İstanbul Aydın University
Discipline

İstanbul Araştırmaları Anabilim Dalı

İstanbul Aydın University

15

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

15 Theses
Master'sOpen AccessEN

Kamerun Buea Belediye Konseyinde ve Litvanya'nın Vilnius Belediyesinde akıllı şehir inovasyon inşası (2013-2017)

This research studies the building of Smart City Innovation in the BMC of Cameroon and the VMC in Lithuania over the last five years (2013-2017). The core purpose of this research is to show the innovation process of the Buea Municipal Council in Cameroon (BMC), Vilnius Municipal Council (VMC) in Lithuania and to understand how the inhabitants of the cities have been benefiting from their environment whether positively or negatively. The sources of my findings will be obtained from journal, articles, newspapers and a questionnaire that will be completed by experts (politicians, entrepreneurs, university lecturers and doctoral students). Hence, the creation of new policy for regional development, Social capital, partnership, entrepreneurship, non-governmental organizations in Cameroon as well as Lithuania has brought tremendous assistants to the economy. It is assisting the countries to realize their 2020 and 2035 vision of economic innovations, while Research and networking aid development by linking people together through communication such as the social media and cell phones which therefore creates strong social capital. Nevertheless, some hard barriers separate the BMC and the VMC from their smart city innovational development such barriers include poor leadership, little finances obtained from the central government, bribery and corruption. Keywords: Social Capital, Smart City, Municipal Council, Innovations, Economic development

Smart citiesMunicipalitiesEconomic development+5
Mercy Teme Etoke
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul tekkelerinin kültürel hayata etkileri (Özbek tekkeleri örneğinde)

Tezimizde, Osmanlı zamanında İstanbul gibi bir şehirde tarikatlar ve bu tarikatların oluşturduğu tekkelerin neyi amaçladığını, insanları hangi yönde etkilediğini, devletle ilişkilerini ve genel olarak İstanbul'a ne kattığını ele alan bir konu anlatılmaktadır. Osmanlı döneminde, İstanbul'un gelişiminde büyük rollere sahip olan tarikatlar, onların kurucularının hangi yollardan geçtiği, hangi düşünceye sahip oldukları ve insanları neyi amaçlayarak bir tekke altına topladıklarını geniş bir şekilde ele aldık. Tarikatların hangi dönemde güçlü, hangi dönemde zayıf olduğunu ele alarak, Osmanlıda devlet-tekke ilişkisinin birbiri ile tamamen iç-içe geçmiş olan durumunu analiz ettik. Bu tezde, Osmanlı döneminde ki önemli tekkelerin nelerle uğraştığını, önce cemaatine sonra ise diğer insanlara ne vaat ettiğini, bazı tekke şeyhlerinin gelişimde büyük rollere sahip oldukları gerçekleri ortaya konuldu. Tekkelerin bazen bir ilim mektebi, bazen bir yatakhane, bazen de bir hastane rolünü aldığını detaylandırdık. Tüm bu tekkelerin biri biriyle ortak yanlarını, tarikatlar arası münakaşaları, tarikat ve devletin ilişkilerini ele aldık. Devletin tarikatlara karşı bazen çok sert önlem aldığını, bazen de aynı yönde ilerlediğini tasdik ettik. Tekkelerin oluşumu ve cemiyetle bağlantıları bunu göstermektedir ki Osmanlı İstanbul'unda var olmuş tarikatlar ve tekkeler devrin yaşam biçimini, insanların düşüncelerini ve cemaatlerin söz sahipliğini doğrudan etkileyen bir unsur olmuştur.

