Hacettepe University
Institute

Institute of Educational Sciences

Hacettepe University

1,066

Archived Theses

2

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ders kitaplarının karakter eğitiminin altı temel değeri bakımından analizi

Öğretmenlerin, öğrencilerin öğretme-öğrenme ortamlarında en çok kullandıkları kaynaklardan biri ders kitaplarıdır. Bu çalışmanın amacı ders kitaplarında Karakter Eğitiminde Altı Temel Değer'e (The Six Pillars Of Character) ne düzeyde yer verildiğini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli ve doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. 2021-2022 öğretim yılında Ankara'daki devlet ilkokullarında kullanılan ders kitapları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Karakter eğitimine her sınıf ve her derste yeterli düzeyde yer verilmesi gerektiği düşünülerek birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıftaki temel derslerin ders kitapları incelenmiştir. Birinci sınıfta; Hayat Bilgisi, Türkçe, Matematik, ikinci sınıfta; Hayat Bilgisi, Türkçe, Matematik, üçüncü sınıfta; Hayat Bilgisi, Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri ve dördüncü sınıfta da Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilgiler ders kitapları incelenmiştir. İlkokul ders kitaplarının sınıf düzeylerine göre değerleri kapsaması bakımından benzerlik ve farklılıklarını bulmak amacıyla farklı sınıf düzeylerindeki ders kitapları analiz edilmiştir. Ders kitapları Karakterin Altı Temel Değeri (The Six Pillars Of Character) sınıflamasına göre incelenmiştir. Dürüstlük (Trustworthiness), Saygı (Respect), Sorumluluk (Responsibility), Adalet (Fairness), Koruma-Kollama (Caring) ve Vatandaşlık (Citizenship) altı temel değeri oluşturmaktadır. Bu sınıflamanın seçilmesinin sebebi ise Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) öğretim programlarındaki değerler ile Karakterin Altı Temel Değeri'nin benzerlik göstermesidir. Araştırma sonucunda karakter eğitimine ders kitaplarında ne düzeyde yer verildiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre ilkokul ders kitaplarında Karakterin Altı Temel Değerine üçüncü sınıf Hayat Bilgisi ders kitabında Sorumluluk ve Vatandaşlık değerleri hariç ya hiç yer verilmediği ya da değerlere nitelikli bir karakter eğitimi için yeterli düzeyde yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Veli Yıldız
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırmada hikaye kullanımı ile oyuncu türünün bağlılık ve ingilizce akademik yazmadaki rolü

Alan yazındaki araştırmalar oyunlaştırmanın derse bağlılık ve performans üzerindeki olumlu etkisine işaret etmekte ve farklı oyun öğelerinin etkisini araştırmaktadır. Popüler oyunlaştırma öğelerinin öğrenme ortamındaki olumlu etkisi tutarlı olarak görülmekte, ancak hikaye kullanımının etkisini araştıran araştırmalara çok az rastlanmaktadır. Araştırmalar farklı oyunlaştırma öğelerinin kullanımına ek olarak kişilerin oyuncu türlerinin de öğrenme ortamındaki etkisine işaret etmektedir. Bu çalışma, oyunlaştırılmış ortamda hikaye öğesinin ve oyuncu türlerinin öğrencilerin bağlılık ve performansları üzerindeki etkisini araştırmaktadır. Yarı deneysel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmaya, bir ders dönemi boyunca bir vakıf üniversitesinde verilen akademik yazma dersini alan 83 üniversite öğrencisi katılmıştır. Çalışma toplamda dört ayrı İngilizce akademik yazma sınıfında uygulanmış, bu sınıflar seçkisiz olarak deney ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Her iki gruba da uygulama kapsamında aynı oyunlaştırılmış içerik sunulmuş; ancak deney grubunda hikaye öğesi oyunlaştırma ortamına ayrıca eklenmiştir. Her grubun akademik yazma performansı uygulama öncesinde ön test, uygulama sonunda son test ile ölçülmüştür. Ek olarak, öğrencilere bağlılık ve oyuncu tipi belirleme ölçekleri verilmiştir. Bulgulara göre, deney grubunda hikaye öğesinin kullanımı öğrencilerin derse (bilişsel, duyuşsal ve davranışsal) bağlılıklarını anlamlı şekilde etkilememiştir. Öğrencilerin ortalama performansları üzerinde hikaye kullanımının anlamlı etkisi görülmüş, ancak performans ölçüm zamanı (ön ve son test) ile anlamlı etkileşim göstermemiştir. Oyuncu türlerinin gruplara göre bağlılık üzerindeki etkisine bakıldığında, sosyalleşen oyuncunun bilişsel bağlılık; katil oyuncunun öğretim elemanıyla ilgili duyuşsal bağlılık, katil ve sosyalleşen oyuncunun davranışsal bağlılık üzerinde yalnızca deney grubunda anlamlı etkileri görülmüştür. Farklı oyuncu türlerinin deney ve kontrol gruplarında performans üzerindeki etkisi ise anlamlı bulunmamıştır. Bulgular ilgili alan yazın doğrultusunda tartışılmıştır.

