Toros University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Toros University

17

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

CMR konvansiyonuna göre taşımacılık yapan sektör profesyonellerinin algısı ve karşılaşılan sorunlar ile ilgili değerlendirme: Mersin ili örneği

Uluslararası taşımalara ilişkin anlaşmazlıklar taşımaların gerçekleştiği ortamlara göre farklı uluslararası anlaşmalar ile belirli ilkelere bağlanmıştır. Karayolu aracılığı ile gerçekleştirilen yük taşımaları, konu ile ilgili bazı hukuk kurallarının bütünleştirilmesi için 19 Mayıs 1956 yılında imzalanan Convention Relative au Contrat de Transport International de Marchandises Par Route (CMR) ile gerçekleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti açısından yıllardır süren taraf seçimi ya da milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanun bağlamında uygulanan CMR, Türkiye tarafından kabul edilmesi ile birlikte 1995 yılı itibariyle iç hukuk kuralı olarak uygulanmaktadır. Bu çalışma da CMR genel olarak ele alınmış olup, CMR' ye göre taşıyıcının sorumlulukları incelenmiş, sektör profesyonellerinin algısı ve karşılaşılan sorunlar ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Taşımacılık, Karayolu Taşımacılığı, CMR, Taşıyıcının Sorumluluğu

Karayolu ile Uluslararası Eşya Taşıma SözleşmesiKarayolu taşımacılığıTaşıma sorumluluğu+3
Kübra Ardıç
Toros University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilikçi kabiliyetinin ihracat performansına etkisinde örgütsel yeteneğin aracılık rolü: Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi örneği

Küreselleşmeyle birlikte dünya hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Bu süreçte ulusal sınırların önemi azalmış, ticaret serbestleşmiş ve küresel ticaret hacmi artmıştır. Her ne kadar son dönemde korumacı söylemler artsa da uluslararası ticaret geri dönülemez bir yola girmiştir. Zira artık tüketiciler eskiden olduğu gibi ne üretilirse o satılabilecek bir kitle olmaktan çıkmıştır. Dahası tüketiciler hızla değişen tüketim davranışları ile artık işletmeleri değişime zorlar hale gelmiştir. Tüketicilere yeni ihtiyaçlar yaratma ve var olanı karşılama hızı işletmelerin başarısının anahtarı konumuna gelmiştir. Öyle ki ulusal pazarda tatmin edilmeyen bir tüketici ihtiyacını küresel pazarlardan karşılamakta ve kendi yerel pazarlarında küresel rekabetle karşı karşıya kalmaktadırlar. E-ticaret, iletişim teknolojileri ve gelişen lojistik uluslararası firmaların pazara girişini daha da kolay hale getirmiştir. Bu bakımdan işletmelerin maruz kaldığı rekabetin şiddeti de artmıştır. İşletmelerin rekabet ile baş etmekte en önemli ve taklit edilmesi zor kaynaklarından birisi de sahip olduğu örgütsel yeteneğidir. İşletme, kaynak ve yeteneklerini doğru kullandığında değişime ayak uydurmak adına daha yenilikçi olacak ve bunun sonucunda uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırarak ihracat performansını artıracaktır. Bu çalışmada işletmelerin yenilikçi kabiliyetlerinin ihracat performanslarına etkisinde örgütsel yeteneğin aracılık rolü Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren işletmeler üzerinden araştırılmıştır. Bu kapsamda çalışmada öncelikle yenilik, ihracat ve örgütsel yetenek kavramları açıklanmış ve bu değişkenler arasındaki ilişkiler ele alınmıştır. Araştırma nicel bir araştırma olarak tasarlanmış, istatistiksel ve matematiksel yöntemler kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların beyaz yaka çalışanları araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. 311 katılımcıdan anket yoluyla elde edilen veriler doğrultusunda araştırmanın hipotezleri test edilmiştir. Araştırmanın sonucunda yenilikçilik kabiliyetinin; örgütsel öğrenme yeteneği, ar-ge yeteneği ve stratejik yetenek alt boyutlarıyla birlikte ihracat performansına etkisinde örgütsel yeteneğin aracılık rolü tespit edilmiştir.