Kültürel değerlerKültürel etkiKültürel etkileşim+7
Davud İbrahimli
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıl Avrupalı kadın seyyahların gözünden Osmanlı kadını

19. yüzyılda Doğuya dair yazılan Avrupa notları önceki yüzyıllardan ziyade farklı amaçlara da hizmet etmektedir. Merak uyandıran Osmanlı Devleti'ne ulaşmak için hem sömürge ve keşif niyetiyle hem de oryantalizmin teşvikiyle Osmanlı Devleti'ne dair geniş bir gözlem sahası oluşmuştur. Bu saha içerisinde önceki yüzyıllarda Avrupalı seyyahlarca kaleme alınan gözlemlerle karşılaştırıldığında 19. yüzyıldaki seyahat yazımları, Osmanlı'nın mahrem'ine yani haremine ışık tutulduğunu göstermektedir. Osmanlı kadınının özeline dair üstü kapalı veya kulaktan dolma harem hikayelerini aktaran Avrupalı erkek seyyahların yerine Avrupalı kadın seyyahların yazdıkları, hemcinsleri Osmanlı kadınının yaşantısına şahitlik ederek bilgi aktarımına fırsat tanır. Oryantalizmden ve kendi kültüründen farklı şekillerde etkilenmiş ve temelini oturtmuş Julia Pardoe, Lady Hornby ve Lucy M.J. Garnett gibi kadın seyyahların kalemleri de bu doğrultuda okura önemli içerik sunmaktadır. Osmanlı kadınının mahremini anlatmak ve onu anlamak açısından yine bir kadının penceresinden bakmak seyahatname alanında zengin ve özgün bir perspektif kazandırmaktadır.

19. yüzyılKadınlarOryantalizm+5
Gülsün Uçar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İSTKA hibe desteklerinin engellilerin kamusal hizmetlere ulaşılabilirliğine etkisi: İBB örneği

İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından kalkınma ve bölgesel kalkınma kavramı ülkelerin ekonomik gelişmişlik seviyesinin belirlenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bölgesel kalkınma kavramının öneminin artmasıyla birlikte bölgenin ihtiyaçları, potansiyeli ve beklentileri göz ardı edilerek gerçekleştirilen kalkınma planlarının yerini, bölgenin potansiyelinden maksimum derecede faydalanmayı hedefleyen, bölgeler arası gelişmişlik seviyesini minimuma indiren bölgesel kalkınma planları almıştır. Bölgesel Kalkınma Ajansları da bölgesel kalkınma planlarını hazırlayan, hayata geçiren, bölgedeki aktörler arasındaki koordinasyonu sağlayarak bölgesel kalkınmayı başarılı şekilde hayata geçiren örnekleri oluşturmaktadır. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik müzakereleri kapsamında hayata geçirilen Bölgesel Kalkınma Ajanslarından birisi olan İstanbul Kalkınma Ajansı bölgedeki yerel, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte hareket ederek İstanbul'un ekonomik kalkınmasına, bölge popülasyonunun yaşam standartlarını yükseltecek projelere çeşitli destek sağlamıştır. Bu tez çalışmasında Bölgesel Kalkınma Ajanslarının tanımı, tarihsel gelişimi, İstanbul Kalkınma Ajansı'nın idari, mali yapısı, destek türleri incelenmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kurumsal yapısı araştırılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin genel ve engelli bireylere yönelik hizmetleri ele alınmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin engelli bireylere yönelik İstanbul Kalkınma Ajansı hibesiyle hayata geçirdiği projeler ele alınmıştır. Tezin son kısmında ise çevrim içi anketlerle bu projelerin bilinirliği, işlevselliği, kent ve insan yaşamına katkısı araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: İstanbul Kalkınma Ajansı, İstanbul, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Engelli, Hibe, Kalkınma, Bölgesel Kalkınma.

