
216
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Blok tabanlı kodlama eğitiminin fen bilgisi öğretmen adaylarının erişilerine ve kodlamaya karşı tutumlarına etkisi
Değişen ve gelişen dünyada teknolojik ilerlemelere ayak uydurmak, dünya standartlarını yakalamak oldukça önem arz etmektedir. Milletlerin bu ilerleyişini sağlayacak olanlar ise teknolojiyi üretebilen ve geliştirebilen bireyler sayesinde olacaktır. Bunun için de teknolojinin işleyişini ve içeriğini bilen insanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda bilgiyi öğrenme, kullanma ve üretme sürecinde STEM eğitimi ile robotik ve kodlama uygulamaları öğrencilere ihtiyaçları olan fırsatları sunmaktadır. Bu araştırmada robotik ve kodlama eğitiminin fen bilgisi öğretmen adaylarının erişi ve kodlamaya karşı tutumlarına etkisi incelenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının kodlama eğitimi ile ilgili görüşleri de incelenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkeni kodlama eğitimi iken, bağımlı değişkenleri ise öğrencilerin erişileri ve tutumlarıdır. Nitel ve nicel araştırmaların yapıldığı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında kontrolsüz ön test ve son test model, nitel kısmında ise öğretmen adaylarının kodlama eğitimine yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla öğrenci görüşleri kullanılmıştır. Deneysel uygulamadan önce ön test ve uygulamadan sonra son test olarak uygulanması amacı ile Kodlama Erişi Testi ve Kodlamaya Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği (KEYTO) kullanılmıştır. Kodlama eğitimine yönelik öğrenci görüşleri ise araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile belirlenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Konya'da yer alan bir devlet üniversitesinde uygun örneklem tekniği kullanılarak belirlenen 18 fen bilgisi öğretmenliği bölümü öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırma on iki hafta sürmüştür. Deney grubu öğrencilerine robotik ve kodlama eğitimi verilmiştir. Araştırma eğitim süreci gözlemci tarafından günlükleri tutularak izlenmiştir. Robotik ve kodlama eğitimi içerisinde blok kodlama, Code.org, mBlock uygulaması kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından planlanan ve uygulama öncesinde öğrencilerle paylaşılan kodlama etkinlikleri gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde bağımlı örneklem t testi analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi birlikte kullanılmıştır. Araştırma sonuçları kodlama eğitiminin erişilerinde ve kodlamaya karşı öğrenci tutumlarında olumlu anlamda artış olduğu gözlemlenmiştir. Uygulamaya yönelik öğrenci görüşleri, araştırma sürecinde yazılan günlükler ve öğrenci çalışmaları incelendiğinde kodlama eğitiminin olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. Yapılan uygulamaların öğrenciyi motive ettiği, derse hazırlıklı gelmeye yönlendirdiği, derste aktif öğrenmenin gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Araştırma bulgularından hareketle kodlama eğitiminin okullarda uygulanmasının yaygınlaştırılması, müfredata entegre edilmesi ve laboratuvarlar kurulması ile çalışmaların gerçekleştirilmesi önerilmiştir.
