Yıldız Technical University
Department

Department of Educational Sciences

Yıldız Technical University

812

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sinir-dilsel programlama (NLP) destekli dil öğretme-öğrenme modeli

Bu çalışma Sinir-Dilsel Programlama tekniklerini açıklayarak, SDP'nin yabancı dil öğretme-öğrenme sürecinde nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın artalanı, amacı ve kapsamı yer almaktadır.İkinci bölüm SDP'nin tanımı, tarihçesi, varsayımları, temel kavramları ve kullanım alanları ile SDP'de önemli bir yere sahip olan Değerler ve İnançlar konularını kapsamaktadır.Üçüncü bölümde Çerçeveleme, Farklı Bakış Açıları, Eğretileme ve Sözcüklerin Gücü ana başlıkları altında SDP'nin dil ile olan bağlantısı açıklanarak iletişimde dilin önemi SDP'nin yaklaşımıyla ortaya konulmuştur.Dördüncü bölümde yabancı dil eğitiminde SDP'nin rolü anlatılarak öğrenici biçemlerinin öğrenme sürecindeki önemi açıklanmıştır.Beşinci bölümde önce SDP destekli dil öğretme-öğrenme ile ilgili olarak Rusya'da yapılmış olan bir çalışmaya yer verilmiştir. Daha sonra SDP Destekli Dil Öğretme-Öğrenme Modeli sunulmuştur. SDP tekniklerine uygun olarak hazırlanmış olan ders gereçleri yine SDP tekniklerine uygun bir şekilde işlenen derste kullanılmıştır. Aynı zamanda kısıtlı ders süresinden dolayı sınıfta uygulanamayan SDP teknikleriyle hazırlanmış etkinliklere de bu bölümde yer verilmiştir.Altıncı bölüm, Sonuç ve Öneriler başlığı altında, uygulanan SDP Destekli Ders Modeli ile ilgili olarak öğretmen ve öğrencilerin yorum ve önerilerini kapsamaktadır. Son olarak SDP destekli dil öğretme-öğrenme modeli için hazırlanan ders gereçleri Ekler başlığı altında yer almaktadır.

DilDil bilimDil kullanımı+2
Ali Çağrı Tepiroğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim öğretmenlerinin öz-oluşum türleriyle, mesleki etkililik algıları ve tercih ettikleri öğretme stilleri arasındki ilişki

İlköğretim Öğretmenlerinin Öz-Oluşum Türleriyle, Mesleki Etkililik Algıları ve Tercih Ettikleri Öğretme Stilleri Arasındki İlişkiAraştırmanın amacı, İlköğretim öğretmenlerinin öz-yeterlik algılarının öz-oluşum türlerine ve tercih ettikleri öğretme stillerine göre incelenmesidir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modeli olarak seçilmiştir.Araştırmanın evrenini, İstanbul'da resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri ile 6.-8. sınıflarda görev yapan Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji, Müzik, Resim, Beden Eğitimi, Yabancı Dil, Bilgisayar, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada örneklem tayini oransız küme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. 1691 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.Araştırmada kullanılan birinci ölçek, öğretmenlerin öz-oluşum türlerini saptamak amacıyla Singelis (1994) tarafından geliştirilen ve Çukur tarafından Türkçe'ye uyaranan ?Öz-oluşum Ölçeği?dir. Araştırmacı tarafından ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı .72 olarak hesaplanmıştır. İkinci ölçek öğretmenlerin öz-yeterliklerini saptamak amacıyla Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen ?Öğretmen Yeterlik Ölçeği? dir. Ölçeğin Türkçe uyarlaması, yapı geçerliği ve güvenirlik çalışması Diken (2005) tarafından yapılmıştır. Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı .71 olarak hesaplanmıştır. Ölçme araçlarından üçüncüsü, öğretmenlerin öğretme stillerini saptamak amacıyla Mamchur (1996) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Saban tarafından yapılan ?Yetişkinler İçin Tip Göstergesi Envanteri? dir. Envanterin güvenirlik çalışması, araştırmacı tarafından yaplmıştır. Test-tekrar test yöntemi ile elde edilen güvenirlik katsayısı .68; Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .79 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin kişisel bilgilerini saptamak amacıyla kullanılan bir diğer veri toplama aracı da ?Kişisel Bilgi Formu?dur.Araştırma sonucunda, ilköğretim öğretmenlerinin öz-yeterlik algıları ile cinsiyetleri, okul türü, mesleki kıdemleri arasında anlamlı farklılaşma saptanmıştır.Öğretmenlerin öz-yeterlik algıları ile mezun oldukları okul türü ve branşları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır.Ayrıca öğretmenlerin öz-yeterlik algı düzeyleri öğretim stillerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, öğretmenlerin öğretme stilleri ile öz-oluşum türleri arasında anlamlı farklılık bulunmuşturAnahtar Kelimeler: İlköğretim öğretmeni, öz-oluşum, öz-yeterlik algısı, öğretme stili.