Belediye hizmetleriBelediyelerBölgesel kalkınma+7
Murat Bilir
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'un ekonomik, sosyal ve mimari değişiminde Beyhan Sultan'ın etkisi: 1766-1824

Osmanlı Devleti tarih sahnesinde askeri ve siyasi zaferleri kadar hanedan içi bireyleriyle de dikkat çekmiştir. Şehzadeler, valide sultanlar ve her zaman denge arayışındaki damad paşalar yaşamlarıyla pek çok araştırma konusu olmuştur. Hanedanın kızları ise ya eşleri ya da annelerinin konumları gereği adlarından söz ettirmelerine rağmen çoğunlukla tarih araştırmalarında da 'Harem' içinde kalmışlardır. Bu nedenle var olan çalışmalar ve dahi 20.yüzyıl prenseslerinin görünürlükleri üzerinden "mutsuz, hüzünlü, şımarık, müsrif" prenses imajı oluşmuştur. Oysa gerçekte hanedanın 'asil kanı'nı taşıyan ve her zaman son derece özel olan bu kadınların hayatları sadece zevk, ihtiras ve hüzünle sınırlı değildi. Onlar seçilmiş bir ailenin mensubu olarak en iyi eğitimi alıp yaşamlarına şehzadelerden bile özgür devam ediyorlardı. Özellikle de 19.yüzyılın ilk yarısında yaşayan Osmanlı sultanları bireyselliklerini kendilerinden önce ve sonrakilerden çok daha farklı şekilde ifade imkânı buldular. Bu dönem sultanlarının her birinin ayrı karakteri İstanbul merkezli Osmanlı İmparatorluğu'nun başka açılardan değişmesine yol açtı. Tabi bu tablo içerisinde şehir ve kadın değişimi kaçınılmaz bir olgu olarak ortaya çıktı. İşte bu nedenle bu tez şehirli bir kadın portresi çizen III. Mustafa'nın kızı Beyhan Sultan'ı anlatmaktadır. İstanbul'un 19.yüzyılın ilk yarısındaki mimarisine yaptırdığı saraylarla katkı sağlayan Beyhan Sultan, şehrin tarihi yarımadadan çıkıp Boğaziçi'ne uzanan yeni yüzünün simgesidir. Sultan'ın farklı kimliği, Osmanlı Arşivi'nde bulunan ve kendi tuttuğu defterler üzerinden incelenmiş inşaat faaliyetlerinin hayatının son kısmına kadar sürdüğü görülmüştür. Beyhan Sultan, babası III. Mustafa'nın Cağaoğlu Sarayı'nı henüz küçükken ona tahsis etmesine rağmen III. Selim döneminde hanedan kadınlarının Haliç kıyılarında başlattığı yeni şehirleşmeye ayak uydurmuş ardından Lale Devri'nin meşhur sarayı Çırağan'ı tekrar yaptırarak Boğaziçi Medeniyeti için İstanbul'da öncü olmuştur. Son olarak Akıntıburnu'nda bir saray yaptıran Beyhan Sultan imparatorluk merkezi İstanbul'un yeni kentsel kimliğini sarayları ile takip edilebilen bir çizgiye oturtmuştur. Bu tezde Beyhan Sultan'ın padişah kızı olmasının sağladığı ayrıcalıkla başlayan hayatı, ağabeyi III. Selim'in tahta geçmesiyle sürdürdüğü akılcı yatırımlar ve sonrasında II. Mahmud döneminde de gücünü, otoritesini korumasındaki karakterine dikkat çekildi. Hayatını iktisatlı yaşayan bir kadın olarak öne çıkan Beyhan Sultan'ın yaşam hikayesi ve aile ilişkileri birinci bölümde, ekonomik ve sosyal olarak İstanbul hayatındaki yeri ise ikinci bölümde incelendi. Kalabalık olmayan çevresinde güçlü ve sağlam sosyal, ekonomik ilişkiler yürüten Beyhan Sultan'ın özellikle kadınlar arası ticari faaliyetlerine dikkat çekildi. Son bölümde ise İstanbul'un mimarisine katkısı sarayları üzerinden ele alındı. Sultan'ın su medeniyeti olan İstanbul'a yaptırdığı ve onarttığı çeşmeler gibi hayır amaçlı inşaatları da incelenerek Beyhan Sultan'ın İstanbul'a ve İstanbulluya katkısı ortaya konuldu. Beyhan Sultan'ın yaşamı göstermektedir ki İstanbul'da yaşayan ve yaşayacak olan kadınlar ona tartışmaların ötesinde bir kimlik kazandırmıştır. Tezimizde bu kimlik Beyhan Sultan'ın şahsında öne çıkmayan, geride kalmayan ama önünü gören olarak açıklık kazanacaktır.

