İstanbul University
Discipline

İslam Ekonomisi ve Finansı Anabilim Dalı

İstanbul University

83

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessEN

Sudan'da yerli ve küresel makroekonomik faktörlerin borsa üzerindeki etkisi

This study aimed to examine the impact of global and local macroeconomic factors on the stock market in Sudan using quantile regression methodology for the period 2007 to 2018. The results indicated that the Khartoum stock market returns were influenced by global factors such as the VIX before the separation of Sudan in 2011, while after the separation, the returns were more influenced by local factors including the Murabaha rate, exchange rate, and inflation. The exchange rate was found to have a significant positive impact on the stock market in the second period, while the inflation rate was found to have a significant positive impact as well. On the other hand, the Murabaha rate and OVX were found to have a significant impact in the second period, while they were insignificant in the first period. The VIX was found to have a negative significant impact on the stock market in the second period, while it was insignificant in the first period. These findings suggest that the separation of Sudan in 2011 changed the performance and sensitivity of the Khartoum stock market to different factors and have implications for investors and mark participants.

Stock exchangeQuantile regressionMacroeconomic effects+2
Isra Fagır
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzanya'da İslami bankacılık hizmetlerinin İslami hukuka uygunluğuna ilişkin banka müşterilerinin algısı

Genel olarak, İslami bankacılık ve finans literatüründe müşteri algısı ve İslam hukuku uyumuna ilişkin çalışmaların sayısı oldukça fazladır, ancak müşterilerin banka seçiminde kullanılan diğer faktörler hakkında Şer'i Uyuma verdikleri ağırlık konusunda daha çok araştırma yapılması gerekmektedir. Bu çalışma, İslami banka müşterilerinin bankalarının İslam hukukuna uygunluğunu nasıl algıladıklarını ve bu ayağın (İslam hukuku uyumluluğu) banka seçiminde diğer üç faktör/kriter ile karşılaştırıldığında müşterileri İslami bankaları tercih etmede ne durumda olduğunu analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla kullanılan kriterler müşterinin İslami bankacılık uygulamalarına ilişkin farkındalığı; İslam bankası hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti ve özellikle Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti'nde müşterilerin bir İslami banka seçiminde müşterilerin dikkate alacakları diğer kriterler/faktörlerden neler olduğunu analiz etmektir. Kesit niceliksel bir yöntem kullanılarak, İslami Banka ürünleri sunan beş (5) bankadan, kapalı uçlu bir anket kullanılarak, rastgele seçilen ve tanımlayıcı istatistiklerle analiz edilen 305 İslami banka müşterisinden oluşan bir popülasyondan veriler derlenmiştir. Sonuçlar, Tanzanya'daki İslami banka müşterilerinin, bankaların İslam hukukuna uygun olarak algıladıklarını ve İslami Bankaların müşteri seçiminde İslam hukukuna uygunluğun üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgulara dayanarak, Tanzanya'daki İslami banka müşterilerinin, İslami bankalara en çok tercih etmeye faktörün İslami bankaların İslam hukuku uyumu konusunda olumlu bir algıya sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Diğer tüm faktörler daha görece geride kaldığı görülmüştür. Bu bağlamda, İslami bankaların farkındalık, güveni korumak ve sundukları hizmetlerin kalitesini gözlemlemek için dokümantasyona ve işlemlerin açıklığına olan bağlılıklarını artırmalarının müşterilerin memnuniyetini belirleyen önemli faktörler olduğu tespit edilmiştir.

Finansal hizmetlerHizmet kalitesiMüşteri algısı+6
Mussa Kasım Ramadhanı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil İslami finansın sürdürülebilir kalkınmadaki rolü: Malezya tecrübesi

Bugün dünya kirlilik ve iklim sorunlarından mustarip olmakta, bu nedenle bu problemlere karşı sosyal ve mali kurumlar birlikte mücadele etmektedirler. Sosyal adaleti ve düzeni sağlamayı amaçlayan İslami finans, iklim sorunlarıyla mücadele etmek için her zaman en iyi çözümleri aramaktadır. Bu çalışmada, Malezya deneyimini bir model olarak benimseyerek, yeşil İslami sukukun yeşil projelerin finansmanındaki ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasındaki rolü incelenmektedir. Bu çalışma tamamen yeşil sukukun Malezya piyasası üzerindeki etkisinin analizlerine dayanmaktadır. Son olarak, çalışma, İslam ekonomisi ve finansının ekonomik, sosyal ve çevresel düzeylerde olumlu bir etki elde etme yeteneğini kanıtlamaktadır.

MalezyaYeşil ekonomiYeşil finans+2
Sabrine Ben Yacoub
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İşyeri kapsayıcılığının gelişiminde İslami liderliğin rolü

İşletme yönetimi açısından son yıllarda üzerinde önemli çalışmalar yapılan konulardan olan işyeri kapsayıcılığı ve İslami liderlik kavramları bu çalışmanın çıkış noktasıdır. Bu çalışmanın amacı üst düzey yöneticilerin işyeri kapsayıcılığı ve İslami liderlik kavramları hakkındaki bilgi ve tutumlarını ölçmek ve işyeri kapsayıcılığının gelişiminde İslami liderliğin rolünü tespit etmektir. Araştırmada öncelikle teorik olarak liderlik, İslami liderlik ve işyeri kapsayıcılığı kavramları ele alınmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde liderlik kavramı açıklanmış ve işletme yönetimi açısından tarihsel süreç içerisinde ele alınmıştır. Bu bağlamda liderlik teorileri klasik ve modern liderlik teorileri olarak ayrı başlıklar altında açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde İslami liderlik kavramı ele alınmıştır. İslami liderlik kavramının tanımı yapıldıktan sonra İslamli liderliğin boyutları ve İslami liderlerin taşıması gereken özellikler 14 başlıkta ele alınmıştır. Bölüm sonunda ise geleneksel liderlik ile İslami liderliğin farkları ele alınmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde işyeri kapsayıcılığı kavramı ele alınmış olup işyeri kapsayıcılığı kavramının tanımı, özellikleri, faydaları, önemi ve işyeri kapsayıcılığı ile farklılıkların yönetimi kavramlarının farkları ele alınmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında çeşitli sektörlerde faaliyette bulunan CEO, CFO vb. ünvanlara sahip yöneticiler ile mülakatlar yapılmıştır. 33 üst düzey yöneticiyle yapılan mülakatlar nitel analizler için elverişli bir analiz programı olan MAXQDA aracılığıyla incelenmiş elde edilen veriler yorumlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda Türkiye'de işletme yönetimi açısından İslami liderlik ve işyeri kapsayıcılığının pek duyulmadığı ancak uygulamada yöneticilerin hem İslami lider davranışları hem de kapsayıcı uygulamaları yaptıkları tespit edilmiştir. Bu çalışma neticesinde kavramların bilinirliği ve tanımlamaları tespit edilmiş olup bu kavramların özellikleri de belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmaya konu örgütlerin kapsayıcılık faaliyetleri, uyguladıkları liderlik stratejileri ve İslami liderliğin işyeri kapsayıcılığına etkisi tespit edilmiştir.

Farklılıkların yönetimiKapsayıcı liderlikLiderlik+2
Esra Bildirici Çalık
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

The impact of oil shocks on bank profitability in net oil-importing countries: A comparison between Islamic, investment and conventional banking

Banks take a central position in the financial sector, playing many essential roles, such as facilitating the transmission mechanism of monetary policy and acting as intermediaries between savers and borrowers. On the other hand, oil is one of the primary inputs of economic activities, and its fluctuation becomes the major source of economic instability, causing major microeconomic and macroeconomic indicators to deteriorate. Because of their critical roles in the economy, their relationship attracts the attention of researchers, bankers, market participants, policymakers, and regulators. There is a growing body of literature that has examined the link between oil shocks and bank performance. However, the previous studies focused on the effect of oil shocks on bank profitability by concentrating on either oil-exporting countries or country-specific studies. The current study endeavors to fill the gap in the literature by extending the previous research. It investigates the impact of oil shocks on bank performance from the perspective of net oil-importing countries, paying close attention to the differences among bank types. The dynamic panel method (generalized method of moments) is used to control for the persistence of profitability and endogeneity in the model. The study found that oil shocks seem to have both direct and indirect impacts on bank profitability. Inflation, economic growth, and real effective exchange rate serve as the transmission channel between oil shocks and bank performance, and this varies according to bank types. Knowing the co-movement of oil shocks with bank performance can help bankers, government officials, and monetary authorities in setting strategies and developing effective policies for the stability of the financial sector.

ProfitabilityConventional bankingPetroleum+7
Burak Çıkıryel
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İslam hukukunda mudarebe ortaklığı ve katılım bankacılığındaki yeri

Ortaklık müessesi, bireylerin tek başına gerçekleştirmesinin zor olduğu yatırımların başka bireylerle çeşitli açılardan bir araya gelerek gerçekleştirmelerine önemli katkılar sağlar. Ortaklıkların tesis ettiği iş bölümü sayesinde bireyler kendi kendilerine yapabilecekleri işlerden çok daha büyük ölçekte işler yapabilirler. Bu bağlamda İslam hukukundaki ortaklık çeşitlerinden mudarebe ortaklığını ele alan bu çalışmada, İslam hukukunun klasik kaynaklarından hareketle mudarebe ele alınmış, öte yandan çağdaş fetva literatüründe mudarebe ortaklıkları incelenmiş ve günümüzde katılım bankacılığında mudarebe uygulamalarının çeşitli yöntemleri ele alınmıştır. Mudarebe sadece geçmişte gördüğü işlev açısından değil, günümüzde katılım bankalarının kullandığı bir araç olması açısından da önemlidir. İslam hukukunda mudarebe ortaklığının yerini ortaya koyma amacını taşıyan bu çalışma, aynı zamanda İslam ekonomisinde mudarebe ortaklığını geçmişten günümüze; günümüz katılım bankacılığındaki uygulamalarıyla birlikte inceleme amacını taşıması bakımından diğer çalışmalardan farklılık arz etmektedir. Bu çalışmada, çalışmanın amacına uygun olacak şekilde birbirinden farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Araştırmanın teorik kısmında literatür taraması yapılmış; alan araştırmasında nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme, doğrudan gözlem ve doküman inceleme tekniklerinden faydalanılmıştır. Katılım bankalarının mudarebe enstrümanının kullanımına dair tüm katılım bankalarının personelleri ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde mudarebe enstrümanının katılım bankalarında oldukça az kullanıldığı ancak ilgili düzenlemelerle bu kullanımın artırılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler ışığında mudarebe finansmanının artırılmasına dair öneriler sunulmuştur. Kanun koyucu kurumlar, mudarebenin uygulandığı katılım bankaları ve toplumun mudarebeyle ilgili bilgilendirilmesi neticesinde mudarebenin toplum arasında yaygınlaştırılması mümkün olacaktır. Mudarebe enstrümanının artırılması, günümüz dünyasında İslami finansın gelişimine katkıda bulunacaktır.

Katılım bankacılığıMudarebeOrtaklık+4
Feyza Cevherli
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan'da İslami sigortacılığın uygulanabilirliği: Nitel bir araştırma

Afganistan'da İslami finans ve sigortacılık faaliyetleri yeni adım atan faaliyetler olarak tanımlanmaktadır. Bu ülkede İslami sigortacılık ile ilgili henüz herhangi bir uygulama bulunmamaktadır. Genel olarak Afganistan'da İslami finans üzerine yoğunlaşmış kapsamlı akademik çalışmalar yok denecek kadar azdır. Bunun yanı sıra, bu ülkede İslami sigortacılık ve İslami finans önemli bir ihtiyaç olarak görülmektedir. Bu araştırmada iki temel amacı bulunmaktadır. Birincisi, Afganistan'da İslami finans konusu incelenerek elde edilen veriler analiz edilerek uygulama ile ilgili öneriler geliştirilmiştir. Böylelikle, ülkede İslami finansın uygulanabilirliği, gelişimi, engellenen faaliyetler, halkın İslami finans uygulamalarına tepkisi ve İslami finansın uygulanamamasına ilişkin sebepler gibi birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmada katılımcılar ile yapılan mülakatlardan elde edilen veriler analiz edilerek Afganistan'da İslami finansın uygulamasına ilişkin öneriler geliştirilmiştir. İkinci ise, Afganistan'da İslami sigortacılığın uygulanabilirliğinin irdelenmesi ve uygulanması için uygun bir çerçevenin oluşturulmasına yönelik öneriler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, yarı yapılandırılmış mülakat soruları kullanılarak elde edilen verilerden durum tespiti yapılmıştır. Araştırma yöntemi olarak nitel yöntem tercih edilmiştir. Doküman incelemesi ve yarı yapılandırılmış anket soruları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu bağlamda Afganistan'da İslami sigortacılığın uygulanabilirliğine ilişkin ilgili kurumlardan yetkili isimler ve birimler ile görüşülmüştür. Araştırmanın katılımcılarını Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ve sigorta şirketleri olmak üzere üç gruptan toplam 7 katılımcı oluşturmuştur. Doküman incelemesiyle incelenen diğer ülke tecrübeleri ve elde edilen mülakat verilene göre Afganistan'da İslami sigortacılığın uygulanabilmesi ve geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

AfganistanSigortaSigortacılık+5
Abdul Zahır Ahmadı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of oil prices and exchange rate fluctuations on Islamic and conventional stocks: Comparative study of Turkiye and Russia

Study tries to find a link between an economy's oil trade position, oil prices, exchange rate depreciation, and the performance of its traditional and Islamic stock market. The study uses two widely used econometric models to do so. One being quantile connectedness approach, and the other being wavelet coherence. As wavelet coherence gives deeper understanding of pairwise correlations, we find our answers there. Russia and Turkiye were picked for substitutes for importing and exporting countries. Because both are quite similar in their positions in the international arena, as they are both stuck between the East and the West. Most importantly; both have faced high exchange rate depreciation in recent years, and they both have Islamic indices. And the results show that different from what was expected, oil prices do not affect the stock markets when the country is importing oil. But if the country is exporting oil like Russia the oil prices have direct correlation with the currency exchange rate and stock markets. Exchange rate depreciation has been found to be highly correlated on both country's stock markets. International policies, and economic circumstances that may affect the link between the variables was also taken into consideration. The results of this study advances our understanding of the relationship between oil trade, exchange rate, traditional stock market and Islamic stock market.

