
30
Archived Theses
2
DOIs Assigned
7%
DOI Rate
Archived Theses
Antrene olmuş futbolcular ve sedanter kişilerde egzersiz sonrası toparlanma sürecinde kan laktat düzeylerine B vitaminlerinin etkisi
Kan laktat düzeyi anaerobik metabolizmanın bir göstergesidir. Birçok egzersizin başlangıcında solunum-dolaşım sistemi kasların oksijen ihtiyacını karşılayamadığı için kanda laktat artar. Oksijenin yetersiz kaldığı kısa süreli maksimal şiddetteki egzersizlerde, egzersiz sonrası ilk 5.dakikada kan laktat düzeyi 200 mg/dl'ye yükselebilir. Laktik asitin yüksek seviyelere ulaşması, kişide kas yorgunluğu ve metabolik asidoza yol açabilir.Enerji üretiminin normal düzeyde sürdürülebilmesi için B vitaminleri miktarının dokularda optimal düzeyde olması zorunludur. Ancak, egzersizde performansı ve dayanıklılığı arttırmak amacıyla diyete B vitaminleri ilave edilmesiyle ilgili çalışmalardan elde edilen sonuçlar çelişkilidir. B komleks vitaminlerinin egzersiz sonrası kan laktat düzeylerine etkisini kesin olarak belirtmek için bilgilerimiz henüz yeterli değildir. Bu nedenle yapmış olduğumuz çalışmada spor yapmayan erkek bireylere ve antrene olmuş futbolculara 15 gün oral olarak B kompleks vitaminleri uygulandı. Vitamin uygulamadan önce ve uygulandıktan sonra deneklerin kan laktat düzeyleri belirlendi ve kısa süreli egzersiz programı (koşu bandında 10 dakika süreli,10 km/saat ) uygulandı. Egzersiz öncesi ve hemen sonrası deneklerin kan laktat düzeyleri tekrar ölçüldü.Spor yapmayan genç erkekler ve antrene olmuş futbolculara 15 gün B kompleks vitaminleri uygulanması deneklerin kan laktat düzeylerinde önemli bir değişiklik oluşturmadı. Ancak, B kompleks vitaminleri uygulaması, hem spor yapmayanlarda hem de antrene olmuş genç futbolcularda egzersiz sonrası kan laktat düzeylerini kontrol değerlerine göre önemli ölçüde azaltı.Sonuç olarak bu çalışmamızdan elde edilen bulgular; B kompleks vitaminlerinin sedanter bireyler ve antrene olmuş futbolcularda egzersiz sonrası kan laktat düzeylerini önemli ölçüde azalttığını ve buna bağlı olarak toparlanma sürecini olumlu yönde etkileyebileceğini göstermektedir.
Atlı cirit sporcularının sosyal beceri düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Türkiye'deki atlı cirit sporcuların sosyal beceri düzeylerini incelemektir. Araştırmaya Türkiye'nin çeşitli illerinden 330 atlı cirit sporcusu katılmıştır. Atlı cirit sporcuların sosyal beceri düzeylerini ölçmek için 1986 yılında Riggio tarafından geliştirilen sosyal beceri envanteri kullanılmıştır. Kendini tanımlama türünden bir ölçme aracı olan ve 90 maddeden oluşan bu envanter 1993 yılında Galip Yüksel tarafından Türkçeye çevrilmiştir.Araştırmaya katılan atlı cirit sporcularına uygulanan kişisel bilgi formu ve SBE'den elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve analizinde; ölçeğin 6 alt boyutu ve toplam puanları için tanımlayıcı istatistikler kapsamında yer alan puanların aritmetik ortalamaları, minimum ve maksimum puanlar, standart sapma değerleri ve ranj değerleri hesaplanmıştır. Çalışmada kişisel bilgi forumunda yer alan sporcuların yaş, eğitim durumu, refah seviyesi ve medeni hallerinin sosyal beceri düzeylerine yönelik puanlarının birbirinden anlamlı derecede farklı olup olmadığını belirlemek için bağımsız guruplar T testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Çalışmanın sonucunda araştırmaya katılan atlı cirit sporcularının hem sosyal beceri düzeylerinin genelinde, hem de alt boyutlarında orta düzeyde sosyal beceriye sahip oldukları görülmektedir. Ayrıca atlı cirit sporcularından bekâr olanların evli olanlara göre, 21 yaş altı ve 42 yaş üzeri olanların diğer yaş aralıklarında bulunanlara göre, Eğitim düzeyi lisansüstü olanların ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre, İyi ve Çok iyi refah seviyesine sahip olanların, çok kötü ve kötü refah seviyesine sahip olanlara göre sosyal beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna da varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Atlı Cirit, Sosyal Beceri, Geleneksel Sporlar