Çocuk edebiyatı ürünlerinin dil bilgisi öğretiminde başarıya etkisi
Türkçe dersinin temel malzemesi olan metinler, işlevsel dil bilgisi öğretiminin vazgeçilmez unsurudur. Metinlerden hareketle uygulanan dil bilgisi öğretimi, dil bilgisi kurallarının ezberlenmesinden ziyade sezdirilmesine zemin hazırlamaktadır. Söz konusu bu metinlerin öğrencilerle buluşturulmasında ise çocuk edebiyatı, Türkçe öğretmenlerine yol gösterici nitelikte katkı sağlamaktadır. Türkçe derslerinde çocuk edebiyatı ürünlerinden yararlanmaya yönelik tasarlanan bu araştırma, çocuk edebiyatı ve dil bilgisi öğretimini birlikte ele alarak yeni bakış açısı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırmanın amacı, çocuk edebiyatı ürünleriyle planlanan dil bilgisi öğretiminin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin dil bilgisi başarısına etkisini ve uygulanan yönteme dair öğrenci görüşlerini incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde 6. sınıf dil bilgisi konu ve kazanımlarıyla birlikte dil bilgisi başarı testi, deney ve kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmada uygulanan yönteme dair öğrencilere yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Antalya ili Alanya ilçesinde iki devlet okulunda öğrenim gören 72 öğrenci (36 öğrenci deney grubu, 36 öğrenci kontrol grubu) oluşturmaktadır. Deney grubu öğrencilerine dil bilgisi konuları; öğrencilerin belirlediği çocuk edebiyatı ürünleri ve bunlara yönelik olarak araştırmacı tarafından ADDIE modeline göre tasarlanan okuma yönergeleri ile sunulmuştur. Kontrol grubu öğrencileri ise Türkçe ders kitabındaki etkinliklerle sürece devam etmiştir. Araştırmada elde edilen nicel veriler IBM SPSS Statistics 26 paket programı ile analiz edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme forumuna ait veriler ise içerik analizi yaklaşımıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin son test puan sonuçlarında deney grubu lehine anlamlı fark tespit edildiği için çocuk edebiyatı ürünlerinin ortaokul 6. sınıf dil bilgisi öğretiminde başarıyı artırdığına ulaşılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçlara göre öğrenciler; dil bilgisi öğretiminde çocuk edebiyatı ürünlerinin kullanılmasını eğlenceli, etkili ve kalıcı öğrenme açısından olumlu karşılamıştır. Öğrenciler, araştırmada uygulanan yöntemin okuma becerilerine katkısı olduğunu vurgulamış ve yöntemin uygulanmasında en çok zorlandıkları kısmın zaman yönetimi olduğunu belirtmiştir. Buna ek olarak öğrenciler, çocuk edebiyatı ürünlerinin Türkçe dersiyle birlikte diğer derslerin içerisinde de kullanılmasına olumlu yaklaşmaktadır. Araştırmanın sonuçlarından hareketle program hazırlayıcılara, öğretmenlere ve araştırmacılara çeşitli öneriler sunulmuştur.
Fen eğitiminde sanal gerçeklik temelli sanal müze tasarımı uygulamasının öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı 7. Sınıf "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesi "Maddenin Tanecikli Yapısı" konusuna ilişkin bir sanal gerçeklik temelli sanal müze tasarlamak ve bu tasarımın öğrencilerin fen bilimleri dersindeki akademik başarılarına etkisini gözlemlemektir. Araştırmanın uygun örnekleme yöntemi ile seçilen çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Konya ilinde bulunan bir ortaokulun yedinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Toplamda 46 öğrencinin yer aldığı çalışmada deney grubunda 23 öğrenci (17 kız, 6 erkek), kontrol grubunda ise 23 öğrenci (9 kız, 14 erkek) bulunmaktadır. Yöntem olarak ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desenin kullanıldığı araştırmada, veri toplama aracı olarak "Maddenin Tanecikli Yapısı Başarı Testi (MTYBT)" kullanılmıştır. MTYBT'deki sorular 2013 yılının öğretim programı kazanımlarına göre düzenlendiği için ve 2018 yılında fen bilimleri dersi öğretim programı yenilendiği için güncel programda yer almayan bir kazanımı ölçen dört soru başarı testinden çıkarılmış böylece 110 ortaokul 7. Sınıf öğrencisine güncel başarı testi uygulanmıştır. Başarı testinden elde edilen verilerin güvenilirlik katsayısı (KR-20) .63 olarak bulunmuş ve başarı testinin güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın uygulama sürecinde öncelikle kazanımlara uygun şekilde sanal müze ortamı tasarlanmış ardından dört hafta boyunca deney grubunda sanal gerçeklik temelli sanal müze tasarımı kullanılarak, kontrol grubunda ise fen bilimleri dersi öğretim programındaki haliyle öğretim gerçekleştirilmiştir. Ön test ve son test olarak uygulanan MTYBT'den elde edilen veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve tablolaştırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda sanal gerçeklik temelli sanal müze tasarımı uygulanan deney grubu öğrencilerinin fen bilimleri dersinde gösterdikleri akademik başarılarının kontrol grubu öğrencilerinin fen bilimleri dersinde gösterdikleri akademik başarıdan anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü ile ilgili etkinliklerin incelenmesi