Emre Demirel
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, uzaktan eğitimde rol alan sınıf öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumu ile dijital okuryazarlık düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bununla birlikte alt araştırmada uzaktan eğitime yönelik tutum ve dijital okuryazarlık düzeyinin çeşitli demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kahramanmaraş merkez ilçelerine bağlı devlet okullarında görev yapan toplam 379 sınıf öğretmeni ile yapılmıştır.Bu çalışmada, betimsel araştırma türlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgiler Formu", Ağır (2007) tarafından geliştirilen "Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği" ve Sulak (2019) tarafından geliştirilen "Dijital Okuryazarlık Düzeyi Ölçeği" kullanılmıştır.Cinsiyet, mesleki kıdem yılı eğitim düzeyi,teknolojiyi kullanma konusunda yeterlilik düzeyi,günlük internet kullanım süresi, teknoloji ile ilgili hizmet içi eğitim alma durumu değişkenleri açısından uzaktan eğitime yönelik tutum ve dijital okuryazarlık durumları incelenmiştir. Araştırma kapsamında sınıf öğretmenlerinden toplanan verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmış olup önceden tanımlanmış istatistiksel yöntemler uygulanarak bulgulara ulaşılmıştır.Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre homojen ve normal dağılım gösteren, değişkenler açısından anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmek için iki boyutlu gruplarda "bağımsız örneklem t- testi (Independent-Sample T-Testi)", ikiden fazla boyut içeren gruplarda ise "tek yönlü varyans analizi (ANOVA)" kullanılmıştır. ANOVA testi sonucunda farklılığa sebep olan grubu belirlemek için Post Hoc "Scheffe" Testi analizi uygulanmıştır. Fakat her iki ölçek için bağımsız değişkenler arasında yapılan normallik testi sonucu verilerin normal dağılmadığı gruplarda parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis Testi ve anlamlı farklılığı oluşturan grupları belirlemek için ise Mann Whitney U Testleri kullanılmıştır.Sınıf öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumu ve dijital okuryazarlık düzeyinin orta seviyede olduğu tespit edilmiştir.

Ferhan Seda Özdemir
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsan hakları savunucularında psikolojik güçlenme: Bir temellendirilmiş kuram çalışması

Bu çalışma insan hakları savunucularının, insan hakları çalışmalarına özgü riskler ve zorluklar karşısında faaliyetlerini sürdürmesine yardımcı veya engel olan bileşenlerin belirlenmesini ve bu bileşenlerin insan hakları savunucularının güçlenmeleri üzerindeki etkisini açıklama amacı taşımaktadır. Çalışmada yapılandırmacı temellendirilmiş kuram yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda çeşitli dezavantajlı gruplara yönelik faaliyet yürüten 10 insan hakları savunucusu ve insan hakları savunucuları ile çalışma deneyimine sahip iki ruh sağlığı uzmanı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşme verilerinin ilk, odaklı ve kuramsal kodlama aşamaları ile analizi sonucunda insan hakları savunucularında psikolojik güçlenmeyi açıklayan kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Analiz sonucunda, insan hakları savunucularının psikolojik açıdan güçlenmelerini etkileyen üç ana bileşen belirlenmiştir. Bu bileşenler (1) psikolojik dayanıklılık, (2) iş-yaşam dengesi, (3) sosyal destek olarak sıralanmaktadır. Üç ana bileşen, odaklı kodlama sürecinde belirlenen 10 kategoriyle ilişkili olarak insan hakları savunucularının güçlenmelerini etkilemektedir. Söz konusu kategoriler kişisel, kurumsal ve toplumsal-siyasi faktörler olarak üç gruba ayrılmıştır. Bu faktörlerle insan hakları savunucularında psikolojik güçlenmeyi belirleyen ana bileşenlerin ilişkisi bulgular kısmında detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmanın insan hakları savunuculuğu yürüten kişi, grup ve kurumlara katkı sunabileceği ve aynı zamanda insan hakları savunucularının güçlendirilmesine dair uygulamalara yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.

