
541
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Hasan Kallimci'nin çocuk romanlarının incelenmesi
Hasan Kallimci'nin Çocuk Romanlarının İncelenmesi Çocuk edebiyatı, çocukların duygu düşünce ve hayal dünyasına seslenen, çocukların zihinsel ve ruhsal açıdan gelişimlerine katkıda bulunan eserlerden oluşmaktadır. Çocuk edebiyatı sözlü ve yazılı ürünlerden oluşan, hedef kitlesi 16 yaş altı çocuklar olan bir yazındır. Bu edebiyat içerisinde çocuk romanları, çocukların ilgiyle okudukları takip ettikleri bir tür olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu alanda ülkemizde pek çok yazar tarafından eserler oluşturulmuş ve halen oluşturulmaktadır. Çocuk edebiyatı alanında çalışmalar yapan, çocuğu edebi yazınının merkezine alarak eserler veren yazarların çalışmalarının incelenmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla, yaşayan ve hala çocuklara yönelik edebi ürünler ortaya koymaya çalışan yazarlardan Hasan Kallimci'nin eserlerinin incelenmesi ve bilim dünyasına sunulmasının önemli olduğu düşünülmüştür. Çocuklara yönelik hazırlanan eserler pek çok açıdan incelebilir. Bu çalışma günümüz çocuk edebiyatı yazarlarından Hasan Kallimci'nin 3. 4. ve 5. sınıf öğrencilerine yönelik yazmış olduğu romanların incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş ve bu çerçevede doküman incelemesi kullanılmış olup eserler betimsel teknikle analiz edilmiştir. Hasan Kallimci'nin incelenen romanlarında, hayatının önemli bir kısmını öğretmen olarak geçirmesinin vermiş olduğu bir avantajla çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını tespit edip yazılarını buna göre oluşturduğu, romanların içeriği ve eğitsel boyutu, milli ve insani değerleri dikkate alarak yazdığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çocuk edebiyatı, çocuk romanları, Hasan Kallimci, iletiler
Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâye kahramanların incelenmesi
Ortaokul Türkçe ders kitapları, MEB ve özel olmak üzere farklı yayınlar tarafından eğitim-öğretimde okutulmaktadır. Öğretim yıllarına göre, Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla birlikte özel yayınlar farklılık göstermektedir. Eğitim-öğretim yıllarında belirlenmiş olan ve okutulması planlanan Türkçe ders kitaplarında, metinlerle öğrenciye kazandırılması amaçlanmış özellikler bulunmaktadır. Bu özellikler, öğrencinin akademik ve kişisel gelişimini olumlu etkilemek amacıyla Türkçe ders kitabı ve metinlerinde bulunmaktadır. Bu çalışma, Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâye metinlerindeki kahraman özelliklerinin belirlenmesi ve öğrencilere hikâye kahramanlarıyla verilmek istenen özelliklerin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. • Hikâyelere çoğunluklu olarak hangi temalarda yer verilmiştir? • Türkçe ders kitaplarında yer alan metin türleri nelerdir, kitaplara göre nasıl dağılmıştır? • Yayınların tamamına bakıldığında ortak hikâye ve/veya yazara rastlanmakta mıdır? • Yayınlarda ağırlıklı olarak geçen kahraman özelliklerine bakıldığında, yayınlar arasında kahraman özellikleri benzerlik göstermekte midir? Bu sorular, çalışmaya temel teşkil etmektedir. Bu soruların cevabını bulabilmek için çalışma örneklemi 2015-2016 eğitim-öğretim yılında okutulan, Milli Eğitim Bakanlığının önermiş olduğu, ortaokul (5, 6, 7, 8) MEB ve özel yayınlardan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda, Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâyelerin kahraman özellikleri belirlenmiştir. Buna ek olarak toplamda üç hikâye metninin Türkçe ders kitaplarında ortak olarak yer aldığı gözlenmiştir. Türkçe ders kitaplarında yer alan tüm metinlere bakıldığında, 29 yazarın ise, birden fazla yayında eserinin olduğu tespit edilmiştir. Yayınlarda bulunan hikâye kahramanlarının özelliklerine bakılarak, yayınlarda en fazla yer alan özellikler seçildiğinde, üç yayında (7.Sınıf Meram, 8. Sınıf MEB ve 8. Sınıf Evren yayınları) ortak özelliğin "Azimli" olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilere olumsuz etki sağlayabilecek hikâye metinleri tespit edilmiştir. Ortaokul ders kitaplarında yer alan hikâye kahraman özelliklerinin yoğun olmadığı anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe ders kitapları, hikâye, kahraman, kahraman özellikleri
5E modelinin ortaokul öğrencilerinin dil bilgisi başarısına etkisi
Bu çalışmada, Türkçe dersi 7. sınıf öğretim programında bulunan dil bilgisi konularının yapılandırmacı yaklaşıma dayanan 5E öğrenme modeli ile öğretilmesinin öğrenenin öğrenmedeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada yapılandırmacı 5E öğrenme modeliyle ders işlenen deney grubunda yer alan öğrencilerle, mevcut öğretim yöntemiyle ders işlenen kontrol grubundaki öğrencilerin başarı düzeyleri arasındaki farkı ortaya çıkarmak amacıyla kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Bu araştırmanın bağımsız değişkenini ortaokul 7. sınıf öğrencilerine uygulanacak yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin uygulandığı dil bilgisi konularının işlenişi oluşturur. Bağımlı değişken ise öğrencilerin başarı düzeyleridir. Araştırmada öntest ve sontest geçerliği ve güvenirliği tespit edilmiş (Croanbach-alfa=0.85) 20 sorudan oluşan Dil Bilgisi Başarı testi (DBBT) kullanılmıştır. Testlerden elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın örneklemini Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kütahya ilinde bulunan bir devlet ortaokulunda bulunan sınıfların iki şubesindeki toplam 40 öğrenci oluşturmaktadır. 2018-2019 öğretim yılında Atatürk Ortaokulu'nda bulunan 6 tane 7. sınıfa uygulanan DBBT sonuçları dikkate alınarak birbirine denk iki sınıf seçilmiştir. Bu sınıflardan birisi yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin kullanıldığı deney grubunu diğeri ise mevcut öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kuramsal çerçeve, ilgili alanyazın, tanımlar, problem durumu, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, problem cümlesi, alt problemler ve sınırlılıklara yer verilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın yöntemi, araştırmanın modeli, araştırmanın evren ve örneklemi, veri toplama araç ve teknikleri, verilerin toplanması ve verilerin analizine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde bulgulara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise sonuç, tartışma ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin, mevcut yöntemin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerine göre başarı ortalamalarının daha yüksek çıktığı ve aradaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir.
Behiç Ak'ın çocuk kitaplarında değer eğitimi ve bu eserlerin Türkçe öğretimine katkısı
Behiç Ak'ın Çocuk Kitaplarında Değerler Eğitimi ve Bu Eserlerin Türkçe Öğretimine Katkısı Bu çalışmada Behiç Ak'ın eserleri değerler eğitimi ve Türkçe öğretimine katkı bakımından incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi olarak Eve Giden Küçük Tren, Postayla Gelen Deniz Kabuğu ve Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği adlı eserler ölçüt örneklem yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Eserler 2018 Türkçe öğretim Programı'nda yer alan adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik değerlerini işlemeleri bakımından incelenmiştir. Bu değerlerin doğrudan veya örtük olarak işlendiği toplam 142 adet bulgu tespit edilmiştir. Elde edilen verilerden hareketle Behiç Ak'ın eserlerinin seçtiği konulara uygun değerleri işlemesi bakımından yeterli bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür. Behiç Ak'ın eserleri Türkçe öğretimine katkı bakımından atasözü, deyim, ikileme, kalıp sözler ve yansıma sözcüklerin kullanımı açısından incelenmiştir. Kitapların tamamının tarandığı bu çalışmada 486'sı birbirinden farklı olmak üzere toplamda 647 deyim, 183'ü birbirinden farklı olmak üzere toplamda 332 ikileme, 38'i birbirinden farklı olmak üzere toplamda 152 yansıma sözcük, 37'u birbirinden farklı olmak üzere toplamda 63 kalıp söz ve birbirinden farklı toplam 6 atasözü kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu eserlerde atasözü dışında deyim, ikileme, kalıp söz ve yansıma sözcüklerin yoğun bir şekilde kullanıldığı görülmüştür. Bütün bu verilerle birlikte Behiç Ak'ın eserlerinin değer eğitimi ve Türkçe öğretimi sürecinde yararlanılması gereken kaynaklar arasında olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler:Behiç Ak, değerler eğitimi, Türkçe öğretimi
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde otantik öğrenmenin dinleme becerisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde otantik öğrenmenin dinleme becerisine etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test-son test tek gruplu zayıf deneysel desenden faydalanılmıştır. Bu araştırma, İstanbul ilinde bulunan bir vakıf üniversitesindeki Türkçe Öğretim Merkezinde, B2 seviyesinde öğrenim gören toplam 22 öğrenciyle yapıldı. Araştırmada çalışma grubuna toplam sekiz hafta süren otantik öğrenmenin ilkeleri dikkate alınarak hazırlanmış dinleme etkinlikleri uygulanmıştır. Etkinliklerin uygulama öncesinde ve uygulama sonrasında ön test ve son test yapılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Shapiro- Wilk Testi uygulanarak dağılımın normalliği belirlenmiş, dağılımın çarpıklık ve basıklık değerleri dikkate alınarak da araştırmada parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin dinlediğini anlama becerisi ön test ve son test sonuçlarında anlamlı düzeyde farklılık oluştuğu gözlemlenmiştir. Ayrıca çalışma grubunda bulunan öğrenciler farklı değişkenlere göre incelenmiştir. Bu değişkenlerde Türkiye'de bulunma sürelerine göre anlamlı bir fark bulunmuş, cinsiyet, yaş, ülke, ana dili, bildiği yabancı dil sayısı, faydalanılan kaynaklar ve en çok zorlanılan dil becerilerine göre incelenmiş ve anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun hayatı, eserleri, edebiyat ve Türkçe eğitimine katkıları
Bu çalışma; Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun hayatını, Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi alanındaki eserlerini inceleme ve değerlendirmeyi, bu eserlerden hareketle Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimine getirmiş olduğu katkıları belirlemeyi amaçlayan nitel bir araştırmadır. Çalışmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi alanında yazmış olduğu 3 kitap, 15 makale ve 14 bildiri çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri, doküman incelemesi ve görüşme teknikleriyle toplanmıştır. Verilerin analizi ve yorumlanması sürecinde ise betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında; Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi hakkında genel bir çerçeve çizilmiş, Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun hayatı anlatılmış ve yazarın eserleri kronolojik olarak listelenmiştir. Son olarak Cemiloğlu'nun kitap, makale ve bildirilerinin içerikleri incelenerek Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı eğitimine katkıları ortaya konmuş, bütün bu ortaya konan bulgular sonucunda da bu eserlerin Türkçe eğitimine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; Cemiloğlu'nun Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı eğitiminde ön plana çıktığı, eserlerinin içerik özellikleri bakımından Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı eğitimine farklı bir bakış açısı getirdiği, ele aldığı konular bakımından ise Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı eğitimini geliştirdiği saptanmıştır. Buradan hareketle de Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu'nun Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi alanındaki eserlerinin ilgili alanlarda ders kitabı olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca; araştırmanın sonunda, Millî Eğitim Bakanlığı'na, akademisyenlere, öğretmenlere ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Prof. Dr. Mustafa Cemiloğlu, Türkçe, Türk dili ve edebiyatı, eğitim, öğretim.
Fantastik çocuk edebiyatı ürünlerinin ortaokul öğrencilerinin okuma becerisine etkisi
Türkiye'de okur-yazar oranı 2022 yılı TÜİK verilerine göre %97'dir. Fakat düzenli bir okuma kültürüne sahip insan sayımız azdır. Okuma kültürüne sahip bireyler yetiştirmek için anne baba ve öğretmenlere büyük görev düşmektedir. Bireylerin erken yaşta nitelikli çocuk edebiyatı ürünleriyle tanışması onların ileri yaşlarında bilinçli bir okur olarak yetişmesi için atılması gereken önemli bir adımdır. Çocuk edebiyatı eserleriyle çocuk yaşında tanışmış bir öğrenciye okuma sevgisi kazandırmak ve okuma kültürü edinmesini sağlamak çok daha kolay olacaktır. Çocuk yaşta okuma sevgisi edindirmek için yapılması gereken bir başka husus ise çocukları sevebilecekleri yazın türleriyle buluşturmaktır. Çocukların sevdikleri türleri okuması, okumayı eğlenceli hâle getirdiği için onlara okuma alışkanlığı kazandırmak da bir o kadar kolaylaşacaktır. Çocukların sevdiği türleri belirlerken onların düşünce yapısına uygun, hayal dünyasını zenginleştirecek, yaratıcı düşünme becerisini geliştirecek türler seçilmelidir. Fantastik çocuk edebiyatı ürünleri çocukları eğlenceli bir oyun havası içine çekerek onların duygu ve düşüncelerine hitap edip okuduklarını özümsemesini sağlar. Bu sebeplerden fantastik çocuk edebiyatı ürünleri çocuklara okuma kültürü kazandırmak için kullanılabilecek öncelikli türlerdendir. Bu çalışma ile fantastik çocuk edebiyatı eserlerinin ortaokul öğrencilerinin okuma tutumuna, okuduğunu anlama düzeyine ve okuma hızına olan etkileri ölçülmek istenmiştir. Araştırma yapılırken nicel araştırma yöntemi ile çalışılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden, deney ve kontrol gruplu yarı yapılandırılmış deneysel desenli araştırma modeli uygulanmıştır. Bu araştırma, 2022-2023 eğitim- öğretim yılında Ankara ilinin, Çankaya İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı Ümitköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulunda yürütülmüştür. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'deki ortaokul 6. sınıf öğrencileri oluştururken örneklemini ise Ümitköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulunun 6. sınıf öğrencilerinin bir grubu oluşturmaktadır. Alanyazın tarandığında fantastik edebiyat ürünlerinin okuma becerileri üzerine etkisi hususunda daha önce yapılmış herhangi bir çalışma ile karşılaşılmamıştır. Fantastik edebiyatın, katılımcıların okuma becerisini ne yönde etkileyeceği, öğrencilerin akademik hayatında nasıl sonuçlar ortaya çıkaracağı probleminin cevabı aranmıştır. Bu araştırma neticesinde; elde edilen sonuçlara göre okuduğunu anlama düzeyi ve okuma tutumu üzerine anlamlı bir fark elde edilmemekle beraber okuma hızına ilişkin verilere bakıldığında deney grubunun, kontrol grubundan daha hızlı okuduğu gözlemlenmiştir. Fantastik çocuk edebiyatı eserlerini okuma ile ilgili yapılan bu araştırmada elde edilen sonuçların eğitimcilere, kitap yazarlarına ve Millî Eğitim Bakanlığına, öğrencilerin okuma becerileri alanında karar verme durumlarında destek olacak bir kaynak niteliğinde olduğu düşünülmektedir.
