
199
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Nükleer reaktörlerde alternatif nötron zırhlama malzemelerinin teorik geliştirilmesi
Dünya nüfusunun artması ve gelişen teknoloji ile enerji ihtiyacı her geçen gün daha da artmaktadır. Bu enerji açığını kapatmak için yeni enerji kaynakları üzerinde durulması, düşünülmesi ve hızlı bir şekilde alternatiflerin kullanıma alınması gerekmektedir. Nükleer enerji bu açığı kapatmak için en önemli adaylardan bir tanesidir. Özellikle nükleer enerji uygulamalarının gelecek vaat eden türlerinden biri olan füzyon reaktörlerinden elde edilecek enerji ile gelecekte enerji ihtiyacının büyük bölümü karşılanacağı görüşünde bilim insanları hemfikirdir. Fakat füzyon reaktörlerinin yaygın bir şekilde kullanılmasını engelleyen bazı problemler bulunmaktadır. Bu problemlerden biri, füzyon reaktörü birincil duvarının ve yapı malzemelerinin, D-T reaksiyonu sonucu açığa çıkan nötronlardan dolayı radyoaktif olmaya başlaması ve hasar görmesidir. Bu sebepten dolayı belli bir zamandan sonra füzyon reaktör duvarının değiştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle füzyon reaktör ve santrallerinin tasarım ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda malzeme geliştirme çalışmaları füzyon nükleer reaktör tasarımlarında büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ITER füzyon test reaktörlerinin birincil duvar yapı bileşenlerinde kullanılması planlanan F82H, JLF-1, Eurofer-97 ve CLAM çelik alaşımlarının nötron zırhlama kapasitelerinin araştırılması ve bu alaşımlara Bor (B) ve Molibden (Mo) katkılanmasının nötron zırhlama kabiliyetleri üzerine etkisini teorik ve simülasyon yöntemleri ile belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bulunan sonuçların nötron zırhlamada yaygın olarak kullanılan parafin ile karşılaştırılması gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda kullanılan nötron enerjileri 4,5 MeV ve 14 MeV olarak seçilmiştir. Numunelerin teorik olarak değerlendirilmesi etkin nötron sökme tesir kesitleri belirlenerek yapılırken GEANT4 simülasyon programı ile malzemelerin nötron zırhlama kabiliyetleri belirlenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada oluşturulan "F8Bor20 alaşımı", nötron zırh malzemesi olarak en ideal malzeme olduğu saptanmıştır.
Kesikli döküm proseslerinde enerji verimliliğinin artırılması için yeni bir filtreleme havuzunun tasarlanması
Küresel çapta hızla ilerleyen teknoloji ve buna bağlı olarak artan enerji ihtiyacının karşılanması karşısında fosil kaynaklı enerji türlerinin her geçen gün tükenmesi bilinen bir gerçektir. Diğer taraftan alternatif enerji kaynaklarının kullanımının henüz yeterli düzeyde olmaması son yıllarda enerji verimliliğinin önemini bir kez daha ispatlamıştır. Bu kapsamda üretim prosesinin her sürecinde enerjinin tüketiminde yapılan bir düzenleme ya da iyileştirme enerji verimliliğini arttırılması konusunda ilgili kurum/kuruluşlara olum yönde katkı sağlayacaktır. 20. Yüzyılın en gözde elementlerinden biri olan Alüminyum da bu enerji tüketiminde kendi üzerine düşen payı almıştır. Gerek rezerv eldesinden hammadde dönüşümüne gerekse hammaddeden yarı mamul ve nihai ürüne kadar alüminyumun işlenebilirliği sürecinde enerji tüketimi önemli boyutlara ulaşmaktadır. Bu nedenle alüminyum proseslerinde enerji ve nihai ürününe yapılan her iyileştirme hem enerjinin verimliğin arttırılması hem de çevre kirliliğinin azaltılması bakımdan fayda sağlayacaktır. Bu kapsamda Alüminyum kesikli döküm proseslerinde geleneksel filtreleme havuzunun kullanılması durumunda ortaya çıkan problemlerin ortadan kaldırılması ve verimliliğin arttırılması için bu çalışmada yeni bir filtreleme havuzu tasarlanmış ve imal edilmiştir. Sonuç olarak tez kapsamında tasarlanan filtreleme havuzu metalürjik açıdan ve enerji tüketimi açısından incelenmiştir. Metalürjik açıdan incelendiğinde, filtreleme havuzundan geçen alaşımda akışkanlık, mekanik değerlerde artış ve bifilm index analizinde iyileşme elde edilmiştir. Enerji verimliliği bakımından filtreleme havuzu hedeflenen tüketimin altında kalarak başarı sağlanmıştır.