Stock exchangeExchange rateExchange rate volatility+6
Ömer Faruk Uysal
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of foreign direct investment (FDI) and tourism on the profitability of islamic banks: Evidence from Turkey

After reviewing some earlier studies, it was determined that the impact of tourism and foreign direct investment on the profits of Islamic banks in Turkey has not been adequately addressed. In addition to this, because tourism and foreign direct investment constitute a significant portion of a country's overall source of revenue, it was determined that this topic warranted further investigation because of the importance of the topic and the objective that it sought to accomplish. For the sake of the Turkish economy, it is important to carry out the aforementioned study in order to ascertain the nature of the aforementioned effect and to make an effort to propose some solutions that not only benefit the economic aspect of the topic at hand but also enhance its literary dimension. This study provided some tips regarding the utilization of these two sources of funds. The main objective of this study is to look at how foreign direct investment and tourism affect the profitability of Turkish Islamic banks. The data of three out of six Islamic banks operating in the Turkish banking industry is analysed using static and dynamic panel generalized methods of moments (GMM) estimate approaches for the period 2009-2020. The study indicates that foreign direct investment has a beneficial impact on the profitability of Islamic banks, whereas tourism contributes negatively to the profit of the Islamic financial institutions . The study recommends that the government need to focus on enhancing FDI and tourism to boost financial development.

Foreign direct investmentsGeneralized method of momentsProfitability+5
Rayan Civan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal üretimin finansmanı ve gıda tedarik zinciri: Sorunların tespiti ve islam ekonomisi çerçevesinde çözüm önerileri

En önemli tarımsal finansman araçlarından biri olan tarımsal kredilerin içerdiği faiz oranları son yıllarda çok sık tekrarlanan borç yapılandırmaları nedeniyle, gıda tedarik sisteminin en dinamik zincirlerinden biri olan yaş meyve-sebze tedarik zincirinin yapısı ise özellikle tanzim satış noktalarının kurulduğu günden bugüne devam eden fiyat yükselişleri nedeniyle tarım sektöründe en çok tartışılan konular arasında yer edinmiştir. İslam ekonomisinin teorisinde ve tarihsel tecrübesinde faiz yasağından sonra çiftçilerin sermaye ihtiyaçlarının faizsiz bir şekilde nasıl karşılandığını göstermesi itibarıyla selem sözleşmesi yöntemi, Medine'ye hicretten sonra çiftçilere ait ürünlerin tedarik zincirinin nasıl işlediğini göstermesi itibarıyla da Medine Pazarı tecrübesi günümüz şartlarında oldukça dikkat çekicidir. Karma yöntem yaklaşımının benimsendiği bu çalışma, Türkiye'de hem tarımsal kredilerin yüksek faizli niteliğine hem yaş meyve-sebze tedarik zincirinin uzun ve karmaşık yapılı niteliğine ilişkin sorunları tespit etmeyi ve bunların İslam ekonomisi çerçevesinde çözümlerine yönelik uygulanabilir nitelikte model ve politika önerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda ilk olarak konunun teorik çerçevesi, güncel verilere de yer verilmeye çalışılarak açıklanmıştır. Daha sonra bazı analizler (zaman serisi analizi, örnek sayısal alıştırma ve içerik analizi) yapılarak söz konusu sorunların neler olduğu tespit edilmiştir. Son olarak tespit edilen tüm sorunların çözümlerine yönelik özgün öneriler geliştirilmiş ve bunların uygulanabilirliklerini analiz etmek için tarım sektöründeki bazı paydaşlarla (çiftçiler, TKK yetkilileri ve uzmanlık alanları farklı akademisyenler) değerlendirmelerini (veriler) toplamak üzere mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlarla toplanan veriler, MAXQDA 2020 programında tematik analize tabi tutulmuştur. Analizin bulgularına göre çiftçiler, geliştirilen model önerisinden aktif olarak yararlanmaya isteklidirler. TKK yetkilileri, model önerisinin teknik olarak ve politika önerilerinin genel olarak uygulanabilir olduğu kanaatindedirler. Akademisyenler, politika önerilerini kısmen uygulanabilir görmektedirler.

FinansmanTarımTarım kredi kooperatifleri+6
Ömer Keskin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arap kökenli müşterilerin Türkiye'deki katılım bankalarını tercih etmelerinde etkili olan faktörlerin incelenmesi

Türkiye'de katılım bankacılığı devlet destekli üç katılım bankasının açılmasıyla birlikte yeni bir ivme kazanmıştır. Özellikle faiz hassasiyeti olan kişi ve işletmelere hitap eden katılım bankaları, yurtdışından Türkiye'ye gelen ve aynı dini hassasiyetlere sahip kişiler tarafından da tercih edildiği gözlenmektedir. Türkiye, son yıllarda özellikle Orta Doğu'da yaşanan Arap baharı ve Suriye'deki iç karışıklıkların yanında, eğitim, sağlık, yatırım vb. nedenlerle de Arap ülkeleri kökenli kişilerin yoğun göçünü almaktadır. Bu araştırmada Arap ülkeleri kökenli müşterilerin Türkiye'de katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Apil (2009) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan "Katılım Banklarının Tercih Sebepleri Ölçeği", Marmara Bölgesi'ndeki katılım bankalarından hizmet alan Arap ülkeleri kökenli 396 kişiye çevrimiçi anket şeklinde uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; Arap kökenli kişilerin Türkiye'deki katılım bankalarını tercih etmelerinin en önemli nedeninin "dini/ çevresel motivasyon" olduğu, bunu sırasıyla "hizmet/ürün kalitesi", "imaj ve güven", son olarak ise "personel kalitesi" takip etmiştir. Araştırmada katılımcıların tanımlayıcı özelliklerine göre katılım bankası tercih sebeplerinin aylık gelir düzeyi, aslen nereli oldukları, müşteri türüne (bireysel, şirket ve bireysel), hizmet alınan bankanın bulunduğu il'e, katılım bankaları ile birlikte geleneksel bankalarla da çalışma durumuna göre farklılık göstermediği belirlenmiştir. Katılımcıların, yaşlarına, medeni durumlarına, cinsiyetlerine, eğitim durumlarına, birden fazla ülkenin vatandaşı olma durumuna, Türkiye'de bulunma şekillerine, katılım bankaları ile çalışma geçmişlerine, kaç ayrı katılım bankası ile çalışılma durumuna ve katılım bankasının kendi dillerinde hizmet vermelerine verdikleri öneme göre katılım bankası tercih sebeplerinde farklılaşmaların olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak katılımcıların katılım bankası tercih etmelerindeki en önemli sebebin dini hassasiyetler, dini çevresel motivasyonun olduğunu göstermektedir. Eğitim düzeyi yükseldikçe katılım bankası tercihinde personel kalitesi ve dini çevresel motivasyonun etkisinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılım bankalarının banka politikalarını, bu müşterilerin çalışmada bahsi geçen ihtiyaçları ve arzularına yönelik şekillendirmesinde bu çalışmanın yol gösterici nitelikte olması hedeflenmiştir. Ayrıca ilgili literatüre katkı sağlayacağı öngörülmüştür.

AraplarFaizsiz ekonomiKatılım bankacılığı+6
Şamil Yıldırım
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of financial inclusion on poverty alleviation through Islamic banks

Poverty is one of the worldwide syndromes that affect a significant portion of the global population. Financial inclusion has been acknowledged as a crucial element in poverty reduction by giving disadvantaged people inexpensive access to important financial services such as money transfers, payments, investments, loans, and healthcare. This study aims to offer an empirical analysis of the effect of Islamic banking on poverty alleviation in thirty-one Organization for Islamic Cooperation (OIC) member states. The analysis utilizes unbalanced annual panel data from 1990 to 2020. System Generalized Method of Moments (SGMM) is utilizing an estimator method, this research determines the empirical Human Development Index (HDI) correlation with financial inclusion, according to the amount measurement of the Automated Teller Machines (ATMs) and per square kilometer. Empirical evidence demonstrates that financial inclusion via Islamic banks is positively correlated with poverty alleviation (HDI). The research suggests that Islamic banks should enhance their current strategy and tools to attract more individuals and extend the range of their financial items and services aimed toward helping the underprivileged and helping them alleviate poverty. Policymakers must prioritize addressing the primary hurdles to financial inclusion in Islamic banking. Also, governments and regulators should be responsible for fostering an atmosphere that supports Islamic banks to conduct and administer effectively to help alleviate poverty. This research adds empirical analysis to the existing literature in diverse ways, for example, through its unique findings since it is the first to be undertaken in the OIC member countries.

Financial inclusionGeneralized method of momentsPoverty+3
Ayan Mohamoud Omer
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Din eğitimi veren öğretmenlerin faiz bilgisi ve katılım bankalarına bakışı: Sakarya örneği

Öğretmenler, toplumun her kesimi tarafından örnek alınan, bilgi ve deneyimlerinden istifade edinilen, toplumu etkileyebilen ve saygı duyulan bir meslek grubudur. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile İmam Hatip Lisesi meslek dersleri öğretmenleri eğitim ve öğretim sisteminin içerisinde bir bütünün en önemli unsurlarından biri olduğu gibi din eğitimi ve öğretiminde de etkin role sahiptirler. Bu çalışmanın amacı, Sakarya İl MEM bünyesindeki ortaokul ve liselerde din eğitimi veren DKAB ile İHL meslek dersleri öğretmenlerinin faiz ve vade farkı bilgisini, faize karşı tutum ve davranışlarını, katılım bankalarıyla ilgili bilgi ve algı düzeylerini ve katılım bankalarını kullanım düzeylerini tespit etmektir. Anket çalışmasının evrenini Sakarya il Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokul ve liselerde din eğitimi veren toplam 774 DKAB ile İHL meslek dersleri öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise araştırma kapsamında yapılan ankete katılan 315 DKAB ile İHL meslek dersleri öğretmenleridir. Örneklemin belirlenmesinde olasılık hesabı bulunmayan örnekleme tekniklerinden "kolayda örnekleme" metodu kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre DKAB ile İHL meslek dersleri öğretmenlerinin faiz bilgisinin düşük olmasına karşın vade farkı bilgisinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların Katılım bankası ve İslami finans hakkındaki bilgi düzey algıları yüksektir. Öğretmenler katılım bankasındaki finansal işlemler hakkında sahip oldukları bilgi düzeyinin düşük olduğu görülmüştür. Bunun yanında öğretmenler tasarruflarını değerlendirmek istediğinde ve finansman kullanmak istediğinde katılım bankalarını tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.

FaizKar payıKatılım bankacılığı+1
Mehmet Ali Kahraman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zekâtın yoksullukla mücadeledeki rolüne iş adamlarının bakışı: MÜSİAD örneği

Zekât İslâm'ın beş temel esasından biri olan Allah tarafından dinen zengin olan Müslümanlara emredilen, erdemli bir kulluğun gerekleri arasında sayılan, kulun Rabbine olan bağlılığını ortaya koyan, Kur'anı- Kerim ve Sünnet ile şartları ve çerçevesi belirlenen mali bir ibadettir. Zekât en genel anlamıyla, malı nisab miktarına ulaşmış bir Müslümanın sahip olduğu maddi varlık sebebiyle belirlenmiş kimselere vermekle yükümlü olduğu malı ifade etmektedir. Zekât ekonomik hayata yön veren yoksulluğun önlenmesinde, gelir gider dengesinin sağlanmasında ve eşitsizliğin ortadan kalkmasında yardımcı olan bir kurumdur. Zekât sayesinde toplumdaki en büyük sorun olan yoksulluk sorunun çözümlenmesi oldukça başarılı adımlar atılabilmektedir. Zekât zengin olandan alıp ihtiyacı olana veren, iktisadi dengeyi sağlamaya çalışan bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim ve Sünnette insanın ruhunu temizleyeceği ve malını arttıracağı vurgulanmaktadır. Dolayısıyla bu konu bireyin ve toplumun refahı için önem arz etmektedir. Sosyo-ekonomik problemlerin çözümünde büyük rol oynadığı için çok iyi bu ibadetin anlaşılması gerekmektedir. Tüm bunlar ışığında çalışmanın amacı zekât ibadeti hakkında derinlemesine araştırma yapıp yoksulluğu önlemedeki rolüyle ilgili bilgi sahibi olmaktır. İslâm'ın temel şartları içerisinde yer alan zekâtın doğru anlaşılıp doğru uygulanması açısından yeniden ele alınması gerektiği inancı bizi bu çalışmaya sevk etmiştir. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma açısından çok mühim bir kurum olmakla birlikte günümüzde gereken önemi görmemektedir. İnsanlar tarafından zekât ibadetinin daha iyi anlaşılması kişileri zekât vermeye, yardımlaşma ve dayanışma konusunda olumlu adımlar atmaya sevk edecektir. Çalışmamızın konusu yoksulluk sorunun incelenmesi ve zekât kurumunun yoksulluğu önlemedeki rolünü ele alınmasıdır. Bunun yanında, MÜSİAD gibi Türkiye'deki önemli iş adamları derneğinin üyelerinin zekât kurumunun yoksullukla mücadelesine katkısı imkân ve fırsatlarına bakışı analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu MÜSİAD üyeleridir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan mülakat (görüşme) tekniği kullanılmıştır. Çalışma zekâtın ana hatlarıyla çerçevelendirebileceğimiz zekâtın önemi, tarihçesi, zekât verilecek mallar, zekâtın farz olmasının şartları, zekâtın istihdama ve üretime katkısı, MÜSİAD üyeleriyle yapılan mülakat görüşmelerinden bulgularla zenginleştirilip amacına hizmet edecek şekilde tasarlanmıştır. Çalışma dahilinde yapılan mülakat görüşmelerinde MÜSİAD üyelerinin Türkiye'de zekât potansiyelinin çok yüksek olduğu, zekâtın yoksullukla mücadelede büyük bir rol oynadığı ve bu ibadet yerine getirildiği takdirde yoksulluk sorununu büyük oranda çözeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Süreyya Narmanoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiyede'ki katılım ve konvansiyonel bankalarındaki takipteki kredileri etkileyen faktörlerin kantil regresyon analizi ile karşılaştırılması