Beyhan SultanEkonomik değişmeKadınlar+6
Fadime Türkölmez
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat'tan cumhuriyet'e tarihi kentsel çevrede mekânlar üzerinden bir semt okuması: Cağaloğlu semti örneği

Osmanlı Devleti'nde modernleşme çabaları doğrultusunda hayata geçirilen reformlar kent mekânında önemli değişimleri de beraberinde getirmiştir. Tanzimat'tan sonra uygulanmaya konulan yeni bürokratik örgütlenme modeli, modern eğitim kurumlarının teşekkülü, yazılı basının ortaya çıkışı ve yayıncılığın gelişimi ile birlikte Cağaloğlu, 19. yüzyıl İstanbul'unun merkez semtlerinden biri olmuştur. Semt, hem Osmanlı döneminde hem de Cumhuriyet döneminde yönetim ve idare mekânları ile kültür mahfillerinin bir arada ve sürekli etkileşim halinde bulunduğu bir yerdir. Bu mekânların birlikteliği semte siyasal ve kültürel bir kimlik kazandırmıştır. Başta Bâbıâli kompleksi ve çevresinde kümelenen bürokratik kurumlar olmak üzere bazı ekonomik ve siyasi kuruluşlar, parti merkezleri, dernekler ve mektepler semtin siyasal kimliğinin mekânsal göstergeleridir. Semtin kültürel kimliğini oluşturan ana mekânlar ise matbaa daireleri, gazete idarehaneleri, kıraathaneler ve kitapçı dükkânlarıdır. Bu çalışmada, Cağaloğlu semtinin siyasal ve kültürel kimliği semtte bulunan mekânlar üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, Cağaloğlu hafıza mekânı olarak ele alınmış ve kolektif bellekte yer alan bu iki kimlik üzerinden, 1840-1950 yılları arasında semtin geçirdiği değişim ve dönüşüm incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Cağaloğlu, Mekân, Kimlik, Hafıza, Yönetim ve İdare, Kültür, Osmanlı Modernleşmesi

Cumhuriyet DönemiKent tarihiKentsel çevre+6
Melek Yalvaç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük altyapı projelerinin finansmanı: İstanbul (Ulaşım yatırımları) örneği

Büyük Altyapı Projelerinin Finansmanı: İstanbul (Ulaşım Yatırımları) Örneği konulu tez çalışması, üç bölüm olarak incelenmiştir. İlk bölümde Büyük Altyapı Projelerinin tanımı yapılarak özellikleri belirtilmiş ve Büyük Altyapı Projelerinin türleri, faydaları ve etkileri açıklanmıştır. İkinci bölümde Büyük Altyapı Projelerinin ne şekilde finanse edildiği merkezi hükümet ve yerel yönetimler olmak üzere iki başlık altında incelenmiş, otoritelerin yapacakları Büyük Altyapı Projelerinin finansmanlarını ne şekilde karşılayabilecekleri belirtilmiştir. Büyük Altyapı Projelerinin finansmanında merkezi hükümet yap-işlet-devret modelini ağırlıklı olarak tercih ederken yerel yönetimler ağırlıklı olarak harici borçlanma yoluna gitmektedirler. Otoritelerin tercih ettiği finansman türleri ile ilgili takip etmesi gereken yasal süreçler ayrıca belirtilmiştir. Üçüncü bölümde ise Büyük Altyapı Projelerinin finanse edilmesinde İstanbul örneği incelenmiş, İstanbul'da yapılan ulaşım ile ilgili Köprü Projeleri, Raylı Sistemler Projeleri, Tüp Geçit Projeleri ve Havaalanı Projeleri ayrı ayrı incelenerek Büyük Altyapı Projelerinin maliyetlerinin ne şekilde finanse edildiği tek tek gösterilmiştir. İstanbul'da YİD modeli ile finansmanı sağlanan Büyük Altyapı Projelerinde, projenin üstlenicisi konsorsiyumların maliyetlerini ne şekilde finanse ettikleri de ayrıca belirtilmiştir. Sonuç kısmında ise finansman çeşitleri finansmanı kullanan otoriteye bağlı olarak değerlendirilmiş avantajlı ve dezavantajlı yönleri ortaya konulmuştur. Netice olarak Büyük Altyapı Projelerini gerçekleştiren otoritelerin son zamanlarda projeleri finanse etmek için yöneldiği finansman çeşitlerinin en faydalı yöne doğru yöneldiği tespiti yapılmıştır. Anahtar Kelime: Büyük alt yapı projeleri, finans, mahalli idare, Merkezi hükümet

