Karadeniz Technical University
Institute

Institute of Educational Sciences

Karadeniz Technical University

218

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Spor lisesi ile diğer liselerde öğrenim gören öğrencilerin bazı motorik özelliklerin karşılaştırılması: Trabzon ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Trabzon'da, Spor Lisesi ile diğer liselerde öğrenim gören öğrencilerin bazı motorik özelliklerinin karşılaştırılarak öğrenciler arasında farklılaşma olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Trabzon Spor Lisesi, Trabzon Fen Lisesi, Trabzon Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi ve Akçaabat Çok Programlı Anadolu Lisesi'nde son sınıfta öğrenim gören 129 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin temel motorik özelliklerini belirlemek amacıyla veri toplama aracı olarak "kişisel bilgi formu" nun yanında boy uzunluğu, vücut ağırlığı, el reaksiyon, esneklik (otur-uzan), dikey sıçrama, durarak uzun atlama (yatay sıçrama), şınav, mekik, denge, 20 m sürat ve dayanıklılık (yo-yo test) motor testleri uygulanmış ve veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilere öncelikli olarak Saphiro-Wilks normallik testi uygulandı. Normal dağılıma sahip veriler için α= 0.05 önemlilik düzeyinde bağımsız iki grup için t-testi (independent sample t-test), normal bir dağılıma sahip olmayan veriler için ise eş değer non parametrik test olan Mann Whitney U testi uygulandı. Araştırma sonuçları spor lisesi öğrencilerinin; el reaksiyon (p<0.05), esneklik (p<0.05), dikey sıçrama (p<0.05), durarak uzun atlama (p<0.05), şınav (p<0.05), mekik (p<0.05), 20 m sürat koşusu (p<0.05) ve dayanıklılık (p<0.05) dereceleri diğer lise öğrencilerinin derecelerinden anlamlı bir şekilde daha iyi olduğunu gösterdi. Spor Lisesi ile diğer liselerdeki öğrencilerin denge testi dereceleri arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmadı (p>0.05). Bu sonuçlara göre spor lisesi öğrencilerinin motor özelliklerinin diğer lise öğrencilerinden daha iyi durumda olduğunu, bu farkın lisede aldıkları eğitimden ziyade sporcuların spor lisesine yönelmelerinden kaynaklandığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Spor Lisesi, Motor Testler

Beden eğitimiLise öğrencileriMotorik özellikler+5
Ubeyde Kılıçaslan
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
10
DoctorateOpen AccessTR

Güneş sistemi ve ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesi için bilişsel yük kuramı ilkelerine göre geliştirilen teknoloji destekli rehber materyallerin etkililiğinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı; ilköğretim 7. sınıf "Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesi için Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen teknoloji destekli rehber materyaller ile yapılan öğretimin, öğrencilerin akademik başarılarına, bilişsel yüklenmelerine ve öğretimin verimliliğine etkilerini incelemektir. Çalışmada yarı deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Asıl uygulama Ordu İli Ünye İlçesinde bulunan Anafarta İlköğretim Okulu'nun iki farklı şubesinde bulunan toplam 67 ilköğretim yedinci sınıf öğrencisi ve bir fen ve teknoloji öğretmeni ile birlikte yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Başarı Testi, Hatırlama Testleri, Bilişsel Yük Ölçekleri ve Öğrenci Görüş Anketi kullanılmıştır. Başarı Testi hem grupların denkliğini belirlemek amacıyla ön test, hem de uygulamadan sonra son test olarak kullanılmıştır. Hatırlama Testleri ve Bilişsel Yük Ölçekleri her oturumda uygulanmıştır. Bunun yanında öğrenci görüş anketi, deney grubundaki öğrencilerin hem öğretim yazılımı hem de öğretim tasarımı hakkındaki görüşlerini belirlemede yararlanılmıştır. Nicel veriler; bağımsız t-testi, Mann-Whitney U testi, ANOVA, Kruskal-Wallis H testi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, deney ve kontrol grubundaki uzman ve uzman olmayan öğrenciler arasındaki karşılaştırmada Bonferroni ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen rehber materyaller hakkındaki Öğrenci Görüş Anketi analizi ise betimleyici istatistik ile yapılmıştır. Deney grubunda uygulanan rehber materyallerin kontrol grubunda uygulanan mevcut öğretim materyali ile kıyaslandığında öğrencilerin akademik başarılarını artırmada anlamlı derecede etkili olduğu tespit edilmiştir (t(65) = -4,688; p<0.05). Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen animasyonlar ile zenginleştirilmiş öğrenme ortamlarının öğrencilerin süreçte eğlenerek kalıcı ve anlamlı öğrenmelerine katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada, deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere göre bilişsel olarak daha düşük yüklenmeleri sonucunda daha etkili öğrenme sağladıkları sonucuna varılmıştır. Çalışma yapılan önerilerle tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler:Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi, Bilişsel Yük Kuramı, Bilişsel Yük, Öğretim Verimliliği, Animasyon

