Van Yüzüncü Yıl Üniversity
Discipline

Department of Turkish and Social Sciences Education

Van Yüzüncü Yıl Üniversity

1,433

Archived Theses

3

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

2018 ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki şiirler üzerine tematik bir inceleme ve şiirlerin ilgili programdaki kazanımlara uygunluğuna ilişkin bir değerlendirme

Şiir; ne bir düz yazı, ne de tek başına alt alta sıralanmış dizeler topluluğudur. Şiir; hayallerin, hüzünlerin, sevinçlerin ve fikirlerin ansızın bir pencereden taşıp sanata dönüştüğü bir varoluş sürecidir. Şiir, dizelerde yer alan seçilmiş kelimeler ve bu kelimeler arasındaki ses ve duygu uyumuyla çocuklara hem bir sanat zevki aşılamaktadır, hem de estetik bir bakış açısının temellerinin atılmasına yardımcı olmaktadır. Şiir öğretimi de bir tür olarak şiiri şekil ve içerik bakımından inceleyip onu var eden her unsuru anlamlandırmaya çalışır. Şiir öğretiminin temelinde tema, konu, içerik ve şekil özellikleri gibi ögelerin değerlendirilmesi vardır. Şiir öğretiminin en önemli işlevi; sanatsal ve estetik özellikli metinlere nasıl yaklaşılması gerektiği, hangi bakış açısıyla incelenmeye uygun olduğunu göstermektir. Türkçe ders kitaplarında öğretim programlarındaki kazanımlara ulaşmak için farklı türlerde metinler kullanılır. Şiir de ders kitaplarında yer alan türlerden birisidir. Şiir; duyguların ve hislerin tercümanı olan bir tür olduğu için, sadece edebi anlamda değil, öğretimde de büyük bir yer teşkil eder Bu çalışma, 2018- 2019 eğitim-öğretim yılında hazırlanan ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki şiirlerin tematik olarak incelemesi ve 2018 ilköğretim Türkçe dersi öğretim programındaki şiirle ilgili kazanımlara uygunluğunun belirlenmesi adına önemlidir. Ayrıca çalışmada, Türkçe ders kitaplarındaki şiirlerin tematik yapısını belirleme ve bu şiirlerin öğretim programındaki hangi kazanımlara ilişkili olduğunu belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma, nitel bir araştırmayı kapsamaktadır. Ders kitaplarındaki şiirleri belirlemek ve 2018 TDÖP' deki şiirle ilgili kazanımları belirlemek için doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Aynı zamanda ders kitaplarındaki şiirlerin tematik yapısını incelemek ve 2018 TDÖP' deki şiirle ilgili kazanımlarla ilişkisini belirlemek için içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 2018- 2019 eğitim-öğretim yılında hazırlanan ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki şiir metinleri tematik olarak incelenmiştir. Şiirlerin tematik özellikleri taşıdığı ve 2018 TDÖP' de yer alan şiir ile ilgili kazanımlarla ilişkili olduğu belirlenmiştir.

Ders kitaplarıEğitim programlarıKitaplar+5
Ömer Faruk Karakuş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin ölçme değerlendirme sürecini uygulama ve önemseme düzeyleri üzerine bir araştırma (Bitlis ili örneği)

Bu araştırmanın amacı; Türkçe öğretmenlerinin ölçme değerlendirme sürecini uygulama düzeylerini, bu süreçte kullandıkları araç, yöntem ve teknikleri ve bu araçlara ilişkin önemseme düzeylerini tespit etmektir. Çalışma Bitlis ilinin merkez ve ilçelerinde 2018 – 2019 eğitim öğretim yılında Bitlis İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi okullarda Türkçe öğretmeni olarak görev yapmakta olan 151 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket tekniğinden yararlanılmıştır. Çalışmada kullanılan parametrik testler olan bağımsız iki grup T-testi ve One-way Anova varyans testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Türkçe öğretmenleri en çok sırasıyla okuma/yazma etkinlikleri, dinleme/konuşma etkinlikleri, kompozisyon ölçme değerlendirme araç, yöntem ve tekniklerini kullandıkları ve önemsedikleri tespit edilmiştir. Ayrıca Türkçe öğretmenlerinin cinsiyetine, yaşına, tecrübesine, sınıf mevcuduna göre ölçme değerlendirme araç, yöntem ve tekniklerini kullanım sıklığının ve önemseme düzeyinin farklılaştığı belirlenmiştir.

Ölçme araçlarıÖlçme-değerlendirme
İskender Barçin
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki görsellerin öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre metin-görsel uyumu açısından incelenmesi

Türkçe dersleri metin odaklı işlenir ve metnin içeriği kadar metni resmetmede kullanılan görseller de önemlidir. Çünkü bu görseller metnin içeriği hakkında ön bilgi oluşturmakta ve metnin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Görseller öğrenciyi metni okumaya yönlendirmede de oldukça önemlidir. Türkçe ders kazanımlarından olan "Görsellerden hareketle metni yorumlar.", "Görsellerden ve başlıktan hareketle metnin konusunu tahmin eder.", "Görsellerle sunulan bilgileri, olayları, düşünceleri yorumlar ve değerlendirir." kazanımları görsellerin metin için ayrılmaz bir parçasını yapmaktadır. Buradan hareketle bu çalışmanın amacı Türkçe ders kitaplarındaki görsellerin metnin içeriğini yansıtmadaki yeterliğini ortaya koymaktır. Araştırmada 2018 yılında yayımlanan 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki zorunlu temalardaki metinlerin metin-görsel uyumu incelenmiştir. Bu araştırmada doküman incelemesi yapılmış olup araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde her sınıf düzeyinde 10 öğrenci ile zorunlu temalardaki metinler, metin – görsel uyumu açısından incelenmiştir. İkici bölümde ise Van ilinde görev yapmakta olan 10 Türkçe öğretmeni zorunlu temalardaki metinleri metin-görsel uyumu açısında incelemişlerdir. Öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerinden hareketle varılan sonuçtan dört Türkçe ders kitabında yer alan zorunlu temalardaki okuma metinlerinde kullanılan görsellerin metinlerin içeriğini yansıtmada yetersiz kaldıkları tespit edilmiştir. Görsellerin çoğunluğunun metnin konusu hakkında ön bilgi oluşturmada, ana fikrini/duygusunu iletmede, öğrencilerde estetik duyarlılık ve metinlere karşı okuma isteği uyandırmada yeterli olmadıkları tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler:Türkçe ders kitabı, görsel, metin, metin-görsel uyumu

Ders kitaplarıGörsel uyumGörsel-işitsel uyum+6
Asuman Karakoyun
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojiye dayalı yürütülen Türkçe derslerinin öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında değerlendirilmesi

Bu araştırma, teknolojiye dayalı yürütülen Türkçe derslerinin öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemiyle yapılan bu araştırmanın çalışma grubunu; Van ili, İpekyolu ilçesinde bulunan altı ortaokulda görev yapan 12 Türkçe öğretmeni ve bu öğretmenlerin derslerine girdiği 24 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları Türkçe öğretmenlerinin derslerinde teknolojiyi kullanma durumlarıyla ilgili öz değerlendirmeleri ve teknoloji destekli yürütülen Türkçe derslerinin etkililiği ile ilgili öğretmen ve öğrenci görüşlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında hem öğretmenler hem öğrenciler teknoloji kullanımının faydalı olabileceğini ifade etmişlerdir. Teknoloji kullanımının, öğrenme isteğini artırdığı, öğrenme materyallerinin daha çok duyuya hitap edecek şekilde etkileşimli olmasını sağlayabildiği, öğrenme kaynaklarının niceliği ve niteliğinin geliştirilmesine katkı sunduğu; ayrıca dört temel dil becerisi edindirme sürecinde yardımcı olabildiği görülmektedir. Öğretmenler tarafından teknoloji kullanımının dört temel dil becerisinden en çok dinleme becerisine katkı sağladığı belirtilmektedir. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun teknoloji kullanımı konusunda kendini kısmen yeterli veya yetersiz hissettiği görülmektedir. Öğrencilerin görüşlerine dair sonuçlara bakıldığında öğrenciler, teknoloji ile işlenen dersleri salt öğretmen anlatımıyla işlenen derslere tercih ettiklerini söylemektedir. Teknoloji destekli sürdürülen derslerin, dersleri sıkıcılıktan kurtardığı ve daha eğlenceli hale getirdiği de öğrencilerin büyük bir çoğunluğu tarafından belirtilmektedir. Öğretmenler ve öğrenciler teknoloji kavramını kolaylık tanımı üzerinden yapmakta ve zamandan tasarruf sağladığını ifade etmektedir. Ayrıca öğretmenler EBA'dan yararlandıklarını belirtirken öğrenciler de ders işleme sürecinde en çok EBA'daki içeriklerden faydalandıklarını belirtmektedir.

Bilgisayar destekli dil eğitimiBilgisayar destekli eğitimTeknoloji kullanımı+5
Fatma Nur Yürektürk
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin okuduğu ve dinlediği farklı türdeki metinleri özetleme becerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin dinledikleri ve okudukları metinleri özetleme becerileri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı öğrencilerin dinledikleri ve okudukları metinleri özetleme becerilerinin öğrenme alanına, metin türüne, okul başarı seviyesine, cinsiyete, aylık okunan kitap sayısına, anne eğitim durumuna, baba eğitim durumuna, ailenin aylık gelir durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Tarama modelinde olan bu araştırmanın evrenini Muş ili Merkez ilçesindeki 8. sınıf öğrencileri, örneklemini ise aynı yerdeki dört ortaokulda öğrenim görmekte olan 190 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Merkez ilçedeki okullar, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan "Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınavı"nın başarı sonuçlarına göre başarı seviyesi yüksek, başarı seviyesi orta, başarı seviyesi düşük olarak üç seviyeye ayrılmıştır. Sayısal yakınlığı sağlamak için başarı seviyesi düşük ortaokullardan iki, diğer iki seviyeden birer okul belirlenmiştir. Dinleme öğrenme alanından bir hikâye edici, bir bilgilendirici; okuma öğrenme alanından da bir hikâye edici, bir bilgilendirici metin olmak üzere toplamda dört metin kullanılmıştır. Öğrencilerin bu metinlerden hareketle (dinleyerek/okuyarak) özet çıkarmaları istenmiştir. Söz konusu bu özetler çalışmanın verilerini oluşturmaktadır. Elde edilen özetler Okur (2011) tarafından geliştirilen "Özet Metinleri Değerlendirme Ölçeği"ne göre değerlendirilmiş, bunun sonucunda elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 21.0 Programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde parametrik testlerden t-testi, One Way ANOVA kullanılmış; ayrıca frekans (f), aritmetik ortalama (X), standart sapma (S) vb.ne de bakılmıştır. Yapılan analizlerin sonuçlarına göre öğrencilerin metinleri özetleme becerilerine bakıldığında; öğrenme alanına göre dinleme becerisinin, okul başarı seviyesine göre başarı seviyesi iyi olan okulların, cinsiyete göre kız öğrencilerin, aylık okuduğu kitap sayısına göre 4 ve üzeri kitap okuyan öğrencilerin, anne eğitim durumuna göre annesi ortaokul ve lise mezunu olan öğrencilerin, baba eğitim durumuna göre babası okuryazar, lise ve üniversite mezunu olan öğrencilerin, ailenin aylık gelir durumuna göre aylık gelir durumu orta düzey olan öğrencilerin özetleme becerilerinin daha iyi olduğu ve diğerlerine göre anlamlı farklılık arz ettiği görülmüştür. Metin türüne göre ise öğrencilerin özetleme becerileri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu sonuçlardan hareketle tartışma kısmında, araştırmanın bulguları benzer çalışmaların bulgularıyla karşılaştırılmış ve çeşitli değerlendirmeler yapılarak tartışılmıştır. Daha sonra Millî Eğitim Bakanlığına, öğretim programı hazırlayıcılarına, başta öğretmenler olmak üzere uygulayıcılara ve öğretmen adaylarına çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: 8. sınıf öğrencileri, farklı türde metinler, özetleme becerisi.

DinlemeDinleme-anlamaOkuma+5
Özkan Çetin
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki metin ve etkinliklerin tür ile kazanımlar açısından değerlendirilmesi

Türkçe öğretiminin en önemli ve vazgeçilmez olan kaynağı ders kitaplarıdır. Ders kitabı; öğretmen ve öğrencilerin yol göstericisi ve dersin en kullanışlı yardımcısıdır. Türkçe ders kitapları yapısal olarak metinlerden ve metinlere bağlı etkinliklerden meydana gelir. Türkçe öğretiminin sağlıklı gerçekleşebilmesi için ders kitaplarının yeterli düzeyde olması gereklidir. Bu çalışmanın asıl amacı Türkçe ders kitaplarının metin türü ve etkinlikler konusunda yeterlilik düzeyini belirlemektir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerine göre desenlenmiştir ve çalışmada doküman incelemesi kullanılmıştır. Çalışmanın dokümanları 2018'de okutulan dört ayrı Türkçe ders kitabı ve 2018 TDÖP'dir. Metin türü dağılımı verilerine ulaşmak amacıyla "Türkçe Ders Kitabı Metin Türü Sınıflama Formu" kullanılmıştır. Çalışmada 2018 yılında MEB tarafından okutulan MEB Yayınları 5. Sınıf Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Türkçe Ders Kitabı, Eksen Yayınclık 6. Sınıf Ortaokul Türkçe Ders Kitabı, Dersdestek Yayıncılık Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Türkçe 7 Ders Kitabı, MEB Yayınları 8. Sınıf Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Türkçe Ders Kitabı incelenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler betimsel analiz tekniğine göre analiz edilmiştir. Söz konusu kitaplardaki metinlerin tür dağılımları belirlenip yüzde ve frekans tablolarıyla yorumlanmıştır. Diğer yandan ders kitabındaki her etkinliğin uyumluluk gösterdiği kazanım saptanmış ve kazanımların kitapta kullanım sıklığı yüzde ve frekans tablolarıyla belirtilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgulara göre Türkçe ders kitaplarında temalara göre metin sayılarına dikkat edildiği, metin türlerinin dengeli bir dağılım göstermediği, bazı metin türlerine sıklıkla yer verildiği ve bazı metin türlerine hiç yer verilmediği, etkinliklerin büyük bir kısmının okuma beceri alanıyla ilgili olduğu, diğer beceri alanlarının göz ardı edildiği ve kazanımların etkinliklere göre dengeli dağılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. O halde Türkçe ders kitaplarında yer alan metin türlerinin dengeli bir dağılıma sahip olması gereklidir. Programda belirtilen her metin türüne ders kitaplarında yer verilmelidir. Türkçe ders kitabındaki etkinliklerin kazanımlara ve beceri alanlarına göre dengeli bir dağılım göstermesi gereklidir.