Dil öğretim sistematiği temel dil becerilerinin kazandırılması/geliştirilmesi ve buna ek olarak hedef dilin dil bilgisi ve söz varlığının öğretimi esasına dayanır. Buna göre dil öğretiminde; okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerileri, söz varlığı ve dil bilgisi öğrenme alanları olarak ortaya çıkmaktadır. Bu öğrenme alanları içinde dil bilgisi öğretimi, öğrencilerin ses, şekil, cümle ve anlam bakımından dili tanımaları hedeflerini içerir. Öğrencilerin dilin yapısını, sınırlarını tanıdıkları ve böylelikle dil farkındalığını keşfettikleri alan dil bilgisi alanıdır. Bu alan içinde de sözcük ve sözcük türü öğretimi anlama ve anlatım boyutuyla öğrencilerin dil kullanım güçlerini belirleyici bir özelliğe sahiptir. Türkçe eğitiminde sözcük türü öğretimi; bireyin hayata açılan kapısı olan dilini yetkin bir biçimde kullanabilmesi amacıyla yürütülür. Ders kitapları öğretim süreci içinde ana materyal olması bakımından belirleyici bir özelliğe sahiptir. Öğretim programına uyumlu ve öğretim programının amaçlarına paralel hazırlanan ders kitaplarının dil öğretim sistematiği içindeki alanlar ve bu alanlar içinde özel konular bakımından incelenmesi daha verimli ders materyalleri oluşturulması bakımından yönlendirici olacaktır. Bu doğrultuda bu çalışma sözcük türü öğretiminin ortaokul Türkçe ders kitaplarında hangi etkinliklerle yürütüldüğünü incelemek ve alana katkı sağlamak amacıyla yürütülmüştür. Ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü öğretimi ile ilgili etkinliklerin sınıf düzeylerine, sözcük türüne, temel dil becerilerine göre dağılımını ve Türkçe Dersi Öğretim Programındaki kazanımlara göre durumunu belirlemeye yönelik bu çalışma nitel araştırma yönteminde betimsel bir araştırmadır. Araştırma kapsamında, çalışmanın amacında belirtilen temalar doğrultusunda Türkçe ders kitaplarındaki etkinlikler doküman incelemesi yöntemiyle incelenerek değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü öğretimi ile ilgili etkinliklerin sınıf düzeylerine göre dengeli olmadığı, en çok karşılaşılan sözcük türü öğretimi etkinliğinin fiillerle ilgili olduğu, etkinliklerin büyük bir çoğunluğunun yazma becerisine yönelik olduğu, Türkçe Dersi Öğretim Programında sözcük türlerinin öğretimiyle ilişkilendirilebilecek toplam 21 adet kazanım olduğu ve bu kazanımların sözcük türüne ve beceri alanlarına göre dengeli dağılmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ders Kitapları, Sözcük Öğretimi, Etkinlikler.
Ergenlerde duygu düzenleme ve stresle baş etme psiko-eğitim programının problemli internet kullanımına etkisi
Bu araştırmada, bilişsel davranışçı yaklaşıma dayalı Duygu Düzenleme ve Stresle Baş Etme Psiko-eğitim Programının ortaöğretime devam eden ergenler üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturmak amacıyla; 2021-2022 eğitim öğretim yılında ortaöğretimde öğrenim gören 154 kadın, 132 erkek olmak üzere toplam 286, 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerine Problemli İnternet Kullanım Ölçeği (PİKÖ)-Ergen, Ergenler İçin Başa Çıkma Ölçeğinin (EBÇÖ), Ergenler İçin Duygu Düzenleme Ölçeği (EİDDÖ) ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Ölçek sonuçlarına göre problemli internet kullanımı yüksek olan, psiko-eğitim programına katılmak için gönüllü olan ve çalışma grubu için gereken ölçütlere uygun ergenlerle yapılan bireysel görüşmeler neticesinde çalışma grupları oluşturulmuştur. Deney grubuna 15 ve kontrol grubuna 15 ergen atanmıştır. Deney grubuna, 10 oturumdan oluşan ve haftada bir kere olmak üzere araştırmacı tarafından hazırlanmış olan duygu düzenleme ve stresle baş etme psiko-eğitim programı uygulanmış, kontrol grubuyla ise bir işlem