
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türkiye'de güncel sanat ve zanaat ilişkisi üzerine bir araştırma
Bu araştırma güncel sanatta görünürlüğü artan zanaattan hareketle yola çıkmıştır. İlk Çağlardan Endüstri Devrimine sanatın ve zanaatın tarihsel gelişiminden bahsedilmiş, Rönesans ile birbirinden kopmaya başlayan bu iki kavramın Endüstri Devrimi sonrası ayrışmasının etkilerinden ve teknolojinin gelişimiyle estetikten yoksun seri üretimin negatif etkisinden bahsederek sanat ve zanaatın birleşmesini savunan akımlara değinilmiştir. Sanat ve zanaatı ortak paydada buluşturan akımlardan söz edildiğinde ilk akla gelen Bauhaus'u oluşturan sürecin önemli olması sebebiyle Arts and Crafts'da ortaya çıkan Bauhaus'u oluşturan gelişmelere değinilmiş ve güncel sanatta zanaatı üretimde kullanan sanatçılara odaklanılmıştır. Geçmişi insanlık tarihi kadar köklü olan bu iki kavram kültürün, teknolojinin, dinin ve yönetimin dolayısıyla toplumu toplum yapan özelliklerin gelişiminde, oluşumunda itici gücü olması bakımından önemlidir. Tarih boyunca devinim içinde olan hem birbirini hem de toplumu etkileyen sanat ve zanaat insana ve insanın yaşamına bağlı bir yapıdadır. Zanaatın gelişmesiyle teknolojik gelişmeler, pazar ihtiyacı, ticaretin gelişimi gibi konular hem insanların kendi toplulukları içinde hem de farklı topluluklar arasında etkilerin oluşumunda itici güce sebep olmuştur. Bunun sonucunda çeşitli yasalar ve kurallar gelişmiş olup bu süreçte etken rol oynayan zanaatkârlar ve loncaların üyelerine çeşitli haklar ve ayrıcalıklar tanımlanmıştır. Sanatın gelişimiyle Mağara resimlerinden başlayarak doğaya etki etmeyi amaçlayan, topluluklar arası ayrışmayı ve toplumun kendi içinde birleşmesini sağlayan, inanç sistemiyle bağlı olan, kimi zaman yönetimin propaganda aracı olarak kullanılan, toplumun manevi yönünü ve bilişsel gelişimini de etkilemiş olduğundan bahsedilmiştir. Araştırmada sanatçılar, üretimsel süreçte zanaatı yaklaşım olarak, sanatsal üretimde konu olarak ve zanaat ürününün sanat pratiğinde malzeme olarak ele almış olan güncel sanatta kullanım alanlarına yönelik örnek teşkil etmesi sebebiyle seçilmiştir.
Çeyiz ve buluntu kumaşların kullanımının sanata yansıması
Bu eser metninde, ilk olarak sanat-zanaat arasındaki ilişki ele alındıktan sonra, çeyizin tarihsel konumundan bahsedilerek; sanat tarihinin başından itibaren sanatsal çalışmalarda çeyiz ve buluntu kumaşların nasıl yer edindiği incelenmiştir. Üçüncü bölümde, sanatta nesne kullanımına değinildikten sonra, feminist sanatta çeyizin ve buluntu kumaşların sanat eserlerindeki kullanım örneklerine yer verilmiştir. Dördüncü bölümde, Türkiye ve Dünya sanatında çeyiz ve buluntu kumaşlarla farklı disiplinlerde üretilen sanat eserleri incelenmiştir. Daha sonra, çeyiz ve buluntu kumaşlardan ürettiğim çalışma örneklerine yer verilmiştir. Çeyiz, ilk uygarlıklardan itibaren günümüze kadar varlığını koruyan, aile kurmakla ilgili sosyolojik bir ögedir. El işçiliğinin azalması, teknolojinin ilerlemesi ve zanaat ürünlerinin eski değerini kaybetmesi ile çeyizin kültürel önemi azalmış ve değişmiştir. Endüstri ürünlerinin artması ile gündelik yaşamda kullanılan ürünlerin tasarımlarında işlevsellik, ergonomi ve estetik ilkeler göz önüne alınmaya başlamıştır. Böylece, sanat ve zanaat birlikte ele alınarak yeniden buluşturulmuş, sanatın