
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Doğrusal olmayan zaman tanım alanı analizleri ile beton sınıfı farklılık gösteren mevcut binaların sismik performansına yerel zemin koşullarının etkisinin incelenmesi
Jeolojik açıdan deprem riski yüksek bir coğrafyada bulunan ülkemiz, farklı zamanlarda ve konumlarda meydana gelen çeşitli depremler nedeniyle pek çok acı tecrübe yaşamış, önemli düzeyde can ve mal kayıplarına uğramıştır. Özellikle 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde art arda meydana gelen depremler sonucunda 51 bin civarında kişinin hayatını kaybetmesi, yaklaşık 107 bin kişinin yaralanması ve çok sayıda binanın yıkılması veya ağır hasarlı duruma gelmesi, mevcut yapı stokunun ne denli güvenilir olduğunun sorgulanmasına yol açmıştır. Bu yapıların önemli bir çoğunluğunun Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018'e uygun olarak tasarlanmamış, oldukça eski yapılar olduğu bilinmektedir. İnşa edildikleri dönemin koşullarında gerekli standartların profesyonelce sağlanamama durumu göz önüne alındığında, özellikle malzeme kalitesi açısından mevcut yapıların güvenilirlik durumu daha da sorgulanabilir hale gelmektedir. Çalışma kapsamında, Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik 2007'nin gerekliliklerini sağlayacak şekilde Z2 ve Z4 yerel zemin sınıflarına ait bölgelerde bulunduğu varsayılan iki adet 5 katlı betonarme bina C25 beton sınıfı için tasarlanmıştır. Bu bina modellerinin sismik performansları, Z2 yerine ZB ve Z4 yerine ZD yerel zemin sınıfları dikkate alınarak Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018'de sunulan zaman tanım alanında doğrusal olmayan hesap yöntemi ile şekil değiştirmeye göre değerlendirilmiştir. Ayrıca, her ne kadar C25 için tasarlanmış olsalar da üretim veya uygulama aşamasındaki problemlere bağlı olarak mevcut yapıların C10 ve C16 beton sınıfları ile imal edilme ihtimalleri de incelenmiştir. Tarihi depremler altında yapılan analizler boyunca basit ölçeklendirme ile ölçeklendirilmiş iki doğrultulu deprem kayıtları kullanılmıştır. Beton ve yerel zemin sınıfları dikkate alınarak oluşturulan altı farklı bina için yapı elemanlarının eğilme ve kesme yetersizliklerine bağlı hasar durumları değerlendirilmiştir. Yerel zemin sınıfının ZB olarak kabul edildiği durumlarda dikkate alınan bina modellerinin Kontrollü Hasar Performans düzeyini sağlandığı, ZD olarak kabul edildiği durumlarda ise Göçme Durumunda olduğu görülmüştür. Beton basınç dayanımındaki azalışa bağlı olarak kesme kuvveti ve plastik mafsal dönme oranları ise istisnalar içerebilmekle birlikte azalmıştır.
Farklı anakaya rijitlikleri için serbest saha zemin davranış spektrumlarının incelenmesi
Mühendislik yapılarının sismik etkiler altındaki davranışı yalnız yapısal özelliklere değil aynı zamanda yer hareketinin özelliklerine de bağlıdır. Sismik kaynak etkisi, dalga yayılım etkisi, yerel zemin koşulları ve zemin-yapı etkileşimi yapısal davranışı etkileyen başlıca temel parametrelerdir. Sismik kaynak etkisi altında fay mekanizması, faya olan uzaklık ve deprem büyüklüğü sayılabilir. Bunun yanısıra, saha etkisi arasında da sismik dalgaların farklı tabaka ve jeolojik yapı içerisinden ilerlemesi sonucu ortaya çıkan filtre etkisi tarif edilebilmektedir. Yeryüzüne yakın zemin malzemeleri içlerinden geçerek ilerleyen sismik dalgalara karşılık gelen belirli frekanslarda ciddi boyutta büyütebilmektedir. Birçok araştırmada saha tepkisini gerçekçi bir şekilde ölçen ve çalışmadaki belirsizlikleri doğru şekilde tanımlayan yöntemler geliştirilmiştir. Bu anlamda araştırmamızın odak noktası burasıdır. Türkiye jeolojik olarak aktif fay hatlarının bulunduğu bir deprem ülkesidir. Büyük depremler sonucunda ciddi şekilde can ve mal kayıpları olmaktadır. Bu kayıpları azaltmak veya en aza indirmek için yapı ve zemin etkileşimi ile serbest zemin davranışının doğru şekilde irdelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada 11 adet farklı deprem verisi kullanılarak; sabit bir zemin profili için profil altında yer alan anakaya hızlarının farklılığına bağlı olarak zemindeki davranış spektrumları çıktıları elde edilmiştir. Bu analizlerin sonucunda oluşan deformasyon ve gerilmelerden yola çıkılarak yorumlamaları yapılacaktır. Davranış spektrum analizleri deepsoil programı yardımıyla elde edilecektir. Bu çalışmayla farklı yer hareketlerinin farklı anakaya rijitlikleri için sonuçlarının elde edilmesi ve yer tepki spektrumların analizlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylece zemin üzerine yapılacak inşaat tasarımlarının daha güvenli bir şekilde yapılması sağlanacaktır.