Kütahya Dumlupınar University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Kütahya Dumlupınar University

869

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yapısal amaçlı uygulamalar için zirkonya-zirkonyum diborür (ZrO2-ZrB2) kompozitlerinin üretimi ve karakterizasyonu

Ülkemizin 2023 vizyonu arasında yer alan yerli otomobil üretimi konusunda yapılan çalışmalar son zamanlarda hız kazanmıştır. Ancak ülkemizde bu uygulama alanlarında kullanılan seramik esaslı parçalar yurtdışından ithal edilmektedir. Bu tezde, Otomotiv İmalat Sektörü ve Yan Sanayisinin farklı uygulama alanlarında metal levha ile somunların birleştirilmesinde kullanılan ve ithal edilen seramik esaslı merkezleme somun pimlerinin, literatürde ilk kez seramik-kompozit üretim yaklaşımı ile ZrO2-ZrB2 sisteminde geliştirilmesi ve üretilmesi amaçlanmıştır. Bu tez, günümüz otomotiv sektöründe en yaygın kullanılan ithal seramik esaslı merkezleme somun piminin fiziksel, kimyasal, mekanik ve mikroyapısal özelliklerinin karakterizasyon çalışmalarıyla başlamıştır. Buradan elde edilen kazanımlar dâhilinde, kompozit olarak üretilecek merkezleme somun pimlerinde, %3 mol itriya ile stabilize edilmiş tetragonal polikristalin zirkonya (Y-TZP) ve ZrB2 tozları kullanılmıştır. ZrO2-ZrB2 toz karışımına eklenen şekillendirme katkılarının (bağlayıcı, plastikleştirici ve yağlayıcı) etkileri araştırılmıştır. Katkılar ile birlikte oluşturulan ZrO2-ZrB2 toz karışımlarının soğuk izostatik presleme (CIP) için uygun şekillendirme basınçları belirlenmiştir. Burada, CIP ile silindir bloklar şeklinde basılan numunelerin içerdiği bağlayıcıların sistemden uzaklaşma sıcaklıkları ve CNC (bilgisayar sayımlı yönetim) ile işleme esnasında blokların belli bir mukavemet kazanabilmeleri amacıyla ön-sinterleme sıcaklıkları detaylı çalışmayla belirlenmiştir. Şekillendirilen numunelerin teorik yığınsal yoğunluklarına ulaşabilmeleri için uygun sinterleme sıcaklığının belirleme çalışmaları yapılmıştır. Sinterlenen yığınsal siyah renkli merkezleme somun pimlerinin fiziksel, kimyasal, mekanik ve mikroyapısal özellikleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlarda, ZrO2-ZrB2 seramik-kompozit merkezleme somun pimleri hedeflenen özelliklerde başarıyla üretilmiştir. Üretilen pimler gerçek işletme koşullarında bir Otomotiv Sanayi Şirketi'nde kaynaklama testlerine tabi tutulmuştur ve her bir somun piminin 35000'in üzerinde kaynaklama gerçekleştirdiği gözlemlenmiştir.

Ceyhun Üşümezel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
10
DoctorateOpen AccessTR