Alt yapı hizmetleriAlt yapı projeleriAlt yapı yatırımları+5
Ali İhsan Yanılmaz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'un duvar yazıları: Sosyolojik bir çözümleme "Eyüp, Tophane, Okmeydanı, Kadıköy ve Cihangir örneği¨

Dünyanın her yerinde insanlar duvarları sevgilerini, aşklarını, sevinç ve hüzünlerini destekleri futbol takımını ya da siyasi partileri, dünya görüşlerini kısacası hayatlarında olup biten şeyleri bir ifade etmek için bir araç olarak kullanmışlardır. Bir sistemin ya da toplumsal kurallar bütününün içinde sıkışıp kalmış ve şehrin karmaşasında kaybolmuş hissetmek, aşk, acı, korku, nefret gibi kavramları tanımlamaya çalışmak, kendini başka türlü yeterince iyi ifade edememek ya da birilerinin dikkatini çekmek istemek, bu dünyada var olduğunu göstermek; işte duvara yazı yazmak nedenlerinden bazılarıdır. Duvara yazılar yazmak bireyin gündelik hayatın karmaşası içinde anlam arayışıdır. Duvar ise bu anlamda onların dertlerini dinleyen, karşılıksız biçimde onlara kucak açan sınırsız mekânlardır. Şehrin bir uçtan bir uca hiç durmadan çalışan kayıt cihazlarıdır. İnsanı insana anlatan, insana insanı öğreten, yıkıma, yapıma ve her türlü değişime açık kamusal mekânlardır. Eyüp, Tophane, Cihangir, Kadıköy, Okmeydanı. Her bir semtin duvarları, önce o semtin kendi kimliğini sonra da diğerleri ile olan benzerlik ve farklılıklarını çıplak ve özgün bir dille ifşa etmektedir. Böylece duvarlardaki yazılardan hareketle genellemelerden sıyrılarak bu semtlerde yaşayanların edimlerine, hayatı ifade ediş biçimlerine, yaşam tarzları ve yönelimlerine şahit olmaktayız. Dünyanın başka yerlerindeki savaşların, yaşadıkları ülkelerindeki siyasi ve sosyal sorunlar, aşklar, sevgiler, acılar, kayıplar, maddi ve manevi durumlar, hayatın tüm gerçeklikleri isimsiz aktörler tarafından bu duvarlara işlenmiştir. Böylece duvarlar mekânsal aidiyetin ve mekânla iç içe geçmişlik durumunun tezahür ettiği, hayata dair her şeyin kaydedildiği belleklerdir. Anahtar Kelimeler: Duvar, Duvar yazıları, Mekân, İfade, Bellek, Şehir, Kimlik, Gençlik, Gündelik Hayat

DuvarlarGraffitiGünlük yaşam+6
Elif Tufan Türkoğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fetih öncesi müslüman seyyahlara göre İstanbul

