Haliç University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Haliç University

56

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Roma mimarisinde sur duvarı: Britanya sınırındaki üç duvar üzerine bir inceleme

Roma İmparatorluğu Avrupa'yı egemenliği altına almıştır. Kıtalara yayılan çok büyük bir imparatorluk kurulmuştur. Akdeniz Roma egemenliğine girmiştir. Yeni yerlerin yeni imparator adayları demek olduğu anlamına geldiği bilinmektedir. İmparator olunca sınırların korunması ve vilayetlerdeki askerlerin huysuzluklarını önlemek için imparatorların birçok yola başvurdukları bilinmektedir. Britanya'da Jül Sezar ile gidilen ada ülkesidir. İlk o zamanlarda gidilmiş uzun süreli olmasa da bu işgal planı zamanla gerçekleştirilmiştir. Gask Ridge o zamanlar Kuzey Britanya'nın en uzak yerine yapılan hudut görevi gören kale olarak bilinmektedir. Hadrian Duvarı ise mevcutta bulunan sınırların korunması amacı ile çıkan karışıklıkları önlemek için imparator Hadrianus tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Antonine duvarı ise askerlerin sıkıntılı günlerine bir uğraş amacı ile Antonius Pius tarafından yapımının generale bildirilmesi ile başlanmıştır. Roma vilayeti olan Britanya imparatorluğun oradan ayrılması ile Kaledonya kabilelerine kalmıştır. Roma mimarisinin geleceği Britanya'nın eline bırakılmıştır. Küçük Kale Gask Ridge, Hadrian Duvarı ve Antonine Duvarı günümüze kadar varlığını sürdürmeyi kısmen de olsa başarmıştır.

Arzu Uzunoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İç mimaride aydınlatmanın tanımı ve ofis mekanlarında aydınlatma kriterlerinin incelenmesi

Günümüzde kişiye özgü hizmetler sunan, müşteriye özel imkânlar sunan, yaratıcı ve lüks ofis tasarımları yapılmaktadır. Bu çalışmada ki amaç ve hedef, ofislerde aydınlatma tasarımlarının gün ışığından etkin şekilde faydalanıp, yapay enerjiyi iç mekânda günışığının etkisi azaldığında, doğru aydınlatma sistemleriyle kullanımının hareket edilmesidir. Ofislerin tasarımları ve kullanılan yöntemlerin ışığın nasıl daha verimli kullanılacağını ve ofis tasarımları yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği anlatılmıştır. Birinci bölümde; aydınlatmanın tarihçesi ve tanımı, aydınlatmanın çeşitleri, amaçları bakımından aydınlatma çeşitleri ve ışığın yönlendirilmesine göre aydınlatma çeşitleri anlatılmıştır. İkinci bölümde; ışık nedir? Işığın algılanması, ışık kaynakları ve ışık psikolojisi ele alınmıştır. Çalışma ortamlarımızda ışığın önemi insan üzerinden ki psikolojik yanlarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde; ofisin tanımı ve ofis binalarının sınıflandırılması anlatılmıştır. Bir ofis tasarlanırken ele alınması gereken unsurlar ve yerleşim planının aslında çalışanlar için ne kadar önemli olduğu anlatılmıştır. Dördüncü bölümde; ofis mekân algısında ışığın rolü anlatılmıştır. Günümüz ofislerde ışığın insanlar üzerinde ki etkileri ve ışığın günümüzde ki rolü anlatılmıştır. Beşinci bölüm ise sonuç bölümüdür. Bu tez çalışması ile elde edilen sonuçlar belirtilmiştir. Burada ışık ve aydınlatmanın ofis için önemi, gelişmiş aydınlatma sistemlerinin ofis mekânlarına katkıları, teknolojinin gelişmesiyle günışığından yararlanmanın önemi vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Ofis, Ofis aydınlatması, ışık, ofis tasarımları, aydınlatma tasarım.

