Karadeniz Technical University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Karadeniz Technical University

1,376

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Atomlarda konfigürasyon etkileşmesi yöntemi

ÖZET Bu çalışmada, korelasyon enerjisi hesaplamaya yönelik "Konf igürasyon Etkileşmesi Metodu" kullanılarak 12' den az elektrona sahip atom sistemleri için, dalga fonksiyonları, bunlara karşılık gelen enerjiler ve osilatör kuvveti hesap lamaları gerçekleştirilmiştir. Hesaplamalar için, yurt dışından sağlanan ve KTü'deki kompüter sistemine adapte edilmiş bir paket program, verile ri hazırlanarak çalıştırılmıştır. Sekiz farklı durum için enerji ve osilatör kuvveti hesaplamaları gerçekleştirilmiştir. 12 'den fazla elektrona sahip sistemler için gerçek enerjilerle hesaplanan enerjiler arasındaki fark artmaktadır. Bu sistemler için çok ince yapı, f otoiyonlaşma, çarpışmayla uyarma, Van-der Waals kuvvetleri ve elektron atom saçılma hesapları enerjiye eklendiği taktirde gerçek enerjilere ya kın enerjiler hesaplamak mümkün olacaktır.

AtomlarKonfigürasyon etkileşmesi
İbrahim Okur
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Rayleigh dalgası dispersiyon verileriyle Doğu Anadolu ve civarında yerkabuğu ve üst manto yapısının incelenmesi

Yerkabuğu ve üst-manto yapısının araştırılmasında kullanılan etkin yöntemlerden biri yüzey dalgası dispersiyon verilerinin çözümlemeleridir. Yüzey dalgalarının dispersiyon gösterme özelliğinden yararlanılarak gözlemsel değerlerden elde edilen faz ve grup hızı değerleri, ters çözümleme işlemiyle, belirlenen olası yapı modelleri için bulunan kuramsal değerlerle kıyaslanarak birbiriyle uyumlu sonuçlar aranır. Bu işlem sonucunda gözlemsel verilere en yakın kuramsal değerlerin hesaplandığı yapı modeli aranan kesit olarak belirlenir. Bu çalışmada, Doğu Anadolu ve civarındaki kabuk ve üst manto yapısı ile ilgili sınırlı bilgilere katkı sağlamak amacıyla tek-istasyona ait uzun peryod düşey bileşen kayıtları üzerinden Rayleigh dalgası grup hızlarının hesaplaması ve ters çözümlemesi hedeflenmiştir. Belirlenen amaç doğrultusun da, Hazar Denizi'nin güneybatısında oluşmuş bir depremin Kudüs (JER) istasyonundaki kaydı ele alınarak, önce çeşitli yöntemlerle grup hızları hesaplanıp birlikte değerlendiril dikten sonra bu hız değerlerinden yararlanarak ters çözümleme işlemiyle olay ve istasyon arasındaki profil için kabuk ve üst-manto yapısı belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar mevcut bilgilerle kıyaslanarak uyumlu ve uyumsuz noktalar ortaya koyulmuş ve bunların bir değerlendirmesi yapılmıştır. İncelenen profil için üç tabakalı bir kabuk yapısı saptanmıştır. Bu tabakalar sırasıyla 2.5, 13, 23 km kalınlıklara, 4.25, 5.8, 6.82 km/sn lik P-dalgası hızlarına ve 2.48, 3.46, 3.89 km/sn lik S-dalgası hızlarına sahiptir. Pn ve Sn- dalgası hızları ise 8.12 ve 4.63 km/sn olarak belirlenmiştir.

DispersiyonDoğu Anadolu bölgesiRayleigh dalgası+2
Nilgün Sayıl
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
DoctorateOpen AccessTR

