Hacettepe University
Institute

Institute of Educational Sciences

Hacettepe University

129

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
DoctorateOpen AccessEN

Türkiye'deki İngilizce kurslarında Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı odaklı ölçme ve değerlendirme uygulamaları

As an offspring of the negotiation on the accession of Turkey to the European Union, the Framework has been adopted as a basis for language education policies with related implementations in the field of language testing and assessment. Although there is a growing body of research on the CEFR and language teaching, testing and assessment in formal educational settings, there is a perceived gap in the literature regarding the CEFR oriented testing and assessment practices of English language schools serving as non-formal educational settings. Considering this research gap, the prevalent aim of this study is to scrutinize the appropriateness of the current testing and assessment practices of English language schools rendering non-formal education to some European guidelines together with the Framework. Grounded upon a mixed methods research design, this study embraces quantitative data gathered from English language teachers who are also test (-item) developers at 3 private institutions rendering non-formal English language education, which are renowned for quality with the highest course attendee capacity and branches in Turkey together with the qualitative data gathered from their directors and that of the Association of Private Educational Institutions and Study Centers in Turkey (ÖZ-KUR-DER). Accordingly, the results have yielded that English language schools do not apply European guidelines in language testing and assessment thoroughly as the Framework is not adequately covered in related practices. This study has several implications for research on the development of the CEFR oriented language testing and assessment practices, and feeds into the growing body of research on the utilization of the European standards in non-formal educational settings. To sum up, in this study, the current language testing and assessment practices in non-formal educational settings, as the arteries of Turkish education economy, have been discussed to improve the quality by the exploitation of the CEFR.

Common European Framework of Reference for LangugageEducational assessmentForeign language course+4
Nurdan Kavaklı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetten günümüze temel eğitim matematik dersi öğretim programlarının eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri açısından incelenmesi

Bu çalışma kapsamında, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte resmi (yazılı) temel eğitim (ilkokul/ ortaokul/ ilköğretim) matematik dersi öğretim programlarının, eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel bir çalışma olan bu araştırmada doküman incelemesi kullanılmıştır. Çalışmanın verilerini Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte uygulanan ve uygulanmakta olan temel eğitim matematik dersi öğretim programlarının yazılı metinleri oluşturmuştur. İlgili dokümanlar içerik analizi tekniği ile incelenmiştir. Alan yazında eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerinin kapsamı temele alınarak programda ilgili becerilerle bağlantılı olan kodlar oluşturulmuştur. Kodlardan benzer amaçlara hizmet edenler gruplandırılarak kategoriler elde edilmiştir. Eleştirel düşünme becerileri açısından (1) Muhakeme etme (2) Karar verme veya sonuç çıkarma (3) Varsayımları fark etme (4) Zihinden işlem veya tahmin stratejileri kullanma (5) Araştırma yapma (6) Değerlendirme (7) Eleştirel düşünme olmak üzere yedi ve yaratıcı düşünme becerileri açısından (1) Farklı veya orijinal yollar arama (2) Zihinden işlem veya tahmin stratejisi kullanma (3) Keşfetme veya oluşturma (4) Problem kurma veya zenginleştirme (5) Yaratıcı düşünme olmak üzere beş kategori belirlenmiştir. Cumhuriyet tarihi boyunca uygulamaya konulan 15 öğretim programının kategorilere göre analizi yapılmıştır. Programlar hedefler, eğitim durumları ve sınama durumları ögelerinde bu kategorilerin bulunma durumlarına göre karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak 1924 programı da dahil olmak üzere 2017 yılına kadar hazırlanan bütün programlarda eleştirel ve yaratıcı düşünmenin ele alındığı fakat programlarda öne çıkan kategorilerin ve programın bölümlerine göre dağılımın değiştiği görülmüştür. Programlarda günümüze kadar eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri açısından bir standardın oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bir diğer sonuç ise hedefler, eğitim durumları ve sınama durumları açısından incelendiğinde bütün programlarda hedefler ögesinin ön plana çıktığı diğer ögelerde ise eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik yeterli açıklamanın bulunmadığıdır. Anahtar sözcükler: matematik dersi öğretim programı, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, doküman inceleme.