Akademik başarıDers kitaplarıEtkinlik+6
Veysel Çetinkaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarının çocuk hakları açısından incelenmesi

Türkçe ders kitaplarının çocuk haklarının öğretilmesinde önemli bir rolü vardır. Türkçe ders kitapları ile öğrenciler çocuk haklarını öğrenerek bu haklarını uygulama fırsatı bulurlar. Bu doğrultuda hazırlanan Türkçe ders kitapları çocuklara anadillerini öğretmenin yanında çocuk hakları eğitiminin verilmesinde de etkili öğretim araçları niteliği kazanabilirler. Bu araştırmanın amacı ortaokulda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki yazınsal metinlerde, hazırlık sorularında, ders içi ve ders dışı etkinliklerde, değerlendirme sorularında ve görsel metinlerde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde çocuklara tanınan yaşama hakkı, gelişme hakkı, katılım hakkı ve koruma hakkının ne düzeyde yer aldığını belirlemektir. Araştırma doküman inceleme modelindedir. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın veri kaynağını ortaokulda okutulan 5, 6, 7, 8. sınıf olmak üzere dört tane Türkçe ders kitabı oluşturmaktadır. Çalışmada, ortaokulda okutulan Türkçe ders kitaplarında yer alan hazırlık soruları, yazınsal metinler, ders içi ve ders dışı etkinlikler, değerlendirme soruları ve görsel metinler çocuk hakları kapsamında incelemeye alınarak Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde çocuklara tanınan haklar belirlenmeye çalışılmıştır. Veri analizi frekans dağılımları ve yüzdelikler üzerinden yapılarak yorumlama işlemi yapılmıştır. Ortaokulda okutulan Türkçe ders kitaplarında çocuk haklarına yer verilme düzeyinin incelendiği bu çalışmanın sonucunda ilk dikkat çekici bulgu, kitaplarda çocukların gelişimsel ve yaşamsal hakları ile ilgili anlatımlara daha çok yer verilmesi iken; katılım ve koruma hakları ile ilgili anlatımlara ise daha az yer verilmiştir. Diğer bir önemli bulgu ise Türkçe ders kitaplarının yazınsal metinlerinde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde çocuklara tanınan yaşama hakkı, gelişme hakkı, koruma hakkı ve katılım hakkı ile ilgili ifadelere daha fazla yer verilirken; Türkçe ders kitaplarında önerilen ders içi ve ders dışı etkinlikler, hazırlık soruları, değerlendirme soruları ve görsel metinlerde daha az yer verildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca Türkçe ders kitaplarında çocukların gelişim düzeyleri ve çocuk hakları konularını anlama kapasiteleri dikkate alındığında ortaokulda üst sınıflara gidildikçe çocuk hakları konularına daha fazla yer verilmesi gerekirken; böyle bir seyir izlenmediği görülmüştür. Anahtar sözcükler: çocuk hakları, türkçe ders kitapları, birleşmiş milletler çocuk hakları sözleşmesi.

Ders kitaplarıOrtaokullarTürkçe dersi+4
Melik Çelik
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmeni adaylarının görüşlerine göre akademisyenlerin mesleki etik davranışları üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Türkçe öğretmeni adaylarının görüşlerine göre akademisyenlerin mesleki etik davranışlarını belirlemektir. Bu temel amaç çerçevesinde Türkçe öğretmeni adaylarının derslerine giren ya da bulundukları kurumda görev yapan akademisyenlerin (öğretim üyesi, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi) Türkçe öğretmeni adaylarına yaklaşımları, Türkçe öğretmeni adayları ile ilişkilerinde herhangi bir çıkar sağlayıp sağlamadıkları (karşılık bekleyip beklemedikleri), Türkçe öğretmeni adaylarının farklılıklarından dolayı kendilerine farklı bir yaklaşımda (olumlu-olumsuz) bulunup bulunmadıkları, mesleki bilinç ve yeterlikleri, ders ve okul içi/dışı, etik/etik dışı davranışları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma, nitel araştırma türlerinden biri olan 'temel nitel araştırma' desenine göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 Eğitim ve Öğretim Yılı'nda, Türkiye'deki 6 (altı) üniversitenin eğitim fakültelerindeki Türkçe öğretmenliği programlarında öğrenim görmekte olan toplam 25 (yirmi beş) 4. sınıf Türkçe öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veriler nitel araştırma yönteminin veri toplama tekniklerinden biri olan 'yarı yapılandırılmış görüşme tekniğine göre toplanmıştır. Verilerin toplamasında araştırmacı tarafından geliştirilen Akademisyenlerin Mesleki Etik Davranışlarını Belirlemeye İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine göre çözümlenmiştir. Analiz sonucunda ulaşılan bulgular alan yazınında yer alan benzer çalışmalarla karşılaştırılarak tartışılmıştır. Çalışmanın sonunda, Türkçe öğretmeni adaylarının görüşlerine göre akademisyenlerin birçok olumlu davranışlarının olmasının yanı sıra olumsuz kategoride de birçok etik dışı davranış gösterdikleri belirlenmiştir.

Türkçe eğitimiTürkçe öğretimi
Ceylan Taş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Aslı Der'in çocuk ve gençlik romanlarında çatışma ve çatışma çözme süreçleri üzerine bir inceleme

Yaşamın kendisi çatışma üzerine kuruludur. Bu nedenle erken yaşlardan itibaren çocuğun çatışmaları anlama ve bunları çözme konusunda bilinç edinmesi gerekmektedir. Örgün (formal) ya da yaygın (informal) eğitim ortamlarındaki çeşitli çalışmalar (yaratıcı drama, oyunla terapi, bibliyoterapi, video içerikleri…) dışında çocuk edebiyatı yapıtları çocuğun çatışma çözme becerisini destekleyecek araç gereçlerdendir. Bu yönüyle çalışmamızda Aslı Der'in çocuk romanlarındaki çatışma ve çatışma süreçleri incelenmiştir. Nitel araştırma deseninde yapılandırılan bu çalışmada verilerin toplanması için doküman incelemesine, verilerin çözümlenmesi için içerik analizine başvurulmuştur. Araştırmanın inceleme nesnelerini Aslı Der'in çocuk ve gençler için yazdığı 8 roman oluşturmaktadır. Söz konusu romanlar çatışma, çatışma türleri ve çatışma süreçleri bakımından incelenmiş, ulaşılan bulgular tablolar halinde sunulmuştur. Elde edilen bulgulara göre çözümlenen romanlarda çatışma türlerinden kişi-kişi çatışması en fazla sıklığa sahipken, kişi-doğa çatışması en az sıklığa sahiptir. Ayrıca romanlarda teknoloji-doğa çatışmasıyla karşılaşılmamıştır. Çatışmayı ortaya çıkaran ana nedenler olarak duygular ön plana çıkarken, tutum ise en az sıklığa sahip olmuştur. Çatışma çözümünde karakterlerin çoğunlukla etkin olduğu tespit edilmiştir. Çatışmalar sonuç açısından çoğunlukla dönüştürücü bir güce sahipken, kayıpla neticelenen sonuçlar en az sıklığa sahiptir. Sonuç olarak Aslı Der'in çocuk ve gençlere seslenen romanlarındaki çatışma biçimleri ve çözümleri, bunları ortaya çıkardığı sonuçların çocuk okurun psikolojik, sosyal, bilişsel ve ahlaksal gelişimlerini destekleyecek bir niteliğe sahip olduğu söylenebilir.

Yağmur Temür
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde dijital oyunlardan yararlanmaya ilişkin öğretmen tutum ve görüşleri üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler dersinde dijital oyunlardan yararlanmaya ilişkin öğretmenlerin tutum ve görüşlerini belirlemektir. Bu araştırmanın evrenini Van ili ve ilçelerinde görev yapan sosyal bilgiler giren öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini de İpekyolu İlçe Milli Eğitim, Tuşba İlçe Milli Eğitim, Edremit İlçe Milli Eğitim, Gevaş İlçe Milli Eğitim ve Erciş İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler ve sosyal bilgiler dersine giren sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya gönüllü olarak 192 öğretmen katılmıştır. Araştırmada nicel verilerin toplanmasında Dijital Oyunlardan Yararlanma Ölçeği'nden (DOYÖ), nitel verilerin toplanmasında da yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri içerik analiz yöntemiyle, nicel verileri de SPSS 21.0 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Nicel verilerin analizi için aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklemler t testi ve tek yönlü varyans (OneWayAnova) testleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda yapılandırılmış görüşme formu ve DOYÖ kullanılarak elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin genel olarak sosyal bilgiler derslerindeki konu ve kazanımları dijital oyunlar aracılığıyla öğretme konusunda olumlu görüşlere sahip olduğu ama bu konuyla ilgili deneyimlerinin olmadığı; DOYÖ'nun alt boyutları (derste dijital oyunlardan yararlanma ile ilgili tutumlar, dijital oyunların olumsuz yönlerine yönelik tutumlar, dijital oyunların olumlu yönlerine yönelik tutumlar, dijital oyunların sınıfta öğrenmeye ve öğrencilere etkisine yönelik tutumlar) ile öğretmen yaş grupları, mesleki kıdem, öğrenim durumu ve cinsiyet gibi değişkenler açısından anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir.

Ortaokul öğretmenleriOrtaokullarOyunla öğretim+6
Ayşe Altun
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Kutlu'nun deneme türü eserlerinin değerler eğitimi bağlamında incelenmesi

Hızla değişen dünyada, toplumlar varlıklarını devam ettirebilmek için değerlerini korumak zorundadırlar. Çünkü sürekli gelişim hâlinde olan dünyada değerlerin korunması güç hâline gelmektedir. Bir toplumun huzur ve mutluluk içinde yaşamasının bir yolu da evrensel değerlere sahip bireyleri yetiştirmektir. Eğitim; değerlere sahip çıkacak, evrensel değerleri içselleştirecek bireyleri yetiştirmede önemli bir rol oynar. İnsanların dayanışma içinde olmaları, iletişim kurmaları eğitimle olur. Çünkü eğitimin işlevi sadece bilgi vermek değildir; bireyleri değişen dünyaya hazırlamak ve sahip olunan değerlerin korunması için bilinçlendirmektir. Eğitimde kullanılan edebî eserler, bireylerin bilinçlenmesi için önemli bir araçtır. Kitap okuyan bireyler, kendilerini eğitip geliştirebilirler. Edebî eserlerde yer alan iletiler, bireylerin gerçekte sahip oldukları değerleri korumalarını sağlar. Türk dili ve edebiyatı dersleri öğrencilere milli ve manevi değerleri metinler aracılığıyla aktarmada önemlidir. Mustafa Kutlu'nun, deneme türü kitapları değerleri aktarmada ve bireylere benimsetmede önemli bir yere sahiptir. Mustafa Kutlu deneme kitaplarında güncel sorunları, ülkemizde değişen değerleri sıkça işlemiş hem birey hem toplum açısından ele alarak milli ve manevî değerlerin önemini vurgulamıştır. Ayrıca Mustafa Kutlu'nun hikâyelerinin önemli bir yerinin olması, deneme türü eserlerine olan ilginin artmasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı Mustafa Kutlu'nun denemelerinin değerler eğitimine katkısını incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın materyali Mustafa Kutlu'nun 12 deneme kitabı oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından alanında uzman akademisyenlerin görüşleri ve 10 kök değer göz önünde bulundurularak ön inceleme sonucunda 20 değerin ele alındığı ''Değerler Formu'' oluşturulmuştur. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. İşlenen değerler ayrı başlıklar altında incelenmiş olup değerlerin yer aldığı deneme kitabı ve sayfa numaraları belirtilerek değerleri içeren cümleler alıntılanıp yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda en çok rastlanan değerin dini değerler ve çevreyi koruma değeri olduğu; en az işlenen değerin ise sabır değeri olduğu tespit edilmiştir. Mustafa Kutlu'nun deneme eserlerinin değerleri içermesi bakımından zengin olduğu sonucuna varılmış; değerler eğitiminde yazarın bu türdeki eserlerinin de kullanılabileceği anlaşılmıştır.

Leman Gezer Yılmaz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı drama etkinliklerinin 7.sınıf öğrencilerinin sesli okumalarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, yaratıcı drama etkinliklerinin 7.sınıf öğrencilerinin sesli okumalarına etkisini ortaya koymaktır. Çalışmada karma yöntem araştırma deseni çerçevesinde nicel ve nitel araştırma yönteminin veri toplama araçları ve veri analizi teknikleri kullanılmıştır. Yaratıcı drama uygulamalarının öğrencilerin sesli okumalarına etkisini incelemek amacıyla ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deneysel çalışma sonucunda öğrencilerde meydana gelen değişimler istatistiksel birtakım işlemlerle ortaya konulduktan sonra öğrencilerin kendi gelişimleri ile ilgili değerlendirmeleri araştırılmak istenmiş ve nitel araştırma yöntemi veri toplama tekniklerinden görüşme aracılığıyla öğrencilerden yaratıcı drama etkinliklerinin gelişimlerine etkisine yönelik görüşleri alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019–2020 eğitim-öğretim yılı Van'ın İpekyolu ilçesinde bir okuldaki 42 (21 deney grubu, 21 kontrol grubu) 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verilerin analizi t- testi ile, nitel verilerin analizi ise içerik analizi ile yapılmıştır. Veri analizinde kodlayıcı güvenirliğine bakılmıştır. Araştırma sonucunda yapılan son test analizlerine göre deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın deney grubu lehine olduğu görülmüştür. Yaratıcı drama etkinlikleri tamamlandıktan sonra deney grubundaki öğrencilerle yapılan görüşme sonuçlarına göre 7 tema elde edilmiştir. Bu temalar; yaratıcı drama kavramı, yaratıcı drama uygulamalarının öğrencilere katkısı, gerçeğe yakın canlandırma, gelişim, sesli okuma, ilgi ve okuma metinlerinde karakteri yansıtmadır. Yapılan deneysel çalışma sonucu ve öğrenci görüşleri yaratıcı drama etkinliklerinin öğrencilerin sesli okumalarını olumlu yönde geliştirdiğini göstermektedir. Bu sonuç yaratıcı drama etkinliklerinin özelde okuma becerisine genelde de Türkçe öğretim sürecinde katkısını ortaya koyması açısından önemlidir.

