal memnuniyetsizlik düzeyi ile benlik kavramları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan bu araştırma, okul öncesi çocuklarının yalnızlık ve sosyal memnuniyetsizlik düzeyi ile benlik kavramları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Muğla ili Yatağan İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı anaokulları ve anasınıflarında öğrenim gören 48-72 aylık çocuklar oluşturmaktadır. Örneklem, uygun örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiş olup, bu yöntemle belirlenen gönüllü 500 çocuk araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada, çocukların kendisi ve ailesinin demografik özellikleri hakkında bilgi edinmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen genel bilgi formu kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak, çocukların yalnızlık ve sosyal memnuniyetsizlik düzeyini belirlemek için "Yalnızlık ve Sosyal Memnuniyetsizlik Ölçeği" ile çocukların benlik kavramı algılama düzeylerini belirlemek için "Benlik Kavramı Algılama Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, bağımsız örneklem t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Pearson Korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre, erkek çocuklarının yalnızlık ve sosyal memnuniyetsizlik puanlarının kız çocuklarından daha yüksek olduğu, ancak cinsiyetin benlik kavramı algılama düzeyine etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Okul öncesi çocukların yalnızlık ve sosyal memnuniyetsizlik düzeylerinin anne ve baba yaşına bağlı olarak değiştiği, anne ve baba yaşının artmasıyla yalnızlık hissinin arttığı, benlik algısının ise anne ve baba yaşının azalmasıyla yükseldiği belirlenmiştir. Anne öğrenim durumu düştükçe çocukların yalnızlık hissi artmakta, baba öğrenim durumunun ise bu hisse etkisi bulunmamaktadır. Anne ve baba eğitim düzeyinin artması çocukların benlik algısını yükseltmektedir. Anne ve babanın meslek durumu yalnızlık ve memnuniyetsizlik üzerinde etkili olmamakla birlikte, annesi işçi olan çocukların benlik algısının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, çocukların orta düzeyde yalnızlık ve sosyal memnuniyetsizlik yaşadıkları ve yüksek benlik algısına sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda öneriler sunulmuştur.
60-72 aylık çocukların katılım haklarına yönelik görüşleri ile öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Afyonkarahisar ili örneklemi)
Bu araştırmanın amacı, 60-72 aylık çocukların katılım haklarına yönelik görüşleri ile öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezinde bulunan, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi bağımsız anaokulları ve ilkokulların anasınıflarında öğrenim görmekte olan 60-72 aylık çocuklar ve bu çocukların öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiş olan 40 öğretmen ve 350 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Genel Bilgi Formu", "Okul Öncesi Sınıfında Katılım Hakkı Ölçeği (Çocuk Formu)" ve "4-6 Yaş Çocuklarına Yönelik Öz-Düzenleme Becerileri Ölçeği (Öğretmen Formu)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, T-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda çocukların sınıfta düşük düzeyde katılıma sahip oldukları görüşünde oldukları ve öz düzenleme becerilerinin yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların katılım haklarına ilişkin görüşleri ile çocukların cinsiyeti, kardeş sayısı, anne ve baba öğrenim durumu, baba meslek ve öğretmenin öğrenim durumu arasında anlamlı fark olduğu; çocukların öz düzenleme becerileri ile çocukların cinsiyeti, anne ve baba öğrenim durumu, anne ve baba meslek ve öğretmen öğrenim durumu arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada çocukların katılım haklarına ilişkin görüşleri ile öz düzenleme becerileri arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Uzamsal Bütünleştirme Testi'nin 36-48 aylık Türk çocuklarına uyarlanması
Bu araştırma, 36-48 aylık çocuklarda Uzamsal Bütünleştirme Testi'nin (Test of Spatial Assembly-TOSA) geçerlik ve güvenirlik çalışması üzerine yapılmıştır. Genel tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılı Milli Eğitim Bakanlığı'na ve Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı resmi veya özel anaokulları devam eden 36-48 aylık çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemine ulaşılabilir evrenden rastgele örnekleme yöntemi ile seçilmiş 330 çocuk dahil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında; 'Genel Bilgi Formu' ve Verdine ve Golinkoff (2014) tarafından geliştirilen ve Verdine ve Golinkoff (2020) tarafından revize edilen Uzamsal Bütünleştirme Testi (Test of Spatial Assembly-TOSA)' kullanılmıştır. Uzamsal Bütünleştirme Testi'nin uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları için testin 2B ve 3B alt testleri ile 2B alt testine bağlı Yatay- Dikey Yön, Göreli Konum ve Bitişik Parça alt boyutlarına ait ortaya konulan tek boyutlu faktör yapısının doğrulandığı maddelerin çoğunun, tek boyutlu faktör yapısını genel olarak temsil ettiği bulunmuştur. Uygulama yapılan gruplarda Uzamsal Bütünleştirme Testi Crombach Alfa güvenirlik analizi sonuçları incelendiğinde, Yatay ve Dikey Yön için 0,72; Göreli Konum için 0,71; Bitişik Parça için 0,73; 2B alt testi için 0,88 ve 3B alt testi için 0,88 tespit edilmiştir. Testin alt testleri ve alt boyutları arasındaki korelasyon katsayılarının pozitif ve yüksek çıkması, maddelerin benzer becerileri örneklediğini ve testin iç tutarlılığının yüksek olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda test tekrar test güvenirliğine göre Uzamsal Bütünleştirme Testi'nin zamana bağlı olarak kararlı bir yapı sergilediği belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre Uzamsal Bütünleştirme Testi'nin 36-48 aylık Türk çocuklar için kabul edilebilir psikometrik özelliklere sahip erişilebilir ve uygun bir uzamsal ölçüm aracı olduğu söylenebilir.
Hayat bilgisi dersinde okul dışı ortamlarda değerler eğitimi üzerine bir inceleme
Bu araştırmada, Hayat Bilgisi dersinde okul dışı ortamlarda değerler eğitimi etkinliklerinin öğrencilerin değerleri kazanmalarına ve Hayat Bilgisi dersine yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022- 2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Kocaeli İlinin Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Mehmet Zeki Obdan İlkokulu 2. sınıfında öğrenim görmekte 60 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel verileri elde etmek için ön test, son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun her birinde 30 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak Oker ve Tay (2020) tarafından geliştirilen "Hayat Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel deseni, durum çalışması desenidir. Araştırmanın nitel verileri ise her geziden sonra öğrencilere uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarından ve her gezi sonrası öğrencilerin ve araştırmacının yazmış oldukları gezi günlüklerinden elde edilmiştir. Araştırma sonucunda Hayat Bilgisi dersinde okul dışı ortamlarda değerleri eğitimi kazandırmak amaçlı yapılan etkinliklerin öğrenciler üzerinde olumlu yönde etki ettiği görülmüştür. Araştırmanın sonucuna göre öğrencilerin okul dışı öğrenme ortamlarında yeni bilgiler öğrendikleri, gezilerde eğlenerek keyif aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bunun sonucunda da öğrencilerin değerleri daha iyi öğrendikleri ve günlük yaşamlarında bu değereler doğrultusunda hareket etmeye çalıştıkları gözlemlenmiştir.
