Muş Alparslan University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Muş Alparslan University

327

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

2000'li yıllarda kamu mali yönetiminde yeniden yapılanma çalışmaları

Reform yapılacak alanın anlaşılması bakımından "Geleneksel Kamu Yönetimi" ve "Yeni Kamu Yönetimi" konularının kavramsal çerçevesi literatür taranarak betimlenilmiştir. Aynı zamanda bu çalışmada İdari reform kavramının incelenmesi üzerinde durulmuş, bunun yanında kamu yönetimi kavramı irdelenmiş ve reformu gerektiren şartlar ile reform alanları ele alınmıştır. Bu çalışmada, 1930'lu yıllardan Kalkınma Planları dönemine kadar yeniden yapılanma ile ilgili yabancı uzman raporları ve yapılan uygulamalar incelendi. Daha sonra, Kalkınma Planları Döneminde yerli uzmanlar ve bürokratlar tarafından hazırlanan raporlar ve yapılan projeler ele alınmıştır. Söz konusu yapılanma süreçleri içerisinde ortaya çıkan uygulama ve raporlar karşılaştırılıp analiz edilmeye çalışılmıştır. Kamu mali yönetim reformunun getirdiği yenilikler ışığında reformdan önceki mevcut durum ortaya konulmuş ve bu bağlamda 1050 Sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu ve bu kanun yerine ikame edilen 5018 Sayılı Kamu Mali yönetimi ve Kontrol Kanunu irdelenmiştir. Yeniden yapılanma olgusu değişen mevzuat ve mali kurumlar çerçevesinde açıklanmış ve analiz edilmiştir. Bunun yanında Maliye Bakanlığının teşkilat ve görev yapısındaki değişiklikler ve Gelir İdaresi Başkanlığının kurulması konuları incelenmiştir. Son olarak, kamu alım süreçlerinde meydana gelen değişiklikler ile kamu mali yönetimi alanındaki diğer gelişmelere değinilmiştir. Anahtar Sözcükler : Reform, Yeniden Yapılanma, Yeni Sağ, Yeni Liberalizm, Yeni Kamu Yönetimi Anlayışı

Alirıza Savaş
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerel yönetim reformu: Muş ve Bitlis illerinde reformun algılanmasına ilişkin alan araştırması

Siyaset, ekonomi, demokrasi ve yönetim anlayışlarında meydana gelen dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türk yerel yönetim sisteminde de değişim yapılması zorunluluk haline gelmiştir. Bu çerçevede Türkiye'de 2004 yılından sonra çok önemli adımlar atılmış ve yerel yönetim reformu gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, öncelikle yönetimde reform ve yerel yönetimlere ilişkin kavramlar üzerinde durulmuştur. Ardından Türkiye'de yerel yönetimlerin dönemler halinde gelişimi anlatılmıştır. Reform çalışmaları kapsamında yer alan ancak yürürlüğe girmeyen kanun ve yasalaşarak yürürlüğe giren yerel yönetim kanunları incelenmiştir. Bunlar arasında yer alan Belediye Kanunu'ndaki değişikliklerin belediye yöneticileri tarafından algılanma düzeyinin tespit edilmesi çalışmamızın araştırma konusunu ve çalışmamızın asıl amacını oluşturmaktadır. Bazı maddelerine çekince konularak imzalanan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı Türkiye'de gerçekleştirilen yerel yönetimler reformlarında önemli rol oynamaktadır. Bu nedeniyle Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı incelenen konular arasında bulunmaktadır. Yerel yöneticilerin reformları nasıl algıladıklarına yönelik araştırmamız sonucunda, reformların olumlu bir şekilde algılandığı ve reformların açık bir şekilde desteklendiği görülmüştür. Değişikliklerin belediyelerin birçok sorununu çözmede yarar sağladığı söylenebilir. Bu nedenle yerel yönetimler için değişimin devam etmesi gerektiği sonucu çıkarılabilir. Belediyelerin görev ve sorumluluklarının arttığı, ancak bu artışa karşılık gelirlerinde önemli oranda artışın olmadığı sonucu elde ettiğimiz bulgular arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Reform, Yerel Yönetim, Türkiye‟de Yerel Yönetim Reformu, Belediye.