yapılmamıştır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 istatistik programıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım göstermemesi sebebiyle verilerin çözümlenmesinde nonparametrik karşılaştırmalardan Mann Whitney U ve Wilcoxon istatistik analizleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, Duygu Düzenleme ve Stresle Baş etme Psiko-eğitim Programı ergenlerin problemli internet kullanımı tüm ölçek ve alt boyutlarının tamamında (internetin olumsuz sonuçları, aşırı kullanım, sosyal fayda/sosyal rahatlık) anlamlı farklılığın olduğu ve ergenlerin problemli internet kullanımlarının azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte uygulanan psiko-eğitim neticesinde edinilen bulgular incelendiğinde duygu düzenleme alt boyutlarının tümünde (içsel işlevsel duygu düzenleme, içsel işlevsel olmayan duygu düzenleme, dışsal işlevsel duygu düzenleme, dışsal işlevsel olmayan duygu düzenleme) anlamlı farklılık görülmüş ancak ergenlerin içsel işlevsel duygu düzenleme düzeylerinin araştırmanın hipotezinin aksine düşüş görülmüştür. Araştırma bulguları incelendiğinde bir diğer sonuç da psiko-eğitim programı sonrası ergenlerin stresle başa çıkma alt boyutlarından kaçınan başa çıkma alt boyutunda anlamlı düzeyde azalma görülmüştür. Stresle başa çıkma diğer alt boyutları olan olumsuz başa çıkma ortalama düzeyleri azalmış ve aktif başa çıkma ortalama düzeyleri artmasına karşın anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Psiko-eğitim programının tamamlanmasından 4 ay sonra tüm ölçeklerde yapılan son test ve izleme ölçümlerinde anlamlı bir farklılığın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre Duygu Düzenleme ve Stresle Baş Etme Psiko-eğitim Programının, ergenlerin problemli internet kullanımlarının azalmasında anlamlı etkiye sahip bir psiko-eğitim programıdır.
Türkçe öğretmenleri ve Türkçe öğretmen adaylarının iyi bir eğitim ortamı sağlayan yedi ilkeye ilişkin bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma Türkçe Öğretmenlerinin algılarını ve Chickering ve Gamson (1987) tarafından sunulan yüksek kalite eğitim için bir çerçeve oluşturan yedi ilkeye ilişkin uygulamalarını araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 öğretim yılında Konya il merkezindeki ortaokullarda görev yapan Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılacak Türkçe öğretmenlerine yönelik anket iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, yedi ilkenin uygulanmasında rol oynayabilecek potansiyel değişkenleri kontrol edebilmek için demografik sorulara yer verilmiştir. Bu sorular cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan fakülte ve öğretmenlik mesleğinin isteyerek tercih edip etmeme hakkındadır. İkinci ölçek ise Türkçe öğretmenlerine yönelik olan ve Chickering ve Gamson tarafından geliştirilmiş "Eğitiminde İyi Uygulamalar İçin Yedi İlke Envanteri" dir. 1989'da Johnson Foundation tarafından yayımlanmıştır. Orijinal anketin yayın dili İngilizce'dir, ancak bu çalışmada anketin Türkçe versiyonu kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler istatistiki olarak çözümlenmiş, bulgular ve sonuçlar sıralanmıştır. Anahtar Kelimeler: yedi ilke, yüksek kaliteli eğitim, Türkçe eğitimi, Türkçe öğretmenleri
Coğrafya öğretiminde artırılmış gerçeklik uygulamaları: Bir eylem araştırması
Coğrafya öğretiminde materyal kullanımının öğrenmenin hızına, kalıcılığına ve öğrenci üzerinde bıraktığı etkilere yönelik birçok çalışma yapıldığı görülmüş ve materyal kullanımının çok önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Coğrafya öğretiminde kullanılan geleneksel materyallerin yanı sıra son yıllarda teknoloji tabanlı olmak üzere yeni materyal türleri de ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu yeni materyallerden birini de pek çok alanda kullanılmaya başlanan ve eğitimin çeşitli alanlarında kullanımının olumlu katkıları tespit edilen artırılmış gerçeklik uygulamaları oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışma ile artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretiminde kullanılabilirliği tespit edilemeye çalışılmıştır. Eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmada geliştirilen örnek artırılmış gerçeklik uygulamaları toplam sekiz hafta süreyle sınıflarda uygulanmıştır. Artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya dersleri ile eş