Bilişsel yüklenmeCanlandırmaFen bilgisi öğretimi+7
Erdem Kaya
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim geometri dersi öğretim programının öngördüğü değişimin uygulamadaki yansımaları

Türkiye'de bir ihtiyaç olarak ortaya çıkan ortaöğretim geometri dersi öğretim programı (GDÖP) geliştirme çalışmaları 2009-2010 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. 2010 yılında dokuzuncu sınıftan başlamak üzere kademeli olarak uygulanmaya başlanan bu program öğrenme çıktılarına bağlı olarak daha değerlendirilmeden öğrenci, öğretmen ve velilerden gelen yoğun eleştiri ve direnme nedeniyle kısa sürede yeniden ele alınarak revize edilmeye başlanmıştır. Bu araştırmada ise ileride yapılacak benzer öğretim programı geliştirme çalışmalarına ışık tutacağı için kısa ömürlü olan bu iddialı öğretim programını psikolojik, sosyolojik ve pedagojik boyutlardan derinlemesine incelemek amaçlanmaktadır. Bu araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yıllarında Trabzon ilinde yer alan 4 Anadolu Lisesi'nde görev yapan 7 matematik öğretmeni, 2009-2010 yılında kademeli olarak yürürlüğe koyulan GDÖP program geliştirme sürecinde yer alan 3 akademisyen ve GDÖP revizyon sürecinde yer alan 2 akademisyen ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler yapılandırılmamış mülakatlar, ayaküstü mülakatlar, yapılandırılmamış gözlemler ve dokümanlar aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular GDÖP' e Yansıtılan Değişim, Ders Kitaplarına Yansıtılan Değişim, GDÖP ile İlişkili Beklentiler /Felsefeler/ İnançlar, Değişim Hakkındaki Görüşler, Değişimi Kabullenme Durumları ve Değişim Uygulamaları olmak üzere dört kategori altında sunulmuştur. Araştırmanın sonucunda program yazarları ile öğretmenlerin sahip oldukları felsefe ve inançların genelde birbiriyle paralellik göstermediği, GDÖP' nin program geliştirenlerin ve öğretmenlerin GDÖP' ten beklentilerini genelde karşıladığı, program geliştirenlerin değişime direnme nedenleri ile öğretmenler ve yeni program geliştirenlerin değişime direnme nedenlerinin örtüşmediği fakat öğretmenler ile yeni program geliştirenlerin değişime direnme nedenlerinin örtüştüğü belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarında değişime karşı dirençli davrandıkları görülmüştür. Öğretim programları geliştirme sürecinde, yaşanması muhtemel değişimler konusunda öğretmenlerin görüşleri alınarak, onların görüşleri doğrultusunda içeriğe ve yöntemlere şekil verilmesi şeklinde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Geometri Dersi Öğretim Programı, Değişim, Değişim Uygulamaları.

DeğişimGeometriMatematik+4
Elif Akşan
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı lisans programlarında okuyan öğrencilerin istatistik okuryazarlığının incelenmesi