PerformansYenilikYenilik+3
Zühra Pınar Süygün
Toros University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenin algıladığı psikolojik kontrol ve özerklik desteği ile gelişimsel sonuçları arasındaki ilişkilerin sosyal problem çözme becerileri açısından incelenmesi

Ergenlik süreci biyolojik, psikolojik, çevresel pek çok faktörün de etkisiyle önemli ölçüde değişimlerin olduğu karmaşık bir süreçtir. Alışılmış çevre; sosyal ilişkiler ve aile ilişkileri, dönemin belirgin bir özelliği olan soyut düşünce becerisinin de gelişmesiyle yeniden yapılandırılır ve bir takım uyum süreçleriyle birlikte tekrar deneyimlenmeye başlanır. Özellikle bu dönemde artan özerklik ihtiyacı, ebeveynlerle olan ilişkilerinde de bir takım değişimleri beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla ergenlik sürecinde ebeveynlik uygulamaları büyük önem taşımaktadır. Ergenlik sürecinde yaşanan bu gelişmelerin betimsel açıdan incelenmesi amacıyla gerçekleştirilen bu tez araştırmasında, ergenin algıladığı psikolojik kontrol ve özerklik desteği ile gelişimsel sonuçları olan yalnızlık, saldırganlık ve olumlu sosyal davranışlar arasındaki ilişkilerin sosyal problem çözme becerileri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Tunceli ve Kayseri illerine bağlı devlet okullarından tesadüfi yolla seçilen yaşları 15 ile 17 arasında değişen 365'i kadın ve 359'u erkek olmak üzere toplamda 724 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında öğrencilere UCLA Yalnızlık Ölçeği, Psikolojik Kontrol Ölçeği, Özerk İradeyi Destekleme Ölçeği, Olumlu Sosyal ve Saldırgan Davranışlar Ölçeği ve Kişilerarası Problem Çözme Envanteri uygulanmıştır. Araştırma analizlerinden elde edilen sonuçlara göre cinsiyet ve yaş temel etkisi anlamlı bulunmuş ancak cinsiyet ve yaş ortak etkisinin anlamlı olmadığı görülmüştür. Cinsiyet temel etkisine bağlı olarak yapılan ileri analizlerde erkeklerin ebeveynlerinden algıladığı psikolojik kontrolün kadınlara oranla yüksek olduğu buna karşı kadınların ise ebeveynlerinden algıladığı özerklik desteğinin erkeklere oranla daha yüksek olduğu görülmüştür. Ergenin anne ve babadan algıladığı psikolojik kontrol ve özerklik desteğinin aile gelir durumuna göre (alt, ortanın altı, orta ve ortanın üstü) farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için yapılan analiz sonucunda aile gelir temel etkisinin anlamlı olduğu bulunmuştur. Sonuçta, alt gelir grubunda olduğunu bildiren ergenlerin babadan algılanan özerklik desteğini orta üstü gelir düzeyine sahip ergenlerden düşük algıladığı; benzer şekilde babadan algılanan özerklik desteğini orta altı gelir düzeyine sahip ergenlerin orta ve orta üstü gelir düzeyine sahip ergenlerden düşük algıladığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak farklı gelir düzeylerine sahip ergenlerin algıladığı özerklik desteğinin ailenin gelir düzeyindeki artışa oranla yükseldiği görülmüştür. Araştırmada ele alınan değişkenler arasındaki ilişki Pearson korelasyon katsayısı hesaplanarak incelenmiştir. Sonuçta ebeveynlerinden psikolojik kontrol algılayan ergenlerin, daha fazla saldırganca davranış sergilediği, yalnızlık hissettiği ve sosyal problem çözmede daha az başarılı olduğu diğer taraftan ebeveynlerinden özerklik desteği alan ergenlerin ise daha fazla olumlu sosyal davranışta bulunduğu ve sosyal problem çözme becerilerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yapısal eşitlik modeli sonuçlarına göre ebeveynlerinden özerklik desteği alan erkeklerin sosyal problem çözme becerilerinin yüksek olduğu ve dolayısıyla daha fazla olumlu sosyal davranış sergilediği diğer taraftan daha az saldırganca davranışlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Ebeveynlerinden psikolojik kontrol algılayan kadınların ise sosyal problem çözme becerilerinin düşük olduğu ve kendilerini daha fazla yalnız hissettikleri aynı zamanda daha fazla saldırganca davranış sergiledikleri görülmüştür. Ebeveynlerinden özerklik desteği alan kadınların ise sosyal problem çözme becerilerinin yüksek olduğu ve buna bağlı olarak kendilerini daha az yalnız hissettikleri tespit edilmiştir.

