
242
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
2000'li yıllarda kamu mali yönetiminde yeniden yapılanma çalışmaları
Reform yapılacak alanın anlaşılması bakımından "Geleneksel Kamu Yönetimi" ve "Yeni Kamu Yönetimi" konularının kavramsal çerçevesi literatür taranarak betimlenilmiştir. Aynı zamanda bu çalışmada İdari reform kavramının incelenmesi üzerinde durulmuş, bunun yanında kamu yönetimi kavramı irdelenmiş ve reformu gerektiren şartlar ile reform alanları ele alınmıştır. Bu çalışmada, 1930'lu yıllardan Kalkınma Planları dönemine kadar yeniden yapılanma ile ilgili yabancı uzman raporları ve yapılan uygulamalar incelendi. Daha sonra, Kalkınma Planları Döneminde yerli uzmanlar ve bürokratlar tarafından hazırlanan raporlar ve yapılan projeler ele alınmıştır. Söz konusu yapılanma süreçleri içerisinde ortaya çıkan uygulama ve raporlar karşılaştırılıp analiz edilmeye çalışılmıştır. Kamu mali yönetim reformunun getirdiği yenilikler ışığında reformdan önceki mevcut durum ortaya konulmuş ve bu bağlamda 1050 Sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu ve bu kanun yerine ikame edilen 5018 Sayılı Kamu Mali yönetimi ve Kontrol Kanunu irdelenmiştir. Yeniden yapılanma olgusu değişen mevzuat ve mali kurumlar çerçevesinde açıklanmış ve analiz edilmiştir. Bunun yanında Maliye Bakanlığının teşkilat ve görev yapısındaki değişiklikler ve Gelir İdaresi Başkanlığının kurulması konuları incelenmiştir. Son olarak, kamu alım süreçlerinde meydana gelen değişiklikler ile kamu mali yönetimi alanındaki diğer gelişmelere değinilmiştir. Anahtar Sözcükler : Reform, Yeniden Yapılanma, Yeni Sağ, Yeni Liberalizm, Yeni Kamu Yönetimi Anlayışı
Türkiye'de idare içindeki insan haklarına ilişkin birimlerin incelenmesi
İnsanlığın 21. yüzyıla taşıdığı en önemli değerlerden biri olan insan hakları kavramı, bugün evrensel olarak kabul gören temel bir değeri ifade eder. İnsan hakları alanında kabul gören en büyük başarı ise devletlerce, insan haklarını koruma gerekliliğinin farkına varılması ve kabul edilmesi olmuştur. Günümüz dünyasında da insan hakları, siyasal düşüncelerin ve yönetimlerin saygınlık ve meşruluk ölçütü haline gelmiştir. Uluslararası koruma mekanizmalarının insan hakları ihlallerini önlemede yetersiz kalması sonucu uluslararası örgütler, hükümet yapıları ve sivil toplumu buluşturan ortak bir yapı olarak ulusal insan hakları kurumlarını ortaya çıkarmıştır. İnsan haklarını koruma ve ihlallerin önlenmesini sağlama iddiası ile yasal düzenlemeler yapılmış olup insan haklarını korumak ve ihlalleri önlemek amacını taşıyan birçok kurum ve kuruluş kurulmuştur. Ancak insan hakları ile ilgili kurumsal yapının oluşturulması girişimlerinde ortaya konanların, amaç edindikleri bu iddiayı temsil edip etmediğinin belirlenmesi, işlevselliğinin takip edilmesi gerekmektedir. İnsan haklarını korumak ve ihlalleri önlemek amacıyla oluşturulan düzenlemeler, Türkiye'de insan haklarını kişilerde koruma gerekliliğinin anlaşıldığını görme açısından önemli gelişmelerdir. Bu çalışmada ulusal ve uluslararası arenada insan hakları ihlallerine çözüm olabilecek hukuksal düzenlemeler ve insan hakları belgeleri incelenmiş ve özellikle insan haklarının idari koruma mekanizmalarına yönelik Türkiye'deki kurumsallaşma çabaları ve araştırma alanı olarak Türkiye İnsan Hakları Kurumu bünyesinde 81 il ve 957 ilçede kurulan İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarından Bingöl İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları örnek seçilmiş, kurulun amacı, yapısı ve isleyişi inceleme konusu yapılırken, Bingöl İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulu üyelerine uygulanan anket tekniği ile kurulun işlevselliği sorgulanmış bulgular ve çözüm yolları tartışılmış ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hak, İnsan Hakları, Uluslararası Örgütler, Hak İhlalleri, İnsan Hakları Kurumları.