İstatistik okuryazarlığı istatistiğe özgü terminoloji ve dilin bilinmesini, eleştirel yaklaşım sergilenmesini, istatistiksel sürecin deneyim kazanılmasını ve farklı bağlamlar üzerinden yorum yapılmasını gerektiren önemli bir yeterlilik olarak karşımıza çıkmaktadır. İlköğretimden lisans düzeyine kadar öğretimin her kademesinde istatistik okuryazarlığı bireylerde geliştirilmesi gereken bir yeterlilik olarak görülmektedir. Bu çalışma ile farklı lisans programlarında okuyan öğrencilerin istatistik okuryazarlığı düzeylerinin belirlenmesi, istatistik derslerini içerik, yöntem, yaklaşım ve uygulamalar bağlamında karşılaştırarak öğrencilerin istatistik okuryazarlığı düzeyleri ile ilgili genel bir resim sunulması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi 7 farklı fakültenin 9 programında (Çalışma ekonomisi ve endüstriyel ilişkiler, jeoloji mühendisliği, İlköğretim matematik öğretmenliği, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, ortaöğretim matematik öğretmenliği-fen edebiyat matematik, biyoloji, şehir bölge ve planlama, genel tıp, orman endüstri mühendisliği) istatistik derslerine giren öğretim elemanları ve öğrencileri oluşturmaktadır. Öğretim elemanlarının yaklaşım, yöntem ve uygulamalarının istatistik okuryazarlığına katkısını ortaya koymak için literatürden istatistik okuryazarlığı bileşenleri doğrultusunda (istatistiksel süreç, muhakeme, temel kavramların bilinmesi ve bağlam) istatistik okuryazarlığı göstergeleri belirlenerek istatistik okuryazarlığı uygulamalarına yönelik bir gözlem formu geliştirilmiştir. İstatistik dersleri gözlemlerine ilişkin veriler istatistik okuryazarlığı göstergeleri doğrultusunda kodlanmış, nitel ve nicel yaklaşımlar kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin istatistik okuryazarlığını belirlemek için programlarda yürütülen ortak ders içerikleri ve literatür doğrultusunda istatistik okuryazarlığı testi geliştirilmiştir. İstatistik okuryazarlığı testinin geçerlik-güvenilirlik çalışmaları ve teste ilişkin verilerin analizi için Rasch modelinden yararlanılmıştır. Araştırmaya ait bulgular, istatistik derslerinde kullanılan yaklaşım, yöntem ve sınıf içi uygulamaların öğrencilerin istatistik okuryazarlığı üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Derslerde bu sonuç en çok muhakeme ve bağlam en az ise temel kavramların bilinmesi ve istatistiksel süreç bileşenlerine yönelik uygulamalarda ortaya çıkmıştır. Ayrıca bulgular öğrencilerin istatistik okuryazarlığında matematik alt yapısı, öğrencinin istatistik bilgisi, matematiksel düşünme düzeyleri ve becerileri, üniversiteye giriş puanları gibi faktörlerinin de etkili olduğunu ortaya koymuştur. İstatistik derslerinde istatistik okuryazarlığı göstergelerinin frekans ilişkin dağılımının programlarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte istatistik okuryazarlığı için anahtar rol üstlenen göstergeler tespit edilmiştir. Bazı göstergelerin istatistik okuryazarlığı için belirleyici olmadığı veya farklı göstergeler içerisinde yer alabileceği belirlenmiştir. İstatistik okuryazarlığı testinin öğrencilere zor geldiği ve istatistik okuryazarlığı davranışlarını beklenen yönde sergileyemedikleri görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin istatistik okuryazarlığı düzeyleri açısından programlar arasında görülen farklılaşmaların istatistiksel olarak da anlamlı olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında, istatistik derslerinde ve istatistik ile ilgili uygulamalarda anahtar göstergelere odaklanılması ve bu sayede istatistik okuryazarı bireyler yetiştirilmesine katkıda bulunulması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: İstatistik Okuryazarlığı, İstatistik Okuryazarlığı Göstergeleri, Lisans Öğrencilerinin İstatistik Okuryazarlığı, Karşılaştırmalı Çalışma

Üniversite öğrencileriİstatistikİstatistiksel okuryazarlık
Zeynep Medine Özmen
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile fonksiyonel olmayan tutumları, depresyon düzeyleri ve benlik-saygıları arasındaki ilişki

Üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarını belirleyen pek çok olası neden bulunmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile fonksiyonel olmayan tutumları, depresyon düzeyleri ve benlik-saygıları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Çalışmada ayrıca; cinsiyet, öğrenim görülen fakülte, günlük internet kullanım süresi, anne baba eğitim düzeyi gibi değişkenler ile akademik erteleme davranışı arasındaki ilişkiler de araştırılmıştır. Araştırma grubu, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde okuyan 615 kız, 242 erkek olmak üzere 857 öğrenciden oluşmaktadır. 5 öğrenci ise cinsiyete dayalı bir bildirimde bulunmamıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, Çakıcı (2003) tarafından geliştirilen ''Akademik Erteleme Ölçeği'', Weismen ve Beck (1978) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlaması Hisli Şahin tarafından yapılan Fonksiyonel Olmayan Tutumlar Ölçeği (FOTÖ), Beck tarafından geliştirilen Türkçe'ye uyarlaması Hisli (1989) tarafından geliştirilen Beck Depresyon Envanteri, Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen Türkçe'ye uyarlaması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan Benlik-Saygısı Envanteri kullanılmıştır. Öğrencilerin demografik özellikleri ile ilgili bilgileri elde etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.00 programı kullanılmış olup, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Tekniği, çoklu doğrusal regresyon analizi tekniği, bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile fonksiyonel olmayan tutumları ve depresyon düzeyleri arasında pozitif yönde; benlik-saygıları ile negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Fonksiyonel olmayan tutumların, depresyon düzeyinin akademik erteleme davranışını yordadığı, benlik-saygısının ise akademik ertelemeyi yordamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, akademik erteleme davranışının öğrenim görülen fakülteye, günlük internet kullanım süresine göre anlamlı bir fark gösterdiği; cinsiyete ve anne-baba eğitim düzeyine göre farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçlarının bir kısmı literatür bulguları ile paralel bir bölümü farklı çıkmıştır. Sonuçlar literatür bulgularıyla tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akademik Erteleme, Fonksiyonel Olmayan Tutumlar, Depresyon, Benlik-Saygısı.

Akademik ertelemeBenlik saygısıDepresyon+5
Özge Kınık
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Analitik, sentetik ve vektörel yaklaşımların birlikte kullanılmasına dayalı olarak tasarlanan öğrenme ortamının değerlendirilmesi

Geometri eğitiminin amaçları arasında bulunan, öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirme sürecinde kullanılan geometri problemlerinin, çeşitli yollarla ele alınabileceği kabul edilmektedir. Bu, problemlerin çözümleri analitik düzlem ve vektörler kullanılarak yapılabileceği gibi Euclid geometrisi kullanılarak da yapılabilir. Bu durum geometride farklı yaklaşımların kullanılabileceğini göstermektedir. Bu çalışma kapsamında, ortaöğretim matematik öğretmenliği programında yer alan ve sentetik geometri odaklı yürütülen geometri dersi analitik yaklaşım, sentetik yaklaşım ve vektörel yaklaşımın bir arada kullanılmasına dayalı olarak tasarlanmış ve tasarlanan geometri dersinin ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının problem çözme süreçleri üzerinde nasıl farklılıklar oluşturduğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda yarı deneysel olarak tasarlanan bu çalışma 20 deney grubu ve 21 kontrol grubu matematik öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Deney grubunda bulunan öğretmen adaylarına farklı yaklaşımlara göre tasarlanan geometri derslerinde deneyim kazandırılırken, kontrol grubu öğretmen adayları sentetik yaklaşım temelli geometri dersine dahil olmuşlardır. 10 hafta süren uygulama öncesinde ve sonrasında öğretmen adaylarına geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan farklı yaklaşımları kullanma testi ve yaklaşım tercihlerini belirleme testi uygulanmıştır. Bu testler, çalışma kapsamında adapte edilen puanlama anahtarı aracılığı ile değerlendirilmiştir. Testlerden alınan puanlar doğrultusunda oluşan farklı başarı düzeylerinden seçilen deney grubundan toplam altışar öğretmen adayı ile uygulama öncesi ve sonrasında klinik mülakatlar yürütülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre tasarlanan geometri dersinin deney grubu öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerinde kullandıkları yaklaşımların tamamında başarılarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarında en çok tercih edilen yaklaşım uygulama öncesi ve sonrasında sentetik yaklaşım olduğu belirlenirken, deney grubundaki analitik yaklaşım ve vektörel yaklaşımların problem çözümlerinde tercih edilme oranlarında artış meydana gelmiştir. Bu sonuçlar ışığında farklı yaklaşımların geometri öğretiminde kullanılmasına ve ileride yapılacak çalışmalara yönelik öneriler ile çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Geometri Öğretimi, Analitik Yaklaşım, Sentetik Yaklaşım, Vektörel Yaklaşım, Problem Çözme.

