
Tarım Bilimleri Anabilim Dalı (disiplinlerarası)
Sivas University of Science and Technology7
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sürdürülebilir peyzaj kapsamında Yozgat/Akdağmadeni'nin ekoturizm potansiyeli ve yerel halkın farkındalık düzeyinin incelenmesi
Sürdürülebilirlik, doğal kaynakların korunması, ekonomik ve sosyal refahın artırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Ekoturizm, doğal alanların korunmasını desteklerken yerel kalkınmaya katkıda bulunan bir turizm türü olarak öne çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, Yozgat ili Akdağmadeni ilçesinde ekoturizm potansiyelini değerlendirmek ve mevcut eksiklikleri belirleyerek sürdürülebilir kalkınmaya yönelik öneriler sunmak amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, yerel halkın ekoturizm algısı ve farkındalığını belirlemek için demografik veriler analiz edilmiş, ekoturizm faaliyetlerine katılım düzeyleri incelenmiş ve ekoturizmin yerel kalkınma üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Bulgular, doğa yürüyüşü (trekking), bisiklet turizmi ve kültür turizminin en çok tercih edilen ekoturizm faaliyetleri olduğunu ortaya koymuştur. Ancak, altyapı eksiklikleri, yerel yönetimlerin politika eksikliği ve halkın bilinç düzeyinin düşük olması gibi unsurlar, bölgenin ekoturizm potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilememesine neden olmaktadır. Sonuç olarak, Akdağmadeni ilçesinin ekoturizm destinasyonu olarak gelişebilmesi için yerel yönetimlerin destekleyici politikalar geliştirmesi, toplumun ekoturizm konusunda bilinçlendirilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve doğa turizmine yönelik tanıtım faaliyetlerinin artırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda önerilen stratejik planlama çalışmaları hem bölgenin ekonomik kalkınmasını destekleyecek hem de doğal ve kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayacaktır.
Solar yöntemlerle elde edilen sıcak suyun bazı yabancı otlar üzerindeki etkileri
Bu çalışma Iğdır Üniversitesi Şehit Bülent Yurtseven Kampüs'ündeki sert zemin alanlarında sorun teşkil eden Plantago major L., Amaranthus blitoides (L.) S.Watson., Chenopodium botrys L., Heliotropium europaeum L., Cynodon dactylon (L.) Pers. yabancı ot türlerinin solar yöntemle elde edilen 98°C'deki sıcak suyun günün üç farklı zamanında(09:00, 12:00, 15:00) ve bitkilerin iki gelişme dönemi (GD) üzerindeki etkisini araştırmak amacı ile 2017-2019 yılları arasında yürütülmüştür. Çalışma Tesaduf Parselleri Deneme Desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Sıcak su uygulaması sonucunda bitkilerin toprak üstü ve toprak altı aksamlarının kuru madde miktarındaki düşüş genel olarak bütün bitkilerde olduğu gözlemlenmiştir. Yabancı otların birinci gelişme dönemleri genel olarak ikinci gelişme dönemlerine göre sıcak su uygulanmasından daha fazla etkilendiği görülmüştür. Sıcak suyun uygulanma zamanına baktığımızda en etkili sonuç öğleden sonra (15:00) gerçekleştirilen uygulamalardan elde edilirken en düşük etki ise sabah(09:00) uygulamasından elde edilmiştir. Çalışmada sıcak suyun bitkinin kaplama alanında meydana getirdği etkiyi (saksı başına düzen piksel sayısı) incelemek üzere dijital fotoğraklar çekilerek ''ImageJ'' paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada Plantago major L. bitkisinin kaplama alanında önemli bir azalma olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca kontrol amaçlı yapılan kimyasal uygulama ile sıcak su uygulaması benzer sonuçlar vermiştir. Dolayısıyla tarım dışı alanlarda sorun teşkil eden yabancı otlara karşı sıcak su uygulaması ile yabancı otların kontrolünde kullanılan kimyasallara alternatif olabilecek bir yöntem olduğu elde edilen sonuçlar ile ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sıcak su, Yabancı ot, Gelişme dönemi, Tarım dışı alan, Sert zeminler, Uygulama vakitleri
