Necmettin Erbakan University
Institute

Institute of Educational Sciences

Necmettin Erbakan University

176

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde finansal okuryazarlığın geliştirilmesinde drama yönteminin kullanılması: Bir eylem araştırması

Bu araştırmanın amacı 4. sınıf Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan finansal okuryazarlık becerisinin geliştirilmesine yönelik eylem planları hazırlayıp öğrencilerin finansal okuryazarlık becerisinin gelişimini sağlamasına yardımcı olmaktır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim ve öğretim yılının ikinci döneminde Konya ilinin Altınekin ilçesinde bulunan bir devlet okulunun 4. sınıfında öğrenim gören 20 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacı eylem araştırması kapsamı nedeniyle öğrencileri yakından tanımak için 2021-2022 eğitim öğretim yılının birinci döneminde sınıf içi gözlemlerde bulunmuş ve sınıf öğretmeni ile öğrenciler hakkında bilgi almak için görüşmeler gerçekleştirmiştir. Araştırmanın problem cümlesi: "Öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan finansal okuryazarlık becerisinin geliştirilmesi amacıyla hazırlanan eylem planlarının (drama yönteminin) öğrencilerin finansal okuryazarlık becerisi edinimlerine katkısı nasıldır?" şeklinde belirlenmiştir ve üç alt problem dâhilinde veriler toplanmıştır. Araştırmada ilk olarak öğrencilerin mevcut durumlarını belirlemek için akademik başarı testi uygulanmıştır. Daha sonra araştırmacı tarafından beş eylem planı tasarlanmıştır. Drama yöntemi içeren ders planları şeklinde hazırlanan eylem planları çalışma grubuna 28 Şubat-3 Haziran 2022 tarihleri arasında Sosyal Bilgiler ders saatleri süresinde uygulanmıştır. Bu süreçte video kayıtları, araştırmacı ve öğretmen günlüğü, geçerlik komitesi toplantı incelemeleri, çalışma yaprakları, öğrenci ürünleri ile veriler elde edilmiştir. Verilerin toplanması ve analizi eylem araştırmasının doğası gereği eş zamanlı gerçekleştirilmiştir. Uygulama kısmı bittikten sonra öğrencilere akademik başarı testi tekrar uygulanmıştır ve bağımlı örneklemler t-Testi sonucuna göre finansal okuryazarlık becerisinin gelişiminde drama yönteminin etkisi üzerinde çalışma grubu öğrencilerinin puan ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler neticesinde öğrenciler drama uygulamaları ile başarı sağladıklarını belirtmişlerdir. Bu çalışma ile finansal okuryazarlık becerisinin gelişimi için ilkokul öğrencileri ile yapılan drama uygulamaları içeren eylem araştırmasının alanyazındaki boşluğa önemli katkı sağlayacağı sonucuna varılmıştır.

DramaEylem araştırmasıFinansal eğitim+6
Aydan Şimşek
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Almanca öğretiminde fiilimsilerin yazma becerilerinin amaca uygun geliştirilmesine katkısı