Spor merkezlerine devam eden bireylerin spordan ve spor merkezlerinden beklentilerinin karşılanma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı; spora aktif olarak devam eden ve sporu boş zaman aktivitesi olarak değerlendiren bireylerin, spordan ve spor merkezlerinden beklentilerinin karşılanma düzeylerinin belirlenmesi idi.Bu amaçla yaşları 18-60 arasında değişen 870 kadın ve 1130 erkek olmak üzere toplam 2000 deneğe beklenti düzeyi belirleme anketi uygulanmıştır. Anket toplam 18 sorudan oluşmaktadır. Anket için 5'li Likert Ölçeği kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki anlamlı farklılığın araştırılmasında t-test ve ANOVA testi kullanıldı.Bulgular göstermiştir ki, kadınların beklentilerinin karşılanma düzeyleri erkeklere oranla daha düşüktür (t=-10,127; p<0,05). Diğer taraftan 50 yaşın üzerinde olan bireylerin daha genç yaşta olan bireylere oranla, spordan ve spor merkezlerinden beklentilerinin gerçekleşme düzeyleri azalmaktadır (f=9,49; p<0,05). Ayrıca spor yaşı arttıkça, bireylerin spordan ve spor merkezlerinden beklentilerinin karşılanma düzeyleri artmaktadır (f=127,701; p<0,05).
Yüzme sporuna katılımda ailenin etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Ana-babaların çocuklarını yüzme spor okullarına gönderme nedenleri ve karşılaştıkları problemleri belirlemektir. Araştırma grubunu; 2009 yılında Trabzon'da yüzme takımlarının yaz okullarına katılan 6-18 yaş grubu öğrencilerin velileri (ana-baba) oluşturmaktadır. Araştırmaya 267 bayan (anne) ve 250 erkek (baba) toplam 517 ana-baba katılmıştır.Araştırmada; mevcut durumu ortaya çıkarmayı amaçlayan, betimsel ve taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. veri toplama amacıyla anket uygulanmıştır. Bu çalışmada 620 adet anket formu dağıtılmış 517 tanesi geri dönmüştür.Araştırmacı tarafından toplanan anket formları kontrol edilerek eksik veya yanlış doldurulanlar araştırma dışında tutulmuştur. Daha sonra toplanan anketlerin geçerli ve kabul edilebilir nitelikte olanları, SPSS 16.0 paket programında değerlendirilmek üzere kodlanarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır.Araştırmada verilerin değerlendirilmesinde istatistikî yöntem olarak; frekans, yüzde dağılımları; parametrik olmayan istatistiklerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p= 0,05 olarak alınmıştır.Araştırmada bağımlı değişkenler olarak KPA ifade puanları, bağımsız değişkenler olarak da ?Kişisel Bilgi Formu?ndaki demografik veriler kullanılmıştır.Anket sonuçlarına göre; ana-babanın eğitim ve gelir düzeyinin, spora yönlendirme üzerinde etkili olduğu, ailelerin spor yapması ya da spora ilgi duymasının çocuklar üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Spor tesisinin temizlik ve bakımının yetersizliğinin aileleri ve öğrencileri spordan uzaklaştırdığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Aile, yüzme, görüş, ölçek (anket)
