Van Yüzüncü Yıl Üniversity
Anabilim Dalı

Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Anabilim Dalı

Van Yüzüncü Yıl Üniversity

2.027

Arşivlenen Tez

7

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitsel dijital oyunların 7. sınıf Türkçe dersinde öğrencilerin başarısına, tutumuna, motivasyonuna etkisi ve oyun destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşleri

Bu çalışmanın amacı, eğitsel dijital oyunların 7. sınıf Türkçe dersinde öğrencilerin akademik başarısına, tutumuna, motivasyonuna etkisini incelemek ve oyun destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test ölçümlerine dayanan kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Örnekleme yöntemi olarak uygun örnekleme kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Van ilinin Edremit ilçesi sınırları içerisinde iki devlet okulunun 7. sınıfında öğrenim gören 38 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın deney grubu 18, kontrol grubu ise 20 öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubuna 8 hafta boyunca araştırmacı tarafından tasarlanan eğitsel dijital oyunlar ile akıllı tahtadan öğretim yapılmıştır. Kontrol grubuna ise MEB tarafından hazırlanan Türkçe Öğretim Programı'na uygun öğretim yapılmıştır. Öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği, Türkçe dersine yönelik motivasyonlarını belirlemek amacıyla da Türkçe Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. 8 hafta süren uygulama süreci tamamlandıktan sonra uygulamaya ilişkin öğrencilerin görüşleri, araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı-yapılandırılmış Görüşme Formu ile alınmıştır. Görüşme formundaki veriler nitel araştırma yöntemi tekniklerinden biri olan içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar şu şekildedir: Türkçe dersinde eğitsel dijital oyun kullanımı Türkçe dersi başarısını istatistiksel olarak anlamlı derecede arttırmıştır. Eğitsel dijital oyunlarla yapılan öğretimin öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum ve motivasyonlarına olumlu yönde etki ettiği ancak gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel bulguları öğrencilerin uygulama sürecini eğlenceli bulduklarını, konuları daha kolay anladıklarını ve eğitsel dijital oyunlarla öğretimin diğer derslerde de kullanılmasını istediklerini ortaya koymuştur. Anahtar sözcükler: türkçe eğitimi, eğitsel dijital oyun, başarı, tutum, motivasyon, görüş.

Bilgisayar oyunlarıEğitsel oyunlarTürkçe eğitimi
Ramazan Şana
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin, velilerin ve öğrencilerin sosyal bilgiler dersi becerilerine ilişkin önem sıraları

Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin, ortaokul öğrencilerinin ve velilerin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerden hangilerine daha fazla önem verdiklerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde kamuda görev yapan 73 Sosyal Bilgiler öğretmeni, 525 öğrenci ve veli 306 oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmen, öğrenci ve velilerden ankette Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan 15 beceriden en önemli gördükleri beş tanesini seçmeleri ve 1'den 5'e kadar sıralamaları istenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler girişimcilik becerisini en önemli beceri olarak görmüşlerdir. En yüksek ifadeyi takiben problem çözme becerisi, karar verme becerisi ve İletişim becerisi ifadeleri izlemektedir. Ortaokul öğrencilerin en önemsiz gördükleri beceri ise Türkçeyi doğru ve etkili kullanma becerisidir. Ayrıca ortaokul öğrencileri Sosyal Bilgiler dersine özgü becerilerden en önemli olarak gözlem becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise zaman ve kronolojiyi algılama becerisini tercih etmişlerdir. Öğretmenler en önemli beceri olarak problem çözme becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise girişimcilik becerisini tercih ettikleri görülmektedir. Sosyal Bilgiler öğretmenleri Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgü becerileri içerisinden ilk sıraya gözlem becerisini, en son sırada ise mekânı algılama becerisini ve değişim ve sürekliliği algılama becerisini sıralamışlardır. Velilerin en önemli gördükleri becerinin karar verme becerisi olduğu; en önemsiz gördükleri becerinin de bilgi ve teknolojiyi kullanma becerisi olduğu görülmektedir. Ayrıca veliler Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgübecerileri içerisinden en önemli beceri olaraksosyal katılım becerisini ve en önemsiz beceri olarak da mekânı algılama becerisini tercih etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Öğretmen, Öğrenci, Veli, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı

BeceriBeceri kazandırmaSosyal bilgiler+5
Nagihan Kıbıcı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etkileşimli masal anlatım tekniğinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, etkileşimli masal anlatım tekniğinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisini ölçmektir. Araştırmada, nicel model ile nitel model birlikte kullanılmıştır. Etkileşimli masal anlatım tekniğinin etkililiğini ölçmek amacıyla nicel model, bu etkililiği daha iyi tartışmak için görüşme tekniği kullanılarak nitel model desteği sağlanmıştır. Araştırmanın nicel model kısmında, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desene yer verilmiştir. Araştırmada kullanılacak altı adet masal metni; araştırmacı, beş uzman ve beş Türkçe öğretmeninin görüşleri çerçevesinde belirlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, Kütahya ili Merkez ilçesi 19 Mayıs Ortaokulu 5. sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma grubunda toplam 32 öğrenci yer almaktadır. Bu iki şube, random tekniği ile birisi deney grubu, diğeri kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubu 15, kontrol grubu ise 17 öğrenciden oluşmaktadır. Uygulamaya geçmeden önce öğrencilere, birer adet kişisel bilgilendirme formu dağıtılmıştır. Uygulamanın ilk 3 haftasında hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerine 3 masal metni, her hafta birer metin olmak üzere, yöntem ile dinletilmiştir. Etkinlik kâğıtlarına verilen yanıtlar çerçevesinde öntest verileri oluşturulmuştur. Araştırmanın deney aşamasında, deney grubu öğrencilerine son 3 masal metni etkileşimli yöntemle anlatılmış, kontrol grubu öğrencilerine ise son üç masal metni yine yöntemle dinletilmeye devam edilmiştir. Öğrencilere dağıtılan etkinlik kâğıtlarından elde edilen verilerle her iki gruba ait sontest verileri oluşturulmuştur. Altıncı masal metninden 21 gün sonra, her iki gruba da son dinletilen masal metnine ait kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmaya nitel veri desteği sağlamak amacıyla her iki grup ile görüşme yapılmıştır. SPSS veri tabanı yardımıyla yapılan analizler sonucu, deney grubu öğrencilerinin öntest ve sontest verileri karşılaştırılmış, etkileşimli masal anlatım tekniği sonrası elde edilen sontest verilerinin ortalamalarının, yöntem kullanılarak elde edilen öntest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest verilerinin cinsiyete ve anaokulu eğitimi alma durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Sontest verilerinin hem cinsiyete hem de anaokulu eğitimi alma durumuna göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. (p>.05). Öğrencilerden elde edilen sontest verilerinin baba eğitim ve anne eğitim durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını ölçmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Bu ölçümler sonucunda, öğrencilerin sontest verilerinin baba eğitim ve anne eğitim durumuna göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır (p>.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest verileri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığını ölçmek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait sontest verilerinin ortalamalarının, kontrol grubu öğrencilerinin sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05) Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık verileri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığını ölçmek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest ve kalıcılık testlerinin farklılaşmasını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Yine aynı şekilde kontrol grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde düşük olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Son olarak her iki grup öğrencileri ile görüşme yapılmıştır. Deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin, etkileşimli biçimde anlatılan masalları daha çok sevdikleri, daha dikkatli ve uzun süre dinleyebildikleri, anlatım süresince daha çok eğlendikleri, sonucuna ulaşılmıştır. Kontrol grubu ile yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin, beşinci ve altıncı masal metinlerini anlamakta güçlük çektikleri, masal dinlemenin diğer beceri alanlarına olumlu yönde katkı sağladığını ve masalların daha somut biçimde anlatılması gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Masal anlatıcılığı, etkileşimli masal anlatımı, dinleme eğitimi