GeometriGeometri öğretimiMatematik+7
Demet Baran Bulut
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmeni adaylarının epistemolojik inançları, akademik öz-yeterlikleri ve öğrenme yaklaşımları

Araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmeni adaylarının epistemolojik inançları, akademik öz-yeterlikleri ve öğrenme yaklaşımlarını bazı değişkenlere göre incelemek ve aralarındaki ilişkileri belirlemektir. Araştırmada, yöntembilim yaklaşımı olarak nicel ve nitel verilerin bütünleştirildiği karma araştırma yaklaşımı benimsenmiş, karma araştırma yaklaşımı desenlerinden açıklayıcı desen tasarımı kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, yedi coğrafi bölgeden 14 farklı üniversitede öğrenim gören 1086 (%63) erkek, 637 (%37) kadın olmak üzere toplam 1723 beden eğitimi öğretmeni adayı ve görüşme verilerinin toplandığı 14 beden eğitimi öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu yanında, nicel veri için epistemolojik inanç ölçeği, akademik öz-yeterlik ölçeği ve ders çalışma yaklaşımı ölçeği; nitel veri için ise görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasındaki anket verilerinin çözümlenmesinde istatistiksel yöntem olarak, t-testi ve ANOVA, Tukey çoklu karşılaştırma, tek faktörlü MANOVA, Pearson Korelasyon testi ve Regresyon Analizi kullanılırken; nitel aşamadaki görüşme yoluyla toplanan veriler ise içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Bulgular doğrultusunda beden eğitimi öğretmeni adaylarının epistemolojik inançlarının, akademik öz-yeterlik algılarının ve öğrenme yaklaşımlarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Epistemolojik inancın ÇBİ boyutunda, cinsiyet, sınıf, anne ve baba eğitim durumu değişkenleri; YBİ boyutunda yaş, sınıf, aile gelir durumu, anne ve baba eğitim durumu değişkenleri; TDİ boyutunda ise yaş, sınıf ve aile gelir durumu değişkenleri arasında farklılık görülürken; EİÖ boyutları ile akademik başarı arasında pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Epistemolojik inanca yönelik görüşmelerde birinci sınıfta bilginin kolay elde edilebilir ve basit bir yapısının olduğuna inanan bireylerin, ilerleyen sınıflarda bilginin daha karmaşık bir yapıya sahip olduğu yönünde bir inanca sahip oldukları görülmüştür. Öğrencilerin bilginin kaynağına yönelik görüşlerinde farklılaşmalar görülürken bilginin kesinliği konusunda büyük bir çoğunluğunun şüpheci olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin, öğrenmenin nasıl gerçekleştiğine ilişkin görüşleri 4 ana temada gruplanmış, çoğunluğun öğrenmenin çaba vasıtası ile gerçekleşeceğini belirttiği görülmüştür. Akademik öz-yeterlik ile yaş, sınıf ve baba eğitim durumu değişkenleri arsında farklılık görülürken; akademik başarı ile arasında pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Akademik öz-yeterliklerine yönelik görüşmelerde, birinci sınıf ve son sınıftaki öğrencilerin daha düşük akademik öz-yeterlik algısına sahip oldukları, son sınıftaki öğrencilerin KPSS nedeni ile okuldaki sorumluluklarını yeterince yerine getiremedikleri belirlenmiştir. Öğrenme yaklaşımlarının DY boyutu ile yalnızca yaş değişkeni arasında; YY boyutu ile aile gelir durumu, anne ve baba eğitim durumu değişkenleri arasında anlamlı farklılık görülürken; ÖYÖ'nün DY boyutu ile akademik başarı arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki, YY boyutu ile akademik başarı arasında ise negatif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Öğrenme yaklaşımlarına yönelik görüşmelerde üçüncü sınıftaki öğrencilerin diğer sınıflardaki öğrencilere göre derin öğrenme yaklaşımını daha çok benimsedikleri, son sınıftaki öğrencilerin ise KPSS'den ötürü okuldaki ders ve sınavlara yeterince zaman ayıramadıkları belirlenmiştir. Bağımlı değişkenlerden epistemolojik inanç ve akademik öz-yeterlik arasındaki ilişkide, beden eğitimi öğretmeni adaylarının akademik öz-yeterlikleri arttığında, öğrenmenin çabaya bağlı olduğuna inançlarında düşüş, doğrunun değişebilir ve karmaşık bir yapıya sahip olduğuna inançlarında artış görülmüştür. Epistemolojik inanç ve öğrenme yaklaşımları arasındaki ilişkide, öğrenmenin yeteneğe bağlı olduğuna inanç ve tek bir doğrunun var olduğuna inanç boyutlarında yüksek epistemolojik inanca sahip öğrencilerin yüzeysel öğrenme yaklaşımını benimsedikleri görülmüştür. Akademik öz-yeterlik ve öğrenme yaklaşımları arasındaki ilişkide ise, yüksek akademik öz-yeterliğe sahip öğrencilerin, derin öğrenme yaklaşımlarında artış olduğu tespit edilmiştir. Araştırmadaki bir diğer bulgu ise akademik öz-yeterlik ve öğrenme yaklaşımlarını yordamada epistemolojik inancın önemli bir rolü olduğudur. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi öğretmeni adayı, epistemolojik inanç, akademik özyeterlik,öğrenme yaklaşımı