Öğretmen algısıÖğretmen yeterliliği
Seval Eminoğlu Küçüktepe
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman ile etkili zaman kullanımını engelleyen etkenler arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilköğretim okulu müdürlerinin yönetici görevlerine ayırdıkları zaman ve etkili zaman kullanımını engelleyen etkenlerden etkilenme düzeylerinin yaş, cinsiyet, bitirdiği eğitim düzeyi, toplam hizmet süresi, yöneticilik kıdemi, yöneticiliğe atanma şekli, yöneticilik ve zaman yönetimi eğitimi alıp almaması, yöneticilik eğitiminin kaynağı değişkenlerinin etki edip etmediği, ayrıca okul müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman ile etkili zaman kullanımını engelleyen etkenler arasında bir ilişki olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır.Tarama modelindeki araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ?Yönetici Görevleri Ölçeği? ve Aksoy tarafından geliştirilen ?Etkili Zaman Kullanımını Engelleyen Etkenler Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma verileri 2006?2007 öğretim yılında İstanbul ili Gaziosmanpaşa, Fatih ve Şişli ilçelerinde 130 ilköğretim okulu müdürüne uygulanan anketle elde edilmiştir. Veriler, aritmetik ortalama, t-testi, bir boyutlu varyans analizi, LSD testi ve pearson korelasyon katsayısı yöntemleri ile bilgisayarda SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda okul müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman, alt boyutlarının tümünde ?çok?, zaman yönetim engellerinden etkilenme düzeyleri genel olarak ?orta? düzeyde çıkmıştır. Yaş, cinsiyet, bitirdikleri eğitim düzeyi, toplam hizmet süreleri, yöneticilik kıdemleri, yöneticiliğe atanma şekli, yöneticilik eğitimlerinin kaynağı ve zaman yönetimi eğitimi alıp almamaları değişkenlerine göre yönetici görevleri için ayırdıkları zaman arasında anlamlı fark bulunamamış, yöneticilik eğitimi alıp almamaları değişkenine göre anlamlı fark bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, toplam hizmet süresi, yöneticilik kıdemleri, yöneticiliğe atanma şekilleri, zaman yönetimi eğitimi alıp almamaları değişkenlerine göre zaman yönetimi engellerinden şikayet düzeyleri arasında anlamlı fark bulunamamış, bitirdikleri eğitim düzeyi, yöneticilik eğitimlerinin olup olmaması, yöneticilik eğitimlerinin kaynağı değişkenlerine göre anlamlı fark bulunmuştur. Araştırmada ayrıca ?işgören hizmetleri? ile ?toplantıların gereksiz yere uzaması? ve ?okunacak belgelerin çokluğu? ile ?öğrenci hizmetleri? arasında negatif ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Zaman Yönetimi, Yönetici Görevleri, İlköğretim Okulu

Zaman yönetimiİlköğretim okulları
Abdurrahman Terzi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenci güdülenmesini etkileyen öğretmen özellikleri ve bu özelliklerle ilgili öğretmen farkındalığı

