Selçuk University
Discipline

Advertising

Selçuk University

32

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

32 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Siyasal yabancılaşmanın seçmen davranışı üzerindeki rolü: 2024 Türkiye yerel seçimleri Konya ili örneği

Bu çalışmanın amacı, seçmenin siyasal katılımını siyasal yabancılaşma bağlamında incelenmesidir. Bu araştırmanın ana problemi, seçmenin siyasal katılım düzeyleri ile siyasal yabancılaşma düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık var mıdır? şeklinde soru ile ifade edilmiştir. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise, 2024 Türkiye yerel seçimlerinde oy kullanma hüviyetine sahip, 18 yaşına girmiş, Konya ili merkez ilçeleri Selçuklu, Meram ve Karatay'da ikamet eden seçmen hüviyetine seçmenlerden oluşturmaktadır. Belirlenen evrene dayanarak örneklem hacminin / büyüklüğünün hesaplanmasında Oransal Örnekleme Yöntemi uygulanmıştır. Bu doğrultuda tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden olan kolayda örnekleme yöntemi ile 410 seçmenle anket yapılmıştır. Veri toplama araçları olarak ''siyasal katılım ölçeği'' ve ''siyasal yabancılaşma ölçeği'' kullanılmıştır. Analizler de ise, Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Vay Anova), Korelasyon ve Regresyon analizleri kullanılmıştır. Bu araştırmada, seçmenlerin siyasal katılım düzeylerinin düşük, siyasal yabancılaşma algılarının ise kararsızlık düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Seçmenler özellikle düşünce paylaşımı, miting ve eylem gibi katılım biçimlerinden uzak durmakta, katılımı daha çok seçimle sınırlı tutmaktadır. Siyasal Yabancılaşma Ölçeği alt boyutlarında da net bir tutum sergilenmemekte, duygular durumlara göre değişmektedir. Doğrulayıcı faktör analizleri ve güvenilirlik testleri, her iki ölçeğin de araştırma örneklemine uygun ve güvenilir olduğunu göstermiştir

Erhan Güneş
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

İlgilenim düzeyi çerçevesinde reklamda yaratıcı strateji, çekicilik ve arketip kullanımlarının incelenmesi

Bu araştırmada televizyon reklamlarında yaratıcı strateji, reklam çekiciliği ve arketip kullanımı, tüketici ilgilenimi düzeyi çerçevesinde incelenmiştir. Çalışma, 2022-2023 döneminde Türkiye'de ulusal televizyon kanallarında yayınlanan ve 25 sektöre ait 726 reklamı kapsamaktadır. Çalışmada sektörler, tüketicinin satın alma sürecinde gösterdiği bilişsel ve duygusal çaba esas alınarak düşük ve yüksek ilgilenim düzeyi şeklinde iki ana gruba ayrılmıştır. Reklamlar, Frazer'ın yaratıcı stratejileri, rasyonel-duygusal-hedonik çekicilik sınıflaması ve Mark ile Pearson'ın arketip kuramı temelinde kodlanmıştır. Her bir reklamda baskın olduğu düşünülen tek bir yaratıcı strateji, çekicilik ve arketip belirlenmiş; verilerin analizinde içerik analizi yöntemi ve MAXQDA yazılımı kullanılmıştır. Bulgular her iki ilgilenim grubunda da en sık tercih edilen yaratıcı stratejinin konumlandırma olduğunu göstermektedir. Düşük ilgilenim düzeyi sektörlerinde duygusal satış önermesi ve öncü üstünlük stratejisi öne çıkarken, yüksek ilgilenim düzeyi sektörlerinde duygusal satış önermesi ile marka imajı stratejisi de öne çıkmaktadır. Reklam çekicilikleri açısından, düşük ilgilenim düzeyi reklamlarında samimiyet, mizah ve eğlence/keyif alma gibi duygusal ve hedonik çekicilikler, yüksek ilgilenim düzeyi reklamlarında ise samimiyet, bilgi aktarma, masumiyet, eğlence/keyif alma gibi rasyonel, duygusal ve hedonik çekicilikler tercih edilmiştir. Arketip kullanımında da sıradan vatandaş arketipi her iki grupta da baskın konumdadır. Yüksek ilgilenim düzeyi reklamlarında koruyucu, kral, yaratıcı; düşük ilgilenim düzeyine ise kaşif, kahraman ve aşık arketipleri yoğun olarak kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar tüketicinin ilgilenim düzeyinin reklamın yaratıcı bileşenlerini nasıl şekillendirdiğine dair dikkat çekici bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırma, reklamcılık ve pazarlama literatüründe ilgilenim düzeyine yönelik kuramsal tartışmalara katkı sağlamanın yanı sıra sektördeki yaratıcı uygulamalara da yol gösterici bir nitelik taşımaktadır.

Reklamcılık
İsmail Arı
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Radyoların dijital dönüşümü ve dijital medya kullanım düzeyleri

Günümüzde dijital medyanın da ortaya çıkmasıyla birlikte geleneksel yayıncılık modelleri de önemli ölçüde değişiklik göstermeye başlamıştır. Bu bağlamda radyonun ilk icat edildiği dönemden itibaren günümüze kadar ayak uydurmayı başardığı gelişmelerle birlikte önemini sürdürmeye devam etmiştir. Günümüzde ise İnternet teknolojileri ile birlikte dijital medya kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital medya ve dijitalleşmenin radyo yayıncılığının dönüşümündeki etkilerini incelemek mümkündür. Bu çalışma, radyoların dijital medya çağındaki uyum düzeyini ortaya koyması ve radyo yayıncılığında yaşanan dönüşümü irdelemesi bakımından önem taşımaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın temel amacı, iletişim teknolojilerinin ve radyo kuruluşlarının dijitalleşmesinin radyo yayıncılığı üzerinde yarattığı değişim ve dönüşümü analiz etmektir. Bu çalışma, dijitalleşmenin etkisiyle radyo yayıncılığının büyük ölçüde dijital sistemlerle bütünleştiğini ve bütünleşme sürecinin devam ettiğini göstermektedir. Dijitalleşme, yalnızca teknik altyapının iyileşmesini değil, aynı zamanda dinleyici ile olan etkileşimin çok kanallı hale gelmesini sağlamıştır. Bu kapsamda Türkiye'deki ulusal yayın yapan geleneksel radyoların dijital dönüşümü ve dijital medya kullanım alışkanlıkları nitel araştırma yöntemlerinden biri olan derinlemesine görüşme yöntemi ile incelenmiştir. Derinlemesine görüşme, katılımcının düşünce, duygu ve deneyimlerini ayrıntılı biçimde anlamak amacıyla yapılan esnek yapılı nitel bir veri toplama yöntemidir. Bu doğrultuda, Türkiye'de ulusal çapta yayın yapan radyolarda görev alan 12 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiş Araştırma kapsamında katılımcılara konu ile alakalı 27 çeşitli soru yöneltilmiş ve radyoların dijital dönüşüm ve dijital medya kullanım düzeyleri ile ilgili elde edilen veriler MAXQDA programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital Medya, Dijital Dönüşüm, Radyo Yayıncılığı, Dijitalleşme

İbrahim Can İşler
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

İletişim tarzlarının müzakere tarzlarına etkisi üzerine bir araştırma

Bu çalışma, bireylerin iletişim tarzlarının müzakere tarzları üzerindeki etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın temel çıkış noktası, örgütsel ortamlarda bireyler arası iletişimin niteliğinin, çatışma çözümü ve müzakere süreçlerinin başarısında belirleyici bir rol oynadığı varsayımıdır. Bu bağlamda, iletişim biçimlerinin farklı müzakere stratejileriyle nasıl bir ilişki kurduğu, kamu çalışanları örnekleminde kapsamlı biçimde analiz edilmiştir. Araştırmanın temel bulguları, iletişim tarzlarının müzakere tarzlarını anlamlı düzeyde etkilediğini ortaya koymuştur. Özellikle baskın ve çekişmeli iletişim tarzlarının rekabetçi müzakere eğilimini güçlendirdiği; buna karşın açık, arkadaşça, kesin, rahat ve izlenim bırakan iletişim tarzlarının uyumlu ve işbirlikçi müzakere yaklaşımlarını desteklediği belirlenmiştir. Bu sonuç, iletişim tarzlarının yalnızca bireysel davranış göstergesi olmadığını, aynı zamanda müzakere sürecinin psikososyal iklimini ve sonuç yönelimini belirleyen temel bir değişken olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular, iletişim biçiminin müzakerenin yönünü, tonunu ve başarısını biçimlendirdiğini göstermektedir. Açık ve güven temelli iletişim biçimleri, karşılıklı anlayış ve uzun vadeli işbirliğini kolaylaştırırken; otoriter ve çekişmeli iletişim tarzları kısa vadeli kazanımlar sunsa da uzun vadede güven ve ilişki sürdürülebilirliğini zedeleyebilmektedir. Bu sonuçlar, iletişimin yalnızca bir aktarım aracı değil, aynı zamanda müzakere başarısının yapısal belirleyicisi olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, çalışma göstermiştir ki iletişim tarzları, müzakere süreçlerinde yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda stratejik bir araçtır. Açıklık, güven, empati ve izlenim yönetimi becerileri; örgütsel barışın, sürdürülebilir uzlaşının ve liderlik etkinliğinin temel bileşenleridir. Bu nedenle, kurumların müzakere süreçlerinde etkili iletişim kültürünü teşvik etmeleri, çalışanların duygusal zekâ ve empatik becerilerini geliştirmeleri ve güven temelli bir örgütsel iklim inşa etmeleri önerilmektedir. Bu tez, Türkiye'de kamu çalışanları üzerinde iletişim tarzı ve müzakere tarzı arasındaki ilişkiyi ampirik olarak inceleyen çalışmalardan biri olarak, literatüre hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir.