Amasya Orman Bölge Müdürlüğü'nde orman suçlarının nedenleri

ÖZET ülkemizde orman-halk ilişkilerinin bozuk olusu önemli bir ormancılık sorunudur. Bu sorunun en önemli göstergesi orman suçlarının yoğunluğudur. Orman köylülerinin orman yasalarınca yasaklanan eylemlerde bulunmaları sonucunda orman alanları giderek azalmak ta; ormanlarımız» yangın» açma» kesme» kaçakçılık, yerleşme» işgal» faydalanma ve otlatma gibi amaçlarla servet ve artım yönünden kayba uğramakta» kendilerinden beklenen ekonomik ve sosyal işlevlerini yerine getirememektedir. Ormanlarımızı alan» servet ve artım kaybına uğratan bu eylemler orman suçlarını oluşturmaktadır. Orman suçu islediği gerekçesiyle yargılananların dışında, gizli suçluluk(Criminalita latente) nedeniyle oluşan ürün» artım ve ormanlık alan kaybı nedeniyle meydana gelen kayda geçmemiş zararların da büyük boyutlarda olduğunun anlaşılması, orman suçlarını daha da önemli hale getirmektedir. Araştırma bölgesi olarak Ülkemizde en fazla orman suçunun islendiği bölge olduğu için Amasya Orman Bölge Müdürlüğü seçilmiştir. Araştırmanın yürütüldüğü 60 köy ise» 1990 yılında islenen orman suçu sayısına göre belirlenmiştir. Çalışmada veri toplamak amacıyla anket ve açık görüşme yöntemlerinden yararlanılmış olup} anket çalışmasında iki adet soru kağıdı kullanılmıştır. Bunların birisinden araş tırmanın yürütüldüğü köylerin, diğerinden ise orman köylülerinin özellikleriyle ilgili bilgilerin alınması amacıyla yararlanılmıştır. Bu çalışmada verilerin değerlendirilmesi için korelasyon analizi ile faktör analizi ve diskriminant analizi gibi çok boyutlu analizler kullanılmıştır. Araştırmada, köylerde orman suçlarına neden olan değişkenlerin, köy sistemine etki eden değişkenler kompleksi içinden seçilmesi ve daha basit bir yapı içerisinde yorumlanması hedeflenmektedir. Bu amaçla öncelikle köylerin çeşitli özellikleriyle ilgili 105 adet değişken tanımlanmış olmaktadır. Yapılan korelasyon analizi sonucunda 24 adet değişkenin orman suçları ile önemli korelasyon gösterdiği saptanmış olup; araştırmanın bundan sonraki bölümlerinde yapılan faktör analizi ve diskriminant analizlerinde bu 24 değişken esas alınmış bulunmaktadır. Faktör analizi sonucunda orman suçlarına neden olan değişkenlerin 4 adet ortak faktörle açıklanabileceği anlaşılmış bulunmakta olup; bu faktörler şunlardır» 1- Yükselti ve tüpgaz tüketimi 2- Ticari gelir 3- Koruma önlemleri 4- Nüfus artısı Yapılan diskriminant analizi sonuçlarına göre de, orman suçlarına göre gruplara ayrılan köylerin anılan değişkenlerle Z 9S.7 tutarlılıkla iki; % 88.3 tutarlılıkla da üç gruba ayrılabildiği ve buna göre de seçilen değişkenleri gruplandırmada başarılı olduğu anlaşılmış olmaktadır. - VII -

AmasyaOrman köyleriOrman suçları
Cantürk Gümüş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Türk çaylarındaki polifenollerin analizi

Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında tek ve önemli bir çay üretici- sidir. Gerek Avrupa topluluğu ülkeleri, gerekse diğer bazı ülkeler çay ihtiyaçlarını ithalât yoluyla karşılamaktadırlar. Bu nedenle, dünya çay piyasasında bir yere sahip olmak için Türkiyenin çay üreti mi ve kalitesi diğer ülkelerden daha iyi olmalıdır. ülkemizdeki çay tüketimi, üretiminden daha azdır. Dolayısıyla ihtiyaç fazlası çay depolanmaktadır. Depolanmış çayın ihraç edileme mesinin tek nedeni kalitesinin düşük olmasıdır. Yaş çay yapraklarında bulunan f lavanollerin enzim kataliziyle oksidasyonu sonucu oluşan theaf lavinler siyah çayın kalitesini önemli ölçüde etkilerler. Dola yısıyla, siyah çaydaki TF'lerin miktarı f lavanollerin cins ve mikta rına önemli ölçüde bağlıdır. Türkiye'nin çay üretim teknolojisi ulus lararası standartlara uygundur. Fermentasyon işlemi, TF'lerin maksi mum derecede oluştuğu şartlarda yapıldığından, Türkiye' nin siyah çayındaki TF'lerin düşük olması sadece teknolojiye değil yaş çay yap- raklarındaki f lavanollerin cins ve miktarlarına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, yaş çay yapraklarındaki TF'lerin oluşumunu sağlayan polifenollerin tayinidir.