ErgenlerErgenlikProblem çözme becerisi+7
Eren Can Oslu
Toros University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otantik liderliğin iş performansı ve işten ayrılma niyetleri üzerine etkisinde duygusal emeğin rolü

Bu çalışmada, otantik liderliğin çalışanların iş performansı ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisinde duygusal emeklerinin aracılık rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Tarama yöntemiyle yürütülen bu araştırma Mersin Tarsus Organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren KOBİ işletmelerinde çalışan 319 kişi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplamak amacıyla, katılımcılara kişisel bilgiler formu, otantik liderlik ölçeği, iş performansı ölçeği, işten ayrılma niyeti ölçeği ve duygusal emek ölçeği kullanılmıştır. Uygulama öncesi ölçeklerin geçerlilik ve güvenirlilik analizleri yapılmıştır. Ölçeklerin uygulanmasından elde edilen veriler, SPSS 25 istatistiksel Analiz programıyla çözümlenmiştir. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler frekans (n), yüzde (%), ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler olarak belirtilmiştir. Ölçeklerin normal dağılım varsayımına uyup uymadığı çarpıklık ve basıklık katsayılarına bakarak belirlenmiştir. Normal dağılım gösteren değişkenlerin iki grup karşılaştırmalarında bağımsız örneklem t testi kullanılırken üç ve üzeri grupların karşılaştırmalarında tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA) testi kullanılmıştır. Ayrıca otantik liderliğin iş performansı ve işten ayrılma niyetleri üzerine etkileri ve duygusal emeğin aracılık rolünün belirlenmesinde regresyon analizi yapılmıştır. Son olarak aracılık etkisini modern yaklaşımla hesaplamak ve anlamlılığını incelemek için Önyükleme (Bootstrap) yanlılığı düzeltilmiş güven aralığı (Önyükleme YD %95 GA) metodu uygulanmıştır. Elde edilen tüm sonuçlar istatistiksel anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde katılımcıların otantik liderlik, iş performansı, işten ayrılma niyeti ve duygusal emek değişkenlerinin ortalamalarının genel olarak demografik özelliklerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Araştırmada ulaşılan sonuçlara göre, KOBİ işletmelerinde çalışan liderlerin otantik liderlik davranışları ile çalışanların iş performansı düzeyi arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişkinin olduğu; liderlerin otantik liderlik davranışları arttıkça iş performansı düzeylerinin de arttığı, bu doğrusal ilişkinin de istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, liderlerin otantik liderlik düzeyleri arttıkça işten ayrılma niyetinin azaldığı; otantik liderlik ile duygusal emek düzeyi arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı ve son olarak otantik liderliğin, iş performansı ve işten ayrılma niyeti üzerinde duygusal emeğin aracılık rolünün bulunmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: KOBİ, Otantik Liderlik, İş Performansı, İşten Ayrılma Niyeti, Duygusal Emek

