
311
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Yenilenen tarihi yapılarda mekansal kimliğin, kurumsal kimlik üzerinden incelenmesi
Tüketim kavramı ile birlikte ortaya çıkan kurumsal kimlik, giderek kapsamını artırarak kurum kültürü, kurum felsefesi, mekansal ve görsel kimlik tanımları ile kurumların hizmet ve sunum anlayışlarına farklı boyutlar kazandıran bir kavram haline gelmiştir. Kurumsal görünüm ve bunun kullanıcılar üzerindeki etkileri tüm pazarlama stratejilerinin de temelini oluşturmaktadır. Kurumsal mekanların mekan kimliklerinin belirlenmesinde bu algı unsurları kullanılmakta, mekanlar tüketicinin belleğinde bu yöntem ile marka ile özdeşleştirilmektedir. Yeni yapılar içinde yer alan yeni tasarımlar ile yaratılan kurumsal mekanların yanı sıra, tarihi binalar içine yerleşen kurumsal kimliklerin binaların özgün kimliği ile özdeşleşerek karma bir kimlik yaratılmaktadır. Bu iki kimliğin tüketici belleğinde nostaljik bir süreçle algılanması ve bu farklı bir deneyim üzerinden tüketicinin mekanla ve markayla olan ilişkisi şekillendirilmektedir. Bu çalışma, hizmet sektörüne yönelik bir anlayışla tarihi yapıların dönüşümünde mekânsal kimliğin kurumsal kimlik kavramı üzerinden yenilenmesini konu almaktadır. Bu kapsamda incelenen konu "The House Cafe ve Hotel" yapılarının irdelenmesi ile örneklendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmada elde edilen bilgiler tarihi yapıların iç mekan açısından korunarak kullanılmasına dikkat çekmektedir. Yeniden işlevlendirilen tarihi yapıların kurumsal kimlik üzerinden mekânsal kimlik oluşumunda eklektik unsurlar tasarıma katkı sağlamaktadır.
Hastane otomasyon sistemlerinde yüz tanıma sistemlerinin kullanımı
Biyometrik tanıma sistemleri günümüz dünyasında pek çok alanda kullanılmaktadır. Parmak izi tarama, avuç içi damar tanıma gibi yaygın kullanılan yöntemlerin de aralarında bulunduğu biyometrik sistemlerin yanında, yüz tanıma gibi, insanları ayırt edecek kimlik doğrulama sistemleri insanın biyolojik yapısından yararlanarak bireyin kimliğini belirlemeyi ve doğrulamayı amaçlar. Bu çalışmada biyometrik sistemlerin ayrıntılarına değinilmiş ve çeşitleri detaylandırılmıştır. Bu çeşitler arasından yüz tanıma sistemlerine ayrıntıyla yer verilmiş, ardından, hastane kavramı incelenerek, yüz tanıma sistemlerinin olası kullanım alanları incelenmiş, sonuç bölümünde ise, uygulama önerileri anlatılmıştır. Bu bağlamda, yüz tanıma sistemlerinin faydaları üzerinde durulmuş ve hastane otomasyon sistemlerinde kullanımı önerilmiştir. Ayrıca, hastane otomasyon sistemlerinde var olan avuç içi damar tanıma sistemlerine alternatif olarak yüz tanıma sistemlerinin kullanımının avantajlarına değinilmiştir.
Sezgisel yöntemler ile bir montaj hattı probleminin çözülmesi
Bu çalışmada sezgisel yöntemler kullanılıp ve aralarında yapılan karşılaştırma sonucunda, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin üretim hattı dengeleme çalışması yapılmıştır. Bu yöntemler buluşçuları tarafından üretim hattının optimum iş sonuçları verecek üretim hattını tasarlamak için ortaya atılmıştır. Tez çalışmasının sonucuna istinaden, Hoffmann, Helgeson Birnie ve Moodie Young sezgisel yöntemlerinin iş çıktıları değerlendirilip çalışılan işletme için en iyi sonucu veren bir üretim hattı tasarımı önerilmiştir. Günümüzde giderek artan rekabetçi piyasa şartları sebebi ile bu çalışma sonucunun, özellikle yüksek hacimli ve birden fazla ürün çeşitliliği olan işletmelerin, rakipleri arasında bir adım öne geçmesi açısından oldukça önemlidir.