Emre Marangoz
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane içi yardımcı servis robotu

Robot, mekanik sistemleri ve bunlarla ilişkili kontrol ve algılama sistemleri ile bilgisayar algoritmalarına bağlı olarak görev alan makinelerdir. Robotların esas amacı insan hayatını kolaylaştırmaktır. Hedef doğrultusunda taşıyıcı yardımcı robot tasarlandı. Tasarlamış olan robot hastanelerde, iş merkezlerinde, otellerde, okullarda kullanılabilecek biçimdedir. Çağırıldığı odalara giderek kendisine verilen eşyaları diğer odalara taşımaktadır. Böylece personeller zamandan kazanç sağlamış olurlar. Bunların yanı sıra robotun mekanizmasında yapılacak değişiklikler ile ağırlığı daha fazla olan yüklerinde taşınmasına olanak sağlar. Bu proje geliştirilmeye açıktır. Örneğin robotun mekanizmasında yapılacak değişiklikler ile restoranlarda yiyecek- içecek taşınması, hastanelerde ilaç taşınması, iş merkezlerinde evrak taşınması sağlanabilir. Projede uzaklık ve engel algılama için IR sensörü, HC-06 Bluetooth modülü ve 16F877A mikroişlemci kullanılmıştır. Bu projede devre kartları Ares programında çizilmiştir. Yazılımı Proton Basic de yazılmıştır.

Betül Şengün
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Topkapı Sarayı incelemesi ve harem dairesi iç mekan organizasyonu

Türkiye'de, tarihin bıraktığı değerli yapılar bulunmaktadır. Bugün, çoğu müze olarak değerlendirilen bu yapılar, geçmişi bize aktaran önemli kaynaklardır. Örneğin; eski dönemlerde yaşamış olan insanların kimlikleri, yaşam biçimleri, alışkanlıkları ve kullandıkları teknoloji bu kaynaklardan yararlanılarak ortaya çıkarılabilmektedir. Tarihte İstanbul'un fethi; Osmanlı Devleti'nin imparatorluk olma özelliğine kavuşması, ticaret yollarının birer birer Türklerin eline geçmesi, Orta çağın bitip Yeniçağın başlaması gibi önemli sonuçlar doğurmuştur. Dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Doğu Roma İmparatorluğu'nun tamamen yok olması sonrası Osmanlı İmparatorluğunun yükselme dönemine geçişini sağlayan bu önemli dönüm noktası, Karadeniz ile Egeyi birbirine bağlayan deniz yolu üzerinde kurulu olan İstanbul'a yerleşimi başlatmıştır. Bugün tarihi yarımada üzerinde ayakta olan Topkapı Sarayı, bir yönetim merkezi olarak Osmanlının yükseliş döneminin, Eski Saray'dan sonra inşa edilen ilk yapısıdır. Bu anlamda günümüze taşınmış en önemli birincil kaynaklardan biridir. Topkapı Sarayı mekânları; padişahın, valide sultanın, padişahla ilişkili olan diğer kadınların, şehzade ve sultanların, ayrıca tüm bu kimselerin hizmetinde olan insanların, bağlı olduğu ve içinde yaşadığı bir kurumdur. Bu özelliği sebebiyle saray mekânları, saraylarda yaşayışları bakımından her zaman merak konusu olan padişah ve ailesinin kendi yaşam alanlarını barındırması açısından inceleme konusu olarak tercih edilmiştir. Bu çalışma, Osmanlının yükseliş dönemine rastlayan Topkapı Sarayı'nın, karma bir üslupta şekillenen mekânlarının, nasıl giydirildiği ve iç mimarlık açısından ortaya çıkan sonuçlar hakkında fikir verecektir. Anahtar Kelimeler: Topkapı Sarayı, Tarihi Mekân, Harem, Harem İç Mekanları

Eyyüp Soner Takıl
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Safranbolu Evleri'ne iç mimari yaklaşım

''Safranbolu Evlerine İç Mimari Yaklaşım'' konulu tez; Türkiye'de geleneksel konut mimarisinin tarihsel gelişim sürecini, plan tipleri ve iç mekân kurgusunu, geleneksel konut mimarisinin en iyi korunduğu yer olan Safranbolu Evleri'ni ele almaktır. Geleneksel Türk Evi planlama ve yapısal kurgu açısından ele alınarak, plan tipleri, cephe özellikleri, kullanılan malzeme ve uygulanan teknikler açısından araştırılmakta ve tarihsel gelişim sürecine göre plan tipleri anlatılmaktadır. İç mekân kurgusu açısından temel öğe olan oda ve oda içindeki donatılar işlevselliklerine ve yöresel özelliklerine göre irdelenmektedir. Sonuç olarak; 19.yy açısından değerlendirilen Geleneksel Türk Evi ve Safranbolu Evleri iç mekân açısından irdelenerek; Geleneksel Türk Evi'nin yapısal ve kurgusal özelliklerinin, Safranbolu Evlerindeki yansımaları anlatılmaktadır.