Okuma becerileriOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+4
Nesrin Doğan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin ve 12 Mart 1971 Muhtırası'nın ortaokul sosyal bilgiler dersine etkisi

Eğitim, bireylerin yetişmesi ve gelişmesi için geçmişten günümüze kadar vazgeçilmez bir unsur olarak kabul edilmiştir. Öncelikle ailede başlayan eğitim daha sonra okul ortamında devam etmektedir. Sosyal Bilgiler de bu eğitimin bir parçasını oluşturmaktadır. Diğer derslere oranla Sosyal Bilgiler dersi, kültürel özellikler ile maddi ve manevi değerlerin benimsetilmesi, vatandaşlık bilincinin yeni nesle aktarılması gibi nedenlerden ötürü devletler tarafından daha fazla önemsenebilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD)'nde 1. Dünya Savaşı'nın yaşandığı yıllar ve sonrası, toplum yapısında meydana gelen sosyal bozukluklara çözüm bulmak ve vatandaşlık bilinci oluşturmak için 20.yüzyılda gelişme gösteren bir derstir. ABD'de meydana gelen; sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda büyük dönüşüm beraberinde toplumu da etkilemiştir. Bu değişimler sonucunda toplumu etkileyen milliyetçilik, sanayi ve şehirleşme, kentlere göç, çarpık kentleşme, güvenlik problemi gibi ortaya çıkan sorunlara çözüm bulmak amacıyla Sosyal Bilgilerin gelişimi de hız kazanmıştır. Bu nedenlerden dolayı sosyal bilgiler dersi ilk kez 1916'da ABD'de gelişme göstermiştir. Sosyal Bilgiler, hem dünyada hem de Türkiye'de yaşanan önemli olaylardan direkt etkilenebilmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin ve 12 Mart 1971 Muhtırası'nın ortaokul Sosyal Bilgiler dersine etkisi araştırılmıştır. 1948 İlkokul Programı'nda Yurttaşlık Bilgisi, Coğrafya ve Tarih olarak okutulan bu dersler 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra 1962 İlkokul Programı'yla birlikte Toplum ve Ülke İncelemeleri adını almıştır. Akabinde 1968 İlkokul Programı'yla dersin adı Sosyal Bilgiler olarak değiştirilmiştir. 1971-1973 yılları arasında ise ortaokul kademesinde de okutulmaya başlanmıştır. Araştırma çalışmasında nitel yöntemlerden olan doküman analizi kullanılmıştır. Yararlanılan kaynaklar ise şunlardır; Tebliğler Dergisi, hükümet programları, eğitim programları, kararname ve yönergeler ile Eğitim Şûraları. Bunun yanında bu konu ile ilgili tez, makale, dergi ve kitaplardan incelemeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: 27 mayıs 1960 darbesi, sosyal bilgiler, eğitim, 12 mart 1971 muhtırası, ortaokul.

Songül Coşkun
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretim merkezlerinde görev yapan öğretim elemanlarının eğitim durumları, akademik faaliyetleri ve eğitim-öğretim süreçlerinde yaşadıkları sorunlar

Bu çalışmanın amacı, Türkçe Öğretim Merkezlerinde (TÖMER) görev yapan öğretim elemanları ile ilgili bir durum analizi yapmak ve öğretim elemanlarının yaşadıkları sorunları tespit etmektir. Çalışmanın ilk boyutunda nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yapılırken ikinci boyutunda yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla veriler toplanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve bu araştırma durum desenine göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma evrenini Türkiye'de TÖMER'lerde görev yapmakta olan öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu seçkisiz örnekleme ile belirlenmiş, TÖMER'lerde görev yapan 14 eğitici oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Yapılandırılmış Görüş Bildirim Formu (YGBF)" ile "Öğretim Elemanı Kontrol Formu (ÖEKF)" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında veriler toplanırken TÖMER'lerde görev yapan 14 eğiticiden görüş alınmıştır. TÖMER'lerde görev yapan öğretim elemanlarıyla ilgili bilgi toplanırken incelenen TÖMER'lerden 91'inin de öğretim elemanlarıyla ilgili bilgilere ulaşılmıştır. Toplanan verilerin analizi yapılırken YGBF'de nitel veri çözümleme araçlarından içerik analizi, ÖEKF'de ise nitel veri analiz tekniklerinden betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda TÖMER'lerde çalışan öğretim görevlilerinin maddî imkânsızlıklar ve altyapı eksikliğinden, planlama ve yönetim sorunlarından, sınıf ve ders düzenlemesine yönelik uygulamalardan, dil ve dil bilgisi öğretiminden, materyal eksikliğinden, ölçme ve değerlendirme uygulamalarından kaynaklanan birtakım sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesine yönelik bir lisans programının olmayışının eğitim-öğretim uygulamalarına olumsuz yansıdığı görülmüş, TÖMER'lerin uluslararası ölçütlere göre akredite edilmesi gerektiği saptanmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine yönelik düzenlenen sertifika programlarının bu alanın işleyişini olumsuz yönde etkilediği bulgulanmıştır. TÖMER'lerde çalışan öğretim görevlilerinin bir kısmının Maarif Vakfı tarafından hazırlanan programı incelemedikleri görülmüş, inceleyen öğretim görevlilerinden büyük bir kısmının ise programın Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metnine uygun hazırlandığını düşündüğü tespit edilmiştir. Ayrıca TÖMER'lerde görev yapan müdürlerin, müdür yardımcılarının ve öğreticilerin genel itibariyle lisans, yüksek lisans ve doktora mezuniyetlerinin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden olduğu tespit edilmiş ve incelenen kişilerin Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine yönelik yayın yüzdeliğine bakıldığında yayın sıklıklarının az olduğu görülmüştür.

Hazal Çeşit
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklara seslenen korku türündeki yapıtların yazınsal kurgu ve pedagojik işlev açısından incelenmesi

Çocuk, çevresinde olup bitenleri merakla keşfetmeye, tanımaya ve anlamlandırmaya çalışan bir bireydir. Yeterli düzeyde yaşam deneyimine sahip olmadığı için çocukların dış dünyadan daha fazla etkilendikleri ve içsel açıdan da değişim ve dönüşümlere daha açık oldukları bilinen bir gerçektir. Ayrıca daha geniş bir düş dünyasına sahip olan çocukların gelişimlerinin desteklenmesi açısından çocuk edebiyatı yapıtlarının önemli bir işlevi vardır. Özellikle çocukların farklı yazınsal türdeki yapıtlarla buluşması çocuğun yaşamı ve insanı farklı bakış açılarından, farklı boyutlardan görmesine hizmet eder. Bu açıdan insan doğasının korku yönünü merkeze alan korku türündeki yapıtlar çocuk okurun gelişimine destek verebilen özgül bir edebiyat alanıdır. Bu çalışmanın ana amacı çocuklara seslenen korku türündeki yapıtları yazınsal kurgu ve pedagojik işlev açısından incelemektir. Çalışmanın veri kaynağını, çocuklara seslenen 11 korku türündeki yapıt oluşturmaktadır. Veriler nitel araştırma yönteminin veri toplama tekniklerinden doküman inceleme yoluyla toplanmış, betimsel analiz yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda incelenen korku türündeki yapıtlarda yer alan temel karakterlerin çoğunlukla devingen ve açık karakterler olduğu, cinsiyetlerin eşit bir biçimde dağılım gösterdiği, yaş aralıklarının 7-14 olduğu belirlenmiştir. Ayrıca söz konusu yapıtlarda olay örgüsünün genel olarak döngüsel olay örgüsü ile kurgulandığı; ele alınan yapıtlarda anlatıcıların senöyküsel, benöyküsel ve elöyküsel anlatım tarzını benimsedikleri; korku duyulan mekanın çoğunlukla karanlık bir oda olduğu ve zamanın ise gece olduğu görülmüştür. Yapıtlardaki korku kaynaklarının çeşitlilik gösterdiği, çoğunlukla fantastik figürlerin olduğu; temel karakterlerin korkularının üstesinden gelmek için geliştirdiği davranışın çoğunlukla korkularla yüzleşmek olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte çalışma kapsamında incelenen korku türündeki yapıtların değerler eğitimi açısından da zengin bir içeriğe sahip olduğu belirlenmiştir. Yapıtlarda hedef kitleyi olumsuz etkileyecek durumlara yer verilmediği gözlemlenmiştir. Yapıtların dil ve anlatım açısından yetkin bir biçimde düzenlendiği ortaya çıkarılmıştır. Sonuç olarak incelenen korku türü yapıtlarının çocuklarının korkularının üstesinden gelmek için pedagojik bir rol üstlenebileceği düşünülmektedir.

KorkuKurguPedagoji+2
Ekrem Öbüz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf sosyal bilgiler dersinde etkinlik temelli öğretimin öğrencilerin akademik başarı ve derse karsı tutumlarına etkisi: Ekonomi ve sosyal hayat ünitesi örneği

Bu araştırma ile aktif öğrenme içerisinde yer alan etkinlik temelli yaklaşımın ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi akademik başarı ve tutumlarına etkisi incelenmiştir. Yapılan araştırmada nicel yöntem, ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel modeli uygulanmıştır. Araştırmada çalışma grubu olarak 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Van ili Tuşba ilçesine bağlı bir devlet okulunda öğrenim gören 7. Sınıf öğrencileri oluşturmuştur. 7/A ( Deney grubu), 7/B (Kontrol grubu) sınıflarındaki 44 öğrenciden oluşmuştur. Bu sınıflar seçilirken okul ortalama başarılarının benzer olmasına dikkat edilmiştir. Çalışma öncesinde gruplara başarı testi ve tutum ölçeğinin ön testi uygulanmıştır. Daha sonra 5 hafta (15 saat) ekonomi ve sosyal hayat ünitesi kazanımları kapsayacak şekilde kontrol grubuna geleneksel yöntem, deney grubuna etkinlik temelli öğretimle öğretilmiştir. Uygulama sonunda her iki gruba başarı testi ve tutum ölçeğinin son testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara bakıldığında deney grubundaki öğrencilerin başarı puanlarında ve derse karşı tutumlarında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Bu durumda etkinlik temelli öğretimin uygulanmasında öğrencilerin akademik başarısını ve sosyal bilgiler dersine karşı tutumunu olumlu yönde etkilediği gözlenmiştir.

Türkan Berkgil
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dünyası efsanelerinde Türk halk astronomisi ve eğitime yansımaları

Atlı göçebe hayat biçimini benimsemiş olan Eski Türkler, benimsedikleri hayat biçimi nedeniyle çevre şartlarından oldukça fazla etkilenmiştir. Çevre koşuları sadece günlük hayatlarını etkilemekle kalmamış dünyayı algılama biçimleri de bu çevre koşullarına göre biçimlenmiştir. Yılın farklı mevsimlerini farklı bölgelerde geçiren Eski Türkler zorlu iklim şartlarına karşı kendileri ile birlikte hayvanlarını muhafaza etmek, yönleri ve zamanı tayin edebilmek amacı ile kutsal gördükleri gökyüzünden faydalanmışlardır. Gökyüzü onlar için duyulan meraktan dolayı ve onlara sağlayacağı yarardan dolayı keşfedilmesi gereken bir yer olmuştur. Gökyüzünü çıplak gözle incelemenin mümkün olduğu eski zamanda gök cisimlerinin ortaya çıkışı hakkında fikir yürütmüş; bu cisimlerin gökyüzündeki hareketlerini, şekillerini, gökyüzünde göründükleri zamanı gözlemleyerek bir dünya tasavvuru oluşturmuşlardır. Bu çalışmada gök cisimleri ile ilgili metinlerden yola çıkarak halkın gökyüzü hakkındaki bilgisi ve oluşturdukları halk astronomisi ortaya konmuştur.

Gamze Ağırbaş Yaşar
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin eleştirel dijital okuryazarlık düzeyinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin eleştirel dijital okuryazarlık düzeylerini tespit etmektir. Araştırmanın örneklemi 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Van ili merkez ve ilçelerinde bulunan ortaokullarda görev yapan 178 sosyal bilgiler öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak demografik bilgilerinin yer aldığı kişisel bilgi anketi ve Küslü (2022) tarafından geliştirilen eleştirel dijital okuryazarlık ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri de SPSS 21.0 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Analizler sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki deneyimleri, öğrenim düzeyleri ve dijital beceri eğitimi alma durumları ile eleştirel dijital okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Zamana bağlı bir şekilde sosyal bilgiler öğretmenlerinin eleştirel dijital okuryazarlık puanları mesleki deneyim açısından yıllara göre giderek azaldığı gözlemlenmiştir. Eleştirel okuryazarlık becerisi hayat boyu kazanılması ve sürekli geliştirilmesi gereken bir beceridir. Bu açıdan topluma yön veren ve yarının geleceğini tayin edecek öğretmenlerin sürekli olarak eleştirel okuryazarlık becerilerini geliştirici faaliyetlere dahil olmalıdırlar.