Oryantiring uygulamalarının 1. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersine yönelik tutumlarına ve eğlenme düzeylerine etkisi üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, yeni tanınan ve sevilen oryantiring sporunun amaçlarının ilkokul 1. sınıf hayat bilgisi ders kazanımları ile birleştirilip dersin işlenmesi ve bu süreçte öğrencilerin derse karşı tutumlarının ve eğlenme düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmada ön test-son test kontrol grupsuz yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 19 birinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma 2022-2023 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Afyonkarahisar ilinin Sinanpaşa ilçesindeki bir devlet ilkokulunda gerçekleştirilmiştir. Birinci sınıf hayat bilgisi ders kazanımları belirlendikten sonra oryantiring sporu amaçları doğrultusunda Hayat Bilgisi ders kazanımlarına ulaşılacak şekilde etkinlikler planlanmıştır. Planlanan takvime uygun olarak oluşturulan etkinliklerle öğretim gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak 15 maddeden oluşan Hayat Bilgisi Dersine Yönelik Tutum Ölçeği ile 10 maddeden oluşan Hayat Bilgisi Dersinde Eğlenme Düzeyini Belirleme Ölçeği ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Uygulama sonrasında ise altı öğrenci ile görüşme yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin öğrencilerin tutumları ve eğlenme düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığını belirlemek için kullanılan ölçeklerin ön test ve son test ortalamaları incelenmiştir. Hayat Bilgisi Dersine Yönelik Tutum Ölçeği ve Hayat Bilgisi Dersinde Eğlenme Düzeyini Belirleme Ölçeği'nin ön test ve son test puanları arasındaki farkların anlamlılık düzeyi parametrik olmayan testlerden "Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi" ile belirlenmiştir. Araştırmada uygulanan Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi'ne göre ön test ve son test puanları arasındaki farkların 0,05'ten küçük olması nedeniyle istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Uygulanan etkinliklerin öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik tutumları ve eğlenme düzeyleri üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.
Türkiye ve Suudi Arabistan'daki 3 ve 4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitaplarının Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi
Günümüz dünyası, teknolojik ilerleme ve muazzam bilgi akışının bir sonucu olarak yaşamın çeşitli alanlarında hızlı bir gelişmeye tanıklık etmektedir; bu da eğitim sistemlerine bilgi ve teknolojideki gelişmelere ayak uydurmayı ve nesilleri bu zorluklara uyum sağlamak ve etkili bir şekilde etkileşimde bulunmak için gerekli becerilerle hazırlamayı gerektiren yeni zorluklar eklemiştir. Eğitim programları, bilimsel ve araştırma becerilerini artırarak, eleştirel düşünme yeteneklerini geliştirerek ve öğrencilere toplumsal değerleri aşılayarak 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Bu bağlamda, 21. yüzyılda başarılı olmak ve gelecekteki zorluklarla yüzleşmek için gerekli becerilere sahip bir öğrenci nesli hazırlamayı amaçladığından, özellikle ilköğretim düzeyinde fen öğretim programlarını incelenmesinin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, Türkiye ve Suudi Arabistan'daki genç öğrencilere bilimin nasıl sunulduğunu anlama ve bu iki ülkedeki fen ders kitaplarının 21. yüzyılın talepleriyle ne ölçüde uyumlu olduğunu ölçme ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve Suudi Arabistan'da ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıflarda okutulan fen bilimleri ders kitaplarının içeriğini analiz ederek, bu programların modern eğitim standartlarına ve 21. yüzyılın gerekliliklerine ne ölçüde uygun olduğunu, bir dizi modern standarda odaklanan bir içerik analizi yöntemiyle belirlemektir. Çalışmanın hedefleri, kitapların araştırma ve inceleme becerilerini, 21. yüzyıl becerilerini, bilimsel süreç becerilerini, öğrenci merkezli öğretim yöntemlerinin ne ölçüde benimsendiğini ve öğrencilerin değerlerini ne ölçüde kapsadığını belirlemeye dayanmaktadır. Çalışma aynı zamanda iki ülkenin öğretim programlarındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koyarak geliştirme ve iyileştirmeye yönelik tavsiyelerde bulunmayı amaçlamaktadır. Çalışma, ders kitaplarındaki farklı eğitsel unsurları çözümlemek ve analiz etmek için ana araç olarak içerik analizini kullanarak betimleyici-analitik bir yaklaşım benimsemiştir. Çalışmanın örneklemi, ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıfların tüm içeriğini kapsayan, iki Türk ve altı Suudi fen ders kitabı da dahil olmak üzere, tüm akademik yılı kapsayan ve iki ülke arasında titiz bir karşılaştırmalı analiz yapılmasına olanak tanıyan sekiz fen ders kitabından oluşmaktadır. Kitaplar, modern eğitim becerileri ve standartlarını içeren bütünleşik bir kriter listesine göre analiz edilmiştir. Çalışma, Türkiye ve Suudi Arabistan'daki 3. ve 4. sınıf fen ders kitaplarının eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, işbirliği ve teknoloji kullanımı gibi 21. yüzyıl becerilerini teşvik etme konusunda ortak bir temayı paylaştığını, ancak farklılıkların her ülkenin kültürel özelliklerini yansıttığını göstermiştir. Türkiye'deki fen ders kitabı işbirliği ve pratik iletişim becerilerine daha fazla vurgu yaparken, Suudi fen ders kitabı sorgulama ve araştırma becerilerinin kullanımı yoluyla bilimsel sorgulamayı vurgulamaktadır. Temel fen becerileri söz konusu olduğunda, her iki ülkenin fen ders kitapları da bu becerileri teşvik etmektedir, ancak Türk kitapları daha çok bilimsel deneylere odaklanırken, Suudi kitapları çevre uygulamaları ve yerel teknolojiyi vurgulamaktadır. Araştırma sonucunda aşağıdaki öneriler ortaya çıkmıştır: Değerler ve duygusal unsurların incelenmesini de içerecek şekilde analizin genişletilmesi. Çalışmanın kapsamını genişletmek için nicel veya karma araştırma yöntemleri kullanın. Kültürel faktörlerin etkilerini anlamak için eğitim müfredatıyla ilgili karşılaştırmalı çalışmalar yapılması. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri Ders Kitapları, 21. Yüzyıl Becerileri, Bilimsel Süreç Becerileri, Araştırma\Sorgulama Becerileri.