Eda Güniz Anik
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnterlökin 12'nin akciğer kanseri hücreleri üzerine etkisi

Günümüzde kök hücre tedavileri, tıbbın birçok alanında deneysel veya klinik olarak kullanılan tedavi yöntemlerindendir. Farklı tedavi yöntemleri geliştirilmiş olmasına rağmen henüz kanseri yok edebilecek bir tedavi bulunmamaktadır. Akciğer kanseri en sık görülen kanser türleri arasındadır. Birçok deneysel çalışmada mezenkimal kök hücrelerin (MKH) tedavi edici ve koruyucu özelliği bildirilirken kanser modellerinde ise, kanserli hücrelerin çoğalmalarını baskıladığı ve durdurduğu gösterilmektedir. Ancak yapılan bazı çalışmalarda da kök hücrelerin kanser oluşumunu tetikleyerek kitleyi büyüttüğü, yeni damar oluşumuna ve kanserin invazyonuna neden olduğu gösterilmiştir. MKH'ler ile kanser hücreleri arasındaki iletişim hücrelerden salgılanan sitokinler yardımıyla sağlanmaktadır. MKH'lerin tedavi edici özelliği bu sitokinler ile gerçekleşmektedir. Bu çalışmanın amacı, MKH'ler ile A549 akciğer kanser hücrelerini in-vitro olarak aynı ortamda tutarak, MKH'lerin kanserli hücrelerin büyümesini baskılamak için kullandığı sitokinlerden interlökin (IL)-12 salgılamasını sağlayarak, IL-12'nin A549 kanser hücrelerinde apoptotik ve otofajik yolaklardaki genlere olan etkileri ile birlikte hücre döngüsü ve proliferasyon genleri üzerindeki etkilerini araştırarak MKH'lerin kanser hücreleri üzerindeki etkisini görebilmektir. Bu çalışma hücre kültürü seviyesinde 3 ayrı grup oluşturularak ve 6 farklı saat diliminde yapılmıştır. Hücrelerden salınan sitokinlerden IL-12p70 ve IL-12p40 seviyeleri toplanan besiyerlerinden ELİSA çalışılarak tespit edilmiştir. Ayrıca IL-12 alt birimleri ve reseptörleri, apoptoz ve otofaji , hücre döngüsü belirteçleri ile birlikte proliferasyon belirteçleri gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu yöntemi ile araştırılmıştır. Yaptığımız ELİSA testi ve gz-PZR sonucunda, IL-12'nin salgılanmaya başladığı ilk saatlerde apoptoza direnç gelişmeye başlamış olabileceği gibi ilerleyen zaman diliminde bu apoptotik direncin IL-12 etkisi ile gerilemiş olabileceği ve hücre döngüsü süresinin ise IL-12 salınımından sonra G1/S fazında uzadığı düşünülmektedir. Proliferasyon belirteçlerinin gz-PZR ile mRNA ekspresyon düzeylerine baktığımızda ise IL-12 salgılandıktan sonra azalırken daha sonra yavaşta olsa tekrar eksprese olmaya başladığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, MKH'lerin, IL-12 salınımı ile A549 kanser hücrelerini baskılamak için tek başına kullanıldığında yetersiz kaldığı, ancak IL-12 salınımı ile kanser hücrelerinin çoğalmasının baskılanmasına rağmen durdurulamadığı düşünülmüştür.

Seval Turna
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir tasarım bilincinin Türkiye'deki endüstri tasarımcı adayları açısından geliştirilmesi üzerine bir inceleme

Endüstri devrimi sonrası artan tüketim ve sonrasında oluşan çevresel problemlerden ötürü ortaya çıkan çevresel hareketler sonucunda sürdürülebilirlik kavramı tanımlanmıştır. "Sürdürülebilirlik" kavramı farklı disiplinlerde ele alınmış, 'Sürdürülebilir dünya için ürün tasarımı' ilgili alanlara yansıtılmıştır. Bu tez çalışmasının temel amacı ise, endüstri ürünleri tasarımcısının sürdürülebilir tasarıma olan bilincini araştırıp; sürdürülebilirliği ve sürdürülebilir ürün tasarımını incelemektir. İnsanlığın, daha iyi yaşam ortamı sağlama istediğinden ötürü çevresinde yarattığı büyük değişikliklerin getirdiği negatif etkiler, en çok da sanayi devrimiyle beraber, doğal ortamların bozulması, doğal kaynakların aşırı ve bilinçsiz tüketilmesi sonucunda azalarak yok olmaya başlaması, çevre kirliliğinin zamanla artması ve bundan dolayı giderek çoğalan çevresel sorunların çok tehlikeli aşamalara ulaşmasına sebep olmuştur. Çağımızda ise, gelişen teknolojiyle beraber yenilik ve imkanlar, bir taraftan yaşamımızı kolaylaştırırken diğer yandan insanların hayat tarzlarında derin etkilere sebep olmuş, ekonomik ve sosyokültürel kaynaklı toplumsal sorunları ortaya çıkarmıştır. Çevre ile ilgili problemlere karşıt olarak oluşan sürdürülebilir gelişme tüm tasarımcılarda olması gereken bir bilinçtir. İyi bir tasarım dünyanın geleceğini kurtarabilir.

