
2,433
Archived Theses
17
DOIs Assigned
4
Institute
1%
DOI Rate
Recently Added Theses
View AllAtomlarda konfigürasyon etkileşmesi yöntemi
ÖZET Bu çalışmada, korelasyon enerjisi hesaplamaya yönelik "Konf igürasyon Etkileşmesi Metodu" kullanılarak 12' den az elektrona sahip atom sistemleri için, dalga fonksiyonları, bunlara karşılık gelen enerjiler ve osilatör kuvveti hesap lamaları gerçekleştirilmiştir. Hesaplamalar için, yurt dışından sağlanan ve KTü'deki kompüter sistemine adapte edilmiş bir paket program, verile ri hazırlanarak çalıştırılmıştır. Sekiz farklı durum için enerji ve osilatör kuvveti hesaplamaları gerçekleştirilmiştir. 12 'den fazla elektrona sahip sistemler için gerçek enerjilerle hesaplanan enerjiler arasındaki fark artmaktadır. Bu sistemler için çok ince yapı, f otoiyonlaşma, çarpışmayla uyarma, Van-der Waals kuvvetleri ve elektron atom saçılma hesapları enerjiye eklendiği taktirde gerçek enerjilere ya kın enerjiler hesaplamak mümkün olacaktır.
Rayleigh dalgası dispersiyon verileriyle Doğu Anadolu ve civarında yerkabuğu ve üst manto yapısının incelenmesi
Yerkabuğu ve üst-manto yapısının araştırılmasında kullanılan etkin yöntemlerden biri yüzey dalgası dispersiyon verilerinin çözümlemeleridir. Yüzey dalgalarının dispersiyon gösterme özelliğinden yararlanılarak gözlemsel değerlerden elde edilen faz ve grup hızı değerleri, ters çözümleme işlemiyle, belirlenen olası yapı modelleri için bulunan kuramsal değerlerle kıyaslanarak birbiriyle uyumlu sonuçlar aranır. Bu işlem sonucunda gözlemsel verilere en yakın kuramsal değerlerin hesaplandığı yapı modeli aranan kesit olarak belirlenir. Bu çalışmada, Doğu Anadolu ve civarındaki kabuk ve üst manto yapısı ile ilgili sınırlı bilgilere katkı sağlamak amacıyla tek-istasyona ait uzun peryod düşey bileşen kayıtları üzerinden Rayleigh dalgası grup hızlarının hesaplaması ve ters çözümlemesi hedeflenmiştir. Belirlenen amaç doğrultusun da, Hazar Denizi'nin güneybatısında oluşmuş bir depremin Kudüs (JER) istasyonundaki kaydı ele alınarak, önce çeşitli yöntemlerle grup hızları hesaplanıp birlikte değerlendiril dikten sonra bu hız değerlerinden yararlanarak ters çözümleme işlemiyle olay ve istasyon arasındaki profil için kabuk ve üst-manto yapısı belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar mevcut bilgilerle kıyaslanarak uyumlu ve uyumsuz noktalar ortaya koyulmuş ve bunların bir değerlendirmesi yapılmıştır. İncelenen profil için üç tabakalı bir kabuk yapısı saptanmıştır. Bu tabakalar sırasıyla 2.5, 13, 23 km kalınlıklara, 4.25, 5.8, 6.82 km/sn lik P-dalgası hızlarına ve 2.48, 3.46, 3.89 km/sn lik S-dalgası hızlarına sahiptir. Pn ve Sn- dalgası hızları ise 8.12 ve 4.63 km/sn olarak belirlenmiştir.