Çimento esaslı yapıştırıcı harçlarda sepiyolit katkılı malzeme geliştirilmesi

Bu tez, çimento esaslı yapı kimyasalı ürünlerinde kullanılan ve kritik bir öneme sahip olan "su tutucu" katkı malzemesine alternatif yerli yeni bir malzeme geliştirilmesi için gerekli çalışmaları kapsamaktadır. Çimento esaslı yapı malzemelerinde mekanik performansı belirleyici mekanizma olan hidratasyon reaksiyonu sırasında çimentonun suyla olan etkileşimine en büyük oranda etki eden bileşenler ‟su tutucu" malzemelerdir. Günümüzde çimento esaslı yapıştırma harçlarında yaygın olarak kullanılan su tutucu malzemeler selüloz eterleridir. Bunun yanı sıra, standart bir yapıştırıcı formülündeki selüloz eteri oranı ağırlıkça %1'den küçük olmasına rağmen bu katkının maliyeti toplam reçete maliyetinin yaklaşık %25'ini oluşturmaktadır. Doğal bir kil minerali olan sepiyolit, içerdiği lif demetleri, kanallı yapısı ve yüzeyindeki silanol ve hidroksil grupları nedeniyle yüksek oranda su tutma kabiliyetine sahiptir. Bu sebeple çimentolu ürünlerde su tutucu malzeme olarak kullanılmaya aday olmasıyla beraber etkin yöntemlerle yapısında bulunan safsızlıklardan uzaklaştırılması, demetler halinde bulunduğu liflerinden ayrılması ve yüzeyinin uygun kimyasallarla ( silan bileşikleri, guar sakızları vs. ile) modifiye edilmesi gerekmektedir. Bu tez kapsamında çalışmalar dört ana başlık altında toplanmıştır: 1) Ticari sepiyolit ürünlerinin kimyasal ve fiziksel karakterizasyonu ile bunların çimentolu ürünlerdeki performans testleri 2) Uygun sepiyolit kaynağının araştırılması ve bu kaynaktan çıkarılan sepiyolitin safsızlaştırılması işlemi 3) İlk iki aşamanın sonuçları ışığında fiziksel ve/veya kimyasal yollarla ham sepiyolitin katkılandırma çalışmaları 4) Katkılandırılmış sepiyolit kullanılarak geliştirilmiş çimentolu ürünlerde reçete optimizayonu çalışmaları.

ReolojiYapı malzemeleriÇimento üretimi
Gafure Ersever Angur
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
10
Master'sOpen AccessTR

GanLi3 (n = 2-20) topaklarının incelenmesi

Bu çalışmada GanLi3 ( n = 2-20) topaklarının geometrik yapıları, kararlılıkları ve elektronik özellikleri Yoğunluk Fonksiyonel Teori (DFT) ile çalışıldı. Geometrik yapılarda lityum atomları, yapının dış konumlarını tercih etmiştir. GanLi3 ( n = 2-20) topaklarındaki bağlanma enerjisindeki artış karalılığın arttığını göstermektedir. Topaklarında ayrışma enerjisi (ΔE) ve ikinci dereceden enerji farklarından(∆2E) Ga4Li3, Ga6Li3, Ga9Li3, Ga12Li3, Ga15Li3 ve Ga18Li3 topakları daha kararlı olduğu ortaya çıkarken GapHL enerji farkları ise tek sayılı topakların daha kararlı olduğunu göstermektedir. Buna göre GanLi3 ( n = 2-20) atom topaklarında Ga9Li3 ve Ga15Li3 topakları daha kararlıdır. Anahtar Kelimeler: Geometrik Yapılar, Kararlılık, Topaklar, Yoğunluk Fonksiyonel Teori

Atom topağıÇok atomlu moleküller
Tuğrul Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Yüzey baskılanmış adsorban madde kullanılarak bazı eser elementlerin zenginleştirilmesi ve HR-CS-AAS ile tayini

Bu çalışmada, yüzey baskılama metodu kullanılarak yeni adsorbanlar sentezlenmiştir. Cu(II) baskılanmış çok duvarlı karbon nanotüp (ÇDKNT) (Cu(II)-BÇDKNT) ve Co(II) baskılanmış aktif karbon (Co(II)-BAK) adsorbanı katı faz özütleme yönteminde katı faz olarak kullanılmıştır. Zenginleştirilme işleminden sonra Cu(II) ve Co(II) iyonları HR-CS-AAS ile tayin edilmiştir. Her iki metal için de ayrı ayrı en uygun pH ve geri alma çözeltisi cinsi ve derişimi, çözelti hacmi, akış hızı, kapasite, seçicilik vb. parametrelerin geri kazanım verimine etkisi araştırılmıştır. Cu(II) iyonları için; pH 5, akış hızı 6 mL/min, çözelti hacmi 200 mL, kapasite 270,3 mg/g ve baskılanmamış adsorbanın kapasitesi 14,3 mg/g bulunmuştur. Co(II) için aynı parametreler sırasıyla; 7, 2 mL/min, 150 mL, 833,3 mg/g ve 188,7 mg/g olarak bulunmuştur. Belirlenen en uygun deney koşulları altında Cu(II) ve Co(II) için tayin sınırları (LOD) sırasıyla 0,068 μg/L ve 0,066 μg/L ve zenginleştirme faktörleri 40 ve 30 olarak bulunmuştur. Geliştirilen yöntemin doğruluğunu kontrol etmek için, belgeli referans madde analizi ve su örnekleri ile gerçek numune analizleri yapılmıştır.