Okul öncesi öğretmen adaylarının dijital oyun bağımlılığı ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi öğretmen adaylarının, dijital oyun bağımlılığı ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim öğretim yılında eğitim fakültesinde öğrenim görmekte olan 258'i kadın (%82.4), 55'i (%17.6) erkek olmak üzere toplam 313 okul öncesi öğretmen adayı oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, "Üniversite Öğrencileri İçin Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği", "Duygu Düzenleme Becerileri Ölçeği" ile araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verilerin analizinde Kolmogrov Smirnov Testi, Spearman Korelasyon Analizi, Basit Doğrusal Regresyon Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi olmak üzere altı farklı istatiksel analiz kullanılmıştır. Veriler SPSS 22.0 versiyonunda analiz edilmiş olup anlamlılık düzeyi 0,05 olarak ele alınmıştır. Bu araştırma sonucunda; okul öncesi öğretmen adaylarının duygu düzenleme becerilerinin orta düzeyde; dijital oyun bağımlılığı düzeylerinin ise düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Dijital oyun bağımlılığı ile duygu düzenleme becerisi arasında negatif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Demografik veriler incelendiğinde, erkek okul öncesi öğretmen adaylarının dijital oyun bağımlılık düzeyleri kadın okul öncesi öğretmen adaylarına göre daha fazla olmakla birlikte bu fark anlamlı değildir. Sınıf seviyelerine göre dijital oyun bağımlılık düzeylerinde ise anlamlı farklılıklar elde edilmiş olup özellikle birinci sınıf okul öncesi öğretmen adaylarının dijital oyun bağımlılık düzeylerinin diğer sınıf seviyelerine göre daha düşük olduğu belirlenmiştir. Genel not ortalamalarına göre dijital oyun bağımlılığı düzeylerinde anlamlı bir fark elde edilmemiştir. Anne baba tutumlarına göre dijital oyun bağımlılık düzeylerinde anlamlı fark görülmüş olup demokratik anne baba tutumuna sahip olan öğretmen adaylarının dijital oyun bağımlılık düzeylerinin daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelir durumu, kişilik tipi ve dijital oyunlara ayrılan süre açısından bağımlılık düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Okul öncesi öğretmen adaylarının en çok tercih ettiği dijital oyun türlerinin aksiyon ve bulmaca-zekâ oyunlarının olduğu ve büyük çoğunluğunun günde 0-6 saat arasında dijital oyun oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Duygu düzenleme becerileri demografik açıdan incelendiğinde erkek okul öncesi öğretmen adaylarının kadın okul öncesi öğretmen adaylarına göre daha yüksek becerilere sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Sınıf seviyelerine göre duygu düzenleme becerilerinde anlamlı farklılıklar bulunmakla birlikte bulunan bu fark birinci sınıf okul öncesi öğretmen adaylarının duygu düzenleme becerilerinin daha yüksek olduğu sonucudur. Gelir durumu ve oynadıkları dijital oyun türlerine göre duygu düzenleme becerilerinde anlamlı fark görülmezken anne baba tutumları ve genel not ortalamalarına göre anlamlı farklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin analitik düşünme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin analitik düşünme beceri düzeylerini belirlemek ve bu düzeylerin çeşitli demografik ve çevresel değişkenler açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda öğrencilerin cinsiyet, ebeveyn eğitim düzeyi, evde teknolojik araçlara erişim, kişisel oda sahibi olma durumu, okuma ve eğitsel etkinlik alışkanlıkları gibi faktörlerin analitik düşünme becerileri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı içerisinde Afyonkarahisar il merkezinde bulunan yedi farklı ilkokulda öğrenim görmekte olan toplam 600 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama süreci 2023-2024 Eğitim Öğretim yılının 2. döneminde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak, Kocaman (2021) tarafından geliştirilen ve toplam 29 maddeden oluşan "Analitik Düşünme Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek; sıralama, sınıflama, karşılaştırma değerlendirme olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Öğrencilerin ölçekten elde ettiği toplam ve alt boyut puanları, analitik düşünme düzeylerini belirlemede temel alınmıştır. Verilerin analizinde normallik testleri yapıldıktan sonra iki grup arasındaki farklar için bağımsız örneklem t testi, üç ve daha fazla grubu karşılaştırmak amacıyla ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA testinde anlamlı fark bulunan değişkenlerde farkın hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Tukey HSD testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, cinsiyet değişkeni açısından kız öğrencilerin analitik düşünme puanlarının erkek öğrencilere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Benzer şekilde, ebeveyn eğitim düzeyinin lisansüstü olduğu gruplarda, evde bilgisayar/tablet bulunan öğrencilerde, kendi odası olan öğrencilerde, bilimkurgu kitabı okuyan, zekâ oyunu oynayan ve hobi sahibi olan öğrencilerde analitik düşünme becerileri anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur. Ölçeğin dört alt boyutu bakımından da benzer eğilimler gözlemlenmiştir. Diğer yandan, yaşanılan yerleşim yeri, izlenilen TV program türü ve dershaneye gitme durumları açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır
Web 2.0 araçları ile işlenen kesirler konusunun ilkokul öğrencilerinin dijital teknoloji kullanımına, matematik öğrenmeyi sevmesine ve matematik dersi motivasyonlarına etkisi
Bu çalışmada ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik dersinde Web 2.0 araçlarıyla işlenen "Kesirler" konusunun öğrencilerin dijital teknoloji kullanımına, matematik öğrenmeyi sevmesine, matematik motivasyonuna etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar ilinde bir devlet ilkokulunda öğrenim gören dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi için uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kapsamında ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Nicel araştırma ile yürütülen bu çalışmada veri toplama aracı olarak "Matematik Öğrenme Sürecinde Dijital Teknoloji Kullanımı Ölçeği", "Matematik Öğrenmeyi Sevme Ölçeği" ve "Matematik Dersi Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U-Testi, Wilcoxon Signed Ranks Test, Bağımsız Grup t-testi ve Bağımlı Gruplar t-testi kullanılmıştır. Araştırmada, Matematik dersini Web 2.0 araçlarıyla işlemenin öğrencilerin matematiği sevmesine olumlu katkı sağladığı, motivasyonlarını artırdığı ve dijital teknoloji kullanımına olumlu yönde etki sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
İlkokul fen bilimleri dersinde sürdürülebilir STEAM uygulamalarının öğrencilerin sürdürülebilir çevre bilincine ve STEAM tutumlarına etkisi
Bu çalışmada ilkokul fen bilimleri dersinde sürdürülebilir STEAM uygulamalarının öğrencilerin sürdürülebilir çevre bilincine ve STEAM tutumlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Konya ilinin Akşehir ilçesinde bir devlet ilkokulunda öğrenim gören dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi için uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kapsamında ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Sürdürülebilir Çevre Bilinci Ölçeği" ve "İlkokul Öğrencileri için STEAM Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann- Whitney U-Testi ve Wilcoxon Signed Ranks Test, kullanılmıştır. Araştırmada, fen bilimleri dersini sürdürülebilir STEAM uygulamaları ile işlemenin öğrencilerin sürdürülebilir çevre bilincine olumlu katkı sağladığı ve STEAM tutumlarına olumlu yönde etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Matematik öğrenme güçlüğünün giderilmesinde ebeveyn katılımının sosyal sorun çözme becerisi bağlamında incelenmesi: Bir durum çalışması