Seçmen davranışı ve yerel seçimler: Yerel seçimlerde Muş Merkez ilçedeki seçmenlerin oy kullanma davranışının incelenmesi
Seçmenler, yerel seçimlerde oy tercihinde bulunurken farklı faktörlerden etkilenebilmektedirler. Bu faktörlere bağlı olarak seçmenler oy verme davranışını sergilerler. Seçmen davranışı, yerel seçimler ve yerel seçimlerde Muş Merkez İlçe Belediye sınırlarında yaşayan seçmenlerin, oy kullanma davranışının incelenmesini konu alan çalışmamızda ilk olarak seçmen davranışıyla ilgili temel kavramlar olan siyaset, demokrasi ve seçmen gibi konular hakkında detaylı literatür taraması ve buna bağlı gerekli açıklamalar yapılarak seçmen davranışının kavramsal ve teorik yönleri irdelendi. Daha sonra seçim olgusu ele alınarak seçimlerin organizasyonu üzerinde durulmaya çalışıldı. Son bölümde de en doğru sonuca ulaşmak için 380 kişilik örneklem grubu ile yüz yüze görüşülerek anketli alan araştırması yapıldı, anket SPSS paket programı tekniği ile değerlendirilerek sonuçlar tablolar haline getirildi. Bu çalışmada ulaşılan temel bulgular: Seçmenlerin belediye başkanını seçerken ilk önce adayın kişiliğine, daha sonra hangi partiye mensup olduğuna odaklandıkları görüldü ki araştırmamızda, daha önce yapılan çalışmalarda da buna benzer bir sonuca varıldığı görülmüştür. Ayrıca katılımcıların eğitim durumuna bağlı olarak, eğitim seviyesi düşük seçmenler daha çok geleneksel özelliklere; aşiret, dindarlık gibi kavramlara odaklanırken, eğitim seviyesi yükseldikçe seçmenlerin adaylarda yeni özellikler arandığı ortaya çıkmıştır. Adayların eğitim durumu, yerel ekonomiye sunacağı katkı, belediyecilik konusundaki bilgi ve tecrübesi gibi... Oy tercihlerinin belirlenmesi noktasında eğitim seviyesi düşük gruplarda aile büyüklerinin etkisi fazla iken bu etki, eğitim seviyesinin artmasına bağlı olarak azalmaktadır. Lisans mezunu grupta ise bu etki en aza inerek kişinin kendi kararını kendisinin alabilme yeteneğinin ya da talebinin devreye girdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Seçme ve Seçilme Hakkı, Magna Carta, Senedi İttifak, Seçmen, Seçmen Davranışı
Lozan'dan günümüze Êzidiler ve Süryaniler
Azınlık kavramı 16. Yüzyılda din ayrımına dayalı bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Bu kavramın kapsamı daha sonra dil ve etnik yapı ile daha da genişletilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde azınlık kavramı incelenerek sınıflandırmalar yapılmıştır. İkinci bölümde azınlık haklarının genel tarihi ve azınlıklar hakları ile ilgili zaman içinde yaşanan gelişmeler incelenmiş Üçüncü bölümde Türkiye Devleti'nin kurucu belgesi sayılan ve Kurtuluş Savaşının sona erdiğini gösteren Lozan Barış Anlaşması öncesi tarafların görüşleri, yapılan tartışmalar, belirlenen statüler ve anlaşma sonrası yaşanan gelişmeler, Lozan Anlaşması'na göre azınlıklara verilen haklar, Türkiye'de azınlık sayılan ve azınlık sayılmayanlar incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise Êzidilik inancı ve bu inancın kökenleri hakkında bilgi verilmiş, Êzidileri örf, adet, gelenek ve görenekleri, yaşadıkları coğrafya, dil ve nüfusları incelenmiştir. Beşinci bölümde Süryanilik inancı ile ilgili bilgi verilmiş, örf, adet, gelenek ve görenekleri incelenmiştir. Tez çalışması, konuya ilişkin varılan sonuçların Süryani ile Êzidi toplumunun karşılaştırılmasının yer aldığı sonuç bölümü ile tamamlanmıştır. Tez metnine ek olarak Lozan Barış Antlaşması'nın azınlıklarla ilgili kesimi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Azınlık, Lozan, Êzidi, Süryani