Futbolda dönüşlü koşuların anaerobik eşik değeri üzerindeki etkisinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı, futbolda dönüşlü koşuların AE değeri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. MKE Kırıkkalespor U-18 takımından 25 genç erkek futbolcu (yaş: 16.5 ± 0.5 yıl, spor yaşı. 9.3 ± 1.5 yıl, boy: 178.5 ± 6.0 cm., vücut ağırlığı: 66.7 ± 5.5 kg.) 1 hafta ara ile Conconi testi (CT) ve dönüşlü koşulardan oluşan Conconi testine (DCT) girmişlerdir. Her iki test protokolünün başlangıç hızı 10 km./sa. olarak ayarlanmış, her 200 metrede koşu hızı 0.5 km./sa. arttırılmış ve test denek tükenene kadar sürdürülmüştür. Testler sırasında KAH her 100 metrede kaydedilmiştir. Elde edilen KAH cevapları koşu hızı-KAH grafiğine aktarılmıştır. Koşu hızı-KAH grafiğinden KAH sapma noktası Conconi yöntemine göre bulunarak AEKAH olarak, sapma noktasındaki koşu hızı ise AEV olarak tespit edilmiştir. Ayrıca testlerdeki ORTKAH, MAXKAH ve kat edilen mesafe değerleri bulunmuştur. Her iki test değerleri arasında ilişki tespit edilirken (p < 0.05), ORTKAH ve MAXKAH değerleri haricinde CT değerlerinin DCT değerlerinden yüksek olduğu bulunmuştur (p < 0.05). ORTKAH ve MAXKAH değerleri açısından her iki test arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, dönüşlü koşuların AE değerinde farklılık meydana getirdiğini ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Anaerobik Eşik, Conconi Testi, Dayanıklılık, Kalp Atım Hızı, Laktat
Bir rekreasyon faaliyeti olarak basketbol maçlarına katılımı etkileyen faktörler (BEKO basketbol ligi Antalya örneği)
İş ve yaşamla ilgili zorunluluk ve görevler yerine getirildikten sonra kalan ve bireylerin özgürce kullanım hakkına sahip oldukları boş zaman, topluma rahatlama, eğlenme ve kişilik geliştirme olarak yansımaktadır. Son yıllarda hızla artan teknolojik gelişmelerin en önemli yararlarından birisi de iş başında harcanan zamana göre boş zamanın % 25 artmasıdır.Boş zamanın insan hayatına bu kadar büyük oranlarda artmış olması, insanların bu zamanlarını değerlendirmek , kendi gelişimlerini sağlamak için rekreatif etkinler programlamaya başlamıştır .Rekreatif etkinlikler aktif ya da pasif, tek başına ya da grupla, genç-yaşlı, erkek-kadın, kapalı veya açık alanlarda herhangi bir zamanda yapılabilecek etkinlikler olduğundan dolayı insanların dinlenme, eğlenme ve gelişmelerini sağlayan ve kapsam alanı sınırsız her bireye her zaman ve her yerde hitap edebilecek etkinliklerdir. Böylece, etkinliklere katılım yoluyla bireyler kendilerini ifade edebilme, gizli güçlerini ortaya çıkarma ve geliştirme, yaratıcılığını artırma ve beden ve ruh sağlığını koruma imkânına sahip olur. Bu sebeplerden dolayı boş zamanları değerlendirebilecekleri programlar ortaya koymak ülkemiz açsından da bir zorunluluktur.Boş zamanlarını spor karşılaşmalarını izleyerek rekratif bir etkinlikle geçiren bireylerin o spor karşılaşmasında sunulan hizmetin algılanmasını sağlamak için , spor kulüplerinin , seyircilerin beklediği ve arzuladığı hizmeti sunmak gibi sorumlulukları,tezde vurgulanmıştır.Ülkemizde basketbola artan ilgi;beyaz gölge dizisinin ülkemizde yayınlanması ve daha sonra balkan şampiyonasında alınan şampiyonluk ile başlamış ve daha ileriki yıllarda Efes pilsen spor kulübünün Avrupa da Koraç kupası finali oynaması, daha sonra 1996 yılında Koraç kupasını ülkemize getirmesi 2000 yılında oynamış oldukları Final Four ve 2002 Avrupa şampiyonasının ülkemizde düzenlenmesi bu turnuvada aldığımız Avrupa ikinciliği ile beraber basketbolcularımızın dünyanın en önemli organizasyonlarından NBA de ve Avrupa da oynuyor olması ve en son olarak 2010 Dünya basketbol şampiyonasının yine ülkemizde düzenlenecek olması basketbolun popülaritesini arttırmıştır.Basketbol ülkemizde futboldan sonra en çok seyirciye sahip branş olarak karşımıza çıkmaktadır. Federasyonların, kulüplerin ve sponsorların basketbola artan bu izleyici kitlesinin ilgisinin kaybolmaması için basketbol müsabakalarına izleyici kitlesini kaybetmemek ve bu sayıyı fazlalaştırmak için öneriler sunulmuştur.