Bu çalışmada dilbilgisi alanında önemli bir yere sahip olan fiilimsilerin hem kaynak hem de yapı bakımından farklı iki dil olan Almanca ve Türkçedeki kullanımı ile bu kullanımın yazma becerilerinin amaca uygun geliştirilmesine katkısı ele alınmıştır. Türkçe ve Almancada fiilimsilerin kullanım farklılıkları ve benzerlikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Yabancı dil olarak Almanca öğretiminde önemli bir yere sahip olan fiilimsilerin Türkçede karşıladığı anlamı ve kullanımı tespit edilerek Almancada fiilimsiler konusunu anlamayı ve öğretmeyi kolaylaştırmak esas alınmıştır. Literatür taramasının esas alındığı bu tezde genel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın amacına ulaşabilmesi için Türkçe ve Almanca dilbilgisi üzerine yazılmış bazı yayınlar esas alınmıştır. Türkçe ve Almanca yazılmış dilbilgisi kitapları, bu konuda yapılmış lisansüstü çalışmalar, makaleler, Almanca ve Türkçe yapılmış çalışmalardan faydalanılarak bilgiler bir araya getirilmiş, bu bilgiler tasnif edildikten sonra iki dilde fiilimsilerin kullanım farklılığına değinilerek fiilimsilerin yabancı dil olarak Almanca öğretiminde yazma becerilerinin amaca uygun geliştirilmesine katkısı incelenmiştir. Türkçe ve Almancada fiilimsilerin detaylı olarak ele alınması sonucunda her iki dilin dilbilgisi alanında önemli bir yere sahip olan fiilimsiler konusunun daha çok fiilden türetilmesi, çoğunlukla geçici isimler oluşturmaları, cümlede değişik öğeler şeklinde görev almaları iki farklı dildeki temel benzerlikler olarak dikkati çekmektedir. Ayrıca, Türkçe ve Almanca arasında mevcut olan kaynak ve yapı farkından dolayı mevcut olan özellikleri, yani Türkçenin eklemeli, Almancanın bükümlü dil olması, sözdizimlerinin farklılığı, Almancanın Türkçede mevcut olmayan cinsiyet ve çokluk ifadelerine sahip olması gibi, bazı genel farklılıklar, fiilimsilerin öğrenilmesi konusunda güçlüklerin başlıca kaynağını oluşturmaktadır. Ana dili Türkçe olan ve yabancı dil olarak Almanca öğrenen öğrencilerin fiilimsiler konusuyla ilgili olarak yazma becerilerinin geliştirilmesi konusunda karşılaşacağı problemlerin önüne geçmek amacıyla genel olarak şu yöntemler kullanılabilir: Yabancı dil olarak Almanca öğretiminde ana dildeki dilbilgisi konularını hedef dildeki dilbilgisi konuları ile karşılaştırarak öğretmek ve konuyla ilgili çok sayıda alıştırma yaptırmak; Almancadan Türkçeye, Türkçeden Almancaya konu ile ilgili çeviriler yaptırmak; iki dil arasındaki farklılığı karşılaştırma yaparak anlatmak ve dört temel beceriden biri olan yazma becerisinin önemine değinmek gibi yöntemler öğrenme ve öğretme sürecinde kolaylık sağlayabilmektedir. Yazmanın öğrencilere dil öğrenme konusunda büyük katkısı tartışılmazdır. Yabancı dilde yazma, bu dilde öğrencilerin doğru yapıları, deyimleri, kelimeleri, noktalama işaretlerini kullanmalarını ve geliştirmelerini sağlar. Nitekim yazma ile nasıl ve ne şekilde yazılacağı öğrenilir ve bu şekilde bilgilerin nasıl yazıya aktarılması gerektiği deneyimi kazanılmış olur. Söz uçar yazı kalır deyiminden yola çıkarak yazının yabancı dil olarak Almanca öğretiminde fiilimsilerin cümle içerisindeki görevleri ve kullanışları konusunda önemli bir yere sahip olduğu araştırmanın sonucunda ortaya çıkmıştır.

AlmancaFiilimsilerYabancı dil eğitimi+4
Gurbet Çoban
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji konuları ile ilgili yapılan çalışmaların içerik analizi