Sinem Ataseven
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim kültürüne etkileri bakımından deneyimsel pazarlama: Alışveriş merkezlerinde özel gün uygulamaları üzerine bir inceleme

Tüketim Kültürüne Etkileri Bakımından Deneyimsel Pazarlama: Alışveriş Merkezlerinde Özel Gün Uygulamaları Üzerine Bir İnceleme isimli bu tez çalışmasında, deneyimsel pazarlamanın tüketim kültürü üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Çalışmanın konusunun, kapsam ve sınırlılıklarının belirlenmesinin ardından kavramsal ve kuramsal çerçevede tüketim ve postmodern toplumsal yapıdaki sürekliliği toplumsal kuramlar ile ilişkilendirilerek açıklanmış; postmodern pazarlama anlayışı çerçevesinde deneyimsel pazarlama ve tüketim kültürüne etkisi incelenmiş ve deneyimsel pazarlamanın alışveriş merkezlerinde gerçekleştirilen özel gün uygulamalarında kullanımı ve etkilerine ilişkin bir inceleme yapılmıştır. Çalışma kapsamında, nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği tercih edilerek İzmir'de bulunan temalı bir alışveriş merkezinde 338 tüketiciye anket uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, beş stratejik deneyimsel modülü oluşturan duyusal, duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel deneyimlerin duygular; duyguların tatmin; tatminin davranışsal niyet ve son aşamada da davranışsal niyetin tüketicilerin tüketim davranışı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre duyusal, duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel deneyimsel pazarlama uygulamalarının duygulara, duyguların tatmine ve tatminin davranışsal niyete etkisi tespit edilmiş ve davranışsal niyetin cinsiyete göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Alışveriş merkezleriDeneyimsel pazarlamaPazarlama+3
Simge Uğurluer
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Video oyunlarındaki ürün yerleştirme uygulamaları: Spor oyunlarına yönelik bir içerik analizi

Hızla gelişen teknoloji ile birlikte video oyunları, günümüzde tüketiciler tarafından kolay erişilebilir konuma gelmiştir. Gün geçtikçe çeşitlenen oyun platformları ve sayıları her geçen yıl artan video oyunları sayesinde oyun olgusu, günümüz insanının boş zaman aktivitelerinden birisi haline gelmiştir. En parlak zamanlarını yaşayan oyun endüstrisine reklamcılık sektörünün ilgisi beklendiği üzere yoğun olmuştur. Video oyunlarının sağladığı pek çok avantaj, firmaları oyunlar etrafında reklam çalışmaları yapmaya teşvik eder durumdadır. Oynayan kişinin gönüllü bir şekilde zaman harcaması, yüksek etkileşimlilik, kolay erişilebilirlik, uzun oynama süreleri gibi etmenler, video oyunlarını mükemmel bir reklam mecrası haline getirmektedir. Video oyunları dahilindeki reklam çalışmaları advergames, oyun etrafında reklam ve oyun içi reklamcılık gibi çeşitli yapılar içerisinde bulunmakla birlikte bu tezde oyun içi reklam bağlamında incelenmiştir. Tezin ilk bölümünde, günümüzdeki oyun içi reklamcılık faaliyetlerinin temelini oluşturan ürün yerleştirme kavramından bahsedilmiştir. İkinci bölümde oyun reklamcılığının tarihi ile günümüzdeki konumu örneklerle açıklanmış ve oyun içi reklamların etkililiği tartışılmıştır. Son bölümde ise 2018 – 2019 dönemi spor oyunları içerisinden popülaritesi ve oynanma oranları en yüksek ve içerisinde oyun içi reklam çalışmaları barındıran MotoGP 19, FIFA 19, Madden NFL 19, F1 2018 ve NBA 2K19 isimli oyunlar içerik analizi kapsamında incelenmiştir.

OyunlarReklamlarSpor+2
Cansın Çavdar
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yemen ve Türkiye örneğinde kültürel faktörlerin ambalaj tasarımına etkileri

Ambalaj, bir ürünün müşteriye ulaştırılması bağlamında müşterinin doğrudan doğruya karşı karşıya kaldığı; ürünün satın alınmasını sağlayan önemli bir nesnedir. Her bir ambalaj, ürünü üreten firmanın kurumsal kültürüne ilişkin göstergeler barındırmakla birlikte, firmanın ait olduğu sosyal ve kültürel değerleri de taşıyabilmektedir. Ambalaj dendiğinde ise ilk akla gelen tasarım ve estetiktir. Tasarım ise pek çok değerin bir göstergesi olabilir. Yerelde uygulanan ambalaj, ürünün satıldığı pazarın sosyokültürel özelliklerini ne kadar fazla taşır ve bu özelliklere ne kadar fazla uyum sağlarsa o oranda tüketiciler tarafından kabul görecektir. Bu çerçevede çalışmanın amacı iki ayrı ülke örneği üzerinden her bir ülkenin kendisine has olan benzer ürünlerinin ambalaj tasarımlarının incelenmesiyle, söz konusu ambalaj tasarımlarındaki sosyal ve kültürel etkileri belirlemektir. Bu doğrultuda ise iki ülke arasındaki benzer ürünlere ait ambalaj farklılıklarını ortaya çıkarmak temel amaçtır. Çalışma, özellikle Türkiye ve Yemen'de tüketilen klasik usul ile pişirilen (Türkiye'de Türk Kahvesi olarak bilinen) ambalajlı kahve markaları örneği üzerinde gerçekleştirilecektir. Çalışmada yapılacak analizlerde göstergebilimsel çözümleme yöntemi kullanılacaktır. Anahtar kelimeler: ambalaj, ambalaj tasarımı, türk kahvesi, yemen kahvesi, kültür, grafik tasarım.

Ambalaj tasarımAmbalajlamaGrafik tasarımı+5
Ahmed Alı Qasem Mohammed Al Arefi
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal reklam uygulamaları ve sosyal ağ sitelerinde kullanımı: Onedio örneğinde bir inceleme

Dijital ve çevrimiçi ortamlardaki yenilikler iletişim çalışmalarını da etkilemiş, özellikle Web 2.0 ile beraber internet reklamcılığı alanında meydana gelen gelişmeler, markaların geleneksel medya stratejilerine ek olarak dijital medya stratejileri oluşturmalarına neden olmuştur. Tüketicinin çevrimiçi ortamlarda geçirdikleri uzun zaman dilimini ve çevrimiçi ortamların iletişim sürecinde sağladığı avantajları keşfeden markalar, hedef kitlelerini bu mecralarda yakalamak adına yoğun bir reklam yarışına girmişlerdir. Bu reklam yarışının sonucu olarak bannerların ve görüntülü (display) reklamların tüketicinin çevrimiçi deneyimlerini izinsiz bir şekilde kesintiye uğratmaya başlaması, zamanla tüketicilerin bu tür reklamlara karşı negatif bir tutum sergilemelerine neden olmuştur. Ayrıca bu tür çevrimiçi reklamların reklam engelleme programları ile engellenebilir olması, markaları çevrimiçi mecralarda başka reklam modellerine yönelmeye itmiştir. Doğal reklamlar, tüketicilerin çevrimiçi deneyimlerini bölmemesi, tamamen içerisinde bulunduğu mecranın dinamiklerini taklit ederek, tüketiciye medya kanalı ile uyumlu bir okuma/izleme deneyimi sunması nedeni ile diğer internet reklamcılığı türlerinden farklı bir yerde konumlanmaktadır. Doğal reklamlar ile satın alma çağrısı yapmak yerine daha çok tüketicinin ilgisini çekecek konular üzerinden marka farkındalığı yaratmak amaçlanmaktadır. Çalışmanın amacı, Onedio sosyal ağ sitesinde yayınlanan doğal reklam içeriklerinin doğal reklam stratejilerini, biçimsel ve içeriksel yapılarını ve hikâye anlatım özelliklerini ortaya koymaktır. Bu çalışma kapsamında öncelikle Onedio içerik platformunun ana sayfasında Ekim ayı boyunca görüntülenen 124 adet doğal reklam incelenmiştir. İnceleme sonucunda 41 adet markanın mecrada yayın içi içerik reklamı yayınladığı tespit edilmiş ve bu reklamlar da ayrı bir analize tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda ana sayfada görüntülenen doğal reklamlarda ağırlıklı olarak ürün/hizmet özellikleri ve erkeksilik/kadınsılık mesaj çekiciliklerinin kullanıldığı, metinlerin daha çok merak uyandırıcı şekilde kurgulandığı ve görsellerde tanıtıma yönelik mesaj içeriklerine ağırlık verildiği tespit edilmiştir. Mecrada yayınlanan yayın içi içerik reklamlarında hikâyelerin genellikle gelecek için yol gösterme amacı güttüğü ve markaların çoğunlukla tavsiyelerde bulunan yaşlı bilge arketipine büründüğü belirlenmiştir.