Bir otomobil firmasında envanter yönetimi ve yedek parça stoğu uygulaması
İmalat sektöründe faaliyet gösteren firmaların lojistik süreçlerde yüksek maliyetlere katlandıkları bilinmektedir. Bu maliyetlerin başında ulaştırma ve envanter maliyetleri gelir. Envanter maliyetleri, firmaların çalışma şekillerine göre farklı düzeylerde gerçekleşebilmektedir. Bu sebeple her firma için, o firmaya özel bir optimal envanter kuralının oluşturulması büyük önem arz eder. Bu çalışmada otomotiv sektöründe yan üretici olarak faaliyet gösteren bir firmanın ürün gamındaki öncelikli parçalardan biri ele alınmıştır. Ele alınan parça ürün gamında maliyet açısından önemli olduğu gibi insan güvenliği emniyeti açısından da son derece yüksek derecede öneme sahiptir. Söz konusu parçanın geçmiş taleplerinden yola çıkarak talep değişkenliği belirlenmiştir. Tahmini talepler belirlenerek en iyi parti büyüklüğü kurallarımı yoksa ekonomik sipariş miktarı (EOQ) yaklaşımının kullanılıp kullanılmayacağı araştırılmıştır. Literatürde sıklıkla karşılaşılan hizmet seviyeli sipariş miktarı ve yeniden sipariş noktası yaklaşımı ile envanter çizelgelemesi yapılmıştır. Hesaplamalar söz konusu parçaya ait alt montaj parçaları için ayrı ayrı yapılmıştır. Emniyet stokları, sipariş çevrim zamanları ile toplam ortalama yıllık maliyet hesapları da ayrıca gösterilmiş ve firmanın optimal envanter kuralı ortaya çıkarılmıştır.
İnşaat projelerinde kullanılacak BİM entegreli ERP (kurumsal kaynak planlama) sistem uygulaması önerisi
Sanayi 4.0 atılımlarının yapıldığı bir dönemde gelişen teknolojinin inşaat sektörünün üretim kalemleri dışında inşaat proje yönetiminin de kullanabileceği araçların araştırılması yapılmıştır. Genellikle endüstri faaliyetlerinde kullanılan kurumsal kaynak planlama sistemlerinin de gelişen yapı bilgi modelleme sisteminden gelen veriler ile beslenerek inşaatların tüm verilerini tek bir merkezden korunabilmesine ve daha kontrol edilebilir olmasına olanak sağladığı düşünülmüştür. Bu düşünceye dayanarak yapı bilgi modelleme sistemlerinden gelecek verileri tek bir veri tabanında depolanması için BIM entegreli ERP sistem uygulaması önerilmiştir. Başlıca yapı bilgi modelleme sistemleri olan Archicad, Allplan ve Revit üzerinden hangi verilere erişilebildiği araştırılmıştır. Projelerin safhalarına göre hangi verileri veri tabanına eklenebileceği ve hangi verilerin hangi bölümlere eklenmesi gerektiği araştırılmıştır. Tüm bu araştırmalar sonrası bu verileri database'in de saklayabilecek ve kontrollerinin yapılabileceği 360-D Bim entegrasyonlu proje yönetimi programı ortaya çıkarılmıştır.
Mikroişlemci mimarilerinde Boolean cebri üzerine geliştirmeler ve karşılaştırma işlemleri
Mikroişlemci mimarileri 1960'lı yıllardan beri dünya genelinde gelişmektedir. Gelişim ilk yıllardan itibaren ivmelenerek devam etmiştir. Bu gelişimin fonksiyonel açıklaması Moore Yasası olarak izah edilmiş ve her 18 ayda mikroişlemcilerdeki bileşenlerin sayısının iki katına çıkacağı ve maliyetinin aynı kalacağı öngörülmüştür. Bu gelişim ilk yıllardan itibaren beklenenden fazla olmasına rağmen tek çekirdekli bir işlemciyi ele alındığında son on yılda işlemcilerdeki büyüme duraksamıştır. İşlemcilerde frekans artışı bu son dönemde 4Ghz bandı civarında kalıp, gelişmeler işlemcilerin çekirdek sayılarında ve mimari yapılarında olmuştur. Bu yazı kapsamında işlemci mimarilerinde, yüksek seviyeli yazılım dillerinin derleme sonucu performanslarında geliştirme ve eğitim açısından kod okunurluğunu artırmak amacıyla boolean cebrine ait işlemler, karşılaştırma ve dallanma işlemlerinde geliştirmeler planlanacak ve MIPS mimarisi üzerinde gelişimin nasıl olacağı anlatılacaktır.
Karma kullanımlı yüksek yapılarda konut: Büyükdere Caddesi aksı
Karma kullanımlı yüksek yapılarla son dönemlerde sık sık karşılaşılmaktadır. Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi İstanbul'da da karma kullanımlı yüksek yapıların sayıları giderek artmaktadır. Karma kullanımlı yüksek yapılar birçok işlevi beraber barındıran komplekslerdir. Çalışma kapsamında bu komplekslerden, yüksek yapı sınıfına giren, içerisinde barınma işlevlerinin sağlandığı, konut birimleri incelenmiştir. İnceleme için bir alan seçilmiş ve belirli kriterler doğrultusunda örnek projeler belirlenerek araştırmalar ve karşılaştırmalı analizler yapılmıştır. Karma kullanımlı yüksek yapılarda konutun irdelenmesi için yapılan bu çalışmada tanımlayıcı yöntem, alan çalışması ve karşılaştırmalı yöntem kullanılmıştır. Yapılan araştırmalar doğrultusunda öneriler sunulmuş ve sonuca yer verilmiştir.