Termal yöntemlerle elde edilen sıcak su dozlarının Convolvulus arvensis L., Setaria viridis (L.) ve Amaranthus retroflexus L. yabancı otları üzerindeki etkileri
Bu çalışma Iğdır ili sert zemin alanlarında yaygın olarak bulunan Convolvulus arvensis L. Amaranthus retroflexus L. ve Setaria viridis (L.) P. Beauv. yabancı otları üzerine solar yöntemle elde edilen 98°C'deki sıcak suyun bitkilerin farklı gelişme dönemleri üzerindeki etkisini araştırmak amacı ile 2017-2019 yılları arasında yürütülmüştür. Çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Çalışmada bitkilerin üç gelişme dönemlerinde ( 20, 40 ve 60 günlük ) uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Çalışmada birim alana düşen dozlar traktörün hızına göre ayarlanmıştır. 1. doz uygulaması traktörün ilerleme hızı 4 km/sa hızla ilerlemesi durumunda enerji miktarı 33,3 kJm-2 olup, 2. Doz uygulaması ise traktörün ilerleme hızı 2 km/sa enerji miktarı 66,6 kJm-2 olacak şekilde uygulanmıştır. Ayrıca bu çalışmada sıcak suyun bitkinin kaplama alanında meydana getirdiği etkiyi incelemek için dijital fotoğraf makinesi kullanılarak "ImageJ'' paket programı ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler sonucunda kuru madde miktarındaki düşüşün C. arvensis toprak üstü ve altı toprak aksamlarının üzerinde çok daha etkili olduğu görülmüştür. S. viridis ve A. retroflexus toprak üstü ve toprak altı aksamında ise sonuçları benzerlik göstermiştir. İki farklı doz (1. doz ve 2. doz) uygulamasında ikinci doz uygulamasının daha etkili olduğu görülmüştür. Yabancı otların birinci gelişme dönemleri genel olarak ikinci gelişme dönemlerine göre sıcak su uygulanmasından daha fazla etkilendiği görülmüştür. Sonuç olarak çalışmada kullanılan her üç yabancı otunda hem toprak altı hemde toprak üstü aksamlarının kuru madde miktarında genel bir azalmanın oduğu görülmüştür.
Karpuz yetiştiriciliğinde farklı malç materyallerinin yabancı ot kontrolü üzerine etkileri
Bu çalışma Farklı malç materyallerinin yabancı otlanmaya ve karpuz verimine olan etkilerinin araştırılması amacıyla 2019 yılında Iğdır Üniversitesi Şehit Bülent Yurtseven Kampüs yerleşkesinde yürütülmüştür. Araştırmada Crimson Sweet karpuz çeşidi kullanılmıştır. Malçlama materyali olarak ise yulaf samanı, torf, talaş, taze çim atıkları (Festuca arundinacea %50, Lolium perenne %35, Poa pratensis %15 karışımı), çürümüş çim atıkları, keten ve keçe kullanılmıştır. Araştırma 9 karakterli ve 4 tekerrürlü olacak şekilde tesadüf blokları deneme desenine göre kurulmuştur. Uygulamaların karpuz verimi ve bazı verim unsurlarına olan etkisini belirlemek için; meyve verimi (kg/da), bitki başına verim, meyve ortalama ağırlığı, çapı (cm), uzunluğu (cm), suda çözünebilir kuru madde miktarı ve yabancı otlanmaya etkisi kıyaslanmıştır. Araştırma sonucunda deneme alanında bulunan yabancı otlar olan içerisinde en fazla yoğunluğu tespit edilen ilk 5 yabancı ot türü: sirken (C. album), kırmızı köklü tilki kuyruğu (A. retroflexus), boz ot (H. europeum), kızılbacak (C. botrys), kara pazı (A. hortensis) olarak bulunmuştur. Yapılan analiz sonucunda malçlamanın yabancı ot kuru ağırlığı, karpuz ağırlığı ve meyve verimi, bitki başına verim, meyve ortalama ağırlığı, meyve çapı, meyve uzunluğu ve suda çözünebilir kuru madde miktarı üzerine olan etkileri %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Malç parsellerinde en yüksek verimler sırasıyla çim 3.717 kg/da ve yulaf samanında 3.434 kg/da elde edilmiştir. Malç uygulmaların yabancı otlanma üzerindeki etkilerinde ise keten ve keçe malç uygulamaların yabancı otların tamamiyle kantrol altına alındığı belirlenmiştir. Diğer verim unsurları arasında ise önemli bir fark olmadığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak en yüksek verim ve değerler yabancı otsuz parselerden elde edilmişken sonrasında saman ve taze çim malç uygulama parsellerinden elde edilmiştir. En düşük veriler ise yabancı otlu parsellerden elde edilmiştir.