Bu tez çalışması, matematik öğrenme güçlüğüne sahip çocuğunun gelişim göstermesinde ve tanısının kaldırılmasında rol oynayan bir annenin ebeveyn katılımını sosyal sorun çözme becerisi açısından ele almayı amaçlamıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması desenine göre tasarlanan bu çalışma, özgül öğrenme güçlüğü tıbbi/eğitsel tanı ve raporu almış, matematik öğrenme güçlüğüne sahip olan ve ebeveyn desteği ile sahip olduğu güçlüğü Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) ile kaldırmış 1 çocuğun ebeveyni ile yürütülmüştür. Araştırmanın temel verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formundaki sorular kullanılarak ebeveyn ile yapılan görüşmeden elde edilmiştir. Ebeveynin sosyal sorun çözme beceri düzeyini ölçmeye yönelik nicel veriler ise Sosyal Sorun Çözme Envanteri (SSÇE) ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında ebeveynden elde edilen verilerin ve bu bağlamda ulaşılan sonuçların inandırıcılığını arttırmak amacıyla üçleme (triangulation) yapılmıştır. Bu doğrultuda çocuğa ait ÇÖZGER raporları, karne notları doküman olarak; çocuğun Matematik Kaygı Ölçeğine verdiği cevaplar da ek bir veri kaynağı olarak araştırmaya dahil edilmiştir. Elde edilen veriler, betimsel ve içerik analizi yöntemlerine göre çözümlenmiştir. Nitel veriler, ebeveynin olumlu sorun yönelimine sahip olduğunu, çocuğunun sahip olduğu bu güçlüğün üstesinden gelebilmesi için çeşitli yöntemler, stratejiler denediğini ve tüm bu süreçte liderlik yaparak, inisiyatif alarak etkin bir rol oynadığını ortaya koyarken; nicel veriler ise ebeveynin sosyal sorun çözme becerisinin tüm alt boyutlarında genel olarak orta-üst düzeyde olduğunu göstermiştir. Ebeveynden elde edilen bulguları desteklemek amacıyla araştırmaya dahil edilen diğer verilere bakıldığında ise çocuğun öğrenme güçlüğü tanısının kaldırıldığı, matematik dersindeki yazılı notlarının iyi-pekiyi düzeyinde olduğu ve matematik kaygısının oldukça düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular neticesinde matematik öğrenme güçlüğü ile başa çıkma sürecinin tanılama, çözüm önerileri geliştirme, müdahale ve değerlendirme aşamalarında ebeveyn katılımı ve iş birliğinin etkin bir şekilde yürütülmesi gerektiği; aynı zamanda bu süreçte ebeveynin gelişmiş sosyal sorun çözme becerisine sahip olmasının sürecin başarısında oldukça önemli bir rol oynadığı söylenebilmektedir. Sonuç olarak, bu durum çalışması; matematik öğrenme güçlüğü (MÖG) tanısının kaldırılması gibi başarılı sonuçlar elde edilmesinde ebeveyn katılımının kritik rolünü derinlemesine irdelemekte, bu rolün etkinliğini artıran bir değişken olarak ebeveynin sosyal sorun çözme becerilerinin önemini vurgulamakta olup konunun daha büyük ölçekli araştırmalarla desteklenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Matematik öğrenme güçlüğü, diskalkuli, ebeveyn katılımı, sosyal sorun çözme becerisi
İlkokul veri okuryazarlığı ölçeğinin geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışmaları
21.yüzyıl okuryazarlıklarından biri olan veri okuryazarlığı, bireylerin veriyi anlama, değerlendirme, yorumlama ve etkili bir şekilde kullanma becerisidir. Bu becerinin ilkokuldan itibaren öğrencilere kazandırılması, onların günlük yaşantılarında karşılaşabilecekleri veriler ile doğru kararlar alabilmeleri açısından önem arz etmektedir. Bu çerçevede bu konuyla ilgili yapılan araştırmalar eğitimcilere ve ilkokul öğrencilerine büyük faydalar sunacaktır. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı ilkokul 4. Sınıf öğrencilerinin veri okuryazarlığını belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Araştırmada ilk olarak değişkenlerini oluşturan kavramlara ilişkin ulusal ve uluslararası kuramsal çerçeve ve yapılan çalışmalar incelenmiştir. Ardından konuyla ilgili olarak anket tekniği kullanılmıştır. Kullanılan ankette veri okuryazarlığına yönelik akademisyen ve öğretmenlerin görüşleri alınmıştır. Elde edilen bu görüşlerden madde havuzu oluşturulurken fikir alınmıştır. Oluşturulan madde havuzunda ilk süreçte 30 madde bulunmaktadır. Uzman görüşlerinin alınması ile birlikte 3 maddenin ölçekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu, Afyonkarahisar merkez okullarında yer alan 1200 ilkokul 4.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu örneklem grubu, tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. 27 maddeden oluşan ölçeğin birinci uygulaması 600 öğrenciye uygulanmıştır ve açımlayıcı faktör analizi sonucunda 17 maddenin ölçekte kalmasına karar verilmiştir. 17 maddeden oluşan bu yeni taslak ölçeğin doğrulayıcı faktör analizini yapmak amacıyla 600 öğrenciden veri toplanmıştır. Yapılan DFA'da hiçbir maddenin çıkarılmamasına karar verilmiştir. Model uyum indeksleri incelendiğinde, χ 2 /sd, RMSEA, GFI, SRMR, NFI ve NNFI değerlerinin kabul edilebilir uyum, AGFI ve CFI değerlerinin mükemmel uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmanın güvenirliği arttırmak ve maddelerin ayırt ediciliğini öğrenmek amacıyla Cronbach Alfa katsayıları, Toplam madde korelasyonları ve %27'lik alt üst grubun t ve p değerleri hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda 17 maddeden oluşan İlkokul 4.sınıf Öğrencilerine Yönelik Veri Okuryazarlığı Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Örneklem grubunun geliştirilen ölçeğe ait düzeylerine bakıldığında, ölçeğin ortalaması 80, 3517 olarak hesaplanmış olup örneklem grubu düzeyinin orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin öz düzenleme ve problem çözme becerilerinin rol model tercihlerine göre incelenmesi
Bu araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin öz düzenleme ve problem çözme becerilerinin rol model tercihlerine göre incelenmek amaçlanmıştır. Araştırma, içerik analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere Rol Model Alma Anketi, Öz Düzenlemeyi Öğrenme Envanteri ve Problem Çözme Ölçeği uygulanmıştır. Veriler, betimsel istatistikler, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), bağımsız gruplar T-testi, Kruskal-Wallis testi, Tukey testi ve korelasyon analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın örneklemini; 2023-2024 eğitim öğretim yılında, Van ilinde kırsalda ve kentte bulunan toplam sekiz ilkokulda öğrenim gören 533 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin rol model tercihleri en çok ünlüler, ardından akranlar, aile bireyleri ve öğretmenler yönünde yoğunlaşmıştır. Rol model türüne göre öz düzenleme becerilerinde anlamlı farklılıklar bulunmuş; özellikle öğretmen ve ünlü model tercihleri arasında fark tespit edilmiştir. Rol model alma nedenlerinde karakter özellikleri ve komik/eğlenceli olma kategorileri ve öz düzenleme becerisi arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya derinlik katılması amacıyla sonuçlar yerleşim yeri ve cinsiyet değişkenlerine göre de analiz edilmiştir. Ayrıca, öz düzenleme ve problem çözme becerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Araştırma sonuçları, Öz düzenleme becerisi ile öğrencilerin rol model tercihleri ve rol model alma nedenleri arasında ilişki olduğunu ortaya konmuştur. Problem çözme becerisi ile rol model tercihleri ve rol model alma nedenleri arasında anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Öz düzenleme ve problem çözme becerileri arasında bir ilişki bulunduğunu ortaya konmuştur. Bulgular doğrultusunda eğitim ortamlarında rol model temelli etkinliklerin artırılması, öğretmenlerin öz düzenlemeyi destekleyen stratejileri uygulamaları ve öğrencilerin problem çözme süreçlerine öz düzenleme becerilerini entegre edebilecekleri uygulamalara yer verilmesi önerilmektedir.
