Recently Added Theses
View AllTahir Malik'in "Sonuncu Kurşun" adlı kıssasının Türkiye Türkçesine aktarılması ve yapı-izlek yöntemiyle incelenmesi
Daha Tahir Malik, polisiye roman türünde verdiği başarılı örneklerle Yeni Özbek edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Yazarın "So'nggi O'q/Sonuncu Kurşun" adlı kıssası; 1922 yılından 1957 yılına kadarki otuz beş yıllık süreçte Sovyet rejiminin Lenin ve Stalin dönemlerinde Özbekistan'da yaşanan baskı, sürgün, zulüm ve katliamları polisiye bir kurguyla gerçek kişilerin trajedileri üzerinden anlattığı eseridir. "Sonuncu Kurşun" kıssası bu yönüyle Özbekistan'da oldukça ses getirmiştir. Türkiye'de Tahir Malik'in eserlerinden "Jinoyatin Uzun Yo'li/Suçun Uzun Yolu", "Ov/Av" ve "Şaytanat/Şeytanlar" romanın I.cildi üzerine çalışma yapılmıştır. Söz konusu çalışmalarda eserlerin edebî yönden incelenmediği fark edilmiştir. Dolayısıyla Tahir Malik'in Türkiye'de edebî yönden incelenen eseri bulunmadığı için "Sonuncu Kurşun" kıssası Türkiye Türkçesine aktarılıp edebî açıdan yapı izlek yöntemiyle incelenecektir. Çalışmanın giriş bölümünde Ekim Devrimi'nin Özbekistan'a etkilerinden ve Özbek edebiyatında hikâyenin gelişiminden bahsedilecek, birinci bölümde Özbek yazar Tahir Malik'in hayatı, sanatı ve eserleri ele alınacak, ikinci bölümde "Sonuncu Kurşun" kıssasının Türkiye Türkçesine aktarımı gerçekleştirilecek, üçüncü bölümde eser edebî yönden yapı izlek yöntemiyle incelenecektir.
Gafur Gulam'ın "Shum Bola" kıssasının Türkiye Türkçesine aktarılması ve yapı-izlek yöntemiyle incelenmesi
Sovyet Dönemi Özbek edebiyatının önde gelen isimlerinden Gafur Gulam'ın Shum Bola kıssası Özbek edebiyatının en önemli nesir yazılarından birisidir. Eser hem dönemin sosyal yaşantısına ışık tutma niteliği taşımakta hem de Gafur Gulam'ın kendi çocukluk hatıralarından izler barındırmaktadır. Kıssanın başkişisi Karavoy, babasını kaybetmiş yaramaz bir çocuktur. Kıssa, Karavoy'un evden ayrıldıktan sonra başından geçen olaylar üzerine kurgulanmıştır. Dönemin önemli isimlerine, Özbek Türklerinin kültürel ögelerinden çocuk oyunlarına, ulusal giyimlere, yemek kültürüne ve koşuk, karhat, alyor gibi sözlü edebiyat ürünlerine sıkça yer verilmiştir. Çalışmada Shum Bola kıssası yapı ve izlek bağlamında ele alınmıştır. Bu çalışma genel olarak beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Sovyet Dönemi Türkistan coğrafyası hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Gafur Gulam'ın hayatı, sanatı ve eserlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye Türkçesine aktarılan Shum Bola/Yaramaz Çocuk kıssası yapı ve izlek yöntemiyle incelenmiş ve dil ve üslup özelliklerine değinilmiştir. Dördüncü bölümde Shum Bola kıssasının Özbek Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmış metnine yer verilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde çalışmaya dair genel bir değerlendirme yapılmıştır. Kaynakça bölümünde ise çalışmanın
Türk destan evreninde oyun üzerine bir inceleme