Kübra Turan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Güney Ege bölgesi koprafaj staphylininae (Coleoptera:Staphylinidae) türlerinin fenolojisi ve vertikal dağılışı üzerinde araştırmalar

Bu tezin arazi çalışması Türkiye'nin Güney Ege Bölgesinde bulunan; Afyonkarahisar, Aydın, Denizli, Muğla ve Uşak illerinde, gübre yemli düşürme tuzakları kullanılarak, Eylül 2013 – Ağustos 2014 tarihleri arasında, 2 aylık periyotlar ile farklı yüksekliklerde seçilen 22 lokalitede yapılmıştır. Çalışma neticesinde Staphylininae (Coleoptera:Staphylinidae) altfamilyasına ait 566 bireyden 8 cinse ait 53 türün dağılış gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre Ocypus (Pseudocypus) excisus, (Müller G., 1950); Philonthus (Philonthus) splendens splendens, Fabricius, 1793; P. splendens sideropterus, Kolanati, 1846; Quedius (Raphirus) plancus, Erichson, 1840 tür ve alttürlerinin daha önceden lokalite belirtilmediği Türkiye'de bulunduğu bildirilmiş olup ilk defa bu çalışmada ayrıntılı olarak lokalite kaydı verilmiştir. Bu çalışma ile tespit edilen türlerin dominantlık, sıklık yüzdesi, Sorensen ve Jaccard benzerlik indeksleri yapılmıştır; Philonthus carbonarius (Gravenhorst, 1802) %15,24 lük oranı ile en dominant, Philonthus carbonarius (Gravenhorst, 1802) %8,08 lik oranı ile en sık rastlanan türler olarak belirlenmiştir. 9. İstasyon (Muğla) ile 11. İstasyon (Aydın) Sorensen ve Jaccard benzerlik indeksleri sonucunda birbirine en benzer istasyonlar olarak belirlenmiştir. Her bir türün fenolojisi, vertikal ve lokalite kayıtları ayrıntılı belirtilmiş olup Paleartik ve Türkiye yayılışları verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ege bölgesi, fenoloji, staphylininae, Türkiye, vertikal dağılış.

Özge Çizmeci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli üstyüzey işlem malzemelerinin bambuda kullanım performansının incelenmesi

Bu çalışmada ülkemizde ticari faaliyetleri yeni başlayan ve ahşap malzemeye alternatif olan bambu (Bambusa) malzemeye piyasada en çok tercih edilen ahşap koruyucu vernikler uygulanmış ve bazı üstyüzey işlem özellikleri araştırılmıştır. Vernik çeşitleri olarak selülozik vernik, sentetik vernik, poliüretan vernik ve su bazlı vernik kullanılmıştır. Üstyüzey işlem uygulanmış malzemelerde sırası ile sertlik ölçümü, parlaklık ölçümü, renk ölçümü, katman kalınlığı ölçümü ve yüzey pürüzlülüğü ölçümleri yapılmıştır. Bu maksatla Bambu malzemeden TS2470 standardına uyularak hazırlanan örnekler, ASTM-D 3023 esaslarına göre selülozik, sentetik, poliüretan ve su bazlı vernikler ile kaplanmıştır. Vernikli yüzeylerde ASTM-D 4366'ya göre yüzey sertliği, TS 4318'e göre yüzey parlaklığı, ASTM-D 2244-02'ye göre renk değişimi, ASTM-D6132 ve ISO 2808 esaslarına göre katman kalınlığı ölçümü ve ISO 4287'ye göre yüzey pürüzlülüğü tespit edilmiştir. Elde edilen verilere göre vernik uygulandıktan sonraki yüzey sertliği ölçümlerinde poliüretan vernik dışındaki verniklerde yüzey sertliği kontrol numunesine kıyasla düşüş göstermiştir. Parlaklık değerlerinde ise kontrol örneklerine kıyasla üç kata kadar artış görülmektedir. Renk ölçüm değerlerinde örnek yüzeylerini sarı ve kırmızı renge en çok yaklaştıran vernik türü sentetik vernik olmuştur. Renk parlaklık değerinde ise kontrol örneklerine kıyasla bir düşüş görülmektedir. Vernikler arasında toplam renk değişimi incelendiğinde en çok değişim sentetik vernikte görülmektedir. Vernik çeşitleri arasında en fazla katman kalınlığı gösteren vernik çeşidi selülozik verniktir. En az katman kalınlığı ise su bazlı vernikte elde edilmiştir. Yüzey pürüzlülük değerlerinde (Ra ve Rz) üstyüzey işlemi uygulandıktan sonra dört kata kadar düşüş görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Bambu, Katman kalınlığı, Parlaklık, Pürüzlülük, Renk değişimi, Sertlik, Vernik.