Okul öncesi öğretmenlerinin dijital dünyada çocuk hakları ile ilgili görüşleri üzerine karşılaştırmalı bir çalışma: Türkiye ve İngiltere örnekleri
Bu araştırmanın amacı Türkiye'de ve İngiltere'deki okul öncesi öğretmenlerinin dijital dünyada çocuk haklarına ilişkin görüşlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Nitel araştırma yöntemlerinden karşılaştırmalı durum çalışmasının gerçekleştirildiği bu araştırmanın çalışma grubunu Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı, 36-72 aylık çocukların devam etmekte olduğu bağımsız üç ayrı anaokulunda görev yapmakta olan 6 öğretmen ve İngiltere'de yine 36-72 aylık çocukların devam etmekte olduğu Eğitim Bakanlığı'na bağlı üç ayrı devlet anaokulunda görev yapmakta olan 6 öğretmen olmak üzere araştırmaya katılmaya gönüllü toplam 12 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın verileri görüşme formları ve doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. Karşılaştırmalı durum çalışmasının aşamaları doğrultusunda, Türkiye'deki ve İngiltere'deki öğretmenlerin dijital dünyada çocuk haklarına yönelik görüşleri arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. Ortak ve farklı temalar ve alt temalar doğrultusunda iki durum arasındaki benzer ve farklı yönler ortaya çıkarılmıştır. Türkiye'deki ve İngiltere'deki okul öncesi öğretmenlerinin çocukların dijital ortamlarda görüşlerini ifade edebilmeleri için gerekli koşulların sağlanmadığını düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin uygulama, oyun, web siteleri gibi dijital ortamların çocuklar için güvenli bir şekilde hazırlanmadığı ve çocukların dijital ortamda korunması için alınacak çevrim içi güvenlik önlemleri konusunda yetişkinlerin yetersiz bilgiye ve sınırlı bilgiye sahip oldukları ortak görüşüne sahip oldukları belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenler çocukların dijital ortamda korunması için alınacak çevrim içi güvenlik önlemleri konusunda yetişkinlerin yetersiz bilgiye ve sınırlı bilgiye sahip oldukları ortak görüşündedir. Türkiye'deki ve İngiltere'deki öğretmenlerin dijital dünyada çocuk haklarını farklı şekilde tanımladıkları ve dijital ortamlarda çocuk hakları ile ilgili farklı uygulamalar gerçekleştirdikleri görülmüştür. Türkiye'deki öğretmenler yol gösterici ve model olma rolünü sergilediklerini ifade ederken, İngiltere'deki öğretmenler ebeveyn eğitimi, gözlem takip ve çocukları bilgilendirme gibi süreçler gerçekleştirdiklerini belirtmiştir. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen doküman analizi sonucunda da her iki ülkede de çocukların dijital haklarını korumak amacıyla yasal düzenlemelerin olduğu, çocukların dijital güvenliğini sağlamak amacıyla her iki ülkedeki ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından farklı içerikte rehberlerin hazırlandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dijital hikâye araçları eğitiminin öğretmenlerin dijital hikâye araçlarını kullanım yetkinliklerine ve çocukların çevresel tutum ve farkındalıklarına etkisi
Bu araştırmada dijital hikâye araçları eğitiminin öğretmenlerin dijital hikâye araçlarını kullanım yetkinliklerine ve çocukların çevresel tutum ve farkındalıklarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ön-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenin kullanıldığı bu araştırmanın çalışma grubunu Afyonkarahisar Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı iki ayrı bağımsız anaokulunda görev yapmakta olan dört öğretmen ve bu öğretmenlerin sınıfındaki 60-72 aylık toplam 67 çocuk oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen Genel Bilgi Formu ve Dijital Hikâye Eğitimi İhtiyaç Belirleme Formu, Çelik (2021) tarafından geliştirilen Dijital Hikâye Araçları Kullanımı Yetkinliği Ölçeği (DHAKYÖ) ve Büyüktaşkapu Soydan ve Öztürk Samur (2017) tarafından geliştirilen Okul Öncesi Çocukları İçin Çevre Farkındalık ve Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında deney grubundaki öğretmenlere toplam dört hafta boyunca araştırmacı tarafından geliştirilen Dijital Hikâye Araçları Eğitimi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımlı ve bağımsız örneklemler için T testi, Karışık Ölçümler İçin İki Yönlü Anova kullanılmıştır. Deney grubundaki çocukların eğitim sonrasında çevresel tutum ve farkındalıklarının olumlu yönde değiştiği, öğretmenlerin dijital hikâye kullanma yetkinliklerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney grubunun çevresel tutum alt boyutu ve ölçek toplamına ilişkin etki büyüklüklerinin yüksek düzeyde, çevresel farkındalık alt boyutuna ilişkin etki büyüklüğünün ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir.
Okul öncesi eğitime devam eden çocuğu olan ebeveynlerin çocukların katılım haklarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmada, okul öncesi eğitime devam eden 48-66 aylık çocuğu olan ebeveynlerin çocukların katılım haklarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının çalışma grubunu 2024-2025 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi bağımsız anaokulları ve ilkokulların anasınıflarında öğrenim görmekte olan 48-66 aylık çocukların anne babaları olan toplam 200 anne baba, nitel kısmın çalışma grubunu ise toplam 6 anne baba oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Genel Bilgi Formu, anne babaların çocukların katılım hakkına yönelik görüşlerinin belirlenmesi için Çocuk Katılımı Ölçeği ve Ebeveyn Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizinde, bağımsız örneklem T-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Anne babaların çocukların katılım haklarına yönelik görüşlerinin çocuklarının daha önceden okula gitme durumuna, anne babaların mesleğine, öğrenim düzeyine, medeni durumuna göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği, çocuklarının cinsiyetine, yaşına, anne babaların yaşına, cinsiyetine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Anne babaların ailede çocuk katılımının desteklenmesi için çocukları ile iletişim kurup onlara saygı duymaları gerektiği ile ilgili farkındalığa sahip oldukları fakat çocuklarına söz hakkı verebilecekleri durumlar ile ilgili rehberliğe gereksinim duydukları belirlenmiştir.
ClassDojo ile desteklenmiş işbirlikli öğrenmenin ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin sosyal beceri gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Hayat Bilgisi dersinde ClassDojo destekli işbirlikli öğrenme etkinliklerinin ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin sosyal beceri gelişimine etkisini belirlemek ve bu konudaki görüşlerini ortaya koymaktır. Karma yöntemle yürütülen çalışmada, açıklayıcı sıralı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen; nitel boyutunda ise durum deseni tercih edilmiştir. Çalışma grubu, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Manavgat ilçesinde bulunan Sarılar İlkokulu'nda öğrenim gören 49 birinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Deney grubunda 25, kontrol grubunda ise 24 öğrenci yer almıştır. Örneklem, uygun örnekleme yöntemiyle belirlenmiş; nitel veriler için odak öğrenciler maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, deney ve kontrol grubu öğretmenleri tarafından doldurulan "7-12 Yaş Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği", "Araştırmacı Günlüğü" ve "ClassDojo Destekli İşbirlikli Öğrenme Görüşme Formu" kullanılmıştır. Deney grubuna, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı ikinci yarısında ClassDojo destekli işbirlikli öğrenme tekniklerinden biri olan "Öğrenci Takımları Başarı Bölümleri" tekniği uygulanırken, kontrol grubunda mevcut öğretim programı sürdürülmüştür. Grupların ölçüm sonuçlarının normal dağılıma uygunluğu analiz edilmiş ve verilerin normal dağılmadığı belirlenmiştir. Araştırma verileri, SPSS paket programı kullanılarak yüzde, frekans, aritmetik ortalama, bağımlı gruplar t-testi, Mann Whitney-U ve One-way ANOVA testleri ile analiz edilmiştir. Nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, ClassDojo destekli işbirlikli öğrenme etkinliklerinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinde, kontrol grubu öğrencilerine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Ayrıca baba eğitim düzeyi ile baba meslek durumu değişkenlerinin sosyal beceri üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı; ancak anne eğitim düzeyi ve meslek durumunun sosyal beceriyi etkilediği tespit edilmiştir. Deney grubundaki öğrenciler, grup etkinliklerini sevdiklerini, bu etkinliklerin arkadaşlarıyla iletişimlerini artırdığını, eğlenceli ve öğretici olduğunu belirtmiş ve yöntemin diğer derslerde de kullanılmasını istemiştir. Araştırmacı günlüklerinde de benzer bulgulara ulaşılmıştır. Sonuç olarak, grup içi etkileşimler, eğlenceli öğrenme ortamı ve ödüllendirme sistemi, davranışçı eğitimle yapılandırmacı eğitimin birlikte kullanıldığında öğrencilerin sosyal beceri gelişimine olumlu katkılar sağlayabileceğini ortaya koymuştur. Bu nedenle ClassDojo destekli işbirlikli öğrenme etkinliklerinin ilkokulda yaygınlaştırılması öneri olarak sunulmuştur.