Veri tabanı aracı seçiminde analitik hiyerarşi prosesi yönteminin uygulanması
Bu çalışma, veritabanı aracı seçimi yapılırken karar almada insan çabası harcanarak gerçekleştirilen işlemlerin bilgisayar gücü tarafından otomatize edilmesini sağlayarak insan hayatına kolaylık sunabilmek için gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, literatür tarama yapılarak elde edilen bilgiler ışığında, yaygın veritabanı aracı alternatifleri ve kriterleri belirlenmiş, bu alternatifleri ve kriterleri netleştirebilecek bir anket çalışması yapılarak, anket yolu ile ayrıca kriterlerin ağırlıklandırılması tespit edilmiş ve matematiksel bir karar modeli geliştirilmiş, Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yaklaşımı ile ilişkisel ve ilişkisel olmayan veritabanı araçlarının karar verme amaçlı değerlendirmeye alınması sağlanmış, veritabanı aracı alternatiflerini C# programlama dili ile geliştirilen tek bir yazılım uygulaması üzerinden karşılaştırarak karar verme amaçlı değerlendirilmesini sağlayabilecek bir Karar Destek Sistemi geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda, oluşturulan sistemde alternatifler ve kriter setlerinin kullanıcının tercihi için hazır bulunduğu ve karar almada alternatiflerin karşılaştırılmasının sistem tarafından yapıldığı görülmüştür. Karşılaştırılacak alternatifler ve alternatif seçimi için ele alınacak kriterler önceden belirlenmiş olduğundan, kullanıcının alternatif değerleme öncesinde harcadığı zaman ve efor azaltılarak karar alma sürecinin hızlandırılması ve insan tarafından gerçekleştirilen işlemlerin sistem tarafından gerçekleştirilerek otomatize edildiğinden insan faktörü ile oluşabilecek hataların azaltılması yönünde, birçok veritabanı aracı arasından seçim yapılırken karar almada, insan hayatına katkı sağlanabilmiştir.
İstanbul bölgesindeki ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin veri zarflama analizi ile göreli etkinlik ölçümü
Bu çalışmanın amacı İstanbul'daki ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan sağlık tesislerinin göreli etkinliğinin Veri Zarflama Analizi (VZA) yöntemi ile incelenmesidir. VZA, doğrusal programlamanın özel bir uygulama şekli olan ve aynı hedeflere sahip karar birimlerinin göreli etkinliğini ölçmede kullanılan bir metottur. Etkinlik ölçümünde ölçeğe göre sabit getiri varsayımı ile girdi yönelimli, 1 adet girdi, 6 adet çıktı faktöründen oluşturulan VZA modelleri kullanılmıştır. Modellerin çözümünde EMS (Efficiency Measurement System) Versiyon 1.3 Programından faydalanılmıştır. Temel VZA ve ağırlık kısıtlı VZA modellerinin sonuçları karşılaştırılmış, ağırlık kısıtlı modelin daha seçici sonuçlar verdiği değerlendirilmiştir. 2016 yılı için gözlem kümesindeki karar birimlerinin % 90'ının etkin olmadığı, ortalama etkinliğin ise 0,50 olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda ulaşılan bir başka bulgu da 2014, 2015 ve 2016 yılları için sağlık tesisi gruplarının etkinlik ortalamalarının bütün yıllarda "Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ve Ağız ve Diş Sağlığı Hastaneleri > Devlet Hastaneleri > Eğitim Araştırma Hastaneleri" şeklinde sıralandığıdır. Buradan hareketle ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan büyük birimlerin küçük birimlere göre etkinliğinin daha yüksek olduğu, küçük birimlerde etkinsizliğin daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sürdürülebilirlik bağlamında geleneksel ve/veya yerel mimari: Geleneksel İran mimarisi
Sürdürülebilirlik kavramı günümüzde neredeyse her alanda dikkatleri üzerine çeken bir konudur ve olmaya devam etmektedir. Artan çevresel problemlere çözümler aranırken, yerel mimarinin yeninden keşfedilmesi aranılan çözümlere bir başvuru kaynağı olmaktadır. Bu tezin temel amacı, sürdürülebilir mimari ve geleneksel ve/veya yerel (vernacular) mimarinin karşılıklı etkileşimi ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada Geleneksel İran Mimarisi, sürdürülebilir mimarinin tasarım parametreleri bağlamında incelenmiştir. Saha araştırması ve akademik çalışmaların bulgularına dayanarak İran'nın geleneksel bölgeleri incelenmiş ve analiz edilmiştir. Bölgelerin iklim ve coğrafi özellikleri analiz edilmiş, bölge karakteristiği saptanmış, bulgular sürdürülebilirlik bağlamında incelenmiştir. Kullanılan geleneksel mimari (yerel) kavramı, yerel mimariyi de içeren bir kavramdır. Ancak çalışmanın konusu olan yerel mimari geçmişten günümüze değin ayakta kalabilen yerel mimari olarak kullanılmıştır. Bu nedenle tezin içinde geleneksel ve/veya yerel mimari terimini kullanmak uygun bulunmuştur. Çalışma yöntemi olarak, belge tarama, betimleme, tipolojik analizler ve vaka analizi çalışma yöntemleri kullanılarak tamamlanmıştır.