Psikolojik güçlendirme
Gökhan Kabacaoğlu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların cinsel eğitimine ilişkin annelerinin görüş ve deneyimleri

Araştırmada otizm spektrum bozukluğu olan çocukların cinsel eğitimine ilişkin annelerinin görüş ve deneyimlerine başvurularak derinlemesine inceleme yapılması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenoloji (olgu bilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Bingöl ilinde bulunan otizm spektrum bozukluğu tanısı çocuğu bulunan 16 anne oluşturmuştur. Araştırmanın çalışma grubunun oluşturulmasında amaçlı örneklem yöntemlerinden elverişli örneklem tercih edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanan ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ve Demografik Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Katılımcı görüşme formunda yer alan sorular literatür taramasından hareketle hazırlanmıştır. Oluşturulan veri toplama aracıyla anneler ile yüz yüze olacak şekilde ses kaydı alınarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden toplanan veriler annelerin görüşlerini yansıtması için 5 tema altında betimsel analiz yöntemiyle çözümlenip yorumlanmıştır. Yapılan analizler neticesinde dikkat çekici sonuçlardan bazıları ise şunlardır: Annelerin cinsel eğitime ilişkin görüş ve deneyimleri; farklı inanç, kültür, eğitim, bilgi ve deneyimlerine bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Annelerin birçoğu cinsel eğitimi tanımlarken mahremiyet ile ilişkilendirdikleri, daha önce cinsel eğitim ile ilgili bir eğitim almadıklarını ve bu konuda kendilerini yeterli görmedikleri saptanmıştır. Buna rağmen annelerin tamamına yakını OSB olan çocuklarına cinsel eğitimin verilmesini gerekli ve önemli gördüklerini ifade etmişlerdir. Anneler çocuklarının cinsel eğitim ile tanışmamaları halinde başta cinsel açıdan olmak üzere her türlü tehlikelere açık olacaklarını, ileriki yaşamlarında zorluklarla karşılaşacaklarını, kendilerine ve topluma yabancılaşacaklarını, güvende olamayacaklarını, yanlış anlaşılacaklarını ve kendi haklarını koruyamayacaklarını düşündükleri sonucu ortaya çıkmıştır.

Birdal Öztürk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde pedagojik dokümantasyon ve etkileşim: Bir durum çalışması

Bu çalışma ile pedagojik dokümantasyon uygulanan sınıflarda etkileşimin ve pedagojik dokümantasyon uygulayıcısı öğretmenlerin sınıf içi etkileşimleri destekleyici uygulamalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma durum çalışması deseninde, nitel bir çalışmadır. Araştırmanın katılımcılarını, Ankara ilinde, bağımsız bir okul öncesi kurumunda görev yapmakta olan pedagojik dokümantasyon uygulayıcısı üç okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmanın verileri gözlem ve görüşme yolu ile elde edilmiş ve içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, soru sorma, dönüt sağlama, çocuk özerkliği, öğretmen duyarlılığı ve iş birlikçi öğrenme temalarına ulaşılmıştır. Bu araştırma ile pedagojik dokümantasyon uygulayıcısı öğretmenlerin sınıf içi etkileşimi destekleyici uygulamalarda bulundukları ve pedagojik dokümantasyon uygulamalarının etkileşimi desteklediği bulgularına ulaşılmıştır.