Okul öncesi dönem çocuklarının ve öğretmenlerinin artırılmış gerçeklik uygulamalarına yönelik görüşleri üzerine bir inceleme
Bu araştırmada, okul öncesi dönem çocuklarının ve öğretmenlerinin artırılmış gerçeklik (AG) uygulamalarına yönelik görüşlerini incelemek amacıyla olgubilim (fenomenoloji) yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, Kocaeli ilinde görev yapan 7 öğretmen ve sınıflarında AG uygulamalarına katılan 20 çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Öğretmen Görüşme Formu ve Çocuk Görüşme Formu aracılığıyla toplanmıştır. Literatür temelli olarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarının son hali, uzman görüşleri alınarak şekillendirilmiştir. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmış ve çocuklar ve öğretmenleri ile birebir görüşmeler yapılmıştır. Örneklem seçiminde, artırılmış gerçeklik uygulamaları konusunda deneyim sahibi öğretmenler ile bu öğretmenlerin sınıflarındaki çocukların dahil edildiği amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Toplanan nitel veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş, kodlama ve tema oluşturma süreçleri ise verilerin derinlemesine incelenmesiyle gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, araştırmanın geçerlik ve güvenirliğini artırmak amacıyla uzman görüşlerinden faydalanılmış ve ek yöntemler uygulanmıştır. İçerik analizi sonucunda, AG etkinliklerinin çocuklar tarafından genellikle "eğlenceli", "yenilikçi" ve "merak uyandırıcı" olarak tanımlandığı tespit edilmiştir. Çocukların AG etkinliklerine verdikleri duygusal tepkiler "heyecan", "mutluluk", "korku" ve "şaşırma" gibi kategoriler altında sınıflandırılmıştır. Çoğu çocuk teknolojik cihazları kullanırken zorlanmadığını belirtmiş olsa da, bazıları "zorladı" ifadeleriyle deneyimledikleri zorlukları dile getirmiştir. AG etkinliği, çocuklar tarafından "farklılık", "canlanma" ve "renklilik" gibi özelliklerle ilişkilendirilmiştir ve çocuklar bu etkinlikte tekrar yer almak istediğini ifade etmiştir. Çocukların verdikleri yanıtlar, ilgi alanları ve merak ettikleri nesnelerle şekillenmiş ve genel olarak "hayvanlar", "fantastik karakterler", "beden bölümleri" ve "taşıtlar" gibi nesnelere odaklanmıştır. Çoğu çocuğun daha önce böyle bir deneyim yaşamadığı, yalnızca birkaç çocuğun daha önce AG deneyimi yaşadığını ifade ettiği anlaşılmıştır. Ailelerine etkinliği anlatan çocuklar, AG'nin "gerçeklik/canlılık", "şaşırtıcı", "heyecan verici" ve "eğlenceli" doğasını vurgulamışlardır. Öğretmenlerin AG teknolojisinin eğitimdeki avantajlarına ilişkin görüşleri; "çocukların dikkat ve ilgi düzeyine etkileri", "bilişsel gelişim ve üç boyutlu düşünme becerilerine katkıları", "sosyal-duygusal gelişime etkileri" ve "dil ile motor gelişimine katkıları" olarak sıralanmıştır. Bununla birlikte, öğretmenler AG'nin kullanım sürecinde karşılaşılan "teknolojik zorluklar ve uygulama süreci", "etkinlik türlerine uygulanabilirlik sınırlılıkları" ve "zaman kaybı ile çocukların sıkılması" gibi çeşitli sorunları dile getirmişlerdir. Öğretmenlerin AG teknolojisine yönelik tutumları, "yeniliklere açıklık ve teknolojik motivasyon", "AG teknolojisi ile ilgili bilgi ve farkındalık eksikliği" ve "öğretmenlerin eğitim ihtiyacı ile donanım gereksinimleri" gibi konularla ilişkilendirilmiştir.
İlkokul öğrencilerinin dijital okuryazarlık becerileri ile 21. yüzyıl öğrenme deneyimleri algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Afyonkarahisar örneklemi)
Bu araştırmanın amacı ilkokul öğrencilerinin dijital okuryazarlık becerileri ile 21. yüzyıl öğrenme deneyimi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel desendedir. Araştırmanın örneklemi 2023-2024 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar merkez ve merkez köylerde bulunan ilkokullarda öğrenim gören 711 ilkokul öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın yapılacağı okullar basit seçkisiz örneklem seçme yoluyla belirlenmiştir. Araştırmaya 376 kadın, 335 erkek öğrenci katılmıştır. Araştırmada Şahin, Asal Özkan, Turan (2022) tarafından geliştirilen "İlkokul Öğrencilerine Yönelik Dijital Okuryazarlık Ölçeği" ile Chai vd. (2015) tarafından geliştirilen ve Yaşar (2021) tarafından uyarlanan "Öğrencilerin 21. Yüzyıl Öğrenme Deneyimleri Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, MANOVA ve Korelasyon Analizi gibi çıkarımsal istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; ilkokul öğrencilerinin dijital okuryazarlık beceri düzeyleri ile 21. yüzyıl öğrenme deneyimi algı düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. İlkokul öğrencilerinin 21. yüzyıl öğrenme deneyimi algıları ile kullanım amacı ve gizlilik ve güvenlik boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. İlkokul öğrencilerinin 21. yüzyıl öğrenme deneyimi algıları ile teknik bilgi boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde hatta orta düzeye yakın bir ilişki bulunmuştur. Bilgisayarı olan öğrencilerin teknik bilgisi, 21. yüzyıl öğrenme deneyimi algıları ve alt boyutlarından teknoloji ile anlamlı öğrenme, eleştirel düşünme ve bilgi üretme özyeterliği algıları bilgisayarı olmayan öğrencilerden daha yüksektir. İlkokul öğrencilerinin dijital okuryazarlık becerileri ile öz yönelimli öğrenme, işbirlikli öğrenme, eleştirel düşünme, otantik problem çözme, bilgi üretme özyeterliği algıları arasında pozitif yönlü düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Dijital okuryazarlık becerileri, öğrenme deneyimi algıları, ilkokul öğrencileri
Fen bilimleri dersinde okuduğunu anlama stratejileri kullanımının dördüncü sınıf öğrencilerinin akademik ve okuduğunu anlama başarısına, analitik düşünme ve problem çözme becerisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, okuduğunu anlama stratejilerinin kullanımının ilkokul dördüncü sınıf fen bilimleri dersinde öğrencilerin fen akademik ve okuduğunu anlama başarısına, analitik düşünme ve problem çözme becerisine etkisini tespit etmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, Konya ilindeki bir devlet okulunda 2023-2024 eğitim-öğretim yılında eğitim ve öğrenim gören deney grubunda 17 ve kontrol grubunda 17 olmak üzere toplam 34 öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında amacıyla Öğrenci Kişisel Bilgi Formu, Okuduğunu Anlama ve Fen Akademik Başarı Testi, Problem Çözme Beceri Testi, Analitik Düşünme Becerisi Ölçeği kullanılmıştır. Fen bilimleri dersi; deney grubu öğrencilerine okuduğunu anlama stratejileri kullanılarak, kontrol grubunda ise dersler öğretmenin geleneksel yöntemlerine dayalı olarak işlenmiştir. Verilerin analiz edilmesi için betimsel istatistikler, ilişkisiz örneklemler için Mann Whitney U Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, basit korelasyon analizi kullanılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin okuduğunu anlama ve fen akademik başarı testi ve problem çözme beceri testi sontest skorlarının kontrol grubundaki öğrencilerden daha yüksek olduğu ancak analitik düşünme beceri testi sontest puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı, bulgularına ulaşılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin okuduğunu anlama başarıları ile fen akademik başarıları arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Problem çözme becerisi ile fen akademik başarısı arasında da deney grubu lehine yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna karşılık, okuduğunu anlama ile problem çözme becerileri arasında anlamlı bir ilişki görülmemiş; aynı şekilde okuduğunu anlama ile analitik düşünme, problem çözme ile analitik düşünme becerileri arasında da anlamlı bir ilişki elde edilememiştir. Araştırmadan elde edilen veriler doğrultusunda okuduğunu anlama stratejileri kullanımının öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerini artırdığı, fen akademik başarılarını yükselttiği, problem çözme becerilerini geliştirdiği görülürken analitik düşünme becerileri üzerinde herhangi bir etkiye sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Okul öncesi öğretmenlerine yönelik sosyal öz-yeterlik ölçeğinin Türkçe'ye uyarlanması