Doğal reklamReklamlarSosyal ağlar+2
Özde Çekal
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Marka yönetiminde alternatif medya kullanımı

Web 2.0 teknolojisiyle birlikte iletişim dünyasına giren sosyal medya tek yönlü iletişimden çok yönlü iletişime geçişi sağlayarak markalara önemli fırsatlar sunmuştur. Sosyal medya ile tüketicinin marka iletişimi sürecine dahil edilmesiyle marka ile tüketici arasında güçlü bir bağ kurulmaktadır. İnteraktif iletişimle kurulan bu bağ sayesinde tüketici markayı sahiplenmekte ve marka sadakati oluşmaktadır. Marka yönetiminin amacının öncelikle ürünü tüketici zihninde konumlandırmak, marka bilinirliği ve sonrasında marka sadakati yaratmak olduğundan hareketle sosyal medya kullanımı markalar açısından oldukça önemlidir. Günümüzde bir markanın büyüklüğü ne olursa olsun başarısı sosyal medya ortamlarını doğru kullanmakla değerlendirilmektedir. Marka yöneticileri sosyal medyayı markanın amaçlarına hizmet edecek şekilde kullanmak için doğru stratejiler geliştirmeli, medya planlarında bu doğrultuda sosyal medyaya önemli bir yer ayırmalıdır. Bu kapsamda tezin amacı, sosyal medyanın marka yönetimi sürecinde sahip olduğu işlevleri tanımlamak ve markaya sağladığı faydaları tespit edebilmektir. Ayrıca özellikle rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı ve sosyal medyanın son derece önemli hale geldiği günümüzde markaların sosyal medyayı marka yönetimi süreci içerisinde nasıl kullandığı açıklanmaya çalışılacaktır. Bu bağlamda tezin birinci ve ikinci bölümlerinde, tezin söz konusu amacını destekleyecek bilimsel tabanı, literatürden yapılan alıntılar ile oluşturulmuştur. Bu kapsamda birinci bölümde marka kavramı ve marka yönetimi süreci tanımlanmıştır. İkinci bölümde reklamcılıkta alternatif medyanın kullanımı ve sosyal medya incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise marka yönetiminde alternatif medya, özellikle sosyal medya kullanımı açıklanmış, Doritos markasının Doritos Akademi kampanyası incelenerek sosyal medya hesapları üzerinden yapılan araştırma bulgularına yer verilmiş, markanın sosyal medyayı marka yönetimi süreci içerisinde nasıl kullandığına dair sonuçlar verilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Marka, marka stratejileri, marka yönetimi, reklam, reklamcılık, alternatif mecra, sosyal medya

Aslı Albayrak
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir marka bileşeni olarak logolar ve logolarda tipografi kullanımının marka değerine etkisi

Bu çalışma, logolarda kullanılan tipografik karakterlerin marka değeri üzerindeki etkilerini, Aaker'in tüketici temelli marka değeri modelini temel alan bir alan araştırmasıyla açıklamayı amaçlamaktadır. Çalışma, alan araştırması sonucunda karşılaştırılan logo ve tipografik karakterlerin tüketicilerde bıraktığı etkinin marka değerine olan yansıması hakkında veriler öne sürmektedir. Marka değerinin temel kaynağı olan tüketicilerin marka imajına yönelik tutumları ve buna bağlı olarak logo ve logolarda kullanılan tipografik karakterlerin tasarım sürecinde dikkat edilmesi gereken özelliklerin yer aldığı çalışma kapsamında altı banka logosu karşılaştırılmış ve bu logolarda kullanılan tipografik karakterlerin marka değerini ne ölçüde etkilediği saptanmıştır.

LogoMarkaMarka değeri+5
Handan Güler İplikçi
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de 1950-1990 döneminde uygulanan ekonomi politikaları perspektifinden gazete reklamlarında yaşanan dönüşüm

"Türkiye'de 1950-1990 Döneminde Uygulanan Ekonomi Politikaları Perspektifinden Gazete Reklamlarında Yaşanan Dönüşüm" başlıklı bu çalışmanın temel amacı, 1950-1990 arası dönemde ekonomi alanında yaşanan gelişmelerin reklamcılığa olan yansımalarını sistematik bir yapı içerisinde değerlendirerek ekonomideki değişim ile reklamlarda yaşanan değişim ilişkini analiz etmek ve dönem reklamcılığının temel özelliklerini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında ilk bölümde dünyadaki gelişmeleri de dikkate alarak Türkiye ekonomisinin gelişim süreci ele alınmış, incelemeye konu olan 1950-1990 dönemi ekonomisindeki gelişmeler, izlenen politikalar ve ortaya çıkardığı sonuçlar kapsamlı şekilde aktarılmıştır. İkinci bölümde ise Türk reklamcılığının cumhuriyet öncesi ve sonrası tarihsel gelişimi üzerine odaklanılmıştır. Bölüm kapsamında, özellikle 1950-1990 dönemi reklamcılığında yaşanan gelişmeler, teknik anlamdaki değişimler, medya, ajans ve mesleki örgütlenme gibi ilgili konular ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise araştırma ve elde edilen sonuçlar analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, 1950-1990 döneminde ekonomide uygulanan politikaların ve yaşanan gelişmelerin reklamcılık alanında büyük oranda karşılığını bulduğu anlaşılmaktadır. Hükümetin genel ekonomik yaklaşımı yanında makro ekonomik değişkenler olarak ithalat ve ihracat, mal ve hizmet üretimi, yatırım teşviki, tüketim harcamaları, devletin toplam geliri gibi alanlardaki politikaların incelenen dönemdeki gazete reklamları üzerindeki etkisinin olduğu görülmektedir. Araştırma sonuçlarına göre, üç farklı ekonomik dönem içerisinde incelenen 1950-1990 arasında yayınlanan gazete reklamlarının yıllara, dönemlere, ürün ve hizmet kategorilerine, reklamveren menşeine ve reklamveren özelliklerine göre ekonomi politikaları etkisinde değişim yaşadığı görülmüştür. Ayrıca ekonomik bazı faktörlerin, reklamın temel biçimsel unsurlarından olan logo/amblem kullanımı, renk kullanımı, görsel kullanımında da değişim yönünde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunlara ek olarak ekonomik uygulamaların, genel anlamda gerek reklam sektörünün gerekse reklamveren olan yerli işletmelerle onların sahip olduğu markaların gelişimine de katkı sunmuştur.