Esasettin Şevgin
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin dijital mahremiyete ilişkin metafor algıları üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin dijital mahremiyet kavramına ilişkin metaforik algılarını belirlemektir. Nitel araştırma deseninde yapılandırılan bu çalışmaya 150 sosyal bilgiler dersi öğretmeni katılmış, verilerin toplanması için araştırmacının geliştirdiği anket formundan, verilerin çözümlenmesi için içerik analizinden yararlanılmıştır. Veri kaybının önlenmesi ve bulguların somutlaştırılması için nitel araştırma yazılımlarından biri olan MAXQDA 2022 kullanılmıştır. Katılımcıların ürettikleri metaforlarda dijital mahremiyetle ev, özel yaşam ve gizlilik arasında metaforik bağ kurdukları tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların dijital mahremiyete dönük algılarının öncelikle "mekân ve yer" ana kategorisiyle ilişkili olduğu bulgulanmıştır. Katılımcıların dijital mahremiyete dönük ürettikleri metaforlara cinsiyet açısından bakıldığında kadınların dijital mahremiyeti özgür olma ve gizlilik ana kategorileriyle, erkek katılımcıların ise özel alanla ilişkilendirdikleri görülmüştür. Bu yönden kadın katılımcıların erkeklerle karşılaştırıldığında gizlilik konusunu daha fazla önemsedikleri söylenebilir. Üretilen metaforlar medeni durumlarına göre farklı bir eğilim sergilemiştir. Bekâr katılımcılar "hazine, anı, mabet" gibi metaforlar üretirken, evli katılımcılar sorumluluk ve yükümlülük bildiren metaforlar üretmişlerdir. Ayrıca evli katılımcılar gizlilik ve güvenlik içeren metaforlar da aktarmışlardır. Katılımcı sosyal bilgiler öğretmenlerinin ürettikleri metaforların yaş düzeyleri fark etmeksizin mekân ve yer, nesne ve eşya, hayat ana kategorileriyle ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Özellikle gizlilik ana kategorisinin çeşitli yaş düzeylerinde daha çok önemsendiği gözlemlenmiştir. Katılımcılar tarafından üretilen metaforlara eğitim düzeyli açısından bakıldığında bir farklılaşmadan söz edilebilir. Lisans düzeyindeki katılımcılar bireysel yaşama dair metaforlar üretirken, lisansüstü düzeydeki katılımcıların ürettiği metaforlar en çok gizlilik kavramıyla ilişkili olmuştur.

Hande Görmen Şen
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin yazdıkları hikâye edici metinlerin tür ve karakter özellikleri açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 7. sınıf öğrencilerinin yazdıkları hikâye edici metinleri tür ve karakter özellikleri açısından incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın veri kaynağını oluşturan 7. sınıf öğrencilerinin yazdıkları hikâye edici metinler doküman incelemesi yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma materyalini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Kırklareli ilinin Lüleburgaz ilçe merkezinde yer alan devlet ortaokullarını temsil ettiği düşünülen 8 ortaokulda eğitime devam eden 7. sınıf öğrencilerinin yazdıkları hikâye edici metinler oluşturmaktadır. Verilerin toplanması ve değerlendirmesinde ilgili alanyazından hareketle araştırmacı tarafından geliştirilen Hikâye Yazma Formu, Hikâye Değerlendirme Formu, Karakter Özellikleri Sınıflama Formu ve Karakter Geliştirme Yolları Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analizle çözümlenmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular oluşturulan tablolarla sunulmuş, bu tablolar içerisinde frekans ve yüzde hesaplamalarına yer verilmiştir. Elde edilen bulgular 7. sınıf öğrencilerinin yazdıkları hikâye edici metinlerden sunulan örneklerle desteklenmiştir. Çalışma kapsamında 7. sınıf öğrencileri tarafından yazılan 467 metinden 141'inin hikâye türünün özelliklerini yansıttığı belirlenmiştir. Öğrencilerin yazdığı hikâye edici metinlerde yer alan karakterlerin %53,58'i açık karakter, %46,42'si kapalı karakter, %28,50'si devingen karakter, %71,50'si durağan karakter özelliği göstermektedir. Karakterlerin sırasıyla %87,89 davranış ve eylemleriyle, %52,54 yazarın yorumuyla, %21,65 konuşmalarıyla, %15,92 diğer karakterlerin yorumuyla, %11,14 fiziksel özellikleriyle geliştirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada ulaşılan sonuçlardan hareketle çeşitli önerilere yer verilmiştir.

Ceyda Çava
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersinde drama yöntemini uygulama durumları ve drama tekniklerine ilişkin öz yeterlilik algıları üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın temel amacı Türkçe öğretmenlerin drama yöntemini uygulama ve drama tekniklerine ilişkin yeterliliklerin ne düzeyde bildiklerini ve bildiklerini ne düzeyde uyguladıklarını belirlemeye yönelik bir durumu tespit etmektir. Araştırmada nicel yöntemlerden olan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ortaokullarında görev yapan 133 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı kapsamında Karadağ, Çalışkan, Korkmaz ve Yüksel (2008) tarafından geliştirilen drama lideri olarak öğretmen ve eğitimsel drama uygulama yeterliği ölçeği ile Koç (2013) tarafından geliştirilen drama yöntemi tekniklerine ilişkin yeterlilik anketi veri toplam aracı olarak kullanılmıştır. Türkçe öğretmenlerinden toplanan verilerin analizi, iki farklı şekilde yapılmıştır. İlk olarak anket formundan elde edilen verilerin analizinde SPSS 21 programı kullanılmıştır, katılımcıların drama yöntemi tekniklerine yönelik yeterliklerini incelemek için elde edilen verilerin betimsel istatistiği yapılmıştır. Araştırma sonucunda Türkçe öğretmenlerinin drama tekniklerinden en çok öykü- olay canlandırmasını, en az ise parmak oyunu tekniği hakkında bilgi sahibi oldukları, derslerde drama tekniklerini kullanma düzeylerine bakıldığında en yüksek kullandıkları tekniğin doğaçlama, en az kullandıkları tekniğin ise parmak oyunu olduğu tespit edilmiştir. Türkçe öğretmenleri drama yöntemini uygularken araç-gereç eksikliği, öğrenci sayısının fazla olması, velilerin tutumu, yönetimin tutumu, drama yöntemiyle ilgili bilgi eksikliği, ders konularının yetiştirilememesi ve sınıfın dar oluşu gibi sorunlar olduğunu dile getirmişlerdir. Türkçe öğretmenlerinin drama uygulama yeterlilik düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Türkçe öğretmenlerinin drama yöntemini uygulama yeterlik düzeyleri ile cinsiyet, mesleki kıdem yılı, tiyatroya gitme durumu, görev yeri ve sınıf mevcudu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı; lisans döneminde drama dersi alma, herhangi bir kursta drama eğitimi alma, tiyatro metinlerini okuma ve inceleme değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.

Fatma Doğanoğlu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet dönemi toplumcu-gerçekçi yazarların romanlarında (1940-1960) öğretmen karakterler ve eğitim olgusu

Türk roman ve hikâyesinde 1940'lı yıllardan sonra daha fazla etkili olmaya başlayan toplumcu-gerçekçi anlayış, sol sosyalist ideolojiden beslenen yazarların eserleriyle 1980'li yıllara kadar varlığını kuvvetle sürdürür. Toplumdaki eşitsizliklerin, ezilen sınıfları konu edinerek verilecek mücadele yanı sıra sol siyasal ve kültürel bir mücadele ile ortadan kaldırılabileceğine inanan toplumcu-gerçekçi yazarlar; şiir, roman ve hikâye türü ürünlerinde sömürüyü, eşitsizliği ve ezen-ezilen ilişkisini yansıtmaya çalışırlar. 1940'ta, özellikle Köy Enstitüleri'nin açılmasıyla birlikte, pek çok toplumcu–gerçekçi yazar bu eğitim kurumunda yetişmeye başlar. Özellikle enstitü mezunu öğretmen kökenli yazarların, yazıldığı dönemde eğitimi ve öğretmeni merkeze alan romanları büyük ilgi uyandırır. Doküman incelemesine dayalı bu araştırma, söz konusu döneme ait, bilhassa 1940'ta Köy Enstitüleri'nin açılmasından 1960 Askerî Müdahalesi 'ne kadarki süreci kapsar. Tezimiz toplumcu-gerçekçi yazarların temsilî şahıs kadrosu içinde öğretmen karakterler barındıran ve öğretici karakterler vasıtasıyla eğitim mesajı veren toplam 10 eserden meydana gelmekte, bunlarda asıl çalışma evrenimizi oluşturmaktadır. Bu araştırmada 10 roman içerik analizine dayalı olarak 'öğretmenlik mesleği - eğitim' anlayışı ekseninde incelenecektir. Toplumcu-gerçekçi yazarların bu temelde incelenecek romanlarında; ideal eğitim ve ideal öğretmenlik mesajları belge tarama yöntemi ile tespit edilecek, söz konusu mesajlar betimsel analiz ve içerik analizi kullanılarak ayrı başlıklar altında detaylı şekilde yorumlanacaktır. Bu mesajların analizi sonucunda öğretmenlerin çalıştıkları yerlerdeki ekonomik yapının, öğretmen-halk ilişkisinin, halkın eğitim hakkındaki düşüncelerinin ve öğretmenlerin mesleklerini tercih nedenlerinin eğitimi nasıl etkilediği belirlenmeye çalışılacaktır. Ayrıca incelemeye esas romanlardaki öğretmen mesleği niteliklerinin ve davranışlarının yorumlanmasıyla birlikte eserlerde çizilen ideal öğretmen tipinin temel vasıfları aydınlatılmış olacaktır.

Ömer Koç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağı bağlamında Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarına bir bakış

Dünyada yaygın olarak görülen ekonomik ve sosyal yeniliklerle oluşmuş zaman aralıklarına kuşak denir. Diğer bir söylemle kuşak kavramı, yaklaşık olarak yakın zamanlarda doğmuş olup benzer durumlarla karşı karşıya kalan, benzer mesuliyetler almış oldukları için ortak algı, fikir ve davranışlara sahip kişiler topluluğu olarak isimlendirilmiştir. Her dönemde insanların sahip olduğu ortak özellikler, durumlar, olaylar vardır. Bu ortak yaşantı, durum ve olaylara göre kuşaklar sınıflandırmaya tabii tutulmuştur. Kuşak gruplandırılmasının yapılması birçok açıdan araştırmacının bilimsel çalışmalarda işini kolaylaştırmaktadır. Bu sebeple eğitim-öğretimde bireylerin içerisinde bulunduğu kuşağı bilmek, eğitimcileri bir adım daha başarıya yaklaştırmaktadır. Genellikle 21.yüzyılda kuşak gruplandırılması; Gelenekselciler, Bebek Patlaması, X, Y, Z kuşağı olarak yapılmaktadır. Bu çalışmada özellikle; Z kuşağının beklentileri sorgulanmış ve bu doğrultuda Türk Dili ve Edebiyatı ortaöğretim ders kitaplarındaki metinlerin Z kuşağına uygunlukları ortaya konulmuştur. Çalışmada betimsel araştırma yöntemi ile doküman analizi kullanılmıştır. Öncelikle yerli ve yabancı literatürde yer alan basılı ve dijital kaynaklar genel tarama modeli uygulanarak analiz edilmiştir. Elde edilen bilgiler sonucunda Z kuşağına uygunluk kriterlerinden oluşan madde havuzu oluşturulmuştur. Hazırlanan 40 maddelik taslak form, alan uzmanlarının görüş ve önerilerine sunulmuştur. Uzman görüşlerinden alınan dönütler doğrultusunda 30 maddenin uygun olduğu tespit edilmiştir. Düzenlenen forma pilot uygulama yapmak amacıyla 2 uzman tarafından 15 metin kod güvenirliliği yöntemiyle incelenmiştir. Kod güvenirliliği (% 82) olarak belirlenmiştir. Güvenirliliği ortaya konulan maddeler bütün metinlere uygulanmıştır. Ortaöğretim düzeyindeki 9., 10., 11. ve 12. sınıflara yönelik Türk Dili ve Edebiyatı ders kitaplarında bulunan toplam 153 metnin Z kuşağına uygunluk durumları sayısal verilerle tablolar halinde sunulmuş ve yorumlanmıştır. Anahtar sözcükler: z kuşağı, ders kitapları, Türk dili ve edebiyatı, interaktif öğretim, modern öğretim materyalleri

Türk dili ve edebiyatı dersiZ kuşağı
Nesli Yıldız Aydın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İki dilli öğrencilerin Türkçe yazma yeterlikleri (Başarı, tutum, kaygı ve yazma stratejilerini uygulama) ve bu yeterliklerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; iki dilli öğrencilerin Türkçe yazma yeterliklerini (tutum, kaygı, başarı ve yazma stratejilerini uygulama) ve bu yeterliklerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, evde konuşulan dil, evde TV izleme süresi, kitap okuma, günlük tutma durumu, okunan kitap türü değişkenleriyle ilişkisini tespit etmektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeline uygun olarak yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Van ili merkez ilçelerindeki ortaokullarda öğrenim gören 207 iki dilli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri; "Üstbilişsel Yazma Stratejileri Ölçeği", "Yazma Tutumu Ölçeği", "Kompozisyon Değerlendirme Ölçeği" ve "Yazma Kaygısı Ölçeği" ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak parametrik ve non-parametrik analiz teknikleri ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonunda iki dilli öğrencilerin Türkçe yazma başarılarının "yüksek" seviyede olduğu bulgulanmıştır. Bağımlı değişkenin sınıf düzeyi, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, evde konuşulan dil, evde TV izleme süresi, kitap okuma, günlük tutma durumu, okunan kitap türü değişkenleriyle olumlu-olumsuz bir ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşılık iki dilli öğrencilerin yazma başarı düzeylerinin kadınlarda daha fazla olduğu belirlenmiştir. Çalışmada iki dilli öğrencilerin Türkçe yazma tutumunun "yüksek" düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bağımlı değişkenin sınıf düzeyi, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, evde TV izleme süresi, kitap okuma, okunan kitap türü değişkenleriyle olumlu-olumsuz bir ilişkisinin olmadığı görülmüştür. Buna karşılık kadınların ve günlük tutanların yazma tutumlarının daha yüksek olduğu bulgulanmıştır. Ayrıca sonuçlara göre iki dilli öğrencilerin Türkçe yazma tutumlarında evde daha çok konuşulan dilin etkili olduğu görülmüştür. İki dilli öğrencilerin Türkçe yazma kaygısının "kısmen yüksek" düzeyde olduğu bulunmuştur. Bağımlı değişkenin sınıf düzeyi, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, evde TV izleme süresi, kitap okuma, okunan kitap türü değişkenleriyle olumlu-olumsuz bir ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşılık erkeklerin yazma kaygılarının kadınlara göre daha yüksek olduğu, iki dilli öğrencilerin Türkçe ii yazma kaygılarında evde daha çok konuşulan dilin etkili olduğu, günlük tutmayanların tutanlara oranla daha yüksek kaygı yaşadıkları belirlenmiştir. Çalışmada iki dilli öğrencilerin yazma stratejilerinin "yüksek" düzeyde olduğu bulgulanmıştır. İlgili bağımlı değişkenin sınıf düzeyi, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, evde konuşulan dil, evde TV izleme süresi, kitap okuma, okunan kitap türü değişkenleriyle olumlu-olumsuz bir ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşılık kadınların üstbilişsel yazma strateji düzeylerinin erkeklere göre daha yüksek olduğu, günlük tutan öğrencilerin tutmayan öğrencilere göre daha yüksek üstbilişsel yazma stratejine sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: iki dilli öğrenciler, Türkçe yazma yeterliği, başarı, kaygı, tutum, strateji, değişkenler