Günümüzde öğretmenlerin yalnızca akademik bilgi aktarımı değil, aynı zamanda öğrencilerle etkili sosyal ilişkiler kurabilme becerileri de eğitimin niteliği açısından önemli görülmektedir. Bu doğrultuda öğretmenlerin sosyal etkileşim yeterliklerini geçerli ve güvenilir biçimde ölçebilecek araçlara duyulan ihtiyaç artmıştır. Bu araştırma, Vatou ve arkadaşları (2022) tarafından geliştirilen Öğretmen Sosyal Öz-yeterlik Ölçeğinin (Teachers' Social Self-Efficacy Scale (TSSES)) Türkçeye uyarlanarak Türkiye'deki okul öncesi öğretmenleri için geçerlik ve güvenirlik analizlerini yapmayı amaçlamaktadır. Araştırmada nicel yöntemlerden genel tarama modeli kullanılmıştır. Evreni, İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenen 402 öğretmenden veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, beş alt boyuttan oluşan Öğretmen Sosyal Öz-yeterlik Ölçeğinin (Teachers' Social Self-Efficacy Scale (TSSES)) Türkçe formu kullanılmıştır. Yapı geçerliliği, LISREL 8.71 ile gerçekleştirilen Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile test edilmiştir. Analiz sonucunda, ölçeğin beş faktörlü yapısının uygun model uyumu sergilediği ve tüm maddelerin ilgili boyutlara anlamlı katkı sunduğu belirlenmiştir. Kapsam geçerliliği kapsamında, uzman görüşleri doğrultusunda CVR ve CVI değerleri 1,00 olarak hesaplanmış; bu da içerik açısından yüksek düzeyde geçerlik olduğunu göstermiştir. Ayırt edici geçerlik bağlamında, öğretmenlerin sosyal öz-yeterlik düzeyleri mesleki kıdeme göre incelenmiş ve kıdem süresi arttıkça sosyal öz-yeterlik düzeylerinde anlamlı artışlar olduğu saptanmıştır (p < .01). İç tutarlılık analizlerinde, genel Cronbach Alfa değeri ,974; alt boyutlarda ise ,898 ile ,920 arasında bulunmuştur. Ayrıca alt boyutlar arasında anlamlı ve yüksek düzeyde pozitif korelasyonlar (r = .739 – .865) tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen bulgular Öğretmen Sosyal Öz-yeterlik Ölçeğinin (Teachers' Social Self-Efficacy Scale (TSSES)) Türk okul öncesi öğretmenleri için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu ortaya koymakta; bu ölçeğin sosyal öz-yeterlik temelli araştırmalarda kullanılabilecek güçlü bir veri toplama aracı olduğunu göstermektedir.
Emmi Pikler yaklaşımını uygulayan Alman anaokullarında eğitim sürecinin eğitimci ve yönetici görüşlerine göre incelenmesi
Bu araştırma, Emmi Pikler yaklaşımının temel ilkelerinin Almanya'nın Hamm şehrindeki okul öncesi eğitim kurumlarında nasıl uygulandığını incelemeyi amaçlamaktadır. Erken çocukluk döneminde çocuğun bireysel gelişim ritmine saygı, serbest hareket, güvenli bağlanma ve etik bakım süreçleri Pikler yaklaşımının temelini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, özellikle 0-3 yaş grubu çocuklarla çalışan eğitimcilerin, Pikler pedagojisinin öğretmen rolleri üzerindeki etkisi ve eğitim ortamının yapılandırılmasına ilişkin görüşleri nitel araştırma yöntemiyle değerlendirilmiştir. Veri toplama süreci, Almanya'nın kuzeyinde yer alan üç farklı anaokulunda görev yapan eğitimci ve yöneticilerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla yürütülmüştür. Katılımcılar, Pikler yaklaşımını uygulama biçimlerine, karşılaştıkları güçlükler ile pedagojik kazanımlara ilişkin deneyimlerini paylaşmıştır. Araştırma hem pedagojik ortam tasarımı hem de öğretmen-çocuk ilişkileri açısından Pikler pedagojisinin sahadaki yansımalarını ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, Pikler pedagojisinin çocukların bireysel gelişim süreçlerini desteklediğini, öğretmenin rolünü "gözlemci, eşlik eden ve saygı temelli ilişki kuran" bir figüre dönüştürdüğünü göstermektedir. Bu yönüyle Pikler yaklaşımı, okul öncesi eğitimin niteliğini artırmaya yönelik etik ve bütüncül bir model sunmaktadır. Araştırma sonuçlarının, Türkiye'de erken çocukluk eğitimi alanında alternatif pedagojik modellerin benimsenmesine ve 0-3 yaş arası çocuklara yönelik daha nitelikli bir eğitim politikası geliştirilmesine katkı sağlaması beklenmektedir.
60-72 aylık çocukların bilime yönelik motivasyonları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Afyon ili örneklemi)
Okul öncesi dönem, çocukların bilimsel kavramlarla tanıştığı ve merak ile keşfetme duygularının en yoğun olduğu kritik bir evredir. Bu süreçte geliştirilen motivasyon ile problem çözme becerileri, sonraki öğrenme yaşantılarına temel oluşturur. Bu kapsamda çalışmanın temel amacı; 60-72 aylık çocukların bilime yönelik motivasyonları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda okul öncesi dönem çocuklarının bilime yönelik motivasyonları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek için, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında; "Genel Bilgi Formu", "Çocukların Bilime Yönelik Motivasyonları: Öğretmen Değerlendirme Ölçeği-ÇOBİM", ve "Problem Çözme Becerileri Ölçeği"" kullanılmıştır. Örneklemde yer alan 400 okul öncesi çocuğundan elde edilen verilerin analizinde, bilime yönelik motivasyon ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin düzeyini ve yönünü belirlemek için Çoklu Regresyon Analizi, sosyo-ekonomik düzeyin bu beceriler üzerideki etkisini ortaya koymak amacıyla tek yönlü çok değişkenli varyans analizi kullanılmıştır. Veri analizi sonucu elde edilen bulgular ışığında; çocukların bilime yönelik motivasyonunun, problem çözme becerileri ile pozitif ve anlamlı ilişkiler sergilediği, bilime yönelik motivasyonun çocukların problem çözme becerilerini yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca, sosyo-ekonomik düzeyin çocukların bilime yönelik motivasyonları ve problem çözme becerileri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Sosyo-ekonomik düzeyi "alt" olan çocukların bilime yönelik motivasyon puanları "üst" düzeydekilere, problem çözme becerisinde ise "orta" ve "üst" düzeydekilere kıyasla anlamlı biçimde daha düşüktür. Elde edilen bulgular, okul öncesi döneminde bilimsel motivasyon ve problem çözme becerilerinin birbiriyle bütüncül bir etkileşim içinde geliştiğini göstermektedir.