Dinleme becerisiEtkileşimHikaye anlatma+3
Ebru Öztürk
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sosyal zekâ düzeyleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının sosyal Zekâ düzeyleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ayrıca Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının sosyal zekâ düzeyleri ve iletişim becerileri çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma kapsamında betimsel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel araştırmalar birden çok değişken arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve neden-sonuçlarına ilişkin ipuçları elde etmek amacıyla gerçekleştirilen araştırmalardır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki eğitim fakültelerinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler öğretmen adayları oluşturmaktadır. Örneklemini ise 2017-2018 öğretim yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Uşak Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Aksaray Üniversitesi eğitim fakültesi Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümü 3. ve 4. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, uygun örneklem yoluyla belirlenmiştir. Verilerin toplanmasında Korkut Owen ve Bugay (2014) tarafından geliştirilen İletişim Becerileri Ölçeği (İBÖ); Silvera, Marinussen ve Dahl (2001) tarafından geliştirilen, Doğan ve Çetin (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan Tromso Sosyal Zekâ Ölçeği (TSZÖ) ve araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, istatistik paket programları kullanılarak bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının iletişim becerileri ve sosyal zekâ düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Scheffe ve Games-Howell testi; Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının sosyal zekâ düzeyleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak içinse Pearson Momentler Çarpımı Korelâsyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının "yüksek" iletişim becerilerine sahip olduğu, ancak sosyal zekâlarının ise "uygun" düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının iletişim becerileri ile sosyal zekâ düzeyleri arasında orta düzeyde, doğrusal ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının sosyal zekâ düzeyleri ve iletişim becerilerinin cinsiyet, üniversite ve aylık kitap okuma sayısına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ancak yaş, mezun oldukları lise, aylık gelir, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği ve bir işte çalışıp çalışmama durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sosyal Zekâ, İletişim Becerileri.

Branş öğretmenleriSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+5
Bilal Burak Arıbaş
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eleştirel okuma tasviri bibliyografyası

Çalışmada 1989-2017 yılları arasında Türkiye'de eleştirel okuma ile ilgili yapılmış olan tez, makale ve kitap çalışmaları incelenmiştir. Tasviri bibliyografya ile bu alanda çalışma yapmak isteyen kişilere, bilgilere ulaşma ve zaman açısından kolaylık sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Literatür taraması sonucunda 30 tane makale, 24 tane tez ve 5 tane kitaba ulaşılmıştır. Ulaşılan çalışmalar künye, amaç, yöntem, sonuç ve anahtar kelimeler şeklinde ele alınarak incelenmiştir. İncelenen bazı çalışmalarda daha detaylı bilgiler verebilmek için alıntılar yapılmıştır. Çalışmada incelenen eserler, eleştirel okuma konusunda ülkemizde yeterli sayıda çalışma yapılmadığı, gelişen dünya şartlarında eleştirel okumanın gerekliliğinden dolayı bu alanla ilgili daha fazla çalışma yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Okuma, Tasviri Bibliyografya, Bibliyometri.

BibliyografyaBibliyometriBilimsel araştırmalar+6
Ahmet Gül
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde aktif kelime hazinesinin geliştirilmesi

Bu çalışmada Türkçeyi Yabancı Dil olarak öğrenen öğrencilerin sosyal yaşam alanlarında karşılabilecekleri durumlar üzerinden belli konular dahilinde öğrencilerin aktif kelime hazinelerinin geliştirmek amaçla metin ve etkinlerin oluşturulması amaçlanmıştır

Dil öğretimiKelime öğretimiSöz varlığı+6
Mine Özçelik
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5. sınıf sosyal bilgiler dersi insanlar, yerler ve çevreler öğrenme alanı kavramlarının öğretimine yönelik bir eylem araştırması