Esra Ayık
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konutlarda seramik malzeme kullanımının iç mekan tasarım ilkeleri bağlamında incelenmesi

Günümüzde konut iç mekânlarında seramik malzeme sıklıkla kullanılmaktadır. Bu malzemenin doğru ya da yanlış kullanımları mekânın anlatımını değiştirmektedir. Seramik, renk, doku, ebat, yüzey olarak mekâna bir kimlik kazandırmaktadır. Tasarımcının amacı, seramiği en doğru şekilde kullanarak, mekânın ruhuna ve işlevine uygun bir kompozisyon ortaya koymaktır. Seramiğin kille başlayan serüveni günümüze kadar ulaşmıştır. Kilden yapılan seramik, mermer görünümlü, ahşap görünümlü, taş görünümlü gibi farklı özelliklere sahip olabilir. Ürün çeşitliliği -gelişen teknoloji ile birlikte seramik sektöründe rekabet ortamı yaratmaktadır. Yaptığımız kompozisyonda seramiği en doğru şekilde kullanmalıyız. Farklı ebat ve renk dokularındaki seramiklerin ne gibi etki yaptıkları bu tezde resimlerle incelenmiştir. Yapılan gerçek uygulama resimleriyle de örnekler çoğaltılmıştır. Açık tonda olan seramikler mekânı daha geniş ve ferah göstermektedir. Koyu tondaki seramikler ise, mekânı daraltan ve aydınlık olmayan bir etki oluştururlar. Büyük ebatlı seramikler daha bütünsel ve yekpare olurken, küçük ebatlı seramikler fazla tekrar eden ve göz yorucu bir etki oluştururlar. Parlak seramikler ışığı yansıtıcı bir etki yaparken, mat yüzeyli seramikler daha çok kaydırmazlık özelliğinden dolayı tercih edilmektedirler. Doğal bir malzeme olmayan seramik, yapısındaki maddelerden dolayı daha uzun ömürlü ve sağlam özellikler kazandığı için kimi doğal malzemeye göre tercih sebebi olmuştur. Seramiğin yapılan komposizyonda doğru kullanılması tasarım için bir gerekliliktir. Bu tezde seramik maddesinin doğuşundan başlanılmış, seramiğin tarihteki sürecine değinilmiştir. Temel tasarım ilkeleri dikkate alınarak seramik örnekleri tek tek ele alınmış, yapılan gerçek müşteri örnekleriyle hangi temel tasarım ilkesine göre tasarım yapıldığı irdelenmiş örneklerle de çoğaltılmıştır. Bu tezin amacı, tasarımcılara temel tasarım ilkeleri bağlamında seramiğin nasıl kullanılacağı anlamında katkı sağlamaktır. Anahtar Kelimeler: Seramik kaplama, ıslak mekân tasarımı, iç mekân tasarımı, temel tasarım ilkeleri.

Havva Polat
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarlanan mekanın retoriği