Fetih öncesi Müslüman seyyahlar konusu az çalışılmış bir konudur. Tarihsel olarak Ortaçağ Bizans'ına denk gelen bu süreçte bazı seyyahlar doğrudan İstanbul'u gezmiş ve izlenimlerini seyahatnamelerine aktarmış, bazıları da daha önce buraya elçilik, ticaret, esir değiş tokuşu gibi amaçlarla gelen kişilerin yazdıklarından yararlanmıştır. Daha önce Türkçeye yapılan seyahatname çevirileri, çoğunlukla batılı diller üzerinden çevrilmiştir. Bu çalışmada Harun Bin Yahya, Mesudi, Herevi, İdrisi, İbni Battuta, El Verdi adlı altı seyyahın seyahatnamelerinin İstanbul ile ilgili kısımları Arapçadan Türkçeye çevrilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde İslam uygarlığı, Bizans-İslam siyasi ilişkileri, Arap-İslam edebiyatında İstanbul konuları irdelenmiş, ayrıca, seyyahların neden gezdiği, seyahatlerinin sınırları, seyahatlerini nasıl finanse ettikleri, seyahat esnasında karşılaştıkları zorluklar gibi konulara da değinilmiştir. Seyyahların izlenimlerinin metni olan seyahatnamelerin öznel yorumlar içermesi doğaldır. Bu yüzden seyyahların tasvir ve değerlendirmelerinde yetiştikleri kültürün etkisi kaçınılmazdır. Bu bakımdan, Müslüman kültürde yetişmiş seyyahların fetih öncesi İstanbul'u kendi gözlerinden nasıl anlattıklarını araştırmak bu çalışmanın çıkış noktasıdır.

FetihlerKostantinapolisMüslümanlar+7
Remzi İğrek
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
11
Master'sOpen AccessTR

İstanbul kongre ve fuar turizminin incelenmesi (2000 yılı sonrası)

İstanbul dünyanın en eski ve en önemli şehirlerinden birisidir. Çok büyük bir tarihe ve eşsiz bir coğrafi konuma sahip olan İstanbul'da turizm sektörü önemli bir gelir kaynağıdır. Döviz girdisi ile ekonomiye katkı yapan turizm sektörü hizmet alanında gereksinim duyulan iş gücü ile istihdam sorununa da çözüm sağlamaktadır. Kongre ve fuar organizasyonları turizm sektörünün önemli alanlarından bir tanesidir. Kurumsal şirketlerin, üniversitelerin, siyasi partilerin, vakıf ve derneklerin büyüyerek gelişmesi ile uluslararası kongre toplantılarına talep artmaktadır. Ürettikleri ürünleri tanıtmak, yeni pazarlar yaratmak isteyen şirketler dünyanın önemli şehirlerinde fuarlara katılmaktadırlar. Bu çalışmada İstanbul'da kongre ve fuar turizminin 2000 yılı sonrası gelişmesi, günümüzde gelmiş olduğu yer, İstanbul'un konaklama ile kongre ve fuar merkezleri konusunda potansiyeli, ulaşım ve yeme içme imkanları, turizm sektörünün istihdama katkısı, kongre ve fuar turizmine dair sorunlar ile çözüm önerileri araştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda İstanbul'un bu alanda çok önemli potansiyele sahip olduğu, sektör için gerekli olan bütün birleşenlere sahip olduğu ancak bazı dönemler ülke olarak yaşadığı istikrarsızlıklar yüzünden ivme yakalanamadığı bazı dönemler ise yakalanan ivmenin bozulmaya uğradığı tespit edilmiştir. Ayrıca İstanbul'un kongre ve fuar turizmi alanında dünyada ilk 5 şehirden birisi olma iddiasını koruduğu belirlenmiştir.