Aday öğretmenlerBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersi+7
Ceyhun Alemdağ
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünme becerilerindeki gelişimin öğretim süresi boyunca incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, öğretmen adaylarına yansıtıcı düşünmeyi öğretip geliştirmelerine yardımcı olurken, yansıtıcı düşünmenin öğretim süreci boyunca gelişimini ortaya koymaktır. Bu araştırma, incelenen durumun özeliğinden dolayı eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, Bayburt Üniversitesi Bayburt Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalın' da öğrenim gören 32 öğretmen adayıdır. Bu araştırmada veri toplama araçları olarak video kayıtları, yarı yapılandırılmış mülakat, öz değerlendirme formu ve yansıtıcı günlükler kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nitel veriler, içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen veriler, öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünme becerilerinde gelişim olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, yansıtıcı düşünme çalışmalarının, bu çalışmalara katılan öğretmen adaylarının bir dersin planlanması, uygulanması ve değerlendirmesine yönelik mesleki gelişimleri konusunda katkı sağladığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının, yansıtıcı düşünmeyi geliştirmeye yönelik yapılan çalışma sürecinin başlangıcında teknik alanda yansıtma seviyesine sahip oldukları, sürecin ilerleyen aşamalarında uygulama ve eleştirel alanda da yansıtma yapabildikleri ortaya konulmuştur. Bu bağlamda, öğretmen adaylarının uygulama sürecinde yaşadığı deneyimler ve bu deneyimler üzerine yaptığı yansıtmalarla bir dersin planlanması, uygulanması ve değerlendirmesine yönelik mesleki gelişim sağladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yansıtıcı Düşünme, Yansıtıcı Düşünme Seviyeleri, Öğretmen Adayları, Mesleki Gelişim.

Aday öğretmenlerBeceri kazandırmaFen bilgisi eğitimi+3
Ufuk Töman
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerin psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları, psikolojik danışma yaşantıları ve rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilerle ilgili yeterlik düzeyleri