Türkçe öğretmenlerı̇nı̇n örgütsel kı̇mlı̇k ve okul ı̇klı̇mı̇ algıları ı̇le takım çalışması tutumları arasındakı̇ ı̇lı̇şkı̇nı̇n ı̇ncelenmesı̇
Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik ve okul iklimi algıları ile takım çalışmasına ilişkin tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlayan bu araştırma nicel tarama ve ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında görev yapan 227 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş olup evren tam sayımı yapılarak Türkçe öğretmenlerinin tamamına ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak gerekli izinler alınarak örgütsel kimlik algısı, revize edilmiş okul iklimi ve takım çalışmaları ölçekleri ölçme araçları olarak kullanılmıştır. Araştırma genelinde Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algısı, okul iklimi ve takım çalışması algı düzeyleri arasında pozitif, yüksek düzeyde ve istatistiki bir ilişkinin olduğu, örgütsel kimliğin, okul iklimi üzerindeki etkisinde takım çalışmasının aracılık ve düzenleyicilik etkisine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin okul iklimi algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin takım çalışması algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, erkek, lisans üstü mezunu, 46 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik algılarının nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin örgütsel kimlik, okul iklimi, takım çalışması algı düzeyleri arısında pozitif, yüksek düzeyde ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin dinleme/izleme startejileri kullanım sıklığının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin dinleme/izleme stratejileri kullanım sıklığının cinsiyet, kayıtlı olunan sınıf, yaşanılan yer, yılda okunan kitap sayısı, gün içinde sosyal medyayı kullanma süresi, Türkçe dersi başarı notu değişkenleri bakımından incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Kırşehir ili ve ilçeleri resmî ortaokullarında kayıtlı ortaokul 5-8. sınıf öğrencileri; araştırmanın örneklemini ise 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Kırşehir ili ve ilçeleri resmî ortaokullarında kayıtlı ve "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"ni yanıtlayan 811 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Bu çalışmada uygun örneklem tercih edilmiştir. Araştırmalarda yaygın olarak kullanılan bu yöntemde araştırmacı, yakın ve erişilmesi kolay olan bir durumu seçer. Veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği" kullanılmıştır. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin dinleme/izleme stratejileri kullanım sıklığı ve cinsiyet, kayıtlı olunan sınıf, yaşanılan yer, yılda okunan kitap sayısı, gün içinde sosyal medyayı kullanma süresi, Türkçe dersi başarı notu değişkenleri arasındaki ilişki SPSS 20.0 istatistik programı ile saptanmış, bunun için de toplanan verilerin analizinde parametrik istatistik tekniklerinden 'ilişkisiz örneklemler t-testi', 'tek faktörlü varyans analizi (ANOVA)' ve 'pearson momentler çarpımı korelasyon kat sayısı'ndan yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları puanlar arasında cinsiyet değişkeni yönünden anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları puanlar arasında kayıtlı olunan sınıf düzeyi değişkeni açısından anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları puanlar arasında yerleşim yeri değişkeni açısından anlamlı bir ilişkinin olmadığı; sadece "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutu bakımından anlamlı bir ilişkinin bulunduğu görülmüştür. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları tutum puanları arasında yılda okunan kitap sayısı değişkeni yönünden negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Anlamlı Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları tutum puanları arasında gün içinde sosyal medyayı kullanma süresi değişkeni yönünden negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Eleştirel Dinleme/İzleme", "Ayırt Edici Dinleme/İzleme" alt boyutları ve ölçeğin genelinden almış oldukları puanlar arasında Türkçe dersi başarı notu değişkeni açısından anlamlı bir ilişkinin olduğu; yalnızca "Ortaokul Öğrencilerinin Dinleme/İzleme Stratejileri Kullanım Sıklığı Ölçeği"nin "Anlamlı Dinleme/İzleme" alt boyutu bakımından anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı görülmüştür.
Özel yetenekli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumları ile akademik başarıları arasındaki ilişki
Bu araştırma, özel yetenekli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını çeşitli demografik ve akademik değişkenler açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel problemi, öğrencilerin Türkçe dersine ilişkin tutumlarının cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, ebeveyn eğitim durumu, aile gelir düzeyi, kitap okuma sıklığı ve BİLSEM'e giriş alanı gibi faktörlerle olan ilişkisini ortaya koymaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerine uygun olarak betimsel ve ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Yozgat Fatma Temel Turhan BİLSEM'de öğrenim gören 100 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Ünal ve Köse (2014) tarafından geliştirilen 27 maddelik Türkçe Dersi Tutum Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA ve Pearson korelasyon analizi gibi parametrik test teknikleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum puanları (X̄=4.12, SS=.68) genel olarak olumlu düzeydedir. Cinsiyet değişkeni açısından kız öğrencilerin tutum puanlarının erkeklere göre anlamlı derecede yüksek olduğu (t(98)=2.45, p<.05) belirlenmiştir. Anne eğitim düzeyi lisans ve üzeri olan öğrencilerin tutum puanlarının daha yüksek olduğu (F(3,96)=3.12, p<.05), buna karşın yaş, sınıf düzeyi, baba eğitim durumu, aile gelir düzeyi ve BİLSEM'e giriş alanının tutum üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, kitap okuma sıklığı ile Türkçe dersine yönelik olumlu tutum arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu (r=.56, p<.01) görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda, özel yetenekli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarının bazı demografik ve akademik faktörlerden etkilendiği söylenebilir. Özellikle erkek öğrencilerin ve düşük kitap okuma sıklığına sahip öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirmeye yönelik özel eğitim programlarının tasarlanması önerilmektedir. Çalışmanın bulguları, özel yetenekli öğrencilerin eğitiminde Türkçe dersine yönelik tutum geliştirme stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağlayacak niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Akademik Tutum, BİLSEM, Özel Yetenekli Öğrenciler, Türkçe Eğitimi.
Dil bilgisi öğretiminde yapılandırmacı yaklaşım yöntem ve tekniklerinin uygulanmasına ilişkin Türkçe öğretmenlerinin görüşleri: Kırşehir örneği
Bu araştırma ile Kırşehir ilinde ortaokullar düzeyinde Türkçe derslerinde dil bilgisi öğretimine ilişkin olarak yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde hangi yöntem ve tekniklerin kullanıldığını ve bu yöntem ve tekniklerin ne düzeyde uygulandığını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma nitel bir durum çalışması olarak hazırlanmıştır. Çalışma grubu, Kırşehir ili Merkez ilçesinde 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılında Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı orta okullarda görev alan 40 Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formları ve 5. sınıf Türkçe ders kitabı kullanılmıştır. Görüşme formu, katılımcılara yöneltilen 6 açık uçlu soru içermektedir. Çalışma kapsamında kullanılan görüşme formunun uygulanabilmesi için ilgili kişi ve kurumlardan gerekli olan izinler alınmıştır. Görüşme formları aracılığıyla elde edilen verilerin analizi betimsel analiz tekniğiyle gerçekleştirilmiş, ders kitabının incelenmesi sürecinde doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Görüşme formlarının analizi sonrasında katılımcıların dil bilgisi öğretiminde ders işleme sürecinde yapılandırmacı yaklaşımla örtüşen farklı yöntem ve teknikleri dersin içeriğine uygun olarak uyguladığı, ders işleme sürecinde geleneksel yaklaşım öğretim yaklaşımlarından düz anlatım, soru-cevap gibi yöntem ve tekniklerin uygulanmasına sıklıkla yer verdiği, ders işleme sürecinde kullanılan materyallerden akıllı tahta, dijital kaynaklar gibi araçların kullanımının önemli ölçüde arttığı, öğrencilerin genellikle derse etkin katılımına özen gösterdiği, dil bilgisi değerlendirme sürecinde ise daha çok geleneksel yöntemleri uygulandığı ve yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde süreç odaklı değerlendirmelere istenilen ölçüde yer vermedikleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak çalışma grubunda yer alan öğretmenlerin ortaokullar düzeyinde dil bilgisi öğretiminde ders işleme süreçlerinde yapılandırmacı yaklaşım, yöntem ve tekniklerine yer verseler de değerlendirme sürecinde geleneksel yaklaşım yöntem ve tekniklerini tercih ettikleri saptanmıştır. 5. sınıf Türkçe ders kitabı ise Türkiye Yüz Yılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan 2024 Türkçe Dersi Öğretim Programı bağlamında genel yaklaşım ve hedefler, dil yapıları içerisinde sunulan dil bilgisi konuları, beceri temelli ve bütüncül yaklaşım, konuların sunuluş biçimi, konu-kazanım uyumu, değerler eğitimi ve kültürel bütünlük ve ölçme-değerlendirme etkinliklerinin uygunluğu açısından incelenmiştir. Doküman analizi yoluyla elde edilen veriler ışığında MEB. 5. sınıf Türkçe ders kitabının 2024 TYMM Türkçe öğretim Programıyla uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Cumhuriyetten günümüze anayasa dilinin Türkçe kullanımı açısından karşılaştırılması
Bu araştırma Anayasa metinlerinde kullanılan dilin, Türkçe kullanımı açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada doküman analizi uygulanmıştır. Araştırmada, Cumhuriyetin ilanı ile birlikte yürürlüğe girmiş olan ve bir tanesi hala kullanılmakta olan Anayasalar üzerinde çalışılmıştır. 1921, 1924, 1961 ve 1982 yıllarında yürürlüğe girmiş olan bu Anayasa metinleri, kullanmış oldukları dil açısından Türkçe dili ile ne denli örtüşmekte belirlenmesi amaçlanmıştır. Hayatın ve toplumun kaçınılmaz bir parçası olan yasaların, günlük kullanım içerisinde süregelen değişim durumunun saptanması hedeflenerek ileride oluşturulabilecek yeni bir Anayasa çalışmasına kaynaklık etmesi umulmaktadır. Ayrıca Anayasa, devlet kurumlarının her türlü ihlale karşı denetlenmesini sağlayan, dolayısıyla bireysel hak ve özgürlükleri tesis eden ve dokunulmazlığı sağlayan bir belge olarak tanımlanmaktadır. Anayasa metinlerinde yer alan hukuk dili, kimi dönemlerde yabancı sözcüklere daha fazla yer verirken kimi dönemlerde de bu oran düşmüştür. Aynı zamanda hukuk dilinin, halkın anlayabileceği bir düzeyde olması gerekli mi değil mi sorularına cevap aranmıştır. Araştırma sonucunda Anayasa metinlerinde kullanılan hukuk dilinin günden güne sözcük türü bakımından değişimi sergilenmiştir. Sonuç olarak Anayasa metinlerinde yabancı kelimelerin yerini almak için dilin sadeleştirilmesi ve halkın anlayabileceği Türkçe karşılıkların bulunması önemlidir. Ancak, bazı terimler evrensel anlam taşıdığı için bu terimlerin yerinde kullanılması da gerektiği unutulmamalıdır. Bu dengeyi sağlamak için dil uzmanları ve hukukçularla iş birliği yapılarak anayasa dilinin hem hukuki anlamını koruyan hem de halkın anlayabileceği bir dilde olması sağlanabilir.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki dinleme metinlerinin eleştirel dinleme ölçütleri bağlamında incelenmesi
Dinleme, dört temel becerinin temelinde yer almakla birlikte günümüzde teknolojik imkânların da tanıdığı olanaklar dâhilinde ortaokul öğrencilerinin günlük hayatta en fazla kullandığı becerilerden biridir. Dinlemenin hem fiziksel hem de bilişsel bir tarafının olması bu beceriyi öğrencilere kazandırabilmek adına öğretmenlere daha hassas bir misyon yüklemektedir. Bu sebeplerden dolayı söz konusu beceriye dair kazanımların edinimi öğrencilere gerek günlük hayatta gerekse okul hayatında başarıya ulaşmada yardımcı olacaktır. Ortaokul seviyesinden itibaren bireylerin dinlediği uyarıcıları sorgulayıcı, yorumlayıcı bir tutum içerisinde olmaları eleştirel dinlemeyi dinleme becerisinin önemli bir parçası haline getirmektedir. Bu konuda Türkçe dersinin ve Türkçe ders kitabındaki dinleme metinlerinin öğrencileri eleştirel dinlemeye yönlendirici bir özellik taşıması gerektiği aşikârdır. Öğrencilerin bu metinlerden yola çıkarak edinebilecekleri eleştirel dinleme kazanımları, onlara karşı karşıya kaldıkları dinleme uyarıcılarını analiz etme, bunlara yönelik eleştirel düşünebilme yetisi kazandırabilecektir. Bu sebeple metinlerin eleştirel dinleme ölçütlerine uygun olup olmaması durumu önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, ders esnasında başat kaynak olarak kullanılan ortaokul Türkçe ders kitabındaki dinleme metinlerinin eleştirel dinleme ölçütlerine ne derecede sahip olduğu, bu metinlerin öğrencilere dinledikleri materyallere eleştirel bir tutumla yaklaşma becerisini kazandırmaya ne ölçüde yardımcı olabileceği ortaya konmaya çalışılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımının benimsendiği çalışmada verilerin toplanmasında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. 5, 6, 7 ve 8. sınıf seviyelerinden her bir seviyeden 8 adet olmak üzere toplamda 32 dinleme metni incelenmiştir. İncelenen dinleme metinlerinin 18'inin eleştirel dinleme ölçütlerini karşılayıp 14'ünün karşılamadığı görülmüştür. Bu sonuç, dinleme metinlerinin çoğunluğunun eleştirel dinleme ölçütlerini karşılasa da ölçütlere uymayan görmezden gelinemeyecek sayıda metin olduğunu göstermiştir.