Etkinlik turizmiFuarlarKongre turizmi+3
Rahmi Özge Özer
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şerifler yalısı

Bu çalışmada, I. Abdülhamit döneminde yıktırılan Emîr Gûne Sahilsarayı arazileri üzerinde 1782 yılında inşa edilmiş olan ve Abdullah Paşa yalısı olarak da bilinen Şerifler Yalısı; tarihçesi, kullanıcıları, semtle ilişkisi ve mimari özellikleri bağlamında incelenmiştir. I. Abdülhamit, III. Selim ve II. Mahmut dönemlerine ait Bostancıbaşı Defterleri incelenmek suretiyle yapının kullanıcıları ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışma semtin sosyal dokusunun anlaşılmasına da imkan tanımıştır. Yapının 1892 tarihinde Şerif Abdiilah Paşa için satın alınmasını ve önündeki rıhtımın tamirini konu alan Osmanlı Arşivi'ndeki belgeler incelenmiş ve transkripsiyonları ekte verilmiştir. Bir bütün olarak inşa edildiği Harem binasını 1946 yılında sahil yolu inşası sırasında kaybetmiş bulunan ve Türk barokunun hâkim olduğu Selâmlık Köşkü'nün bazı odalarının tavan tezyinatlarında klasik, barok ve rokoko üsluplar bir arada görülmektedir. Muhdes İftariye Salonu ise dönemin özelliklerine uygun olarak neoklasik üslup özelliktedir. Geleneksel plan özellikleri taşıyan ve planında bir eksilme olmadan günümüze ulaşabilen Selâmlık Köşkü'nün tavan kuşakları ve yüklüklerinde, I. Abdülhamit ve III. Selim dönemi üslubuna ait mimari konulu manzara tasvirleri görülmektedir. Mekansal dağılımları tablolaştırılmış kuş, çiçek, yemiş ve eşya tasvirleri yapıda görülen diğer tasvirlerdir. Anahtar Kelimeler: Abdullah Paşa Yalısı, Ağa Hüseyin Paşa Yalısı, Bostancıbaşı Defterleri, Emîr Gûne Sarayı ve Kullanıcıları, Emirgân, Şerifler Yalısı, Türk Baroku.

Abdullah Paşa yalısıAbdülhamid IMimari özellikler+5
Zehra Dilek
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Eyüp Nişancası'nda Sivâsî Efendi tekkesi haziresinin incelenmesi

İstanbul'da mezarlıklar ve hazireler, kentin Osmanlılar tarafından fethedilmesinden önce de, Osmanlıların 600 yıl süren saltanatları süresince de kent dokusunda hatırı sayılır alanlara sahip olmuşlardır. Nüfus artışı ve modernleşme ile birlikte artan kentsel ihtiyaçları karşılamak üzere yapılan düzenlemeler, tarihi kent dokusunda olduğu gibi, yaşam alanlarıyla iç içe geçen mezarlıklar ve hazirelerde de değişim ve dönüşümlere sebep olmuştur. İstanbul'da nicelik olarak ciddi bir çalışma alanını sunan kültürel miras ürünleri Osmanlı mezar taşları üzerine yapılan çalışmalara katkı olarak sunulan tezde, Sivâsî Efendi Tekkesi Haziresindeki mezar taşları incelenmiştir. Bu kapsamda Eyüp Nişancası'nda bulunan tekke, türbeler ve hazirenin bulunduğu alanın tarihsel süreç içerisinde mekansal dönüşümleri tespit edilerek, mezar taşları kitabeleri okunmuş ve medfûn kişilerin biyografik bilgileri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

Abdulmecid-i SivasiMezar taşlarıMezarlıklar+3
Özlem İyier
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A field study the contribution of the cultural activities of foundations and associations based in Bağcılar and Esenler to İstanbul (2010-2015)

This study investigates the contribution of the cultural activities of foundations and associations to the development of the city of İstanbul between the years 2010-2015 in the form of a field study. The motivation behind this study is the fact that İstanbul was the capital city of the Byzantine Empire and the Ottoman Empire along with its being home for many civilizations throughout history. Moreover, İstanbul is the most prominent city in Turkey concerning cultural activities, it is rich with the activities of foundations and associations and it was selected the European Capital of Culture in 2010. This study consists of four chapters including the Introduction. The first chapter provides information about the subject, aim, hypotheses, methodology and limitations of this study. The second chapter examines the development processes and the cultural activities of Foundations and Associations, focusing on the conceptual and hypothetical framework. The third chapter focuses on the methodology of the study. In the fourth and last chapter, the technical details of the interviews and analyses are presented along with the results of the analyses including the evaluations and suggestions of the results.