Sevda Aykaç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Axiom ile cebir problemlerinin çözümü

Bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Axiom sisteminin tanıtılması ve bilgisayara kurulumunun nasıl yapılacağı anlatılmıştır. İkinci bölümde Axiom kullanarak yapılabilecek bazı işlemlere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Soyut Cebirin bazı konularına ait sorular Axiom ile çözülmüştür. Dördüncü bölümde [Brown ve Tonks(1992)] de verilen Simplisel Operatörler ile ilgili paket ve örneklere yer verilmiştir. Besinci bölümde Axiom'da kullanılan bazı sistem komutlarına yer verilmiştir.

Simetrik gruplarSonlu cisimler
Esma Tayran
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Alzaymır tedavisi için ilaç olabilecek yeni nesil takrin-sülfanamit bileşiklerinin mikrodalga destekli sentezi ve kolinesteraz izoenzimleri üzerine inhibisyon uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, sülfanamit grubu içeren yeni aldehit, kromen ve takrin bileşikleri sentezlendi. Bu bileşiklerin sentezi ile Alzaymır tedavisinde daha etkili kolinesteraz inhibitörleri elde edildi. İlk aşamada 4-sülfamoilbenzoik asit bileşiği SOCl2 varlığında mikrodalga desteği ile 4-sülfamoilbenzoil klorür bileşiğine dönüştürüldü. İkinci aşamada hidroksibenzaldehit bileşikleri ile 4-sülfamoilbenzoil klorür etkileştirilerek yeni aldehit-sülfanamit bileşikleri elde edildi. Üçüncü aşamada yeni aldehit-sülfanamit bileşikleri, dimedon ve malononitril bileşikleri mikrodalga desteği ile etkileştirildi ve yeni kromen-sülfanamit bileşikleri elde edildi. Daha sonra elde edilen kromen-sülfanamit bileşikleri ve halkalı keton bileşikleri (siklopentanon, sikloheksanon, sikloheptanon) arasında mikrodalga desteği ile halkalaşma reaksiyonu gerçekleştirildi ve takrin-sülfanamit bileşikleri elde edildi. Elde edilen nihai ürünler kolon kromatografisi kullanılarak saflaştırıldı. Sentezlenen bileşiklerin yapıları spektroskopik yöntemler (IR, 1H-NMR, 13C-NMR (APT) ve HRMS) kullanılarak aydınlatıldı. Bu bileşiklerinin kolinesteraz enzimleri üzerine inhibitör etkisi Ellman yöntemine göre incelendi. Sentezlenen bileşikler arasında en iyi inhibitör özelliği gösteren bileşikler; AChE için 4-(11-amino-3,3-dimetil-1-okso-2,3,4,7,8,9,10,12-oktahidro-1H-kromen[2,3-b]kinolin-12-il)fenil 4-sülfamoilbenzoat bileşiği (VIIIf, IC50=0.009 μM) ve BuChE için 4-(2-amino-3-siyano-7,7-dimetil-5-okso-5,6,7,8-tetrahidro-4H-kromen-4-il)fenil 4-sülfamoilbenzoat bileşiğidir (VIIb, IC50= 0,243 μM). Ayrıca, elde edilen moleküllerin AChE ve BuChE enzimleri ile yapı-aktivite ilişkileri incelenerek, farklı sübstitüentlerin ve bağlanma pozisyonlarının enzim inhibisyonuna etkileri tartışılmıştır.