Belediye çalışanlarının finansal okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi: Samsun Büyükşehir Belediyesi örneği
Çalışmada kamu çalışanlarının finansal bilgi, tutum ve davranışları ile finansal okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişki incelenmektedir. Ekonomi yorumu kabiliyeti, kredibilite-güvenirlik, operasyonel işlem ve riskten korunma boyutları dikkate alınarak belediye çalışanlarının finansal okuryazarlık düzeyleri araştırılmaktadır. Katılımcılardan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. 182 katılımcıdan elde edilen veriler ile geçerlilik, güvenirlik, faktör ve farklılık analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların gelirlerinin geçimlerini sağlamak için yeterli olduğunu düşünenler %46,2, katılımcıların performansları kadar maaş aldığını düşünenler %40,1, maaşların performansı etkilediğini düşünenler %47,3 ve bütçelerini başka bir gelir olmadan yönetenlerin %34,6 olduğu bulgulanmıştır. Katılımcıların yaşları ve medeni durumları ile finansal okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların eğitim düzeyi arttıkça, ekonomi yorumu kabiliyeti, kredibilite, güvenirlik ve finansal okuryazarlık düzeylerinin yükseldiği bulgulanmıştır. Katılımcıların unvanlarının yükselmesiyle, kredibilite ve finansal okuryazarlık düzeylerinin de yükseldiği görülmektedir. Belediye çalışanlarının maaşlarının performansını etkilediğini düşünenlerin finansal okuryazarlık düzeyleri ve boyutları ile maaşlarının performansını etkilemediğini düşünenlerin finansal okuryazarlık düzeyleri ve boyutları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Kamu binalarında güneş enerji sistemi dizaynı ve maliyet hesabı
Artan nüfus ve enerji ihtiyacıyla beraber çevre kirlilikleri de artış göstermiştir ve bu bağlamda yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgi de her geçen gün artmaktadır. Günümüzde, güneş enerjisinden enerji üretimi de bu kapsamda en çok tercih edilen veya sahip olunmak istenen enerji türlerinden bir tanesidir. Güneş panelleri ilk başta hesap makinesi, radyo, saat vb. düşük akıma ihtiyaç duyulan elektronik cihazlarda kullanılmıştır. Bunların dışında sokak aydınlatma sistemlerinde ve trafik ışıklarında da kullanılması öngörülmüştür. Son yıllarda, güneş enerjisini kullanım çeşitliliğini arttırabilmek için küçük ve büyük çaplı birçok çalışma gerçekleştirilmektedir. Özellikle çeşitli güneş panelleri üzerinde yapılan çalışmalar her gün artmakta, verimleri açısından çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Kamu binaları için örneklem olarak, bu tez çalışmasında güneşten elektrik elde edilerek Şırnak Belediyesi'nin elektrik ihtiyacını karşılayacak 10 MW'lık sistemin projelendirilmesi yapılmıştır. Bu çalışma ile kamu binalarında, gelecek için en avantajlı enerji üretme yöntemleri arasında yer alan güneş enerjisi tüm dünya ve canlılar için çok fazla önem arz ettiği vurgulanmıştır.