Sosyal devlet ve Türkiye'de sosyal devlet uygulamalarının incelenmesi
ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ SOSYAL DEVLET VE TÜRKİYE'DE SOSYAL DEVLET UYGULAMALARININ İNCELENMESİ Yusuf MUYAN Tez Danışmanı: Prof. Dr. Bayram COŞKUN 2016, 105 sayfa Sosyal devlet anlayışı liberal devlet anlayışının kendi içinde gerçekleşme çabasından ortaya çıkan ve sosyal hakların gelişmeye başlamasıyla ortaya çıkmıştır. İngiliz yoksul yasalarının oluşturulması, klasik liberalizmin ortaya çıkışı, Avrupa'da feodalitenin çöküşü ile birlikte burjuva sınıfının ticari faaliyetlerini arttırması, sanayi devrimi ile birlikte işçi sınıfının güçlenmesi gibi gelişmeler sosyal hakların anayasalara yerleşmesini sağlamıştır. 1929 Dünya Ekonomik Krizinden sonra tüm Dünya'yı etkisi altına alan Keynesci iktisat öğretisi, sosyal hakların gelişmesine ve dezavantajlı gruplarında bu haklardan yararlanmasına olanak vermiştir. Bu çalışmanın amacı sosyal devlet anlayışının gelişimini ortaya çıkaran nedenler ile birlikte tarihsel perspektif içinde sosyal hakların gelişimine etki eden faktörlerin irdelenmesi ve bu faktörlerin Türkiye'ye yansımaları ele alınmaktadır. Türkiye'de sosyal devlet anlayışının sosyal politika açısından önemi ve dezavantajlı gruplar olan gençler, çalışan çocuklar, engelli, yaşlı ve eski hükümlülere yönelik sosyal politikalar incelenerek anayasal çerçevede ele alınan uygulamaların toplum içindeki sosyal hakları da irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Devlet, Türkiye'de Sosyal Devlet, Sosyal Politika.
Türkiye'de kalkınma ajansları: Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı örneği
Tezin amacı, DAKA'nın idari işleyiş ve faaliyetlerinin, etkinliğinin kalkınma kurulu üyeleri gözüyle nasıl göründüğünün araştırılmasıdır. Bu kapsamda çalışmada bölgesel kalkınmanın kurumsal yanı olan Kalkınma Ajanslarının Dünyada ve Türkiye'de ortaya çıkışı ve gelişiminin incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanında 5449 sayılı kanun çerçevesinde, Kalkınma Ajanslarının Türkiye'deki durumuna değinilmiştir. Türkiye'de uygulanmaya başlamasından itibaren ajansların örgütlenme özellikleri, yasal statüleri, işlevleri ve finansman kaynakları tezde yer verilen konulardandır. Ayrıca DAKA'nın idari işleyişi ile yıllara göre sağlanan destek türlerine ilişkin bilgiler DAKA veri tabanından yararlanarak aktarılmıştır. DAKA'nın çalışma ve desteklerinden yola çıkarak Kalkınma Ajanslarının bölgesel kalkınmaya etkileri üzerinde durulmuştur. Son olarak DAKA Kalkınma Kurulu üyelerine yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Anket sonuçlarının analiz ve değerlendirme süreci sonucunda "Ajansın paydaşlar ile etkin bir şekilde hareket etmediği ve mali kaynakların yeterli olmadığı" yönünde sorunlar bulgulanmıştır. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak ise "Ajansların paydaşlar ile daha etkin iletişim kanallarını kullanması gerektiği, yapılan toplantıların verimliliğini arttırmak için toplantılara katılımın arttırılması ve istişare sonucunda ortaya çıkan tavsiye kararlarının yönetim kurulunca dikkate alınarak uygulanması gerekmektedir. Bu bağlamda bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için bölge ihtiyaçlarına uygun daha fazla proje desteği sağlanmalıdır" şeklinde çözüm önerileri sunulmuştur. Bu çalışmanın bölgesel ve ulusal kalkınmada önemli bir rol oynayabilecek kalkınma ajanslarının idari yapı ve faaliyetlerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlaması beklenmektedir. Ayrıca Kalkınma Ajanslarının daha etkin yapılar haline dönüşmesi için bir takım çözüm önerileri getirmiştir. Anahtar Kelimeler: DAKA, Kalkınma Ajansı, Bölgesel Kalkınma