Öğretmenlerin sınıf içinde karşılaştıkları zorluklardan biri de hiç şüphesiz ki güdülenme sorunudur. Güdülenme, çeşitli anlamları içinde barındıran geniş bir yelpaze olarak görülebilir. Güdülenme sözcüğü, insan zihninin önemli bir yanına vurguda bulunuyor olması açısından araştırmacılara olduğu kadar uygulayıcılara da yarar getirecektir. Bu yönü ile güdülenme, kişinin sahip olduğu ve makul olarak kabul edilebilecek düşünceler ile ilişikli özelliklerin aksine, kişinin ne istediği veya neyi arzuladığı ile ilgilidir. Bu sorunun aşılmasında, öğretmenin konu ile ilgili bilgi düzeyi ve sınıftaki uygulamaları etkin rol oynayacaktır. Bu uygulamaların başında öğrencileri özgül güdülenme ile ilgili bilgilendirmenin geliyor olması doğal karşılanmalıdır. Bu çalışmada, öğretmenlerin öğrenci güdülenmesini sağlamak için kullanabileceği stratejiler ile ilgili bilgi düzeyi ve bu stratejileri öğretim ortamı içerisinde ne derece etkin olarak kullandıkları araştırılmıştır. Bu nitel çalışmada, sınıf gözlemleri ve sözlü görüşmelerden yararlanılmıştır. Gözlemler, sınıf içerisinde olup biten ile ilgili gerçekçi bilgilerin doğal yollardan edinilebilmesine olanak sağladığı düşünüldüğünden ötürü tercih edilmiştir. Geniş bir artalan bilgisi taramasından sonra, öğretmenlerin kullanabileceği güdüleyici stratejiler belirlenmiş ve deneklerin bu konudaki bilgi düzeyi ve sınıftaki uygulamaları incelenmiştir. Marmara Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulunda gerçekleştirilen bu çalışmaya on yabancı dil eğitimcisi gönüllü olarak katılmıştır. Bu araştırma, öğretmenlerin yararlanabileceği güdüleyici stratejilerin sayıca çeşitliliği göz önüne alındığında, ihtiyaç duyulanın nicelikten çok nitelik olduğu gerçeğini ortaya koymuştur.

Burak Özsöz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin değişime dirençleri ve direnç nedenleri

Örgütler çevreyle sürekli etkileşimde bulunan birer açık sistemdir. Bu nedenle de çevrede meydana gelen değişmelere uyarlanmak için değişmek zorundadır. Değişim her örgütün varlığını devam ettirmesi için gerekli bir olgudur.İçinde bulunduğumuz çağ değişimin en fazla ve en hızlı olduğu bir çağdır. Ekonomide, sosyal alanda, kültürel yaşamda, siyasal ve toplumsal düzeyde ve teknolojik yapıda eskiden çok farklı değişimler ve yenilikler yaşanmak¬tadır. Aynı şeyi eğitim örgütleri açısından da söylemek olanaklıdır. Bu gelişmeler, eğitim örgütlerinin yapı ve işleyişinde değişim ihtiyacını yaratmış ve değişime direnci de beraberinde getirmiştir. Değişime direncin önlenmesi için, değişimin planlı bir biçimde yürütülmesi önem kazanmıştır.Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin değişime direnç nedenlerine yönelik tutumlarını; öğretmenlerin kendilerini değişime açık görmeye ilişkin görüşlerini; bu tutum ve görüşlerin öğretmenlerin bazı kişisel değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır.Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin kişisel özelliklerini belirlemek için altı sorudan oluşan bir form; değişime direnç nedenlerini belirlemek için ?Ergin Değişim Ölçeği? kullanılmıştır. Anket formları toplam 486 öğretmene uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler aritmetik ortalama, yüzde, standart sapma, kaykare (X2), varyans analizi ve t-testi gibi teknikler kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir:1.Araştırmada kişilerin çoğunluğunun kendilerini değişime açık olarak algıladıkları görülmüştür.2.Kişilerin kendilerini değişime açık görmeye ilişkin görüşleri ile yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi ve okulun statüsü değişkenleri arasında farklılık bulunmamıştır.3.Kişilerin değişime direnç nedenlerinin en yüksek düzeyde olanı ?rasyonalizasyon?, ?mücadele kaygısı? ve ?genel değişime dirençtir?. En düşük düzeyde olanları ise ?bekle gör? ve ?eskiyi koruma? boyutları olarak bulunmuştur.4.Kişilerin değişime dirençleri, kişisel değişkenlerine göre farklılaşmaktadır.5.Kişilerin değişime dirençleri, kendilerini ne ölçüde değişime açık gördüklerine göre farklılaşmaktadır.