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin iletişim beceri ve teknoloji kullanım alışkanlık düzeyleri
Bu çalışmanın amacı, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin iletişim becerileri ve teknoloji kullanım alışkanlık düzeylerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde Beden Eğitimi ve Spor, Antrenörlük, Spor Yöneticiliği ve Rekreasyon bölümlerindeki 1., 2., 3., ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır ve 395 öğrenci (261 erkek, 134 kadın) araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, İletişim Becerileri Ölçeği ve Teknoloji Kullanım Alışkanlığı Ölçeği kullanılarak toplanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05'tir ve verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiklerden, Mann-Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman korelasyon testlerinden yararlanılmıştır. Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin iletişim beceri ve teknoloji kullanım alışkanlık düzeyleri ortalama puanın üzerindedir. Cinsiyet değişkeni açısından İletişim İlkeleri ve Temel Beceriler ve Etkili Dinleme ve Sözel Olmayan İletişim alt boyutları ile İletişim Becerileri Ölçeği toplam puanında kadınların lehine etki düzeyi küçük anlamlı bir farklılık olduğu (p<,05), iletişim ölçeğinin diğer alt boyutlarında ve Teknoloji Kullanım Alışkanlığı ölçeği puanlarında anlamlı bir farklılık olmadığı (p>,05) tespit edilmiştir. Lisans bölümü ve Sınıf düzeyi değişkenleri açısından İletişim Becerileri ve Teknoloji Kullanım Alışkanlık düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>,05). İletişim Becerileri Ölçeği ile alt boyutları arasında ve Teknoloji Kullanım Alışkanlığı Ölçeği ile alt boyutları arasında pozitif yönde bir ilişki tespit edilmiştir (p<,05). Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin iletişim becerilerini geliştirme ve teknoloji kullanım alışkanlıklarını düzenleme eğitimlerine katılmaları teşvik edilmelidir.
Sinop il merkezinin kentsel gelişiminin çevresel etkilerinin arazi kullanım değişimi kapsamında araştırılması
Sinop ili için önemli bir yatırım olan Sinop-Samsun karayolunun hizmete açılması, nükleer santral anlaşmasının imzalanması ve santral alt yapı sürecinin başlaması, mevcut hava limanının yeni yatırımlarla büyütülmesi ve kapasitesinin arttırılması, Sinop Üniversitesinin kurulması ve buna bağlı olarak personel ve öğrenci sayısının kısa zamanda artması, yeni hastane binasının tamamlanması, organize sanayi bölgesinin faal hale gelmesi ve diğer hususlar Sinop il merkezinde nüfus artışına sebep olmuş ve hızlı bir kentleşmeyi beraberinde getirmiştir. Bu hızlı nüfus artışı kent merkezinin hızla büyümesini tetiklemiştir. Bu süreçte Sinop il merkezi için sağlıklı kentsel gelişim süreci yaşayan bir şehir olma yolunda karar veren mekanizmalara değişen ve artan ihtiyaçlar doğrultusunda nitelikli ve nicelikli verileri zamanında temin etmek gerekliliği doğmuştur. Bu çalışmanın amacı, Sinop şehir merkezinin kentsel gelişim sürecinin çevresel etkilerinin arazi kullanım değişimi kapsamında araştırılması ve mevcut durumun analizidir. Bu bağlamda Sinop il merkezinin kentsel gelişim süreci ve arazi kullanım değişim ilişkisi irdelenmiştir. Çalışma kapsamında nüfus artışı, kentsel gelişim süreci, arazi kullanımı, afet alanlarına yerleşimler ile çevresel etkiler ele alınmıştır. Sonuç olarak Sinop ilinde hızlı bir kentsel gelişim söz konusudur. Kentsel gelişim sürecinde doğal özellikler, kültürel değerler ve çevresel etkilerin kentleşme sürecinde daha fazla dikkate alınması gerektiği öngörülmektedir.