Eleştirel düşünceMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Sultan Köprülü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrencilerin PISA matematik başarılarının yordanmasında veri madenciliği yöntemlerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, PISA (2012) çalışmasına katılan öğrencileri, çeşitli özellikleri bakımından matematik başarılarına göre sınıflandırmada Naive Bayes, en yakın komşuluk, yapay sinir ağları ve lojistik regresyon analizlerinin sınıflandırma performanslarını örneklem büyüklüğü ve test verisi oranı açısından incelemektir. Araştırmanın evreni PISA (2012) uygulamasına katılan 15 yaş grubundaki öğrencilerdir. Hedef evren OECD ülkelerinden çalışmaya katılan ve ilgili değişkenlere ait kayıp verisi olmayan 62728 öğrencidir. Hedef evrenden yerine koyma yöntemiyle örneklem büyüklüğü için 500 (100 veri seti), 1000 (50 veri seti) ve 5000 (30 veri seti) kişilik 180 dosya oluşturulmuştur. Her bir örneklemden %11, %22, %33, %44 ve %55 oranında veri ile yöntemlerin performansları test edilmiştir. Verinin tek ve çok değişkenli analizlerin varsayımlarının ne düzeyde sağladığı kontrol edilmiştir. Her bir veri seti için test verisinin her defasında rastgele seçildiği 100 analiz gerçekleştirilmiştir. Değerlendirme ölçütleri olarak Kappa hata matrisi uyumu, ROC eğrisinin altında kalan alan ile doğruluk oranları ve standart sapma değerleri kullanırken manidar farklıkları da istatistiksel olarak test edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, örneklem büyüklüğü arttıkça yöntemlerin sınıflandırma performansında artış görülürken, test verisi oranının artması yöntemlerin performanslarında farklı etkiler yaratmıştır. Naive Bayes yöntemi küçük örneklemlerde bile yüksek performans göstermiş, analizleri çok kısa sürede gerçekleştirmiş ve test verisi oranının değişiminden önemli düzeyde etkilenmemiştir. Lojistik regresyon analizi büyük örneklemlerde en etkili yöntem iken küçük örneklemlerde düşük performans göstermiştir. Yapay sinir ağları benzer bir eğilim gösterirken, genel olarak Naive Bayes ve lojistik regresyona göre daha düşük performans göstermiştir. Tüm koşullarda en düşük performanslar en yakın komşuluk yöntemi ile elde edilmiştir. Genel olarak, öğrencilerin matematik performanslarına göre sınıflandırılmasında yüksek doğruluk değerleri elde edilmiştir. Araştırmanın sonuç ve öneriler bölümünde bulgular detaylı bir şekilde ele alınarak teori ve uygulamaya yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur.

Lojistik regresyon analiziMatematikMatematik başarısı+5
İlhan Koyuncu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

İngilizce sınıflarında tümleşik beceri uygulamaları ve harmanlanmış öğrenmeye ilişkin bir araştırma

This research was conducted with 65 elementary students in four preparatory English classes at Bozok University with a pretest posttest quasi experimental design. Out of two homogeneous groups, one was selected as an experimental group (N=33) and the other as a control group (N=32). The research primarily aimed at comparing segregated reading skill practices with reading skill practices through integrated skills (in the form of pre-reading and post-reading) activities in blended learning environment. The results of the first posttest indicated that the students in the experimental group performed significantly better in paragraph writing and vocabulary acquisition than those in the control group while no significant difference was observed in terms of reading comprehension and grammar. In the second phase of the research, reading-based integrated skills practices were applied in both groups, and a second posttest was administered. The second posttest showed that the difference in favor of the experimental group persisted in both writing and vocabulary components. However, the difference in the mean scores became smaller and insignificant. This research also aimed at identifying student perceptions of online practices through an e-learning scale, which was supported with face-to-face interviews. The collected data demonstrated very positive student ratings about doing online practice and the corresponding feedback received. Interviews with the students indicated that they found receiving online feedback and automatic grading for the activities really motivating. Based on the collected data and teacher (researcher) observations of teaching and learning practices in-class and online, implications were drawn for blended learning and reading skills practices as integrated with the other skills in the form of pre-reading and post-reading activities. Keywords: Teaching English, integrated skills practices, reading skill, blended learning, feedback.