tasarım alanına girmesi ile malzeme ve sanat arasında ilişki kurulmuştur. Sanat tarihi boyunca sanatçı nesne ile daima bir iletişim içindedir. Varlık ve kavramların nesne olma özelliği taşıdığı öne sürüldüğünde, sanat ve nesne bir bütündür. Çağın estetik ve tinsel değişimlerine göre farklılaşması, nesneye yeni kullanım alanları açar ve modern dönemde nesne sanatçı tarafından, her türlü sorgulamaya maruz bırakılır. Böylece Dada ile birlikte sanata giren hazır nesne, sanatta yeni bir dönüm noktası oluşturmuştur. 20. yüzyıl başlarında geleneksel sanat anlayışının kökten değişime uğramasıyla, sanatsal çalışmalarda farklı teknik ve materyaller kullanılmaya başlamıştır. Bu gelişmeler doğrultusunda en baştan beri sanatla temas içinde olan çeyiz, hem kavram hem de materyal olarak sanatsal çalışmalar içinde yer edinmiştir. Teknolojinin ve endüstrileşmenin artmasıyla kullanım ömrü dolmuş atık ve buluntu kumaşlar da sanata malzeme olan diğer nesnelerdendir. Çeyiz ve buluntu kumaşların famaj, asamblaj, performans, enstalasyon gibi sanat tekniklerinde; sanat nesnesi olarak ele alımı ve kullanıldığı, feminist sanat ve günümüz sanatından örnekler ile incelenmiştir. Eser metninde, çeyizin ve buluntu kumaşların kültürel olarak ifade ettiği anlam ve değerin zaman içinde sanat nesnelerine dönüşmesiyle birlikte; günümüz sanatında kazandığı biçimsel, kavramsal değişiklikler ve benzerlikler eserler üzerinden incelenmiştir. Beşinci bölümde ise kendi ürettiğim çalışmalardan örnekler ele alınarak, çeyiz ve buluntu kumaşların sanat nesnesi olarak kullanımı; malzeme, biçim, içerik ve teknik olarak değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Çeyiz, buluntu kumaşlar, sanat ve zanaat, hazır nesne, güncel sanat, feminist sanat, famaj.
Dijital metinlerle yapılan dinleme etkinliklerinin dördüncü sınıf öğrencilerinin dinleme ve okuduğunu anlama becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, dijital metinler aracılığıyla gerçekleştirilen dinleme çalışmalarının, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin dinleme ve okuduğunu anlama becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada, ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Kastamonu'da bir devlet okulunda öğrenim gören ve uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen 42 öğrenciden oluşmaktadır. Bu öğrencilerin 21'i deney grubunda, 21'i kontrol grubunda yer almaktadır. Araştırma verileri, Dinleme Becerisi Ölçeği ve Okuduğunu Anlama Testi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada SPSS v27 yazılımı kullanılarak ANCOVA analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, dijital metinler ile yapılan dinleme çalışmalarının öğrencilerin dinleme becerileri üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Uygulanan deneysel işlemin orta-büyük düzeyde bir etki büyüklüğüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan, dijital metinler ile yapılan dinleme çalışmalarının öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, dijital metinlerin dinleme becerilerinin geliştirilmesinde etkili bir araç olarak kullanılabileceği önerilmektedir. Okuduğunu anlama becerilerinin geliştirilmesi için ise dinleme ve okuma süreçlerinin farklı bilişsel süreçleri gerektirmesi nedeniyle farklı stratejilerin ve daha uzun süreli uygulamaların gerekli olduğu düşünülmektedir.