PolifenolTheaflavinTürkler+1
Miraç Ocak
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Bouguer anomali haritasına uygulanan işlemler ve en küçük kareler yöntemi ile yüzey uydurulması

Gravite yöntemi, yeraltında bulunan farklı yoğunluktaki kütlelerin yeryüzünde meydana getirdiği çekim etkisi değişiminin ölçülmesinde kullanılır. Yeryüzünde yapılan ölçüm değerlerine bir takım düzeltmeler uygulandıktan sonra elde edilen Bouguer belirti (anomali) değerleri, sığ (rezidüel) ve derin yapısal (rejyonal) etkilerin toplamından oluşur. Çalışmanın amacına göre, bu etkiler birbirinden ayrılmalıdır. Şöyle ki, daha derin ve bölgesel bir yapı ile ilgileniliyor ise sığ etkilerin, "yok yüzeye yakın yerel etkilerin araştırılması ile ilgileniliyor ise, derin etkilerin Bouguer anomalisinden atılması gerekir. Bunun için çeşitli yöntemler geliştirilmiş tir. Bu çalışmada, sığ ve derin etkilerin birbirinden ayrılması için süzgeçleme, yukarı analitik uzanım, aşağı analitik uzanım, ikinci türev ve yüzey uydurma işlemleri yapılarak el de edilen sonuçlar birbirleri ile kıyaslanmıştır. Süzgeçleme işleminde, süzgeç operatörleri Fuller ve Hankel dönüşümü ile belirlenmiştir. Yukarı analitik uzanım, aşağı analitik uzanım ve ikinci türev işlemlerinde Fuller dönüşümü kullanılmıştır. Yüzey uydurma işleminde ise en küçük kareler yönteminden yararlanmıştır. Burada kullanılan yöntemler önce yapay bir veri üzerinde denendikten sonra Kuzey Adıyaman yöresine ait Bouguer belirti haritasına uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlardan bölgenin yapısal jeolojisi hakkında bir yoruma gidilmiştir. V

Bouguer anomalisiEn küçük kareler yöntemiYer çekimi
Aysel Şeren
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
DoctorateOpen AccessTR

Etkileşen bozon yaklaşıklığının U ve Dy izotoplarına uygulamaları

ÖZET Etkileşen bozon yaklaşıklığı IBA, orta ve ağır kütleli çift-çift çekirdeklerin enerji düzeylerini ve bu düzeyler arasındaki elektromagnetik geçiş oranlarını hesaplamak üzere önerilmiş bir modeldir. Bu çalışmada ilke olarak IBA-1 seçilmiştir. Proton ve nötronların ayırt edilmediği bu modelde, L=2 açısal momentumlu d bozonları ve L=0 açısal momentumlu s bozonunun oluşturduğu altı boyutlu uzay tanımlanır. Buna göre modelin grup yapısı da üniter ü(6) grubu olmaktadır. Çekirdeklerde toplam olarak üç farklı spektrum gözlenmektedir. Bunların karşılık geldiği dinamik simetriler küre sel titreşici U(5), deforme olmuş döneç SU ( 3 ) ve asimetrik deforme olmuş ( ff -kararsız) döneç 0(6) dır. En genel U(6) Ha mi ltonyeni indirgendiği zaman yalnız bu üç simetri limiti ortaya çıkar. Sonlu boyuttaki IBA Hamiltonyeni sayısal metotla incelendi ve hesaplamalar referansta belirtilen PHINT bilgi sayar programı kullanılarak yapıldı. Bu çalışmada üç limit halden ikincisi olan deforme olmuş döneç incelendi. Dönme simetrisine sahip çekirdekler genellikle kütle numarası 150222 olan aktinidler grubunda bulunur. SU(3) ı-.»_. rı232.,234.,236.,238,. jii. j_t__ limitine göre U, U, U, U çekirdekleri için taban durum bandı 0, 2^> 4]_, 6]_, "S -bandı 2-x, 3j_, 43, P-bandı O2 t 22r 42 enerji seviyeleri ve B(E2:2ı~> 0^) geçiş oranları he saplandı. Aynı limitte Dy dan Dy ye kadar olan çekirdekler için de taban durum bandı 0, 2\, 4^, 6j_, 2f -bandı 23, 3]_, 43, P-bandı $2' 22 ' ^2 enerji seviyeleri ve B(E2) değerleri hesaplandı. Ayrıca Th ve Pu izotopları için B(E2:2ı> 0^) geçiş oranları hesaplandı. Hesaplanan deşerler deneyle oldukça uyumludur. Fakat da ha iyi bir uyum elde etmek için Su(3) limitine simetri bozulma terimi eklendi. Böylece deforme olmuş çekirdeklerin alçak düzey enerji spektrumlarında deneyle mükemmel uyum elde edildi. VI