Pembe Buse Keser
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Learner motivation in peer and teacher corrective feedback in English classes

The efficacy of using corrective feedback in foreign language classrooms is of importance to have learners improve on the use of foreign language as a tool for communication. However, learners' emotional responses to the provider of the oral corrective feedback has not been given much attention. Thus, the effects of oral corrective feedback provided by teachers or peers on the motivation of learners to learn the language and take an active part in the classroom has remained to be explored. This study aims to show Turkish EFL learners', who study in an Anatolian high school of the Ministry of National Education, an emotional situation when they receive corrective feedback from both teachers and their own classmates. Mixed methods research has been adopted with explanatory sequence, and analysis has been drawn upon both qualitative and quantitative data in the study to gain broader insights to the perceptions of learners in the corrective feedback. Participants consisted of 119 9th grade students and after completing 30-items questionnaire they attended 3 weeks treatment sessions focusing on the provider of the feedback specifically. At the end of treatment sessions, a total of 7 volunteers of the participants took the semi-structured interviews. The data showed that learners at the 9th grade prefer teacher feedback as the source of the feedback is credible however, both individual differences and interpersonal relationships between the source and the receiver of the feedback plays a crucial role. This research provides significant insights for teachers, teacher educators and MoNE policies.

Elif Günay
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul 6.sınıf İngilizce dersi öğretim programının Stake'in Uygunluk-Olasılık Modeli ile değerlendirilmesi

Karma yöntem araştırma desenlerinden kısmi karma eş zamanlı baskın durum desende yürütülen bu çalışmanın amacı, Stake'in Uygunluk-Olasılık Program Değerlendirme Modeli doğrultusunda 2018 İngilizce dersi 6.sınıf öğretim programının değerlendirilmesidir. Araştırmanın verileri 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ordu ilinin Altınordu, Ünye, Fatsa ilçelerindeki 410 ortaokul altıncı sınıf öğrencisi, 314 veli, 129 İngilizce öğretmeni, 62 okul yöneticisiyle yürütülmüştür. Verilerin analizinde hazırbulunuşluk ve başarı testleri, veli bilgi formu, anketler için betimsel istatistik; bireysel görüşme ve odak grup görüşme formları için içerik analizi; sınıf içi gözlem formu için betimleyici analiz kullanılmıştır. Araştırmanın girdi değerlendirme bulgularında, öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyelerinin düşük, duyuşsal özellikler açısından İngilizce dersine yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları; öğretmenlerin program tanımaya yönelik yeterli eğitim almadıkları ve programa yönelik görüşlerinin olumsuz olduğu; okul yöneticilerinin programın uygulanmasına ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu; velilerin İngilizce dersine verdikleri önemin düşük olduğu; okul/sınıf koşullarının kısmen yeterli olduğu belirlenmiştir. Süreç değerlendirmede resmi programla uygulanan program arasında gerek öğeler gerekse uygulama ilkeleri açısından uyumsuzluklar tespit edilmiştir. Ürün değerlendirme bulgularında öğrencilerin 6. sınıf İngilizce dersi öğretim programındaki kazanımları beklenilen düzeyde gerçekleştiremedikleri, duyuşsal özellikler açısından olumlu görüşlere sahip oldukları; öğretmenlerin programa ilişkin görüşlerinin olumsuz olduğu; okul yöneticilerinin programın uygulanmasına ilişkin görüşleri ile velilerin İngilizce dersi öğretimine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Bu bulgulardan hareketle, değerlendirilen programın etkililiğinin yeterli düzeyde sağlanamadığı; resmi, uygulanan ve ulaşılan program arasındaki uyumun oldukça zayıf olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Programın iyileştirilmesine ve gelecekte yürütülecek program değerlendirme çalışmalarına yönelik olarak sunulan önerilerin paydaşlara yol gösterici olması beklenmektedir. Anahtar sözcükler: program değerlendirme, Stake'in Uygunluk-Olasılık Modeli, İngilizce dersi öğretim programı, ortaokul