Bu araştırma, Google Akademik ve Dergipark veri tabanları tarafından dizinlenen Türkiye'deki eğitim dergilerinde 2010-2022 yılları arasında kimya eğitimi alanında "kimyasal tepkimelerde hız, denge ve enerji" konularında yayımlanan makaleleri, genel özellikleri ve konuların öğretimiyle ilgili tespit edilen hususlar bakımından incelenerek genel eğilimlerin hangi yönde olduğunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 41 makale içerik analizine tabi tutulmuştur. Ulaşılan çalışmalar yayın yılı, makale türü, örneklem/çalışma grubunun özellikleri, düzeyleri ve sayısı, çalışmaların nerelerde yürütüldüğü, araştırma metot ve desenleri, veri toplama araçları, çalışmaların amacı, öğrencilerin kavramalarını belirlemeye yönelik metotlar, öğrencilerin genel bilgi iddiaları, öğrencilerde tespit edilen kavrama ve öğrenme zorlukları ile kavramsal değişim yaklaşımının nasıl uygulandığı gibi kriterler bakımından analiz edilerek mevcut durum ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma bulgularına ilişkin sayısal değerler yüzde ve frekans tablolarıyla sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre en çok yayının 2010 yılında yapıldığı, makale türü açısından araştırma makalelerinin sıklıkla tercih edildiği tespit edilmiştir. Örneklem/çalışma grubunun özellikleri açısından en fazla çalışmanın öğretmen adaylarıyla yapıldığı, örneklem büyüklüğü olarak 0-25 ile 26-100 kişi arasında değişen grupların tercih edildiği ve en çok çalışmanın Ankara ilinde yürütüldüğü belirlenmiştir. Çalışmalarda en çok nicel araştırma yöntemleri kullanılırken, veri toplama aracı olarak başarı testlerinin sıklıkla kullanıldığı ortaya konulmuştur. Çalışmaların amaçları bakımından, çoğunlukla öğrencilerin konuları kavramaları ve anlamlı öğrenmelerine yönelik araştırmaların yapıldığı, öğrencilerin kavrama ve keşfetmelerini belirlemeye yönelik metotlar bakımından çoktan seçmeli soruların sıklıkla tercih edildiği görülmüştür. Öğrencilerin genel bilgi iddiaları arasında kimyanın sembolik dilinden kaynaklanan ve kullanılan matematiksel ifadelerle ilgili iddialar, makroskobik gözlemleri mikroskobik açıklamalarla ilişkilendirememe, kimyasal olayları günlük hayatla ilişkilendirememe, ön koşul bilgilerle ilgili eksiklikler barındırma gibi iddialarının görüldüğü belirlenmiştir. Öğrencilerde en fazla tespit edilen kavrama güçlüğünün kimya kavramlarıyla ilgili önkoşul bilgilerin niteliğinden/yetersizliğinden/eksikliğinden kaynaklanan zorluklar olduğu görülmüştür. Kavramsal değişim yaklaşımının benimsendiği çalışmalarda öğrencilerde kavramsal değişimi gerçekleştirmek amacıyla en fazla aktif öğrenme yaklaşımının tercih edildiği tespit edilmiştir.

DengeEnerjiHız+5
Abdullah Pınar
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitimi merkezli FeTeMM etkinliklerinin erken çocukluk döneminde etkililiği: Vaka çalışması

Bu çalışmada fen merkezli FeTeMM etkinliklerinin erken çocukluk döneminde etkililiğini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli, nitel araştırma yöntemlerinden "Vaka Çalışması" dır. Araştırmanın katılımcısı Ata rumuzlu 36 aylık bir erkek çocuğudur. Çalışma için erken çocukluk döneminde 36 aylık bir bireyin içinde bulunduğu donemin seviyesine uygun olarak 10 adet FeTeMM etkinliği hazırlanmış, her etkinlik için gerekli süre belirlenmiş ve her hafta iki etkinlik uygulanacak şekilde toplamda 5 hafta boyunca etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmanın uygulaması esnasında nitel veri toplama tekniklerinden gözlem tekniği ile FeTeMM Kazanımları Kontrol Listesinden ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formundan yararlanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizi içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın bulguları erken çocukluk döneminde 36 aylık bir birey üzerinde fen merkezli FeTeMM etkinliklerinin olumlu katkıları olduğunu ortaya koymuştur. Bulgulara göre, erken çocukluk döneminde 36 aylık bir bireyinin FeTeMM etkinlikleri sırasında kendi dünyalarını anlamalarında, üst düzey düşünme ve akıl yürütme becerilerinin gelişmesinde, bir şeyi üretme fırsatını deneyimlemelerinde, keşfetme ve kendi fırsatlarını deneyimlemede, çok yönlü düşünme ve iş birliği geliştirmede, karar alma duygusunu geliştirmede, tekrar eden kalıplarda bağlantı kurmada, problem çözmede ve iletişim kurma gibi becerilerini arttırdığı gözlemlenmiştir.