Bu çalışmada varyantlaşan Türk epik destanlarında oyun ve oyunla ilgili kavramlar ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, Türk epik destanlarında geçen oyunların kültürel arka planını incelemek, tespit edilen oyunların bağlamını, yapısını, işlevini ve destan kurgusunda oyunun yerini belirlemektir. Çalışma "Giriş" ve yedi bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde destan ve oyun kavramları, oyunun özellikleri ve unsurları, oyunun kamlık ve kültürel bellekle ilişkisi ele alınmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman tarama ve karşılaştırma teknikleri kullanılarak Türk destanlarındaki oyunlar incelenmiştir. Bu çalışma, metin merkezli kuramlardan "Yapısalcı", "Bağlamsal" ve "İşlevsel" halkbilimi kuramlarını dâhil ederek destanlardaki oyunları analiz etmeyi amaçlamaktadır. "Destanlarda Adı Geçen Oyunlar" başlığında, destanlarda tespit edilen kırk farklı oyunun oynanma biçimleri verilmiştir. "Bağlam Açısından Oyunlar" başlığında, oyunlar; oynanma amacı, zamanı, mekânı ve oyuncularına göre ele alınarak sınıflandırılmıştır. Bu bölümde destanlarda geçen oyunlar, çocuk ve oyun ilişkisi yanında geçiş dönemlerinde, avda, konuk ağırlamada, mevsimlik bayramlarda, kağan tayininde ve savaşlarda tuttuğu yer açısından incelenmiştir. "Anlam Açısından Oyunlar" başlığında oyunlar, TDK'nin oyun tanımındaki anlamlarından yola çıkılarak eğlence, sınama ve yarış, kumar, hile, dans, tiyatro olarak değerlendirilmiştir. "Destanlardaki Oyunların Yapısı" başlığında; oyun adı, oyuncular, oyun araçları/oyuncak, oyunların icra ortamları, ödül ve ceza unsurları incelenmiştir. Destan metinlerindeki bağlamlarıyla sınırlı olmak üzere tespit edilen oyunların işlevleri "Destanlardaki Oyunların İşlevleri" başlığında verilmiştir. "Destan Kurgusunda Oyunun Yeri" başlığında oyunlar kişiler, olay, mekân, zaman, anlatıcı/dinleyici ve epik kurallar çerçevesinde incelenerek oyunun destan kurgusunda önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür. Oyunların destan kurgusundan ayrı düşünülemeyecek bir rolü bulunmaktadır. Ayrıca destanlardaki oyunların bağlam, yapı, işlev açısından değerlendirilebileceği görülmüştür. Anlatıyı oluşturan yapının, oyuna da uygulanabileceği ve oyunun bağlamının, anlamı oluşturmada temel rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Türk epik destanlarındaki oyunlar; oyun, yapı, bağlam, işlev açısından bir bütün hâlinde değerlendirilerek kurgu boyutunda oyunun destan ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Oyunlar; destanlardaki olayı, ana karakterini, ana hikayesini etkilemektedir. Destan kurgusu, destan kahramanlarının oynadığı oyunlara bağlı olarak değişebilmektedir.
Arı ürünleri karışımında yüzey yanıt yöntemi ile bileşen optimizasyonu: Fonksiyonel özellikleri ve raf ömrü niteliklerinin belirlenmesi
Bal dışı arı ürünlerinin bilinirliği ve tüketimi, fonksiyonel nitelikleri ve besinsel içerikleri itibariyle son yıllarda artmıştır. Bal dışı arı ürünleri polen, propolis, arı sütü, arı ekmeği, arı zehri, apilarnil, balmumu olarak sıralanabilir. Bal, birçok açıdan insan beslenmesinde önemli yeri olan hayvansal kökenli doğal bir üründür. Propolis, bal arılarının (Apis mellifera) bitkinin yapraklar, çiçek tomurcukları ve ağaç kabukları gibi bitkinin çeşitli yerlerinden topladıkları özsu, reçine ve müsilajlardan ürettikleri, daha sonra karıştırdıkları, arı tutkalı olarak da bilinen doğal ve yapışkan bir malzemedir. Karbonhidrat içeriği nedeniyle, yüksek emilim oranına sahip önemli enerji kaynağıdır. Balın botanik orijini ve toplandığı coğrafi bölge, balın kimyasal bileşimi üzerinde önemli