21. yüzyıl başından itibaren hızla gelişmekte olan nörobilim alanlarında yapılan araştırmalar insanların tüm düşünce, duygu ve davranışlarının beyinlerinde meydana gelen bir dizi elektrokimyasal reaksiyon sonucu oluştuğunu göstermektedir. Kişilerin çevrelerindeki mekândan aldıkları duyusal uyaranlar, vücutlarının içsel durumu hakkında bilgi veren duyguları ve önceki deneyimlerinden arta kalan anılarıyla birlikte, eylemlerini belirlemektedir. Dolayısıyla her mekân, o mekânı deneyimleyen kişiler için o veya bu şekilde davranmalarına neden olacak mesajlar içermektedir. İnsan-mekân etkileşimlerini inceleyen mevcut araştırmalar, konuya daha çok yapılı çevre üzerinden kullanıcı ekseninde yaklaşmakta; tasarımcıların malzeme, strüktür ve organizasyon tercihleriyle mekân kullanıcıları üzerinde ne tür etkiler oluşturabileceklerini inceleyen tasarımcı eksenli araştırmalar bulunmamaktadır. Bu çalışmada algı ve davranış yönetimi konusunda disiplinler arası bir çalışma alanı olan retorik, mekân tasarımı bağlamında ele alınmış; tasarımcıların retorik stratejilerini kullanarak mekân kullanıcılarını belli düşünce, duygu ve davranışlara sevk edebilecekleri öngörülmüştür. Algı ve davranış sistemlerinin nörolojik altyapısı üzerine temellendirilen çalışmanın ana bölümleri Aristoteles'in ikna kategorileri olan Logos, Pathos ve Ethos olarak belirlenmiştir. Logos bölümünde mekânsal söylemi oluşturan ışık, renk, form, ses gibi öğelerin algılanma biçimleri ve kişiler üzerinde oluşturabilecekleri etkiler incelenmiş; retorik figürlerin mekân tasarımında kullanım biçimleri açıklanarak örneklenmiştir. Pathos bölümünde tüm insanlarda ortak olan temel duygu sistemleri ve bunların mekân tasarımıyla ilişkileri irdelenerek mekânı deneyimleyen kişilerde bu temel duyguların nasıl uyandırılabileceği araştırılmıştır. Ethos bölümünde ise farklı mekân tiplerinde mekânsal karakter oluşumları örnekler üzerinde incelenmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde retorik stratejilerinin mekân tasarımı dâhil iletişim kaygısı güden her alanda kullanılabileceği düşünülmektedir.

Görsel tasarımMekan tasarımıMekansal algı+5
Sıla Şehrazat Yücel
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mikro konutların iç mekân tasarımının incelenmesi

Dünyanın metropol kentlerinin çoğunda nüfus yoğunluğunun hızla artması sebebiyle yükselen arsa ve konut fiyatları insanların yaşam alanlarını daha da daraltarak küçük boyutlardaki mekanlarla sınırlandırmıştır. Kişisel özgürlüklerin alabildiğine desteklendiği çağımızda bireysel yaşam tarzının bir hayli yaygınlaşması neticesinde bir veya iki kişiye yetecek düzeyde olan ve içinde her türlü yaşamsal gereksinimin rahatlıkla karşılanabildiği küçük konutlar gitgide daha çok ön plana çıkmaktadır. Mikro konut kavramı tam da bu noktada günümüz mimarisinin ilgi odağı haline gelmiştir. Küçük alanların doğru iç mekân tasarımı ile geniş ve ferah alanlara dönüştürüldüğü mikro konutlar akıllı tasarımlar sayesinde mekân içerisindeki her türlü ihtiyaca rahatlıkla cevap verebilmektedir. Mikro konutlar daha az yer kapladığı için yapı birim fiyatı açısından daha ekonomik olmakta, akıllı iç tasarımı ve iç mekânda kullanılan işlevsel donatı elemanlarıyla birlikte bizlere yakın gelecekte tasarruflu ve kolay bir yaşam sunmaktadır. Bu çalışmada konut kavramı çerçevesinde konut sorununa sebep olan çeşitli etmenlere değindikten sonra mikro konut kavramı üzerinde durulmuş ve dünyada çeşitli ülkelerdeki mikro konutların özellikleri araştırılmıştır. Ayrıca mekân mobilya ilişkisi kapsamında çeşitli kavramlar gözden geçirilerek mikro konut tasarımında kullanılabilecek modeller incelenmiştir. Son olarak mikro konut iç mekân tasarımına uygun mobilya ve donatı elemanları ve bunların değişik özellikleri etraflıca ele alınmıştır. Bu mobilya ve donatı elemanlarının yerden tasarruf sağlaması, bir üniteden diğerine dönüştürülebilir olması, işlevselliğinin yüksek olması ayrıca alan genişlemeye ve bölümlemeye imkân vermesi gibi özelliklere sahip olması mikro konut iç mekân tasarımında önemli ölçüde fayda sağlamaktadır. Yaptığımız bu inceleme ve araştırmada ülkemizin içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve kültürel şartlar göz önüne alınarak özellikle iş, sağlık ve öğrenim gibi bazı alanlarda mikro konut projelerinin uygulanmasının yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.

Ayşenur Belentepe
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00