Ultrasonik yöntem ile atık kızartma yağından biyodizel üretimi
Geleneksel yöntemlere kıyasla ultrasonik teknolojinin uygulandığı proseslerde biyodizel üretimi daha hızlı ve daha az enerji ile gerçekleşmektedir. Bu çalışmada, ultrasonik destekli transesterifikasyon işlemi ile biyodizel üretiminde optimum üretim parametreleri araştırılmıştır. Üretim için yapılan deneylerde hammadde olarak atık kızartma yağı kullanılmıştır. Prob yüksekliği, yağ sıcaklığı, ağırlıkça KOH ve metanol miktarı, görev döngüsü, reaksiyon süresi olarak belirlenen parametrelerin dönüşüm verimi, viskozite ve yoğunluk üzerine etkileri araştırılmıştır. Deney tasarımında Taguchi metodundan yararlanılmış ve bunun için L18 ortogonal dizisi seçilmiştir. Varyans analiziyle dönüşüm verimi, viskozite ve yoğunluğa hangi parametrenin ne derece etkilediği değerlendirilmiştir. Yanıt yüzey yöntemi ile test parametrelerinin dönüşüm verimi, viskozite ve yoğunluğa etkileri üç boyutlu grafikler ile irdelenmiş ve optimizasyon yapılmıştır. Sonuç olarak standartlara uygun biyodizel için optimum parametreler belirlenmiştir. Optimizasyon sonrası 10 mm prob yüksekliği, ağırlıkça %1 KOH, %24 metanol, görev döngüsü %65, yağ sıcaklığı 30 °C ve 6 dakikalık reaksiyon süresinin en uygun parametreler olduğu belirlenmiştir. Belirlenen bu parametrelere göre biyodizel üretimi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen biyodizelin yakıt analizi sonuçlarına göre TSE EN 14214 standartlara uygun olduğu saptanmıştır
Özgür Balpınar'ın çocuk edebiyatı yapıtlarının Türkçenin söz varlığı açısından incelenmesi
Bu çalışmada Özgür Balpınar'ın çocuk edebiyatı yapıtları söz varlığı ögeleri açısından incelenmiştir. Bu çalışmada söz varlığı ögelerinden "atasözleri, birleşik fiil, deyimler, ikilemeler, ilişki sözleri" alt kategoriler olarak belirlenmiştir. Bu söz varlığı ögelerinin ne sıklıkta ve ne düzeyde yansıttığını göstermek amaçlanmıştır. Balpınar'ın çocuk edebiyatı alanında hikâye türünde yazdığı 8 kitabın tespit edilen söz varlığı ögeleri içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Çözümlenen ögeler incelenen kitap için ayrı ayrı abecesel olarak sıralanmıştır. Yine incelenen her bir kitabın söz varlığı ögelerinin sıklık ve yüzdelerini gösteren tablolara yer verilmiştir. Balpınar'ın incelenen çocuk edebiyatı eserlerinde çeşitli söz varlığı unsurlarına yer verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Tespit edilen söz varlığı ögelerinden birinci sırada deyimlere ya da birleşik fiillere, daha sonra ikilemelere, sonrasında ilişki sözlerine, en az ise atasözlerine yer verdiği saptanmıştır. İnceleme sonucunda çocukların Özgür Balpınar'ın çocuk edebiyatı eserleriyle tanıştırılmaları gerektiği, bu kitapları okuyan çocukların kelime dağarcıklarının artacağı, anlatım becerilerinin gelişeceği, Türkçenin inceliklerini daha iyi kavrayabileceği kısacası anadili olan Türkçeden zevk alacağı sonucuna ulaşılmıştır.