Mele Nurullahê Godîşkî'nin "Çenta Yetîman" adlı eserinin transkripsiyonu, Türkçeye çevirisi, tahlil ve tenkidi
Kürt çocukları için hazırlanmış ve Kürtçe akide/ilmihal kitaplarına güzel bir örnek teşkil eden, Mele Nurullahê Godîşkî'ye ait "Çenta Yetîman" adlı eser üzerinde yapılan bu tez çalışmasıyla, genel olarak akide ve fıkıh ilimlerinin gayelerine değinilmiş ve Kürtler arasında yaygın olan, medreselerde okutulan Kürtçe akide kitaplarının öneminin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Özelde ise eserin Kürt diline katkıları ve diğer Kürtçe akide kitaplarıyla benzer ve farklı noktalarının tespiti amaçlanmıştır. Kitabın, yapılan tercüme ve transkripsiyon çalışmaları ile daha geniş bir kitleye ulaşmasını hedefleyen bu çalışma neticesinde, "Çenta Yetîman"ın elde edilen iki nüshası arasındaki değişiklikler tespit edilmiş, kitabın kullandığı dil ve konuları işleyiş tarzı bakımından özgün bir eser olduğu anlaşılmıştır. "Çenta Yetîman" bağlamında da Kürtçe akide kitaplarının genel olarak birbirine benzediği, medrese eğitimi almış olan yazarlarının, bunları yazmadaki amaçlarının halkın ihtiyaç duyduğu itikadî bilgileri ele almak, halkı dini yönden eğitmek ve onların itikadî yönden yozlaşmalarını önlemek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mele Nurullahê Godîşkî, Çenta Yetîman, Kürtçe Akide Kitapları, Akide, Medrese
Türkiye'de e-belediye uygulamaları: Ankara Keçiören Belediyesi örneği
Bu tezin amacı, içinde bulunduğumuz çağda (bilgi çağı) Türkiye'de e-devlet ve e-belediye uygulamalarının devlet ve toplum üzerindeki değiştirici ve geliştirici etkisinin görülmesini sağlamaktır. Bu nedenle de öncelikle e-devlet uygulamasının ne olduğu, Türkiye'de ne zaman uygulanmaya başlandığı ve 2017 yılı itibariyle e-devlet kapısı üzerinden sunulan hizmetler hakkında bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra e-devlet uygulamalarından e-belediye uygulamasının vatandaşa ve belediyeye kazanımlarının neler olduğunun görülmesi açısından Ankara Keçiören Belediyesi, e-belediye hizmetleri örnek e-belediye uygulamaları olarak incelenmiş ve bu konu üzerinden e-belediye uygulamalarının hangi düzeyde gerçekleştiği görülmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucu Türkiye'de gerek merkezi (bakanlıklar ve kamu kurumları) ve gerekse de yerel (belediyeler) yönetimlerde hizmetlerin yönetiminin elektronik ortama taşınarak kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde sunulduğu görülmüştür. Bu uygulama sayesinde devlet, kamu kuruluşları, özel sektör ve vatandaşlar oldukça önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Yine bilgi ve iletişim teknolojilerinden her geçen gün daha etkin faydalanılarak e-devlet uygulamalarının daha kapsamlı ve daha bütüncül bir yapıya kavuşturulması yolunda çalışmalara devam edildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bilgi Toplumu, Bilgi ve İletişim Teknolojileri, e-Devlet, e-Belediye, Keçiören Belediyesi.