Blended learningPreparatory classesReading skills+4
Ramazan Güçlü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kaynaştırma eğitimi programının öğretmen yeterlikleri, zihinsel engelli öğrencilerin erişileri ve sosyal uyumlarına etkisi

Araştırmanın amacı, kaynaştırma sınıflarındaki öğretmenlere verilen eğitimin öğretmen yeterliklerine, zihin engelli çocukların erişilerine ve sosyal uyumlarına etkilerini incelemektir. Araştırmada Kaynaştırma Eğitimi Programı (KEP) Kursu alan ve almayan öğretmenlerin sınıflarındaki ilkokul üç ve dördüncü sınıf kaynaştırma ortamlarında öğrenim gören hafif düzeyde zihin engelli (HDZE) öğrencilerin ve akranlarının Türkçe ve matematik erişileri arasında anlamlı fark olup olmadığına bakılmıştır. Deney ve kontrol gruplarında yer alan HDZE öğrencilerin sosyal yeterlik ve okula uyum puanları, öğretmen yeterlik puanları arasındaki fark incelenmiştir. Ayrıca sınıf içi öğretim uygulamalarına ilişkin gözlemler, öğretmen ve veli görüşmeleri de gerçekleştirilmiştir. Yöntem olarak, nicel ağırlıklı karma yarı-deneysel desenden yararlanılmıştır. 2016-2017 öğretim yılının ikinci döneminde Ankara Altındağ ilçesinin bir semtinde yürütülen çalışma, dokuz ilkokul, on dört öğretmen, on veli ve on dördü HDZE olmak üzere 367 kaynaştırma sınıfı öğrencisi üzerinde uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen üç ve dördüncü sınıf Türkçe ve Matematik Değerlendirmeleri, Öğretmen Yeterlik Formu, Yapılandırılmış Gözlem Formu, Yarı Yapılandırılmış Öğretmen ve Veli Görüşme Formları, Uz Baş (2003) tarafından uyarlanan Walker McConnell Sosyal Yeterlik ve Okula Uyum Ölçeği (İlköğretim Versiyonu) kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde parametrik olan (Bağımsız örneklemler t-testi, eşleştirilmiş örneklemler t-testi) ve parametrik olmayan (Kruskal Wallis, Friedman, Mann Whitney U, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testleri, Genel Doğrusal Model) testler, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Güvenirlik hesaplamaları Cronbach Alpha (0,83-0,95) ve KR-20 (0,85-0,89) ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin yeterlik puanlarına, HDZE öğrencilerin Türkçe ve matematik erişilerine, sosyal yeterlik ve okula uyum puanlarına göre deney ve kontrol grupları arasında anlamlı fark olmadığı bulunmuştur. Ayrıca, kaynaştırma sınıflarındaki öğrencilerin Türkçe ve matematik erişilerine göre deney grubu lehine gruplar arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Gözlem formu puanlarına göre KEP Kursuna katılan öğretmenlerin birinci ay ile ikinci ay öğretim uygulamaları arasında da anlamlı fark bulunmaktadır.

Eğitim programlarıKaynaştırma eğitimiOkula uyum+7
Fatma Kocatürk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin model oluşturmasına ilişkin, fen bilimleri öğretmenlerinin görüşlerini etkileyen faktörlerin araştırılması