AssociationsCountryman associationUrban culture+5
Murat Kılıç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şems: İstanbul'da yayımlanan bir Farsça gazetenin bakış açısıyla II. Meşrutiyet Dönemi'nin ilk yılı (1908-1909)

Şems gazetesi, II. Meşrutiyet Dönemi'nin başlarında 4 Eylül 1908 tarihinde haftalık olarak İstanbul'da yayımlanmaya başlamıştır. Seyyid Hasan Tebrizî'nin idaresinde Farsça basılan gazetenin yayımı yaklaşık I. Dünya Savaşı'na kadar aralıklarla sürmüş ve toplam 153 sayı yayımlanmıştır. Gazetede başta İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nin desteğini alan Encümen-i Saâdet-i İranîyan olmak üzere Komite-i Nisvân-ı İranîyan ve İran İstanbul Sefir-i Kebîri gibi hürriyetperver İranlılar'ın haberlerine ve makalelerine yer verilmiştir. Ayrıca dönemin İstanbul'una dair siyasî, sosyal ve kültürel haberler (Mahmut Paşa'nın naaşının İstanbul'a getirilmesi, 31 Mart Vak'ası, İstanbul'daki İranlı azınlık, İstanbul'da gerçekleştirilen tiyatro vb. etkinlikler gibi) de yer almıştır. Bununla birlikte İran ve şehirlerinden, yakın ve uzak coğrafyalardan haberlerin de yer aldığı gazete, Osmanlı Vilayetleri, İran, Avrupa ve Rusya'da da yayımlanmıştır. Tezde 1908-1909 yılları arasında 48 sayı olarak yayımlanan gazetenin çeviri-değerlendirme-fihrist yöntemiyle irdelenmesi ve döneme, özellikle dönemin İstanbul'una bir başka açıdan ışık tutması amaçlanmıştır.

BasınFarsçaGazeteler+5
Muhammet Keleş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Şeyhülislamların İstanbul'daki imar faaliyetleri

Bu çalışma, Osmanlı Devleti'nde görev yapmış 27 şeyhülislam tarafından kurulan vakıflara ait Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde bulunan vakfiyelerin imar ve inşa ilişkileri çerçevesinde analiz ve değerlendirilmesini içermektedir. Yalnızca ulemanın ve ilmiye sınıfının değil, aynı zamanda bürokrasinin de en tepe noktasında bulunan şeyhülislamlar, yüksek refah standartlarına ve dini, idari, hukuki, sosyal alanlarda saygınlık ve otoriteye sahip kişilerdi. Bu avantajları sayesinde Osmanlı toplumunun en köklü ve önemli kurumlarından olan vakıf sistemini aktif ve yoğun olarak işletmek için gerekli maddi ve manevi gerekçeye sahiplerdi. Bu sebeplerle şeyhülislamların sivil ve kamusal mimari araçlarıyla İstanbul'un yapılanmasına sağladıkları katkıları göz önüne sermek, kent çalışmaları açısından oldukça önemlidir. Bu tezde yapılan değerlendirme, yapıların işlevleri, adetleri, büyüklükleri, bugüne ulaşıp ulaşmadıkları bilgisiyle bâni şeyhülislamların İstanbul'un bugününe katkısı kadar, hangi amaç ve sebeplerle vakıf kurdukları ve/veya kurmadıklarına da ışık tutacaktır. Bu bağlamda, şeyhülislamların İstanbul'da gerçekleştirdiği imar, inşa ve ihya faaliyetleri, mülklerinin listelenmesinde birincil kaynak olarak kullanılan vakfiyeler üzerinden detaylı olarak kataloglanmış, ikincil kaynaklarda haklarında bilgi bulunan az sayıdaki yapılar da alt başlıklarda detaylandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: İmar, kent, şeyhülislam, vakıf, vakfiye.

Osmanlı tarihiTarihi dokuTarihi eserler+7
Fatma Betül Eren
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
31