Erken çocuk eğitimiFeTeMMFen bilgisi eğitimi+2
Ümmühan Merve Mart
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fizik öğretmen adaylarının fizik öğretme kaygılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma, fizik öğretmen adaylarının fizik öğretme kaygı düzeylerinin farklı değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu; Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Fizik Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. Sınıf öğrencilerinden 51 kişi ile Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. Sınıf A ve B şubesi öğrencilerinden 187 kişi oluşturmaktadır. Peker, M. (2006) tarafından geliştirilen matematik öğretmeye yönelik kaygı ölçeği, fizik öğretmeye yönelik kaygı ölçeğine uyarlanmıştır. Bu uyarlanarak hazırlanan fizik öğretmeye yönelik kaygı ölçeği 16 sorudan oluşan 4 faktörlü bir ölçektir. Ölçekten elde edilen fizik öğretme kaygısına bağlı puanlar ve kişisel bilgi formundan elde edilen bilgiler ile incelenen değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için istatistiksel analizler yapılmıştır.

Asım Gündoğdu
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2001-2020 yılları arasında Türkiye'de yapılan ortaöğretim matematik eğitimindeki kavram yanılgıları çalışmalarının betimsel içerik analizi

Bu araştırmanın amacı 2001-2020 yılları arasında Türkiye'de ortaöğretim matematik eğitiminde kavram yanılgıları ile ilgili yapılan çalışmaları sistematik olarak derleyerek bu alanda yapılan çalışmaların eğilimini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada 2001-2020 (2001 ve 2020 dahil) yılları arasında yapılmış ve araştırmanın sınırlandırmalarına uyan 62 çalışmaya erişilmiştir. Erişilen bu 62 çalışmanın 28 tanesi tezden (%45) ve 34 tanesi makaleden (%55) oluşmuştur. Yapılan çalışmalara erişim sağlanırken Google Akademik arama motoru, YÖK Ulusal Tez Merkezi, TR Dizin, Web of Science (WOS), Education Resources Information Center (ERIC) ve Dergi Park'tan yararlanılmıştır. Erişilen çalışmalar öğrenme alanlarına, alt öğrenme alanlarına, yıllarına, çalışma türlerine, kullanılan veri toplama araçlarına ve örneklem büyüklüklerine göre sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Ayrıca çalışmaların sonucunda elde edilen kavram yanılgılarından bazıları da bulgular kısmında sunulmuştur. Verilerin çözümlenmesinde veri analiz yöntemlerinden betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada, çalışmaların büyük çoğunluğunun "Sayılar ve Cebir" öğrenme alanında yapıldığı görülmüştür. Yapılan araştırmalar alt öğrenme alanları bakımından incelendiğinde ortaöğretim kavram yanılgıları ile ilgili yapılan araştırmaların çoktan aza doğru sırasıyla "Sayılar", "Fonksiyonlar" ve "Limit ve Süreklilik" alt öğrenme alanlarında yapıldığı, "İntegral ve Uygulamaları" ve "Polinomlar" alt öğrenme alanlarında ise araştırmanın kriterlerine uygun olan bir çalışmaya rastlanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan araştırmalar en çok 2013 yılında yapılırken 2002, 2003 ve 2020 yıllarında araştırmanın kriterlerine uygun olan bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Ayrıca, 2001-2020 yılları arasında ortaöğretim matematik eğitiminde yapılan kavram yanılgıları çalışmalarının sayılarının giderek arttığı görülmektedir. Ulaşılan çalışmalar çalışma türlerine göre yüksek lisans tezi, doktora tezi, TR Dizin makalesi ve diğer makale olmak üzere 4 başlık altında incelenmiştir. Yapılan çalışmaların çoktan aza doğru sırasıyla yüksek lisans tezin (f=24, %39), diğer makale (f=19, %31), TR Dizin makalesi (f=15, %24) ve doktora tezi (f=4, %6) türünde yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan çalışmaların birçoğunda birden fazla veri toplama aracının kullanıldığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, veri toplama aracı olarak en çok açık uçlu sorular ve görüşme kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar katılımcı sayıları bakımından incelendiğinde, kavram yanılgıları çalışmalarının büyük çoğunluğunun 0-50 arasındaki katılımcı sayısı ile gerçekleştirildiği görülmüştür. Ancak, 251+ örneklemini tercih eden çalışmaların sayısı oldukça fazladır. İncelenen çalışmalardaki örneklem büyüklüğüne çalışmalarda kullanılan veri toplama araçlarının etki ettiği düşünülmektedir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda araştırmanın, bu alanda çalışma yapacak kişilere katkıda bulunacağı düşünülmüştür. Çalışmanın sonunda bu alanda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, betimsel içerik analizi, sistematik derleme