Etkileşen bozon yaklaşımıİzotoplar
Belgin Küçükömeroğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuzeydoğu Karadeniz bölgesi doğal odunsu taksonlarının peyzaj mimarlığı yönünden değerlendirilmesi üzerine araştırmalar

ÖZET Ülkemiz floristik zenginliğinin önemli bir bölümünü kapsayan Kuzeydoğu Karadeniz Bölgesinde gerçekleşen bu çalışmanın asıl materyalini odunsu formdaki doğal bitkiler oluşturmaktadır. Genellikle volkanik ve sokulum kayaçlarının hakim olduğu araştırma alanı, bol yağış nedeniyle PH derecesi düşük, bir toprak yapısı gösterir. Yağış, bulutluluk ve nem oranları bakımından ülkemizin en zengin bölgelerinden birisidir. Araştırma alanı, bitki coğrafyası açısından Euro-Siberian flora alanının Colchis kesiminde kalmaktadır. Pseudomaki, Orman, Step ve Alpin gibi dört ana vejetasyon tipinden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesinin özellikle pseudomaki ve orman vejetayonunda çalışmalar yapılmıştır. Kentsel nitelikli yeşilalanlarda belirlemek 295 adet değişik odunsu takson içersinde, Cryptomeria japonica D.Don, Biota orientali3 End, Nerium oleander L., Rosaxhybrida, ve Lonicera periclymenum L. gibi odunsu taksonların en fazla kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Araştırma alanında kullanıcılar genellikle herdemyeşil, çiçek güzelliği olan, meyvesinden faydalanılabilecek türler tercih etmektedirler. Çalılardan ise, daha çok çiçek güzelliği olan türler öncelikli olarak seçilmektedir. Kentsel mekanlardaki yeşilalanlar üzerinde yetkili olan kişilerin büyük bir çoğunluğu peyzaj projesi yaptırmamakta ve toprak analizine gerek duymamaktadır. Yeşilalanlar ile ilgili projelerin daha çok Peyzaj Mimarları ve Ziraat Mühendisleri tarafından yapıldığı belirlenmiştir. Araştırma alanında genellikle orman fidanları çoğunluk tadır. Bu fidanlıklar, Orman Bakanlığının isteği olan ve orman ağacı olarak kullanılacak türlere öncelik vermektedirler. Diğer kullanıcı toplumun istekleri dikkate alınmadan, daha çok üretim materyali kolay sağlanan ekzotik türler süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Bu nedenle, çok zengin bir doğal bitkisi örtüsüne sahip araştırma alanında, önemli estetik güzelliği olmayan ekzotik türlere yer verilmektedir. Araştırma alanındaki doğal odunsu taksonlardan çiçek ve meyve güzelliği, sonbahar renklenmeleri vb. gibi estetik değerlerle çok yönlü fonksiyonel kullanım alanlarına sahip taksonlar belirlenmiş, Peyzaj Mimarisi açısından özellikleri belirtilerek, yöre halkının istediği özelliklere de uygun bitkilerin fidanlıklarda üretilmeleri için önerilerde bulunulmuştur. -VI-

Karadeniz bölgesiOdunsu taksonlarPeyzaj mimarlığı
Mustafa Var
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon ili Maçka yöresi makrofungusları üzerinde taksonomik bir araştırma

ÖZET Bu çalışmada Maçka yöresinde, Şubat-Kasım 1991 ayları arasında yapılan arazi çalışmaları ile bazı makrofungus örnekleri toplanmıştır, örneklerin çeşitli yöntemlerle yapılan teşhisleri sonucunda 18 familyaya ait 64 tofcson saptanmıştır. Türlerin familyalara göre dağılım oranları şöyledir; Classis Subclassis Seri Ascomycetes Euascomycetes («Euascomycetidae) Discomycetes Pezizaceae % 1.5, Helvellaceae % 4.6 Classis Subclassis Seri Sclerodermataceae Seri Basidiomycetes Homobasidiomycetes Gasteromycetes 1.5, Phallaceae % 1.5, Lycoperdaceae % 1.5 Hymenomycetes Clavariaceae % 4.6, Cantharellaceae % 6.2, Hydnaceae Polyporaceae % 7.8, Hygrophoraceae % ? 1. 5 Trlcholomataceae Amanitaceae % 6.2, Âgaricaceae % 6.2, Copjrinaceae ; Cortinariaceae % 4.6, Paxillaceae % 1.5, Boletaceae Russulaceae % 29. (=Homobasidiomycetidae) 4.6, 4.6, 1.5, 9.3, VI