Üstün yetenekli öğrencilerin belirlenmesi, yönlendirilmesi ve eğitimi konularında araştırmacıların görüşleri arasında belirgin farklılıklara rastlanmaktadır. Buna karşı, gelişimsel özellikleri ve psikolojik ihtiyaçları bakımından akranlarından farklılaştıkları hususunda ise, geniş bir uzlaşı bulunmaktadır. Gelişimsel özelliklerle ve psikolojik yapıyla ilgili inceleme ve müdahaleler psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) alanı içinde yapılmaktadır. Bu çalışma ile üstün yetenekli öğrencilerin PDR ihtiyaçları, psikolojik danışma yaşantıları ve onlara bu süreçte yardım eden okul rehber öğretmenlerinin yeterlik düzeyleri incelenmektedir. Bu incelemeyi yapmak için geliştirilmiş olan ölçme araçlarını Türk kültürüne uyarlamak, araştırmanın temel amaçları arasındadır. Bunların yanı sıra; öğrencilerin PDR ihtiyaçlarının, psikolojik danışma yaşantılarının ve rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilerle ilgili yeterlik düzeylerinin çeşitli değişkenlerle ilişkilerinin araştırılması bu çalışmanın diğer amaçlarıdır. Bu çalışma, karma araştırma yöntemlerinin ardışık açıklayıcı desenine uygun olarak düzenlenmiştir. Araştırmada ebeveyn (N=242), öğrenci (N=343) ve iki farklı rehber öğretmen grubu (N1=193, N2=8) olmak üzere dört örneklem bulunmaktadır. Çalışmada Üstün Yetenekliler için Problem Tarama Envanteri, Üstün Yeteneklilerin Psikolojik Danışma Yaşantıları Ölçeği, Rehber Öğretmenlerin Üstün Yeteneklilerle İlgili Bilgi, Algı ve Aktivitelere Katılma Ölçekleri kullanılmıştır. Ölçek uyarlama ve diğer işlemlerle ilgili olarak farklı analiz teknikleri kullanılmıştır. Kültürel unsurlar ve psikometrik özellikler dikkate alınarak yapılan geçerlik ve güvenirlik işlemleri sonucunda, ölçekler Türk kültürüne uyarlanmıştır. Ölçeklerin yeniden uygulanması ile elde edilen bulgular; "eğitim planlamaları" ve "özel yetenek programları" ebeveynler tarafından üstün yetenekli çocukları için PDR hizmetlerine ihtiyaç duyulan ilk konular olarak belirtilmiştir. Ebeveynler tarafından ifade edilen ihtiyaçlar, çocuğun yaşına bağlı olarak farklılaşmaktadır. Buna göre ergenlik öncesinde; aşırı duyarlılık ve mükemmeliyetçilik, ergenlik döneminde ise dikkatsizlik ve çabuk sinirlenme daha sık gözlenmektedir. Öğrencilerin PDR ihtiyaçları yaş ve cinsiyet etkileşimine bağlı olarak farklılaşmaktadır. Ortaya çıkan sonuçlar çocuklarının PDR ihtiyaçları konusunda anne ve babaların görüşleri arasında anlamlı fark olmadığını göstermiştir. Buna karşılık ebeveynlerin eğitim düzeylerine bağlı olarak manidar farklar gözlenmiştir. Psikolojik danışma deneyimlerinin incelendiği bu çalışmada öğrencilerin eğitsel, mesleki ve kişisel-sosyal alanlarda çeşitli sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu tür sorunlara sahip olan öğrencilerin PDR servislerinden yardım alma düzeylerinin düşük olduğu saptanmıştır. Psikolojik danışma yaşantılarının cinsiyet ve eğitim kademesine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Rehber öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili aktivitelere katılma düzeylerini açıklamaya dönük kurulan regresyon modelinin toplam varyansın %41'ini açıkladığı tespit edilmiştir. Bu modelde rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilere dönük bilgi ve algı düzeylerinin anlamlı yordayıcılar olduğu belirlenmiştir. Rehber öğretmenlerin kıdemleri ve üstün yetenekliler hakkında eğitim alma durumlarının ise hedef değişkeni anlamlı düzeyde açıklamadığı tespit edilmiştir. BİLSEM'de çalışan rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilerle ilgili bilgilerinin ve aktivitelere katılma düzeylerinin normal okullarda çalışanlardan anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. PDR lisans programlarından mezun olan ve olmayan rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilerle ilgili bilgi, algı ve aktivitelere katılma düzeylerinde ise anlamlı farklılık olmadığı saptanmıştır. Rehber öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlar, nicel bölümdeki bulguları destekler niteliktedir. Görüşme içerikleri, rehber öğretmenlerin üstün yetenekliler konusunda yeterli bilgi ve beceri düzeyine sahip olmadıklarını göstermiştir. Rehber öğretmenler mevcut uygulamalarla şekillendirilen rehberlik hizmetlerinin üstün yetenekli öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamadan uzak olduğunu bildirmişlerdir. Beş ölçeğin Türk kültürüne uyarlanması ile gerçekleştirilen bu çalışmada, ebeveyn, öğrenci ve rehber öğretmenler, üstün yetenekliler için farklılaştırılmış PDR hizmetlerine ihtiyaç duyulduğunu ancak mevcut uygulamaların ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı belirtmişlerdir. Bu çalışmadaki üstün yetenekli öğrencilerin PDR ihtiyaçları literatür bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Ancak ülkemizdeki üstün yeteneklilere dönük PDR uygulamaları ile gelişmiş ülkelerdekiler arasında farklılıklar vardır. Ortaya çıkan sonuçlar; üstün yeteneklilere dönük PDR hizmetlerinin planlanmasında ve uygulanmasında daha güncel yaklaşımlara yer verilmesi gerektiğini göstermektedir. Bunun yanında farklı gelişim dönemlerinde ve eğitim kademelerinde öğrenim gören üstün yeteneklilerin psiko-sosyal ihtiyaçlarını belirlemeye dönük disiplinler arası çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekli Öğrenciler, Psikolojik Danışma ve Rehberlik, RehberÖğretmenler, Ebeveynler, PDR Hizmetlerine Yönelik Ölçme Araçları