Ekonomideki en önemli finansal aracılardan biri bankalardır. Piyasadaki fon aktarımına aracılık eden bankalar ekonomide fon fazlası olan kesimden fon ihtiyacı olan kesime aktarım işlemi yapmaktadırlar. Bu işlem yapılırken çoğunlukla kredi verme kanalı kullanılmaktadır. Kredi verme işlemi sonrasında kredinin geri ödenmeme riski bulunmaktadır. Verilen krediler ödenmediğinde takipteki kredi (sorunlu kredi) adını almaktadır. Çalışmada konvansiyonel bankalar ve katılım bankalarındaki bankaya özgü ve makroekonomik faktörlerin takipteki krediler üzerindeki etkisi karşılaştırmalı olarak analiz edilmektedir. Türkiye'deki konvansiyonel bankalar ve katılım bankalarında takipteki kredileri etkileyen bankaya özgü ve makroekonomik değişkenlerin etkilerini ölçmek için kantil regresyon (QR) ve OLS tahmin yöntemi modeli kullanılmıştır. Çalışmada bağımlı değişken olarak takipteki krediler kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler bankaya özgü ve makroekonomik değişkenler olarak iki gruba ayrılarak ele alınmıştır. Bankaya özgü değişken olarak "toplam krediler, net kâr, krediler/GSYİH, krediler/mevduat, aktif kârlılığı, özsermaye kârlılığı ve banka büyüklüğü", makroekonomik değişken olarak "konut faizi, ihtiyaç faizi, ticari faiz, GSYİH, enflasyon, mevduat faizi ve kredi risk primi (CDS)" kullanılmıştır. Çalışmadaki veriler 2011 dördüncü çeyrek ile 2021 ikinci çeyrek arasında toplamda 39 çeyreklik dönemi kapsamaktadır. Konvansiyonel bankalara ait veriler FitchConnect veri tabanı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası EVDS veri tabanı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi veri tabanı, Türkiye Bankalar Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve bazı dönemlere ilişkin eksik veriler bankaların konsolide olmayan finansal tablolarından derlenmiştir. Katılım bankalarına ait veriler FitchConnect veri tabanı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) EVDS veri tabanı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi veri tabanı, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve bazı dönemlere ilişkin eksik veriler bankaların konsolide olmayan finansal tablolarından elde edilmiştir. Makroekonomik veriler, TÜİK ve Dünya Bankasına ait veri tabanından elde edilen bilgiler ile derlenmiştir. Çalışma, analiz de dahil olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, konvansiyonel ve katılım bankacılığı sektöründeki kredi kavramının ana hatlarına yer verilmiştir. İkinci bölümde, konvansiyonel ve katılım bankacılığı sektöründeki takipteki kredi kavramı ana hatları ile ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, bankacılık sektöründeki kredi riskleri, yönetimi ve türleri konvansiyonel bankalar ve katılım bankaları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Dördüncü ve son bölümde takipteki kredilerin belirleyicisi olan bankaya özgü ve makroekonomik değişkenler kantil regresyon yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu bölümde hem konvansiyonel hem katılım bankaları açısından literatürdeki ulusal ve uluslararası kaynaklar, araştırmanın metodolojisi, analizde kullanılan değişkenler ve analiz sonucunun yorumlamaları yapılmıştır. Analiz yapılırken üç farklı denklem denemesi yapılmış ve tüm sonuçlar için anlam düzeylerinde yakınlık olduğu için tamamı çalışmada açıklanmıştır.

Öznur Ak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Modern murabaha uygulamasının katılım bankaları nezdinde değerlendirilmesi; Sorunlar ve çözüm önerileri

Modern murabaha uygulamasının Katılım bankaları vasıtasıyla kullanılmasını İslam hukuku açısından değerlendiren bir çalışmadır. Modern ve klasik murabaha formları arasındaki farklılıkların, katılım bankaları üzerinden modern murabahanın daha iyi anlaşılması ve geliştirilmesi için önemli bir husus olduğunu vurgulamaktadır. Murabaha uygulamasının İslami finans ve katılım bankacılığı açısından önemli bir konu olduğu belirtilmektedir. Modern murabahanın faizsiz bir ekonomi modeli için ideal olduğunu ve bu modelin, konvansiyonel bankacılık sistemine bir alternatif olarak hizmet verebileceğini göstermektedir. Çalışma, Türkiye'deki katılım bankacılığı gelişimini hızlı bir şekilde sürdürürken, katılım bankacılığı etrafında dolaşan şüphe, tereddüt ve itirazların bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde hızlıca yayıldığını belirtmektedir. Bu şüphe ve tereddütlerin genel anlamda bilgi eksikliğinden kaynaklandığına dikkat çekilmektedir. Çalışma, bu şüphe ve tereddütlerin dayanaksız olduğunu fıkhi deliller çerçevesinde izah etmektedir. Dosya, murabaha uygulamalarının fıkhi dayanaklarını ve delillerini detaylı bir şekilde işlemekte ve bu uygulamaların caizliği konusunda fıkhi dayanaklar sunmaktadır. Ayrıca, dosya, murabaha uygulamalarının günümüz şartlarına cevap verebilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda öneriler sunmaktadır İslami prensiplere dayalı parasal işlemler hakkında daha fazla fıkhi bilgi ve anlayışa ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Modern murabahanın uygulamasının bu alandaki potansiyelini daha iyi anlamak ve bu alanda daha fazla inovasyon yapabilmek için, katılım bankacılığı ve modern murabaha uygulamalarının daha iyi anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Faizsiz finans kurumlarıKatılım bankacılığıMurabaha+1
Fatih Üstek
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı hukukunda Gedik

Esnaf teşkilatı, Osmanlı iktisadi sistemi içerisinde kilit rol oynayan birimlerden biridir. Esnafın faaliyetlerini sorunsuz yürütmesi, özellikle İstanbul gibi kalabalık şehirlerde halkın iaşe sıkıntısı çekmemesi adına Osmanlı Devleti'nin hususi olarak takip ettiği meselelerden biri olagelmiştir. Bu itibarla esnaf birlikleri, mesleklerini icra ederken genel anlamda devlet desteğini çoğunlukla yanlarında bulmuşlardır. Bunun yanında devletin kontrol ve denetimi de esnaf birliklerinin üzerinde olagelmiştir. Osmanlı iktisadi sistemi açısından bu denli önem taşıyan esnaf birlikleri, mesleklerini çoğunlukla vakıf dükkanlarda kiracı olarak icra etmiştir. Esnaf üyeleri vakıf dükkana kiracı olarak girerken mesleki aletlerini de beraberinde getirip yerleştirmiştir. Mesleki aletlerin vakıf dükkandaki yerleşikliği, hukuki açıdan hakk-ı karara dayalı olarak kiracı esnaf lehine birtakım özel kullanım yetkileri sağlamıştır. Ayrıca vakıf dükkanların tamir ihtiyacı da esnafın söz konusu tasarruf haklarını elde etmesinde kısmen etkili olmuştur. Çalışmanın kapsamı 16, 17 ve 18. yy'da İstanbul esnaf birliklerinde ortaya çıkıp yaygınlaşan gedik sisteminin hukuki açıdan analiz edilmesini içermektedir. Çalışmanın amacı, gedik sisteminin tarihi süreç içerisinde ortaya çıkışında etkili olan faktörlerin tespit edilerek gediğin tarihi serüveninin ayrıntılı şekilde incelenmesidir. Ayrıca gedik kavramının zamanla bünyesine kattığı farklı anlamların ve hukuki açıdan gedik hakkı sağlayan kira sözleşmesinin analiz edilmesi de çalışmanın amaçları arasındadır. Çalışmada izlenen yöntem ise; kaynak tarama, sınıflandırma, tahlil etme ve sentezleme aşamalarından oluşmaktadır.

Nazan Lila
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of electronic marketing services on the client's satisfaction of Islamic banks: Empirical evidence from Turkey, Pakistan and Malaysia

In the contemporary era characterized by pervasive digital connectivity, this research delves into the profound implications of digitalization within the banking sector. Specifically, the study investigates the influence of digital advertising tools on client satisfaction with electronic services in Islamic banks situated in Turkey, Pakistan, and Malaysia. The research encompasses a sample size of 260 respondents, and a comprehensive methodology, comprising both descriptive and analytical approaches, was employed to address the study's objectives and fulfill its overarching purpose. Data collection was facilitated through a survey instrument, and the study hypotheses were rigorously examined using both simple and multiple regression analyses. The outcomes of this research reveal a statistically significant impact of digital marketing tools within the realm of Islamic banking on clients' satisfaction with electronic services across the three aforementioned countries. The study not only sheds light on the statistical relationships uncovered but also underscores the broader significance of digital marketing in shaping the daily lives of clients. In light of the findings, this paper puts forth meaningful recommendations that carry important implications for policymakers, Islamic banking professionals, and practitioners alike. By acknowledging the measurable impact of digital marketing instruments, stakeholders in the Islamic banking sector can glean valuable insights to inform strategic decisions and enhance the overall satisfaction of their clientele. This study contributes to the ongoing discourse on the pivotal role of digitalization in the banking industry and offers actionable insights for those shaping policies and practices within this domain

Ehab Aljadoua
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetiminde İslami finans mühendisliğinin rolü: Covid 19 örneği

Krizlerin artışı ve ekonomik olumsuz etkilerinin belirginleşmesi, bu olumsuz etkilerin temel nedeni olan geleneksel finansal sistemlere alternatif ve çözüm arayışlarının önünü açmıştır. Bu tür dalgalanmalar geleneksel finansal sistemin bir ürünü olduğundan, İslami finans sisteminin krizi yavaşlatmak, etkisini azaltmak ve ekonomik dengeyi sağlamak için uygun bir alternatif olduğu kanıtlanmıştır. 2008 krizi dünya genelinde birçok ekonomiyi ciddi şekilde etkilemiş; finansal piyasaları, bankaları ve işletmeleri derinden sarsmıştır. Kriz sırasında İslami finans kurumlarının bazı geleneksel finans kurumlarından daha iyi performans gösterdiği ve bu durumun yatırımlar ve genel olarak ekonomi üzerinde büyük bir etki bıraktığı görülmüştür. Bu finansal krizin ardından İslami finansal hizmetlere olan talep artmış, yeni ve daha verimli finansal araçların geliştirilmesi ve yenilenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu geliştirme ve yenilik süreçleri, İslami finans mühendisliğinin bir parçası olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma, İslami finansta finansal krizlerin önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için alınabilecek önleyici tedbirleri belirlemeyi amaçlamaktadır. İslami finansla hem mortgage kriziyle hem de COVID-19 sağlık kriziyle başa çıkılabileceği değerlendirilmektedir. Çalışmada geleneksel finans mühendisliği ile İslami finans mühendisliği arasında, finansal kriz ve sağlık krizine ilişkin kavramsal bir çerçeve önerilmektedir. Krizlerin nedenlerini ve bu etkileri yönetme süreçlerini analitik yaklaşımlarla açıklayarak, İslami finansın ekonomiyi etkileyen sorunlara çözüm üretmedeki rolü ortaya konulmaktadır. Çalışma, İslami finansın, İslami şeriat ilkelerine dayanan ürün çeşitliliği sayesinde küresel ekonominin dengesini tehdit eden krizlerin etkilerini azaltabileceği sonucuna varmaktadır.

Basma Mhamdı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

El Furuk adlı eseri çevcevesinde Karafi'nin akitlere ilişkin görüşlerinin katılım bankacılığı uygulamaları perspektifinden değerlendirilmesi

Bu çalışmamızda klasik dönem âlimlerinden birinin İslam iktisadı alanına dair görüşlerinin günümüz iktisadî ve finansal konularının fıkhî çözümlemesini yaparken ne derece etkin olabileceği hususunu ele almaya çalıştık. Bu bağlamda hicri yedince asırda yaşamış olup Mâlikî fıkhının önde gelen âlimlerinden, orijinal yaklaşımları ile öne çıkan İmam Şehâbeddin el-Karâfî'yi (ö. 684/1285) esas aldık. Karâfî'nin kaleme aldığı "el-Furûk" adlı eserindeki malî-iktisadî konular bütünlüklü olarak değerlendirildiğinde mezhepler arası farklılıkların derli toplu ve objektif bir biçimde aktarıldığı ve ilgili konulara olan vukufiyetinden bu alanda geniş bir bilgi birikimine sahip olduğu görülmektedir. Bu çalışma çerçevesinde Karâfî'nin el-Furûk adlı eserinden yola çıkılarak onun finansal işlemlere ilişkin konuları derli toplu ele alındıktan sonra günümüzde İslam bankalarında yaygın olarak kullanılan belli başlı mali işlemlerle alakası kurulabilecek bazı öne çıkan hukuki konular ele alınmaya çalışılmıştır. Bu amaçla bu araştırmada Karâfî'nin fıkhî görüşlerinin diğer mezhep imamlarıyla mukayesesiyle birlikte çağdaş hukukçuların fikirleriyle de karşılaştırılması yapılmıştır. Böylelikle Karâfî'nin bu konulara ilişkin görüşleri netleştirilmeye çalışılmış, ona ait fıkhî yaklaşımı diğerlerinden ayıran noktalar tespit edilmiş, yaptığı fıkhî çıkarımların etki ve gücü ile zihni anlayışının kuvvet ve genişliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız, iktisadî ve finansal işlemlerin temelini oluşturan ve katılım bankacılığının da pratikteki işlemlerini teşkil eden akitleri merkeze almaktadır. Öncelikle Karâfî'nin el-Furuk adlı eserinde akitlere yönelik tarif, tespit, temellendirme ve tasnifleri tespit edilmiştir. Çalışmanın bölümlerini oluştururken Karâfî'deki taksim esas alınarak akitler; bedelli, teberru ve dayanışma akitleri olmak üzere üç kategoride incelenmiştir. Her bir bölüme ilişkin Karâfî'nin görüşleri tespit edilirken klasik dönemde gerek Karâfî'nin de mensubu bulunduğu Mâlikî mezhebinin gerekse diğer mezheplerin konuya nasıl yaklaştıkları göz önünde bulundurulmuştur. Bir bütün olarak bakıldığında bu çalışmamız, klasik dönemde yaşamış bir âlimin görüşlerinin, günümüz fıkhî-iktisadî meselelerinin hükmünü belirlemede yol gösterici özelliğini yitirmediğini, fıkıh mirasımızın organik ve canlı yapısının devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Ahmed Babe Ahmed
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarruf finansman şirketlerinin Türk vergi mevzuatı karşısındaki durumu: Sorunlar ve çözüm önerileri