Şeyma Varol Şanlı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kayıp veriyle başa çıkma yöntemlerinin test eşitlemeye etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada; kayıp veriyle başa çıkma yöntemlerinin, farklı koşullar altında, test eşitleme yöntemlerinin performansı üzerindeki etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada; örneklem büyüklüğü (750, 1500), kayıp veri oranı (%10, %20, %30) ve kayıp verilerin bulunduğu test formu (her iki test, eşitlenecek test) koşul olarak alınmıştır. Test eşitleme yöntemlerinin performansları; hata kareleri ortalamasının karekökü (RMSE) ve eşitleme yanlılığına (BIAS) göre değerlendirilmiştir. Araştırmada kullanılan tam veri setleri, TIMSS 2019'a elektronik uygulama (eTIMSS) ile katılan tüm ülkelerdeki, 6 ve 7 numaralı kitapçıkları alan ve iki kategorili (1-0) puanlanan maddeleri yanıtlayan öğrenci verilerinden elde edilmiştir. Tamamen rastgele kayıp veri mekanizması altında veri silinerek oluşturulan kayıp verili test formlarına sıfır atama (SA), hot deck atama (HDA) ve çoklu atama (PMM ve LOGREG) yöntemleri ile veri ataması yapılmıştır. Tamamlanmış test formları MTK'ye dayalı test eşitleme yöntemleri ile eşitlenmiştir. Araştırmadaki tüm analizler R programlama dili aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Referans değere en yakın ortalama RMSE ve BIAS değerleri üreten yöntemlerin PMM ve LOGREG olduğu, HDA yönteminin ise bu yöntemlere benzer performans gösterdiği belirlenmiştir. En hatalı ve en yanlı sonuçlar üreterek referans değere en uzak kestirimler yapan yöntemin ise SA olduğu görülmüştür. Araştırmada ele alınan örneklem büyüklüğü koşulunun tüm kayıp veriyle başa çıkma yöntemleri üzerinde, kayıp veri oranı ve kayıp verilerin bulunduğu test formu koşulunun ise sadece SA yöntemi ile elde edilen ortalama RMSE ve BIAS değerleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. PMM, LOGREG ve HDA yöntemlerinin araştırmada ele alınan tüm koşullarda, SA yönteminin ise en iyi performans gösterdiği büyük örneklemlerde ve düşük kayıp veri oranlarında tercih edilmesi önerilmiştir.

Baş etme stratejileriBaşa çıkmaBootstrap yöntemleri+2
Gülden Özdemir
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm ve tipik gelişim gösteren çocukların şematik bellek performanslarının incelenmesi

Bu araştırmada otizmli ve tipik gelişim gösteren (TGG) çocukların şematik bellek performansları karşılaştırılarak incelenmiştir. Araştırmada katılımcı çocukların şematik bellek performanslarını incelemek amacıyla ilişkili ve ilişkisiz farklı ortam ve nesne fotoğraflarının kullanıldığı deney materyalleri alanyazınla tutarlı olarak hazırlanmıştır. Çalışmaya 48-96 ay aralığında olan 20 otizmli ve 20 TGG'li çocuk katılmıştır. Araştırma da otizmli çocuklar ile TGG'li çocukların sözel olmayan zekâ performansları Renkli Matrisler Raven Zekâ testi kullanılarak eşleştirilmiştir. Araştırma kapsamında otizmli ve TGG'li çocukların dil becerileri, Türkçe Erken Dönem Dil Testi (TEDİL-3) uygulanarak değerlendirilmiştir. Çocukların şematik bellek puanları gruplar arasında karşılaştırılmış ve şematik bellek puanlarının, dil puanları ve sözel olmayan zekâ puanları ile ilişkileri grup içinde incelenmiştir. Araştırma sonuçları gruplar arasında TGG'li çocukların şematik bellek performanslarının otizmli çocuklardan daha yüksek olduğunu göstermiştir. Şematik bellek performansları ayrıntılı incelendiğinde TGG'li çocukların ortam ile ilişkisiz nesneleri, ortam ile ilişkili nesnelere göre daha fazla hatırladıkları görülmüştür. Otizmli çocukların şematik bellek performansları incelendiğinde ortam ile ilişkili ve ilişkisiz nesneleri hatırlamaya yönelik anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Araştırma bulguları tartışılmış, ileri araştırmalara yönelik önerilere yer verilmiştir.

BellekOtistik çocuklarOtizm spektrum bozukluğu+3
Seda Diribaş
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00