Kick Boks Federasyonu'nun idari ve mali yapısının incelenmesi
Tezimizde Türkiye Kick Boks Federasyonu, idari ve mali açıdan incelenmiştir. Ayrıca okuyucuya Kick Boksla ilgili genel bilgiler verilmiştir.Çalışmamızın birinci, ikinci ve üçüncü bölümlerinde, okuyucunun Kick Boks ve alt branşları hakkında görüş sahibi olmasını sağlayacak genel bilgiler, tarihsel gelişim ve Kick Boksun tanıtımı ile yaygınlaştırılması açısından yapılan etkinlikler ve sayısal bilgiler verilmiştir. Ayrıca, Türkiye Kick Boks Federasyonu'nun bağlı olduğu uluslararası kuruluş olan WAKO hakkında kısa bir bilgilendirme yapılmış ve yabancı ülke örneğine yer verilmiştir.Tezimizin dördüncü bölümünde, Türkiye Kick Boks Federasyonu'nun idari yapısı incelenmiştir. Çalışmamızın beşinci bölümde ise, federasyon bütçesi ile gelir ve giderlerinin konu edildiği mali yapı hakkında bilgi verilmiştir. Federasyonun ekonomik açıdan daha güçlü olabilmesi için yapılan ve yapılabilecek olan çalışmalar üzerinde durulmuştur.Sonuç bölümünde, Kick Boksun tanıtımı ve yaygınlaştırılması çalışmaları ile Türkiye Kick Boks Federasyonu'nun idari ve mali yapısındaki aksaklıklar ve çözüm önerileri sunulmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlığı ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişki
Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlık düzeyleri ile beden eğitimi dersi mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma verileri, nicel araştırma yöntemi olan ilişkisel tarama modeliyle elde edilmiştir. Araştırmanın evreni, 2025-2026 eğitim öğretim döneminde Ankara ili Pursaklar ilçesinde bulunan Turgut Özal Ortaokulunda eğitim gören (n=252) kız ve (n=248) erkek olmak üzere toplamda 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ile Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği ve Beden Eğitimi Dersi Mutluluk Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 27 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programında betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi, regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi yatkınlık ile mutluluk düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki saptanmıştır. Beden eğitimi dersine yönelik ilgi, değer ve öz yeterlik düzeyi yüksek olan öğrencilerin beden eğitimi dersi mutluluk düzeylerinin de yüksek olduğu görülmüştür. Lisanslı spor yapan ve okul spor takımında yer alan öğrencilerin yatkınlık ve mutluluk düzeyleri diğer öğrencilere göre yüksek olurken, sınıf düzeyi yükseldikçe yatkınlık ve mutluluk değerlerinde düşüş olduğu gözlemlenmiştir. Diğer demografik özelliklerin ise yatkınlık ve mutluluk düzeyleri üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Sonuç olarak beden eğitimi dersine yatkınlığın artırılmasının, öğrencilerin ders mutluluğu üzerinde etkili olduğu değerlendirilmektedir. Buna göre beden eğitimi derslerinin öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak planlanması önerilmektedir.