Çocuk edebiyatı bağlamında öğrencilerin cinsiyetlerine göre okumayı tercih ettikleri kitap türlerinin saptanması üzerine bir inceleme
Okurun kitap seçiminde kitabın konusu, okurun cinsiyeti, yaşı, kitabın sayfa sayısı veya kapağında bulunan görsellerin ilgi çekiciliği gibi faktörlerin etkisi olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı bu faktörlerden okurun cinsiyetinin okurun kitap konusu tercihine etkisinin incelenmesidir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında Adana'da, iki ortaokulda 7. ve 8. sınıfta okuyan kız ve erkek öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın sonucu, öğretmenlerin ya da ebeveynlerin çocuklara kitap tercih ederken başvuracakları bir kaynak olması bakımından önemlidir. Ayrıca çocuk edebiyatı çalışmalarında cinsiyetin konu seçimine etkisi hakkındaki genel yargıların doğruluğun test edilmesine yardımcı olmuştur. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi, öğrencilerin düşüncelerini derinlemesine görebilmek için tercih edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış olup görüşmeler, öğrencilerle yüz yüze yapılmıştır. 60'ı kız, 58'i erkek olmak üzere toplamda 118 öğrenci ile görüşme sağlanmıştır. Görüşmeler içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu araştırmanın sonucunda ortaya çıkan verilerin bundan sonra yapılacak çocuk edebiyatı araştırmaları için örnek bir çalışma olması beklenmektedir.
Evrensel tasarım ilkeleri odağında türkçe derslerindeki uygulamaların ve türkçe ders kitaplarının değerlendirilmesi
Eğitim, bireylerin bilgi, beceri ve değerler sayesinde topluma etkin bir şekilde katılım göstermesini sağlayan en önemli temeldir. Toplumsal eşitlik ve adalet için eğitim en temel gerekliliktir. Ancak eğitim ortamlarının her bireyin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlenmemesi, özellikle dezavantaja sahip olan öğrencilerin öğrenme süreçlerinde dezavantaj yaşamalarına neden olmaktadır. Bu noktada Öğretimde Evrensel Tasarım İlkeleri (ÖETİ), tüm öğrencilerin öğrenme sürecine aktif biçimde katılımını sağlamak amacıyla geliştirilen bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu sebeple bu çalışmada, Öğretimde Evrensel Tasarım İlkeleri odağında Türkçe ders kitaplarının incelenmesi ve bu ilkeleri Türkçe öğretmenlerinin uygulama durumlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan durum çalışması deseniyle tasarlanmıştır. Bu araştırmanın dokümanları, ortaokul kademesinde okutulan Türkçe ders kitaplarından oluşmaktadır. Çalışma grubu, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Adana ilinin farklı ilçelerinde (Çukurova, Sarıçam, Seyhan, Yüreğir) görev yapan 19 Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Dolayısıyla çalışmada, bu veriler kullanılarak Türkçe ders kitapları ve öğretmen uygulamaları arasındaki ilişkiyi ayrıntılı bir biçimde ortaya koyulmuştur. Ders kitabındaki etkinliklerin dinleme/izleme, okuma ve yazma becerilerinde ÖETİ'nin tamamını karşılamadığı, konuşma becerisinde ise büyük çoğunluğunu karşıladığı tespit edilmiştir. Türkçe öğretmenlerinin ÖETİ açısından Türkçe ders kitaplarını uygun görmedikleri, ders sürecinde yaptıkları uygulamaları ise ÖETİ'ye uygun gördükleri saptanmıştır. Elde edilen bulgular tartışılmış ve uygulayıcılara ile araştırmacılara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Öğretimde Evrensel Tasarım İlkeleri, Türkçe Öğretiminde Evrensel Tasarım İlkeleri, Türkçe ders kitabı, Türkçe öğretmeni.
12 Eylül Darbesi üzerine bir söylem çözümlemesi
Söylem, bireyin ya da ortak hedefleri olan grupların toplumsal bir olay karşısında takındığı tutum, bakış açısı, benlik dili ve ideolojisinin genel adıdır. Bir metin ya da diyalog, yazarın ya da konuşanların söylemlerini ifade etmek için araçsallaştırdıkları mekanizmalardır. Fakat bazen yazar ya da konuşmacı olaylarla ilgili gerçek niyetini sözcüklerin altına gizlemektedir. Açıkça ifade edilen ve gizlenen niyetler söylem çözümlemesi yöntemleriyle incelenir. Söylem çözümlemesi, ülkelerde meydana gelen savaş, darbe, açlık, ırk ayrımları, dinsel çatışmalar vb. toplumsal olaylarla ilgilenir. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan günümüze çeşitli yıpratıcı süreçler atlatmıştır. Özellikle 12 Eylül 1980 Darbesi, bahsedilen süreçlere örnek teşkil etmektedir. 12 Eylül 1980 Darbesi ile milleti temsil eden sivil yöneticilerin ülkeyi idare edemeyecek duruma geldiği, ülkede anarşi ve terörün arttığı gerekçesiyle Orgeneral Kenan Evren ve dönemin kuvvet komutanları emir komuta zinciri içerisinde yönetime el koymuşlardır. Bu araştırmada Milliyet, Hürriyet, Milli Gazete, Cumhuriyet ve Ortadoğu adlı gazetelerin darbeye ilişkin ifade ve söylemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu dönemde yayımlanan gazetelerin "darbe" kavramı etrafında şekillenen söylemleri dilbilimsel çözümlemelerden biri olan "Teun Van Dijk'in Söylem Çözümlemesi" yöntemiyle incelenmiştir. İnceleme sonucunda gazetelerin söylemlerinde anlamlı farklılıkların olmadığı tespit edilmiştir.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi üzerine dil ihtiyaç analizi
Yabancılara Türkçe öğretimi üzerine yapılan bu çalışma, üniversitelerin bünyesinde bulunan Türkçe dil eğitim uygulama ve araştırma merkezlerinde (TÖMER) öğrenim gören farklı ulus ve kültürlere mensup öğrencilerin Türkçe öğrenme ihtiyaçlarını belirlemeyi ve tespit edilen bu ihtiyaçlara yönelik öneriler sunmayı amaçlamaktadır. İstanbul, Sakarya ve Düzce illerinde yer alan dört farklı üniversiteden TÖMER'de eğitim gören toplam 505 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada, ihtiyaç analizi için karma yöntem uygulanmış; Türkçe Dil İhtiyaçları Ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile veri toplanmıştır. Verilerin analizleri Türkçe dil öğreniminde dil öğrenme amaçları Ticaret Yapma, Eğitim ve İş Olanakları, Bireysel İlgi ve İhtiyaçlar ve Sınıf İçi İletişim boyutlarında incelenmiş; demografik yapıya göre boyutların değişkenliği araştırılmıştır. Cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir; ancak devam edilen Türkçe kur ve Türkçe öğrenme süresi değişkenlerine göre özellikle A1-A2 düzeyindeki öğrencilerin daha yüksek ihtiyaçlara sahip olduğu saptanmıştır. Görüşme formundan elde edilen analizler sonucunda öğrencilerin Türkçe öğrenme amaçlarının; eğitim, mesleki hedefler, günlük yaşam, kalıcı yaşam planları ve bireysel ilgi gibi temalar etrafında şekillendiği belirlenmiştir. Ayrıca derste kullanılan etkinliklerin yeterliliğine ilişkin görüşler, olumlu, olumsuz ve koşullu olumlu biçiminde sınıflandırılmış; öğretmen desteği, materyal çeşitliliği ve seviye uyumu gibi unsurlar ön plana çıkmıştır. Sözlü etkinliklere yönelik değerlendirmelerde ise sözlü iletişim becerilerini geliştirme, anlamayı kolaylaştırma ve pratik yapma fırsatı gibi kazanımlar öne çıkarken; akademik dil yetersizliği, içerik uyumsuzluğu ve kaygı gibi sınırlayıcı faktörler de tespit edilmiştir Bununla birlikte öğrencilerin derste teknolojik, görsel-işitsel ve etkileşimli materyallere önem verdikleri görülmüştür. Öğretmen tutumlarının değerlendirilmesinde iletişime açık, motive edici ve öğrenci merkezli bir yaklaşım beklentisinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, Türkçe öğretiminde kullanılan mevcut materyal ve yöntemlerin öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduğunu göstermiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar TÖMER'lerde eğitim alan öğrencilerin dil ihtiyaçlarını ortaya koymuştur. Dil öğretiminde öğrenci merkezli yaklaşımların benimsenmesi, materyallerin çeşitlendirilmesi, teknoloji entegrasyonunun güçlendirilmesi ve öğretmenlerin pedagojik olarak desteklenmesi önerilmiştir.
Çocuk edebiyatında distopya: Dünyanın Son İnsanları serisinin distopik unsurlar açısından incelenmesi
Distopya, karanlık temaları ve eleştirel bakış açısıyla çağdaş edebiyatta giderek daha fazla görünürlük kazanmaktadır. Ekolojik sorunlar, küresel siyasal krizler ve teknolojik gelişmelerin toplumsal yaşama etkileri, bu tür anlatıların yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Son yıllarda çocuk edebiyatında da yer bulan distopik anlatılar, çocuklara yaşadıkları dünyayı ve olası gelecekleri sorgulama fırsatı sunmaktadır. Bu tez çalışmasında çocuklara yönelik kaleme alınmış iki çağdaş distopik eser olan Dünyanın Son İnsanları 1: Duvarın Ardı ve Dünyanın Son İnsanları 2: Palanka içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Metinlerden elde edilen veriler özgün biçimde geliştirilen on altı maddelik çözümleme ölçütleri doğrultusunda analiz edilmiş; bu ölçütler Toplumsal ve Siyasal Yapının Bozulması, Bireyin Yozlaştırılması ve Yabancılaşması, Distopyada Mekânsal ve Teknolojik Kurgular ile Distopik Kurmacanın Eleştirel ve Uyarıcı İşlevi olmak üzere dört ana başlık altında yapılandırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma deseni benimsenmiş, yazılı materyaller sistematik biçimde incelenerek temalar, kavramlar ve anlam örüntüleri ortaya çıkarılmıştır. Romanlardaki temalar, karakter yapıları, zaman, olay örgüsü ve mekân kurgusu distopya kuramı çerçevesinde yorumlanmış ve doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Elde edilen bulgular çizelgelerle desteklenerek sunulmuştur.
Bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerine etkisini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, yarı deneysel desenlerden tek gruplu ön test son test deneme modeli kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim öğretim yılının birinci döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümünde öğrenim gören 60 üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler, öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama düzeylerini belirlemek amacıyla uzman görüşü alınarak hazırlanan Kelime Vurgusu Algılama Testi, Cümle Vurgusu Algılama Testi, Ton ve Duygu Algılama Testi ile toplanmış; vurgu, ton ve duyguyu yansıtma düzeylerine ait veriler ise öğrencilerden alınan ses kayıtları ile elde edilmiştir.Öğrenciler deneysel işlemden önce ve sonra, veri toplama araçları kullanılarak ön test ve son teste tabi tutulmuşlardır. 10 hafta süren uygulama basamağındaöğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmış; Praat 3.8.47 ses analiz programı ile araştırmacı tarafından hazırlanan bilgisayar destekli prozodi eğitimi uygulanmıştır.Öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu yansıtma düzeylerini belirlemek için alınan ses kayıtları, Praat 3.8.47 programında temel frekans bakımından incelenerek değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar, algılama testlerine ait sonuçlar ile birlikte SPSS 15.0 istatistik paket programında bağımlı gruplar t testi uygulanarak analiz edilmiş; öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında vurgu, ton ve duyguyu algılama ve ivyansıtma becerilerine ilişkin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı belirlenmiştir.Araştırma sonunda, prozodi eğitimi kapsamında on hafta süreyle uygulanan çalışmalara katılan öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma başarı düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç, bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerini geliştirmede etkili olduğu şeklinde yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Prozodi Eğitimi, Prozodik Beceriler, Vurgu, Ton, Duygu
Türkçe kelime gruplarının yabancılara Türkçe öğretimindeki yeri hakkında bir inceleme
Bu çalışmanın amacı, kelime gruplarının Türkçe öğretimindeki yerini incelemek ve yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarında kelime gruplarının öğretimini değerlendirmektir. Bu araştırmada betimsel çalışma olan tarama modeli kullanılmıştır.Bu yöntemle yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerle dil bilgisi öğretiminin nasıl yapıldığı açıklanmış ve Türkçe öğretiminde kelime gruplarının önemine değinilmiştir. Daha sonra, yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan kitaplardan seçtiğimiz Gazi Üniversitesi TÖMER?de kullanılan ?Yabancılar İçin Türkçe Dil Bilgisi? ve Ankara Üniversitesi TÖMER?de kullanılan Yeni HİTİT 1-2-3 kitapları kelime grupları yönünden incelenip değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonunda her iki kitapta bazı yaklaşım sorunları bulunmasına rağmen, bu iki eserin Türkçeyi yabancılara öğretmek açısından başarılı olduklarıkanaatine ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe, kelime grubu, yabancılara Türkçe öğretimi, yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan kitapla
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin konuşma kaygılarının kaynakları
Bu çalışmada, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmekte olan kişilerde konuşma becerisinin kazanılması ve kullanılması sırasında ortaya çıkan kaygının nedenlerinin neler olduğu, geliştirilen yabancı dil konuşma kaygısı ölçeği ve kişisel bilgi formu yardımıyla araştırılmaya ve ortaya konmaya çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini, Ankara ilinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler oluşturmaktadır. Olasılıklı olmayan örnekleme yöntemiyle amaçlı örnekleme yapılarak Gazi Üniversitesi Türkçe Öğrenim Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÖMER) örneklem olarak alınmıştır.Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerde konuşma kaygısının kaynaklarını tespit edebilmek amacıyla mevcut ölçekler araştırılıp incelenerek ve kaynaklar taranarak araştırmacı tarafından bir ölçek hazırlanmış, bu ölçek, geçerlik güvenirliği test edildikten sonra kullanılmıştır.Hazırlanan ölçeğin geçerlik güvenirlik çalışması doğrultusunda önce araştırılacak konuya uygun olarak kişiyi, kaygı durumuna sevk edebilecek beş basamaklı cevaplar içeren cümleler hazırlanmıştır. Bu cümlelerden uzman görüşü doğrultusunda uygun olanları seçilerek deneme ölçeğine konulmuştur. Seçilen yargı sayısının (31) en az üç katı kadar olacak şekilde 93 kadar öğrenciye uygulanan deneme ölçeğinin SPSS15 programıyla analiz edilmesinin sonucunda, ölçekten 14 madde atılmış ve 17 maddelik bir ölçek elde edilmiştir.Veri toplama aracı olarak, öğrencilerin ana dillerini, varsa bildikleri diğer yabancı dilleri, bildikleri diğer yabancı dillerin Türkçe öğrenme ve özelde Türkçe konuşma becerisini edinmede bir etkiye sahip olup olmadığı bunların yanı sıra eğitim durumları, yaş ve cinsiyetlerine ait bilgilerin yer aldığı bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Kişisel Bilgi Formu ile edinilen bilgiler, öğrencilerin konuşma kaygılarını etkilemesi açısından incelenmiştir.Ölçek ve Kişisel Bilgi Formundan elde edilen veriler analiz edilirken sosyal araştırmaların analizinde ağırlıklı olarak kullanılan SPSS15 paket programı kullanılmıştır.Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin konuşma becerisini edinme sırasında yaşadıkları kaygı durumunun sebeplerinin araştırıldığı bu çalışmanın sonuçları şu şekildedir: Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin konuşma kaygılarının kaynakları, bireysel özellikler, peşin hükümler, çaresizlik inancı ve bakış açısı olmak üzere dört boyutta toplanmıştır. Araştırmanın alt problemlerine ilişkin, sadece eğitim durumlarında, bakış açısı boyutunda, anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Doktoraya devam eden öğrencilerin konuşma kaygı düzeyi, lisans mezunu ya da lisans öğrenimine devam eden öğrencilere kıyasla daha yüksek çıkmıştır. Bu durum ise, yabancı dil öğreniminin ileri yaşlarda daha zor ve kaygı verici olabileceği ile ilgili, kişilerin taşıdığı bakış açısıyla bağdaştırılabilir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin ana dillerinin, konuşma kaygılarını etkileme durumuna bakıldığında, hiçbir boyutta anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin kaygıları, bildikleri diğer dillerin Türkçeyi öğrenmeyi etkileme durumuna göre incelendiğinde, hiçbir boyutta anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin konuşma kaygıları, bildikleri diğer yabancı dillerin Türkçe konuşmalarını etkileme durumuna göre bakıldığında, anlamlı bir farklılığın mevcut olmadığı görülmüştür. Yabancı dil olarak Türkçe konuşma kaygısı, katılımcıların cinsiyet durumlarına göre incelendiğinde, anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Buradan hareketle, cinsiyet, ana dili ve bilinen diğer yabancı dillerin, yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerde konuşma kaygısına sebep olan değişkenler olmadıkları söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Olarak Türkçe, Konuşma Becerisi, Konuşma Kaygısı.
7. sınıf öğrencilerinin Türkçe ders kitaplarındaki anlamını bilmedikleri kelimelerden hareketle söz varlığını geliştirmelerine yönelik bir araştırma
İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin söz varlıklarını geliştirmeye yönelik yapılan bu araştırma şu basamaklardan oluşmaktadır: öncelikle 7. sınıf öğrencilerinin Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma ve dinleme metinlerindeki anlamını bilmedikleri kelimeler tespit edilmiştir. Bu kelimeler 7. sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabı ve Öğretmen Kılavuz Kitabı'ndaki kelime çalışmalarında yer alan kelimelerle karşılaştırılmış, ardından söz konusu kelimelerin kitaptaki diğer metinlerde ve kelime çalışmalarında tekrar edilip edilmediğine bakılmıştır. Türkçe ders kitabı yazarlarıyla görüşülmüş, yazarların ders kitabı yazma sürecinde, kelime çalışmalarında ele aldıkları kelimeleri tespit etme politikaları belirlenmeye çalışılmıştır. Son olarak da derslerde kelime çalışmalarının nasıl işlendiğini ortaya koymak amacıyla Türkçe öğretmenleriyle görüşülmüştür.Araştırmada, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları ile Koza Yayınevi'nin 7. sınıf Türkçe ders kitapları kullanılmıştır. Bu kitapların okutulduğu iller olan Ankara ve İzmir'den rastgele seçilen iki ilköğretim okulunda toplam 405 öğrenci araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur.Öğrencilere Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma ve dinleme metinleri okutulmuş ve öğrencilerin bu metinlerdeki anlamını bilmedikleri kelimeler tespit edilmiştir. Tespit edilen bu kelimeler metnin kelime çalışmalarında yer verilen kelimelerle karşılaştırılmıştır. Ayrıca kelime çalışmalarında verilen kelimelerin diğer kelime çalışmalarında tekrar edilip edilmediği belirlenmiştir. Öğrencilerin anlamını bilmediği kelimelerin ders kitabındaki diğer metinlerdeki anlamını bilmediği kelimeler arasında geçip geçmediğine bakılmıştır. Kelime çalışmalarında yer alan kelimelerin planlı bir şekilde tekrar edilmediği tespit edilmiştir.Elde edilen kelime listelerinden hareketle Türkçe öğretmenlerinin sınıfta kelime çalışmalarını nasıl işledikleri konusunda görüşleri alınmıştır. Öğretmenlerimizin sınıf içerisinde kelime çalışmalarını işlerken çoğunlukla Türkçe ders kitabına bağlı kaldıkları, bunun dışında başka çalışmalara genellikle derslerde yer vermedikleri tespit edilmiştir.Ayrıca Türkçe ders kitabı yazarlarıyla yapılan görüşmelerde yazarların kelime çalışmalarına seçtikleri kelimeleri nasıl, nelere dikkat ederek seçtikleri konusunda bilgi edinilmiştir.Sonuç olarak ders kitaplarındaki kelime çalışmalarında ele alınan kelimelerin işleniş şekli ders kitabı yazarlarının kelime çalışmalarına kelime seçme biçimleri ve öğretmenlerin kelime öğretimine yönelik uygulamaları, planlı bir kelime öğretimi politikasına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen İranlıların yazılı anlatımları üzerine bir inceleme
Bu araştırmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen İranlıların yazılı anlatım başarılarını belirlemek, bu başarılarını çeşitli değişkenlere göre incelemek ve yaptıkları yanlışları değerlendirmektir. Türkçe öğrenen İranlıların yazılı anlatımlarını değerlendirmeyi amaçlayan bu araştırma, betimsel niteliktedir. Alan araştırması yönteminin seçildiği çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Bununla birlikte verilerin değerlendirilmesi bakımından nicel ve nitel özelliklere sahip karma bir araştırma olduğu söylenebilir. Araştırmanın çalışma evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Tahran Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde Türkçe öğrenen B2 düzeyindeki 71 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında ölçme aracı olarak kompozisyon kâğıtları, kişisel bilgi formu, Büyükikiz (2011) tarafından geliştirilen dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Öğrencilerin yazdığı kompozisyonlar önce nicel olarak SPSS 15.0 ile betimsel istatistik, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı, t testi, Kruskal Wallis, Mann Whitney U kullanılarak analiz edilmiş daha sonra kompozisyonlar nitel olarak kategorik analize tekniği ile değerlendirilmiştir. Araştırma nicel sonuçları olarak; yabancı dil olarak Türkçe öğrenen İranlıların Türkçe yazılı anlatımda orta düzeyde bir başarı gösterdikleri ve bu başarılarının istatiksel olarak cinsiyet ve ana dili değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmanın nitel sonuçları olarak da yabancı dil olarak Türkçe öğrenen İranlıların Türkçe yazılı anlatımlarında yazım, noktalama ve ses bilimsel, sözcük-anlamsal, biçim-söz dizimsel ve süreç temelli yanlışlar yaptığı belirlenmiştir.
Yaratıcı dramanın anlayarak anlatma becerilerinin geliştirilmesine etkisi
Anlayarak anlatma becerilerinin geliştirilmesinde yaratıcı drama yönteminin etkisini araştırmak üzere yapılan bu çalışmada deneysel desen kullanılmış ve elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Araştırma Sinop ili Türkeli ilçesi Atatürk Ortaokulunda öğrenim görmekte olan iki ayrı 6. sınıf şubesinde gerçekleştirilmiştir. Kontrol gruplu ön test-son test deneysel deseninin kullanıldığı araştırmada, yansız olarak seçilen sınıflardan birinde anlama ve anlatma becerilerini temel alan yaratıcı drama etkinlikleri uygulanmıştır. Anlayarak anlatmada yaratıcı dramanın etkileri kavramsal olarak ele alındığında, anlama süreçlerini etkileyen faktörlerin başında, algı ve algıya bağlı süreçlerin önemli bir rol oynadığı ortaya konulmuş, çeşitli kuramların yanında, dil becerilerinin geliştirilmesinde yaratıcı dramanın etkileri üzerine elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırmanın dayandığı bilimsel veriler ve bu veriler ışığında yapılan deneysel araştırma sonuçları da yaratıcı dramanın etkin kullanımı ile anlayarak anlatma becerilerini geliştirmede diğer yöntemlere göre daha etkili olduğu anlaşılmıştır. Araştırma ile ilgili deney ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasının sonuçları araştırmanın teorisini kanıtlar nitelikte olmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Yaratıcı Drama, Temel Dil Becerileri.
Avrupa diller öğretimi ortak çerçeve programı kapsamında işlevsel kavramsal yaklaşım temelli ihtiyaç analizi örneği
Bu araştırmada işlevsel kavramsal yaklaşım temel alınarak planlı ve sistemli bir dil öğrenme amacına hizmet eden, Avrupa Diller Öğretimi Ortak Çerçeve Metni?nde belirtilen dil düzey ve yetilerinin esas alındığı bir ihtiyaç analizi örneği oluşturma amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde ?Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenler İçin İhtiyaç Analizi? adını taşıyan bir anket formu oluşturulmuş ve uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini G.Ü TÖMER?de ve Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi?nde öğrenim gören, ana dili Türk lehçelerinden olmayan ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler ve yurt dışındaki belli bir kurumda Türkçe eğitimi görmekte olan ve erişilebilir örnekleme yöntemiyle belirlenen 103 kişi oluşturmaktadır. Çalışma evreninden elde edilen bulgulara göre; Türkçeyi yabancı dil öğrenenlerin büyük çoğunluğu öğrencidir. Bu durum, Türkçenin daha çok eğitim-öğretim görme amacıyla öğrenildiğine işaret etmektedir. Bunun yanı sıra dil öğretim sürecinde olabildiğince çok kaynak ve araç- gereçten faydalanmak, kalabalık gruplar halinde veya sınıf ortamında ders görmek, günlük hayatta karşılaşabilecekleri durumlara yönelik işlevsel bir dil eğitimi almak istemektedirler. Geliştirilmesine en çok ihtiyaç duyulan beceri, konuşma becerisidir. Dil öğrenenlerin öğretim sürecinin başında bazı özelliklerinin (yaş, meslek, dili öğrenme amacı vb.) hedef dile yönelik eksikliklerinin, ilgi, istek ve ihtiyaçlarının belirlenmesi dili öğrenenlere, öğretenlere ve öğretim programı hazırlayanlara yardımcı olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Avrupa Diller Öğretimi Ortak Çerçeve Metni, İşlevsel Kavramsal Yaklaşım, İhtiyaç Analizi
Yabancılara Türkçe öğretiminde dil ihtiyaç analizi: Bosna-Hersek örneği
Bu araştırmada, Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde Türkçe öğrenen Bosna-Hersekli kursiyerlerin Türkçe kurslarına ilişkin dil öğrenme ihtiyaçları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı, yabancılara Türkçe öğretiminde öğrenir ihtiyaçlarının belirlenmesi; bu ihtiyaçların yaş, cinsiyet, eğitim gibi değişkenler karşısında farklılık gösterip göstermediğinin tespit edilmesidir. Araştırma, Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi bünyesinde düzenlenen Türkçe kurslarında yapılmıştır. Çalışmada veri toplamak için Iwai ve diğerlerinin (1998) "Japanese language needs analysis" isimli çalışmalarında kullandıkları anketten Türkçeye uyarlanan ve iki bölümden oluşan anket kullanılmıştır. Ankete son şekli verilmeden önce Foynitsa Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde Türkçe öğrenen 17 kursiyer ile pilot uygulama yapılmış, tez danışmanı ve uzmanların görüşleri alınarak anket yeniden düzenlenmiştir.Araştırmanın evreni; Bosna-Hersek'teki 2 merkez ve 286 kursiyer olarak belirlenmiş, örneklem olarak 2 merkezden Saraybosna'ya ve 286 kursiyerden 168'ine ulaşılmıştır. Uygulama sonunda anket verileri Türkçeye çevrilmiş, daha sonra bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS 21 (Statistic Package For Social Science) programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, t-testi ve varyans analizi için f testi kullanılmıştır.İhtiyaç analizi ölçeğine göre Saraybosna YETKM?de Türkçe öğrenen kursiyerlerin dil öğrenme ihtiyaçları "ticaret yapma, eğitim ve iş imkânı, bireysel ilgi ve ihtiyaçlar ile sınıf içi iletişim kurma" olmak üzere dört alt boyutta kendini göstermiştir. Özellikle Ticaret yapma ihtiyacı kursiyerlerde ön plana çıkmaktadır. Bireysel İlgi ve İhtiyaçlar boyutunda Bosna-Hersek'teki erkeklerin Türkçe Öğrenme İhtiyacının kadınlara göre daha fazla olduğu, kursiyerlerin yaşları arttıkça Eğitim ve İş İmkânı için Türkçe öğrenme ihtiyaçlarının önem kazandığı; buna karşılık kursiyerlerin Türkçe öğrenme ihtiyaçları ile eğitim düzeyleri arasında anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Dil ?htiyaç Analizi, BosnaHersek, Yunus Emre Türk Kültür Merkezi.