Yerel demokrasi ve kent konseyleri üzerine bir araştırma: Muş örneği
Yönetimin dünya üzerinde birçok tanımı vardır ve geçmişten bugüne değin en iyi yönetim metodunun ne olduğu konusunda araştırmalar yapılmaktadır. Bu araştırmaların merkezinde yönetilenlerin rolü büyüktür. Yaşamın her alanına nüfuz eden yönetim, günümüzde ayrı bir öneme sahip olmuştur. Yönetime verilen önemin artmasıyla yerel yönetimlerde bundan nasiplenmiştir. Yönetilenlerin yönetim sürecinde etkin olarak yer alması demokrasilerin güçlenmesini sağlayacaktır, yerel yönetimler demokrasinin gelişiminde önemli bir role sahiptirler, hatta günümüzde yerel yönetimler demokrasinin ana merkezlerinden biri olarak görülmektedir. Bu doğrultuda yerel yönetimlerin gelişim süreci çalışmanın birinci bölümünde irdelenmektedir. Çalışmanın amacına yönelik kent konseylerinin daha iyi anlaşılabilmesi için yerel demokrasinin tanımı, ilkeleri ve katılım modelleri çalışmamızın ikinci bölümünde ele alınmıştır. Birleşmiş Milletler bünyesindeki uluslararası kuruluşlar, dünyayı olumsuz etkileyen birçok problemin yerel yönetimlerin güçlenmesiyle aşılacağını düşünmekte ve bu doğrultuda çalışmalar yapmaktadır. Yerel yönetimlerde halk katılımının artırılmasına yönelik Birleşmiş Milletler bünyesinde uluslararası konferanslar yapılmaktadır. Ülkemiz de son yıllarda bu doğrultuda çalışmalar yapmaya başlamış ve 1997 yılında UNDP'nin desteği ile "Yerel Gündem 21" projesine dahil olmuştur. Bu proje kapsamında yerel yönetimlerin güçlendirilmesi için ülkemizde birçok kanun çıkarılmıştır. Bunlardan biri de 2005 yılında yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Kent Konseyi" başlıklı 76. maddesidir. Daha sonraki yıllarda bununla ilgili yönetmelikler de çıkarılmıştır. Kent konseylerinin kurulması ile ülkemizde yerel yönetimlerin daha demokratik olması hedeflenmiştir. Söz konusu konseyin kuruluşuyla, kentle ilgili kararlarda etkili halk katılımının ve halkın ihtiyaçlarının belirlenerek sorunlarının çözümünde doğru kararlar alınmasının hedeflendiği görülmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın temelini oluşturan kent konseylerinin doğuşu ve gelişimi incelenmiş ve Muş kent konseyinin amaçlanan hedeflere ne düzeyde ulaştığı irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetimler, Kent Konseyleri, Katılım, Hemşehrilik Bilinci, Yerel Demokrasi.
IŞİD ve Irak'ın işgali
Irak ve Şam İslam Devleti, kısaca IŞİD, resmî adıyla İslam Devleti ya da Irak ve Levant İslam Devleti, Türkiye'ye komşu olan Irak ve Suriye'de etkinlik gösteren silahlı grup ve tanınmayan devletin adıdır. Grup genelde Sünnî topluluklar olmak üzere Mücahidîn Şûra Konseyi, El-Kaide, Jaysh el-Fatiheen, Jund el-Sahaba, Katbiyan Ansar el-Tevhid vel Sunnah, Jeish el-Taiifa el-Mansoura gibi farklı isyancı gruplardan oluşur ve onların desteğiyle politikalarını sürdürmektedir. Örgütün temel hedefi özellikle Irak ve Sünni nüfusun yoğun olduğu bölgelerde halifeliği kurma hedefi vardır. IŞİD petrol kaynaklarına yakınlığı nedeniyle ve kimi zaman denetim altına tuttuğu zengin petrol kuyuları sayesinde dünyanın en zengin yasadışı silahlı grupları arasında sayılmaktadır. Bu grup, binlerce sivil Iraklı ve Irak hükümeti üyeleri ve onların uluslararası müttefiklerinin ölümlerinden sorumlu tutulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Şii-Sünni İlişkileri, Irak, Cihad, Vehhabilik, Selefilik