BelediyelerBitlisMuş+2
Cengiz Gürbüz
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de idare içindeki insan haklarına ilişkin birimlerin incelenmesi

İnsanlığın 21. yüzyıla taşıdığı en önemli değerlerden biri olan insan hakları kavramı, bugün evrensel olarak kabul gören temel bir değeri ifade eder. İnsan hakları alanında kabul gören en büyük başarı ise devletlerce, insan haklarını koruma gerekliliğinin farkına varılması ve kabul edilmesi olmuştur. Günümüz dünyasında da insan hakları, siyasal düşüncelerin ve yönetimlerin saygınlık ve meşruluk ölçütü haline gelmiştir. Uluslararası koruma mekanizmalarının insan hakları ihlallerini önlemede yetersiz kalması sonucu uluslararası örgütler, hükümet yapıları ve sivil toplumu buluşturan ortak bir yapı olarak ulusal insan hakları kurumlarını ortaya çıkarmıştır. İnsan haklarını koruma ve ihlallerin önlenmesini sağlama iddiası ile yasal düzenlemeler yapılmış olup insan haklarını korumak ve ihlalleri önlemek amacını taşıyan birçok kurum ve kuruluş kurulmuştur. Ancak insan hakları ile ilgili kurumsal yapının oluşturulması girişimlerinde ortaya konanların, amaç edindikleri bu iddiayı temsil edip etmediğinin belirlenmesi, işlevselliğinin takip edilmesi gerekmektedir. İnsan haklarını korumak ve ihlalleri önlemek amacıyla oluşturulan düzenlemeler, Türkiye'de insan haklarını kişilerde koruma gerekliliğinin anlaşıldığını görme açısından önemli gelişmelerdir. Bu çalışmada ulusal ve uluslararası arenada insan hakları ihlallerine çözüm olabilecek hukuksal düzenlemeler ve insan hakları belgeleri incelenmiş ve özellikle insan haklarının idari koruma mekanizmalarına yönelik Türkiye'deki kurumsallaşma çabaları ve araştırma alanı olarak Türkiye İnsan Hakları Kurumu bünyesinde 81 il ve 957 ilçede kurulan İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarından Bingöl İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları örnek seçilmiş, kurulun amacı, yapısı ve isleyişi inceleme konusu yapılırken, Bingöl İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulu üyelerine uygulanan anket tekniği ile kurulun işlevselliği sorgulanmış bulgular ve çözüm yolları tartışılmış ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hak, İnsan Hakları, Uluslararası Örgütler, Hak İhlalleri, İnsan Hakları Kurumları.

Avrupa BirliğiBirleşmiş MilletlerKamu yönetimi+4
Sinem Alabay
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının yoksulluk üzerindeki etkisi ve Muş örneği

Çok boyutlu bir kavram olarak yoksulluk; zamana ve mekâna göre değişebilir bir olgu olmakla birlikte, yalnız gelire ya da başka bir değişkene göre tanımlanması güç bir sosyal sorun niteliği taşımaktadır. Genel anlamda yoksulluk, insanların temel gereksinimlerinin karşılanamaması durumu olarak anlaşılabilir. Türkiye'de yoksulluğun engellenebilmesi ve toplumun refahının sağlanması yolundaki eksikliklerin giderilmesinde önemli bir görevi üstlenen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, yoksullara yapılan maddi ve manevi, diğer bir ifadeyle İnsani yardımlarla görevini yerine getirmeye gayret etmektedir. Muş İli, coğrafi olarak Türkiye'nin doğusunda yer alan Muş ovası kenarında kurulmuş, ekonomik olarak geri kalmış bir şehirdir. Muş İli, her ne kadar Doğu Anadolu Bölgesi Kalkınma Projesi içerisinde yer alsa da, halkın gelir düzeyinin düşük seviyede olması dolayısıyla, halkın sosyal yardım desteğine gereksinimi olduğu tespit edilmiştir. Netice itibariyle; sosyal yardımların, yoksulluk sorununa kesin çözüm olamayacağı gerçeği göz önünde tutulursa; yardım alan birey ve ailelerde geçici bir refah düzeyi oluşturması, yoksul kesimde bir 'yardım bağımlılığı'nın ortaya çıkması, bir işte çalışmasına rağmen işsiz sıfatıyla yardım alanların oranının önemli bir durum sergilemesi, eğitim düzeyinin düşük olmasının bölgedeki yoksulluğu tetiklediği, sosyal yardımların hedef kitleye ve yeterli düzeyde ulaşamadığı, dikkati çeken saptamalardır. Anahtar Kelimeler:Sosyal Yardım, Yoksulluk, Vakıflar.

MuşSosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik FonuSosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü+3
Mehmet Muaz Arık
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de adem-i merkeziyet tartışmaları

Türkiye'de adem-i merkeziyet tartışmaları üzerine hazırlanan bu çalışmaya, adem-i merkeziyeti daha anlaşılır kılmak amacıyla kavramsal bir çerçeve ile başlanmıştır. Birinci bölümü oluşturan kavramsal çerçevede, üniter devlet, yerellik ilkesi ve küreselleşmenin yanı sıra özellikle federalizm konusu detaylı bir biçimde ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, adem-i merkeziyetin ya da daha güncel kullanımıyla yerel özerkliğin tarihsel gelişimine ve yerel özerklik tartışmalarına yer verilmiştir. Tarihsel gelişim kısmında, Türk anayasaları adem-i merkeziyet ile ilgili maddeler çerçevesinde incelenmiştir. Ayrıca Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ve Türkiye'nin tutumu bu bölümde ele alınmıştır. Yerel özerklik ile ilgili tartışmalar kısmında ise siyasi partiler ile liderlerin ve sivil toplum kuruluşlarının yerel özerklik algıları incelenmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın son bölümünde ise anayasal düzeyde adem-i merkezi veya federal olan bazı ülkelerin yönetim sistemleri genel hatlarıyla incelenmiş ve bu sistemlerin Türkiye'de uygulanabilirliği analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Adem-i Merkeziyet, Yerel Özerklik, Federalizm, Küreselleşme, Ulus Devlet.

Kübra Köroğlu
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

5227 sayılı Kanun'un incelenmesi ve bu kanunun öngördüğü yerelleşme sisteminin 6360 sayılı Kanun'la karşılaştırılması

Bu çalışmanın ilk bölümünde ülkemizdeki idari örgütlenme yapısı ele alınıp merkezi idare ve yerel yönetim birimlerine değinilmiştir. Bölümün devamında idari reform kavramının üzerinde ayrıntılı bir şekilde durulmuş, Cumhuriyet döneminden günümüze kadar yapılan idari reform çalışmalarına ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde 5227 sayılı Kanun ele alınmıştır. Kanun maddeleri tek tek incelenip, ayrıntılı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise 5227 sayılı Kanun'un Meclis tutanakları incelenmiş, devamında Cumhurbaşkanı'nın Kanunu veto etme gerekçeleri üzerinde durulmuştur. Bölümün sonunda ise 6360 sayılı Kanun'un getirmiş olduğu sistem ile 5227 sayılı Kanun karşılaştırılmış, iki kanun arasındaki benzerlik ve farklılıklar belirtilmiştir.

Kanunlar 5227 sayılıKanunlar 6360 sayılıYerelleşme+3
Yunus Emrah Karayel
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Seçmen davranışı ve yerel seçimler: Yerel seçimlerde Muş Merkez ilçedeki seçmenlerin oy kullanma davranışının incelenmesi