Sosyo-bilimsel konuların işlenmesinde STEAM uygulamaları
Bu araştırmada Fen Bilimleri dersinde uygulanan STEAM temelli eğtimin ilkokul 3. Sınıf öğrencilerinin fene yönelik tutumlarına etkisini belirleyerek, öğrencilerin STEAM uygulamaları ile ilgili görüşlerini ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Çalışmada iç içe karma modellerden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar Çobanlar Atatürk ilkokulu'nda öğrenim görmekte olan üçüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel boyutunda, Duran (2008) tarafından geliştirilen "Fene Yönelik Tutum Ölçeği", Padilla, Cronin ve Twiest (1985) tarafından geliştirilen, Aydoğdu ve Karakuş (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan "Temel Beceri Ölçeği (TBÖ)" ve Finson, Beaver ve Cramond (1995) tarafından geliştirilen "Draw A Scientist Check List (DAST-C)" ölçeklerinden elde edilen veriler kullanılmıştır. Veriler erişi puanları kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Nitel verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Nicel veriler incelendiğinde, bilime yönelik tutum ve temel bilimsel becerilerin ön test ve son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiş ve öğrencilerin STEAM uygulaması sonrasında, bilim insanının fiziksel özellikleri açısından geleneksel bakış açısından sıyrılıp daha geniş bir perspektifle bakmaya başladıkları görülmüştür. Nitel veriler incelendiğinde ise katılımcıların derslere yönelik motive oldukları, STEAM uygulamalarını eğlenceli buldukları ve derse yönelik güdülendikleri sonucu ortaya çıkmıştır.
İlkokul fen bilimleri dersinin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik (FeTeMM) etkinlikleri ile işlenmesi
Bu araştırmada STEM içerikli uygulamalarla işlenen 4. Sınıf Fen Bilimleri dersinin öğrencilerin STEM mesleklerine, algılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulaması 2017-2018 eğitim - öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar Emirdağ İlçesi'nde yer alan Gömü İlkokulu'nun 4/A şubesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Veri toplama araçları olarak; STEM Tutum Testi, STEM Algı Testi, STEM Mesleki İlgi Ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşme, video kayıtları, araştırmacı ve öğrenci günlükleri kullanılmıştır. Araştırmada STEM uygulamalarının, öğrencilerin STEM mesleklerine ilgisini, algılarını ve tutumlarını olumlu yönde artırdığı belirlenmiştir. Uygulama sonunda öğrencilerin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarını bütünleşik algıladıkları; STEM uygulamalarını eğlenceli buldukları; STEM uygulamalarının öğrencilerin eleştirel düşünme, işbirliği, yaratıcılık ve iletişim gibi 21. yüzyıl becerilerine katkıda bulunduğu belirlenmiştir.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ve STEM tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Afyonkarahisar örneklemi)
Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özelliklerinin, STEM tutum düzeylerinin ve bunların arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemini, 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezindeki ilkokullarda 4. sınıf öğrenimi gören 537 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan Disiplinli Zihin Ölçeği (DZÖ) ve Guzey, Harwell ve Moore (2014) tarafından geliştirilen ve Aydın, Saka ve Guzey (2017) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan 4.- 8. Sınıf öğrenciler için STEM tutum ölçeği (STÖ) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), LSD testi ve Kruskal Wallis H testi, basit ve kısmi korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre 4. sınıf öğrencilerin disiplinli zihin özelliklerinin ve STEM tutum düzeylerinin "Katılıyorum" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. 4. sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özelliklerinde cinsiyet, baba eğitim düzeyi, anne mesleği ve baba mesleği v değişkenleri açısından anlamlı farklılık tespit edilirken STEM tutum düzeylerinde yalnızca bilimsel dergiye abone olma durumu değişkenine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. 4. sınıf öğrencilerinin disiplinli zihin özellikleri ve STEM tutumları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Disiplinli Zihin, STEM Tutumu, İlkokul 4. Sınıf
Türkiye'de eğitim denetimi alanındaki lisansüstü eğitim tezlerinin incelenmesi (1990-2017)
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de eğitim denetimi alanında yapılan lisansüstü eğitim tezlerini farklı değişkenler açısından inceleyerek, alanın genel durumunu ortaya koymaktır. Bu çalışmanın, konunun yaygınlığı ve derinliği hakkında bilgiler verebileceği, incelenen alanın genel bir görünümünü ortaya koyabileceği, bundan sonra yapılacak çalışmalara konu hakkında ışık tutarak rehber olabileceği düşünülmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında Yükseköğretim Kurulu Yayın ve Dokümantasyon Dairesi Tez Merkezi Veri Tabanında erişime açık olan 150 adet lisansüstü eğitim tezi içerik analizi ile çözümlenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre Türkiye'de 1990 ile 2017 yılları arasında, eğitim denetimi konusunda en fazla tez 2011 yılında yazılmıştır. Konu ile ilgili 43 ayrı üniversitede tez çalışması yapılmış, en fazla tez Yeditepe Üniversitesi'nde (21) üretilmiştir. Doktora kademesinde ise en fazla tez Fırat Üniversitesi'nde (3) üretilmiştir. İncelenen çalışmalarda en çok işlenen konu, denetime yönelik olarak eğitim paydaşlarının algı ve görüşleri başlığında toplanmıştır. Araştırma kapsamında incelenen tezlerin büyük oranı nicel yöntem ve tarama deseni kullanılarak yapılmıştır. Nitel yöntemlerle yapılan çalışmaların sayısı oldukça az, karma yöntemlerin kullanıldığı çalışmaların sayısı ise yetersiz görünmektedir. Araştırmaların yaklaşık % 68'inde veri toplama aracı olarak anket ve ölçek kullanılmış, en fazla işe koşulan veri analizi yöntemi t-testi olmuştur. Araştırma sonucunda alanın deneysel araştırmalara ve kuram geliştirmeye yönelik özgün çalışmalara ihtiyacı olduğu ortaya çıkmıştır.
Sınıf öğretmenlerinin yaşam becerileri ile eğitsel değerleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Afyonkarahisar ili örneklemi)
Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin yaşam becerileri ile eğitsel değerler düzeyleri ve bunlararasındakiilişkinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırmanın modeli, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelidir. Araştırmanın örneklemini, Afyonkarahisar İli, Merkez İlçesinde, 2018-2019 eğitim öğretim yılında ilkokullarda görev yapan 292 sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak, Bolat ve Balaban (2017) tarafından geliştirilen Yaşam Becerileri Ölçeği (YBÖ) ve Tomul ve Çelik (2014) tarafından geliştirilen Eğitsel Değerler Ölçeği (EDÖ) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey ve Kruskal Wallis H testi, basit ve kısmi korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin yaşam becerileri özelliklerinin "Oldukça katılıyorum" ve eğitsel değerler özelliklerinin "Çoğunlukla katılıyorum" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Yaşam becerilerinin alt boyutlardaki en yüksekdüzey karar verme ve problem çözme becerilerine, en düşük düzeyde duygularla ve stresle başa çıkma boyutunda olduğu belirtilmiştir. Eğitsel değerler alt boyutlarına ilişkin en yüksek düzey bireysel değer, en düşük düzeyde ise sosyal değer alt boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin yaşam becerilerinde ve eğitsel değerlerinde cinsiyet, yaş, kıdem değişkenleri açısından anlamlı farklılık tespit edilirken mezun olduğu bölüm ve çalıştığı kurum değişkenine göre anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Sınıf öğretmenlerinin yaşam becerileri ve eğitsel değerleri özellikleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Eğitsel değerlerin yaşam becerileri üzerinde istatiksel olarak pozitif yönde etkisinin olduğu görülmüştür.