Kosova'da ilköğretim ikinci kademedeki Türk öğrencilerin yazılı anlatım becerileri
Bu çalışmanın amacı, Kosova?da devlet okullarının ilköğretim ikinci kademesinde Türkçe eğitim gören öğrencilerin yazılı anlatım becerilerinin çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesidir. Bu tez 2012 yılı Mayıs ayında yapılan bir ön çalışma ve 2013 yılı Şubat ve Nisan ayları arasında 2 aylık bir ana uygulama ile oluşturulmuştur. Teze ilişkin çalışmalar; Priştine, Prizren ve Mamuşa'da toplam 5 ilköğretim okulunda yapılmıştır. Kosovalı Türk öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini ölçmek amacıyla Kosova?da ilköğretim ikinci kademede verilen Türkçe dersi kazanımlarından yola çıkılarak bir Yazılı Anlatım Dereceli Puanlama Anahtarı oluşturulmuştur. 19 maddeden oluşan analitik rubrik şeklinde hazırlanan bu ölçme aracı ile 228 öğrencinin yazılı anlatım örnekleri incelenmiştir. Bunun sonucunda Kosovalı Türk öğrencilerin başarı düzeylerinin düşük olduğu konuların yazıya uygun ve etkili bir başlık yazılması, konuya uygun, etkileyici bir giriş bölümü oluşturulması, sayfa düzenindeki boşlukların standart ölçülere göre düzenlenmesi, çeşitli anlatım yöntemlerinin kullanılarak anlatımın başarıyla zenginleştirilmesi konuları olduğu belirlenmiştir. Buna karşın, Kosovalı Türk öğrencilerin başarı düzeylerinin daha yüksek olduğu konular ise standart bir Türkçe ile yazma, düzenli ve okunalı el yazısı ile yazma, metinde konunun bütünlük ve mantıksal tutarlılık içinde işlenmesi, noktalama işaretlerinin yerinde ve doğru kullanımı gibi konuları olduğu gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar çerçevesinde Kosova?daki Türkçe dersinin daha etkili hale getirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Bu tez çalışmasında ayrıca Kosova?da Türk dilinde verilen eğitim, Colinn Baker?ın İki Dilli Eğitim Modelleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmede Kosova?daki Türkçe Eğitim iki dilli eğitim modellerinden hiçbirine uymamasına karşın verilen eğitimin bu modellerden zayıf formlu ?Tek Yabancı Dil ile Öğretim? modeline yakın olduğu tespit edilmiştir. İlaveten, Kosova?daki Türkçe eğitiminin mevcut durumu da ele alınarak bu konudaki sorunlara yönelik çözüm önerileri de sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kosova, Türkçe Eğitimi, Yurtdışındaki Türkler, İki Dillilik, İki Dilli Eğitim Modelleri, Ana Dili, Yazılı Anlatım
Ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımdaki aktif kelime hazinesinin belirlenmesi: Kırşehir/Akçakent örneği
Bu araştırma, çalışma evrenindeki ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarındaki aktif kelime hazinesini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Öğrencilerin kelime hazinelerini tespit edebilmek için Kırşehir ili Akçakent ilçesinde bulunan ortaokullardan 57 adet 5. sınıf öğrencisine üç farklı türde (fabl, anı, serbest konu) toplam 171 adet metin yazdırılmıştır. Elde edilen verilerde geçen kelimeler öğrencilerin cinsiyetine ve üç farklı anlatım türüne göre incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda toplam 12595 kelime tespit edilmiş olup bu kelimelerden 1653'ünün farklı kelime, 10942' sinin ise bu kelimelerin tekrarı olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet açısından bakıldığında toplam kelime kullanımında kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha başarılı olduğu; tür açısından ise öğrencilerin sırasıyla fabl, anı, serbest türde daha çok kelime kullandıkları görülmüştür. Çalışmanın sonunda türlere göre kelime listeleri oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kelime, Kelime Hazinesi, Yazılı Anlatım, Türkçe Öğretimi
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde e-öğrenme yoluyla kelime öğretimi
Bu araştırmanın amacı, e-öğrenme yoluyla yapılan İngilizce ve Türkçe dil öğretim çalışmalarında ele alınan kelime öğretiminin özelliklerini ortaya koyarak Türkçe kelime öğretimi çalışmalarının ve kültürel öğelerinin sunumunun nasıl olması gerektiğini belirlemektir. E-öğrenme yoluyla kelime öğretimi çalışmalarının yurt içi ve yurt dışı örneklerinin inceleneceği bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli, iki veya daha çok değişken arasında birlikte değişim varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlamaktadır. Buna göre İngiltere'de İngilizce dil öğretimi yapan siteler, İngiltere'de Türkçe öğretimi yapan siteler ve Türkiye'de Türkçe öğretimi yapan sitelerin kelime öğretim bölümleri incelenerek bu bölümlerin özellikleri sonuç bölümünde bir araya getirilmiştir. Araştırma, İngiltere'de e-öğrenme yoluyla İngilizce ve Türkçe dil öğretim sitelerinde yapılan kelime öğretim çalışmaları ve Türkiye'de e-öğrenme yoluyla yapılan Türkçe dil öğretim sitelerindeki kelime çalışmalarının karşılaştırılmasını esas alacak şekilde iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın kavramsal çerçeve bölümünde dil öğretim yöntem ve tekniklerinin ele alınmasından sonra sınıflarda ve kitaplarda yer alan kelime öğretim çalışmalarına ve bu alanda yapılan etkinliklere yer verilmiştir. İlk aşamada İngiltere'de İngilizce ve Türkçe dil öğretimi yapan dil öğretim sitelerinin kelime öğretim bölümleri incelenmiştir. Siteler incelenirken içerikleri ve görsellikleri üzerinde durulmuştur. İkinci aşamada Türkiye'de e-öğrenme yoluyla dil öğretim çalışmaları yapan internet siteleri incelenmiştir. İncelenen sitelerin içerik ve görselliklerinin yanında içerdiği kültürel öğelerin sunumları da değerlendirilmiştir. Yapılan incelemelerde İngilizce dil öğretim sitelerinde kelime öğretim etkinliklerinin çeşitliliği ve kültürel öğelerin kullanımında sıklık görülmektedir. İngilizce kelime öğretim çalışmaları öğretim ve alıştırma başlıkları altında toplanarak kullanıcı sürekli olarak öğretilmek istenen kelimelerle karşı karşıya getirilmiştir. Bununla birlikte bu kelimeler alıştırma aşamasında da yoğun şekilde kullanılarak kullanıcının zihnine oyunlar yoluyla işlenmektedir. İngilizce öğretim sitelerinde İngiltere ve İngiliz kültürüne ait öğelerin her fırsatta kullanıldığı görülmektedir. Yeni yıl bölümünde
İlköğretim öğrencilerinin yazma becerisinin geliştirilmesinde çağrışım tekniğinin kullanımı
Türkçe eğitimi içerisinde yazılı anlatım becerisinin geliştirilmesi çağımızda önemini daha da arttırmıştır. İfade etme yeteneği kuvvetli bireyler en kalıcı hâliyle düşüncelerini ve bilgilerini yazıya aktardıkları müddetçe kalıcı eserler bırakmış olurlar. Yazılı anlatım sadece bilgiyi sunma aracı olarak değil günümüzde aynı zamanda yaratıcılığı geliştirme aracı olarak da kullanılmaktadır. Yaratıcı düşünmenin, farklı fikirler üretmenin gerek iş yaşamında gerek ülke geleceğinde gerek uluslar arası alanda bir bireye neler kazandıracağı aşikârdır. Yaratıcı yazma da tüm bu gerekliliklerden doğmuştur. Yaratıcı yazma teknikleri içerisinde beynin adeta tüm nöronlarını harekete geçiren snapslar arası inanılmaz bağlantılar kurduran çağrışım tekniği ise okullarımızda çoğu zaman uygulanmamakta, uygulansa dahi hangi etkinlikleri kapsadığı ve sonuçlarının ne olduğu tam olarak ortaya konamamaktadır. Çalışmamızda bu eksikliği gidermek için deneysel yöntemle farklı ve aynı sosyo-kültürel özellikler gösteren üç okulda çağrışım tekniğini bazı şubelere öğretip bazılarına öğretmeden yazılar yazdırdık, bu okullar arasında üstün yetenekli öğrencilere eğitim veren Bilim ve Sanat Merkezleri de vardı. Bu yazıları hem çağrışım tekniğinin etkililiği açısından hem de sosyo-ekonomik durumun yazı başarısını etkilemesi açısından değerlendirdik, deney ve kontrol gruplarımız aynı öğretmenin derse girmesi, aile yapıları vb. bakımlardan denk tutulmaya çalışıldı. Her okul farklı sosyo-ekonomik durum gösterdiğinden her okulun deney ve kontrol grubu da farklıydı. Çalışmamız sonucunda çağrışım tekniğini öğretmek adına bir etkinlikler listesi, yazılı anlatımları değerlendirmek adına bir ölçek ve çağrışım tekniğinin öğrencilerin yazılı anlatım becerisini arttırdığına dair bulgular ve sosyo-ekonomik durumla bu bulguların karşılaştırması ortaya konuldu. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekli Çocuklar, Yazma Eğitimi, Türkçe Eğitimi, Çağrışım
Kültürlerarası iletişimsel yeterlilik bağlamında yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarının değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının kültürlerarası iletişimsel yeterlilik yaklaşımı açısından değerlendirmektir. Bu kapsamda örneklem olarak Gazi Üniversitesi TÖMER tarafından hazırlanan "Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı" ve İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi tarafından hazırlanan "İstanbul Yabancılar için Türkçe Ders Kitabı" seçilmiştir. Çalışmanın geneli betimsel niteliktedir. Değerlendirme için gerekli verilerin toplanmasında tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerin değerlendirilmesi bakımından nicel ve nitel özelliklere sahiptir. Çalışmada örneklem olarak seçilen ders kitaplarını değerlendirmek amacıyla, kitapları derslerinde kullanan Türkçe okutmanlarından görüş alınmıştır. Bu kapsamda kültürlerarası yeterlilik ölçeği uygulanmıştır. Belirtilen ölçek, Gönül'ün (2007) çalışmasında kullanılmış ve Skopinskaja (2003) tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin niceliksel olarak değerlendirilmesi, tanımlayıcı istatistik teknikler ve SPSS programı ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda, örneklem olarak seçilen ders kitaplarının birtakım eksikliklerine rağmen kültürlerarası iletişimsel yeterlilik yaklaşımı açısından yeterli oldukları belirtilmiş, bundan sonra hazırlanacak yeni öğretim materyalleri için veri imkanları sunulmaya çalışılmıştır.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde şiir metinlerinden yararlanma
Bu çalışmanın amacı yabancılara Türkçe öğretiminde şiir metinlerinin kullanılmasının ne ölçüde yararlı olabileceğini saptamak; Türkçenin yabancılara ve iki dillilere öğretilmesinde etkili bir yöntem geliştirmektir.Çalışmanın hedef kitlesi Türk diline yabancı olan ve Türkçe öğrenmeye ihtiyaç duyan kişilerdir. Aynı zamanda dil öğretiminde şiir metinlerinden yararlanma yönteminin soydaş Türk topluluklarına Türkiye Türkçesi öğretirken de kullanılabileceği göz önünde bulundurulmuştur. Bu yeni yöntemin uygulamasında kullanılacak şiirler, hedef kitlenin kültürüne ve seviyesine en uygun metinlerden seçilmiştir. Ayrıca, çalışmanın sonunda amaca en çok hizmet edebilecek şiirlerden bir antoloji oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılması düşünülen şiirler dönem veya tarih sırasına konulmadan seçilmiştir.Yabancılara Türkçe öğretimi edebiyat alanında çok yenidir. Dolayısıyla bu hususta yazılan tezler ve makaleler de çok sayıda değildir. Bizim, çalışmamızda sunduğumuz yabancılara Türkçe öğretiminde şiir metinlerinden yararlanmanın ise bir yöntem olarak alana yeni bir ses getireceği düşünülmektedir.Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde şiir metinlerinden yararlanma konulu bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini şiirler ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi üzerine yapılan çalışmalar oluşturmaktadır. Örneklem seçimi ?oransız eleman örnekleme? yoluyla yapılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen metinler dil bilgisi öğretimi, konuşma ve yazma becerisi kazandırma, kelime öğretme gibi alanlarda hedef kitlenin kültürel özellikleri göz önünde bulundurularak seçilmiş; metinlerin analizleri ve değerlendirmeleri yapılmıştır.Veri toplama araçları belgesel tarama yoluyla elde edilmiştir. Bu çalışmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi üzerine yapılan yayınlarla birlikte yabancı dil öğretimi üzerine yapılan yayınlar veri araçları olarak kullanılmıştır.Amacımıza hizmet edeceğini düşündüğümüz metinleri; dil bilgisi öğretiminde, kavram dünyasını zenginleştirme ve kelime öğretiminde kullanılmak üzere iki başlık altında sunduk. Dil bilgisi öğretiminde, kavram dünyasını zenginleştirme ve kelime öğretiminde kullanılmak üzere iki başlık altında sunduğumuz elli sekiz şiirin amacımıza hizmet etme yönlerinin de analizini yaptık. Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde şiir metinlerinden yararlanma başlığı altında sunduğumuz yeni yöntem için seçtiğimiz elli sekiz şiirden oluşan antolojiyi de çalışmamızın sonuna ekledik.Şiir türünde metinler, şüphesiz, belirli bir bağlam içerisinde sunulan söz kalıpları ve sadece dil bilgisine sahip olmakla kurulamayacak ifadelerden oluşmaktadır. Çalışmamızda bu metinleri yeri geldikçe resimlerle zenginleştirmeyi hatta gerektiğinde farklı metinlerle desteklenmesini önermeyi bu nedenle yararlı bulduk.Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde şiir metinlerinden yararlanma başlığı altında geliştirdiğimiz yeni yöntemin, yabancılara Türkçe öğretimi alanına katkı sağlamasını ve bu alanda çalışmalar yapan kişilere yol gösterici olmasını diliyoruz.Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, yabancı dil, şiir türündeki metinler, dil öğretim yöntemleri.