Tasarruf finansman sistemi Avrupa kökenli olup, dünyada farklı isimlendirmeler adı altında uzun yıllardır uygulanan alternatif bir finansman sistemidir. Sistem, varlık finansmanı temelli olup özelliği finansman kullandırılmasının katılımcının belirli bir süre tasarruf etme şartına bağlı olmasıdır. Sistemi Türkiye'de uygulayan ilk şirketlerin geçmişi 1990'lı yılların başına rastlamakta olup, dünyadaki örneklerinden farklı olarak faizsiz finansman prensibini benimsemiş olmaları nedeniyle şirketleri İslami Finans Kuruluşu olarak değerlendiren görüşler mevcuttur. Şirketler 2021 yılına kadar elbirliği, tasarrufa dayalı finans vb. adlar altında finansal kuruluşların tabi oldukları mevzuata tabi olmadan genel hükümler çerçevesinde faaliyet göstermiştir. 2021 yılında 7292 sayılı kanunla sektöre ilişkin yasal düzenleme yapılmış, sistemi uygulayan şirketler tasarruf finansman şirketi unvanı altında finansal kuruluş olarak düzenlenerek 6361 sayılı Kanun kapsamına alınmış, faaliyetlerinin yasal çerçevesi çizilmiş ve BDDK'nın denetim ve gözetimine tabi kılınmışlardır. Çalışmanın amacı, yasal düzenleme ile birlikte finansal kuruluş olarak düzenlenen tasarruf finansman şirketlerinin Türk vergi mevzuatı karşısındaki durumunu, yasal düzenlemelerin şirketlerin mali yükümlülüklerinde meydana getirdiği değişiklikler ile oluşan sorun ve belirsizlikleri araştırarak çözüm önerileri sunmaktadır. Sistemin özgünlüğü dikkate alınarak çalışmanın ilk bölümünde tasarruf finansman sisteminin kökenleri, dünyadaki ve Türkiye'deki uygulamaları araştırılmıştır. İkinci bölümde şirketlerin tabi oldukları vergi mevzuatı araştırılarak yasal düzenleme sonrası meydana gelen değişiklikler, üçüncü bölümde bağımsız denetçi raporlarından da istifade edilmek suretiyle şirketlerin vergilendirilmesinde önem arz eden hususlar ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise 2021 yılında yapılan yasal düzenlemelerin şirketlerin mali yükümlülüklerinde oluşturduğu sorun ve belirsizlikler araştırılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde şirketlerin mali yükümlülüklerine ilişkin değerlendirme yapılarak yasal düzenlemelerin oluşturduğu sorun ve belirsizliklere yönelik çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Ramazan Taha Çakır
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İslam iktisadının klasik fıkıhla ilişki biçimi: İslami finans standartları örneği

İslami finans standartları, klasik fıkıh birikimi ve mevcut iktisadi ve finansal ihtiyaçları dikkate alarak İslami finans kurumlarının işleyişini belirlemeyi hedefleyen metinlerdir. Bu standartları dünya genelinde oluşturan kuruluşlar, genellikle Körfez ülkeleri, Malezya ve Endonezya gibi İslami finansın geliştiği Asya ülkeleri ve Türkiye gibi ülkelerde yer almaktadır. Farklı coğrafyalarda çalışan farklı kuruluşlar, benzerliklerin yanı sıra birçok farklılık ve zenginliği de ortaya koymaktadır. Bu kuruluşların kurumsal yapıları, standart hazırlama yöntemleri, klasik fıkıh mirasıyla ilişkileri, danışma kurulları yapıları ve özellikle fıkıh hükümlerinin dayanakları önemli konulardır ve araştırmanın temel konularını oluşturmaktadır. İslami finans standartları fıkhi yönü olan metinler olması hasebiyle klasik fıkıh ile bir şekilde ilişki kurmak durumundadır. Bu ilişkinin mahiyeti tezin temel amacını teşkil etmektedir. Bu amaç doğrultusunda İslami finans standartları geliştiren altı kuruluş tespit edilmiştir. Bu kuruluşlar AAOIFI, IFSB, TKBB, IIFM, DSN-MUI ve SACBNM'dir. İslami finans standartlarında klasik fıkıh ile ilişkilerinin görülebileceği en net alan hükümlerin gerekçelendirme ve dayanakları kısımlarıdır. Tezde de bu doğrultuda altı ayrı kurumdan on farklı konuda 44 standart tespit edilerek bu minvalde ele alınmıştır. Standartların incelenmesi neticesinde klasik fıkha hem kaynak hem de yöntem olarak İslami finans standartlarında sıkça başvurulduğu görülmüştür. Standartları dayanaklarında başvurulan yöntemler ise genel itibarıyla naslar, genel fıkıh ilkelerinden ibaha, zaruret, maslahat ve sedd-i zerai, klasik fıkıh kaynakları, diğer kuruluşların standart ve fetvaları, kıyas, kaideler, mezhep görüşleri, görüş birliği ve örf ve teamül olarak ifade edilebilir. İslami finans standartlarında genel hatlarıyla klasik fıkhın kutsanmadan fakat göz ardı da edilmeden dengeli bir kullanıma sahip olduğu, kuruluşların kendilerine has bazı kullanım alışkanlıklarının olduğu, çoğu zaman gösterilen dayanakların haklı gerekçelere dayandığı, literatürde çokça eleştirilen zaruret ve maslahat temelli yaklaşımların usulsüz kullanımlarının yaygın olmadığı kanaatine ulaşıldığını ifade etmek mümkündür.

İsmail Bektaş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gayrıresmi karz-ı hasen sandık uygulamaları: Sorunlar ve çözüm önerileri

Borç, tarihin her zamanında yaşayan insanlar arasında iktisadî bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğası gereği borç veren kişinin elinde bulundurduğu menfaati bir başkasına kullandırması karşılığında bir menfaat elde etmesini de gerektirir. Günümüz bankacılık sisteminde bu menfaat, faiz olarak karşımıza çıkmaktadır. Bankalar, müşterilerine kullandırmış olduğu kredi karşılığında faiz almaktadırlar. İslam dinine göre faizin yasaklanmış olması, dinî hassasiyetleri olan insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için farklı yöntemler aramasına sebep olmuştur. Karz-ı hasen, faizi tam olarak ortadan kaldıramayacak bir yöntem olsa da müslümanlar arasında borç ilişkilerinde tercih edilen bir yöntem olarak görülmektedir. Allah rızası için verilen güzel borç anlamındaki karz-ı hasen, ihtiyaçları gidermeye yönelik kullanılmaktadır. Karz-ı hasenin temel amacı, Allah'ın rızasını kazanmak ve insanların ihtiyacını karşılamaktır. Karz-ı hasen, kar sağlama amacı olmadığı için yardımlaşmayı destekleyen kurumlarda resmi olarak ya da bireylerin kendi aralarında gayrı resmi olarak uygulanmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, karz-ı haseni gayrı resmi olarak uygulayan sandıkların işleyişlerini ve yapısını araştırıp incelemektir. Bu sandıkların karşılaşmış oldukları problemleri tespit etmektir. Nihayetinde bu problemlere bulmuş oldukları çözümleri aktarmaktır. Gayrı resmi karz-ı hasen sandıklarının yaygınlaşmasının imkanını ortaya koymaktır. Bu sandıkların resmiyet kazanmasının olabilirliği incelenecektir. Bu kapsamda biri yurt dışında on biri yurt içinde olmak üzere toplam on iki gayrı resmi karz-ı hasen sandığı incelenmiştir. Sandıklar hakkında bilgi sahibi olmak için nitel araştırma yöntemi kullanılarak katılımcılarla mülakatlar yapılmıştır. Mülakatlar, yarı yapılandırılmış yöntem kullanılarak online veya yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Sandıklar, kuruluş serüvenleri, fon toplama ve karz dağıtma yöntemleri ve amacı gibi yönlerden değerlendirilmiştir. Karz-ı hasenin yaygınlaşabilirliği hususunda İslam iktisat literatürüne önemli katkıları olacağı beklenmektedir.

Rıdvan Demir
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Muhafazakâr iş insanlarının zekât algıları

Zekât İslam'ın yerine getirilmesini emrettiği ibadetlerden birisidir. Farziyeti Kur'an ve sünnetle sabittir. Nisap miktarı mala sahip olan her Mü'minin yerine getirmesi gereken zorunlu bir görevdir. Zekâtı diğer ibadetlerden ayıran en önemli husus mali yönünün olmasıdır. Ekonomiye yön vermesidir. Zekâtın en önemli amacı zengin ile yoksul arasındaki dengenin kurulması, gelir dağılımında adaletin sağlanmasıdır. Ancak nisap miktarına ulaşan malların zekâtı verileceği zaman nasslarda kesin olarak belirtilmemiş malların zekâta tabii olup olmayacağı klasik fıkıhçılar arasında tartışma konusu olmuştur. Özellikle modernleşen dünyamız ile birlikte tedvin döneminde olmayan birçok yeni iş kolları ve sektörü hayatımıza girmiştir. Bu da zekât hesaplanması noktasında birtakım sıkıntıları beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, son derece önemli olan zekât ibadetinin dindar ve aynı zamanda muhafazakâr olan iş insanlarının zekâta olan bakış açılarının ayrıntılı olarak incelenmesi ve araştırılmasıdır. Zekât ibadetinin yerine getirilmesi esnasında yaşanılan problemlerin, kişilerin zekât ibadeti hakkında bilgileri, algıları ve zekâta karşı uyumlarının incelenmesi hedeflenmiştir. Zekât ibadetinin eksiksiz ve doğru bir şekilde yerine getirilmesinin istenmesi, öneminin yeterince kavranıp farkındalığın oluşturulmasının istenmiş olması bu çalışmanın ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Çalışmamızın konusu muhafazakâr iş insanlarının zekât algılarının ölçülmesidir. Yapmış oldukları ticari faaliyet sonucunda kazançlarının belli bir miktarını zekât olarak veren iş insanlarının zekât hakkında bilgileri, farkındalıkları, zekât ibadetine karşı düşüncülerinin ölçülmesi ve yaşanılan problemler karşısında takındıkları tavırların neler olduğunun tespit edilmesidir. Bunun haricinde vatandaşlık görevi olarak devlete vergi de ödemektedirler Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırma deseni olarak ise olgubilimi yöntem deseni tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak görüşme (mülakat) ve doküman incelemesinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ticaret ile uğraşan ve zekât veren muhafazakâr iş insanları olan 12 kişi oluşturmuştur.

Büşra Gül
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Altyapı projelerinin sukuk yoluyla finansmanı ve Afganistan için öneriler

Günümüzde altyapı projelerinde genel olarak kamu finansmanı, kurumsal finansman ve proje finansmanı olmak üzere üç finansman yöntemi kullanılmaktadır. Kamu finansmanı, bir devletin kalkınma bütçesi çerçevesinde ve devletin kaynaklarından yapılırken, altyapı projelerinin özel sektöre devredilmesiyle birlikte kurumsal finansman ve proje finansmanı yöntemlerinden söz edilir. Kurumsal veya proje finansmanında öz sermaye, tahvil ve kredi gibi finansman araçları kullanılmaktadır. Ancak Afganistan gibi az gelişmiş ülkelerde her üç yöntemi de neredeyse sonuçlanmamaktadır. Çünkü devletin kaynakları, normal bütçe giderlerine bile yetmezken, özel sektörün potansiyeli, büyük ölçekli altyapı projelerinin finansmanında yetersiz kalmaktadır. Ayrıca tahvil ihracı için yerel organize sermaye piyasası da bulunmamaktadır. Öte yandan dini hassasiyetlerden dolayı konvansiyonel finansman araçları, potansiyel sermaye piyasasından dışlanmaktadır. Afganistan'ın bütçesi yıllardır dış yardımlara bağlı kalmıştır. Bu yardım fonları, çoğunlukla sınırlı olup altyapı finansmanında kullanılmamıştır. Örneğin, 2001 yılından bu yana uluslararası toplumun mali yardımlarından yararlanan Afganistan, altyapı geliştirilmesinde başarısız kalmıştır. Özellikle enerji, ulaşım, eğitim ve sağlık sektörlerinde büyük boşluklarla karşı karşıya kalmıştır. Donörlerin finansman yöntemlerine ve hedef sektörüne bakılırsa, bahsedilen kaynakların finansörün kendi menfaatine yönelik yapılmış olduğu ve ülkedeki altyapı projelerinde kısıtlı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Üstelik Afgan toplumun dini değerleri, konvansiyonel finansman yöntemlerinin kullanılmasını engellemektedir. Dolayısıyla toplumun kültürel değerleriyle çelişmeyen, ülkenin altyapısını geliştirebilen ve sosyal refahı sağlayabilen alternatif bir finansman yolunun izlenmesi gerekmektedir. Bu yol ancak İslami finans sisteminde bulunabilmekte ve İslami bono olarak adlandırılan sukuk, alternatif ve uygulanabilir bir yöntem olarak önerilmektedir. Ancak altyapının farklı sınıfları, maliyeti ve sukuk modellerinin çeşitliliği, avantajları ve dezavantajlarına bakıldığında uygulanabilirliği de bir ülkeden diğer ülkeye göre farklılık göstermektedir. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı, Afganistan altyapı projelerinin finansmanı için uygulanabilir sukuk modeli önermesidir. Bu araştırmada Afganistan altyapı projelerinin finansmanında sukuk modellerinin uygulanabilirliği ele alınmış ve ülkenin altyapı durumuna göre uygulanabilir modeller önerilmiştir. Sonuç olarak ilk etapta ülkedeki küçük ve orta kapasiteli ekonomik altyapı projeleri için müşâreke, mudârebe ve murabaha sukuk modelleri, büyük ölçekli projeleri için icâre sukuk modeli, sosyal altyapı projeleri için istisna ve vekâlet modelleri ve düşük maliyetli projeleri için hibrid sukuk modeli önerilmiştir. Araştırmada, sosyal bilimlerde en çok kullanılan nitel araştırma yöntemine dayalı durum çalışması yaklaşımı tercih edilmiştir. Bununla birlikte, veri toplama yöntemi olarak döküman incelemesi kullanılmıştır.