zamanlı olarak kontrol gruplarında da normal ders akışı devam ettirilmiştir. Uygulamanın bir ders öncesinde ön test, uygulama sona erdikten sonraki ilk derste son test ve uygulama sona erdikten 4 hafta sonra kalıcılık testi olarak deney ve kontrol gruplarına başarı testi ve tutum ölçeği gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin yanında uygulamaya yönelik nitel verilerin de elde edilerek orijinal görüşlerin ortaya çıkarılması için öğrencilerden artırılmış gerçeklik uygulamaları ile zenginleştirilen coğrafya dersleriyle ilgili günlükler yazması istenmiştir. Uygulama esnasında uygulamayı gerçekleştiren araştırmacı kendi gözlem ve günlüklerini not etmiştir. Uygulama sonrasında deney grubunda yer alan ve amaçlı örneklem tekniğiyle seçilen öğrencilerle yüz yüze görüşme gerçekleştirilerek öğrenci görüşme formunda yer alan soruların cevapları alınmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel veriler SPSS paket programında analiz edilmiş ve sonuçları araştırmacı yorumları ile desteklenmiştir. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise araştırmacı tarafından içerik analizi yapılarak sonuçları araştırmacının yorumlarıyla harmanlanmış ve nicel sonuçlarla da birleştirilerek genel sonuca ulaşılmıştır. Bunun sonucunda artırılmış gerçeklik uygulamaları ile içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerinin öğrencilerin akademik başarısına deney ve kontrol gruplarında küçük farklar dışında anlamlı bir etkisi görülmemişken coğrafya tutumuna yönelik olumlu tutum artışının deney gruplarında anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Öğrenci günlükleri, öğrenci görüşme formları ve araştırmacı gözlemleri ve günlüklerini içeren verilerin sonuçlarından da aynı yönde bulgulara ulaşılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerini genel anlamda çok sevdikleri ve dersleri sabırsızlıkla bekledikleri, ders esnasında ve sonrasında coğrafyaya karşı ilgilerinin arttığı, bu uygulamaların coğrafyaya olan bakış açısını olumlu yönde değiştirerek coğrafya öğretimine önemli ölçüde katkı sunduğu görülmüştür. Artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretimi üzerindeki olumlu etkilerinden yola çıkarak bu uygulamaların daha profesyonel şekilde ve genele yayılacak şekilde merkezi sistemle bütün coğrafya derslerinde uygulanması gerektiği çalışma sonucu olarak önerilmiştir.
Bilim ve Sanat Merkezine (BİLSEM) devam eden özel yetenekli öğrencilerin öğretmenleri için geliştirilen eğitim programının öğretmenlerin mesleki yeterlik algılarına etkisinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, Bilim ve Sanat Merkezine (BİLSEM) devam eden özel yetenekli öğrencilerin öğretmenleri için geliştirilen "BİLSEM Öğretmenleri Mesleki Yeterlik Eğitim Programı'nın (BİMYEP)" öğretmenlerin mesleki yeterlik algılarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın genel amacı doğrultusunda şu üç soruya cevap aranmıştır: (1) BİLSEM öğretmenlerinin özel yetenekliler eğitimi alanı ile ilgili mesleki yeterliklerine ilişkin görüşleri nelerdir? (2) BİMYEP, BİLSEM öğretmenlerinin mesleki yeterlik algılarında etkili midir? (3) BİMYEP'e katılan öğretmenlerin, katılmış oldukları eğitim programının mesleki yeterliklerine etkisine ilişkin görüşleri nelerdir? Araştırmanın yöntemi hem nitel hem de nicel araştırma yöntemlerinin bir arada yürütüldüğü keşfedici sıralı karma araştırma yöntemidir. Araştırmanın ilk bölümünde, BİLSEM öğretmenlerinin mesleki yeterlik algılarını arttırmaya yönelik özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin yeterlik algılarını ve bu alana ilişkin eğitim gereksinimlerini belirlemek amacıyla farklı illerdeki BİLSEM'lerde görev yapan 30 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, BİLSEM'de görev yapan öğretmenlerin özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin mesleki yeterlik algılarını belirlemeye yönelik "Özel Yeteneklilerle Çalışan Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik Algısı Ölçeği (ÖZÇÖMEY-A Ölçeği)" geliştirilmiştir. Araştırmanın bu aşamasında ön test-son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırmanın deneysel aşamasındaki katılımcılar 14 öğretmen deney grubu, 14 öğretmen kontrol grubu olmak üzere 28 BİLSEM öğretmenidir. "BİLSEM Öğretmenleri Mesleki Yeterlik Eğitim Programı (BİMYEP)" uygulamasından önce ve eğitim