Betimsel analizKavram yanılgısıMatematik eğitimi+4
Mehmet Tutar
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerde disiplinlerarası öğretim yaklaşımına dayalı düşünme becerileri öğretiminin öğrencilerin akademik ve düşünme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı beşinci sınıfa devam eden özel yetenekli öğrencilerin akademik becerileri ve üst düzey düşünme becerilerinden olan yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme becerileri için "Disiplinlerarası Düşünme Becerileri Öğretim Uygulamalarını" geliştirmek ve etkisini incelemektir. Bu araştırmada nicel ve nitel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu beşinci sınıf düzeyindeki özel yetenekli toplam 62 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada Konya ili içerisinde bulunan özel yetenekli tanısı alan öğrencilerin eğitim gördüğü kurum olan Bilim ve Sanat Merkezleri uygulama için tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklem seçiminde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçları birlikte kullanılmıştır. Nicel verileri toplamak amacıyla öğrencilere Cornell Eleştirel Düşünme Testi Düzey X, Torrance Sözel ve Şekilsel Yaratıcılık Testi ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Araştırmada nitel verileri toplamak amacı öğrencilere Bilimsel Araştırma Değerlendirme Formu ve Proje Değerlendirme Formu araştırmanın sonunda uygulanmıştır. Diğer nitel veri toplama araçları ise Öğretmen Gözlem Formu, Yansıtıcı Öğrenci Günlüğü, Araştırmacı Günlüğü denel süreç içerisinde kullanılmıştır. Deney grubundaki öğrencilere "Disiplinlerarası Düşünme Becerileri Öğretim Uygulamaları" için hazırlanan kazanımlara uygun etkinliklerin uygulamaları ders dışı saatlerde haftalık 3 ders saati olmak üzere yapılmıştır. Bu uygulama öntest ve sontest uygulamaları dışında kalan 15 hafta süre ile devam etmiştir. Her bir öğrenci toplamda 45 ders saati uygulamalara katılması sağlanmış devamsızlık yapan öğrenciler tespit edilip uygun bir saatte etkinlikler bu öğrencilere de uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan öğrenciler BİLSEM'ler için hazırlanan 5. sınıf kazanımlarına göre öğrenimlerine devam etmiştir. Süreç içerisinde kontrol grubunun bulunduğu merkez idareci ve öğretmenleri ile görüşülerek, program dışında ek bir etkinlik yapılmaması konusunda gerekli mutabakat sağlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri analiz teknikleri bir arada kullanılmıştır. Nicel veriler, deney ve kontrol grubu olmak üzere iki değişkenin karşılaştırılmasına dayanan ilişkisel istatistiklerden bağımsız örneklem t-testi kullanılarak analiz edilmiş ve etki büyüklüğünü tespit etmek amacı ile Cohen-d değerleri hesaplanmıştır. Nitel veriler betimsel ve içerik analizi yoluyla incelenmiştir. Araştırma ile hazırlanan Disiplinlerarası Düşünme Becerileri Uygulamalarının özel yetenekli öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinden olan yaratıcı düşünmeve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uygulamaların öğrencilerin akademik becerilerini geliştirmede etkili olduğu araştırmanın bir diğer sonucudur. Uygulamalar öğrenciler tarafından güzel, ilgi çekici, merak uyandırıcı ve heyecan verici bulunmuştur. Disiplinlerarası Düşünme Becerileri Uygulamalarına ilişkin öğretmenlerin olumlu görüşlere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Hamza Kaynar
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetişkinlerde affetme: Merhamet, duygu düzenleme ve psikolojik esneklik bağlamında karma bir araştırma