Bu araştırmada fen bilimleri öğretmenlerinin modelleme eğiliminin belirlenmesi ve buna etki eden faktörlerin neler olduğunun tespit edilmesi amacıyla fen bilimleri öğretmenlerinin model ve modelleme konusundaki temel bilgi düzeyi, literatürdeki model ve modelleme kavramı ile ilgili öğretmen görüşlerinin neler olduğu ve derslerde model oluşturma, tasarlama, modelleme konuları hakkında öğretmenlerin sahip olduğu olumlu veya olumsuz görüşler tespit edilerek incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Zonguldak ve Ankara illerinde ortaokul ve lise kademelerindeki özel ve kamu okullarında görev yapmakta olan 30 fen bilimleri öğretmeni (fen bilgisi, fizik, kimya, biyoloji) oluşturmuştur. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde araştırmacılar tarafından hazırlanmış olan 6 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış mülakat soruları kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda fen bilimleri öğretmenlerinin model ve modelleme sürecine dair çoğunlukla olumlu düşüncelere sahip oldukları fakat zaman sıkıntısı, konuların yoğun olması, öğrencilerin isteksiz olması, çalışan öğrencilerin yanında çalışmayanın da olması gibi faktörlerden dolayı bazı olumsuz düşüncelere de sahip oldukları tespit edilmiştir. Model oluşturma ve tasarlama sürecinde öğretmenleri en çok etkileyen faktörlerin; modellerin önemli öğrenim ve öğretim araçları olduğu düşüncesi, öğrencinin modeli hangi amaçla ne düşünerek tasarladığı, görev paylaşımı yapıp yapmadıkları, maddi imkânlar, karmaşık olmaması, güvenli olması, konuya uygun olması, kazanımlara uygun olması, öğrencinin çabalaması, modelle daha iyi anlayıp anlamadıkları, öğrencinin modeli tek başına yapıp yapamayacağı, modelin ne kadar zaman alacağı, sınıfın seviyesi, konunun seviyesi ve malzemelerin kolay temin edilebilmesi gibi faktörlerin olduğu tespit edilmiştir.

Branş öğretmenleriFen bilgisi dersiFen bilgisi öğretimi+7
Buse Ceğer
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Test eşitlemede grup değişmezliğinin farklı simülasyon koşulları altında incelenmesi

Bu araştırma kapsamında ortak maddelerin değişen madde fonksiyonu göstermesi durumunda, değişen madde fonksiyonu gösteren maddelerin farklı çalışma grubu büyüklükleri için test eşitlemede grup değişmezliğinin nasıl etkilendiği incelenmiştir. Bu kapsam doğrultusunda eşitlemede grup değişmezliğini incelemek için manipüle edilen koşullar; çalışma grubu büyüklüğü, çalışma grubu büyüklüğü oranı, değişen madde fonksiyonu gösteren maddelerin bulunduğu form, değişen madde fonksiyonu gösteren madde oranı, değişen madde fonksiyonu yönü ve gruplar arası ortalama yetenek farkıdır. Bu çalışma denk gruplar ortak test deseni altıda Madde Tepki Kuramı gerçek puan eşitleme yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Eşitlemenin grup değişmezliği açısından incelenmesinde, standartlaştırılmamış REMSD, RESDk, RMSD(x) ve RSDk(x) indislerinden yararlanılmıştır. Bu araştırmada 96 farklı simülasyon koşulu altında yürütülen eşitleme sonuçları için elde edilen grup değişmezliği indislerini karşılaştıran bir desen oluşturulmuştur. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen analizlerin yürütülmesinde R yazılımı ile SPSS programından faydalanılmış ve her bir koşul için 100'er tekrar yapılmıştır. Araştırma kapsamında incelenen koşullarda test eşitlemede grup değişmezliğine etkisi elde edilen REMSD, RESDk, RMSD(x), ve RSDk(x) indislerinin ortalaması alınarak değerlendirilmiştir. Ayrıca tüm koşullarda eşitleme sonuçları üzerinde grup değişmezliği açısından istatistiksel olarak manidar bir farklılık olup olmadığı ANOVA yapılarak incelenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda eşitlemede grup değişmezliğini en çok etkileyen faktörün değişen madde fonksiyonu gösteren ortak maddelerin bulunduğu form olduğu görülmüştür. DMF gösteren ortak maddeler tek bir formda olması durumu her iki formda da olması durumuna göre DMF ile ilgili koşullarda, test eşitlemede grup değişmezliği olumsuz anlamda daha çok etkilenmiştir. DMF gösteren ortak maddelerin tek bir formda olduğu durumlarda grup değişmezliğini en çok etkileyen değişkenin DMF yönü olduğu görülmüştür. DMF gösteren ortak maddelerin her iki formda olduğu durumlarda ise grup değişmezliğini en çok etkileyen değişken gruplar arasındaki ortalama yetenek farkı olmuştur.