EbeveynlerEğitimEğitim psikolojisi+7
Fatma Altun
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknoloji pedagoji alan bilgisi gelişimlerinin incelenmesi

21. yüzyılda, eğitim teknolojilerinin etkili kullanımı bilgisi bir öğretmenin sahip olması gereken temel bilgiler arasına girmiştir. Öğretmen yetiştirme programları geleceğin öğretmenlerini yetiştirmekle sorumludur. Ancak, öğretmen adayları lisans eğitimleri sırasında alan, pedagoji ve teknoloji bilgisine yönelik çeşitli dersler almalarına rağmen, bu bilgileri bütünleştirememekte ve gerçek sınıf ortamına yeterince yansıtamamaktadır. Bu çalışmanın genel amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının Teknoloji Pedagoji Alan Bilgisi (TPAB) gelişimlerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda fen bilgisi öğretmen adaylarına verilen bilgilendirme eğitimi, yapılan tasarım-mikro öğretim ve okul uygulamaları çalışmalarının adayların TPAB ve TPAB öz yeterliliklerine etkisi irdelenmiştir. Bu çalışma, TPAB gelişimlerini derinlemesine ve güçlü kanıtlarla incelemeyi amaçladığından dolayı iç-içe karma yöntem deseninde tasarlanmıştır. Çalışma, 2014 bahar ve güz dönemlerinde toplam 1 yıl sürede tamamlanmıştır. Çalışmanın birinci ve ikinci aşaması kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemine göre seçilen 43 fen bilgisi öğretmen adayı, üçüncü aşaması ise bu katılımcılar arasından maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemine göre seçilen 6 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Birinci aşamada öğretmen adaylarına TPAB kavramları, eğitim teknolojileri ve örnek ders sunumlarını içeren bilgilendirme eğitimi verilmiştir. İkinci aşamada öğretmen adayları ASSURE modeline göre ders tasarımları hazırlamış ve bu tasarımları mikro öğretim yöntemi ile sunmuştur. Üçüncü aşamada 6 öğretmen adayı uygulama okulunda 4 adet ders tasarımı hazırlamış ve gerçek sınıf ortamında sunmuştur. Öğretmen adaylarının TPAB gelişimlerini takip etmek amacıyla; demografik bilgiler anketi, eğitim teknolojilerine yönelik tutum (ETYT) ölçeği, teknolojik pedagojik alan bilgisi öz güven (TPABÖ) ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşmeler, ders tasarım raporları ve ders sunum video kayıtları kullanılmıştır. Çalışma boyunca 3 kez uygulanan ETYT ölçeğinden elde edilen veriler Friedman ve Wilcoxon testi, TPABÖ verileri ise tekrarlı ANOVA testi ile analiz edilmiştir. Çalışmada 4 kez uygulanan yarı yapılandırılmış görüşmeler nitel veri analizlerinden içerik analizine tabi tutulmuş ve bulgular karşılaştırmalı tablolar halinde sunulmuştur. Son iki aşamada toplanan video kayıtları ve ders planı raporları ise araştırmacı tarafından geliştirilen TPAB Temelli Öğrenme Ortamları Değerlendirme Rubriği ile analiz edilmiş ve betimlenmiştir. Sonuç olarak bilgilendirme eğitimi ve tasarım-mikro öğretim çalışmalarının öğretmen adaylarının sırasıyla TB, PB ve AB eksikliklerini giderdiği ve bu bilgileri ilişkilendirilmesini sağladığı, ETYT'larını, TPABÖ'lerini arttırdığı ve BİT araçları ile öğretim yaparken konuya ve teknolojiye uygun öğretim yöntemini seçme ve içeriğin doğru verilmesi bilgilerini geliştirdiği görülmüştür. Tasarım-mikro öğretim ve okul uygulamaları aşamasındaki ders sunumlarının başta TPAB ve alt boyutlarındaki bilgi ve uygulama becerilerini, BİT araçları ile ders sunumu yaparken aktif katılımı sağlama, sınıf yönetimini sağlama ve rehberlik etme konularında uygulama becerilerini arttırdığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Teknoloji Pedagoji Alan Bilgisi, Bilgi ve İletişim Teknolojileri, TPAB Öz Güven.

Aday öğretmenlerEğitim teknolojisiFen bilgisi dersi+6
İdris Aktaş
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00