rol oynar. Polen, arılar tarafından toplanan, bitkilerin erkek üreme hücresi olan çiçek tozlarıdır. Arıların temel gıda kaynağı olan polenler, yavru beslenmesinde kullanılmak üzere koloninin arı sütü üretiminde ve protein ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla işçi arılar tarafından toplanır. Bu tez çalışmasında, kestane ve çiçek olmak üzere iki farklı bal kullanılarak hazırlanan arı ürünleri karışımında polen ve propolis miktarları, Yüzey Yanıt Yöntemi, Merkezi Deneme Deseni kullanılarak optimize edilmiştir. Optimizasyonda antioksidan aktivite, toplam fenolik madde miktarı, toplam mineral madde ve duyusal değerlendirme skorları yanıt (response) olarak, polen ve propolis miktarları ise bağımsız değişkenler olarak alınmıştır. Optimizasyonda, bağımsız değişkenlerin optimizasyonu ve yanıtların ise maximizasyonu istenmiştir. Optimizasyon sonucu kestane ballı ve çiçek ballı karışım için beklenen sonuçların validasyonu ile doğrulamaları yapılarak sonuçlar istatistiksel olarak yorumlanmıştır. Formül optimizasyonu sonucu üretilen kestane ve çiçek ballı karışımları, tezin ikinci aşamasında besinsel, fizikokimyasal ve bazı depolama parametreleri açısından karşılaştırılmıştır. Optimizasyon sonucu kestane ballı karışım için optimize polen miktarı 10,24 g ve propolis miktarı 4,07 g olması durumunda antioksidan aktivite miktarı %86,30; toplam fenolik madde miktarı 1215,33µg/g; toplam mineral madde miktarı %0,870 ve duyusal değerlendirme skoru 3,62 olarak belirlenmişir. Çiçek ballı karışım için optimize polen miktarı 10,24 g ve propolis miktarı 1,73 olması durumunda antioksidan aktivite miktarı %66,34; toplam fenolik madde miktarı 780,33µg/g; toplam mineral madde miktarı %0,443 ve duyusal değerlendirme skoru ise 3,84 olarak belirlenmişir. Optimum sonuçlara göre hazırlanan çiçek ve kestane ballı karışımlar karşılaştırıldığında, kestane ballı karışımın antioksidan aktivite miktarı, toplam fenolik madde ve toplam mineral madde içeriğinin daha yüksek olduğu ancak duyusal skorun çiçek balına göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Her iki karışım için de elde edilen ürünlerde fenolik madde içeriği, madde kompozisyonu, aminoasit kompozisyonu açısından karakterizasyonu yapılarak yapı aydınlatma çalışması gerçekleştirilmiştir. Kestane ballı karışımın fenolik madde içeriği değerlendirildiğinde Trans ferulik asit, çiçek ballı karışım da en yüksek kafeik asit tespit edilmiştir. Fenolik madde kompozisyonunu polen ve propolis önemli derecede etkilemiştir. Kullanılan hammaddeler ve elde edilen karışımların mineral madde içerikleri bir arada değerlendirildiğinde, polenin önemli bir mineral madde kaynağı olduğu ve karışımın son mineral madde kompozisyonunu önemli düzeyde etkilediği tespit edilmiştir. Kestane ve çiçek ballı karışımda en yüksek K elementi olduğu belirlenirken, bunu Ca, Na ve P elementleri takip etmiştir. Kestane ballı karışımın Na, Mn, Fe, K ve Ca elementlerinin çiçek ballı karışımdan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Hammadde olarak kullanılan polenin incelenen 17 aminoasitin tamamını içerdiği, ayrıca çiçek balının kestane balından daha yüksek düzeye sahip olduğu tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak çiçek ballı karışımının aminoasit düzeyleri de daha yüksek bulunmuştur.