Ekonomi politikalarıEkonomi tarihiGazete reklamları+2
Murat Çelik
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlamasının yeni yüzleri Youtube içerik üreticileri ve kanal toplulukları: Youtuber - marka işbirliği videoları üzerine bir araştırma

Teknolojideki değişimler ve sosyal medyanın gelişimi ile birlikte tüketicilerin etki alanı genişlemiştir. Bugün tüketicilerin, sosyal medya platformlarında paylaştığı bir düşünce kolaylıkla büyük kitlelere ulaşabilmektedir. Kullanıcı tarafından üretilen içeriğin gücü, markaların yalnızca sosyal medya platformlarında var olarak hedef kitleleri ile etkili bir iletişim kurmasını zorlaştırmaktadır. Sahip oldukları kanal topluluklarını etkileme kapasitene sahip popüler YouTube içerik üreticileri ile hazırlanan işbirliği videoları, markaların hedef kitleleri ile doğal ve etkili bir şekilde iletişim kurmasına yardımcı olmaktadır. Temel amacı, içerik üreticisinin kanal topluluğu ile bağlantı kurmak olan işbirliği videolarının başarılı olabilmesi ancak stratejik bir yaklaşım ile mümkündür. Çalışmanın amacı markaların, YouTube içerik üreticileri ile birlikte hazırladığı işbirliği videolarındaki stratejik hataları engellemek için kanal topluluklarının işbirliği videoları karşısındaki tepkilerini incelemektir. Tezin ilk bölümünde genel olarak sosyal medya kavramından ve sosyal medya pazarlamasının geleneksel pazarlamadan farkından bahsedilmektedir. İkinci bölümde YouTube'un sosyal medya pazarlamasındaki yeri, Hovland'ın mesaj öğrenme tezi bağlamında YouTube içerik üreticileri ve kanal toplulukları ve YouTuber – marka işbirliği videoları açıklanmıştır. Son bölümde ise Avon markasının makyaj vloggerları Melodi Elbirliler, Tuğba Tunçkaya ve Cansu Akın ile birlikte hazırladığı "Denemeye Var Mısın?" kampanyasına yönelik kanal topluluklarının tepkileri incelenmiştir. İşbirliği videolarında yer alan toplam 2942 yorum, nitel bir araştırma deseni olan netnografi kapsamında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda her bir içerik üreticisinin farklı gruplardan oluşan kanal topluluğuna sahip olduğu ve kanal topluluklarının grup özellikleri doğrultusunda işbirliği videolarına yönelik tepkilerinin farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

MarkaPazarlamaReklamlar+7
Begüm Mutlu
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel markaların ürün yerleştirme stratejileri: Ana akım sinemadan örnek uygulamalar

Ürün yerleştirme; ürün ya da marka sahibinin, yapımcıya para ya da promosyon bedel ödemesi yöntemiyle markaların çeşitli şekillerde radyo, video oyun, roman, televizyon, sinema ya da diğer yaratıcı alanlarda bulunmasını sağlaması temeline dayanmaktadır. Ürün yerleştirme literatürde marka yerleştirme olarak da kullanılmaktadır. Araştırmalara bakıldığında en çok önem kazandığı ve yüksek bütçeli yatırımların yapıldığı alanın sinema olduğu görülmektedir. Sinemada ürün yerleştirmenin başlangıcı tartışmaları, sinemanın ilk zamanlarına kadar dayanmaktadır. Fakat ürün yerleştirmenin öneminin kavranması ve pazarlama iletişiminin bir uygulaması haline gelmesi 1980'li yılları bulmaktadır. Bu tarihten sonra dünyada yapımcılar ve markalar arasında yüksek bütçeli anlaşmalar yapılmış, zamanla fiyatlar ve süreler artmaya devam etmiştir. Ürün yerleştirme, markalar için tüketiciye ulaşmanın alternatif bir yoluyken maddi kaygıların ön planda tutulduğu ana akım sinema ve yapımcıları için de önemli bir gelir kaynağını oluşturmaktadır.

KüreselleşmeMarkaMarka konumlandırma+6
Sevgi Akça Güleş
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Medya kuruluşlarının reklamlarında mesaj stratejileri: Türkiye'deki medya kuruluşlarının dergi reklamlarına yönelik bir içerik analizi

Medya ortamlarında tüketiciyle buluşan markaların farklı stratejilerle hazırlanmış reklam mesajları vardır. Medya alanında faaliyet gösteren kuruluşlar, okuyucu, izleyici ve dinleyici kitleye yönelik olarak yaptıkları yayınların tiraj ve reyting oranlarında başarıyı hedeflemektedirler. Bunun yanında, temel gelir kaynağını oluşturan reklam gelirlerini arttırmak için kendi reklamlarına da önemli ölçüde yatırım yapmak durumundadırlar. Bu bağlamda medya kuruluşları, birer reklam mecrası olarak reklamverene ve reklamcılara seslendikleri reklamlarıyla farklı mecralarda farklı reklam stratejileriyle yer almaktadırlar. Bu çalışmada, Türkiye'de yayın hayatına devam eden medya kuruluşlarının reklamları incelenmiştir. Araştırmanın amacı, medya kuruluşlarının birer kurumsal marka olarak reklamlarında kullanılan mesaj stratejilerine ilişkin veriler elde etmektir. Bu amaç doğrultusunda reklamverenler, reklam ajansları ve medya sahiplerinin ilgilendiği sektörel dergilerde yer alan medya kuruluşu reklamlarına ilişkin genel bir değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında, 6 sektörel derginin 2016 yılı boyunca yayınlanan 12'şer sayısı taranmıştır. Araştırmada ulaşılan 175 medya kuruluşu reklamı mesaj stratejileri, yaratıcı stratejiler ve çekicilik türleri açısından içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir.

Dergi reklamlarıDergilerMedya+6
Emel Oturak
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Aldatıcı reklamların tüketici algısı üzerinde marka imajı ve marka sadakatine etkisi

Bu çalışma takviye edici gıda sektörü özelinde aldatıcı reklamların tüketici algılarının marka imajı ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerini incelemektir. Günümüzde sağlıklı yaşam ve bağışıklık sistemini destekleyici ürünlere yönelik tüketici talebinde önemli bir artış gözlemlenmektedir. Bu durum, sektörde hızlı büyümeye ve yoğun rekabete yol açmakta; bazı firmalar, tüketicileri yanıltıcı içerikler barındıran etik dışı reklam uygulamalarına başvurmaktadır. Aldatıcı reklamların tüketici algısını ve sadakatini nasıl etkilediğini anlamak, pazarlama stratejilerinin ve tüketici politikalarının etkinliği açısından önem taşımaktadır. Araştırmada, aldatıcı reklam algısının marka imajı ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerini ölçmek üzere nicel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Gaziantep ilinde yaşayan ve amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen 18 yaş üstü 399 tüketiciye çevrimiçi anket uygulanmıştır. Anket formunda katılımcıların demografik bilgileri, aldatıcı reklamlara yönelik algıları, marka imajı ve sadakat düzeylerini ölçmeye yönelik sorular yer almıştır. Toplanan veriler SPSS ve AMOS istatistik programları kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde güvenilirlik, doğrulayıcı faktör analizi ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, aldatıcı reklamların tüketicilerin marka imajını olumsuz yönde etkilediğini ve müşteri sadakatini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymuştur. Tüketicilerin özellikle sağlıkla ilgili ürünlerde reklamlarda yer alan yanıltıcı bilgilere karşı duyarlı olduğu belirlenmiştir. Etik ve şeffaf reklam uygulamalarının tüketici güvenini sağlamada kritik rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, sektördeki reklam denetimlerinin güçlendirilmesi ve tüketici bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu çalışma, sektördeki aldatıcı reklam uygulamalarının olumsuz etkilerini ortaya koyarak akademik literatüre ve ilgili politika yapıcılarına öneriler sunmayı amaçlamaktadır.

Aldatıcı reklam
Erkut Kuldaş
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Aldatıcı reklamların tüketici algısı üzerinde marka imajı ve marka sadakatine etkisi

Bu çalışma takviye edici gıda sektörü özelinde aldatıcı reklamların tüketici algılarının marka imajı ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerini incelemektir. Günümüzde sağlıklı yaşam ve bağışıklık sistemini destekleyici ürünlere yönelik tüketici talebinde önemli bir artış gözlemlenmektedir. Bu durum, sektörde hızlı büyümeye ve yoğun rekabete yol açmakta; bazı firmalar, tüketicileri yanıltıcı içerikler barındıran etik dışı reklam uygulamalarına başvurmaktadır. Aldatıcı reklamların tüketici algısını ve sadakatini nasıl etkilediğini anlamak, pazarlama stratejilerinin ve tüketici politikalarının etkinliği açısından önem taşımaktadır. Araştırmada, aldatıcı reklam algısının marka imajı ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerini ölçmek üzere nicel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Gaziantep ilinde yaşayan ve amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen 18 yaş üstü 399 tüketiciye çevrimiçi anket uygulanmıştır. Anket formunda katılımcıların demografik bilgileri, aldatıcı reklamlara yönelik algıları, marka imajı ve sadakat düzeylerini ölçmeye yönelik sorular yer almıştır. Toplanan veriler SPSS ve AMOS istatistik programları kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde güvenilirlik, doğrulayıcı faktör analizi ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, aldatıcı reklamların tüketicilerin marka imajını olumsuz yönde etkilediğini ve müşteri sadakatini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymuştur. Tüketicilerin özellikle sağlıkla ilgili ürünlerde reklamlarda yer alan yanıltıcı bilgilere karşı duyarlı olduğu belirlenmiştir. Etik ve şeffaf reklam uygulamalarının tüketici güvenini sağlamada kritik rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, sektördeki reklam denetimlerinin güçlendirilmesi ve tüketici bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu çalışma, sektördeki aldatıcı reklam uygulamalarının olumsuz etkilerini ortaya koyarak akademik literatüre ve ilgili politika yapıcılarına öneriler sunmayı amaçlamaktadır.