Mohammad Asif Nıaman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal teknolojinin zekât kurumlarının şeffaflığı üzerindeki etkileri

Bu çalışma, Endonezya'daki zekât kurumlarının şeffaflığını ve verimliliğini artırmada finansal teknolojinin (fintek) dönüştürücü rolüne derinlemesine inmektedir. Fintek'in ortaya çıkışı, hayırsever bağışlar da dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde devrim yaratmıştır ve zekât kurumları üzerindeki etkileri derindir. Bu araştırmanın temel amacı, fintek'in şeffaflık üzerindeki etkisini ve fintek'in zekât kurumlarında şeffaflığı nasıl artırdığını anlamaktır. Kullanılan araştırma metodolojisi, Endonezya genelinde çeşitli zekât kurumlarından katılımcılarla yapılan görüşmelerin kapsamlı bir analizini içermekte olup, elde edilen veriler NVIVO kullanılarak analiz edilmektedir. Araştırma bulguları, finansal teknolojinin (fintek) Endonezya'daki zekât kurumlarının faaliyetlerini yeniden şekillendirmede bir aracı rolü üstlendiğini ortaya koymaktadır. Fintek, görünürlüğü artırarak, bağışçı katılımını geliştirerek, verimliliği artırarak ve sürekli iyileştirmeyi teşvik ederek zekât kurumlarının işleyişinde devrim yaratmıştır. Zekât kurumları fintek araçlarından yararlanarak raporlama mekanizmalarını iyileştirebilmekte, girişimlerin etkisini izleyebilmekte ve sürekli iyileştirme kültürünü teşvik edebilmektedir. Bu teknoloji entegrasyonu sadece operasyonel verimliliği artırmakla kalmamakta, aynı zamanda zekât kurumları içinde bir yenilikçilik ve uyarlanabilirlik kültürü yaratmakta ve sonuçta hizmet ettikleri topluluklara fayda sağlamaktadır. Bu çalışma, fintek'in zekât kurumları üzerindeki dönüştürücü etkisini açıklığa kavuşturarak mevcut literatüre katkıda bulunmaktadır. Şeffaflık, verimlilik ve paydaş katılımının önemini vurgulayarak, araştırma, fintek'in sosyal refah girişimlerini optimize etmek için bir katalizör olarak nasıl hizmet ettiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada sunulan içgörüler, teknolojinin zekât kurumlarında şeffaflığı ve etkinliği artırmadaki evrilen rolüne ilişkin benzersiz bir bakış açısı sunmaktadır; böylece gelecek araştırmalara ve hayır kurumları alanındaki stratejik ilerlemelere öncülük etmektedir.

Nur Amalıa Azıza
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of eco-efficiency on firm value: Evidence from manufacturing companies listed in Indonesia Sharia Stock Index

The activity of manufacturing sector has been contributing to the climate change issues. The stakeholders must actively participate in addressing the issues as it is their responsibility as human beings. This research thesis will investigate the influence of eco-efficiency on firm value. The study will aim to observe the direct effect of implementing the eco-efficiency against the firm value of the manufacturing companies listed in Indonesia sharia stock index from 2013 to 2022. The study will utilise moderated regression analysis, with leverage and profitability as the moderating variables, age as the novel aspect of this research. The results indicate that there is a negative impact of eco-efficiency on firm value. Additionally, the leverage can enhance the relationship between eco-efficiency and firm value, while profitability can weaken this relationship. The implication of this study suggests that the company's stakeholders should reassess the implementation strategy of eco-efficiency in order to enhance its effectiveness of efficiency. This is particularly important considering the presence of an evaluation process in the implementation of ISO 14001. Furthermore, it is imperative for the government to strictly enforce sustainable business policies, particularly for the most environmentally polluting company in Indonesia.

Nun Mazıyyah Mahsyar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

A grubu mesleklerdeki kamu personelinin islami finansal okuryazarlık düzeyinin incelenmesi

Finansal okuryazarlık şüphesiz her birey için önemlidir ancak bireylerin almış olduğu finansal kararların kurallarını belirleyerek, kararlara ve sonuçlarına doğrudan etki eden, karar alma, alınan kararları denetleme ve en nihayetinde alınan kararlar ile alakalı ihtilafları çözme görevi olan A grubu kadrolarda istihdam edilen kamu personeli için daha da büyük bir öneme haizdir. Bu sebeple, belirtilen mekanizmalarda görev alan kamu personelinin finansal okuryazarlık düzeyi, bilgisi ve eğitimi salt bireysel kararlarını değil makro düzeyde ekonomik kararları da etkileyici niteliktedir. Bu bağlamda bu tür kadrolardaki çalışan kamu personelinin, finans sektörü içinde giderek daha büyük bir paya sahip olan İslami finans sektörüne ilişkin terimlere olan aşinalığı ve bilgi düzeyi sektör açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, A Grubu mesleklerde istihdam edilen kamu personelinin İslami finansal okuryazarlık düzeylerini tespit etmek ve bu düzeyi etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, İslami finansal okuryazarlık düzeylerini geliştirmeye yönelik öneriler sunulmaktadır. Araştırmanın konusu finansal karar alma, alınan kararları denetleme ve en nihayetinde alınan kararlar ile alakalı ihtilafları çözme görevi olan A grubu kadrolarda istihdam edilen kamu personelinin İslami finansal okuryazarlık düzeyenin incelenmesidir. Araştırmada finansal okuryazarlık düzeyinin ölçülmesinden ziyade temel iktisat eğitimi alan kişilerin İslami finansal okuryazarlık düzeyi incelenmiştir. A grubu mesleklerde istihdam edilen kamu personelinin İslami finansal okuryazarlık düzeylerini incelemek için halihazırda A grubu mesleklerde istihdam olunan 331 personele nicel araştırma yöntemi kapsamında anket tekniği kullanılmak suretiyle sorular yöneltilmiştir. Anket metni, ulusal ve uluslararası araştırmalardan yararlanarak ve alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanmıştır. Anket kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak Google Form üzerinden yapılmıştır ve SPSS programı kullanılarak A grubu mesleklerdeki kamu personelinin İslami finansal okuryazarlık düzeyleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonuçları değerlendirildiğinde A grubu mesleklerde istihdam edilen kamu personelinin İslami finansal bilgi ve okuryazarlık düzeylerinin düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte temel iktisat eğitimi almış olmanın İslami finansal okuryazarlık düzeyine etki etmediği görülmüştür.

Faizsiz finans kurumları
Mehmet Emin Yazıcıoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Alternatif uluslararası ticaret modelinin büyümeye etkisi

Bu tezde, İslam alimlerinin kaynaklarında bahsi geçen İslami uluslararası ticaret ilkelerinin, konvansiyonel uluslararası ticaret sistemi üzerindeki olumlu etkisi incelenmiştir. Bunu yapmak için, fıkhî hükümleri ve Yeni Uluslararası Ticaret Teorisi modellerini ana bileşen olarak seçerek, uygulanabilirlik ve çağdaşlık yönü birleştirilerek analizedilirken, yeni İslami teorik ufuklar keşfetmeye çalışılmıştır. Çalışma teorik ve ampirik olmak üzere iki ana bölüme ayrılmıştır. Birinci teorik bölümde, İslami uluslararası ticarete yönelik uygun ve optimal bir yapının yürütülebilmesi için piyasaların, esas olarak uygulanması gereken iki kural kategorisinden oluşan belirli ilkelere dayandırılması gerektiğini ortaya konulmuştur. Birinci kural, uluslararası ticaret sistemi piyasaları için Lancaster'in tekelci rekabete ve İmam Şatibi'nin düşüncelerinden esinlenerek öncelik kavramına dayanarak geliştiren kurallardır. İkincisi ise belirli ana politikalara dayanan koruyucu kurallardır: Fiyatlara müdahele politikası, Satmaya teşvik politikası ve Stoklama politikası. Çalışmanın ikinci aşamasında, Al Şatibi'nin kavramını Lancaster'ın modeline uygulayarak tekelci rekabet yapısına sahip piyasaların yer aldığı ülkeler panel veri seti kullanılarak ampirik olarak değerlendirilmiştir. Panel regresyon modelinde, Sabit etkiyi ve Rastgele etki tahmininin hangisinin uygun olduğunu tespit etmek için Hausman testini kullandık. Bulgular, uluslararası ticaret stratejisinde İmam Al Şatibi'nin öncelik kavramının tekelci rekabet ve ürün çeşitlendirmesi çerçevesinde uygulanmasının toplumsal refah üzerindeki olumlu etkisi olduğunu büyük ölçüde doğrulamıştır. Bu sonuçlar literatüre önemli katkılar sağlamakta ve yeni yollar açmaktadır.

Dhiaeddine Rejeb
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kitlesel fonlama platformlarının İslami finans açısından değerlendirilmesi

Kitlesel fonlama platformları, gelişen fintek (finansal teknoloji) sistemi ile birlikte mevcut geleneksel yöntemlere alternatif olarak yenilikçi bir finansman hizmeti sunmaktadır. Bu platformlar girişimcileri, şirketleri ve yatırımcıları bir araya getirerek projelerini gerçekleştirme imkânı sağlamaktadır. Bu bağlamda, İslami finansa uygun kitlesel fonlama platformlarının oluşturulması; sosyal girişimciliğin, yenilikçi fikirlerin ve işletmelerin desteklenmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada, kitle fonlamasının işleyişine ve mevcut İslami kitlesel fonlama platformlarının incelenmesine yer verilerek Türkiye'deki kitle fonlaması kurumlarının İslami finans açısından değerlendirilmesi yapılmış ve İslami kitle fonlaması ekosisteminin geliştirilmesi için öneriler sunulması amaçlanmıştır. Çalışma hem nicel hem de nitel veriler kullanılarak ele alındığı için yöntem olarak karma araştırma yöntemi belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda, mevcut uygulamaların uygunluğunu değerlendirmek ve İslami finansa uyumlu platformlar için görüşlerini almak amacıyla bu alanda uzman kişiler ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Nicel boyutunda ise, Türkiye'de fonlanan paya dayalı kitle fonlaması projelerinin TKBB ve AAOIFI standartları kapsamında analiz edilerek, fonlanan projelerin kriterler açısından uyumluluğunun incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda, toplanan veriler ile araştırma sorularına yönelik öneriler geliştirilerek değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bulgularda; İslami finansa uyumlu kitle fonlaması platformları için denetim ve yönetişim mekanizması önerileri sunulmuş ve platformların sorunları değerlendirilmiştir. Kitle fonlaması projelerinin İslami finansa uyumluluklarının incelenmesi noktasında; mevcut standartların tüm aşamalar için yeterli olmadığı ve projelerin finansal göstergelerinin kitle fonlamasına özel kriterler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Fintek
Büşra Aktaş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de katılım sigortacılığının mevzuatsal gelişimi ve sektörel analiz

Risk unsuru insanların hayatlarında ve kurumların iş akış süreçlerinin neredeyse tamamında bulunarak önemli finansal kayıplara yol açabilmektedir. İnsanlar, söz konusu risklerin etkilerini azaltmak için sigortacılık faaliyetlerini geliştirmiştir. İslami finansal ekosistem içerisinde sigortacılık taleplerine karşılık verilebilmesi için katılım sigortacılığı faaliyetleri gelişim göstermiştir. Çalışma ile öncelikle İslami finansal ekosistemin önemli paydaşlarından biri olan katılım sigortacılığı faaliyetleri ve uygulama modelleri ele alınmıştır. Katılım sigortacılığının uygulama ve mevzuat yapısına ilişkin gelişmeler incelenerek sektör analizi ile sistemin iyileştirilmesi için önemli konular tespit edilmiştir. Çalışmada nitel analiz yöntemi kullanılmıştır. Katılım sigortacılığı sektöründe yer alan altı farklı şirket temsilcisi ile görüşme yapılmıştır. Katılım sigortacılığı uygulamaları, mevzuat yapısı, farkındalık düzeyi ve sektörel gelişimi hususlarında hazırlanan sorular katılımcılara yöneltilmiştir. Elde edilen veriler neticesinde henüz tam oturmayan mevzuat yapısı, uygulama modeli konusunda yapılan değişiklikler ve belirsizlikler, toplumun sigorta konusunda yeterli düzeyde bilince sahip olmaması gibi konular sistemin temel problemleri olarak belirlenmiştir. Literatür araştırmalarında akademik çalışmaların daha çok tekafül modeli üzerine gelişim gösterdiği görülmektedir. Fakat Türkiye'de mevcut sistemde tekafül modeli uygulanmamaktadır. Sektörel gelişimin sağlanmasında mevcut uygulamaların ve ihtiyaçların doğru belirlenmesi önem kazanmaktadır. Bu sebeple çalışmada sistemin gelişmesi ve sektörün büyümesi için öncelikle var olan uygulamaların anlaşılması esası temel alınmıştır. Çalışmada yer alan sektör analizi ile bunun sağlanması ve katılım sigortacılığının gelişimine katkı sunulması beklenmektedir.

Ayşe Esenkaya
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüzde Ahilik uygulamaları Mudurnu örneği

Ahilik, uzun yıllar boyunca Anadolu'nun ticaret hayatını düzenleyen önemli bir kurum olarak öne çıkmıştır. Ahilik, ekonomik, sosyal, kültürel ve ahlaki etkileriyle dikkat çekerek, ticareti sadece maddi kazançlarla sınırlı tutmayıp, toplumun tamamını kapsayan bir iş etiği ve dayanışma kültürü oluşturmuştur. Günümüz küresel ticaretinde yaşanan etik problemler, Ahilik geleneğinin yeniden ele alınmasını gerektirmektedir. Mudurnu, Ahilik geleneğini yaşatma amacını güden önemli ilçelerden biridir. 2015 yılında, Mudurnu UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'ne "Mudurnu Tarihi Ahi Kenti: Ahiliğin Tanıkları (Bolu)" olarak dahil edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Mudurnu'da devam eden Ahilik Teşkilatının günümüzde ne kadar yaşatıldığını araştırmaktır. Çalışma kapsamında Mudurnu'da sanatkarlık yapan 9 esnafla görüşülmüştür. Esnaflarla mülakat tekniği kullanılarak yüz yüze görüşmeler yapılmış, ayrıca görüşmeler sırasında dükkanlarda gözlem tekniğinden de faydalanılmıştır. Çalışma grubunda 2 kadın, 7 erkek olmak üzere 9 esnaf bulunmaktadır. Çalışmada yarı yapılandırılmış mülakat tekniğinden faydalanılmış, kaydedilen görüşmeler, deşifre edilerek ATLAS.ti 8 programına aktarılmıştır. Daha sonra veriler, tema grupları oluşturularak içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda, Ahilik geleneğinin Mudurnu'daki ticaret ortamında hala etkili olduğu, ancak bazı değişikliklerin meydana geldiği belirlenmiştir. Geçmişe kıyasla azalmış olmasına rağmen, Ahilik anlayışının ve ritüellerinin ilçede sürdürüldüğü tespit edilmiştir. Bu ritüellerin en somut göstergesi, her hafta düzenlenen esnaf duasıdır. Esnaf duasının 8 asırdır aralıksız bir şekilde ilçede devam ettiği gözlemlenmektedir. Görüşülen esnafların hala Ahilik prensiplerine göre ticaret yaptıkları anlaşılmaktadır. Ancak, usta-çırak ilişkisinin azalması, Ahilik geleneğinin yeni nesillere aktarılmasını olumsuz yönde etkilemiştir. Bu çalışma, Mudurnu'daki Ahilik geleneğinin günümüzdeki durumunu değerlendirerek literatüre özgün bir katkı sağlamaktadır.