Amasya Orman Bölge Müdürlüğü'nde orman suçlarının nedenleri
ÖZET ülkemizde orman-halk ilişkilerinin bozuk olusu önemli bir ormancılık sorunudur. Bu sorunun en önemli göstergesi orman suçlarının yoğunluğudur. Orman köylülerinin orman yasalarınca yasaklanan eylemlerde bulunmaları sonucunda orman alanları giderek azalmak ta; ormanlarımız» yangın» açma» kesme» kaçakçılık, yerleşme» işgal» faydalanma ve otlatma gibi amaçlarla servet ve artım yönünden kayba uğramakta» kendilerinden beklenen ekonomik ve sosyal işlevlerini yerine getirememektedir. Ormanlarımızı alan» servet ve artım kaybına uğratan bu eylemler orman suçlarını oluşturmaktadır. Orman suçu islediği gerekçesiyle yargılananların dışında, gizli suçluluk(Criminalita latente) nedeniyle oluşan ürün» artım ve ormanlık alan kaybı nedeniyle meydana gelen kayda geçmemiş zararların da büyük boyutlarda olduğunun anlaşılması, orman suçlarını daha da önemli hale getirmektedir. Araştırma bölgesi olarak Ülkemizde en fazla orman suçunun islendiği bölge olduğu için Amasya Orman Bölge Müdürlüğü seçilmiştir. Araştırmanın yürütüldüğü 60 köy ise» 1990 yılında islenen orman suçu sayısına göre belirlenmiştir. Çalışmada veri toplamak amacıyla anket ve açık görüşme yöntemlerinden yararlanılmış olup} anket çalışmasında iki adet soru kağıdı kullanılmıştır. Bunların birisinden araş tırmanın yürütüldüğü köylerin, diğerinden ise orman köylülerinin özellikleriyle ilgili bilgilerin alınması amacıyla yararlanılmıştır. Bu çalışmada verilerin değerlendirilmesi için korelasyon analizi ile faktör analizi ve diskriminant analizi gibi çok boyutlu analizler kullanılmıştır. Araştırmada, köylerde orman suçlarına neden olan değişkenlerin, köy sistemine etki eden değişkenler kompleksi içinden seçilmesi ve daha basit bir yapı içerisinde yorumlanması hedeflenmektedir. Bu amaçla öncelikle köylerin çeşitli özellikleriyle ilgili 105 adet değişken tanımlanmış olmaktadır. Yapılan korelasyon analizi sonucunda 24 adet değişkenin orman suçları ile önemli korelasyon gösterdiği saptanmış olup; araştırmanın bundan sonraki bölümlerinde yapılan faktör analizi ve diskriminant analizlerinde bu 24 değişken esas alınmış bulunmaktadır. Faktör analizi sonucunda orman suçlarına neden olan değişkenlerin 4 adet ortak faktörle açıklanabileceği anlaşılmış bulunmakta olup; bu faktörler şunlardır» 1- Yükselti ve tüpgaz tüketimi 2- Ticari gelir 3- Koruma önlemleri 4- Nüfus artısı Yapılan diskriminant analizi sonuçlarına göre de, orman suçlarına göre gruplara ayrılan köylerin anılan değişkenlerle Z 9S.7 tutarlılıkla iki; % 88.3 tutarlılıkla da üç gruba ayrılabildiği ve buna göre de seçilen değişkenleri gruplandırmada başarılı olduğu anlaşılmış olmaktadır. - VII -
Türk çaylarındaki polifenollerin analizi
Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında tek ve önemli bir çay üretici- sidir. Gerek Avrupa topluluğu ülkeleri, gerekse diğer bazı ülkeler çay ihtiyaçlarını ithalât yoluyla karşılamaktadırlar. Bu nedenle, dünya çay piyasasında bir yere sahip olmak için Türkiyenin çay üreti mi ve kalitesi diğer ülkelerden daha iyi olmalıdır. ülkemizdeki çay tüketimi, üretiminden daha azdır. Dolayısıyla ihtiyaç fazlası çay depolanmaktadır. Depolanmış çayın ihraç edileme mesinin tek nedeni kalitesinin düşük olmasıdır. Yaş çay yapraklarında bulunan f lavanollerin enzim kataliziyle oksidasyonu sonucu oluşan theaf lavinler siyah çayın kalitesini önemli ölçüde etkilerler. Dola yısıyla, siyah çaydaki TF'lerin miktarı f lavanollerin cins ve mikta rına önemli ölçüde bağlıdır. Türkiye'nin çay üretim teknolojisi ulus lararası standartlara uygundur. Fermentasyon işlemi, TF'lerin maksi mum derecede oluştuğu şartlarda yapıldığından, Türkiye' nin siyah çayındaki TF'lerin düşük olması sadece teknolojiye değil yaş çay yap- raklarındaki f lavanollerin cins ve miktarlarına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, yaş çay yapraklarındaki TF'lerin oluşumunu sağlayan polifenollerin tayinidir.