Aldatıcı reklam
Erkut Kuldaş
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik tepkisellik kuramı bağlamında oynanabilir reklamlar

Bu çalışma, dijital reklamcılıkta yenilikçi bir format olan oynanabilir reklamların kullanıcı algıları üzerindeki psikolojik etkilerini, Psikolojik Tepkisellik Kuramı çerçevesinde incelemektedir. Araştırma; algılanan kontrol, özgürlük tehdidi, anlık öfke ve bilişsel tepki değişkenleri arasındaki ilişkileri anlamayı amaçlamış ve çevrim içi anket yöntemiyle 593 katılımcıdan elde edilen veriler, yapısal eşitlik modellemesi (SEM) ile analiz edilmiştir. Psikolojik Tepkisellik Kuramı, bireylerin özgürlüklerinin tehdit edildiği durumlarda rahatsızlık hissederek duygusal ve bilişsel karşı-tepkiler geliştirme eğilimini açıklamaktadır Araştırma bulguları, özgürlük tehdidi algısının anlık öfkeyi güçlü bir şekilde artırdığını (β = +0.74) ve bireylerin rahatsızlık ve olumsuz duygular yaşamasına yol açtığını göstermektedir. Ayrıca özgürlük tehdidi, reklamı sorgulama, eleştirme ve manipülatif bulma gibi bilişsel direnç tepkilerini anlamlı düzeyde artırmıştır (β = +0.35). Bununla birlikte, algılanan kontrolün özgürlük tehdidi ile pozitif ilişki göstermesi (β = +0.10), kontrol algısının her zaman tehdit algısını azaltmayabileceğini ortaya koymaktadır. Öte yandan, algılanan kontrolün bilişsel direnç tepkilerini beklenmedik şekilde artırdığı görülmüştür (β = +0.28). Bu durum yüzeysel kontrol hissinin manipülatif algıları tetikleyebileceğini işaret etmektedir. Bu çalışma, oynanabilir reklamların tasarımında kontrol ve özgürlük algıları arasındaki hassas dengenin önemini vurgulamaktadır. Bireylerin özgürlük algısını destekleyen reklam tasarımlarının, reklam etkinliğini artırabileceği ve olumsuz tepkileri azaltabileceği öne sürülmektedir. Sonuç olarak bu araştırma, dijital reklamcılık stratejilerinde yalnızca teknik değil, psikolojik boyutların da dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Mustafa Merdin
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Animasyon filmlerindeki ürün yerleştirme stratejisinin çocuklardaki marka farkındalığındaki rolü

Günümüzde dijital medya tüketiminin artmasıyla birlikte, çocuklar reklamcılık faaliyetlerinin başlıca hedef kitlesi hâline gelmiştir. Bu bağlamda, özellikle animasyon filmleri gibi çocukların yoğun ilgi gösterdiği içeriklerde yer alan ürün yerleştirmeler, markaların görünürlüğünü artırmak amacıyla stratejik biçimde kullanılmaktadır. Bu tez çalışması, animasyon içeriklerinde yer alan ürün yerleştirmelerin çocukların marka farkındalığı üzerindeki rolünü incelemektedir. Çalışmada, çocukların medya içeriklerinden etkilenme düzeylerinin yaşa ve sosyal çevreye göre değiştiği ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, çocukların ürün yerleştirme stratejilerine karşı nasıl tepki verdikleri, ürün yerleştirme tür ve etkilerinin eğitim seviyelerine bağlı olarak değiştiğini, çocukların markaları ne ölçüde fark ettiklerini ve bu markalara dair ne tür anlamlar ürettikleri gibi konulara değinmiştir. Bu kapsamda, çalışmada 6-17 yaş aralığındaki 45 çocukla derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak görüşme gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeden elde edilen veriler MAXQDA programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Görüşme için üç farklı animasyon içeriği seçilmiş ve bu animasyonlar içerisinden görsel ürün yerleştirme, işitsel ürün yerleştirme ve hem görsel hem de işitsel (karma) ürün yerleştirme çeşitleri bulunmasına özen gösterilmiştir. Çocuklara çeşitli animasyonlar üzerinden sorular yöneltilmiş; belirli markaları hatırlama, markalara dair duygu ve düşüncelerini ifade etme ve bu markalarla günlük yaşamda kurdukları ilişkiyi tanımlama biçimleri incelenmiştir. Bu sayede, çocukların medya içerikleri aracılığıyla nasıl bir marka farkındalığı geliştirdiği, animasyon içeriklerinin bu konudaki rolü ve bu farkındalığın onların tüketici davranışlarına potansiyel etkileri detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ürün Yerleştirme, Marka Farkındalığı, Animasyon, Çocuk Tüketici

PazarlamaPazarlama iletişimiReklamcılık+1
Büşra Tutal
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Animasyon filmlerindeki ürün yerleştirme stratejisinin çocuklardaki marka farkındalığındaki rolü

Günümüzde dijital medya tüketiminin artmasıyla birlikte, çocuklar reklamcılık faaliyetlerinin başlıca hedef kitlesi hâline gelmiştir. Bu bağlamda, özellikle animasyon filmleri gibi çocukların yoğun ilgi gösterdiği içeriklerde yer alan ürün yerleştirmeler, markaların görünürlüğünü artırmak amacıyla stratejik biçimde kullanılmaktadır. Bu tez çalışması, animasyon içeriklerinde yer alan ürün yerleştirmelerin çocukların marka farkındalığı üzerindeki rolünü incelemektedir. Çalışmada, çocukların medya içeriklerinden etkilenme düzeylerinin yaşa ve sosyal çevreye göre değiştiği ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, çocukların ürün yerleştirme stratejilerine karşı nasıl tepki verdikleri, ürün yerleştirme tür ve etkilerinin eğitim seviyelerine bağlı olarak değiştiğini, çocukların markaları ne ölçüde fark ettiklerini ve bu markalara dair ne tür anlamlar ürettikleri gibi konulara değinmiştir. Bu kapsamda, çalışmada 6-17 yaş aralığındaki 45 çocukla derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak görüşme gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeden elde edilen veriler MAXQDA programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Görüşme için üç farklı animasyon içeriği seçilmiş ve bu animasyonlar içerisinden görsel ürün yerleştirme, işitsel ürün yerleştirme ve hem görsel hem de işitsel (karma) ürün yerleştirme çeşitleri bulunmasına özen gösterilmiştir. Çocuklara çeşitli animasyonlar üzerinden sorular yöneltilmiş; belirli markaları hatırlama, markalara dair duygu ve düşüncelerini ifade etme ve bu markalarla günlük yaşamda kurdukları ilişkiyi tanımlama biçimleri incelenmiştir. Bu sayede, çocukların medya içerikleri aracılığıyla nasıl bir marka farkındalığı geliştirdiği, animasyon içeriklerinin bu konudaki rolü ve bu farkındalığın onların tüketici davranışlarına potansiyel etkileri detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ürün Yerleştirme, Marka Farkındalığı, Animasyon, Çocuk Tüketici

PazarlamaPazarlama iletişimiReklamcılık+1
Büşra Tutal
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Animasyon filmlerindeki ürün yerleştirme stratejisinin çocuklardaki marka farkındalığındaki rolü

Günümüzde dijital medya tüketiminin artmasıyla birlikte, çocuklar reklamcılık faaliyetlerinin başlıca hedef kitlesi hâline gelmiştir. Bu bağlamda, özellikle animasyon filmleri gibi çocukların yoğun ilgi gösterdiği içeriklerde yer alan ürün yerleştirmeler, markaların görünürlüğünü artırmak amacıyla stratejik biçimde kullanılmaktadır. Bu tez çalışması, animasyon içeriklerinde yer alan ürün yerleştirmelerin çocukların marka farkındalığı üzerindeki rolünü incelemektedir. Çalışmada, çocukların medya içeriklerinden etkilenme düzeylerinin yaşa ve sosyal çevreye göre değiştiği ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, çocukların ürün yerleştirme stratejilerine karşı nasıl tepki verdikleri, ürün yerleştirme tür ve etkilerinin eğitim seviyelerine bağlı olarak değiştiğini, çocukların markaları ne ölçüde fark ettiklerini ve bu markalara dair ne tür anlamlar ürettikleri gibi konulara değinmiştir. Bu kapsamda, çalışmada 6-17 yaş aralığındaki 45 çocukla derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak görüşme gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeden elde edilen veriler MAXQDA programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Görüşme için üç farklı animasyon içeriği seçilmiş ve bu animasyonlar içerisinden görsel ürün yerleştirme, işitsel ürün yerleştirme ve hem görsel hem de işitsel (karma) ürün yerleştirme çeşitleri bulunmasına özen gösterilmiştir. Çocuklara çeşitli animasyonlar üzerinden sorular yöneltilmiş; belirli markaları hatırlama, markalara dair duygu ve düşüncelerini ifade etme ve bu markalarla günlük yaşamda kurdukları ilişkiyi tanımlama biçimleri incelenmiştir. Bu sayede, çocukların medya içerikleri aracılığıyla nasıl bir marka farkındalığı geliştirdiği, animasyon içeriklerinin bu konudaki rolü ve bu farkındalığın onların tüketici davranışlarına potansiyel etkileri detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ürün Yerleştirme, Marka Farkındalığı, Animasyon, Çocuk Tüketici