Furkan Can
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Samim Kocagöz'ün romanlarında eğitimin toplumsal değer kazanımları bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Cumhuriyet Dönemi toplumcu – gerçekçi sanat anlayışını benimsemiş öncü yazarlardan biri olan Samim Kocagöz'ün romanlarında eğitimin rolünü toplumsal değer kazanımları bağlamında incelemektir. Bu kapsamda araştırmanın inceleme nesnesini Samim Kocagöz'ün 10 romanı oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi, içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. İncelenen eserlerde toplam 197 eğitsel ileti tespit edilmiştir. Belirlenen eğitsel iletilerin kategorilere oransal dağılımı şu şekildedir: güç gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %15, başarı gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %13, geleneksellik gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %12, uyarılma gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %12, hazcılık gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %11, özyönelim gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %10, iyilikseverlik gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %9, evrenselcilik gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %8, güvenlik gelişimini destekleyen eğitsel iletiler %6, uyum gelişmini destekleyen eğitsel iletiler %4'tür. İncelenen romanlarda frekans değeri yüksek olan iletiler: sosyal güç (f=15), hayattan tat almak (f=14), cesur olmak (f=14), toplumsal başarı (f=8), hırslı olmak (f=8), yardımsever olmak (f=6) iken; yakın çevrenin iyiliğini gözetmek (f=1), bağışlayıcı olmak (f=1), dindarlık (f=1), iyiliğe karşı iyilik (f=1), aile güvenliği (f=1) bağlılık duygusuna sahip olmak (f=1) iletilerinin frekans değeri düşük düzeydedir. İncenelen eserlerin değerler eğitimi açısından zengin bir içeriğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda çalışma konusunu oluşturan eserlerin, çocukların ve gençlerin milli ve kültürel değerlerini daha iyi öğrenerek benimsemelerini sağlamada katkı sunacağı umulmaktadır.

EğitimKocagöz, SamimRoman+2
Reis Oğraş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe ders kitaplarındaki hikâye edici metinlerin yapı, içerik ve eğitsel ilkeler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki hikâye edici metinleri; yapı, içerik ve eğitsel ilkeler açısından incelemektir. Bu amaç çerçevesinde söz konusu kitaplardaki hikâye edici metinler tasarım ve resim; konu ve kurgu, tema, karakter ve kahraman, dil ve anlatım, ileti, çevre özellikleri ve eğitsel özellikler açısından çocuğa görelik ilkesine uygunluk durumu açısından ele alınmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelmesine göre yürütülmüştür. Çalışmanın materyalini, Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca 2023-2024 Eğitim ve Öğretim Yılı'nda 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda Türkçe dersi için okutulan KOZA (5. sınıf), MEB (6. ve 8. sınıf) ve DÖRTEL (7. sınıf) yayınlarına ait ders kitaplarındaki hikâye edici metinler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analizle çözümlenmiş, sayısal verilerle ifade edilmiş, tablolar halinde sunulmuş ve yorumlanmıştır. Çalışmanın sonunda, incelenen ders kitaplarının yeterlik oranlarının tasarım ve resim yönünden % 70,53 ile % 84,78; konu ve kurgu yönünden % 81,25 ile % 93,57; tema özellikleri yönünden % 87,50 ile % 96,82; karakter-kahraman özellikleri yönünden % 85,83 ile % 96,66; dil ve anlatım yönünden % 88,03 ile % 100,00; ileti yönünden % 90,27 ile % 98,88; çevre özellikleri yönünden % 83,33 ile % 96,66; eğitsel ilkeler yönünden % 84,72 ile % 97,77 arasında değiştiği görülmektedir.

Türkçe eğitimiTürkçe öğretimiÇocuk edebiyatı+1
Yonca Yardımcı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi teknolojilerine dönük eleştirel bir değerlendirme; İnterdisipliner bir perspektif

İçinde yaşadığımız modern dünyanın giderek problematik bir durum arz etmeye başlayan bilimsel- teknolojik paradigmaları içerisinde insanoğlunun rolü, etkinliği ve eyleyiciliğinin (human agency) giderek törpülendiği, bireysel ve toplumsal olarak çok boyutlu bir dönüşümün gerçekleştiği sanal bir dünya anlayışını ve konjonktürünü benimsemeye doğru hızlı bir şekilde ilerlemekteyiz. Çeşitli interdisipliner alanlarda gerçekleştirilen araştırmaların sonuçları teknolojinin insanoğlunun bütün bir antolojisi üzerindeki çok boyutlu ve çok katmanlı etkilerinin olduğunu göstermiş ve söz konusu araştırma sonuçları çeşitli bilimsel ve filozofik platformlarda ortaya konulmuştur. Özellikle nöro-bilim, nöro-eğitim ve nöro-pedagoji alanlarında giderek artan bir biçimde gerçekleştirilen interdisipliner araştırmalarla birlikte söz konusu araştırmaların sonuçlarının ortaya koydukları çeşitli bilgi bulgu ya da verilerden esinlenerek genel anlamda her türden teknolojik araç ve gereçleri özel anlamda da sanal ortam teknolojilerini gerek eğitim-öğretim ortamlarında gerekse yaşamımızın diğer alanlarında daha doğru ve sağlıklı bir biçimde ve yenilikçiliğin esas alındığı bir perspektifle, problem çözme ve eleştirel yaklaşımların da göz önünde bulundurularak çeşitli çözüm yollarının aranarak kullanılmasına vurgu yapılmıştır. Çoğunlukla genç kullanıcıların tercih ettiği dijital platformlarda, sanal ortam teknolojilerinin kullanım biçimi maalesef problematik bir durum ile karakterize edilip, kontrol edilemezliğe doğru yol almaktadır; başka bir deyişle 21. yüzyılın sanal ortam teknolojilerinin yol açtığı küresel konjonktür içerisinde başta erişkinler olmak üzere çeşitli kesimlerde ortaya çıkan çeşitli davranış bozuklukları, fiziksel, zihinsel sorunlar ile mücadele edilmesi, teknolojik araç ve gereçlerin daha doğru ve sağlıklı kullanılmasına dönük bir bilincin ya da farkındalığın ortaya konulması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı yukarıda da değinildiği üzere 21. yüzyılın teknolojik paradigmaları içerisinde giderek problematik bir durum arz eden sanal ortam teknolojilerinin daha sağlıklı ve doğru bir biçimde kullanılmasına dönük bir farkındalığın interdisipliner bir perspektifle ortaya konulmasına katkıda bulunmaktır; çalışmanın dayandığı metodoloji, kaynak taraması çerçevesi içerisinde çeşitli kavramsal postulatlardan da yararlanılarak karma bir yöntemin bir takım araç, gereç ve kriterleri ile tanımlanan bir karma metodolojidir .

Zehra Ağaoğlu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin bilim sanat merkezlerine erişim durumunun incelenmesi

Özel yetenekli öğrencilerin BİLSEM'e erişim ve ulaşımda farklı kaynaklardan dolayı güçlükler yaşadıkları kuvvetle muhtemeldir. Özel yetenekli öğrencilerin BİLSEM'e erişim durumunu incelemek, bu öğrencilerin nitelikli eğitime tam katılımını engelleyen sorunları belirlemek ve bu sorunlara çözüm üretmek açısından önemlidir. Ayrıca, literatüre bakıldığında Türkiye'de bu konuya ilişkin bilimsel çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle, özel yetenekli öğrencilerin BİLSEM'e erişim ve ulaşım durumu bu araştırmada merak konusu olmuştur. Dolayısıyla, bu araştırmanın amacı, özel yetenekli öğrencilerin BİLSEM'e erişim ve ulaşım durumlarına, karşılaştıkları sorunlara ve çözüm önerilerine yönelik bir durum tespiti yapmaktır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden hareketle fenomenolijik desen tercih edilmiştir. Araştırma Van illinde bulunan BİLSEM'lerde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu bu merkezlerde okuyan 20 öğrencinden oluşmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz tekniğinden hareketle analiz edilmiş ve sunulmuştur. Araştırmada BİLSEM merkezlerine erişimde en sık karşılaşılan güçlüklerin başında toplu taşıma sorunu, özel araç eksikliği, yetersiz yürüyüş yolları, BİLSEM'lerin konumu ve uzaklığı, servis sorunu ve bisiklet yolu sorunu gibi faktörlerin geldiği belirlenmiştir. Bu engellerin özellikle kırsal bölgelerde veya şehir merkezlerine uzak yerleşim yerlerinde yaşayan öğrenciler için daha belirgin olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ulaşılan bir diğer sonuç, BİLSEM'e devam eden öğrencilerin çoğunluğunun erişimi özel araçla yaptığıdır; bu durumda öğrencilerin bilim sanat merkezlerine erişiminde sosyo ekonomi faktörünün ön plana çıktığı ortaya çıkmıştır. Tez, bu engellerin öğrencilerin BİLSEM programlarına katılımını nasıl etkilediğini ve eğitim fırsatlarındaki eşitsizlikleri nasıl artırdığını detaylı bir şekilde inceler. Araştırmda özel yetenekli öğrencilerin BİLSEM'e erişimde önemli güçlükler yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada BİLSEM'lere erişim konusunda geniş çaplı önlemler alınmasına, illerde araştırma yapacaklara ve eğitimcilere yönelik birkaç öneride bulunmuştur. Anahtar sözcükler: özel yetenekli öğrenci, bilim sanat merkezi, erişim/ ulaşım.

Şükrullah Taş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatının empati eğitimindeki rolü: Gülten Rayıoğlu örneği

Bu araştırmanın amacı Türk edebiyatına eserleriyle katkı sağlamış olan Gülten Dayıoğlu'nun hikayelerindeki empati durumlarını tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesinin kullanıldığı araştırmada, çalışma materyali olarak Gülten Dayıoğlu'nun Gelincik Dizisi içerisinde yer alan on hikâye kitabına yer verilmiştir. Bu kitaplarda yer alan öyküleyici metinlerin analizinde nitel analiz tekniklerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Uçan Motor, Azat Kuşu, Kumluktaki Yavru Martı, Damdaki Korkuluklar, Deli Bey, Uçurtma, Sıcak Ekmek, Cambaz Parası, Neşeli Boyacı, Yalan Üç Ayaklıdır adlı hikaye kitaplarında empati durumlarının olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda incelenen hikâye kitaplarında önemli derecede empati durumuna yer verildiği ve bu empati durumlarının genel olarak hikayelere serpiştirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlardan hareketle okul öncesi dönemden itibaren ana dilde yazılmış seçkin edebî eserlerde empati konusu işlenip öğrencilerle buluşturulması önerilmiştir. Anahtar sözcükler: değerler eğitimi, empati, hikâye.

Yasemin Sert
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ezop Masalları'nın eğitsel iletiler metin-görsel uyumu ve söz varlığı yönünden incelenmesi

Bu araştırmada Ezop Masalları'nın eğitsel iletiler, metin-görsel uyumu ve kalıplaşmış söz varlığı açısından incelenmesi amaçlanmıştır Çalışma nitel araştırma yöntemine uygun olarak yapılandırılmıştır. Araştırma doküman incelemesi (belgesel tarama) modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Çalışmada masalların resim-metin uyumunu incelemek için Cımbız (2017) tarafından geliştirilmiş olan "Resim–Metin İlişkisi Kategori Listesi" kullanılmıştır. Masallarda yer alan eğitsel iletilerin incelenmesinde "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nde yer alan 20 eğitsel ileti esas alınmıştır Çalışmanın söz varlığı unsurları boyutunda masallarda yer alan deyimler, atasözleri, ikilemeler ve argo ifadeler incelenmiştir. Veri toplama sürecinde metinler; eğitsel iletiler, görsel destek unsurları ve kalıplaşmış söz varlığı unsurları açısından kodlanarak temalara ayrılmıştır. Elde edilen bulgular frekanslarla desteklenmiş ve nitel yorumlarla açıklanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, masallarda yer alan söz varlığı unsurlarının daha çok deyimler ve ikilemelerden oluştuğu, atasözlerine sınırlı oranda yer verildiği, argo sözcüklere ise yer verilmediği görülmüştür. Bazı masallarda birkaç eğitsel iletiye yer verildiği, bazı masallarda ise hiç yer verilmediği görülmüştür. Ayrıca metinlerde içerik-görsel uyumuna yeterince dikkat edilmediği tespit edilmiştir

Miray Akgül
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Karşılıklı öğretim tekniğinin 7. sınıf öğrencilerinin okuma motivasyonu, okur öz algısı, okuduğunu anlama başarısına etkisi ve uygulamalara ilişkin öğrenci görüşleri

Bu çalışmanın amacı, karşılıklı öğretim tekniğinin ortaokul öğrencilerinin okuma motivasyonu, okur öz algısı, okuduğunu anlama başarısı üzerindeki etkilerini tespit etmek ve yapılan uygulamaya ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada karma araştırma yöntemlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu gerçek deneysel desenlerden ön test son test kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılırken araştırmanın nitel boyutunda ise nitel araştrıma tekniklerinden görüşme kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Van'ın Tuşba ilçesine bağlı İskele Ortaokulunda 7. sınıfta öğrenim gören 26'sı deney, 26'sı ise kontrol grubunda olmak üzere 52 oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri; "Okuma Motivasyonu ve Okumaya Adanmışlık Ölçeği", "Okur Öz Algısı Ölçeği", "Okuduğunu Anlama Başarı Testi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler JAMOVİ 2.3.28 programı ile, nitel verilerin analizi ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Çalışmadaki sonuçlara göre deney grubu ile kontrol grubu arasında okuduğunu anlama başarısına ilişkin deney grubunun lehine anlamlı farklılığın olduğu bulgulanmıştır. Bu bulgulardan hareketle karşılıklı öğretim tekniğinin mevcut müfredata göre okuduğunu anlama başarısında daha etkili sonuçlar sunduğu tespit edilmiştir. Araştırmada karşılıklı öğretim tekniğinin okuma motivasyonuna etkisi de incelenmiştir. Çalışmadaki son test sonuçlarına göre deney grubu ile kontrol grubu arasında deney grubunun lehine anlamlı farklılığın olduğu bulunmuştur. Çalışmada kullanılan tekniğin okur öz algısı üzerine etkisi de değerlendirilmiştir. Bu sonuçlara göre deney grubu ile kontrol grubu arasında deney grubunun lehine anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Çalışmada ulaşılan son sonuçlar ise deney grubunda yer alan öğrencilerin karşılıklı öğretim tekniği ile ilgili görüşlerine ilişkin bulgulardır. Bu sonuçlara göre katılımcılar, karşılıklı öğretim tekniğinin öğrencilerin kelime dağarcığını geliştirdiğini, okuduğunu anlama becerilerini artırdığını ve farklı bakış açıları kazanmalarına katkı sağladığını belirtmiştir. Öğrenciler, bu tekniğin sadece Türkçe değil, diğer derslerdeki başarılarını da olumlu yönde etkilediğini ifade etmişlerdir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar doğrultusunda çeşitli önerilere yer verilmiştir.