İş birlikli öğrenme yönteminin ilköğretim 8. sınıf Türkçe dersinde öğrencilerin derse ilişkin tutumlarına ve temel dil becerilerine etkisi
Bu araştırma, ilköğretim 8. sınıf Türkçe dersinde iş birlikli öğrenme yönteminin öğrencilerin derse ilişkin tutumlarına ve temel dil becerilerine etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma, Ankara ili Pursaklar ilçesi Ayyıldız İlköğretim Okulunda öğrenim görmekte olan iki ayrı 8. sınıf şubesinde gerçekleştirilmiştir. Kontrol gruplu ön test-son test deneysel desenin kullanıldığı araştırmada, yansız olarak seçilen sınıflardan birinde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı iş birlikli öğrenme yöntemi uygulanırken, diğer sınıfta geleneksel (anlatım, soru-cevap) öğretim yöntemi uygulanmıştır.Verilerin elde edilebilmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen Türkçe Dersi Başarı Testi ve Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS For Windows 15.0 adlı veri analiz programından yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı iş birlikli öğrenme yönteminin uygulandığı deney grubunda, geleneksel yöntemle derslerin işlendiği kontrol grubuna göre akademik başarı açısından önemli bir ilerleme görülmüştür. Deney grubunun Türkçe dersine ilişkin tutumlarının, kontrol grubuna kıyasla daha olumlu bir gelişme gösterdiği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İş birlikli öğrenme, Türkçe öğretimi, temel dil becerileri, tutum.
Yabancılara Türkçe öğretiminde eğitici oyunlarla dil becerilerinin geliştirilmesi
Yabancı dil öğreniminde amaç, bireyin tercih ettiği dilin kurallarını öğrenerek o dili doğru bir şekilde kullanmasıdır. Dili kullanmak da temel dil becerilerini kazanmakla mümkündür. Dil öğreniminde sözcük dağarcığının genişliği, belli cümle kalıplarının bilinmesi çok önemli olsa da birey kendini yazılı ve sözlü ifade edemiyorsa, iletişim becerilerini geliştirememişse bunları bilmek çok da değer taşımaz. Dile hâkim olabilmek için dil becerilerinin eşit şekilde geliştirilmiş olması gerekmektedir.Yabancı dil öğretiminin etkili ve kalıcı olabilmesi için öğretmenin çağdaş öğretim yöntem ve tekniklerini kullanması gerekir. Çünkü her öğrencinin farklı öğrenme stratejisi olabilir. Bu nedenle öğretmen tüm öğrencilere hitap edebilecek yöntemler, teknikler kullanmalıdır. Eğitici oyunlarla öğretimde tüm öğrenciler etkindir. Eğitici oyunlar, öğrenilen dilin yaparak ve yaşayarak öğrenilmesini sağlar. Amaçlara uygun olarak düzenlenen ve seçilen eğitici oyunları derslerde kullanmak, öğrenilen yabancı dilde pratik yapmak demektir. Böylece öğrenilen yabancı dil, pekiştirilerek kalıcı hâle gelir. Yabancılara Türkçe öğretim programları ve ders kitapları hazırlanırken içerikte yer verilecek eğitici oyunlar ile hedeflenen başarıya daha çabuk ulaşılacak, dersler daha etkili ve verimli hâle gelecektir.Betimsel araştırma modeli kullanılan bu çalışmada, Türkçe öğrenen yabancıların temel seviyede (A1-A2) dil becerilerini kolay, kalıcı ve eğlenceli olarak geliştirmede kullanılabilecek eğitici oyun örnekleri sunulmuştur. Bu oyunlar, Avrupa Dil Gelişim Dosyası çerçevesinde dinleme, konuşma (sözlü anlatım, karşılıklı konuşma), yazma ve okuma becerilerine yönelik ayrı ayrı düzenlenmiştir. Çalışmamızda önce eğitici oyun ve eğitici oyunun dil öğretiminde kullanılmasına yer verilmiş, daha sonra Avrupa Dil Politikası incelenmiş, ardından da dil becerileri tek tek ele alınarak dil becerilerine yönelik temel seviyede (A1-A2) eğitici oyun örnekleri sunulmuştur.Çalışmada yöntem olarak literatür taraması seçilmiş, dil öğretiminde eğitici oyunların kullanımıyla ilgili yerli ve yabancı kaynaklar incelenmiş ve uzman görüşleri alınarak Avrupa Dil Gelişim Dosyası'ndaki yeterliklere ve dil becerilerine uygun bir şekilde bazı eğitici oyunlar yabancılara Türkçe öğretimine uyarlanmış, bazıları da özgün olarak hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Oyun, eğitici oyun, Avrupa Dil Gelişim Politikası, dil becerileri.
Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Metni doğrultusunda Orta Asya'daki Türk soylulara A1 seviyesinde Türkiye Türkçesi öğretim programı örneği
Hızla gelişen iletişim teknolojisi, toplumları birbirine yakınlaştırmaktadır. Giderek küçülen dünyada bilgi ve kültürler arası etkileşim sonucunda iletişim olgusu ortaya çıkmaktadır. Bu olgu, dili öğrenip anlamlı kullanmakla gerçekleşir. Türkiye Türkçesi Öğretim Programı bu olgunun gerçekleşmesini hızlandırır ve gerçekleşmesinin temelini oluşturur.Türkiye'de TÖMER'lerde Türkiye Türkçesi öğrenenler, Afrika'dan, Balkanlar'dan, Orta Doğu'dan, Orta Asya ve Avrupa ülkelerinden gelmektedirler. Fakat bu değişik ülkelerden gelen öğrenciler aynı sınıfta ders görmekte, aynı kitapları kullanmakta ve onlara aynı yöntem, teknik ve programlar uygulanmaktadır. En temel problem de bu farklı ülkelerden gelenlere aynı Türkçe öğretim programının uygulanmasıdır. Oysa yabancı öğrencilerle ana dilleri bir Türk lehçesi olan öğrenciler, aynı sınıfta öğrenim görürken birtakım olumsuzluklarla karşılaşmaktadırlar. Bu durum, Türk soylu öğrencilerin Türkiye Türkçesi öğrenmelerini yavaşlatmaktadır. Dili, kültürü tamamen yabancı olan öğrenciler ise Türkiye Türkçesini öğrenirken farklı sorunlarla karşılaşmaktadırlar.Orta Asya'da yaşayan soydaşlara Türkiye Türkçesi öğretiminde daha kolay ve hızlı başarı elde etmek için soydaşların yaşam şartlarını, kültürünü, geleneklerini, dillerindeki önemli benzerlik ve farklılıklarını göz önüne alarak Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Metni Doğrultusunda Orta Asya'daki Türk Soylulara A1 seviyesinde Türkiye Türkçesi Öğretim Programı Örneğini hazırlamaya çalıştık.Anahtar Sözcükler: Türkiye Türkçesi Öğretimi, Türk soylular, ADÖOÇM, A1 Seviyesinde Türkiye Türkçesi Programı.
Arapça ile Türkçe arasındaki sözdizimsel farklılıkların Araplara Türkçe öğretiminde etkisi
Bu çalışma, Türkçe?nin sözdizimi kuralları temel alınarak Arapça ve Türkçede cümle türler, cümle öğeleri ve tamlama terkipleri karıştırılarak arasındaki sözdizimsel benzerlik ve farklılıkların belirlenmesini hedeflemiştir. Aynı zamanda Türkçe öğrenen Arap öğrencilere uygulanan test sınavından yola çıkarak tespit edilmiş sözdizimsel farklılıkların ne kadar olumsuz aktarımlara sebep olmasının saptanması amaçlamıştır.Olumsuz aktarımların olup olmamasını tespit edebilmek amacıyla, Arap öğrencilerin yaptıkları hatalar incelenmiştir. Sözdizimi ile ilgili hataların analizi yapılarak hangisi sıklıkla ve hangisi az olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte bu yanlışların hangi nedenlerden dolayı ortaya çıktığını açıklamaya çalışılmıştır.Hata çözülememesi yöntemi kullanarak araştırmadan elde edilen sonuçlarda, sözdizimsel hatalar, olumsuz aktarımdan kaynaklanan hatalardan %34?i oluşturmaktadır. Bu hatalar genellikle Arapça ve Türkçenin arasındaki temel fark olan cümle yapısındaki terslikten kaynaklanmaktadır. Bunun yanı sıra Arapçada mef?ûlün bihi gösteren kelimenin sonuna konan harekelerden başka bir edat bulunmamaktadır. Ayrıca yanlış bulunma eklerinin kullanılması ve fazla bağlaçların kullanılması görülür.Anahtar Kelimeler: Sözdizimsel Farklılıklar, Türkçe Öğretimi, Karşıtsal Dilbilimi
Türkçeyi yabancıdil olarak öğreten öğretmenlerin özel alan yeterlikleri üzerine bir araştırma
Yabancı dil öğretimi ve öğrenimi olmazsa olmazlar arasında görülmeye başlanmış, ülkeler, yabancı dil olarak kendi dillerini dünyaya öğretme yarışına katılmıştır. Bu çalışmada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğretmenlerin mesleğini etkili ve verimli biçimde yerine getirebilmeleri için yeterlik alanları, yeterlik ve performans göstergelerinin belirlenmesine çalışılmıştır.Çalışmaya öncelikle dil, dil öğretimi, ana dili ve yabancı dil öğretimi konularına giriş yapılarak başlanmış daha sonra çalışmanın temel alanını oluşturan yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihsel gelişimi ele alınmıştır. Yurt dışında ve Türkiye'de yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ile ilgili alan taramalarının ardından Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğretmenlerin yeterlik alanları, yeterlikleri ve performans göstergeleri neler olmalıdır sorularına cevap bulabilmek için yurt dışındaki ve Türkiye'deki öğretmen yeterlikleri ile ilgili çalışmalar incelenmiştir.Alan taramaları sonrasında yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretmenlerle veri toplama amaçlı görüşmeler yapılarak değerlendirmeye alınmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda uygun olanlar, yeterlik ve performans göstergesine dönüştürülmüştür. Daha sonra alan taramaları ve görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda oluşturulan taslak yeterlik ve performans göstergeleri 5'li likert tipi anket formuna dönüştürülmüştür. Düzenlenen anket, yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretmenler ve bu konuda çalışmaları olan öğretim üyelerine uygulanmıştır.Çalışmada, ankete ait bulgular ve bu bulgulara ilişkin yorumlar verildikten sonra belirlenen özelliklere göre karşılaştırmalar yapılmış ve anket sonucunda ortaya çıkan önem derecesine göre performans göstergelerinin sıralanışı gösterilmiştir. Çalışmaya, görüşme ve anket verileri değerlendirilerek elde edilen sonuçlara dair önerilerin oluşturulmasıyla son verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Yabancı Dil Olarak Türkçe, Öğretmen Yeterlikleri, Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretmeni Yeterlikleri
Türkçe dersinde çağrışımın kullanımı ile ilgili gereklilikler ve öneriler
TÜRKÇE DERSİNDE ÇAĞRIŞIMIN KULLANIMI İLE İLGİLİ GEREKLİLİKLER VE ÖNERİLERERDEN, Nazife BurcuYüksek Lisans, Türkçe Eğitimi Ana Bilim DalıTez Danışmanı: Doç. Dr. Gıyasettin AYTAŞOcak,2011Bu çalışmada çağrışım kavramının eğitim, psikoloji ve felsefe alanlarında kullanımı ve özellikleri ile ilgili verilerden yola çıkılarak sınırlılıkları ve etki alanları belirlenmiştir. Bu belirleme sürecinde, çağrışımın ünlü filozof ve psikologlarca dönemlere göre algılanış biçimlerine yer verilmiş, buradan hareketle de zihnin temel çalışma prensibi olan çağrışımın benzerlik, zıtlık, sıklık, zaman, mekân ve neden-sonuç ilişkilerine bağlı olarak ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu ilişkiler, öğrenme kuramları içerisinde ele alınarak çağrışım ile öğrenme arasındaki ilişki belirlenmiştir. Bu belirlemede, çağrışım ve öğrenme ilişkisi kapsamında davranışçı çağrışım kuramları, bilişsel ağırlıklı davranışçı yaklaşım, bilişsel öğrenme yaklaşımı ve nörofizyolojik yaklaşım incelenmiş ve her yaklaşım içerisinde öğrenmenin gerçekleşmesi ister zihinsel, ister davranışsal bir süreç olsun, mutlaka çağrışıma dayandırılmıştır. Çağrışım, hem öğrenmenin ilk adımında hem de öğrenilenlerin ortaya çıkışında etkin rol oynamaktadır. Öğrenme için temel teşkil eden böylesine önemli bir unsurun, bu özelliği göz önüne alınarak eğitim öğretim ortamlarında kullanılmasının gerekliliği ortaya konmuştur.Eğitim öğretim süreci içerisinde çağrışımın disiplinli ve bilinçli bir sistem dahilinde incelenmediği görülmüştür. Türkçe öğretim programında çağrışımın doğru bir tanımlaması yapılmamıştır. Bu da çağrışımın tanımlanmamış eğitim öğretim sürecinde kullanımıyla ilgili büyük eksiklikler görülmesine sebep olmuştur. Kelimelerin oluşum, değişim süreçlerinden onları edinime kadar sürece etki eden çağrışımın, dilin anlam çerçevesini de genişlettiği göz önüne alındığında Türkçe dersinde bilinçli kullanımı üzerinde önemle durulması gereği ortaya çıkmaktadır.Çağrışımın dilbilim içerisindeki yerinin incelenmesiyle, dilin ortaya çıkışının doğada bulunan canlıların ve nesnelerin belli çağrışımlar oluşturmasına bağlı olduğu ve dilin gelişim süreçlerinde çağrışımların temel alındığı belirlenmiştir. Çağrışımın diğer alt disiplinlerle ilişkisi ele alınarak anlambilim, edimbilim, ruhdilbilim, kavram ve kelime oluşumu, yaratıcı drama ve tiyatro, psikiyatri, medya ve pazarlama gibi alanlardaki önemi tespit edilmiştir.Çalışmada yöntem olarak doküman analizi seçilmiş, bu hususla ilgili olarak yerli ve yabancı kaynaklar; eğitim, felsefe ve psikoloji disiplinleri içerisinde ele alınarak incelenmiştir. Karakter ve dünya görüşünü belirlemede, dil ediniminde, öğrenme psikolojisinde temel alınan çağrışımın; eğitim öğretim programlarına yön veren bir yaklaşım olarak ele alınması ile ilgili tespitler ortaya konarak Türkçe dersinde, çağrışımın daha verimli nasıl kullanılabileceğiyle ilgili önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, çağrışım, çağrışım ilkeleri, dil eğitimi, öğrenme kuramları, yaklaşım.