Ahi EvranAhilikEl sanatları
Yahya Ateş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Financial inclusion - underground economy nexus: Does institutional quality matter? Evidence from OIC member countries

The growth of the underground economy within the OIC nations has alarmed many states to find solutions because it limits the development of the region by directly or indirectly influencing policies. The study's objectives are to examine the impact of financial inclusion on the underground economy within a dual banking system, then measure the role of institutional development on the underground economy, and lastly examine the factors influencing the underground economy, particularly in the OIC region. The study applies the fixed effects methodology to panel data from 49 countries for over 16 years, from 2002 to 2018. The findings depict that there is a negative relationship between the underground economy and financial inclusion between both Islamic and conventional banks. There is a positive relationship between institutional quality and the underground economy in the presence of Islamic banks and a negative relationship in the presence of conventional banks. Furthermore, as the size of the underground economy increases as taxes increase in the presence of both Islamic and conventional banks, the real effective exchange rate and GDP annual growth are positive in the presence of Islamic banks, caused by the small market share of Islamic banks within the OIC compared to conventional banks, and negative in the presence of conventional banks. Thus, the study suggests that policymakers need to consider investing more in Islamic institutions to increase the impact of financial inclusion and institutional quality on the underground economy.

Mrısho Mrısho
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım endeksleri ve arındırma işleminin faiz hassasiyetine sahip yatırımcılar nezdinde bilinirliği

Bu çalışma, faiz hassasiyetine sahip yatırımcıların, borsada listelenen katılım endeksleri ve bu endeksler için uygulanan arındırma işlemleri hakkında bilgi sahipliği ve bu konular hakkındaki tutum düzeylerini ölçmek üzere yapılmıştır. Ağustos 2024 itibariyle Borsa İstanbul yatırımcı sayısı 7.385.324 kişi olmakta ve bu araştırmanın çalışma grubunu da bu evren içerisinde kolay örnekleme yolu ile ulaşılan katılımcılardan oluşmaktadır. Kolay örnekleme yolu ile 725 kişiden oluşan örneklem sayısına ulaşılan bu çalışmada hedeflenen amacı ortaya çıkarmak için anket çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın ölçme araçlarının istatistiksel güvenilirliği Cronbach's Alpha katsayısı incelenerek değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre araştırmanın bütün ölçme araçları 0.70 üzerinde yeterli bir istatistiksel güvenilirliğe sahip olmaktadır. Çalışma grubunun araştırmanın ölçme araçları olan faiz hassasiyeti, katılım endeksi ve arındırma işlemi bilgi düzeyleri ve katılım endeksi ve arındırma işlemleri tutum düzeylerine dair elde edilen bulgular şu şekilde gerçekleşmiştir; katılımcıların faiz hassasiyetlerinin yüksek bir düzeyde olduğu tespit edilmiştir, bu bulguya göre katılımcıların faiz içeren finansal işlemlerden kaçındıkları, dini sebepler ile faizsiz finansal enstrümanlara yöneldiği ifade edilmektedir. Bununla birlikte katılımcıların katılım endeksi ve arındırma işlemlerine dair de yüksek bir bilgi düzeyine sahip olduğu görülmüş ve son olarak da benzer bir şekilde araştırma katılımcılarının katılım endeksleri ve arındırma işlemlerine yönelik yüksek düzeyde olumlu bir tutuma sahip oldukları tespit edilmiştir.

Ahmet Gürtekin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

2008 küresel finansal krizinin İslami ve konvansiyonel bankalar üzerindeki etkisi: Körfez ülkeleri üzerinden karşılaştırmalı analiz

Küresel Finansal Kriz, 2008 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde temelde mortgage kredileri ve menkul kıymetleştirmelerdeki yaşanan sorunlar ile başlayan ve çok kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan, 2008 krizi olarak da tanımlanan finansal bir krizdir. Ekonomik sistemin önemli bir kısmını teşkil eden finansal sistem bu krizden şiddetle etkilenmiş, özellikle finansal sistemin dahi en önemli kısmını oluşturan bankacılık sektörü küresel finansal krizden doğrudan etkilenen sektör olmuştur. Bankacılık sektörü kendi içinde; konvansiyonel bankalar, İslami (faizsiz) bankalar, yatırım ve kalkınma bankaları olarak kategorize edilmekte ve bankacılık sektöründe en büyük payı ise konvansiyonel bankalar oluşturmaktadır. Bankacılık sektörü içinde işlevsel olarak aynı (fon toplayıp fon kullandırma esaslı çalışan) olmakla birlikte, İslam hukuku temelinde yöntem ve uyulması gereken ilkeler açısından farklılık gösteren İslami bankacılık, faizsizlik prensibiyle çalışması bakımından önemli bir yapısal farklılık sergilemektedir. İslami bankalar dünya üzerinde çeşitli ülkelerde gelişerek faaliyetlerini sürdürmekle birlikte, özellikle Körfez Ülkelerinde yoğun faaliyet ve gelişim alanına sahiptirler. Bu sebeple Körfez Ülkeleri İslami finans ile ilgili birçok araştırmaya konu edilmiş ve edilmektedirler. Bu çalışmanın amacı, teoride krizlere karşı daha dayanıklı ve krizlerden daha az etkilendiği iddia edilen İslami bankacılık sistemi ile çalışan bankaların, pratikte bu iddiayı yansıtıp yansıtmadığını görmek ve bu doğrultuda 2008 küresel finansal krizi etkisinin Körfez ülkelerinde faaliyet gösteren örnek olarak seçilmiş yirmi altı İslami ve konvansiyonel bankanın, yılsonu finansal raporlarındaki belli bilanço kalemlerinin verileri kullanılarak karşılaştırmasını ve analizini yapmaktır.

Ekonomik kriz 2008Ekonomik krizFinansal kriz+5
Veysel Alada
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de İslami mikrofinans üzerine uygulanabilir model önerileri

Mikrofinans, düşük gelir grubundaki insanlara finansal ve finans dışı hizmetlerin sunularak yoksulluğun azaltılmasını sağlayan önemli yöntemlerden biridir; ancak bu kuruluşların faaliyetlerinde İslami prensiplerle çelişen unsurların olması tüm düşük gelirli kişileri kapsamalarını engellemektedir. Mikrofinansla benzer dönemlerde başlamış olan İslami bankacılık da İslami prensiplere uygun olarak faaliyetlerini sürdürmekte ve birçok insanın finansal hizmetlere ulaşmasını sağlamaktadır. Türkiye'de ise katılım bankaları bu misyonu temsil etmektedir. Ancak düşük gelir grubundakiler, teminatlarının olmaması, kredi geçmişlerinin bulunmaması, birim başına yüksek operasyonel maaliyetler gibi sebepler nedeniyle katılım bankalarından finansman sağlayamamaktadır. İslami mikrofinans, İslami bankalar ve konvansiyonel mikrofinans kuruluşları tarafından finansal sistemin dışında bırakılmış kişilere farklı İslami prensipler içerisinde hem finansal hem de finans dışı hizmetlerin sunulmasını sağlamaktadır. Yoksulluğun azaltılmasında İslami mikrofinans metotlarını kullanmak sadece katılım bankaları üzerinden değil banka dışı finans kuruluşları yoluyla da mümkündür. Bu tezin amacı, katılım bankaları ve sivil toplum kuruluşları için Türkiye'ye yönelik İslami mikrofinans modellerinin sunulmasıdır. Araştırmada hem Türkçe literatüre katkı sağlanması hem de pratik anlamda bu modelleri hayata geçirebilecek bir çerçeve sunulması hedeflenmektedir. Yöntem olarak nitel araştırma yöntemi seçilmiş, yarı yapılandırılmış mülakat metodu kullanılarak ilgili paydaşların görüşleri alınmıştır. Mülakata, katılım bankaları, İslami ve konvansiyonel mikrofinans kuruluşları yöneticilerinin yanında, akademisyenler ve düzenleme/kamu kurumlarından toplam 35 kişi katılmıştır. Yapılan görüşmeler çerçevesinde hem katılım bankaları bünyesinde hem de katılım bankaları dışında uygulanabilir iki model oluşturulmuştur. Katılım bankalarının yaygın şube ağları, teknolojik altyapıları, uzman personelleri gibi imkânları nedeniyle İslami mikrofinansın sürdürülebilir şekilde daha çok kişiye sunulması noktasında önemli bir girişim ortaya koyabilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan, her ne kadar katılım bankalarının İslami mikrofinans hizmeti sunmasının yerinde olacağı düşünülse de katılım bankaları dışı kâr amacı gütmeyen kuruluş yapılarına da ihtiyaç vardır. Mülakata katılan İslami mikrofinans kuruluşlarının tecrübelerine bakıldığında, katılım bankaları dışındaki yapıların sürdürülebilirlik gibi zayıf yönleri olmakla birlikte, bu kurulıuşların yoksulluğun azaltılmasında farklı imkânlar sunabileceği de görülmüştür. Sonuç olarak, paydaşların görüşleri çerçevesinde şekillenen bu iki İslami mikrofinans modelinin, Türkiye'de düşük gelirlilerin de finansal hizmetlere erişmesine katkı sağlaması umulmaktadır.

Finansal katılımMikro finansİslam ekonomisi+3
Mücahit Özdemir
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım bankalarında dış ticaretin finansmanında Türk Eximbank uygulamalarının değerlendirilmesi

Faizsiz bankacılık ve İslam ekonomisi ilkeleri dahilinde faaliyet gösteren katılım bankaları, faaliyete başladıkları 1985 yılından günümüze kadar ki süreçte birçok aşamadan geçerek, finans sisteminin önemli aktörlerinden biri haline gelmişlerdir. Katılım bankaları faiz hassasiyeti bulunan mevduat sahiplerinden topladıkları fonları faizsiz bankacılık faaliyetlerinde kullanarak elde edilen kar ya da zararın paylaşılması esası ile hareket etmektedirler. Katılım bankaları dış ticaretin finansmanı alanında da önemli bir role sahiptir. Katılım bankaları dış ticaretin finansmanında mevcut klasik fon kullandırma yöntemlerini kullanabiliyorken, dış ticarete özgü ürünlerini de müşterilerinin hizmetine sunmaktadır. Katılım bankalarında dış ticaretin finansmanında kullanılan ürünler arasında Türk Eximbank uygulamaları da yer almaktadır. 2014 yılına kadar katılım bankalarından bir kısmı Türk Eximbank'a hitaben müşterilerine verdikleri teminat mektubu ile Türk Eximbank uygulamalarına ulaşım sağlıyorken, bazı katılım bankaları danışma kurullarının onay vermemesi nedeni ile Türk Eximbank kaynaklarına erişimde kullanılmak üzere müşterilerine teminat mektubu vermiyorlar ve Türk Eximbank ile ilgili bir uygulama sunmuyorlardı. 2014 yılında Türk Eximbank Sevk Öncesi İhracat Kredisi programı Faizsiz Finans Standartları dahilinde düzenlenerek, katılım bankalarının aracılığı ile ihracatçı müşterilerin kullanımına sunulmaya başlanmıştır. Bu çalışmada Türk Eximbank uygulamalarının katılım bankalarındaki etkinliği değerlendirilmiştir. Mevcut kullanımda olan ürünler konvansiyonel bankalarla karşılaştırılmış, Faizsiz Finans Standartları dahilinde değerlendirilmiş, finansal açıdan büyüme rakamları ortaya konulmuş ve kullanımda olmayan diğer Türk Eximbank ürünlerinin de katılım bankalarında uygulanabilirliği değerlendirilmiştir.

EximbankFaizsiz bankacılıkFinansman+6
Onur Ceruz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hutbelerdeki İslam iktisadı ile ilgili söylemlerin tahlili: İstanbul ili örneği (2001-2018)

Hicretten sonra Müslümanlara cuma namazı ibadetinin farz kılınmasıyla birlikte ilk olarak Hz. Peygamber tarafından başlatılan cuma hutbesi, Türkiye'de 1924 senesinden bugüne Diyanet İşleri Başkanlığı kontrolünde devam etmektedir. Ülke genelinde her cuma aynı hutbe okunmakta ve hutbeler aracılığıyla farklı toplumsal sınıflardan milyonlarca insana ulaşılmaktadır. Bu sebeple hutbe esnasında gündeme alınan her bir konu ve söylenen her bir cümle ayrı ayrı önem taşımaktadır. Literatüre bakıldığında hutbeler üzerine sınırlı sayıda çalışma yapılmış olmakla birlikte hutbelerde İslam iktisadı üzerine yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır. Öncelikli olarak bu çalışmamızda, hutbenin kavramsal bir çerçevesi çizilerek tanımlaması yapılmış ve İslam dinindeki yeri belirtilerek tarihi süreci aktarılmıştır. Ardından ise günümüz Diyanet İşleri Başkanlığının hutbe hizmetleri üzerinde durulmuş ve son bölümde ise 2001-2018 yılları arasında İstanbul ilinde irâd edilen hutbelerde İslam iktisadına ilişkin hangi kavramların konu edildiği, ne sıklıklarla kullanıldığı ve nasıl bir içerik ile sunulduğu incelenmiştir. Ayrıca bu çalışmamız ile hutbeler üzerine alansal bir inceleme yapılmış ve hutbeler aracılığıyla günümüz Türkiye'sinde İslam iktisadı değerlerinin ele alınışı incelenmiştir. Yapılan analiz neticesinde ise ilgili dönemde İslam iktisadıyla ilişkili farklı alanlara yönelik kavramlara çok sık olmasa da hutbelerde yer verildiği görülmektedir. Bu kavramlar arasından özellikle sadaka, infak ve zekât gibi daha çok karşılıksız maddi destek vermeye ilişkin kavramların tercih edildiği ve bu kavramların da özellikle Ramazan aylarında hutbelerde konu edildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte kapitalist sistemin temel dinamikleri olan ve İslam dininde çok sert biçimde yasaklanan faiz gibi kavramlardan ise neredeyse hiç bahsedilmediği görülmektedir. Bu bağlamda çalışmamızın sonuç bölümünde ise ilgili hutbelerdeki eksiklikler belirtilerek çözüm önerileri sunulmuş ve ayrıca İslam iktisadının toplumda daha çok yaygınlık kazanmasının hutbeler yoluyla nasıl gerçekleştirilebileceğine değinilmiştir.