Sakarya Üniversitesindeki akademik ve idari personelinin vücut kompozisyonu ve rekreatif tercihlerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Sakarya üniversitesinde çalışan Akademik ve idari personelinvücut kompozisyonu ve rekreatif (boş zamanlarını değerlendirme) tercihlerininaraştırılmasıdır. Bu çalışmada vücut analizi için `'Body Composition Monitor'' aletive rekreatif tercihleri için geçerlilik ve güvenirlik testi yapılmış anket uygulamasıyapılmıştır. Vücut analizi ve uygulanan anket verilerinin çözümlenebilmesi içinbilgisayar ortamında SSPS paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın problemi vealt problemleri dikkate alınmak sureti ile `' betimsel istatistik teknikleri''nin yanındaChi-Square Tests ( Ki-Kare) testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel çözümlemelerdeanlamlılık düzeyi p=<0,05 olarak kabul edilmiştir.Anket sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesiyle anlamlı olarak tespitedilen ilişkiler ortaya çıkmıştır. Rekratif etkinliklere katılamama ve spora vakitayıramama nedenleri olarak özellikle anket katılımcılarının çalıştıkları kurumdanbeklenti içinde oldukları görülmüştür. Akademisyenler ders ve eğitim öğretimfaaliyetlerine ayırmak durumunda kaldıkları yoğun vakit, idari personel ise iş dışındadaha çok ailelerine vakit ayırmalarını önemli sebepler olarak ortaya koymuşlardır.Özel tesislerde katılacak rekreatif etkinlikler ve yapılacak sporun ekonomik etkisi deönemli bir nokta olarak açığa çıkmıştır. Genel itibariyle Üniversite personelikurumdan kendilerine yönelik faaliyetler yapmasını, tesisler kurmasınıbeklemektedirler. Ayrıca bir çok konuda bilgi eksikliğinin olduğu da saptanmıştır.Geçmiş çalışmalarla yapılan karşılaştırmalar ve elde edilen sonuçlar ışığındaönerilerde bulunulmuştur.
Sportif faaliyet alanı olarak Türk halk oyunlarında kullanılan terimler
Terim, belli bir sanat veya meslek dalıyla ilgili özel ve belirli kavram demektir. Spor Terimleri de bu açıklama ışığında değerlendirilebilir. Türk Halk Oyunları ve Sporun bilimsel temellere oturması için terimlere ihtiyaç vardır. Günümüzde sosyal hayat ve spor insan hayatının vazgeçilmez olgusu olmuştur. Bilinçli bir spor kültürü için spor terimlerinin doğru olarak bilinmesine ihtiyaç vardır. Terim bilgileri bunların hem kullanılmasında hem de uygulanmasında gereklidir. Çalışmada bu amaçlar göz önünde tutulmuştur. Ayrıca güncel ve doğru bir bilgi Kaynağı oluşturulmasına çalışılmıştır. Terimler branşlara göre farklı adlara ayrılmıştır. Bizim için geleneksel niteliği olan spor dallarında Türkçe terim sayısı fazla iken geçmişi bizim açımızdan kısa olan ve geneli takım oyunu olan spor dallarında yabancı dil kökenli terim sayısı fazla gözükmektedir. Bazı kelimelerin terim statüsünde kullanımından doğan anlam farklılıkları da vardır. Bu durumda; A- Sportif faaliyet alanı olarak Türk Halk Oyunlarında ne kadar terim vardır ve terimlerindeki anlamlar nelerdir? B-Türk Halk Oyunları ve spor terimleri ne kadar kendini güncellemiştir? Soruları aydınlatılmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda bazı spor dallarında durağan ve kısıtlı terim varlığı gözlemlenmiştir. Bazılarında ise yeni terim üretiminin devamı ve dinamikliği tespit edilmiştir. Türk Halk Oyunları ve Spor terimleri bilinçli bir kültürün ayrılmaz bir parçasıdır. Türkçenin de önemli bir müdahale alanı olarak göze çarpmaktadır. Çalışmanın bir başvuru kaynağı ve pratik kullanım yönünün var olduğu söylenebilir.