PazarlamaPazarlama iletişimiReklamcılık+1
Büşra Tutal
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Siyasal yabancılaşmanın seçmen davranışı üzerindeki rolü: 2024 Türkiye yerel seçimleri Konya ili örneği

Bu çalışmanın amacı, seçmenin siyasal katılımını siyasal yabancılaşma bağlamında incelenmesidir. Bu araştırmanın ana problemi, seçmenin siyasal katılım düzeyleri ile siyasal yabancılaşma düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık var mıdır? şeklinde soru ile ifade edilmiştir. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise, 2024 Türkiye yerel seçimlerinde oy kullanma hüviyetine sahip, 18 yaşına girmiş, Konya ili merkez ilçeleri Selçuklu, Meram ve Karatay'da ikamet eden seçmen hüviyetine seçmenlerden oluşturmaktadır. Belirlenen evrene dayanarak örneklem hacminin / büyüklüğünün hesaplanmasında Oransal Örnekleme Yöntemi uygulanmıştır. Bu doğrultuda tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden olan kolayda örnekleme yöntemi ile 410 seçmenle anket yapılmıştır. Veri toplama araçları olarak ''siyasal katılım ölçeği'' ve ''siyasal yabancılaşma ölçeği'' kullanılmıştır. Analizler de ise, Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Vay Anova), Korelasyon ve Regresyon analizleri kullanılmıştır. Bu araştırmada, seçmenlerin siyasal katılım düzeylerinin düşük, siyasal yabancılaşma algılarının ise kararsızlık düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Seçmenler özellikle düşünce paylaşımı, miting ve eylem gibi katılım biçimlerinden uzak durmakta, katılımı daha çok seçimle sınırlı tutmaktadır. Siyasal Yabancılaşma Ölçeği alt boyutlarında da net bir tutum sergilenmemekte, duygular durumlara göre değişmektedir. Doğrulayıcı faktör analizleri ve güvenilirlik testleri, her iki ölçeğin de araştırma örneklemine uygun ve güvenilir olduğunu göstermiştir

Erhan Güneş
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Siyasal yabancılaşmanın seçmen davranışı üzerindeki rolü: 2024 Türkiye yerel seçimleri Konya ili örneği

Bu çalışmanın amacı, seçmenin siyasal katılımını siyasal yabancılaşma bağlamında incelenmesidir. Bu araştırmanın ana problemi, seçmenin siyasal katılım düzeyleri ile siyasal yabancılaşma düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık var mıdır? şeklinde soru ile ifade edilmiştir. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise, 2024 Türkiye yerel seçimlerinde oy kullanma hüviyetine sahip, 18 yaşına girmiş, Konya ili merkez ilçeleri Selçuklu, Meram ve Karatay'da ikamet eden seçmen hüviyetine seçmenlerden oluşturmaktadır. Belirlenen evrene dayanarak örneklem hacminin / büyüklüğünün hesaplanmasında Oransal Örnekleme Yöntemi uygulanmıştır. Bu doğrultuda tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden olan kolayda örnekleme yöntemi ile 410 seçmenle anket yapılmıştır. Veri toplama araçları olarak ''siyasal katılım ölçeği'' ve ''siyasal yabancılaşma ölçeği'' kullanılmıştır. Analizler de ise, Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Vay Anova), Korelasyon ve Regresyon analizleri kullanılmıştır. Bu araştırmada, seçmenlerin siyasal katılım düzeylerinin düşük, siyasal yabancılaşma algılarının ise kararsızlık düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Seçmenler özellikle düşünce paylaşımı, miting ve eylem gibi katılım biçimlerinden uzak durmakta, katılımı daha çok seçimle sınırlı tutmaktadır. Siyasal Yabancılaşma Ölçeği alt boyutlarında da net bir tutum sergilenmemekte, duygular durumlara göre değişmektedir. Doğrulayıcı faktör analizleri ve güvenilirlik testleri, her iki ölçeğin de araştırma örneklemine uygun ve güvenilir olduğunu göstermiştir

Erhan Güneş
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Reklam iletişiminde hikayeleştirmeye yönelik "nörobiyolojik" yaklaşım

"Hikâye anlatan insan" olan Homo narrans, hikâye anlatıcılığının insan kültürü ve kimliğindeki içsel rolünü vurgulayan önemli bir kavramdır. Hikâyeler insan iletişiminin doğası, insan zihninin esasıdır. Hikâye anlatıcılığı, nesiller boyunca bilgiyi, kültürel değerleri ve kolektif hafızayı iletmek için hayati bir mekanizma görevi görmekte ve hikâyeler yaratma, paylaşma ve hikâyelerle etkileşim kurma yeteneği için temel hale getirmektedir. Hikâyelere ve anlatmaya karşı duyulan ilgiliyi fark eden reklam iletişimi uygulayıcıları, reklamlarda hikâyeleştirmeyi yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Tüketicileri etkilemek için hikâye anlatımını kullanan bir pazarlama stratejisi olan anlatısal reklamcılık, duygusal bağlantılar kurma ve marka hatırlanmasını artırma becerisi nedeniyle hikâyeleştirme yöntemine başvurmaktadır. Bu çalışma, anlatı içerikli reklamların neden ve nasıl mantıksal iknaya dayanan argüman içerikli reklamlardan daha etkili olduğu araştırmaktadır. Anlatı reklamlarını argüman içerikli reklamlardan daha etkili kılan faktörleri, reklam iletişiminde henüz yaygın olarak kullanılmayan, bireylerin duygusal biyokimyasını araştırarak açıklamaya çalışmaktadır. Bir anlatıya ve argümana maruz kalmadan önce ve maruz kaldıktan hemen sonra verilen fizyolojik tepkileri ve eylemi motive eden kandaki ve tükürükteki nörokimyasal değişimleri ölçmek için 84 katılımcıdan flebotomistler tarafından kan ve tükürük örnekleri alınmıştır. Çalışmada farklı reklam modeli seyrettirilen bireylerin tükürük ve kanlarında oksitosin, triptofan/kynurenin ve triptofan metabolit seviyeleri incelenmektedir. Literatürde, reklam iletişiminde hikâyeleştirmeyi nörobiyolojik belirteçlerin verileriyle inceleyen çalışmalara fazla rastlanmamaktadır. Çalışmanın literatürdeki bu açığı kapatmaya katkı sağlaması ve akademik düzeyde yürütülecek çalışmalara öncü olması da amaçlanmaktadır. Çalışma, reklam ve pazarlama stratejilerinde öyküleyici reklamların artan önemi nedeniyle öyküleyici reklamcılıkla ilgili önceki literatürü desteklemekte, nörobiyoloji perspektifi ile yeniden değerlendirilmekte ve tüketici davranışlarını tahmin edip, eksik parçaları tamamlamayı arzulamaktadır. Hikâye barındıran ve duygusal içeriklerle zenginleştirilmiş reklamları izleyen katılımcılarla, argümanlarla bezenmiş, bilgilendirici reklamları izleyen katılımcıların karşılaştırıldığı bu çalışmada, sonuçlar hikâye ve argüman grubunda katılımcıların hormon seviyelerinde belirgin bir anlamlılık ortaya konulamamıştır. Bu çalışmanın deneysel sonuçlarına göre, anlatısal reklamların anlatısal olmayan reklamlarla karşılaştırılmasında, anlatısal içerikli reklam filmi izledikten sonra, katılımcıların oksitosin seviyelerinde bazal seviyeye göre bir miktar artış görülse de değişim önemli bir düzeye ulaşmamıştır.