Ece Can
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatı eserlerinin ortaokul öğrencilerinin merhamet, yardımseverlik duygularına etkisi ve öğrencilerin yapılan uygulamalara ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın temel amacı, çocuk edebiyatı eserlerinin ortaokul öğrencilerinin merhamet ile yardımseverlik duygularına etkisini ve öğrencilerin yapılan uygulamalara ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin birlikte yer aldığı karma yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın nicel bölümünde gerçek deneysel desenlerden "ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz desen" kullanılmış, nitel bölümünde ise "görüşme" yöntemine başvurulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu Van ili Muradiye ilçesinde yer alan Fatih Sultan Mehmet Ortaokulunda öğrenim görmekte olan 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Fatih Sultan Mehmet Ortaokulunda öğrenim görmekte olan 6. sınıf seviyesinden 20 öğrenci random yöntemiyle deney grubu, 20 öğrenci de kontrol grubu olarak seçilmiştir. Bu çalışmada nicel veri toplama aracı olarak Nas ve Sak (2020) tarafından geliştirilen "Merhamet Ölçeği" ile Erken (2009) tarafından geliştirilen "Yardımsever Davranış Ölçeği" kullanılırken nitel veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilmiş "Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 18 paket programı kullanılarak deney grubu ve kontrol grubunun merhamet ölçeği ve yardımsever davranış ölçeğinin ön test ve son testinden aldıkları puanların normallik değerlerine bakılmıştır. Yapılacak analiz teknikleri için normallik varsayımlarından olan Shapiro-Wilk değerlerine bakılmıştır. Bu analiz sürecinde deney ve kontrol gruplarının ölçeklerden aldıkları ön test ve son test puanlarının aynı grubun kendi içinde karşılaştırılması için bağımlı örneklemler t-testi, grupların birbirleriyle karşılaştırılması içinse bağımsız örneklemler t-testi analizi yapılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çocuk edebiyatı eserlerinin ortaokul öğrencilerinin merhamet ve yardımseverlik duygularının gelişimi üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ortaokul öğrencileri, okutulan çocuk edebiyatı eserlerinin merhamet ve yardımseverlik duyguları üzerinde olumlu etkileri olduğunu ifade etmişlerdir.

Duygu Mutlu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2023 Ölçme Değerlendirme Yönetmeliğinin Türkçe dersi sınavlarında uygulanmasına ilişkin öğretmen görüşleri

Bu çalışma, 2023 yılında yürürlüğe giren yeni Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği çerçevesinde, Türkçe öğretmenlerinin dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerine yönelik uyguladıkları sınavlarla ilgili deneyim ve görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımına dayalı olarak yapılan durum çalışması yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup, Van ili merkez ilçelerindeki ortaokullarda görev yapan 14 Türkçe öğretmeni çalışma grubuna dâhil edilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu (YYGF)" ile toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, dinleme ve konuşma becerilerinin sınavla ölçülmesinin güç olduğu ve sürece dayalı değerlendirmenin bu becerilerin daha doğru ve kapsamlı bir şekilde ölçülmesine olanak tanıyacağı bulgulanmıştır. Ayrıca, teknolojik altyapı eksikliklerinin, öğrenci tutumlarının ve bireysel farklılıkların ölçme süreçlerini olumsuz etkilediği; sınavların öğrencilerin gelişim düzeyine uygun olmaması ve değerlendirme süreçlerinin nesnelliği üzerinde çeşitli olumsuz etkiler oluşturduğu vurgulanmıştır. Konuşma becerisi sınavlarında, öğrencilerin sınav kaygısı ve zaman kısıtlamaları nedeniyle gerçek potansiyellerini sergileyemedikleri ifade edilmiştir. Diğer taraftan, sınav senaryolarının planlama kolaylığı sağlama ve öğretmene rehberlik etme gibi avantajlarına rağmen, esneklik eksikliği, kapsam geçerliliği ve sınıf seviyelerinin yeterince dikkate alınmaması gibi dezavantajlar belirtilmiştir. Katılımcılar, Millî Eğitim Bakanlığı'nın sağladığı ölçme araçlarının sınırlamaları karşısında, kendi hazırladıkları araçların öğrenci seviyesine daha uygun olduğunu ayrıca müfredatın dört beceriye dayalı olarak yeniden yapılandırılmasını ve öğretmenlere yönelik sürekli eğitim desteği sağlanmasının gerekliliğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, sınıf içi ortam koşullarının ve zaman sınırlamalarının ölçme süreçlerinin etkinliğini ciddi biçimde engellediği ifade edilmiştir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular doğrultusunda, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi için çeşitli yapısal ve pedagojik öneriler sunulmuştur.

Hasan Birinci
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitsel dijital oyunların 7. sınıf Türkçe dersinde öğrencilerin başarısına, tutumuna, motivasyonuna etkisi ve oyun destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşleri

Bu çalışmanın amacı, eğitsel dijital oyunların 7. sınıf Türkçe dersinde öğrencilerin akademik başarısına, tutumuna, motivasyonuna etkisini incelemek ve oyun destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test ölçümlerine dayanan kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Örnekleme yöntemi olarak uygun örnekleme kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Van ilinin Edremit ilçesi sınırları içerisinde iki devlet okulunun 7. sınıfında öğrenim gören 38 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın deney grubu 18, kontrol grubu ise 20 öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubuna 8 hafta boyunca araştırmacı tarafından tasarlanan eğitsel dijital oyunlar ile akıllı tahtadan öğretim yapılmıştır. Kontrol grubuna ise MEB tarafından hazırlanan Türkçe Öğretim Programı'na uygun öğretim yapılmıştır. Öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği, Türkçe dersine yönelik motivasyonlarını belirlemek amacıyla da Türkçe Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. 8 hafta süren uygulama süreci tamamlandıktan sonra uygulamaya ilişkin öğrencilerin görüşleri, araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı-yapılandırılmış Görüşme Formu ile alınmıştır. Görüşme formundaki veriler nitel araştırma yöntemi tekniklerinden biri olan içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar şu şekildedir: Türkçe dersinde eğitsel dijital oyun kullanımı Türkçe dersi başarısını istatistiksel olarak anlamlı derecede arttırmıştır. Eğitsel dijital oyunlarla yapılan öğretimin öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum ve motivasyonlarına olumlu yönde etki ettiği ancak gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel bulguları öğrencilerin uygulama sürecini eğlenceli bulduklarını, konuları daha kolay anladıklarını ve eğitsel dijital oyunlarla öğretimin diğer derslerde de kullanılmasını istediklerini ortaya koymuştur. Anahtar sözcükler: türkçe eğitimi, eğitsel dijital oyun, başarı, tutum, motivasyon, görüş.

Bilgisayar oyunlarıEğitsel oyunlarTürkçe eğitimi
Ramazan Şana
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıflarda demokratik değerlerin öğretiminde yaratıcı drama yönteminin etki durumunun incelenmesi

Bu çalışma, ortaokul 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabındaki "Yaşayan Demokrasi" ünitesinin kazanımlarının yaratıcı drama yöntemi ile işlenerek kalıcı öğrenmenin sağlandığı yeni, aktif öğrenme alanları oluşturulmasına yönelik çalışmalara destek olmayı hedeflemiştir. Bu hedef doğrultusunda, yaratıcı drama tekniği çerçevesinde öğrenmede kalıcılığı artıran özgün çalışmalar ortaya konulması ve bu yöntemin geleneksel yöntemlerle karşılaştırılması amaçlanmıştır. 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabındaki "Yaşayan Demokrasi" ünitesi, çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bunun nedeni, bu ünitedeki kazanımların etkin vatandaş yetiştirmeyle doğrudan ilgili olması ve söz konusu kazanımların soyut nitelikte bulunmasıdır. Aynı zamanda bu çalışma ile öğrencilerin demokrasi, demokratik değerlerin benimsenmesi ve içselleştirilmesi, eleştirel düşünme gibi beceriler kazanmaları amaçlanmıştır. Yapılan bu çalışmada nitel yöntem olarak eylem araştırması (eylemsel desen) modeli kullanılmıştır. Çalışma gruplarına hem uygulama öncesi hem de uygulama sonrası Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Böylece grupların derse yönelik tutumlarının değişip değişmediği incelenmiştir. Ayrıca, yaratıcı drama uygulamasından sonra deney grubu öğrencilerine görüşme formu soruları yöneltilmiş; yaratıcı drama yöntemi ile demokratik değerlerin öğretimi, benimsenmesi ve derse yönelik görüşlerine dair elde edilen veriler, tema ve kategorilere ayrılarak nitel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Hakkâri ili Yüksekova ilçesine bağlı bir ortaokulda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Anahtar sözcükler: sosyal bilgiler, demokratik değerler öğretimi, yaratıcı drama.

A Takımı
Evliya Özses
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin büyülü gerçekçi çocuk romanlarını alımlama biçimleri üzerine bir araştırma

Büyülü gerçekçilik, olağan ile olağanüstünü bir arada uyum içinde ve yadsınmayacak biçimde veren, insanın gerçek yaşamda karşılaşmasının mümkün olmadığı durum ve olayları oldukça sıradan ve kabul edilebilir bir dille aktaran yazınsal türdür. Büyülü gerçekçilik, yaşama ilişkin deneyimi yetersiz olan çocuğun dile getiremediği duygu ve düşüncelerinin anlaşıldığı, benzer durumlarla karşılaşan ve buna çeşitli çözümler bulan karakterler aracılığıyla yaşamı anlamlandırabildiği bir anlatım türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Büyülü gerçekçilikte dış dünyada çocuğun düşsel dünyasında yer bulamayan olaylar ve olayların oluşturduğu karmaşık duygular çocuk gerçekliğine uygun bir dille verilmektedir. Nitel araştırma yöntemiyle yapılandırılan bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin büyülü gerçekçi anlayışla kurgulanmış yapıtları alımlama biçimlerini ortaya koymaktır. Verilerin toplanması için öğrenci günlüklerinden ve görüşme yönteminden; verilerin çözümlenmesi için de içerik analizinden faydalanılmıştır. Çalışma grubunu on dört (14) ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın temel problemi "Ortaokul öğrencilerinin büyülü gerçekçilik anlayışıyla kurgulamış yapıtları alımlama biçimleri nasıl bir özellik sergilemektedir?" olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda ortaokul öğrencilerinin büyülü özellikleri ve güçleri olan karakterlere ilgi duydukları, bu karakterlerle özdeşim kurdukları; gerçek yaşamın bir parçası gibi sıradan bir biçimde verilen olağanüstü olaylara dikkat ettikleri saptanmıştır. Büyülü olay ve durumlar karşısında şaşkınlık, üzüntü, korku, mutluluk gibi çeşitli duygu durumlarını yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu duygu çeşitliliğinin duygusal devinime ve farkındalığa hizmet edeceği söylenebilir. Karakterlerin büyülü özellikleri sayesinde ortaya çıkan büyülü gerçekçi olaylarla gerçek yaşamda karşılaşmayı diledikleri bulgulanmıştır. Sonuç olarak büyülü gerçekçi bir dille yazılan eserlerin çocuğun bilişsel ve duyuşsal gelişimine hitap ettiği, çocuğu yaşamın gerçeklikleriyle düş dünyasına zarar vermeden karşılaştırdığı ve gerçek yaşamdaki sorunlara yönelik bir duyarlık geliştirdiği söylenebilir.

Rahime Şener
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde sosyal adalete dair öğretmen görüşleri : Van il örneği

Bu araştırma, Van ilinde görev yapan öğretmenlerin eğitimde sosyal adalete ilişkin görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden hareketle olgu bilim deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Van illindeki 23 sosyal bilgiler öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz tekniğinden hareketle analiz edilmiş ve sunulmuştur. Araştırmada öğretmenlerin sosyal adalet kavramını daha çok fırsat eşitliği, eşit kaynak dağılımı ve öğrenci merkezli yaklaşım bağlamında değerlendirdikleri bulgulanmıştır. Katılımcılar, özellikle kırsal ve dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğrencilerin eğitimde fırsatlara erişimde ciddi yapısal engellerle karşılaştığını belirtmiştir. Araştırmada okullar arası donanım farklılıkları, aile desteği eksikliği ve yönetsel kararların adaletsizliği gibi etkenlerin sosyal adaleti zedelediği dolayısıyla eğitim sisteminin sosyal adalet perspektifiyle yeniden yapılandırılması sadece öğrenci başarısını değil, toplumsal bütünlüğü de destekleyecek bir unsur olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, sosyal adaletin sağlanması için öğretmen eğitimi programlarında adalet temelli modüllerin artırılması, okul yöneticilerinin sosyal adalet liderliği rollerinin güçlendirilmesi, kırsal bölgelerdeki öğrencilere özel destek mekanizmalarının kurulması ve okul kaynaklarının daha dengeli dağıtılması gerektiği yönünde öneriler sunulmuştur.