Bu araştırmanın temel amacı yetişkinlerde affetme, merhamet, duygu düzenleme ve psikolojik esneklik düzeyi arasındaki ilişkilerin yapısal eşitlik modeli ile belirlenmesi ve yetişkinlerde affediciliğin rolünün ve merhametin etkisini derinlemesine incelenmesidir. Araştırma, nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin birleştirildiği karma yöntem yaklaşımlarından açıklayıcı sıralı desen üzerine yapılandırılmıştır. Araştırmanın ilk adımında, nicel araştırmada verilerin toplanması için Heartland Affedicilik Ölçeği, Merhamet Ölçeği, Duygu Düzenleme Becerileri Ölçeği, Psikolojik Esneklik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu çeşitli şehirlerde yaşayan 529 yetişkin oluşturmuştur. Katılımcıların %56'sı kadın (297), %44'ü (232) erkektir. Yetişkinlerde affetme, merhamet, duygu düzenleme ve psikolojik esneklik düzeyi arasındaki ilişkileri belirlemek için yapısal eşitlik modellemesi analizi kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi analizi AMOS 21 Programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre yetişkinlerin merhamet düzeyleri ve affedicilik düzeyleri; affedicilik düzeyleri ile duygu düzenleme düzeyleri; affedicilik düzeyleri ile psikolojik esneklikleri düzeyleri; merhamet düzeyleri ile duygu düzenleme düzeyleri; merhamet düzeyleri ile psikolojik esneklik düzeyleri; duygu düzenleme düzeyleri ile psikolojik esneklik düzeyleri arasında pozitif yönlü doğrusal bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın ikinci adımında yetişkinlerde affediciliğin rolünün ve merhametin etkisini derinlemesine incelenmek için nitel araştırma yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında kolay durum örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmanın ilk aşamasına katılan 16 yetişkin ile görüşmeler yapılmıştır. Yetişkinlerin yarı yapılandırılmış görüşme formuna verdiği cevaplar içerik analizi ve betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda affetme algısı, affetmenin hayattaki etkileri, affetmenin sosyal açıdan etkileri, merhamet algısı, affetme ve merhamet ilişkisi temaları ve bu temalar altında kategoriler ortaya çıkmıştır. Bütün bu sonuçlar affetmenin yetişkinlerin hayatını pek çok yönden etkilediğini, merhametle ilişkili olduğunu göstermiştir. Elde edilen veriler literatür eşliğinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

BağışlamaDuygu düzenlemeMerhamet+1
Betül Yavuz
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede sayılarla kurulan birleşik kelimelerin kavram alanı