Ulusal pazardaki propolislerin bazı kalite niteliklerinin incelenmesi ve mevcut mevzuatlara göre değerlendirilmesi
Propolis (arı tutkalı) bal arılarının çesitli bitkilerin tomurcuk ve sürgünlerinde bulunan reçineye balmumu katarak oluşturdukları, kovanda çesitli amaçlarla kullandıkları yapışkan, koyu renkli bir maddedir. Propolis çeşitli biyoaktivitelere sahip 300'den fazla kimyasal bileşik içermektedir. Propolis antibakteriyel, antifungal, antitumoral, antioksidatif, imunomodulator ve diğer faydalı aktiviteleri ile dogal ilaç olarak kullanılan önemli bir arı ürünü olup bu çalısmada ticari olarak satışa sunulan 7 su bazlı, 7 alkol bazlı olmak üzere 14 adet sıvı propolis örneğinin çesitli fiziksel, kimyasal ve biyoaktif özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıstır. Elde edilen veriler doğrultusunda propolis örnekleri kendi aralarında karşılaştırılmış, aynı zamanda literatüre göre değerlendirilmiştir. Ayrıca propolis ekstraktlarına dair elde edilen veriler mevcut mevzuatlarda belirtilen limit değerlere göre de değerlendirilmiş, ulusal pazarda tüketime sunulan nihai propolis ürünlerinin değerlendirmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçların henüz taslak çalışmaları yapılan arı ürünleri tebliğine ve ilgili mevzuatlara kaynak oluşturması ve bir gıda takviyesi olan propolise dair ulusal standardizayona katkı sağlaması hedeflenmiştir. Ulusal pazarda tüketime sunulan örneklerin propolis içeriklerinin %7.5-40 aralığında olduğu ve 4 örneğin Takviye Edici Gıda Belge numarasının beyan edilmediği belirlenmiştir. Etil alkolle çözünen propolislerin fenolik asit ve antioksidan kapasitesi su ile çözünenlere göre önemli düzeyde yüksek (p<0.05) bulunmuştur. Benzer şekilde alkolle çözünen örnekler daha yüksekBrixdeğerleri vermiştir. Örneklerin tümünde ağır metal içerikleri mevzuata uygun sınırlar içerisinde bulunmuştur. Arsenik için mevzuatta limit olmamasına karşın 5 numunede 1000 ppbden yüksek düzeyde rastlanılmıştır. Ürünlerin Fenolik asit kompozisyonları değişkenlik göstermiş, bundaekstraksiyon metodu, işlem parametreleri ve propolisin botanik orijini gibi unsurların etkili olduğu düşünülmüştür. Yapılan bu çalışma ile belli bir bölgeye ait propolisler için kalite kriterlerini belirleyici bir standart oluşturmanın mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.
Doğu Akdeniz'de enerji keşiflerinin Kıbrıs sorununa etkileri
Kıbrıs, geçmişten günümüze gelen sorunlu bir alanı ifade etmektedir. 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti altında Rum ve Türklerin barış içerisinde yaşayamamaları ve Türklere yönelik artan şiddet olayları adanın Güney ve Kuzey olarak ikiye bölünmesi ile sonuçlanmıştır. Yaşanan sorunlara yönelik diplomatik arayışlar, Türk ve Rum topluluklarının bir arada yaşama veya ortak yönetim konusunda anlaşamamalarıyla sonuçsuz kalmıştır. Küresel aktörlerin Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunlara müdahil olmasıyla Kıbrıs sorununun çözümü duraksamış, Kıbrıs'ın hidrokarbon kaynakları, ülkenin devam eden sorununa enerji kaynak paylaşımı sorununun da eklenmesine neden olmuştur. Bu çalışmada Doğu Akdeniz'deki enerji keşiflerinin Kıbrıs sorununa olası etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Amaca ulaşmak için konu ile ilgili yerli ve yabancı edebiyat taranmış, konuya yönelik güncel tablo ve haritalardan faydalanılmış ve geçmişten günümüze süreci açıklamak için olabildiğince en güncel kaynaklardan faydalanılmıştır. Çalışma sonucunda; Doğu Akdeniz'deki enerji keşiflerinin Kıbrıs sorununa olası etkilerine yönelikyaşanan gelişmeler doğrultusunda çıkarımlar yapılmıştır.