Merve Alıcı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersine ilişkin görüşleri

İnsan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersi eğitim sistemi çerçevesinde öğrencilerin; evrensel insan hakları değerlerini benimsemesine, demokrasinin önemini kavramasına ve bir yurttaş olarak hak ve sorumluluklarını bilmelerine, hayatlarında karşılaştıkları durumlarda bu bilinçle uygulama ve aksiyon alma becerilerini geliştirmelerine katkı sunan bir derstir. Bu ders çerçevesinde öğrencilerin adil ve eşit davranma, sorunları uzlaşıyla-şiddete başvurmadan çözebilme ve birlikte yaşayabilme kültürünü geliştirmeleri hedeflenir. Bu araştırmanın amacı, insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersinin sınıf öğretmenlerinin görüşleri açısından incelenmesidir. Bu çerçevede; öğretmenlerin dersin etkililiği, insan hakları ile ilgili uluslararası sözleşmeler konusundaki bilgileri, dersin aktarılması konusundaki yeterlilikleri, ders saati ve diğer öğretim kademelerinde uygulanması hususundaki fikirleri, dersin kazanımlarının dersin amacını gerçekleştirmedeki yeterliliği, dersin içeriğine ilişkin görüşleri, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ile ilgili temel meselleler ele alınmıştır. Çalışmada görüşme yöntemi kullanılarak elde edilen veriler üzerinde içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. 2024-2025 yaz döneminde yapılan görüşmenin çalışma grubunu Van ilinde bulunan üç merkez ilçede yer alan, farklı sosyoekonomik düzeydeki 4. sınıf çocuklarına, daha önce insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersini vermiş 30 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; dokuz soruluk yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş, belirlenen kodlar etrafında betimlenmiştir. Ayrıca uzmanların ders kaynağına/kitabına yönelik görüşleri ile ders kitabının içeriği de karşılaştırılarak öğretmenlerin görüşleri ile öğretim programının uyumuna bakılması amacıyla doküman analizi yapılmıştır. Araştırmada ortaya çıkan temel sonuçlar dikkate alındığında öğretmenler; dersi etkili ve önemli bulduklarını, diğer öğretim kademelerinde de bulunması ve kavramsal boyutlarının somutlaştırılması gerekliliğini dikkate sunmuşlardır.

Adnan Turğut
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Taşıma yoluyla eğitimde karşılaşılan sorunlar: Yüksekova (Hakkâri) örneği

Bu araştırmanın temel amacı, taşımalı eğitim sisteminde karşılaşılan sorunları incelemektir. Taşımalı eğitim, kırsal bölgelerde dağınık yerleşim yapısı, zorlu iklim koşulları ve coğrafi engeller nedeniyle öğrencilerin eğitime erişimini sağlamak amacıyla uygulanmaktadır. Ancak sistemin işleyişinde çeşitli yapısal ve uygulamaya yönelik sorunlarla karşılaşılmaktadır. Araştırma, betimsel tarama modeline dayalı olarak yapılandırılmıştır. Bu model, mevcut durumun sistematik biçimde ortaya konmasına olanak sağlayarak, taşımalı eğitim sistemine ilişkin sorunların çok boyutlu biçimde incelenmesine imkân tanımaktadır. Araştırmanın evrenini, 2025 yılı itibarıyla Hakkâri ili Yüksekova ilçesinde taşımalı eğitim uygulamasının yürütüldüğü liselerde öğrenim gören öğrenciler ile bu okullarda görev yapan yöneticiler oluşturmaktadır. Örneklem belirleme sürecinde, taşımalı eğitimin etkin biçimde uygulandığı ve coğrafi ile sosyo-ekonomik koşullar açısından bölgeyi temsil edebilecek nitelikteki okullar tercih edilmiştir. Bu yaklaşım, taşımalı eğitim sistemine ilişkin sorunların farklı paydaşların bakış açısıyla kapsamlı ve bütüncül şekilde incelenmesini amaçlamaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen ve katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ile taşımalı eğitime ilişkin deneyim ve görüşlerini içeren anket formları kullanılmıştır. Veriler, 2025 yılında araştırmacı tarafından yüz yüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, taşımalı eğitim sisteminin uygulanmasında karşılaşılan çeşitli sorunları ortaya koymuştur. Bu sorunlar arasında ulaşım güvenliği, lojistik yetersizlikler, ekonomik kısıtlılıklar, iletişim eksiklikleri, coğrafi zorluklar ve tüm bu unsurların akademik başarı üzerindeki olumsuz etkileri öne çıkmaktadır. Elde edilen veriler doğrultusunda, taşımalı eğitim sisteminin daha işlevsel ve sürdürülebilir hâle getirilmesi için politika ve uygulama düzeyinde çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Anahtar sözcükler: eğitim, taşıma, taşımalı eğitim, lise.

Ayhan Yalçın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerine önerilen çocuk romanlarının çocuk hakları bağlamında incelenmesi (Kitap Van Projesi örneği)

Bu çalışma, Kitap Van Projesi kapsamında ilkokul dönemine önerilen çocuk romanlarının BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin çocuklara tanıdığı haklar bağlamında incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Kitaplardan verileri toplamak için nitel araştırma yöntemi olan, doküman incelemesi kullanılmıştır. Kolay ulaşılabilir amaçlı örnekleme ve ölçüt örnekleme metodu kullanılarak Kitap Van Projesi kapsamında ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerine önerilen çocuk romanlarının içerisinden okullarda bulunan 20 yerli çocuk romanı değerlendirilmiştir. Kitapların değerlendirilmesi amacıyla araştırmacının hazırladığı ''Kitap Van Projesi Kapsamında İlkokul Dönemine Önerilen Çocuk Romanlarının Çocuk Hakları Açısından İnceleme Formu'' kullanılmıştır. Form, uzman görüşleri sonucunda son halini almıştır. Doküman analizinin kullanıldığı bu araştırmada, verilerden analiz sonuçlarını almak için içerik çözümleme tekniğine başvurulmuştur. Çözümleme sonucunda ana kategori olarak 'çocuk hakları' belirlenmiş, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ele alınarak yaşamsal, korunma, gelişme ve katılım hakları açısından dört alt kategori şeklinde düzenlenmiştir. Kitaplarda olumlu ifadelere odaklanılmış, analiz yapılırken hak maddelerini çağrıştıran ifadeler de ele alınarak alt kategorilerin altında kodlanmıştır. Yapılan çalışmanın sonucunda elde edilen veriler frekans değerleriyle kitapların hem çocuk haklarına hem de hak maddelerine yer verilme düzeyleri bulunmuştur. İncelenilen 20 kitabın tamamında çocuk haklarına dair ifadelere rastlanmıştır fakat hak maddelerinden bazılarına hiçbir kitap değinmemiştir. Kitapların çocuk haklarına yer verilme düzeyleri, sırasıyla; yaşamsal (209), gelişme (165), korunma (153), ve katılım (122) şeklinde tespit edilmiştir.

Ercüment Züngür
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersindeki kavram yanılgılarının giderilmesinde kelime oyunlarının etkisi

Bu çalışmanın amacı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersindeki kavram yanılgılarının giderilmesinde kelime oyunlarının etkisini incelemektir. Araştırmanın modeli olarak nicel yöntemlerden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 eğitim- öğretim yılında, Van'ın Tuşba ilçesindeki resmi bir ilkokulda 4. sınıfta aktif öğrenim gören 48 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Wesche ve Paribakht (1996) tarafından geliştirilmiş ve İlter (2015) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Kelime Bilgisi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS programı üzerinden istatistiki veriler kullanılmıştır. Deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılaşma olup olmadığını belirlemek amacıyla Bağımsız Gruplar için T-Testi; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olup olmadığını belirlemek amacıyla ise Bağımlı Gruplar için T-Testi kullanılmıştır Son testlerdeki anlamlı farklılaşmanın düzeyini belirlemek amacıyla etki büyüklüğü istatistiği olan eta-kare (η2) korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Sonuçlara bakıldığında ön testte deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı, son testte ise deney grubunun lehine anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerde bulunan kavram yanılgılarının giderilmesinde kelime oyunlarının pozitif yönde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Vedat Sarıtaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgesel okuryazarlık: Interdisipliner bir perspektif

Nöro-epistimik süreç ve mekanizmaların neticesinde örgülenmiş bir çıktı olarak değerlendirilebilen bilgi kavramı, insanoğlunun medeniyetsel tarihsel arka planı içerisinde önemli bir güç olarak telakki edilegelmiştir. Bilgelik ise bu gücü doğru ve yararlı kullanabilme yeteneğidir. Bilgiyi sevmek, daima onun arayışı içerisinde olmaktır. Sokrates'in deyimiyle bilge insanların en büyük özelliği, bildikleri tek şeyin aslında bir şey bilmediklerinin farkında olmalarıdır. Bilgelik mutlak anlamda nihai bir sonuç ya da noktaya varmak yerine sürekli epistemik bir arayış ve sorgulayıcılık süreci içerisinde olmayı gerektiren ve söz konusu arayış ya da sorgulayıcılığın mütemadi olarak sürebileceği bir serüvendir. Bilgelik mental dinginliktir. Bilge kişi, kendi öz varoluşunun farkında olduğu için içsel bir aydınlanma içerisindedir. Bilgelik, insanoğlunun hayatında önemli bir role sahiptir. Hayatın her alanında kişiye içsel, manevi destek sağlar. Bilgelik, eski çağlardan beri hep önemli bir konu olarak değerlendirilmiş, çeşitli interdisipliner branşlar düzleminde araştırılmış bir konudur. Ama modern zamanlarda gereksiz bilgi yüklenmesi ya da epistemik sıkışıklık paradigmalarının doğurduğu bilgi karmaşası ve karmaşıklıkla tanımlanan yaşamsal konjonktür insanların bilgeliğe artan bir biçimde daha çok ihtiyaç duymalarına yol açmıştır. 21. yüzyılın modern konjonktürü içerisinde hayatın her alanında hızlı bir değişim, dönüşüm yaşanmaktadır. Bu da insanlar üzerinde hem maddi hem de manevi anlamda olumsuz etkiler bırakmaktadır. Bu etkiler çoğu zaman oldukça zararlı ve yıkıcı olabilmektedir. Böylesi bir durumda insanların olaylara karşı daha hikmetli ve sabırlı yaklaşmaları için bilge bir kavrayışa bilgesel okuryazarlığa ihtiyaç duymaları kaçınılmazdır. Bu yüzden bilgesel okuryazarlık eğitimi, özellikle bu çağda ciddi anlamda önem arz etmektedir. Nitel bir metodoloji benimsenerek kavramsal ve karışık bir takım yöntem postülatlarının da ortaya konulduğu bu yüksek lisans seminer çalışması bilgesel okuryazarlığın eğitim-öğretim ortamlarına uyarlanmasının önemine yönelik bir takım interdisipliner bakış açıları ortaya konulmuştur.

Büşra Dağgül
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağı öğretmen adaylarının dijital akıcılık düzeyleri ile ders içi dijital oyun etkinliklerine yönelik görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Z kuşağı öğretmen adaylarının dijital akıcılık düzeyleri ile ders içi dijital oyun etkinliklerine yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırma, nitel ve nicel verilerin eş zamanlı kullanıldığı yakınsak paralel karma desene göre tasarlanmıştır. Katılımcılar, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırmanın nicel verileri 430, nitel verileri ise 50 öğretmen adayından elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Demir (2018) tarafından geliştirilen Dijital Akıcılık Ölçeği ile yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutundan elde edilen veriler, SPSS 24 paket programı ile t-testi ve ANOVA testi kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel yöntem ile toplanan veriler ise içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre katılımcıların dijital akıcılık düzeyleri "Katılıyorum" seçeneğine karşılık gelen orta-üst düzeyde belirlenmiştir. Ölçeğin "duyuşsal" alt boyutu ile cinsiyet değişkeni arasında ise erkeklerin lehine anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bölüm değişkeni bakımından anlamlı farklılıklar ile karşılaşılmıştır. Z kuşağı öğretmen adaylarının, eğitici niteliğe sahip dijital oyunlara ilişkin görüşleri; merak unsuru, aksiyon ve macera, dil öğrenme, strateji geliştirme ve gerçek zamanlı taktikler gibi özellikler üzerinde yoğunlaşmaktadır. Z kuşağı öğretmen adaylarının dijital oyunlardan yararlanma yeterliliğine yönelik görüşlerinde; etkili kullanabilme inancı, ilgi duyma motivasyonu, yüksek öğretim derslerinin etkililiği öne çıkmaktadır. Düşük yeterlilik algısı üzerinde ise kendini yetersiz bulma, yararlanabilecek oyun olmaması, tercih etmeme ve fakülte derslerinin yetersizliği belirtilmiştir.

Semra Düzce Türfent
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İnşâd tekniğinin ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygısı, tutumu, öz yeterliliğine etkisi ve öğrencilerin yapılan uygulamalara ilişkin görüşleri

Bu çalışmanın amacı inşâd tekniğinin ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygısına, konuşma tutumuna ve konuşma öz yeterliğine etkisini tespit etmek ve yapılan uygulamaya ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır. Çalışmada karma yöntem araştırma desenlerinden iç içe karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda gerçek deneysel desenlerden ön test son test kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılırken araştırmanın nitel boyutunda ise nitel durum modeli tekniklerinden görüşme kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Van'ın Tuşba ilçesine bağlı İsmail Hakkı Tonguç Ortaokulunda 6 ve 7. sınıfta öğrenim gören 40'ı deney, 40'ı ise kontrol grubunda olmak üzere 80 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın deneysel süreci 21 haftadan oluşmaktadır. Araştırmanın verileri; "Ortaokul Öğrencileri için Konuşma Becerisi Tutum Ölçeği", "Ortaokul Öğrencileri için Konuşma Öz yeterlik Ölçeği", "Konuşma Kaygısı Ölçeği" ve "Yapılandırılmış Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler SPSS 22.0 paket programı ile, nitel verilerin analizinde ise içerik analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda inşâd tekniğinin ortaokul öğrencilerinin konuşma tutumu ve konuşma öz yeterliliği üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu tespit edilmesinin yanı sıra bu tekniğin ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygısını azalttığı görülmüştür. Ayrıca inşâd tekniğiyle ilgili görüşlerine başvurulan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu bu tekniğin faydalarını vurgularken, özellikle kendilerini topluluk karşısında daha rahat ifade ettiklerini, göz teması kurabildiklerini, utanma ve çekinme duygularının azaldığını, ezber yeteneklerinin geliştiğini dile getirmişlerdir.