Ramazan Ulus
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı kısmi türevli denklemlerin sınırlayıcı pade yaklaşımı metodu ile çözümleri

Bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde difüzyon denkleminin sınırlayıcı Pade yaklaşımı ile nümerik çözümü için gerekli olan temel bilgiler verilmiştir. Özellikle çözüm yöntemine yönelik açıklamalar da bulunulmuştur. İkinci bölümde, özgün bir çalışma olarak lineer difüzyon denkleminin sınırlayıcı Pade yaklaşımı ile nümerik çözümü elde edilmiştir. Üçüncü bölümde ise aynı yöntemin singüler pertürbe edilmiş hiperbolik denklem üzerindeki uygulaması incelenmiş ve çözüm algoritması sunulmuştur. Dördüncü bölümde genelleştirilmiş sınırlayıcı Pade yaklaşımı için determinant formülleri ifade edilerek konu ile ilgili nümerik örnekler incelenmiştir. Beşinci bölümde ise özellikle yerel kesme hataları üzerine çeşitli incelemeler yapılmıştır. Parabolik ve hiperbolik tip başlangıç- sınır değer problemlerinin sınırlayıcı Pade yaklaşımı ile çözümlerinin yerel kesme hataları ayrı ayrı incelenmiştir. Son bölümde ise sonuç ve önerilerde bulunulmuştur. Sonuç olarak lineer difüzyon denkleminin nümerik çözümü üzerine bir çalışma oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Difüzyon Denklemi, Kısmi Türevli Diferansiyel Denklemler, Sınırlayıcı Pade Yaklaşımı.

Fevziye Gülsever
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya ilinde ticari olarak tüketime sunulan çeşitli gıda ürünlerinde arcobacter türlerinin m-PCR ile saptanması ve biyofilm özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, Kütahya ilinde ticari olarak tüketime sunulan çeşitli gıda ürünlerinde Arcobacter spp. taşıyıcılığı, antibiyotik duyarlılıkları ve biyofilm oluşturma yeteneklerinin belirlenmesi amaçlandı. Bu kapsamda, 35 adet kıyma, 35 adet tavuk eti, 35 adet peynir ve 10 adet su örneği incelendi. Yapılan çalışma sonucunda, tavukta ve suda, sırası ile 6 (%17.1) ve 1 (%10) adet Arcobacter spp. identifiye edildi. Tavuk ve suda identifiye edilen Arcobacter spp.'lerin 6 (%17.1)'sının Arcobacter butzleri ve tavukta identifiye edilen Arcobacter spp.'lerin 1 (%10)'inin Arcobacter cryaerophilus olduğu konvansiyonel ve moleküler yöntemler kullanılarak tespit edildi. Arcobacter suşlarının tamamı streptomisin, gentamisin ve tetrasikline karşı duyarlı, eritromisine ise orta duyarlı bulundu. Arcobacter suşları siproflaksasine, sefalotine ve ampisiline sırasıyla %71.4, %71.4 ve % 28.5 oranında dirençli bulundu. Yedi adet Arobacter suşunun aerobik ve mikroaerofilik olarak farklı konsantrasyonlarda biyofilm oluşturma kapasiteleri incelendi. Suşlar, aerobik olarak, 0.07 başlangıç konsantrasyonunda zayıf biyofilm şekillendirdi. Konsantrasyonun arttırılması (0.15) aerobik koşullarda biyofilm oluşumu üzerine sadece bir adet suşta olumlu etki gösterdi. Suşlar mikroaerofilik olarak, 0.07 başlangıç konsantrasyonunda da zayıf biyofilm şekillendirdi. Konsantrasyonun arttırlması (0.15) ile mikroaerofilik koşullarda 3 suşun biyofilm oluşumu zayıftan ortaya, 2 suşun ki ise zayıftan güçlüye dönüştü.

Elif Dizdaroğlu İnce
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00