programının deney grubundaki öğretmenlere uygulanmasından sonra her iki gruba da "ÖZÇÖMEY-A Ölçeği" uygulanmış ve araştırmanın nicel verileri elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın son aşamasında ise BİMYEP'in uygulandığı deney grubundaki öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmelerde deney grubundaki öğretmenlerin, BİMYEP'e katılımlarından sonra mesleki yeterlik algılarında artış olup olmadığına ve eğitim programının geliştirilmesine ve iyileştirilmesine yönelik görüşleri alınmıştır. Deney grubuna katılan BİLSEM öğretmenleri ile yapılan görüşmeler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, programa katılan deney grubundaki öğretmenlerin son test puanları, katılmayan kontrol grubuna göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Kontrol grubundaki öğretmenlerin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark çıkmazken deney grubundaki öğretmenlerin ön test ve son test puanları arasındaki fark anlamlı şekilde yüksek çıkmıştır. Sonuç olarak, programın öğretmen yeterliği algısı üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca eğitim programı sonrasında öğretmenlerle yapılan görüşmelerden BİMYEP'e katılan deney grubundaki öğretmenlerin görüşlerine göre, öğretmen eğitimi programının, özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin mesleki yeterlik algılarını arttırdığı sonuçları elde edilmiştir.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde grafik roman kullanımının okuduğunu anlamaya etkisinin incelenmesi
Türkçe öğretim setlerinde bulunan farklı edebi metin türlerine ait okuma metinlerine bir alternatif olarak kitaplarda yer almayan grafik roman türündeki edebi metinlerin özellikle yabancı dil öğretiminde kullanılması yurt dışında yabancı dil öğretiminde çok yaygın görülen bir uygulamadır. Ancak Türkçe öğretim setlerine bakıldığında bu uygulamada boşluk olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda çalışmada görsellerin ön planda olduğu ve belirli bir kurgu üzerinden ilerleyen edebi grafik roman metin türünün öğrencilerin okuduğunu anlamaya etkisi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Yabancı dil öğrenicisinin işlevsel bir şekilde dili öğrenebilmesi için metin türlerinin öğretim sürecinde çeşitlilik sunması gerektiği düşünülmektedir. Edebi metin türü olarak grafik roman görselliği ve kurguyu içerisinde barındıran en etkin metin türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak ülkemizde eğitimöğretim alanında grafik romanla ilgili yapılmış araştırma sayısı az olmakla beraber Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi bu konu hakkında araştırma yapılmamış olduğu gözlemlenmiştir. Grafik romanların dil öğretimindeki etkisine dair kapsamlı bir araştırma olmadığından ülkemiz alan yazınında önemli bir boşluk olduğu tespit edilmiştir. Günümüzde görsellerin eğitim-öğretim sürecindeki etkisi giderek artmaktadır. Özellikle yaşanan salgın süreçlerinde öğrenimin tamamen teknoloji odaklı bir hale dönüşmüş ve zenginleştirilmiş materyal içeriklerle donatılmış olması görsellerin önemini artırmıştır. Teknolojik gelişmelerle birlikte öğretim süreçlerinin içerisinde görsellerin yer alma oranları da artış göstermiştir. İnsanlar günümüzde düz yazınsal metinleri okumak yerine görsel unsurlardan yararlanmayı tercih eder duruma gelmiştir. Bu sebeple dil öğretiminde kullanılmakta olan metinlerde görsellerin daha fazla yer alması gerektiği düşünülmektedir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretim setleri incelendiğinde öğretim setlerinin ana omurgasını oluşturan ders kitaplarında görsellerin yeterince kullanılmadığı görülmektedir. C1 düzeyine bakıldığı zaman metin türleri içerisinde görsellerin ağırlık kazandığı türlere yer verilmediği görülmektedir. Grafik roman bir metin türü olarak değerlendirildiğinde estetik kaygıyla oluşturulmuş edebî metinler içerisinde değerlendirilmektedir. Grafik romanın diğer edebi metin türlerine göre (hikaye, roman, köşe yazısı, deneme, şiir, fıkra, biyografi vd.)iki boyutlu bir metin türü olması yani metin ve görsellerin bir arada kullanıldığı bir edebi metin türü olmasının öğrencilerin okuduklarını anlamaya etkisine olumlu katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada bir edebi metin türü olan grafik romanla Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğrencilerin okuduğunu anlamaya yönelik başarıları tespit edilmiştir. Bu çalışma, grafik roman kullanımının C1 düzeyinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin okuduğunu anlama durumundaki etkisini incelemek amaçlı 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler 05.05.2021-17.06.2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Deney ve kontrol gruplarında yapılan ön test ve son test aracılığıyla öğrencilerin başarısı ölçülmüş sonuçlar SPSS 26.0 ve Microsoft Office XP Professional paket programları kullanılarak çözümlenmiştir. Diğer yandan nitel araştırma tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formları aracılığıyla grafik roman ile okuduğunu anlamaya yönelik görüşler ve grafik romana yönelik tutumları elde edilmiştir. Nicel ve nitel verilerden hareketle grafik romanın C1 düzeyinde Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğrencilerin başarı, grafik romana yönelik tutumlarında olumlu bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen sonuçlar değerlendirilmiş ve sonraki araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, okuduğunu anlama düzeyi, görsel okuma, grafik roman, çizgi roman
Örtük programın lise öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığına etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, örtük programın lise öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığına etkisini incelemeye yöneliktir. Araştırmalar ilkokuldan itibaren resmî programlarda yer alan, öğrencilere "okuma alışkanlığı" kazandırma amacına istenilen ölçüde ulaşılamadığını göstermektedir. Bu araştırmanın amacı, örtük programın, lise öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığını nasıl etkilediğini anlamak ve bu temel amaç doğrultusunda örtük programın, lise öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığını geliştirmek üzere nasıl işe koşulabileceğine yönelik çözüm önerileri üretmektir. Bu amaçla araştırmada, nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme yöntemlerinden, uygun örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Katılımcılar Kayseri ili merkez ilçelerinden birinde bulunan bir lisede görev yapan 4 edebiyat öğretmeni ve bu lisede öğrenim görmekte olan 10 öğrenciden oluşmaktadır. Öğretmen olan katılımcıların 1'i kadın, 3'ü erkek; öğrenci olan katılımcıların ise 7'si kız, 3'ü ise erkektir. Araştırma verileri araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış öğretmen ve öğrenci görüşme formları aracılığıyla toplanmıştır. Görüşmeler sonucu elde edilen ses kayıtları araştırmacı tarafından yazıya çevrilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Öğrenci görüşmeleri sonucunda elde edilen verilere göre öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları, örtük program kapsamında "Okumak, Öğretmen, Arkadaş, Aile Okul" temaları ve "Okumama Sebebi, Okuma Sebebi, Kitap Tercihi, Alışkanlık Kazanma Zamanı, Öğretmen Etkisi, Olumlu Arkadaş Etkisi, Olumsuz Arkadaş Etkisi, Olumlu Aile Etkisi, Olumsuz Aile Etkisi, Kütüphane, Etkinlikler ve Uygulamalar, Zaman ve Ders Kitapları" kategorileri altında incelenmiştir. Öğretmen görüşmeleri sonucunda elde edilen veriler, örtük program kapsamında "Öğretmen Okuma Alışkanlığı, Öğrenci Okuma Alışkanlığı, Okul" temaları ve "Okuma Sebepleri, Kitap Tercihi, Öğretmenler, Aile, Okuma Alışkanlığı, Kitap tercihi, Öğrencinin Okumama Sebepleri, Öğrencinin Okuma Sebepleri, Eğitim Sistemi, Okunacak Kitapların Belirlenmesi, Ders Kitapları, Etkinlikler ve Uygulamalar, Kütüphane" kategorileri altında incelenmiştir. Örtük program aracılığıyla öğrencilerin kitap okuma amaçlarının şekillendirildiği; öğrencilerin kitap tercihlerinin şekillendirilmeye çalışıldığı; öğretmenlerin bakış açılarının, davranışlarının, söylemlerinin, sınıf içi ve okuldaki uygulamalarının öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıkları üzerinde etkili olduğu; arkadaş çevresinin öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları üzerinde etkili olduğu; ailelerin öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı üzerinde etkili olduğu; okulda kitap okumaya yönelik düzenlenen etkinliklerin ve uygulamaların yetersiz olduğu; ders kitaplarının kitap okuma alışkanlığı kazandırma konusunda yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: resmî program, örtük program, kitap okuma alışkanlığı