Mustafa Aydın
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici deneyimi kavramının uygulanışı ve algılanışı; Reklam ajansı, marka ve tüketici perspektifi

Bu çalışma, tüketici deneyimi kavramını hem akademik hem de sektörel perspektiflerden ele alarak, reklam ajanslarının, markaların ve tüketicilerin deneyim algılarını ve uygulamalarını incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada, deneyim ekonomisinin yükselişiyle birlikte tüketicilerin yalnızca ürün ve hizmete değil, aynı zamanda unutulmaz deneyimlere olan talebinin artışı vurgulanmıştır. Araştırma kapsamında, nitel yöntemlerden yararlanılarak, reklam ajansları, marka temsilcileri ve bilinçli tüketicilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Pine ve Gilmore'un (1998) deneyim ekonomisi kavramı çerçevesinde şekillendirilen görüşme sorularından elde edilen bulgular, deneyim tasarımında duygusal, duyusal, eğitici, estetik ve eğlence odaklı unsurların farklı ağırlıklarda öne çıktığını ortaya koymuştur. Özellikle markalar, deneyimlerin marka kimliğiyle uyumlu biçimde kurgulanmasının tüketiciyle duygusal bağ kurmada ve marka sadakatini artırmada belirleyici bir rol oynadığını ifade etmiştir. Ajanslar ise, bu sürecin stratejik planlama ve yaratıcı içerik üretimiyle desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tüketici perspektifinden elde edilen bulgular ise, deneyimlerin marka algısını doğrudan etkilediğini ve deneyim yoluyla kurulan bağın, geleneksel reklam biçimlerinden daha kalıcı izler bıraktığını göstermektedir. Katılımcılar, markayla yaşadıkları deneyimlerin, yalnızca ürün ya da hizmet kalitesiyle sınırlı kalmayıp, markanın değerleriyle olan örtüşme düzeyiyle de şekillendiğini belirtmiştir. Ayrıca, deneyimlerin dijitalleşme, yapay zekâ entegrasyonu ve teknolojik yeniliklerle daha katılımcı, ölçülebilir ve kişiselleştirilebilir hale geldiği görülmektedir. Genel olarak çalışma, tüketici deneyiminin yalnızca pazarlama iletişiminin bir unsuru değil, marka değerinin inşasında ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratmada stratejik bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırma, tüketici deneyiminin ekonomik ve sosyal bağlamda artan önemine ışık tutarak, markalar ve reklam ajansları için uygulamaya yönelik değerli stratejik öneriler sunmaktadır. Çalışmanın, hem teorik katkı sağladığı hem de sektörel uygulamalara rehberlik edeceği düşünülmektedir.

Marka deneyimiTüketici deneyimi
Zilan Oğuz
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici deneyimi kavramının uygulanışı ve algılanışı; Reklam ajansı, marka ve tüketici perspektifi

Bu çalışma, tüketici deneyimi kavramını hem akademik hem de sektörel perspektiflerden ele alarak, reklam ajanslarının, markaların ve tüketicilerin deneyim algılarını ve uygulamalarını incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada, deneyim ekonomisinin yükselişiyle birlikte tüketicilerin yalnızca ürün ve hizmete değil, aynı zamanda unutulmaz deneyimlere olan talebinin artışı vurgulanmıştır. Araştırma kapsamında, nitel yöntemlerden yararlanılarak, reklam ajansları, marka temsilcileri ve bilinçli tüketicilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Pine ve Gilmore'un (1998) deneyim ekonomisi kavramı çerçevesinde şekillendirilen görüşme sorularından elde edilen bulgular, deneyim tasarımında duygusal, duyusal, eğitici, estetik ve eğlence odaklı unsurların farklı ağırlıklarda öne çıktığını ortaya koymuştur. Özellikle markalar, deneyimlerin marka kimliğiyle uyumlu biçimde kurgulanmasının tüketiciyle duygusal bağ kurmada ve marka sadakatini artırmada belirleyici bir rol oynadığını ifade etmiştir. Ajanslar ise, bu sürecin stratejik planlama ve yaratıcı içerik üretimiyle desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tüketici perspektifinden elde edilen bulgular ise, deneyimlerin marka algısını doğrudan etkilediğini ve deneyim yoluyla kurulan bağın, geleneksel reklam biçimlerinden daha kalıcı izler bıraktığını göstermektedir. Katılımcılar, markayla yaşadıkları deneyimlerin, yalnızca ürün ya da hizmet kalitesiyle sınırlı kalmayıp, markanın değerleriyle olan örtüşme düzeyiyle de şekillendiğini belirtmiştir. Ayrıca, deneyimlerin dijitalleşme, yapay zekâ entegrasyonu ve teknolojik yeniliklerle daha katılımcı, ölçülebilir ve kişiselleştirilebilir hale geldiği görülmektedir. Genel olarak çalışma, tüketici deneyiminin yalnızca pazarlama iletişiminin bir unsuru değil, marka değerinin inşasında ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratmada stratejik bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırma, tüketici deneyiminin ekonomik ve sosyal bağlamda artan önemine ışık tutarak, markalar ve reklam ajansları için uygulamaya yönelik değerli stratejik öneriler sunmaktadır. Çalışmanın, hem teorik katkı sağladığı hem de sektörel uygulamalara rehberlik edeceği düşünülmektedir.

Marka deneyimiTüketici deneyimi
Zilan Oğuz
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital medya okuryazarlığı ve video oyun oynama davranışı ilişkisi üzerine uygulamalı bir çalışma

Dijitalleşmenin getirdiği yenilikler, oyun ekosistemini genişleterek bireylere eğlence, sosyalleşme ve bilişsel gelişim fırsatları sunarken, kontrolsüz kullanım durumunda sorunlu oyun oynama davranışları ve oyun bağımlılığı riskini artırmaktadır. Bu çalışma, dijital medya okuryazarlığı ile video oyun bağımlılığı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla 9–12 yaş arası 237 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular, dijital medya okuryazarlığı ile oyun bağımlılığı arasında pozitif yönlü zayıf fakat anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir (p<0,05). Oyun süresi arttıkça bağımlılık belirtileri de artmakta (r=0,52, p<0,001), erkek öğrencilerde bu risk daha yüksek görülmektedir (p<0,001). Ebeveyn denetimi doğrudan etkili bulunmamış, ancak yetersiz denetimin oyun süresini artırdığı belirlenmiştir. Çocukların en çok mobil cihazlar üzerinden oyun oynadığı ve bu durumun bağımlılık riskini artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, dijital medya okuryazarlığı, oyun süresi yönetimi ve bilinçli oyun oynama alışkanlıklarının geliştirilmesine yönelik öneriler sunmaktadır.

Feride Görpe
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital medya okuryazarlığı ve video oyun oynama davranışı ilişkisi üzerine uygulamalı bir çalışma

Dijitalleşmenin getirdiği yenilikler, oyun ekosistemini genişleterek bireylere eğlence, sosyalleşme ve bilişsel gelişim fırsatları sunarken, kontrolsüz kullanım durumunda sorunlu oyun oynama davranışları ve oyun bağımlılığı riskini artırmaktadır. Bu çalışma, dijital medya okuryazarlığı ile video oyun bağımlılığı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla 9–12 yaş arası 237 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular, dijital medya okuryazarlığı ile oyun bağımlılığı arasında pozitif yönlü zayıf fakat anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir (p<0,05). Oyun süresi arttıkça bağımlılık belirtileri de artmakta (r=0,52, p<0,001), erkek öğrencilerde bu risk daha yüksek görülmektedir (p<0,001). Ebeveyn denetimi doğrudan etkili bulunmamış, ancak yetersiz denetimin oyun süresini artırdığı belirlenmiştir. Çocukların en çok mobil cihazlar üzerinden oyun oynadığı ve bu durumun bağımlılık riskini artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, dijital medya okuryazarlığı, oyun süresi yönetimi ve bilinçli oyun oynama alışkanlıklarının geliştirilmesine yönelik öneriler sunmaktadır.

Feride Görpe
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital medya okuryazarlığı ve video oyun oynama davranışı ilişkisi üzerine uygulamalı bir çalışma

Dijitalleşmenin getirdiği yenilikler, oyun ekosistemini genişleterek bireylere eğlence, sosyalleşme ve bilişsel gelişim fırsatları sunarken, kontrolsüz kullanım durumunda sorunlu oyun oynama davranışları ve oyun bağımlılığı riskini artırmaktadır. Bu çalışma, dijital medya okuryazarlığı ile video oyun bağımlılığı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla 9–12 yaş arası 237 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular, dijital medya okuryazarlığı ile oyun bağımlılığı arasında pozitif yönlü zayıf fakat anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir (p<0,05). Oyun süresi arttıkça bağımlılık belirtileri de artmakta (r=0,52, p<0,001), erkek öğrencilerde bu risk daha yüksek görülmektedir (p<0,001). Ebeveyn denetimi doğrudan etkili bulunmamış, ancak yetersiz denetimin oyun süresini artırdığı belirlenmiştir. Çocukların en çok mobil cihazlar üzerinden oyun oynadığı ve bu durumun bağımlılık riskini artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, dijital medya okuryazarlığı, oyun süresi yönetimi ve bilinçli oyun oynama alışkanlıklarının geliştirilmesine yönelik öneriler sunmaktadır.