Sema Şentürk Kulu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim müfettişlerinin çağdaş eğitim denetimi ilkelerine ve kliniksel denetime yönelik davranışlarına ilişkin öğretmen algıları

Bu arastırmanın genel amacı ?lköğretim Müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkelerine ve Kliniksel Denetime yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının neler olduğunu belirleyerek; bu algıların arastırmaya katılanların kisisel değiskenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediklerini ortaya koymaktır. Arastırmanın evreni ?stanbul ili Avrupa Bölümü ?lköğretim okullarında çalısmakta olan öğretmenlerden olusmaktadır. Arastırmanın örneklemini, okul büyüklüğü göz önünde bulundurularak, random yoluyla belirlenen toplam bes ilçeden 30 resmi ilköğretim okulu olusturmustur. Arastırmaya 634 öğretmen katılmıstır. ?lköğretim müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkeleri ve Kliniksel Denetime yönelik davranıslarını ölçmek amacıyla arastırmacı tarafından gelistirilen anket kullanılmıstır. Anketlerden elde edilen verilerin çözümlenmesinde standart sapma, frekans, yüzde ve aritmetik ortalamalardan yararlanılmıstır. Cinsiyet, öğrenim durumu, kıdem ve okul büyüklüğü (okulda çalısan öğretmen sayısı) değiskenlerine göre farklılıkları test etmek amacıyla ise T testi, Anova ve Post Hoc testlerden yararlanılmıstır. Arastırma sonucunda elde edilen bulgular söyledir: 1. ?lköğretim müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkelerine yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının genel aritmetik ortalaması ( X =2,85) ?biraz katılıyorum? düzeyindedir. 2. ?lköğretim müfettislerinin Kliniksel Denetime yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının genel aritmetik ortalaması ise ( X =2,92) puanla aynı sekilde ?biraz katılıyorum? düzeyindedir. 3. ?lköğretim müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkeleri ile Kliniksel Denetime yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algıları karsılastırıldığında her iki boyut arasında istatiksel olarak p<.05 düzeyinde anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin Kliniksel Denetime yönelik algıları Çağdas Eğitim Denetimi ?lkelerine iliskin algılarına göre daha olumludur. 4. ?lköğretim müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkelerine yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının cinsiyet, öğrenim durumu ve okul büyüklüğü değiskenlerine göre farklılık göstermediği ancak kıdem yönünden öğretmenlerin algıları arasında .05 düzeyinde anlamlı bir fark olduğu saptanmıstır. 5. ?lköğretim müfettislerinin Kliniksel Denetime yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının cinsiyet, öğrenim durumu, kıdem ve okul büyüklüğü değiskenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüstür.

Emine Kunduz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilimleri alanını seçen öğrencilerin kariyer yetkinlik beklentisi ile kariyer seçenekleri zenginliği ve üniversiteye giriş sınavlarındaki performansları arasındaki ilişkiler

ÖZET Bu araştırmada, Hackett ve Betz'in (1981) kendini yetkin görme beklentisi kuramından (Bandura, 1977) yararlanarak, kadınların meslek davranışına yönelik oluşturduktan bir model sulanmıştır. Hackett ve Betz (1981), bu model sayesinde düşük yetkinlik beklentisine sahip bireylerin kariyer seçeneklerinin de sınırlı olup olmadığı; yetkinlik beklentisindeki cinsiyet farklılıklarının mesleki davranışlardaki cinsiyet farklılıklanyla ilişkili olup olmadığı konusunda araştırma yapılabileceğini belirtmektedirler. Fen bilimleri alanını seçmiş altıncı dönem kız ve erkek öğrencileri (N = 332) üzerinde yürütülen bu araştırmada üç temel amaç bulunmaktadır: Birinci amaç, erkek başatlı mesleklere ilişkin yetkinlik beklentisi ve kariyer seçenekleri zenginliğindeki cinsiyet farklılıkları ile ilgilidir. İkinci amaç, yetkinlik beklentisindeki cinsiyet farklılıklarının üniversiteye giriş sınavlarından elde edilen puanlarla ilişkisinin incelenmesi ile ilgilidir. Üçüncü amaç, yetkinlik beklentisinin kariyer seçenek zenginliğini ve üniversiteye giriş sınavlarından elde edilen puanlan yordamadaki katkı payı ile ilgilidir. Araştırmada yetkinlik beklentisi ile ilgili olarak bir ölçek geliştirilmiştir: Kariyer Yetkinlik Beklentisi Ölçeği. Bu ölçeğin üç alt ölçeği vardır. Bunlar, Öğrenci Yerleştirme Sınavı'ndaki Yetkinlik Beklentisi Ölçeği; Eğitimsel Gereklerdeki Yetkinlik Beklentisi Ölçeği; ve İş Görevlerindeki Yetkinlik Beklentisi ölçeği' dir. Yetkinlik beklentisinin kariyer seçenek zenginliği ile ilişkisini ölçmek amacıyla da Kariyer Seçenek Zenginliği Ölçeği adı verilen dördüncü bir ölçek daha geliştirilmiştir, ölçekler, Fen ve Matematik alanları ile ilgili olan meslek ya da yükseköğretim programlannm başlıklanna göre oluşturulmuştur. Araştırmanın ilk amacına yönelik olarak yapılan t-testi sonuçlarına göre, erkek başatlı meslek ve yükseköğretim programlarındaki yetkinlik beklentisinde cinsiyet farklılıklan çıkarken, bu farklılıklarla ilişkili olabilecek şekilde kız öğrencilerin kariyer seçeneklerini smırladıklan saptanmıştır. İkinci amaçla ilgili olarak yapılan iki yönlü varyans analizi sonuçlarına göre, yüksek yetkinlik beklentisi olan öğrencilerin Öğrenci Seçme Sınavı'ndaki Sayısal, Öğrenci Yerleştirme Sınavı'ndaki Fen ve Matematik puanlan daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca, yetkinlik beklentisi cinsiyetle ortak etki göstermiş ve erkek öğrencilerin kız öğrencilerden daha yüksek ÖSYM sınav puanı aldıklan ortaya çıkmıştır. Üçüncü amaçla ilgili bulgularda ise, Kariyer Seçenek Zenginliği ölçümlerinin yordanmasında, yetkinlik beklentisinin göstergeleri etkili bulunmamıştır. Yetenek ölçümlerinin yordanmasında ise yetkinlik beklentisinin önemli bir oranda katkısının olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç bölümünde ise, araştırmacı ve uygulamacılar için öneriler verilmiştir. XII