Ali Ekrem Bolayır'ın Şiir Demeti adlı eseri ve bu eserin Türkçe öğretiminde yer alan temalar bağlamında değerlendirilmesi
Çocuk edebiyatı, ülkemizde önemi yeni anlaşılmaya başlanan bir alan olmakla beraber çocuklar için önemi yadsınamaz bir gerçektir. Çocuk edebiyatı ürünleri, çocukların temel dil becerilerinin gelişmesine hizmet eder. Dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri bireyin ömür boyu ihtiyaç duyacağı yetilerindendir. Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma parçaları, bir yandan çocuklara dil edinimi ve okuma alışkanlığı kazandırmayı amaçlarken bir yandan da onları gerçek hayata hazırlar. Ali Ekrem Bolayır, Servet-i Fünûn edebiyatının önde gelen sanatçılarından biri ve aynı zamanda çocuklara yönelik eserler veren ilk isimlerdendir. Bu çalışma, Ali Ekrem Bolayır'ın çocuklara yönelik şiirlerinin yer aldığı "Şiir Demeti" adlı eserinin Osmanlı Türkçesi'nden yeni yazıya çevrilmesi ve eserde yer alan şiirlerin 5,6,7 ve 8. sınıf Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan temalar bakımından incelenmesinden oluşmaktadır. Çalışma yapılırken tarama ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Anahtar Kelimler: Ali Ekrem Bolayır, Şiir Demeti, Tema, Türkçe Öğretimi, İnceleme.
Ortaokul Türkçe dersinde öğretmen ve öğrencilerin Türkçe sözlük kullanma tutumları
Dili doğru ve güzel kullanmanın başarının anahtarlarından biri olduğu günümüzde kabul edilen bir gerçektir. Dili etkili kullanmanın anahtarı ise geniş bir kelime hazinesine sahip olmaktır. Bu yüzden öğrencilerin geniş bir kelime hazinesine sahip olması için Türkçe derslerinde ve diğer derslerde yapılması gereken bir takım etkinlikler bulunmaktadır. Bu tür etkinliklerde kullanılabilecek en önemli materyallerden biri de okul sözlükleridir. Öğrencilerin, bilmedikleri bir kelime ile karşılaştıklarında, bu kelimenin anlamını öğrenmek için başvurabilecekleri nitelikli sözlüklerin bulunması son derece önemlidir. Bu çalışmada; sözlük ve sözlük bilimi, Türk sözlükçülük tarihi, sözlük kullanma alışkanlığının ana dili becerilerine olan etkisi, öğrencilerin kelime hazinesini geliştirmeye yönelik yapılabilecek uygulamalar üzerinde durulmuştur. Ayrıca yapılan nicel çalışmalarla, ortaokul öğrencilerinin sözlük kullanma tutumları ve Türkçe öğretmenlerinin sözlük kullanma tutumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlardan hareketle yapılabilecekler hakkında önerilerde de bulunulmuştur.
Ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin 9. sınıf Türk edebiyatı ve dil ve anlatım ders kitaplarındaki kelimeleri öğrenme düzeyleri
Dil, düşüncelerin aynasıdır. Düşünceler ise kelimeler yoluyla başkalarına aktarılır. Anlatımımız ister yazılı, ister sözlü olsun kelimelerle hayat bulur. Sağlıklı bir iletişim için kelime hazinesinin yeterli seviyede olması gerekir.Eğitim sistemimizde görülen sorunların başında öğrencilerin kelime hazinesinin beklenen düzeyde olmayışı gelmektedir. Eğitim programlarımızda öğrencilerin bulunduğu kademeye göre bilmesi ve bilip kullanması gereken kelime / kavram sayısının sınırları belirlenmemiştir.Bu araştırma, Ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin 9. sınıf Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım ders kitaplarındaki kelimeleri öğrenme düzeylerini ortaya koymaya yönelik bir alan çalışmasıdır.Araştırmanın evrenini 2009- 2010 öğretim yılı ortaöğretim 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Uygulamaya toplam 460 öğrenci katılmıştır. Öğrenciler, tesadüfî örneklem yoluyla seçilmiştir.Araştırma kapsamında verilerin toplanmasına yönelik, öğrencilere iki bölümden meydana gelen bir test uygulamıştır. Testin ilk bölümünde 27 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, ikinci bölümde ise 9. Sınıf Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım kitapları sonunda yer alan sözlük kısmındaki kelimelerin anlamı klasik soru yöntemiyle öğrencilere soruldu.Öğrencilere kelimelerin anlamı iki şekilde sorulabilirdi. Bunlardan birincisi klasik yöntem, ikincisi çoktan seçmeli soru tekniği. Çalışmamızda kelimelerin anlamının klasik yöntemle sorulma nedeni, öğrencinin tahminle ya da rastgele bir cevabı işaretleyerek sonucun güvenilirliğini etkilemesine engel olmak içindir.Bu test, ortaöğretim 10. Sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Uygulama sonucu10.sınıf öğrencilerinin 9. Sınıf Türk Edebiyatı ve 9.sınıf Dil ve Anlatım kitapları sonunda yer alan sözlükteki kelimelerin ne kadarını öğrenebildikleriyle ilgili bir değerlendirme yapılmıştır. Değerlendirmede Milli Eğitimin puanlama sistemi ölçüt alınmıştır. Buna göre sorulan kelimelerin % 45' ini bilen öğrenciler başarılı sayılmıştır. Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım ders kitaplarının sözlük kısmı soruları ayrı ayrı değerlendirilmiştir.Sonuç ve toplu değerlendirme bölümünde; ortaya çıkan veriler değerlendirildi. Kelime hazinesinin yaş, cinsiyet, kültür, çevre ve coğrafi bölgelere göre değişiklikler arz ettiği belirtildi. Kaynakça bölümünde; konuyla ilgili olan kaynaklara yer verildi. Araştırma sonuçları gösteriyor ki öğrenciler Türk Edebiyatı ve Dil ve Anlatım ders kitaplarının sözlük kısmındaki kelimeleri beklenen düzeyde öğrenememektedir. Bu sonuç öğrencilerin içinde bulunduğu çevresel koşullarla birlikte değerlendirilip, çalışma sonunda kelime hazinesini geliştirmeye yönelik tavsiyelerde bulunulacaktır.Anahtar Kelimeler: Kelime, kelime hazinesi, kelime öğretimi, kelime hazinesini geliştirme yolları
Yapılandırılmış grid test tekniğinin Türkçe eğitiminde kavram öğretimine katkısı
Bu çalışma, ilköğretim ikinci kademe 7. sınıf öğrencilerinde yapılandırılmış grid test tekniği ile hazırlanmış Türkçe testinin, öğrencilerin kavram öğrenmeleri üzerindeki etkisini araştırmayı amaçlamaktadır.Deneysel model uygulanan araştırmanın örneklemini, Ankara ili Mamak ilçesinde bulunan Metehan İlköğretim Okulundaki 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Verilerin toplanması aşamasında konuyla ilgili kaynaklar incelendikten sonra, çeşitli kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan ön test, son test ve kalıcılık testi deney ve kontrol grubuna uygulanmıştır. Bunların yanında deney grubuna yapılandırılmış grid test tekniğiyle hazırlanmış ara sınavlar konu sonlarında uygulanmıştır.Birbirinin aynı sorulardan oluşan son test ve kalıcılık testlerinin, ilk bölümünde yazılı sınav soruları, ikinci bölümünde çoktan seçmeli sorular yer almıştır. Ön testte yazılı sınav sorularının ve çoktan seçmeli soruların dışında kısa cevaplı, boşluk doldurmalı, eşleştirmeli, doğru-yanlış tipi sorular da yer almıştır. SPSS 13.0 for Windows programıyla yapılan ilişkisiz örneklemler için T-testi yapılarak deney ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı düzeylerinin birbirine denk olduğu görülmüştür.Çalışma sonucunda elde edilen veriler, SPSS 13.0 for Windows paket programı kullanılarak ANCOVA'yla değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen istatistiksel sonuçlar, alternatif ölçme ve değerlendirme yöntemlerinden yapılandırılmış grid test tekniğinin ara sınav olarak uygulandığı deney grubu öğrencileri ile herhangi bir yöntemle ara sınavla değerlendirilmeyen kontrol grubu öğrencilerine göre deneysel işlem sonrası, akademik başarıları arasında anlamlı bir farklılığın olduğunu ortaya koymuştur.
Türkçe dersi kapsamında 6. sınıf öğrencilerinin yazma becerilerini geliştirmeye yönelik etkinliklerin geliştirilmesi ve uygulanması
Yazma, Türkçe eğitimindeki dört dil becerisinden biridir. Bu beceri, diğer dil becerilerine kıyasla daha karmaşık ve zor bir eğitim sonucunda elde edilir. Okul öncesi eğitimde bazı el becerisi çalışmalarıyla bu eğitimin temeli oluşturulmaya çalışılırken ilköğretim birinci sınıfta da bu beceri, yazı yazma adı altında öğrenciye kazandırılmaya çalışılır. Sınıf kademesi arttıkça yazma becerisinin öğrenci tarafından geliştirilmesi ve öğrencinin daha az hatayla metinler ortaya koyması beklenir. Fakat bu beklenti, her defasında istenilen düzeyde karşılık bulmayabilir. Bu durum da yazma becerisinin aşamalı bir şekilde incelenerek yazı hatalarının yorumlanmasına ve yorumlanan hataların giderilebilmesi için bazı önerilerin yapılmasına sebep olur. Bu çalışmada, yazmadaki dört düzeye (kelime, cümle, paragraf, metin) yönelik geliştirilen etkinlik uygulamalarının, öğrencinin yazma becerisine olan etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma, Elazığ ilinin Yurtbaşı beldesinde bulunan İbn-i Sina Ortaokulu'ndaki iki 6. sınıf şubesiyle yürütülmüştür. Bu iki şubenin biri kontrol, diğeri ise deney grubu olarak tayin edilmiştir. Deney (18) ve kontrol (20) grubunda toplam 38 kişi bulunmaktadır. Ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desene göre tasarlanan araştırma süresince öğrencilere etkinlik uygulaması yaptırılmıştır. Bu süreç, beş hafta boyunca haftada bir ders saatidir. Ön test-son test çalışmasıyla elde edilen metinler, içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu inceleme, araştırmacılar tarafından hazırlanan "Yazma Hatalarını Değerlendirme Envanteri"ne göre değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda hata puanı olarak ortaya çıkan sayısal değerlerin, hem grafiklerle betimsel analizi yapılırken hem de Çifte Çok Değişkenli Varyans Analizi, yani Çifte MANOVA (Doubly Multivariate Analysis of Variance – Doubly MANOVA) kullanılarak vordamsal analizi yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, yazma eğitimdeki dört aşamaya ilişkin öğrencilere uygulanan etkinliklerin, öğrencilerin yazmadaki başarısını olumlu etkilediği görülmüştür. Ayrıca yapılan bu çalışma, yazma eğitimindeki dört aşamaya yönelik geliştirilen etkinlik uygulamasının, yazma becerisini tam anlamıyla elde edememiş öğrenciler için yazma becerilerini geliştirici bir yöntem olduğunu göstermek açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Yazma becerisi, etkinlikler, yazma düzeyleri.
Hızlı okuma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okumaya ilişkin tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, hızlı okuma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okumaya ilişkin tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılın ilk döneminde Malatya ili Yeşilyurt ilçesindeki bir özel ilköğretim okulunun iki sınıfında öğrenim gören 44 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Bir deney, bir kontrol grubunun yer aldığı çalışmada deney grubuna ilköğretim Türkçe ders programında yer alan etkinliklerin yanı sıra hızlı okuma teknikleriyle, kontrol gruplarında ilköğretim Türkçe ders programında yer alan etkinlikler işlenmiştir. Deney gruplarına 21 ders saatlik uygulama yapılmıştır. Araştırma verileri okuma hızı ölçümleri, okuduğunu anlama testi ve okuma tutum ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Veri toplama araçları deneysel işlemler öncesi öntest olarak, deneysel işlemler sonrası sontest olarak uygulanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin çözümlemeleri SPSS 22 paket programlarından yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Grupların okuma hızı puanları ve okuduğunu anlama puanları ve okuma tutumları arasında farklılaşma olup olmadığını belirlemek ve farklılaşmanın yönünü belirlemek için bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında p= .05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda hızlı okuma tekniklerinin öğrencilerin okuma hızlarına ve okuduğunu anlama düzeylerine olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür. Fakat yine hızlı okuma tekniklerinin öğrencilerin okuma tutumlarına olumlu bir etkisi görülmemiştir.