HutbeSöylem analiziİslam ekonomisi+2
Ali İhsan Er
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Karz-ı Hasen sandık uygulamaları: Nitel bir araştırma

Borç, tarihin her döneminde insanlar arası var olmuş bir ilişkidir. Borç ilişkisinin doğasında olan hiyerarşik yapı, borç verenlerin bu ilişkiden menfaat elde etmesine sebep olmaktadır. Günümüz finansal sisteminde faizli borç tam olarak bu menfaate karşılık gelmektedir. Çoğunlukla faize dayanan borç işlemleri bazı iktisadi ve toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Oysa İslam'da faiz yasaklanmıştır. İslami iktisat borç konusunda karz-ı haseni tavsiye etmektedir. Karz-ı hasen güzel bir borç anlamına gelmekte, fıkhi olarak misli bir malın aynı miktarda geri ödenmek üzere verilmesini ifade etmektedir. Karz-ı hasenin temel amacı Allah rızasını kazanmak ve borç alanın ihtiyacının giderilmesini sağlamaktır. Karz-ı hasen, kâr sağlayan bir işlem olmadığı için İslami finansta oldukça sınırlı bir alanda gerçekleştirilmektedir. Karz-ı hasen uygulamaları daha çok sivil toplum kuruluşları, İslami mikro finans kurumları ve yardımlaşma sandıkları üzerinden işlemektedir. Ayrıca karz-ı hasen, bireylerin yakın çevresiyle, güvendiği kişilerle gerçekleştirdiği bir işlem olabilirken, bireylerin grup olarak yaptıkları gün ve sandık uygulamaları da karz-ı hasen örnekleri arasında yer alır. Bu çalışmanın temel amacı resmi ve resmi olmayan karz-ı hasen sandıklarının kuruluş amaçlarını ve işleyiş süreçlerini ortaya koymaktır. Çalışmada üçü resmi ve dördü resmi olmayan yedi karz-ı hasen sandığı örneği ele alınmıştır. Bu örnekler hakkında derinlemesine bilgi edinmek amacıyla nitel araştırma yöntemi olan fenomonolojik yaklaşım tercih edilmiştir. Yaygın ve ortak deneyimlerden yola çıkarak karz-ı hasen sandığı fenomeninin anlaşılması ve yorumlanması amacıyla sandık yöneticileri ve üyeleriyle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Sandıklar kuruluş süreçleri, fon toplama yöntemleri, fon kullandırma kuralları ve sürdürülebilirlik önlemleri açısından değerlendirilmiştir. İncelediğimiz sandıkların hem uzun süreli tecrübeleri hem de başarılı ve özgünlükleri açısından İslami iktisat literatürüne önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Ekonomi tarihiFaizsiz finans kurumlarıKarz-ı hassen+3
Abdullah Talha Genç
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bankacılık sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkileri: Katılım bankacılığı ve konvansiyonel bankacılık üzerine bir inceleme

Bu çalışma bankacılık sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkisini katılım bankacılığı ve konvansiyonel bankacılık özelinde tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde bankacılık sistemi incelenmektedir. Bankacılığın teorik temeli, tarihsel gelişimi ve temel fonksiyonları açıklanacaktır. Bunun karşında kar – zarar ve faizsizlik esasına dayanan ve çalışmanın ana konusunu oluşturan Katılım Bankacılığı sistemi ikinci bölümde yakın plana alınmakta, bu sistemin dayandığı temel ilkeler, fon toplama ve kullandırma yöntemleri ve kendisini karşısında konumlandırdığı olgu olan faiz mefhumu incelenmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde bankacılığın büyüme ile olan ilişkilerine bakılarak, bu konuda yapılmış olan ampirik literatür özetlenmiştir. İktisat literatüründe sıkça tartışılan "finansal gelişme mi ekonomik büyümeye etki eder yoksa ekonomik büyüme mi finansal gelişmeyi tetikler?" sorularına cevaben ortaya konan Talep Takipli, Arz Öncüllü Hipotez ve çift yönlü nedensellik kavramlarına değinilmiştir. Bu bağlamda Katılım Bankacılığı ve geleneksel bankacılık sistemleri ile ilgili dünyada yapılmış çalışmalar incelenecek, varılan sonuçlar özetlenecek ve Türkiye'de bu bankacılık türlerinin ekonomik büyümeye ne gibi katkılar sunduğu yahut sunabileceği niteliksel olarak anlatılmaya çalışılacaktır. Aynı zamanda bu konuda yapılan diğer ampirik çalışmalara ait araştırma metodolojileri tablo yardımıyla tasnif edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise Türkiye'de Katılım Bankacılığının ve Konvansiyonel bankacılığın çeyrek dönemlik verileri ile özel sektöre kullandırdığı kredilerin iktisadi büyüme üzerindeki etkileri ekonometrik modellerle analiz edilmiştir. Çıkan sonuçlara göre politika önerileri üretilmiş ve yapılacak olan diğer çalışmalar için fikirler beyan edilmiştir. Anahtar Kelimeler: : Bankacılık Sistemi, Katılım Bankacılığı, Ekonomik Büyüme, Finansal Gelişme, ARDL

ARDL Sınır TestiBankacılık sektörüEkonomik büyüme+4
Murat Bozkurt
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım bankası çalışanlarının İslami finans hassasiyeti (Marmara bölgesi örneği)

Türkiye'deki tarihi 1970'li yıllara uzanan ve dönemin ekonomik sorunlarına bir çözüm arayışı olarak ortaya çıkan katılım bankacılığı, Dünya üzerinde biraz daha eski bir geçmişe sahiptir. Esasen İslam inancının gereği olarak faizden sakınan kişilerin borçlanma ihtiyaçlarını karşılamak ve bir yandan da bu kişilerin birikimlerini finansal sisteme dahil ederek bir büyüme sağlamak amacıyla ortaya çıkmış olan katılım bankacılığı, bugün konvansiyonel bankacılık sistemine alternatif olabilen bir yapı haline gelmiştir. Petrol gelirleri sayesinde doğu ve körfez ülkelerinin elinde biriken sermaye ile her geçen gün daha da güçlenen katılım bankacılığı bugün finansın kalbi sayılan Londra dahil dünya geneline yayılmış bir modeldir. Kimi bankalar ana iştirak konusu olarak katılım bankacılığı yaparken kimileri de pencere sistemi denilen hem konvansiyonel hem de İslami bankacılığı bir arada sunan uygulamalar ortaya koymaktadır. Üstelik İslami finansal sistem sadece katılım bankacılığı alanında değil, sigortacılık alanında Tekafül uygulaması ve bireysel emeklilik çözümleri ile de inancı gereği konvansiyonel sistemden uzak duranlara finansal çözümler sunmaktadır. Araştırmamızın çıkış noktası, bu finansal çözümleri sunan bankaların müşterileri ile temas ettikleri noktalarda adeta müşteriye dokunan elleri olan katılım bankası çalışanlarıdır. Zira tepe yönetim tarafından alınan kararlar ne kadar sağlıklı ve denetim mekanizmaları ne kadar sağlam olursa olsun işin içinde insanın olduğu organizasyonlarda her zaman çizginin dışına çıkılma ihtimali söz konusudur. İşte bu çalışmamızda, İslami hassasiyetlerle hareket etmek üzere kurulmuş olan katılım bankası çalışanlarının İslami finans hassasiyetlerini araştırmaya çalıştık. Araştırmamızın ana kütlesi katılım bankalarında çalışan tüm personeller olmakla birlikte tüm bu kitleye ulaşmanın mümkün olmayacağı gerçeğinden hareketle, ülkemiz ekonomisinin en canlı olduğu Marmara Bölgesi'nde bulunan katılım bankalarının çalışanları örnek kitle olarak seçilmiş ve personellerle yapılan anket çalışması neticesinde elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.

Faizsiz bankacılıkKatılım bankacılığıMarmara bölgesi+3
Cemil Balkanlı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Faizsiz finans uygulamalarının Türk vergi mevzuatı karşısındaki durumu; Sorunlar ve çözüm önerileri

Vergi yasalarında bulunan bazı düzenlemeler katılım bankaları tarafından kullanılan fon kullandırma yöntemleri ile çeliĢmektedir. Katılım bankaları hem vergi yasalarının bu düzenlemelerinden olumsuz etkilenmemek hem de iĢlem maliyetlerini azaltmak amacıyla fon kullandırma iĢlemlerini usul yönünden bu düzenlemelere uygun olacak Ģekilde yapmaktadır. Ancak bu durum katılım bankacılığının konvansiyonel bankaların faaliyetleri ile çok benzeĢtiği Ģeklinde eleĢtirilerin sebeplerinden birini teĢkil etmektedir. Bu çalıĢmada katılım bankalarının fon toplama ve fon kullandırma faaliyetlerinde kullandıkları araçlar ile katılım bankalarında açılan hesaplardan elde edilen kar paylarının vergilendirilmesine iliĢkin mevzuat düzenlemelerinin ortaya konulması, yaĢanan sorunlar ile ihtiyaç duyulan düzenlemelerin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri getirilmesi amaçlanmıĢ olup, katılım bankalarının fon toplama ve fon kullandırma yöntemleri ile bunların vergilendirilmesi ve katılma hesaplarından elde edilen kar paylarının vergi mevzuatı karĢısındaki durumu çalıĢmanın kapsamını teĢkil etmektedir. ÇalıĢma kapsamında vergi mevzuatı her düzeyde taranmıĢ, faizsiz finans alanı ile ilgili olanlar tespit edilmiĢtir. Katılım bankalarının fon kullandırma ve fon toplama yöntemleri ile katılma hesaplarından elde edilen kar payları vergi mevzuatında yer alan düzenlemeler bağlamında değerlendirilerek, sorunlu olduğu tespit edilen kısımlar aktarılmıĢ ve çözüm olabilecek öneriler getirilmiĢtir. Vergi mevzuatı ve mali idare birçok düzenlemede katılma hesaplarından elde edilen kar paylarını faiz; katılım bankaları tarafından fon kullandırma iĢlemlerinde yoğun olarak kullanılan murabahayı ise borç sözleĢmesi olarak değerlendirmekte, vergilendirmesini buna istinaden yapmaktadır. Bu çalıĢmanın odağında katılım bankacılığı faaliyetlerinin faiz temelinde iĢleyen konvansiyonel bankalardan farklı olduğu hususu yer almaktadır. Bu noktadan hareketle, rekabet eĢitliği de gözetilerek katılım bankacılığı faaliyetlerinin hem çalıĢma düzenine hem de faizsiz finans prensiplerine daha uygun olacağı değerlendirilen mevzuat değiĢikliklerine iliĢkin öneriler getirilmiĢtir.

Faizsiz bankacılıkFaizsiz finans kurumlarıKatılım bankacılığı+3
İlyas Ceyhan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Credit risk management: A comparative study between Islamic and conventional banks in Turkey

In this research, we aimed to identify variables determining credit risk in Islamic and conventional banks. A comparison between Islamic and Conventional Banks is highlighted. The researcher employed a panel data fixed effect model to analyze quarterly data belong to three Islamic Banks in Turkey for the period 2008 Q1 to 2017 Q4. While for conventional banks, previous studies conducted in Turkey are used to compare Islamic banks to conventional banks. Non-performing Loans (NPL) ratio was used as a proxy for credit risk. According to Empirical result, NPL in Islamic Banks is positively affected by Loan Loss Provision, and Proportion of Loans to Deposits, and negatively affected by Assets Size. While in conventional banks it is positively affected by Net Interest Margin, Loan Loss Provision, and Capital Adequacy Ratio and negatively affected by Proportion of Loan to Deposits, Proportion of Loans to Assts and SIZE. There were clear differences between both Islamic and Conventional banks related to all variables of study except Loan Loss Provision and Proportion of Loan to Assets ratios.