Nevşehir ekolojik koşullarında bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin verim ve kalite paremetrelerinin belirlenmesi
Gerek az gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerin başlıca temel ihtiyaçlarının ilk sırasında yer alan buğday, besleyiciliğinin yanında yetiştirme ve depolama bakımından dünyada ve ülkemizde büyük öneme sahiptir. Yaklaşık 8.3 milyarlık Dünya nüfusunun temel gereksiniminin karşılanmasında ilk sırada yer alan buğday başta ekmek, bisküvi, bulgur ve makarna yapımında kullanılmasının yanı sıra hayvan yemi ve kâğıt-karton sanayinde de belirli oranda rol oynamaktadır. Bu çalışma, Nevşehir ilinin Kozaklı ilçesine bağlı Karasenir Köyünde bulunan çiftçi arazisinde 2023-2024 yetiştirme döneminde 18 adet ekmeklik buğday çeşidinin (Lucilla, Massocico, Akça, Midas, Beyazhan, Ayten Abla, Selami Bey, Demirhan, Bayraktar, Balkır, Çavuş, Tosunbey, Kürşad, Mete 06, Eser, Demir, Hamitbey ve Ayaz) verim ve kalite öğelerini ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Yürütülen çalışma, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada fenolojik özellikler (başaklanma süresi ve olgunlaşma süresi), agronomik özellikler (bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, başak ağırlığı, bin tane ağırlığı, hasat indekisi ve dekara tane verimi) ve kalite özellikleri (protein oranı, yaş gluten oranı, nişasta oranı, rutubet oranı, sedimantasyon oranı ve hektolitre ağırlığı) incelenmiştir. Yürütülen çalışma sonucunda ekmeklik buğday çeşitlerinin incelenen tüm özellikler bakımından önemli/çok önemli derecede etkilendikleri ortaya konulmuştur. Yürütülen çalışmada bitki boyunda Demir 2000 (87.60 cm), başak uzunluğunda Kürşad (12.62 cm), başakta başakçık sayısında Balkır (52.50 adet), başakta tane sayısında Kürşad (44.60 adet), başakta tane ağırlığında Kürşad (1.19 g), bin tane ağırlığında Beyazhan ve Hamitbey (37.30 g), dekara tane veriminde Kürşad (314.85 kg/da), protein oranında Midas (%22.26), yaş gluten oranında Midas (%51.00), nişasta oranında Lucilla (%69.80), sedimantasyon oranında Mete 06 (97.90 ml ) ve hektolitre ağırlığında Demirhan (80.40 kg/L) çeşitlerinin en yüksek değerlere sahip oldukları belirlenmiştir. ktır.