BenzetimDeğişen madde fonksiyonuGrup değişmezliği+2
Hatice İnal
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

İletişim kurma istekliliği: Türkiye'de üniversite düzeyinde İngilizce öğrenen öğrenciler için bir yol analizi modeli

The present study aimed to probe Turkish EFL learners' perceived levels of WTC in English inside and outside the classroom as well as to explore the probable interrelationships between L2 WTC, ideal L2 self, ought-to L2 self, L2 learning experience, imagery capacity, L2 motivation, L2 anxiety, vocabulary size and course achievement. Besides, Turkish EFL learners' perceptions of the factors which affect their WTC in English inside and outside the classroom were examined in the study.The study, which employed a mixed methods sequential explanatory research design, was conducted at Balıkesir University Faculty of Tourism in Balıkesir, Turkey in the 2016-2017 academic year. Quantitative data were collected from 701 EFL learners, 32 of whom also participated in the qualitative phase of the research. The data collection instruments consisted of a composite survey instrument, a vocabulary size test, and semi-structured interviews. The quantitative data were analyzed descriptively using IBM SPSS 21. The hypothesized relationships between the variables of interest were tested by means of the path analysis technique, which was conducted using LISREL 8.80. The qualitative data collected from the interviews were analyzed through qualitative content analysis. The results indicated that the tertiary level Turkish EFL learners have a moderate level of WTC in English both inside and outside the classroom. The final model of L2 WTC showed good fit to the data. Among the variables tested, L2 motivation and imagery capacity were found as the most significant predictors of L2 WTC. Both direct and indirect influences of ideal L2 self on in-class and out-of-class L2 WTC were also revealed. The qualitative findings demonstrated that L2 WTC is affected by various factors including L2 classroom environment, affective factors, topic, interlocutor, personal characteristics, linguistic factors, self-perceived communication competence, past communication experience, opportunity for communication, group size, ideal L2 self, and ought-to L2 self.

Individual differenceForeign language learningForeign language teaching+4
Tutku Başöz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilim uygulamaları dersi için FeTeMM merkezli bir öğretim programı önerisi ve etkililiği

Araştırmanın amacı, Demirel program geliştirme modeline göre tasarlanan ve bilim uygulamaları dersinde uygulanan FeTeMM merkezli öğretim programının; yedinci sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerileri, fen bilimleri dersine karşı tutumları, sosyobilimsel konulara yönelik tutumları üzerindeki etkilerini, FeTeMM etkinliklerinin uygulandığı bir sınıf ortamı oluşturma üzerindeki etkilerini ve programın kullanımı ve etkililiğine ilişkin öğrenci algılarını tespit etmektir. Araştırma, Ankara ili, Sincan ilçesi, Melikşah Ortaokulu'ndaki 78 öğrenci ile 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, FeTeMM merkezli bir öğretim programının uygulandığı 19 haftalık model çerçevesinde yapılmıştır. Araştırmada, nitel ve nicel yaklaşımların birlikte kullanıldığı karma yöntem araştırmasına ait iç içe desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama araçlarını TIMMS ve PISA sorularından seçilerek geliştirilen Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BSBT), Fen Bilimleri Dersi Tutum Ölçeği (FBDTÖ) ve Sosyobilimsel Konulara Yönelik Tutum Ölçeği (SKYTÖ) oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel veri toplama araçlarını ise sunuş gözlem formu, fen defterleri, bilim sınıfı imaj çalışmaları ve öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler oluşturmaktadır. Ön testlerin uygulanmasından sonra deney grubunda, FeTeMM merkezli bir öğretim programı çerçevesinde hazırlanan etkinlikler, kontrol grubunda ise MEB tarafından bilim uygulamaları dersi yedinci sınıf düzeyi için belirlenen kazanımlara yönelik uygulamalar bir dönem boyunca uygulanmıştır. Dönem sonunda her iki gruba da BSBT, SKYTÖ ve FBDTÖ son test olarak uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler t-testi; görüşme, gözlem ve dokümanlara ait nitel veriler betimsel analiz ve içerik analizi tekniği, imaj çalışmaları verileri ise ki kare analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Uygulama sonrasında bilimsel süreç becerileri ve sosyobilimsel konulara yönelik tutum açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu ve bununla birlikte Fen Bilimleri dersine yönelik tutum açısından sınırlı bir etki bıraktığı saptanmıştır. Öğrenci görüşmelerinden, gözlemlerden, doküman analizlerinden ve bilim sınıfı imaj çalışmalarından elde edilen nitel veriler nicel bulguları destekler niteliktedir. Uygulamanın bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği, öğrencilerin FeTeMM alanlarına olan motivasyonlarını arttırdığı, sosyobilimsel konulara yönelik tutumlarını olumlu etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Bilim uygulamaları dersiBilimsel süreçFen bilgisi dersi+6
Esma Saçan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin okul terk risklerini etkileyen öğrenci ve okul düzeyindeki faktörler