Seçmenler, yerel seçimlerde oy tercihinde bulunurken farklı faktörlerden etkilenebilmektedirler. Bu faktörlere bağlı olarak seçmenler oy verme davranışını sergilerler. Seçmen davranışı, yerel seçimler ve yerel seçimlerde Muş Merkez İlçe Belediye sınırlarında yaşayan seçmenlerin, oy kullanma davranışının incelenmesini konu alan çalışmamızda ilk olarak seçmen davranışıyla ilgili temel kavramlar olan siyaset, demokrasi ve seçmen gibi konular hakkında detaylı literatür taraması ve buna bağlı gerekli açıklamalar yapılarak seçmen davranışının kavramsal ve teorik yönleri irdelendi. Daha sonra seçim olgusu ele alınarak seçimlerin organizasyonu üzerinde durulmaya çalışıldı. Son bölümde de en doğru sonuca ulaşmak için 380 kişilik örneklem grubu ile yüz yüze görüşülerek anketli alan araştırması yapıldı, anket SPSS paket programı tekniği ile değerlendirilerek sonuçlar tablolar haline getirildi. Bu çalışmada ulaşılan temel bulgular: Seçmenlerin belediye başkanını seçerken ilk önce adayın kişiliğine, daha sonra hangi partiye mensup olduğuna odaklandıkları görüldü ki araştırmamızda, daha önce yapılan çalışmalarda da buna benzer bir sonuca varıldığı görülmüştür. Ayrıca katılımcıların eğitim durumuna bağlı olarak, eğitim seviyesi düşük seçmenler daha çok geleneksel özelliklere; aşiret, dindarlık gibi kavramlara odaklanırken, eğitim seviyesi yükseldikçe seçmenlerin adaylarda yeni özellikler arandığı ortaya çıkmıştır. Adayların eğitim durumu, yerel ekonomiye sunacağı katkı, belediyecilik konusundaki bilgi ve tecrübesi gibi... Oy tercihlerinin belirlenmesi noktasında eğitim seviyesi düşük gruplarda aile büyüklerinin etkisi fazla iken bu etki, eğitim seviyesinin artmasına bağlı olarak azalmaktadır. Lisans mezunu grupta ise bu etki en aza inerek kişinin kendi kararını kendisinin alabilme yeteneğinin ya da talebinin devreye girdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Seçme ve Seçilme Hakkı, Magna Carta, Senedi İttifak, Seçmen, Seçmen Davranışı

MuşOy kullanmaSeçimler+2
Mehmet Şirin Çetin
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Lozan'dan günümüze Êzidiler ve Süryaniler

Azınlık kavramı 16. Yüzyılda din ayrımına dayalı bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Bu kavramın kapsamı daha sonra dil ve etnik yapı ile daha da genişletilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde azınlık kavramı incelenerek sınıflandırmalar yapılmıştır. İkinci bölümde azınlık haklarının genel tarihi ve azınlıklar hakları ile ilgili zaman içinde yaşanan gelişmeler incelenmiş Üçüncü bölümde Türkiye Devleti'nin kurucu belgesi sayılan ve Kurtuluş Savaşının sona erdiğini gösteren Lozan Barış Anlaşması öncesi tarafların görüşleri, yapılan tartışmalar, belirlenen statüler ve anlaşma sonrası yaşanan gelişmeler, Lozan Anlaşması'na göre azınlıklara verilen haklar, Türkiye'de azınlık sayılan ve azınlık sayılmayanlar incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise Êzidilik inancı ve bu inancın kökenleri hakkında bilgi verilmiş, Êzidileri örf, adet, gelenek ve görenekleri, yaşadıkları coğrafya, dil ve nüfusları incelenmiştir. Beşinci bölümde Süryanilik inancı ile ilgili bilgi verilmiş, örf, adet, gelenek ve görenekleri incelenmiştir. Tez çalışması, konuya ilişkin varılan sonuçların Süryani ile Êzidi toplumunun karşılaştırılmasının yer aldığı sonuç bölümü ile tamamlanmıştır. Tez metnine ek olarak Lozan Barış Antlaşması'nın azınlıklarla ilgili kesimi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Azınlık, Lozan, Êzidi, Süryani

AzınlıklarLozan AntlaşmasıSüryaniler+1
Kadir Kılıççıoğlu
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal devlet ve Türkiye'de sosyal devlet uygulamalarının incelenmesi

ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ SOSYAL DEVLET VE TÜRKİYE'DE SOSYAL DEVLET UYGULAMALARININ İNCELENMESİ Yusuf MUYAN Tez Danışmanı: Prof. Dr. Bayram COŞKUN 2016, 105 sayfa Sosyal devlet anlayışı liberal devlet anlayışının kendi içinde gerçekleşme çabasından ortaya çıkan ve sosyal hakların gelişmeye başlamasıyla ortaya çıkmıştır. İngiliz yoksul yasalarının oluşturulması, klasik liberalizmin ortaya çıkışı, Avrupa'da feodalitenin çöküşü ile birlikte burjuva sınıfının ticari faaliyetlerini arttırması, sanayi devrimi ile birlikte işçi sınıfının güçlenmesi gibi gelişmeler sosyal hakların anayasalara yerleşmesini sağlamıştır. 1929 Dünya Ekonomik Krizinden sonra tüm Dünya'yı etkisi altına alan Keynesci iktisat öğretisi, sosyal hakların gelişmesine ve dezavantajlı gruplarında bu haklardan yararlanmasına olanak vermiştir. Bu çalışmanın amacı sosyal devlet anlayışının gelişimini ortaya çıkaran nedenler ile birlikte tarihsel perspektif içinde sosyal hakların gelişimine etki eden faktörlerin irdelenmesi ve bu faktörlerin Türkiye'ye yansımaları ele alınmaktadır. Türkiye'de sosyal devlet anlayışının sosyal politika açısından önemi ve dezavantajlı gruplar olan gençler, çalışan çocuklar, engelli, yaşlı ve eski hükümlülere yönelik sosyal politikalar incelenerek anayasal çerçevede ele alınan uygulamaların toplum içindeki sosyal hakları da irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Devlet, Türkiye'de Sosyal Devlet, Sosyal Politika.

Sosyal devletSosyal politika
Yusuf Muyan
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kalkınma ajansları: Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı örneği

Tezin amacı, DAKA'nın idari işleyiş ve faaliyetlerinin, etkinliğinin kalkınma kurulu üyeleri gözüyle nasıl göründüğünün araştırılmasıdır. Bu kapsamda çalışmada bölgesel kalkınmanın kurumsal yanı olan Kalkınma Ajanslarının Dünyada ve Türkiye'de ortaya çıkışı ve gelişiminin incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanında 5449 sayılı kanun çerçevesinde, Kalkınma Ajanslarının Türkiye'deki durumuna değinilmiştir. Türkiye'de uygulanmaya başlamasından itibaren ajansların örgütlenme özellikleri, yasal statüleri, işlevleri ve finansman kaynakları tezde yer verilen konulardandır. Ayrıca DAKA'nın idari işleyişi ile yıllara göre sağlanan destek türlerine ilişkin bilgiler DAKA veri tabanından yararlanarak aktarılmıştır. DAKA'nın çalışma ve desteklerinden yola çıkarak Kalkınma Ajanslarının bölgesel kalkınmaya etkileri üzerinde durulmuştur. Son olarak DAKA Kalkınma Kurulu üyelerine yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Anket sonuçlarının analiz ve değerlendirme süreci sonucunda "Ajansın paydaşlar ile etkin bir şekilde hareket etmediği ve mali kaynakların yeterli olmadığı" yönünde sorunlar bulgulanmıştır. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak ise "Ajansların paydaşlar ile daha etkin iletişim kanallarını kullanması gerektiği, yapılan toplantıların verimliliğini arttırmak için toplantılara katılımın arttırılması ve istişare sonucunda ortaya çıkan tavsiye kararlarının yönetim kurulunca dikkate alınarak uygulanması gerekmektedir. Bu bağlamda bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için bölge ihtiyaçlarına uygun daha fazla proje desteği sağlanmalıdır" şeklinde çözüm önerileri sunulmuştur. Bu çalışmanın bölgesel ve ulusal kalkınmada önemli bir rol oynayabilecek kalkınma ajanslarının idari yapı ve faaliyetlerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlaması beklenmektedir. Ayrıca Kalkınma Ajanslarının daha etkin yapılar haline dönüşmesi için bir takım çözüm önerileri getirmiştir. Anahtar Kelimeler: DAKA, Kalkınma Ajansı, Bölgesel Kalkınma

Bölgesel kalkınma ajanslarıBölgesel politikalarDoğu Anadolu bölgesi+3
Vedat Almalı
Muş Alparslan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00