MakromantarlarMantarlarTaksonomi+1
Ertuğrul Sesli
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel alan düzenlemelerinde imar parseli üretme yöntemleri ve sonuçlarının irdelenmesi

ÖZET Arsa ve arazi düzenlemelerinde parselasyon ile imar parsellerinin oluşturulmasında iki yöntem uygulanmaktadır. Bunlardan biri planlamayı yapan imar plancısı tarafından, yönetmelik gereği "imar adasını çizen parselasyonu da şekillendirir" mantığıyla oluşturulan parselasyondur ki; burada bu yöntem parsele göre tahsis (PGT) olarak adlandırılmıştır. Diğer yöntem ise, plancı tarafından parsellenmemiş yapı adalarının harita mühendisleri tarafından mülkiyet durumunun da dikkate alındığı, yönetmelik gereği minimum sayıda hisselendirmenin amaçlandığı parselasyon olup bu da tahsise göre parsel (TGP) olarak tanımlanmıştır. İmar uygulaması ile bu yöntemler kullanılarak üretilen imar parsellerinde, özellikle hisselendirme başta olmak üzere sosyal, ekonomik ve hukuki sorunlar oluşmaktadır. Bu Çalışmada; parselasyon için kullanılan parselleme yöntemlerinden her biri seçilen gerçek modeller üzerinde incelenerek birbiri ile mukayese edilmiştir. Özellikle (TGP) yöntemi ile 1985-1987 yılları arasında KTÜ tarafından Trabzon'da yapılan imar uygulamalarının sonuçları amaca yönelik olarak, hisseli oluşturulmuş imar parselleri başta olmak üzere çeşitli yönlerden incelenmiştir Sonuçta; (PGT) yönteminin özel amaçlı planlama ve uygulamalar (Sit alanları, hazine arazileri üzerindeki uygulamalar, özel mülkiyetteki büyük alanlar, standart boyutlu ve tip inşaat projeleri uygulanacak alanlar vb.) dışında, sorunsuz mülkiyetleri sorunlu yani özellikle hisseli duruma getirdiği gözlenmiştir. (TGP) yöntemi ile ise başta hisselendirme sorunu olmak üzere arzu edilmeyen tüm olumsuzlukları minimize ettiği görülmüştür. Ayrıca bu yöntemle mülkiyet durumu ve mülkiyetler arası ilişkilerin dikkate alınabildiği optimum verimli parselasyonun yapılabildiği anlaşılmıştır. Yine parselasyon için gerekli girdi verileri olan bilgilerin derlenmesi, işlenmesi ve sonuç ürünün (parselasyon haritası) elde edilmesinin imar planlarının yapımı ile ilgili yönetmeliğe rağmen ancak harita mühendisleri tarafından imar adalarının parsellere ayrılması ile mümkün olacağı sonucuna varılmıştır.

Kentsel alanlarParsellemeİmar parselleri
Bayram Uzun
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

"Upwelling" sirkülasyonunun tanımlanması ve Güneydoğu Karadeniz (Trabzon) kıyılarında varlığının tesbiti üzerine bir araştırma

ÖZET Bu çalışmada, kıyısal okyanus sirkülasyonunda önemli bir yer teşkil eden upwelling sirkülasyonu incelenerek Karadeniz'de oluşup oluşmadığı araştırılmıştır. Tezin birinci bölümü; upwell ingin genel tanımı ve upwell ingin oluşması için gerekli şartları içermektedir, ikinci bölümde; deniz suyunun sıcaklık, tuzluluk ve oksijen değerlerinin uzaysal ve zamansal değişimleri. ortam çalışmasıyla belirlendi. Ortam çalışması ile elde edilen değerler, upwell ingle ilgili bazı bağıntılar kullanılarak hesaplandı. Hesaplanan sonuçların değerlendirilmesi neticesinde; çalışma sahasında (Trabzon kıyılarında) "upwelling" olayının görülmediği ispatlandı.

Karadeniz bölgesiUpwelling
Coşkun Erüz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00