Öznur Erdurmuş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersi 'Yaşadığımız Yer' ünitesinde öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve tekniklere ilişkin görüşlerin belirlenmesi

Bu çalışma, Van ilindeki sosyal bilgiler öğretmenlerinin "Yaşadığımız Yer" ünitesinde kullandıkları öğretim yöntem ve teknikleri ile bu tercihlerini etkileyen faktörleri iç içe geçmiş çoklu durum deseni çerçevesinde derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2024 yılı TÜİK verilerine dayalı tabakalı amaçlı örnekleme yöntemiyle 13 farklı ilçeden belirlenen 27 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. 2024-2025 eğitim-öğretim yılının ikinci dönemi başında yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanan veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş; demografik veriler ise frekans ve yüzde değerleri kullanılarak betimsel istatistiklerle sunulmuştur. Araştırma bulguları, öğretmenlerin ünite kapsamında soru-cevap, anlatım, tartışma, gösteri, beyin fırtınası ve örnek olay gibi yöntemleri kullandığını ortaya koyarken; bu seçimlerde sınıf mevcudu, yerleşim birimi özellikleri, öğretim programı, zaman yönetimi, iş yükü, ders içeriği, öğrenci özellikleri ile okul yönetimi ve veli tutumlarının belirleyici alt analiz birimleri olarak öne çıktığını göstermektedir.

Orhan Çiçek
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

MEB'in 2018 ve 2024 öğretim programlarına göre hazırlanmış 5. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarının karşılaştırılması

Sosyal Bilgiler, insanların içinde yaşadıkları toplumda gerçekleşen olayları tanımalarını, anlamalarını, bu olayları nedenlere dayanarak açıklayabilmelerini, uyum gösterebilmeleri, iyi birer insan, meslek sahibi ve sorumluluklarını yerine getirebilen vatandaşlar olmalarını temel alan bir derstir. Sosyal bir canlı olan insanı toplumdan ayrı düşünmek mümkün değildir. Çocuklar bu ders kapsamında içinde yaşadıkları toplumun değer ve kurallarına uyum yeteneklerini geliştirmeleri hedeflenmektedir. Sosyal bilgiler öğretiminin temelinde tarih, coğrafya ve vatandaşlık bilimleri bulunmaktadır. Disiplinler arası olan bu dersler öğrencinin düzeyine uygun olarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından talim terbiye kurulunun düzenlemesiyle hazırlanan ders kitaplarıyla sunulmaktadır. Müfredat ve müfredata bağlı olarak ders kitapları değişmekte ve güncelliğini korumaktadır. Bu yenileme çalışması yapılırken güncel dünyaca kabul edilmiş standartlara ulaşılmaya çalışılmaktadır. Bu amaçla son zamanlarda karşılaştırmalı eğitim çalışmaları popülerliğini korumaktadır. Ders kitaplarının iyileştirilmesi amacıyla karşılaştırma çalışmaları yapılarak, kitapların olumlu ve olumsuz yönleri belirlenmekte ve gerekli düzenlemeler yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı 2018 Programındaki 5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı ile 2024'te yenilenen 5. sınıf yenilenen Sosyal Bilgiler Ders Kitabının karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: sosyal bilgiler ders kitabı, 2018 eğitim programı, sosyal bilgiler ders eğitimi, sosyal bilgiler ders içeriği.

Senem Özsayın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin harita okuryazarlık becerileriningeliştirilmesi/bir eylem araştırması

Bu çalışma, Sosyal Bilgiler dersi kapsamında planlanan ve uygulanan öğretici etkinliklerin, ortaokul öğrencilerinin harita okuryazarlık becerilerini nasıl etkilediğini, öğrencilerin deneyimleri, algıları ve öğrenme süreçleri üzerinden derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde eylem araştırması deseniyle yürütülmüş; Van ili Saray ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 12 öğrenci (7 kız, 5 erkek) çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırma süreci ön test, uygulama ve son test olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Uygulama sürecinde sunumlar, grup çalışmaları, Jigsaw tekniği, uygulamalı kroki çalışmaları, üç boyutlu materyal tasarımları ve öğrenci günlükleri gibi çeşitli öğretim yöntem ve tekniklerinden yararlanılmıştır. Bu etkinlikler aracılığıyla öğrencilere temel harita kavramları, harita türleri, renklerin anlamları, lejant kullanımı ve kroki çizimi gibi harita okuryazarlığına ilişkin becerilerin kazandırılması hedeflenmiştir. Uygulama sürecinde gerçekleştirilen etkinlikler, öğrencilerin meridyen, paralel, ekvator, kuzey–güney ve doğu–batı yönleri gibi soyut coğrafi kavramları somutlaştırmalarına olanak sağlamıştır. Özellikle koordinat oyunları ve balon etkinlikleri, öğrencilerin edindikleri bilgileri uygulamalı olarak pekiştirmelerine katkı sunmuştur. İşbirlikçi öğrenme ve yaparak yaşayarak öğrenme yaklaşımlarının benimsendiği süreçte öğrenciler, hem bireysel araştırmaları hem de akran etkileşimleri yoluyla konuları daha derinlemesine öğrenme fırsatı bulmuştur. Öğrenci günlüklerinin incelenmesi ve süreç boyunca yapılan sistematik gözlemler, öğrencilerin etkinlikler süresince öğrenmeye karşı yüksek düzeyde merak ve motivasyon sergilediklerini ortaya koymuştur. Ayrıca öğrencilerin sorumluluk alma davranışlarında ve özgüven düzeylerinde olumlu gelişmeler gözlemlenmiştir. Ön test ve son test bulgularının karşılaştırılması sonucunda, öğrencilerin harita türlerini tanıma, harita unsurlarını doğru kullanma, renklerin anlamlarını kavrama ve kroki çizme becerilerinde belirgin bir gelişme sağlandığı belirlenmiştir. Bununla birlikte uygulamalı etkinliklerin, öğrencilerin mekânsal farkındalıklarını artırdığı, öğrenmeyi somutlaştırdığı ve kazanılan bilgilerin günlük yaşamla ilişkilendirilmesine olanak tanıdığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, Sosyal Bilgiler dersi kapsamında planlanan ve uygulanan öğretici etkinliklerin, ortaokul öğrencilerinin harita okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesinde etkili, katılımcı ve öğrencilerin öğrenme sürecine aktif olarak dâhil olduğu bir öğretim yaklaşımı sunduğu söylenebilir.

Beyza Kaçmaz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

5. ve 6. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin erdem-değer-eylem çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne göre hazırlanan 5. ve 6. sınıf Türkçe ders kitaplarında (1-2) bulunan metinleri, erdem-değer-eylem çerçevesinde incelemektir. Bu amaç çerçevesinde, Maarif Modeline göre hazırlanan ve Öğretim Programları Ortak Metni'ndeki erdem-değer-eylem çerçevesi başlığı altında yer alan değerlerin, 5. ve 6. sınıf Türkçe ders kitaplarında (1-2) bulunan metinlerde nasıl ve ne düzeyde geçtiği detaylı bir şekilde incelenmiştir. Böylece metinlerdeki değerler tespit edilip bu değerlerin temalara ve metin türlerine göre dağılımı verilmiş ve değerler eğitimi açısından önemi ortaya konulmuştur. Çalışma, nitel araştırma türlerinden biri olan "temel nitel araştırma" desenine göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma materyalini 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı'nda okutulmaya başlanan 5. ve 6. sınıf Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Araştırmada veriler doküman incelemesine göre toplanmıştır. Elde edilen veriler, nitel araştırma yönteminin veri analizi çeşitlerinden biri olan betimsel analizle çözümlenmiştir. Çalışmanın sonunda, 5. ve 6. sınıf Türkçe ders kitaplarında toplamda 60 metnin (her sınıf seviyesindeki kitaplarda 30'ar metin) bulunduğu; 5. sınıf Türkçe ders kitabında en sık geçen değerin sevgi (94), en az geçen değerin tasarruf (2); 6. sınıf Türkçe ders kitabında en sık geçen değerin estetik (106), en az geçen değerin sabır (1) değeri olduğu tespit edilmiştir. Ortak Metin'de yer alan mahremiyet değerine ise iki sınıf seviyesindeki kitaplarda rastlanmamıştır. Buna göre söz konusu değerlerden bazılarına çok sık yer verilmişken bazı değerlere ise çok az yer verildiği, dolayısıyla değerlerin metinlerde dengeli bir dağılım göstermediği belirlenmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar, alan yazınında yer alan benzer çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırılarak tartışılmıştır. Çalışmanın sonunda çeşitli önerilere yer verilmiştir.

Yusuf Işık
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin, velilerin ve öğrencilerin sosyal bilgiler dersi becerilerine ilişkin önem sıraları

Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin, ortaokul öğrencilerinin ve velilerin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerden hangilerine daha fazla önem verdiklerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde kamuda görev yapan 73 Sosyal Bilgiler öğretmeni, 525 öğrenci ve veli 306 oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmen, öğrenci ve velilerden ankette Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan 15 beceriden en önemli gördükleri beş tanesini seçmeleri ve 1'den 5'e kadar sıralamaları istenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler girişimcilik becerisini en önemli beceri olarak görmüşlerdir. En yüksek ifadeyi takiben problem çözme becerisi, karar verme becerisi ve İletişim becerisi ifadeleri izlemektedir. Ortaokul öğrencilerin en önemsiz gördükleri beceri ise Türkçeyi doğru ve etkili kullanma becerisidir. Ayrıca ortaokul öğrencileri Sosyal Bilgiler dersine özgü becerilerden en önemli olarak gözlem becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise zaman ve kronolojiyi algılama becerisini tercih etmişlerdir. Öğretmenler en önemli beceri olarak problem çözme becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise girişimcilik becerisini tercih ettikleri görülmektedir. Sosyal Bilgiler öğretmenleri Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgü becerileri içerisinden ilk sıraya gözlem becerisini, en son sırada ise mekânı algılama becerisini ve değişim ve sürekliliği algılama becerisini sıralamışlardır. Velilerin en önemli gördükleri becerinin karar verme becerisi olduğu; en önemsiz gördükleri becerinin de bilgi ve teknolojiyi kullanma becerisi olduğu görülmektedir. Ayrıca veliler Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgübecerileri içerisinden en önemli beceri olaraksosyal katılım becerisini ve en önemsiz beceri olarak da mekânı algılama becerisini tercih etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Öğretmen, Öğrenci, Veli, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı

BeceriBeceri kazandırmaSosyal bilgiler+5
Nagihan Kıbıcı
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etkileşimli masal anlatım tekniğinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, etkileşimli masal anlatım tekniğinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisini ölçmektir. Araştırmada, nicel model ile nitel model birlikte kullanılmıştır. Etkileşimli masal anlatım tekniğinin etkililiğini ölçmek amacıyla nicel model, bu etkililiği daha iyi tartışmak için görüşme tekniği kullanılarak nitel model desteği sağlanmıştır. Araştırmanın nicel model kısmında, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desene yer verilmiştir. Araştırmada kullanılacak altı adet masal metni; araştırmacı, beş uzman ve beş Türkçe öğretmeninin görüşleri çerçevesinde belirlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, Kütahya ili Merkez ilçesi 19 Mayıs Ortaokulu 5. sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma grubunda toplam 32 öğrenci yer almaktadır. Bu iki şube, random tekniği ile birisi deney grubu, diğeri kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubu 15, kontrol grubu ise 17 öğrenciden oluşmaktadır. Uygulamaya geçmeden önce öğrencilere, birer adet kişisel bilgilendirme formu dağıtılmıştır. Uygulamanın ilk 3 haftasında hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerine 3 masal metni, her hafta birer metin olmak üzere, yöntem ile dinletilmiştir. Etkinlik kâğıtlarına verilen yanıtlar çerçevesinde öntest verileri oluşturulmuştur. Araştırmanın deney aşamasında, deney grubu öğrencilerine son 3 masal metni etkileşimli yöntemle anlatılmış, kontrol grubu öğrencilerine ise son üç masal metni yine yöntemle dinletilmeye devam edilmiştir. Öğrencilere dağıtılan etkinlik kâğıtlarından elde edilen verilerle her iki gruba ait sontest verileri oluşturulmuştur. Altıncı masal metninden 21 gün sonra, her iki gruba da son dinletilen masal metnine ait kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmaya nitel veri desteği sağlamak amacıyla her iki grup ile görüşme yapılmıştır. SPSS veri tabanı yardımıyla yapılan analizler sonucu, deney grubu öğrencilerinin öntest ve sontest verileri karşılaştırılmış, etkileşimli masal anlatım tekniği sonrası elde edilen sontest verilerinin ortalamalarının, yöntem kullanılarak elde edilen öntest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest verilerinin cinsiyete ve anaokulu eğitimi alma durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Sontest verilerinin hem cinsiyete hem de anaokulu eğitimi alma durumuna göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. (p>.05). Öğrencilerden elde edilen sontest verilerinin baba eğitim ve anne eğitim durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını ölçmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Bu ölçümler sonucunda, öğrencilerin sontest verilerinin baba eğitim ve anne eğitim durumuna göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır (p>.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest verileri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığını ölçmek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait sontest verilerinin ortalamalarının, kontrol grubu öğrencilerinin sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05) Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık verileri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığını ölçmek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest ve kalıcılık testlerinin farklılaşmasını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Yine aynı şekilde kontrol grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde düşük olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Son olarak her iki grup öğrencileri ile görüşme yapılmıştır. Deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin, etkileşimli biçimde anlatılan masalları daha çok sevdikleri, daha dikkatli ve uzun süre dinleyebildikleri, anlatım süresince daha çok eğlendikleri, sonucuna ulaşılmıştır. Kontrol grubu ile yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin, beşinci ve altıncı masal metinlerini anlamakta güçlük çektikleri, masal dinlemenin diğer beceri alanlarına olumlu yönde katkı sağladığını ve masalların daha somut biçimde anlatılması gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Masal anlatıcılığı, etkileşimli masal anlatımı, dinleme eğitimi

Dinleme becerisiEtkileşimHikaye anlatma+3
Ebru Öztürk
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00