Bouguer anomali haritasına uygulanan işlemler ve en küçük kareler yöntemi ile yüzey uydurulması
Gravite yöntemi, yeraltında bulunan farklı yoğunluktaki kütlelerin yeryüzünde meydana getirdiği çekim etkisi değişiminin ölçülmesinde kullanılır. Yeryüzünde yapılan ölçüm değerlerine bir takım düzeltmeler uygulandıktan sonra elde edilen Bouguer belirti (anomali) değerleri, sığ (rezidüel) ve derin yapısal (rejyonal) etkilerin toplamından oluşur. Çalışmanın amacına göre, bu etkiler birbirinden ayrılmalıdır. Şöyle ki, daha derin ve bölgesel bir yapı ile ilgileniliyor ise sığ etkilerin, "yok yüzeye yakın yerel etkilerin araştırılması ile ilgileniliyor ise, derin etkilerin Bouguer anomalisinden atılması gerekir. Bunun için çeşitli yöntemler geliştirilmiş tir. Bu çalışmada, sığ ve derin etkilerin birbirinden ayrılması için süzgeçleme, yukarı analitik uzanım, aşağı analitik uzanım, ikinci türev ve yüzey uydurma işlemleri yapılarak el de edilen sonuçlar birbirleri ile kıyaslanmıştır. Süzgeçleme işleminde, süzgeç operatörleri Fuller ve Hankel dönüşümü ile belirlenmiştir. Yukarı analitik uzanım, aşağı analitik uzanım ve ikinci türev işlemlerinde Fuller dönüşümü kullanılmıştır. Yüzey uydurma işleminde ise en küçük kareler yönteminden yararlanmıştır. Burada kullanılan yöntemler önce yapay bir veri üzerinde denendikten sonra Kuzey Adıyaman yöresine ait Bouguer belirti haritasına uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlardan bölgenin yapısal jeolojisi hakkında bir yoruma gidilmiştir. V
Etkileşen bozon yaklaşıklığının U ve Dy izotoplarına uygulamaları
ÖZET Etkileşen bozon yaklaşıklığı IBA, orta ve ağır kütleli çift-çift çekirdeklerin enerji düzeylerini ve bu düzeyler arasındaki elektromagnetik geçiş oranlarını hesaplamak üzere önerilmiş bir modeldir. Bu çalışmada ilke olarak IBA-1 seçilmiştir. Proton ve nötronların ayırt edilmediği bu modelde, L=2 açısal momentumlu d bozonları ve L=0 açısal momentumlu s bozonunun oluşturduğu altı boyutlu uzay tanımlanır. Buna göre modelin grup yapısı da üniter ü(6) grubu olmaktadır. Çekirdeklerde toplam olarak üç farklı spektrum gözlenmektedir. Bunların karşılık geldiği dinamik simetriler küre sel titreşici U(5), deforme olmuş döneç SU ( 3 ) ve asimetrik deforme olmuş ( ff -kararsız) döneç 0(6) dır. En genel U(6) Ha mi ltonyeni indirgendiği zaman yalnız bu üç simetri limiti ortaya çıkar. Sonlu boyuttaki IBA Hamiltonyeni sayısal metotla incelendi ve hesaplamalar referansta belirtilen PHINT bilgi sayar programı kullanılarak yapıldı. Bu çalışmada üç limit halden ikincisi olan deforme olmuş döneç incelendi. Dönme simetrisine sahip çekirdekler genellikle kütle numarası 150222 olan aktinidler grubunda bulunur. SU(3) ı-.»_. rı232.,234.,236.,238,. jii. j_t__ limitine göre U, U, U, U çekirdekleri için taban durum bandı 0, 2^> 4]_, 6]_, "S -bandı 2-x, 3j_, 43, P-bandı O2 t 22r 42 enerji seviyeleri ve B(E2:2ı~> 0^) geçiş oranları he saplandı. Aynı limitte Dy dan Dy ye kadar olan çekirdekler için de taban durum bandı 0, 2\, 4^, 6j_, 2f -bandı 23, 3]_, 43, P-bandı $2' 22 ' ^2 enerji seviyeleri ve B(E2) değerleri hesaplandı. Ayrıca Th ve Pu izotopları için B(E2:2ı> 0^) geçiş oranları hesaplandı. Hesaplanan deşerler deneyle oldukça uyumludur. Fakat da ha iyi bir uyum elde etmek için Su(3) limitine simetri bozulma terimi eklendi. Böylece deforme olmuş çekirdeklerin alçak düzey enerji spektrumlarında deneyle mükemmel uyum elde edildi. VI