Fen bilgisi eğitimiKariyer geliştirme sistemleriKariyer seçenekleri+4
Ragıp Özyürek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık Bakanlığı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan hemşirelere verilen hizmet içi eğitim programının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı Sağlık Bakanlığı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapmakta olan hemşirelerin kendilerine verilen hizmet içi eğitim programına dair görüşlerinin alınarak eğitim programının değerlendirilmesidir. Betimsel araştırma modellerinden genel tarama yöntemi ile yapılan araştırmanın çalışma grubunu hastanede farklı servislerde çalışan 200 hemşire oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 59 maddeden oluşan tek tip anketin uygulanması ile elde edilmiştir. Anket ile ilk önce hizmet içi eğitime dair genel görüşler alınarak, eğitim programının hedefleri, uygulaması, eğitimci özellikleri, öğrenme ortamı özellikleri ve değerlendirmesi ile ilgili görüşler alınmıştır. Araştırmanın alt problemlerine cevap bulmak amacı ile anketlerden elde edilen hemşire görüşleri ortalama ve frekans hesapları yapıldıktan sonra tablo haline getirilmiştir. Daha sonra elde edilen bu veriler tek faktörlü varyans analizi (ANOVA testi) ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre hemşirelerin eğitim programına dair görüşlerinde ?Genel? boyutta mezun oldukları okula göre fark bulunmuş, alınan puan ortalamalarında lisans mezunlarının lehine sağlık meslek lisesi mezunlarına göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Programın ?Değerlendirme?, ?Uygulama? ve ?Eğitici? boyutlarında kıdeme göre farklılıklara bakıldığı vakit 16 yıl ve üstü kıdeme sahip olan hemşireler 6-10 yıl kıdeme sahip olanlara göre daha olumlu görüşler bildirmişlerdir. Hemşirelerin kurumdaki görevlerine göre ortalama puanlarında farklılıklar ise eğitim programının ?Değerlendirme?, ?Hedef?, ?Uygulama? ve ?Eğitici? boyutlarında poliklinik hemşirelerinin lehine çıkmıştır.

Neriman Nüzket
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersi 2005 öğretim programının değerlendirme boyutuna dair 4. ve 5. sınıf öğretmen görüşleri.

Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler dersi 2005 öğretim programının değerlendirme boyutunda yer alan geleneksel ve alternatif değerlendirmeye ilişkin, 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin yeterliklerinin kıdem ve eğitim durumuna göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesidir.Araştırma modeli olarak, betimsel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli seçilmiştir. Araştırma, 2005-2006 öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasında bulunan 10 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 93 Sosyal Bilgiler öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, Doç. Dr. Seval Fer, Fransızca Öğretmeni Ferda Dikmen ve Matematik Öğretmeni Alper Bulut tarafından geliştirilen ve 61 maddeden oluşan ?2005 Öğretim Programının Değerlendirme Boyutuna Yönelik Öğretmen Görüşleri Anketi? (ÖPYDÖGA) kullanılarak elde edilmiştir.Araştırmanın alt problemlerine yanıt bulmak amacıyla anketlerden elde edilen öğretmen görüşleri ortalama ve frekans hesaplarıyla tablolaştırılmış ve daha sonra MANOVA tekniği ile analiz edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin sahip oldukları ölçme ve değerlendirme yeterlikleri eğitim durumuna göre, geleneksel ve alternatif değerlendirme alanında herhangi bir farklılık göstermemiştir. Aynı şekilde yine öğretmenlerin sahip oldukları ölçme ve değerlendirme yeterlikleri kıdem düzeyine göre, geleneksel ve alternatif değerlendirme alanında herhangi bir farklılık göstermemiştir.

Ölçme-değerlendirme
Ferda Dikmen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili resmi ilköğretim okullarında öğretmen performans yönetimi

Bu araştırma, İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan resmi ilköğretim okulu öğretmen ve yöneticileri ile ilköğretim müfettişlerinin öğretmen performans yönetimi ölçütlerinin ilköğretim okullarında uygulanabilirliğini kabul etme ve bu ölçütlerin ilköğretim okullarında uygulanma derecesini kişisel değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını saptamayı amaçlamaktadır.Genel tarama modeline göre yapılan araştırmanın çalışma evrenini, İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 17430 öğretmen, 502 okul yöneticisi ve 110 müfettiş oluşturmaktadır. Örneklemini ise 222 okul yöneticisi, 392 öğretmen oluşturmuştur. Müfettişlerin tamamı araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırmanın verilerini elde etmek için örneklemi oluşturan gruplara Aynur Bozkurt Bostancı tarafından geliştirilen ?Öğretmen Performans Yönetimi Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak, frekans, aritmetik ortalama, t-testi, tek yönlü Anova testi (F testi), Tukey testi yöntemleri ile SPSS 10.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, öğretmen performans yönetimi ölçütlerinin ilköğretim okullarında uygulanabilirliğini öğretmen, yönetici ve müfettişler ?tam? derecesinde kabul etmektedirler.Öğretmen ve yöneticilerin öğretmen performans yönetimi ölçütlerinin ilköğretim okullarında uygulanabilirliğini kabul etme dereceleri tüm boyutlarda anlamlı farklılık göstermiştir. Yönetici ve müfettişlerin kabul etme dereceleri performans geliştirme, performans değerlendirme ve performans yönetimi yapı ve kayıtları boyutlarında ve boyutların genel toplamında anlamlı farklılık göstermiştir. Müfettişler ile öğretmenlerin ise, benzer görüşlere sahip olduğu ve dolayısıyla da görüşleri arasında da anlamlı farklılıklar olmadığı belirlenmiştir.Öğretmen performans yönetimi ölçütlerinin ilköğretim okullarında uygulanma derecesine ilişkin öğretmen, yönetici ve müfettişler genel olarak ?orta? ve ?az? olarak görüş bildirmişlerdir.Performans hedef ve kriterlerini belirleme boyutunda tüm gruplar arasında anlamlı farklılık görülmüştür, buna karşın performans izleme boyutuna ilişkin olarak öğretmen ile yönetici ve müfettiş ile yönetici grupları arasında anlamlı farklılık gözlenmiştir. Performans geliştirme boyutunda tüm gruplarda anlamlı farklılık görülmüştür. Performans değerlendirme boyutu ise öğretmen ile yönetici ve müfettiş ile yönetici grupları arasında anlamlı farklılık göstermiştir. Performans değerlendirme sonuçlarını kullanma boyutunda da öğretmen ile yönetici ve müfettiş ile yönetici grupları arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Son olarak performans yönetimi yapı ve kayıtları boyutunda öğretmen ile yönetici ve müfettiş ile yönetici grupları arasında anlamlı farklılık görülmüştür.

Eğitim yönetimiPerformans değerlendirmePerformans yönetimi+1
Selma Yolcu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00