Participation bankingCredit riskCredits+2
Mohammed M.ı. Alkhawaja
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müşterilerin banka tercihlerini rasyonelleştirme gerekçeleri üzerine bir araştırma: Diyanet personeli örneği

Faiz, insanlar arasında adaletsizliğe sebep olması nedeniyle geçmişten günümüze tüm dinlerde yasaklanmıştır. İslamiyete göre alışveriş helal, faiz ise haramdır. Allah Kur'an-ı Kerim'de faizden sakınmayanların Allah'a ve Rasülüne(sav) savaş açtıklarını; ayrıca ahirette kabirlerinden şeytan çarpmış gibi kalkacaklarını haber vermektedir. Yapılan bazı çalışmalarda, temel görevi İslam dinini en iyi şekilde insanlara anlatmak olan Diyanet personelinin faiz hassasiyeti incelenmiştir. Faizin haram olduğunu bilmelerine rağmen diyanet personolinin bir kısmının faizli işlem yapmaktan kaçınmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda çalışmamız hassasiyet eksikliğinin gerekçelerini ortaya koymak üzerine kurgulanmıştır. Diyanet personelinin faiz konusunda hassasiyetinin beklenenden daha az bulunduğu verisinden yola çıkarak, bunun akli gerekçelerini ve rasyonalitesini ortaya koymak bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı Diyanet personelinin banka tercih nedenlerini rasyonalize etme gerekçelerini ortaya koymaktır. Literatür incelendiğinde diyanet porsonelinin banka tercih nedenlerin gerekçelerini inceleyen herhangi bir çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bu açıdan çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı belirtilebilir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde müşteri kavramından bahsedilmiştir. Müşterinin gruplanması anlatılmış ve müşteri memnuniyeti kavramı üzerinde durulup açıklanmıştır. İkinci bölümde müşterilerin banka tercihlerini etkileyen faktörler ele alınıp incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Sakarya'nın çeşitli ilçelerinden seçilen farklı görevlerdeki 35 Diyanet personeli ile öncelikle anket uygulaması, ardından derinlemesine mülakat yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde edilen veriler ışığında çalışmanın değerlendirmesi yapılıp gelecekte yapılacak çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

BankacılıkBankacılık sektörüBankalar+6
Yasemin Katırcı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin banka tercihine etkisi (Geleneksel bankalar ve katılım bankaları üzerine karşılaştırmalı bir analiz)

Günümüzde bireyler ürün ve hizmet satın alma tercihlerinde sadece bireysel faydaya değil toplumsal faydaya da dikkat etme eğilimindedirler. Değişen dünya ve tüketim alışkanlıklarıyla birlikte tüketiciler ürünü ve hizmetin kendisinden ziyade sağladığı değerleri de satın almaktadır. Bu sebeple tüketiciye sadece kaliteli ürün ve hizmet sunmak değil aynı zamanda değer yaratmak da önemli hale gelmiştir. Bunun yanı sıra çeşitli stratejilerle ya da yollarla farklılık yaratmak da rekabet avantajı sağlamak için zorunluluk haline gelmeye başlamıştır. İşletmelerin faaliyetlerini kurumsal sosyal sorumluluk bilinciyle yürütmesi farklılaşmak için önemli bir ölçüt haline gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, geleneksel bankalar ile katılım bankalarının tercih edilmesinde kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin etkisini incelemek, kurumsal sosyal sorumluluk algılarını karşılaştırarak anlamlı sonuçlar elde etmektir. Bu alandaki literatür çalışmaları incelendiğinde katılım bankası ve mevduat bankası karşılaştırması yapılmamış olduğu görülmektedir. Dört bölümden oluşan çalışmada, birinci bölümde kurumsal sosyal sorumluluk detaylı bir şekilde ortaya koyulmuştur. İkinci bölümde ise müşterilerin banka tercihlerini etkileyen faktörler incelenmiştir. Üçüncü bölümde Türk Ekonomi Bankası ve Kuveyt Türk Katılım Bankası hakkında genel bilgiler verilmiş olup, yapmış oldukları sosyal sorumluluk faaliyetlerine yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise anketörler İstanbul ili Bakırköy, Fatih, Kadıköy, Pendik ilçelerindeki Kuveyt Türk ve TEB banka şubelerine giderek yüz yüze anket tekniği ile banka müşterilerine anket uygulamışlardır. Ankete 451 banka müşterisi katılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizleri IBM SPSS 23.0 yazılımı aracılığıyla yürütülmüştür. Sonuç bölümünde analizler değerlendirilerek, bankalara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: KSS, Tercih, Katılım Bankaları, Mevduat Bankaları

BankalarKamu bankalarıKarşılaştırmalı analiz+4
Esma Boydak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of the determinants of capital adequacy ratio: The case of Islamic banks in the Gulf Cooperation Council (GCC)

Unquestionably, capital adequacy ratio (CAR) remains topmost priority for regulators due to its capability to measure bank soundness. CAR measures the capacity of regulatory capital to soak up unexpected financial losses during financial distress. Therefore, the study objective is to analyze the effect of Return on Assets (ROA), Return on Equity (ROE), Financing to Deposit Ratio (FDR), Operating Expense to Operating Income (OEOI), Log Total Assets (SIZE), Non-Performing Financing (NPF), Gross Domestic Product (GDP), and İnflation (INF) on the Capital Adequacy Ratios (CAR) of the whole GCC Islamic banks between 2013 and 2018. This study implements a statistical research design to run the analysis. The descriptive statistics summarizes that the overall bank performances is favorable except slightly weak operating efficiency. Similarly the economic indicators are also favorable. According to the correlation analysis, only FDR has direct relation with CAR while ROE, OEOI, SIZE, NPF, GDP, and INF have inverse relations with CAR. Lastly, the regression analysis demonstrates that CAR is strongly and directly influenced by OEOI and FDR, but strongly and inversely by SIZE. All the other variables are found to be insignificant. In the end, it is recommended that bank need to minimize operating expenditure to the lowest level possible to improve their efficiency, and to develop optimal financing policy considering the harmful effect of over-and-under-financing on the banks' liquidity position. Also, the banks are recommended to pursue growth with minimal acceptable risk and maximum overall performance.

Interest-free bankingThe Golf Cooperation CouncilCapital adequacy+2
Abdılatıf Mao Alı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nurettin Topçu'da iktisadi insan tasavvuru

Ekonomi biliminin temel kavramlarından biri homo economicustur. Alanın dayandığı insan anlayışını oluşturan bu kavramın özellikleri ise şunlardır; fayda ençoklaştırma, rasyonel olma ve metodolojik bireycilik. Homo economicus disiplinin tarihi gelişimi içerisinde önemli bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla ekonomi bilimi içerisindeki heterodoks okullar tarafından eleştiriye tabi tutulmuştur. Bu okullardan birisi de İslam ekonomisidir. Homo economicusun karşısına alternatif olarak homo islamicus konulmaktadır. Fakat ayrıntılı bir inceleme sonucunda görülecektir ki; homo islamicusun homo economicustan ciddi farklılıkları bulunmamaktadır. Homo economicusa yapılacak meydan okumanın ontolojik bir düzlem içerisinde gerçekleşmesi gerekmektedir. Nurettin Topçu anti-kapitalist duruşu nedeni ile bu konuda başvurulacak isim olarak belirlenmiştir. Çalışmanın temel kaynakları Topçu'nun eserleri olmuştur. İlk olarak yapılan Topçu'nun metinlerinde homo economicus kavramına yapılan doğrudan atıfları tespit etmek olmuştur. Sonrasında ise kavramın bileşenleri ayrı ayrı incelenmiştir. Homo economicus, Topçu tarafından kazanan insan olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca kamil insanın ortaya çıkışını engelleyen özellikler barındırması nedeni ile eleştirilmektedir. Ona göre, insanların fayda ençoklaştırma adına kararlar alması ahlaki değildir. Çünkü iyi ile kötü, haz ve fayda tarafından belirlenemez. Akıl ise hesap yapmaya indirgenemeyeceğinden rasyonel tutum da kabul edilmemektedir. Topçu birey meselesine önem vermesine rağmen, metodolojik bireyciliği uç noktalara gittiği için eleştirmiştir. Homo economicusun karşısına konulacak ideal insanın tespiti için Topçu'nun temel kavramları ele alınmıştır. Hareket-irade-isyan olarak belirlenen kavramların etrafında bir insan tiplemesi ortaya çıkarılmıştır. Entelektüel tarih yöntemi gereği bu kavramlar ele alınırken Topçu'nun düşünce dünyasına etki eden isimler de incelenmiştir. Hareket felsefesi ve vahdet-i vücud düşüncesi gerekli olan ontolojik zemini sunmaktadır. İsyan ahlakı ise aksiyolojinin ortaya çıkarılmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Homo İslamicusTopçu, Nurettinİktisadi adam+1
Muhammed Beşir Çalışkan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı vakıf hukukunda mukâtaa

Mukâtaa kavramı, Osmanlı toplumunda farklı anlamlarda kullanıldığı gibi vakıf hukukunda da farklı uygulamaları ifade etmek için kullanılmaktadır. Ancak bu çalışmada ele alınan mukâtaa, vakıf arsanın, üzerine hakk-ı karâr şartı ve mülkiyeti şahsına ait olmak kaydıyla bina yapmak veya ağaç dikmek isteyen kimseye kiralanmasını ifade eden bir tür uzun süreli kira akdidir. Bu akit sonucu yıllık olarak alınan kira bedeline mukâtaanın yanı sıra icâre-i zemîn veya mukâtaa-i zemîn de denilmektedir. Osmanlı döneminde mukâtaa olarak adlandırılan bu uygulamaya fıkıh kitaplarında ise hikr denilmektedir. Çalışmanın amacı fıkıh kitapları, fetva mecmuaları ve şer'iyye sicillerindeki bilgilerden hareketle mukâtaa akdinin, 16. ve 17. yüzyıl Osmanlı merî hukukundaki yerinin ve hukuki sonuçlarının ortaya konulmasıdır. Böylece Osmanlı vakıf hukukunda vakıf mülklerin kiralanması hususundaki önemli bir boşluğun doldurulması hedeflenmektedir. Çalışmada daha ziyade ziraate elverişli olmayan vakıf veya mîrî arazilerin birtakım şartlar çerçevesinde mukâtaa ile kiraya verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Böylece zaruret ve ihtiyaç saikıyla ortaya çıkan mukâtaa akdi, vakıflara atıl haldeki arsalarını değerlendirmek suretiyle hizmetlerini sürdürme imkânı sağlarken bir yandan da şehrin imarı noktasında önemli bir rol oynamıştır. Buna ilaveten mukâtaa akdi, vakıf arsa veya mülklerin kiralanması hususunda vakıflar açısından daha avantajlı olan icâreteyn uygulamasına zemin hazırlaması açısından da önem arz etmektedir. Mukâtaa akdi neticesinde kiracı, vakıf arsada ihdâs ettiği mülklerde kayd-ı hayat tasarruf hakkına sahip olur, mukâtaasını ödediği müddetçe mütevelli tasarrufuna müdahale edemez. Yine bu hak sebebiyle kiracı arsadaki mülklerinde satma, vakfetme, hibe etme, başkasına kiralama gibi tasarruflarda bulunabilir, vefat ettiğinde ise bu mülkler vârislerine intikal eder. Buna karşın mütevelli, ecr-i misil kirayı alma, mahlûl kalan arsayı yeniden kiraya verme, bazı durumlarda akdi feshetme, izinsiz tasarrufa mani olma, mukâtaalı mülkün satılması durumunda vakıf için bir miktar para alma, araziden çıkan madenleri alma gibi önemli haklara sahip olur.

Fetva mecmuasıMukataaOsmanlı hukuku+4
Muhammed Emin Durmuş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Murabaha'nın katılım bankalarının finansal gelişimi üzerine etkisi (Karşılaştırmalı bir analiz)

Murabaha kavramı genel olarak; banka ve müşterileri arasında, malın geliş fiyatına sonradan ekleme yapma üzerine kurulan sözleşmeler ile ilgilidir ve bugün katılım bankalarında "Satın Alma Emriyle Murabaha" şeklinde uygulanmaktadır. Murabaha; peşin olarak alım yapmak için yeterli parası olmayan ama bir ürün satın almak isteyen bir kişinin, katılım bankasına gitmesi ile başlamaktadır. Bu durumda banka, anlaşılan ürünü peşin olarak satın alır ve müşterisine daha yüksek ama vadeli bir fiyat üzerinden satar. Murabaha, ekonominin gelişimine, katılım bankasının finansal büyümesine, uygulama kolaylığına ve risklerin azaltılmasına katkıda bulunması nedeniyle uygulamadaki en önemli yöntemlerden birisidir. Murabahanın payının, katılım bankalarının toplam finansmanının yaklaşık %70'ını oluşturmakta olduğu gözlemlenmiştir. Bu araştırmada; katılım bankalarında uygulanan murabaha yöntemi ve bu yöntemin bankaların finansal gelişimi üzerindeki etkileri tartışılmıştır. Murabahanın etkisini ölçmek için katılım bankalarının yaklaşık olarak son on yıllık mali (finansal) tabloları kullanılmıştır. Aynı zamanda murabahanın Afrika, Asya ve Avrupa'daki katılım bankalarının finansal büyümesini artırmadaki rolüne odaklanılmıştır. Çalışmada, katılım bankalarının daha çok murabaha yöntemini tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bunun sebebi, murabahanın uygulama ve takibinin kolay olması, kârının sabit ve diğer yöntemlere kıyasla risklerinin az olmasıdır. Ayrıca murabaha, gerekli likiditenin sağlanmasına yardımcı olduğu için müşteriler tarafından da tercih edilmektedir. Murabaha ile ilgili en yaygın hatalar katılım bankalarının çalışanları tarafından yapılmaktadır. Çünkü banka personeli, İslami finansal işlemler konusunda yeterli deneyime sahip değildir ve katılım bankaları, bankacılık sektöründe İslami finansman formüllerinin nasıl uygulanacağı konusunda personele üst düzey eğitim kursları yeterince vermemektedirler.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal etki+4
Mohamed Ahmed Samireh
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Para politikasının Yemen'de banka kredilerine etkisi: 1995-2014 dönemi

Herhangi bir ülkenin bankacılık kanunu gereği, mevcut bankacılık sisteminin bir parçası olduğu için zorunlu olan konvansiyonel ve İslami bankalar ile merkez bankası arasında bir ilişki vardır. Bankaların faaliyetleri para politikasından etkilenir. Merkez bankasının devletin para otoritesi olarak temel amacı, fiyat istikrarını sağlamaktır. Aynı zamanda parasal otoritelerin konvansiyonel ve İslami bankalara uyguladığı para politikası, finansal kaynakları harekete geçirmek ve ülke ekonomisine hizmet eden verimli yatırımları finanse etmek için bu kaynakları çekerek onları kalkınma hizmetine sokmada büyük rol oynamaktadır. Genel olarak gelişmekte olan ülkeler ve özelikle Yemen kalkınma sürecinde fon kaynaklarının azlığı sorunu ile karşılaşmaktadır. Yemen'deki savaşın neden olduğu ekonomik kriz nedeniyle, çeşitli ekonomik dengesizliklerden ötürü tasarrufların kredilere dönüştürülmesinde yetersizlikler ortaya çıkmaktadır. Ekonomik istikrar sürecine hizmet etmek ve Yemen'de ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesine katkıda bulunmak için bankacılık sektörü harekete geçirilmelidir. Yemen ekonomisinin istikrarı ve ekonomik büyümenin sağlanması için kalkınma planlarını ve programlarını finanse edebilecek kaynaklar sağlanmalıdır. Bu çalışmada, banka kredileri ile seçilmiş bazı makroekonomik değişkenler arasındaki dinamik ilişkileri test etmek için kullanılan yöntemler sunulmuştur. Bu çalışma, banka kredisi ve bağımsız değişkenler arasındaki dinamik ilişkiler Johansen Koentegrasyon testi ve Granger nedensellik yöntemleri yardımıyla Ocak 2001- Ocak 2015 aylık veriler kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

Banka kredileriBirim kök testleriFaizsiz bankacılık+6
Eshraq Abdulazız Mohammed Ahmed Al-olofı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00