Bazı bitki uçucu yağlarının üç depolanmış ürün zararlısına karşı insektisidal ve davranışsal aktivitelerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, depolanmış ürün zararlılarıyla mücadelede kimyasal insektisitlerin olumsuz etkilerine alternatif olarak bitkisel uçucu yağların etkinliği araştırılmıştır. Araştırmada Mentha longifolia (çiçek ve çiçek+gövde), Mentha piperita ile Lavandula angustifolia cvs. Hemus, Raya ve Yubileina kullanılmıştır. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Bitki Zararlıları Laboratuvarında yürütülen biyolojik etkinlik denemelerinde, bu uçucu yağların üç önemli depo zararlısı olan Sitophilus oryzae, Tribolium castaneum ve Rhyzopertha dominica üzerine kontakt toksisite, repellent etki ve F1 nesil verimi incelenmiştir. Ayrıca, uçucu yağların buğdayda çimlenme gücü üzerine etkileri de değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, M. longifolia çiçek uçucu yağının S. oryzae üzerinde 72 saat sonunda %86,8 ile en yüksek kontak etkiyi gösterdiği ve en düşük LD₅₀ (0,070 µl böcek⁻¹) ve LD₉₀ (0,109 µl böcek⁻¹) değerlerini vererek güçlü toksisite sergilediği saptanmıştır. Tribolium castaneum üzerinde etkinin daha sınırlı kaldığı, R. dominica'nın ise en dirençli tür olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonuçları uçucu yağların etkinliğinin bitkinin vejetatif organına ve genotip farklılıklarına bağlı olarak değişebildiğini göstermiştir. Repellent etki denemelerinde tüm uçucu yağların artan dozlarla güçlü uzaklaştırıcı etki sergilediği, özellikle L. angustifolia genotipleri Raya ve Yubileina ile M. longifolia çiçek uçucu yağının öne çıktığı tespit edilmiştir. F1 nesil verimi değerlendirmelerinde uçucu yağ uygulamaları, zararlıların yeni nesil populasyonunu önemli ölçüde baskılamış; bazı kombinasyonlarda %80'e yakın inhibisyon sağlanmıştır. Yapılan biyolojik etkinlik çalışmalarında en öne çıkan uçucu yağ M. longifolia çiçek uçucu yağı olup buğday tohumlarının çimlenme oranı üzerinde önemli bir olumsuz etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, incelenen uçucu yağların depo zararlılarıyla mücadelede kontak ve uzaklaştırıcı etkilerinin yanı sıra populasyon baskılama kapasiteleriyle öne çıktığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, Mentha ve Lavandula türlerinin tarımsal zararlı kontrolünde kimyasal insektisitlere çevre dostu ve sürdürülebilir bir alternatif oluşturabileceğini göstermektedir.
Derin öğrenme algoritmaları kullanılarak sarı pas (Puccinia striiformis f.sp. tritici) hastalığının tespiti
Bu çalışma, buğday üretiminde verim ve kalite kayıplarına yol açan sarı pas hastalığının tarla koşullarında hızlı, güvenilir ve düşük maliyetli tespiti amacıyla derin öğrenme tabanlı bir görüntü sınıflandırma yöntemi geliştirmeyi hedeflemektedir. Araştırma materyali, 2023 2024 üretim sezonunda Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarımsal Ar Ge Merkezi'nde yetiştirilen farklı buğday genotiplerinden elde edilen sağlıklı ve sarı pas ile enfekte olmuş buğday yaprak görüntülerini içermektedir. Görüntüler iPhone 12 model telefon ile çekilmiş olup toplam 1948 yaprak görüntüsünün 376'sı sağlıklı, 1572'si sarı pas hastalığına ait görüntülerden oluşmaktadır. Görüntülerin sınıflandırılması SBTÜ Bitki Koruma Laboratuvarı'nda gerçekleştirilmiştir. Çalışma, Google Colab sanal ortamında Python programlama dili kullanılarak yürütülmüştür. Veriler 75x75 piksel boyutuna ölçeklendirilmiş, sınıf dengesizliğini gidermek için sağlıklı veri setine döndürme, kaydırma ve yakınlaştırma işlemlerini içeren veri artırma teknikleri uygulanmıştır. Verilerin eğitilmesi için derin öğrenme yöntemlerinden ESA kullanılmıştır. Çalışmada Keras kütüphanesindeki 40 ön-eğitimli model hızlı bir şekilde test edilmek amacıyla 10 epoch boyunca test edilmiştir. Ön değerlendirme sonucunda MobileNet, Xception ve EfficientNetV2B2 modelleri diğer modellere göre öne çıkmıştır. İkinci aşamada başarılı olan bu 3 model farklı aktivasyon fonksiyonları (ReLU, GELU, SWISH, LeakyRELU) ile yeniden eğitilmiştir. Eğitim sonucunda MobileNet modeli LeakyReLU aktivasyon fonksiyonu kombinasyonu ile %97,69 doğruluk oranı ile öne çıkmıştır. Son aşamada ise derin öğrenme modellerinin daha kararlı sonuçlar elde edebilmesi ve sonuçların iyileştirilmesi amacıyla epoch sayısı 25'e çıkartılarak farklı optimizerler ile test edilmiştir. Bu aşamanın sonucunda en başarılı sonuç MobileNet+Relu+Nadam kombinasyonuyla %98,21 doğruluk değerine ulaşılmıştır.