Duygusal emekKOBİLiderlik+5
Nazan Özçelikçi
Toros University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Düzenli spor yapan rehber öğretmenlerin spor yapma düzeylerine göre psikolojik iyi hal düzeylerinin bazı demografik özellikler açısından incelenmesi

daha sonra doldurulacaktır

Demografik özelliklerPsikolojik iyi oluşRehber öğretmenler+3
Erkan Üçkardeş
Toros University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürünün duygusal bağlılığa etkisi, dağıtım adaletinin aracılık rolü: Mersin ili lojistik sektöründe çalışanlar üzerinde yapılan bir araştırma

Bu çalışmada örgüt kültürün duygusal bağlılığa etkisi araştırılmak ve dağıtım adaletinin aracılık rolü ölçmek amaçlanmıştır. Öncelikle araştırmanın amacına bağlı olarak literatür taraması yapılmış ve kurumsal bilgiler iletilmiştir. Sonraki aşamada ise uygulama bölümüne geçilerek veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya Mersin ilinde lojistik sektöründe çalışan 500 personel katılmıştır. Bu kapsamda anketler, lojistik sektöründe çalışan dağıtım elemanı, depo elemanı, lojistik sorumlusu, ithalat ve ihracat uzmanı, operasyon yetkilisi ve şube müdüründen oluşan katılımcılara yüz yüze uygulanmıştır. Anket formu iki bölümden ve 39 ifadeden oluşmaktadır. Kullanılan ölçeklerin Cronbach alfa güvenirlik katsayıları SPSS paket programı ile doğrulayıcı faktör analizleri ise Amos programı ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak; örgüt kültürünün duygusal bağlılığı pozitif ve anlamlı olarak etkilediği, örgüt kültürünün dağıtım adaletini pozitif ve anlamlı olarak etkilediği ve örgüt kültürünün iş görenlerin duygusal bağlılıkları üzerinde olan etkisinde dağıtım adaletinin aracılık rolü tespit edilmiştir.

Bölüşümsel adaletDuygusal bağlılıkLojistik sektörü+1
Yakup Kahraman
Toros University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Noterde çalışan personelin iş doyumu ve yaşam doyumu ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, Mersin il ve ilçelerinde bulunan noter çalışan personelin iş ve yaşam doyumlarının demografik değişkenler göre etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada anket tekniği kullanılarak birincil veri toplanmıştır. Anketler mersinde bulunan noterlerde çalışan toplam 121 personele uygulanmıştır. Yapılan bu çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan ölçeklerin katılımcılara uygulanıp toplanmasından sonra veriler SPSS 22.0 paket programı kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Veriler cinsiyet, yaş, sektörde çalışma yılı, evlilik durumu, eğitim durumu, gelir değişkenleri açısından analiz edilmiştir. Uygulanan Kişisel Bilgi Formu, İş Doyumu Ölçeği-Job Satisfaction Survey (JSS) ve Yaşam Doyumu Ölçeği'nden elde edilen bilgiler araştırmanın amacı çerçevesinde istatistiksel olarak çözümlenerek bilgisayara işlenmiştir. Veriler, betimsel İstatistiksel teknikleri, iki değişkenli olması durumunda bağımsız gruplar t-testi, ikiden fazla olması durumunda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi yapılmıştır. Ayrıca analizde iş doyum alt boyutları, iş doyumu ve yaşam doyumu arasında korelasyon analizleri yapılmış olup frekans, ortalama ve bağımsız değişkenler arasında anlamlı farklılık olup olmadığına bakılmıştır. En son aşamada iş doyum alt boyutlarının yaşam doyumu ve demografik değişkenler üzerindeki etkisi pearson korelasyon analizi ile incelenmiştir. Elde edilen iş doyumu ve yaşam doyumu puanları incelendiğinde yaş, cinsiyet, sektördeki deneyime göre ölçek puan ortalamaları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Eğitim seviyesi ve evlilik durumu değişkenine göre ölçek puan ortalamaları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı tespit edilmiştir. Araştırma bulgularında iş ve yaşam doyumu arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışanların iş doyumu ile yaşam doyumu arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda pozitif yönde anlamlı ve güçlü bir ilişki saptanmıştır. Çalışanların iş doyumu arttıkça yaşam doyumlarının da arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışanlarında iş ve yaşam doyumu ile cinsiyet, yaş arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: İş Doyumu, Yaşam Doyumu.