Birleşik kelimeler Türkçenin anlam zenginliklerine sahip dil unsurları arasındadır. Birleşik kelimeler çoğu zaman dildeki iki kelimenin bazen de ikiden çok kelimenin bir araya gelmesiyle oluşur. Bu birliktelik genellikle yeni bir sözlükbirime zemin oluşturur. Türkçenin her döneminde mevcut olan birleşik kelimeler Cumhuriyet döneminde bilim kollarının yabancı terimleri Türkçeleştirmek için başvurduğu önemli kelime kalıplarından birisi olagelmiştir. Kelimelerin birleşiminin ötesinde birleşik kelimeler kapsadıkları kavram alanı bakımından büyük öneme sahiptir. Birleşme yoluyla kurulan birleşik kelime farklı bir kavram alanına işaret etmektedir. Birleşik kelimeler sadece yapı olarak değil anlam ve kavram alanı olarak da ilgi çekici boyutlara ulaşmıştır. Birleşik kelimeleri teşkil eden yapılardan bir tanesi de içerisinde sayı bulunduran birleşik kelimelerdir. Türkçede sayılar kelime birleşimlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Bir ya da daha çok unsuru sayı olan birleşik kelimeler kavram alanı bakımından dikkat çekici özelliklere sahiptir. Kelime birleşimi ile türetilen birleşik kelimelerde sayılar temel anlamlarını koruyarak oluşan birleşik kelimenin kavram alanına katkıda bulunmuştur. Ancak tespit edilen bulguların önemli bir kısmında sayılar temel anlamlarından sıyrılarak yan ve mecaz anlam bağlamında birleşik kelimenin kavram alanını oluşturmuştur. Çalışmanın amacı TDK Türkçe Sözlük, Kubbealtı Misalli Büyük Türkçe Lügati ve Ötüken Türkçe Sözlük'te yer alan birleşik kelimeler arasında sayılarla kurulan birleşik kelimeleri tespit etmek ve işbu birleşik kelimelerin kavram alanlarını tasnif etmektir. Bu doğrultuda ilgili sözlükler tarama modelinde taranmış ve doküman analizi yöntemiyle irdelenmiştir. Elde edilen veriler sayı ve basamak değeri doğrultusunda artan biçimde sıralanmıştır. Araştırmanın sonucunda tespit edilen sayılarla kurulmuş birleşik kelimeler, Anatomi, Argo, Askerlik, Astroloji, Avcılık, Bahis, Balistik, Bitki Bilimi, Denizcilik, Dil Bilgisi, Dinî- Tasavvufî, Diplomasi, Eğitim, Edebiyat, El Sanatları, Felsefe, Fizik, Gıda, Giyim, Gök Bilimi, Halk Bilimi, Hava Bilgisi, Havacılık, Hayvan Bilimi, İstihbarat, Kimya, Maliye- Ekonomi, Matematik- Geometri, Mitoloji, Mimarlık, Müzik, Otomotiv, Oyun, Ruh Bilimi, Sinema- Tiyatro, Spor, Takı- Mücevherat, Tıp, Toplum Bilimi ve Yer Bilimi başlıkları altında tasnif edilmiştir. Bu kavram alanlarının belirlenmesinde modern bilim kolları esas alınmıştır. Kavram alanlarının isimlendirilmesi uzman görüşleri alınarak yapılmış ve güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır. Sayılarla kurulan birleşik kelimeler arasında birleşik fiiller başka bir çalışmanın konusu olacak nitelikte olduğu için bu çalışmada yer verilmemiştir. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda birleşik kelimelerin imlası, tespiti ve tahliline ilişkin birtakım önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkçe, birleşik kelime, sayıyla kurulan birleşik kelime, kavram, kavram alanı.

Birleşik kelimelerKavram alanlarıKavramlar+3
Ali Canbulat
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencileri tarafından en çok okunan çocuk kitaplarının incelenmesi