Ortaokullarda edatların öğretimi ve öğrencilerin edatları kullanma yeterlikleri
Dil bilgisi, dilin kurallarını derleyip sunarak dildeki düzeni gözler önüne seren disiplinin adıdır. Dil bilgisi, bu düzeni ortaya çıkarmak için sistemli bir işleyiş içindedir. Bu bakımdan dili oluşturan tüm sözcükler "kelime türleri" adı altında sınıflandırılmış ve bunların cümledeki görevleri açıkça ortaya koyulmuştur. Edat, bağlaç ve ünlemler genellikle dil bilgisinin "kelime bilgisi" bölümünde "kelime türleri" başlığı altında ele alınan konulardır. Diğer kelime türleri gibi dilin iletişimi sağlama işlevini yerine getirmesinde rol alan görevli birimlerdir. Dil bir bütündür. En küçük birim olan sesten cümleye kadar dili oluşturan tüm unsurların dil bilgisi kuralları çerçevesindeki birlik ve uyumu bu bütünlüğü sağlar. Bu bakımdan kelime türleri dilin daha iyi, daha güçlü bir anlatım için gereksinim duyduğu birimler olup bunlardan hiçbiri ötekilerden az veya çok öneme sahip değildir. Ancak Türkçe dil bilgisi öğretimi açısından ele alındığında edat, bağlaç ve ünlemlerin öğretiminde bazı sorunlar görülmektedir. Ortaokullarda edat, bağlaç ve ünlem öğretimi üzerine bir durum tespiti yapmayı amaçlayan bu çalışmada genelden özele doğru bir sıra izlenmek suretiyle dil> dil bilgisi> kelime türleri> edat, bağlaç ve ünlemler hakkında kuramsal bilgilere yer verilmiştir. Yapılan nitel ve nicel araştırmalarla edat, bağlaç ve ünlemlerin ortaokul Türkçe dersindeki öğretimi ele alınmış; bu süreçte yaşanan sorunlar irdelenmiş ve öğrencilerin edat, bağlaç ve ünlemlere ait başarı ortalamaları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırma verilerine göre ortaokullarda edat, bağlaç ve ünlem öğretiminde birtakım sorunlar yaşanmaktadır. Öğrencilerin edat, bağlaç ve ünlemleri kavrama ve kullanma başarıları orta düzeydedir. Araştırmalardan elde edilen sonuçlardan hareketle yapılabilecekler hakkında önerilerde de bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bağlaç, Dil bilgisi, Edat, Ünlem.
Aktif öğrenme yönteminin ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin konuşma becerilerine etkisi
Bu çalışmada, aktif öğrenme yönteminin ilköğretim öğrencilerinin konuşma becerilerini geliştirmeye etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın modeli (deseni), gerçek deneme modellerinden ?ön test son test?e dayalı ?deney ve kontrol gruplu deneysel bir çalışma?dır.Araştırma, Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan Dumlupınar İlköğretim Okulu ve Orhan Gazi İlköğretim Okulunda yürütülmüştür. Bu okullarda okuyan 6. sınıf öğrencilerine araştırmanın içeriğine uygun olarak hazırlıksız konuşma uygulamaları yaptırılmıştır. Elde edilen verilere t-testi uygulanarak konuşma becerisi bakımından aralarında anlamlı farklılık bulunup bulunmadığına bakılmıştır. Sonuçta, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Yansız (random) atama yoluyla Dumlupınar İlköğretim Okulu öğrencileri deney, Orhan Gazi İlköğretim Okulu öğrencileri kontrol grubu olarak atanmıştır. Öğrenciler deneysel işlemden önce ve sonra bağımlı değişkenlerle ilgili olarak ölçüme tabi tutulmuşlardır. Deney grubunda aktif öğrenme yöntem ve tekniklerine göre ders işlenirken, kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemleri kullanılmıştır. Deneysel işlem 12 haftalık bir süreçte gerçekleştirilmiştir.Çalışma sürecinde, araştırmada kullanılan konuşma konularını belirlemek için uzman görüşüne başvurulmuştur. Araştırmacı tarafından öğrencilerin konuşma becerilerini değerlendirmek için dereceli puanlama anahtarı (rubric) geliştirilmiştir. Ayrıca çeşitli değişkenlerin deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test puanlarına etki edip etmediğini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formuyla öğrencilerden bilgiler alınmıştır.Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamına taşınarak SPSS 16.0 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında ?Konuşma Becerisi Değerlendirme Ölçeği?nden aldıkları puanların anlamlı bir şekilde değişip değişmediğini tespit edebilmek amacıyla karışık ölçümler için iki faktörlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Bilgi formlarından alınan bilgilerden elde edilen değerlerin iki değişken arasındaki anlamlılığını test etmek için t testi kullanılmıştır. Elde edilen değerlerin ikiden fazla değişken arasındaki anlamlılığını test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, aktif öğrenme yönteminin kullanıldığı sınıftaki öğrencilerin, mevcut Türkçe öğretim programına göre düzenlenen etkinliklerin kullanıldığı sınıftaki öğrencilere göre, konuşma puanlarının daha yüksek çıktığı ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Yapılan deneysel işlem sonuncunda çeşitli değişkenlerin öğrencilerin konuşma puanları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, aktif öğrenme yönteminin ilköğretim öğrencilerinin konuşma becerisini geliştirdiği şeklinde yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Konuşma, Konuşma Becerisi, Konuşma Eğitimi, Aktif Öğrenme.
İlköğretim 7. sınıf öğrencilerine verilen yazma eğitiminin öğrencilerin hikâye yazma becerisine etkisi
Bu araştırmada, ön hazırlık çalışmaları temel alınarak hazırlanan etkinlikler yoluyla ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin hikâye yazma becerilerini geliştirmek amaçlanmıştır.Araştırma, Ankara Elmadağ Kurtuluş İlköğretim Okulu ve Keçiören Orhan Gazi İlköğretim Okulu'nda uygulanmıştır. Araştırmaya bu okullarda öğrenim gören 109 yedinci sınıf öğrencisi dâhil edilmiştir. Hikâye yazma seviyelerini belirlemek amacıyla öğrencilerden, alan uzmanlarının görüşleri alınarak hazırlanmış beş konudan biriyle ilgili bir hikâye yazmaları istenmiştir. Yazılan hikâyeler araştırmacı tarafından hazırlanan Hikâye Yazma Değerlendirme Formu'na göre değerlendirilmiş ve SPSS 18.0'de analiz edilmiştir.Ön test son test kontrol gruplu deneysel yöntemin kullanıldığı bu araştırmada, ön test uygulamasının ardından, deney grubunda yer alan öğrencilere on dört hafta boyunca toplam otuz saat süreyle hikâye yazma etkinlikleri uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilerle ise dersler klasik usulle işlenmiştir. Uygulama çalışmalarının ardından gruplara son test uygulanmış ve öğrencilerden ön testte seçtikleri konuyla ilgili tekrar bir hikâye yazmaları istenmiştir. Öğrencilerin hikâye yazma becerileri Hikâye Yazma Değerlendirme Formu'ndaki maddelerin her biri açısından karşılaştırıldığında, deney grubu öğrencilerinin son test puanlarının üç madde (bağdaşıklık, yazım ve noktalama) haricinde ön test puanlarından anlamlı olarak daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca, deney grubu öğrencilerinin son test puanlarının kontrol grubu öğrencilerinin son test puanlarından üç madde haricinde (paragraf ve satır araları, yazım, noktalama) anlamlı olarak daha yüksek çıktığı görülmüştür. Öğrencilerin hikâye yazma becerileri aldıkları toplam puanlar açısından incelendiğinde, deney grubu öğrencilerinin son test toplam puan ortalamalarının da kontrol grubu öğrencilerinin son test toplam puan ortalamalarından istatistikî olarak anlamlı derecede yüksek çıktığı görülmüştür. Bu sonuçlardan hareketle, verilen yazma eğitiminin öğrencilerin hikâye yazma becerilerini geliştirdiği belirtilebilir.Anahtar Kelimeler: Hikâye Yazma Becerisi, Yazma Etkinlikleri, 7. Sınıf Öğrencileri
İlköğretim öğrencilerinin yaratıcı yazma becerileri ile yazma özyeterlik algısı ve başarı amaç yönelimi türleri ilişkisinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerileri ile yazma özyeterlik algıları, öğrenme amaç yönelimleri ve performans amaç yönelimleri arasındaki ilişkiyi; ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin yazma özyeterlik algılarının öğrenme ve performans amaç yönelimleriyle ilişkisini ortaya çıkarmak; bunun yanında öğrencilerin yaratıcı yazma becerileri ve yazma özyeterlik algılarını çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada ?ilişkisel tarama modeli? kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerinde (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Sincan ve Yenimahalle) öğrenim gören ilköğretim 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılamadığı için alt, orta ve üst sosyoekonomik çevrelerde (Mamak, Yenimahalle, Çankaya) eğitim gören 518 ilköğretim 8. sınıf öğrencisi örneklem olarak alınmıştır.Çalışmada veri toplamak amacıyla ?Yazma Özyeterlik Ölçeği? ve ?Başarı Amaç Yönelimi Ölçeği? Türkçeye uyarlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin yaratıcı yazma başarılarını belirleyebilmek için aynı öğrencilere üç ay arayla iki yazılı anlatım çalışması yaptırılmıştır. İlk yazılı anlatımda serbest yazma çalışması yaptırılmış; ikinci yazılı anlatım uygulamasında ise öğrencilere yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri yazılı anlatım konuları verilmiştir. Öğrencilerden alınan bu yazılı anlatım çalışmaları ?Yaratıcı Yazma Dereceli Puanlama Anahtarı? kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu ölçeklerden ve yazılı anlatım çalışmalarından elde edilen veriler, analiz edilirken SPSS 16,0 paket programı kullanılmıştır.Araştırmada yaratıcı yazmayla ilgili şu sonuçlara ulaşılmıştır: Öğrencilerin yazı yazarken konunun serbest bırakıldığı durumlarda daha yaratıcı yazılar oluşturdukları, bunun yanında yazılı anlatım konuları hazır olarak verildiğinde yaratıcılıklarının biraz daha sınırlandırıldığı ve genel değerlendirmede orta düzeyde yaratıcı yazma becerisine sahip oldukları tespit edilmiştir. Bunun yanında öğrencilerin yaratıcı yazma becerileri ile cinsiyet, baba ve annenin öğrenim durumu, baba ve annenin mesleği, evde internet bağlantısı olup olmama, eve gazete alınma sıklığı, okul öncesi eğitim alma durumu, günlük tutup tutmama, sinema ve tiyatroya gitme sıklığı, yazmaya başlamadan önce yazılacakları hayal edip etmeme, önceki dönem Türkçe dersi karne notu gibi değişkenler arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.Öğrencilerin yaratıcı yazma becerileri ile yazma özyeterlik algıları arasında olumlu yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuca göre yazma özyeterliği yüksek olan öğrencilerin genellikle yaratıcı yazma becerileri de iyi düzeydedir. İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerileriyle performans amaç yönelimleri ve öğrenme amaç yönelimleri arasında olumlu yönde, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Buna göre öğrencilerin performans ya da öğrenme amaç yönelimine sahip olmaları, onların yaratıcı yazma becerilerinde doğrudan etkili değildir.Araştırmada yazma özyeterlik algısına yönelik şu sonuçlara ulaşılmıştır: Öğrencilerin yazma özyeterlikleriyle cinsiyet, baba ve annenin öğrenim durumu, baba ve annenin mesleği, evde internet bağlantısı olup olmama, eve gazete alınma sıklığı, okul öncesi eğitim alma durumu, sinema ve tiyatroya gitme sıklığı, önceki dönem Türkçe dersi karne notu gibi değişkenler arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin yazma özyeterlik algılarıyla performans amaç yönelimleri ve öğrenme amaç yönelimleri arasında olumlu yönde, orta düzeyde ve istatistikî açıdan anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bu durumda öğrencilerin performans ya da öğrenme amaç yönelimine sahip olmaları, onların yazma özyeterliklerini aynı düzeyde artırmaktadır.
Çocuk hikâyelerindeki kahramanların çocuklara rol - model olma durumları
Çocuk edebiyatı, özellikle son otuz yılda çok önemli bir gelişme göstermiş, bu bağlamda Türk ve dünya edebiyatının tanınmış yazar ve şairleri çocuklara hitap eden eserler kaleme almışlardır. Bu çalışmada Türk edebiyatında 1999-2013 yılları arasında yayımlanmış olan on iki (12) hikâye kitabında geçen kahramanların çocuklara rol-model olma durumlarının değerlendirilmesi yapılmıştır. Değerlendirme 5,6,7 ve 8. Sınıf Öğretim Programları'nda yer alan temalar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada çocuk edebiyatının niteliklerine, hikâye ve çocuk edebiyatında hikâyeye, çocuk edebiyatında kahraman, karakter ve tip konularına yer verilmiştir. İncelemeye esas alınan yazarlar ve kitapları hakkında bilgi verilmiştir. Türkçe öğretim programında yer alan temalar, bu temaların rol model olma durumuyla ilişkisi ve tespit edilen bulgular ele alınmıştır. Daha sonra genel değerlendirme yapılmış, sonuç ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çocuk Edebiyatı, Temalar, Kahraman, Rol-Model Olma, Hikâye Kitapları.
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin yazma becerileri ile öz yeterlilik algıları arasındaki ilişki üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerileri ile yazma becerisi öz yeterlilik algıları arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara Üniversitesi TÖMER, Gazi Üniversitesi TÖMER ve Hacettepe Üniversitesi HÜDİL'de Türkçe öğrenen C2 seviyesindeki öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmada örnekleme yoluna gidilmemiş 2009-2010 eğitim öğretim yılında öğrenim gören C2 seviyesindeki 150 öğrencinin tamamına ulaşılmıştır.Araştırma sürecinde ölçme aracı olarak ?Yazma Becerisi Öz Yeterlilik Ölçeği?, ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?Dereceli Puanlama Anahtarı? kullanılmıştır. Ölçme süreci sonunda elde edilen verilerin analizinde betimleyici istatistik (frekans, yüzde ve ortalam), T-testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U Testi analizleri kullanılmıştır. Analizler SPSS 15.0 programıyla gerçekleştirilmiştir. Verilerin karşılaştırılmasında anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmanın sonucunda Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerileri ile yazma becerisi öz yeterlilik algıları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.