NoterYaşam doyumuÇalışanlar+2
Savaş Kılıçkaya
Toros University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgüt kültürünün sıkılık-esneklik boyutu, finansal performans ve girişimcilik yönelimi ilişkisi: Borsa İstanbul şirketlerinde bir uygulama

Bu tez çalışması kültürün bir boyutu olan sıkılık/esneklik boyutunun örgüt düzeyinde objektif finansal performans çıktıları ve girişimcilik yönelimi ile etkileşimini ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında örgütün sıkılık eğilimi ve girişimcilik yönelimi eğilimleri de incelenmiştir. Bu kapsamda oluşturulan modelde sıkılık eğilimi ve girişimcilik yönelimi eğilimlerinin Türkiye' deki örgütlerin kültürel perspektif temelindeki yapısına ve finansal performansı ile ilişkisinin her bir boyut düzeyinde araştırılması gerçekleştirilmiştir. Araştırma Borsa İstanbul' da 2015-2019 yılları arasında işlem gören şirketler üzerinde yapılmıştır. Araştırma kapsamında literatüre dayalı olarak elde edilen sıkılık/esneklik ve girişimcilik yönelimi ölçeklerinin geçerlilik analizi Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) doğrulayıcı faktör analizi uygulanarak yapılmış ve uyum iyiliği endeksleri sonuçlarının kabul edilebilir değerlerde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada kullanılan tüm ölçekler ve alt boyutlarına ilişkin Cronbach Alpha katsayısı da hesaplanmış, ölçeklerin güvenirlik değerleri yeterli düzeyde bulunmuştur. Çalışma kapsamında literatür bilgileri de gözönünde bulundurularak ana hipotezler ve buna ilişkin alt boyutların da yer aldığı alt hipotezler de oluşturulmuştur. Bahse konu şirketlerin 2015-2019 yılları arası özkaynak karlılık oranı finansal performansın belirleyicisi olarak kullanılmıştır. Bu finansal veriler ve bireysel anketlerin ortalaması alınarak standardizasyon sürecine tabi tutulan toplam 1.111 bireysel ve 56 kurum düzeyinde veri elde edilmiştir. Standartlaştırılma işleminden sonra gözlenen değişkenler YEM' de yol analizine dönüştürülmüştür. Kurulan model doğrultusunda örgütün sıkılık özelliği ile özkaynak karlılığı arasındaki ilişkiler incelenmiş, ayrıca bu ilişkideki girişimcilik yöneliminin her bir boyutunun aracılık etkisine bakılmıştır. Organizasyonun sıkılık özelliği finansal performans üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olmamakla birlikte, girişimcilik yönelimi ile dolaylı bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Sıkılık özelliğinin girişimcilik yöneliminin her bir alt boyutuna da etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, Türkiye ekonomisine önemli katkısı olan Borsa İstanbul şirketlerinin sıkı olmaya eğilimli oldukları görülmüştür.

Borsa İstanbulFinansal performansGirişimcilik+4
Filiz Bozagaç
Toros University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik sermayenin örgütsel sinizm ve örgütsel bağlılık üzerine etkisine yönelik Türkiye'de yapılan çalışmalar üzerine bir meta analizi