Bu araştırmanın amacı, biyoekolojik yaklaşım temelinde okul terki riskine yol açan öğrenci ve okulla ilgili faktörleri belirleyerek bu faktörler arasındaki etkileşimleri incelemektir. Araştırma yordamaya dönük korelasyonel bir çalışma olup katılımcılar iki aşamalı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. 2016-2017 öğretim yılı bahar döneminde Ankara'nın yedi merkez ilçesinde yer alan liselerden seçkisiz bir yolla 30 okul seçilmiş ve bu okullarda üç sınıf düzeyinden (9. 10. ve 11. sınıf) birer sınıfa ölçme araçlarının uygulaması gerçekleştirilerek toplam 1851 öğrenci ve 30 okuldan veri toplanmıştır. Araştırmada HLM 6 paket programı kullanılarak iki düzeyli hiyerarşik doğrusal model test edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; okulların terk riski puan ortalamaları arasında istatistiksel bakımdan anlamlı bir farklılık vardır. Öğrenci düzeyi değişkenlerden okul dışında bir işte çalışma, okulu terk eden arkadaş varlığı, antisosyal davranma, çevrenin riskli algılanması ve okula yabancılaşma lise öğrencilerinin okul terki riskini artırırken çevrenin güvenli algılanması, akademik izleme, okula bağlılık ve aile katılımı azaltmaktadır. Sınıf düzeyi ve akademik başarının okul terki riski arasında ise istatiksel bakımdan anlamlı bir farklılık yoktur. Okul düzeyi değişkenlerden sınıf düzeyi ile terk riski arasındaki ilişki öğrenci kulübü sayısına bağlı olarak değişmekte olup 9. sınıfta olmaya göre 11. sınıfta olma ile okul terki riski arasındaki ilişki, öğrenci kulübü sayısı fazla olan okullarda daha zayıftır. Disiplin cezasının fazla uygulandığı okullarda yüksek başarılı öğrencilerin terk etme riskleri, düşük başarılılara göre daha azdır. Psikolojik danışman sayısının fazla olduğu okullarda çevreyi fazla güvenli bulan öğrencilerin terk etme riskleri daha düşük iken disiplin cezasının fazla uygulandığı okullarda antisosyal davrananların terk etme riskleri daha yüksektir. Kültürel etkinliklerin fazla olduğu okullarda çevreyi riskli bulan öğrencilerin terk etme riskleri, bu etkinliklerin az olduğu okullara göre daha zayıftır. Anahtar sözcükler: Lise öğrencileri, okul terki riski, okul olanakları, biyoekolojik yaklaşım, öğrenci-okul düzeyi faktörler, hiyerarşik doğrusal model

BiyoekolojiHiyerarşik modelLise öğrencileri+2
Osman Zorbaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2018
00