Feride Görpe
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici deneyimi kavramının uygulanışı ve algılanışı; Reklam ajansı, marka ve tüketici perspektifi

Bu çalışma, tüketici deneyimi kavramını hem akademik hem de sektörel perspektiflerden ele alarak, reklam ajanslarının, markaların ve tüketicilerin deneyim algılarını ve uygulamalarını incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada, deneyim ekonomisinin yükselişiyle birlikte tüketicilerin yalnızca ürün ve hizmete değil, aynı zamanda unutulmaz deneyimlere olan talebinin artışı vurgulanmıştır. Araştırma kapsamında, nitel yöntemlerden yararlanılarak, reklam ajansları, marka temsilcileri ve bilinçli tüketicilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Pine ve Gilmore'un (1998) deneyim ekonomisi kavramı çerçevesinde şekillendirilen görüşme sorularından elde edilen bulgular, deneyim tasarımında duygusal, duyusal, eğitici, estetik ve eğlence odaklı unsurların farklı ağırlıklarda öne çıktığını ortaya koymuştur. Özellikle markalar, deneyimlerin marka kimliğiyle uyumlu biçimde kurgulanmasının tüketiciyle duygusal bağ kurmada ve marka sadakatini artırmada belirleyici bir rol oynadığını ifade etmiştir. Ajanslar ise, bu sürecin stratejik planlama ve yaratıcı içerik üretimiyle desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tüketici perspektifinden elde edilen bulgular ise, deneyimlerin marka algısını doğrudan etkilediğini ve deneyim yoluyla kurulan bağın, geleneksel reklam biçimlerinden daha kalıcı izler bıraktığını göstermektedir. Katılımcılar, markayla yaşadıkları deneyimlerin, yalnızca ürün ya da hizmet kalitesiyle sınırlı kalmayıp, markanın değerleriyle olan örtüşme düzeyiyle de şekillendiğini belirtmiştir. Ayrıca, deneyimlerin dijitalleşme, yapay zekâ entegrasyonu ve teknolojik yeniliklerle daha katılımcı, ölçülebilir ve kişiselleştirilebilir hale geldiği görülmektedir. Genel olarak çalışma, tüketici deneyiminin yalnızca pazarlama iletişiminin bir unsuru değil, marka değerinin inşasında ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratmada stratejik bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırma, tüketici deneyiminin ekonomik ve sosyal bağlamda artan önemine ışık tutarak, markalar ve reklam ajansları için uygulamaya yönelik değerli stratejik öneriler sunmaktadır. Çalışmanın, hem teorik katkı sağladığı hem de sektörel uygulamalara rehberlik edeceği düşünülmektedir.

Marka deneyimiTüketici deneyimi
Zilan Oğuz
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Siyasal iletişim ve değişen seçmen davranışları: Y ve Z kuşağı seçmenlerinde kanat değişimlerinin sinir bilimsel incelenmesi

Demokratik seçimlerin yaşandığı toplumlarda siyasi partiler alabilecekleri en çok oyu alarak yönetme erkine sahip olmayı ya da yönetime etki etmeyi isterler. Bu nedenle hem partiye aidiyet hisseden bir kitle yaratmak ve konsolide etmek, hem de karasız seçmenlerin oyunu almak amacıyla ikna faaliyetlerinde bulunurlar. Bu ikna süreçlerinin ana bileşeni siyasal iletişim faaliyetleridir. Siyasal mesajlar ise seçmende kanaat oluşumuna ya da değişime etki etki eden başlıca unsurlardır. Siyasal mesajların tasarımı bu nedenle oldukça önem taşır. Doğru tasarlanan siyasal mesajlar seçmende rızanın imalatını gerçekleştirebilme kudretine sahipken yanlış tasarlanan siyasi mesajların ise bir krize neden olması kaçınılmazdır. Parti aidiyeti bulunan seçmenlerin aidiyet hissettikleri parti dışında başka bir partiye oy vermesi sıklıkla beklenen ya da gözlenen bir seçmen davranışı değildir. Bu nedene parti aidiyeti bulunan seçmen kitlesine "kemik oy" da denir. Siyasi partiler, başka partilere aidiyeti bulunan seçmen kitlesinin oy verme davranışının değişmeyeceği öngörüsüne sahiptirler. Buradan hareketle tüm siyasi partiler yüzergezer oy olarak adlandırılan kararsız seçmenin oyunu almaya taliptir. Bu araştırmada özel olarak tasarlanmış siyasal mesajların, toplam seçmen kitlesinin büyük çoğunluğunu oluşturan partizan seçmenlerin karar süreçlerinde değişikliğine neden olup olamayacağı sinir bilimsel yöntemlerle ortaya konulmaya çalışıldı.

NöropazarlamaSiyasal reklamSiyasi seçimler
Mustafa Murat Dalar
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Siyasal iletişim ve değişen seçmen davranışları: Y ve Z kuşağı seçmenlerinde kanat değişimlerinin sinir bilimsel incelenmesi

Demokratik seçimlerin yaşandığı toplumlarda siyasi partiler alabilecekleri en çok oyu alarak yönetme erkine sahip olmayı ya da yönetime etki etmeyi isterler. Bu nedenle hem partiye aidiyet hisseden bir kitle yaratmak ve konsolide etmek, hem de karasız seçmenlerin oyunu almak amacıyla ikna faaliyetlerinde bulunurlar. Bu ikna süreçlerinin ana bileşeni siyasal iletişim faaliyetleridir. Siyasal mesajlar ise seçmende kanaat oluşumuna ya da değişime etki etki eden başlıca unsurlardır. Siyasal mesajların tasarımı bu nedenle oldukça önem taşır. Doğru tasarlanan siyasal mesajlar seçmende rızanın imalatını gerçekleştirebilme kudretine sahipken yanlış tasarlanan siyasi mesajların ise bir krize neden olması kaçınılmazdır. Parti aidiyeti bulunan seçmenlerin aidiyet hissettikleri parti dışında başka bir partiye oy vermesi sıklıkla beklenen ya da gözlenen bir seçmen davranışı değildir. Bu nedene parti aidiyeti bulunan seçmen kitlesine "kemik oy" da denir. Siyasi partiler, başka partilere aidiyeti bulunan seçmen kitlesinin oy verme davranışının değişmeyeceği öngörüsüne sahiptirler. Buradan hareketle tüm siyasi partiler yüzergezer oy olarak adlandırılan kararsız seçmenin oyunu almaya taliptir. Bu araştırmada özel olarak tasarlanmış siyasal mesajların, toplam seçmen kitlesinin büyük çoğunluğunu oluşturan partizan seçmenlerin karar süreçlerinde değişikliğine neden olup olamayacağı sinir bilimsel yöntemlerle ortaya konulmaya çalışıldı.

NöropazarlamaSiyasal reklamSiyasi seçimler
Mustafa Murat Dalar
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Siyasal iletişim ve değişen seçmen davranışları: Y ve Z kuşağı seçmenlerinde kanat değişimlerinin sinir bilimsel incelenmesi

Demokratik seçimlerin yaşandığı toplumlarda siyasi partiler alabilecekleri en çok oyu alarak yönetme erkine sahip olmayı ya da yönetime etki etmeyi isterler. Bu nedenle hem partiye aidiyet hisseden bir kitle yaratmak ve konsolide etmek, hem de karasız seçmenlerin oyunu almak amacıyla ikna faaliyetlerinde bulunurlar. Bu ikna süreçlerinin ana bileşeni siyasal iletişim faaliyetleridir. Siyasal mesajlar ise seçmende kanaat oluşumuna ya da değişime etki etki eden başlıca unsurlardır. Siyasal mesajların tasarımı bu nedenle oldukça önem taşır. Doğru tasarlanan siyasal mesajlar seçmende rızanın imalatını gerçekleştirebilme kudretine sahipken yanlış tasarlanan siyasi mesajların ise bir krize neden olması kaçınılmazdır. Parti aidiyeti bulunan seçmenlerin aidiyet hissettikleri parti dışında başka bir partiye oy vermesi sıklıkla beklenen ya da gözlenen bir seçmen davranışı değildir. Bu nedene parti aidiyeti bulunan seçmen kitlesine "kemik oy" da denir. Siyasi partiler, başka partilere aidiyeti bulunan seçmen kitlesinin oy verme davranışının değişmeyeceği öngörüsüne sahiptirler. Buradan hareketle tüm siyasi partiler yüzergezer oy olarak adlandırılan kararsız seçmenin oyunu almaya taliptir. Bu araştırmada özel olarak tasarlanmış siyasal mesajların, toplam seçmen kitlesinin büyük çoğunluğunu oluşturan partizan seçmenlerin karar süreçlerinde değişikliğine neden olup olamayacağı sinir bilimsel yöntemlerle ortaya konulmaya çalışıldı.

NöropazarlamaSiyasal reklamSiyasi seçimler
Mustafa Murat Dalar
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00