Bu çalışmanın amacı iş görenlerin psikolojik sermaye düzeyleri ile örgütsel bağlılık ve örgütsel sinizm düzeyleri arasındaki ilişkiyi bir araştırma sentezi yöntemi olan "Meta Analiz" yöntemiyle Türkiye bağlamında yapılan çalışmalar kapsamında incelemektir. Söz konusu değişkenlere ilişkin 2012-2020 yılları arasında kamu ve özel sektörde çalışanlara yönelik yapılan 53 adet bireysel çalışmaya ulaşılmış ve analize dahil edilecek yayınları belirlemek amacıyla oluşturulan kriterlere uyan toplamda psikolojik sermaye ve örgütsel sinizm değişkenlerini ele alan 4265 örneklem büyüklüğüne sahip 14 çalışmanın, psikolojik sermaye ve örgütsel bağlılık değişkenlerini ele alan 6462 örneklem büyüklüğüne sahip 23 bireysel çalışmanın korelasyon değerleri ve örneklem büyüklükleri kullanılarak meta analizi gerçekleştirilmiştir. Alan yazın taraması ve kriterlerin belirlenerek araştırmaların kodlanması, kriterleri karşılayan araştırmalardan analize dahil edilenlerin etki büyüklüklerinin hesaplanması, temel meta analizinin yapılması ve genel etkinin hesaplanması, yayın yanlılığının tahmin edilmesi ve düzeltilmesi aşamaları Comprehensive Meta Analysis (CMA) V.3 yazılımı ile gerçekleştirilmiştir. Genel etki büyüklüğünün hesaplanmasında yapılan homojenlik testi sonucunda rassal etki modeli kullanılmıştır. Yayın yanlılığının hesaplanmasında huni grafiği, hata koruma sayısı ve Tau katsayısı birlikte yorumlanarak yayın yanlılığının olmadığı değerlendirilmiştir. Psikolojik sermaye ve örgütsel sinizm ilişkisini ele alan 14 bireysel çalışmadan (n = 4265) elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, iki tutum arasında zayıf düzeyde (psikolojik sermaye-örgütsel sinizm=--0,246) negatif yönde ilişki olduğu görülmüştür. Diğer taraftan çalışanların psikolojik sermaye düzeyleri ile örgütsel bağlılık değişkenleri arasındaki ilişkiyi ele alan 23 bireysel çalışmaya yapılan (n=6462) meta analizi sonucu çalışanların psikolojik sermayelerinin örgütsel bağlılık düzeyleri ile orta düzeyde ve pozitif (psikolojik sermaye-örgütsel bağlılık= 0,389) yönde ilişkili olduğuna dair hipotez doğrulanmıştır. Elde edilen bu sonuçların teori ve uygulamaya olan katkıları tartışılmış, ileride yapılacak araştırmalar için öneriler sunulmuştur.

Meta analiziPozitif psikolojik sermayePsikolojik sermaye+3
İclal Yapıcı
Toros University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Deneyimsel pazarlamanın marka sadakati ve davranışsal niyete etkisi üzerine Mersin ilinde bir araştırma

Bu çalışma; deneyimsel pazarlamanın marka sadakatine ve davranışsal niyete etkisini incelemek için Mersin ilinde yapılmıştır. Araştırmada yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır ve 438 katılımcının verdiği cevaplar analizde kullanılmak için uygun bulunmuştur. Katılımcılara öncelikle en çok tercih ettikleri giyim mağazası ve bu mağazaya gitme sıklığı ile alakalı sorular yöneltilmiştir. Diğer bölümde ise deneyimsel pazarlama, marka sadakati ve davranışsal niyet ölçekleri ile katılımcılardan veri toplanmaya çalışılmıştır. Son olarak da demografik özelliklerle ilgili sorular yöneltilmiştir. Kişisel bilgilerde gizliliğe önem verilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler IBM SPSS programına aktarılmıştır. Ölçeklerin geçerliliğini ve güvenilirliğini incelemek için IBM AMOS programıyla doğrulayıcı faktör analizi yapılarak ölçeğin geçerliliği araştırılmıştır. Güvenilirlik analizi için Cronbach Alpha katsayısı kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren değişkenlerin iki grup karşılaştırmalarında bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır, üç ve üzeri grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel Pazarlama, Marka, Marka Sadakati, Davranışsal Niyet, Müşteri Deneyimi

Davranışsal niyetDeneyimsel pazarlamaMarka+4
Atiye Baz
Toros University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00