GSM baz istasyonlarının enerji ihtiyacının fotovoltaik sistemlerle karşılanması
Enerji, yaşadığımız toplumun yani dünyanın temellerinden biridir. Ülkemiz açısından ekonomik ve toplumsal yönden gelişmek, gelişmiş ülkeler düzeyine ulaşmak için bir gösterge durumuna sahiptir. Bugünlerde son dönem enerji üretim ve tüketim yöntemleri ile yenilenemeyen enerji kaynaklarımız tüketilmekle birlikte geri dönüşümü olmayan bir hasara sebep olmakta ve çevresel kirlilik meydana getirilmektedir. Yenilenebilir enerji birçok açıdan öneme sahiptir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının içinde tüm yenilenebilir enerjilerin temelini oluşturan güneş enerjisi de bulunmaktadır. Bu kaynaklar geliştirilmeyi beklemektedirler. Güneş enerjisi, potansiyeli açısından farklı yenilenebilir enerji kaynaklarına kıyasla birçok açıdan daha avantajlı konumdadır. Bu çalışmada, Çorum ilinde kırsal bölgelerde ve şehir merkezinde bulunan GSM baz istasyonlarının ayrı ayrı elektrik ihtiyacının tespit edilmesi ve bu gereksinimin fotovoltaik sistemlerden karşılanmasının amaçlanması durumunda sistemin üretebileceği elektrik enerjisi miktarının tespiti ve sistem gereksinimlerinin analizinin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Kırsal bölgelerde kurulacak olan baz istasyonlarının özellikle elektrik şebekelerinden uzak bölgelerde olmasından dolayı hat çekme maliyetleri artış göstermektedir. Bu durum da mobil operatörlerinin istemediği bir durumdur. Dolayısıyla kırsal bölgelerde şebekeden bağımsız FV sistemlerin tercih edilmesi cazip gözükmektedir. Çalışma kapsamında, simülasyonu yapılacak olan yapıya ilişkin sistem, temelde şebekeden bağımsız bir sistem olarak ve aynı zamanda karşılaştırabilmek amacıyla aynı yapının şebekeye bağlı olduğu durum da göz önünde bulundurularak, sistemin kurulumu için gerekli olan hesaplamalar ve tasarımlar yapıldı, ayrıca ekonomik olarak uygulanabilirliği belirlendi.
Görsel, sözel ve karma geri bildirim yöntemlerinin yüzme öğrenme becerileri üzerine etkileri
Bu araştırmanın amacı, görsel, sözel ve karma geri bildirim yöntemlerinin yüzme öğrenme becerileri üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Araştırma deneysel modelli bir çalışmadır. Araştırma grubunu, Sinop Üniversitesi'nde öğrenim gören ve yüzme bilmeyen toplam 29 kadın öğrenci oluşturmaktadır. Bu kapsamda araştırmaya katılan bireylere yüzme antrenmanlarına başlamadan önce, araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ve Şimşek (2002) tarafından geliştirilen BİG16 Öğrenme Biçemleri Envanteri uygulanarak, katılımcılar; Görsel (GGBG), Sözel (SGBG) ve Karma Geri Bildirim Gruplarına (KGBG) ayrılmıştır. Gruplara, sekiz hafta (haftada bir gün, bir saat) boyunca aynı antrenman programı, farklı geri bildirimler ile uygulanmıştır. Dördüncü haftada serbest, yan ve sırtüstü ayak vuruşları ile ilgili ölçümler, sekizinci haftada ise serbest stil yüzme ve sırtüstü stil yüzme ile ilgili ölçümler 25 metre yüzdürülerek videoya alınmıştır. Video değerlendirmeleri, kıdemli ve deneyimli altı yüzme antrenörü ile ayrı zamanlarda yapılmış ve 5'li likert sistemine göre puanlandırılmıştır. Verilerin analizi, SPSS 26.0 paket programı kullanılarak çözümlenmiş ve gruplar arası karşılaştırma yapılarak etkili olan geri bildirim tipine bakılmıştır. Verilerin analizinde normallik dağılımı gösterip göstermediğini belirlemek için Shapiro – Wilk kullanılmıştır. Parametrik dağılım gösteren verilerin gruplar arası karşılaştırması için Oneway ANOVA testi, nonparametrik dağılım gösteren veriler için gruplar arası karşılaştırması için Kruskal Wallis Test ile bakılmış ve anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların hepsinin serbest stil ve sırtüstü stil yüzebildikleri gözlenmiş ve bu gözlem, öğrenme sürecinde geri bildirimin önemini bir kez daha kanıtlamıştır. Geri bildirim tiplerinin etkinlik boyutuna bakıldığında; karma geri bildirim yönteminin en etkili, sözel geri bildirim ise en az etkili geri bildirim yöntemi olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, yüzme antrenörlerinin özellikle teknik antrenman sürecinde sadece sözel geri bildirimlerden değil, aynı zamanda görsel geri bildirim yöntemlerinden de yararlanması, sporcuların daha doğru teknik geliştirebilmesi adına önem arz etmektedir.