Okuma; bilgilenmeyi, gelişmeyi ve eğlenmeyi sağlayan bir etkinliktir. Okuma, bireyin kişiliğini geliştirir, düşünme dağarcığını zenginleştirir. Okuma; beynin görme, algılama, seslendirme, anlama, yapılandırma gibi işlevlerinden oluşur. Bu çalışmada ortaokul öğrencileri tarafından en çok okunan çocuk kitaplarının belirlenmesi ve incelenmesi hedeflenmiştir. Çocukların edebiyat ihtiyacına yanıt veren eserler belirlenip çocukların yönelimleri fark edilmelidir. Öğrencilerin okuması kadar ne okudukları, neleri beğendikleri ve niye beğendikleri de önemlidir. Literatüre bakıldığında genelde öğrencilerin okuma alışkanlıklarıyla ilgili çalışmalar yapıldığı ya da belli bir yazarın belli bazı çocuk edebiyatı eserleri üzerine çalışmalar yapıldığı görülmektedir. Yapılacak çalışmanın konusunda daha önce bir çalışma yapılmamış olması araştırmanın önemli yönlerinden biridir. Bu araştırmada, olay ve olguları sosyal özelliği olan insana göre ele alan nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin en çok okuduğu ve beğendiği kitapları belirlenmeye yönelik yapılan bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden olan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Bu çalışmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Konya'dan seçilen Şehit Mustafa Çuhadar Ortaokulu, Necip Fazıl Kısakürek Ortaokulu ve Cansu Şimşek Ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri ile Erzincan'dan seçilen Cumhuriyet Ortaokulu, Şehit Astsubay Tamer Meriç Ortaokulu ve Türk Telekom Binali Yıldırım Ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Okulların belirlenmesinde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Çalışma grubu; 5. sınıf için 61 kız, 41 erkek toplam 102 öğrenci; 6. sınıf için 69 kız, 40 erkek toplam 109 öğrenci; 7. sınıf için 56 kız, 46 erkek toplam 102 öğrenci; 8. sınıf için 51 kız, 36 erkek toplam 87 öğrenci olmak üzere 400 öğrenciden oluşmuştur. Çalışma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı ile sınırlı kalmıştır. Son 1 yıl içinde okunan ve beğenilen kitapların adı istenmiştir. Çalışmada verilerin toplanmasında, Öğrencilerin Okuduğu Çocuk Kitaplarının Belirlenmesine Yönelik Öğrenci İle Görüşme Formu kullanılmıştır. Görüşme formu hazırlandıktan sonra alan uzmanlarının görüşlerine sunulmuş ve dönütlerden sonra forma son şekli verilmiştir. Görüşmelerde öğrencilerin ilave olarak belirtecekleri görüşleri de değerlendirmeye alınmıştır. Öğrencilerin kitapların sadece adını ya da yazarını hatırlamaları durumunda kitapla ilgili diğer verilere araştırmacı tarafından ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, araştırma amacı ve alt problemler doğrultusunda frekans (f) ve yüzde (%) değerleri kullanılarak çözümlenmiştir; bulgular tablolar hâlinde sunularak yorumlanmıştır. Araştırmanın alt problemleri için betimsel analiz kullanılmıştır. 5. sınıf öğrencilerinin en beğendiği kitap Antoine de Saint-Exupéry'nin yazığı Küçük Prens'tir. Kitabın türü, ''fantastik roman''dır. Bu çalışmaya 102 5. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin % 13,26'sı bu kitabı beğenmiştir. 6. sınıf öğrencilerinin de en beğendiği kitap Antoine de Saint-Exupéry'nin yazığı Küçük Prens'tir. Kitabın türü, ''fantastik roman''dır. Bu çalışmaya 109 6. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin % 20,71'i bu kitabı beğenmiştir. 7. sınıf öğrencilerinin en beğendiği kitap Beyza Alkoç 'un yazığı Karantina 'dır. Kitabın türü, ''roman''dır. Bu çalışmaya 102 7. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin % 18,36'sı bu kitabı beğenmiştir. 8. sınıf öğrencilerinin en beğendiği kitap Beyza Alkoç 'un yazığı Karantina 'dır. Kitabın türü, ''roman''dır. Bu çalışmaya 87 8. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin % 27,84'ü bu kitabı beğenmiştir. Anahtar Kelimeler: çocuk edebiyatı, kitap okuma, ortaokul.

Kitap okumaOrtaokul öğrencileriÇocuk edebiyatı+1
Fatma Saatci Şengül
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00