Bu araştırma beşinci sınıf sosyal bilgiler öğretim programında "İnsanlar, Yerler ve Çevreler" öğrenme alanında yer alan konu ve kavramlar hakkında öğrencilerin sahip oldukları ön bilgi tespit edilmesi, bu kavramların daha etkili ve kalıcı öğretimi üzerine etkinlik ve uygulamalar gerçekleştirilmesi, etkinlik ve uygulamaların kavram eğitimi üzerine etkisini gözlemlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada harita ve kavramları, yeryüzü şekilleri ve kavramları, iklim ve Türkiye'de Görülen İklim Tipleri ve Özellikleri, Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler konuları ve kavramları ile doğal afet kavramı ele alınmıştır. Bu araştırma nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Denizli ili Bekilli ilçesinde bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 16 beşinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin isimleri gizlenmiş ve araştırma içeriğinde kod isimlerle anılmışlardır. Araştırma kapsamında veri üretme aracı, kavram geliştirme aracı ve süreç destekleme aracı olarak zihin haritası, kelime ilişkilendirme testi, yarı yapılandırılmış görüşme kavram haritası, kavramsal değişim metni, odak grup görüşmesi, deney, gözlem, saha notları ve çeşitli etkinlikler hazırlanıp kullanılmıştır. 7 hafta süren araştırmada üretilen veriler ifadeye dayalı içerik analizine tabi tutulmuş, ilgili kavram için geliştirilen ölçütlerle kıyaslanarak bulgu ve sonuçlara dönüştürülmüştür. Araştırma ilgili konu ve kavram hakkında hazırlanan haftalık eylem planına göre gerçekleştirilmiştir. Haftanın ilk ders saatinde ön durum tespiti yapılmış, ikinci ders saatinde konu öğrenci grubu ile bir defa işlenmiş, üçüncü ders saatinde kavrama ilişkin etkinlik uygulanmış ve sonrasında son durum tespiti yapılmıştır. Eksik öğrenmeler tespit edildiğinde ek eylem planı hazırlanmış ve dördüncü ders saatinde ek etkinliklerle beraber uygulama gerçekleştirilmiştir. Tüm sürecin betimsel gözlemini yapabilmek için araştırmacı tarafından saha notları tutulmuş, her veri analizinden ve ek etkinliklerden sonra odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrenci grubunun haritaların çeşitlerine, Türkiye'de görülen iklimlere, çevrelerinde gördükleri belirgin yer yüzü şekillerine ilişkin kısmi ön bilgisi ve algısı vardır. İklim kavramını beşinci sınıf öğrencileri mevsimlerle karıştırmaktadır. Doğal afetleri isim olarak bilmekte ancak tanım yapamamakta, afetlerden korunma yollarını bilmemektedir. Araştırmaya konu diğer konu ve kavramlara ilişkin temel boyutlara ait öğrenci grubunun ön bilgisi çok az veya hiç yoktur. Süreç sonu son durum bulgularına göre öğrenci grubu harita kavramının haritanın elemanları temel boyutundan düzlem ve kuşbakışı görüntü alt boyutlarına, iklim kavramının iklimin etkileri temel boyutunun tüm alt boyutlarına, nüfusun dağılışına etki eden doğal faktörlerden toprak özellikleri, bitki örtüsü alt boyutlarına, beşerî faktörlerden madenciliğe ilişkin yeni öğrenmeler sağlayamamıştır. Öğrenci grubu yeryüzü şekillerinden koy, körfez, burun, yarımada, ada, boğaz, okyanus kavramlarını ise tanım olarak birbirine karıştırmıştır. Doğal afet tanımlarını eylem planı sonrası yapabilir düzeye gelseler de depreme karşı alınacak tedbirleri doğru bir şekilde ifade edememişlerdir. Öğrenci grubu ek eylem planı sonrası uygulanan etkinliklerle ilerleme sağlayamadıkları, kavram karmaşası yaşadıkları temel ve alt boyutları etkili bir şekilde öğrenip ilerleme sağlamıştır. Öğrenci grubu zihin haritası ve uygulama etkinlikleri gerçekleştirmeyi kendileri adına yararlı bulmuştur. Öğrenci grubunun en etkili öğrenme sağladığı uygulamalar ek etkinlik olarak yapılan sosyal bilgilere özgü deney ve gözlemler olmuştur.

Beşeri coğrafyaSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+5
Emrah Urhan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kuantum öğrenme modelinin ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi başarılarına, kaygılarına, üst bilişsel farkındalıklarına ve akademik risk alma eğilimlerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, Kuantum öğrenme modelinin ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler ders başarılarına, kaygılarına, üst bilişsel farkındalıklarına ve akademik risk alma eğilimlerine etkisini belirlemektir. Araştırmada ön test-son test deney ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı Erzurum ili Hınıs ilçesindeki bir devlet okulunda öğrenim gören toplam 26 adet 7. sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. 7-A sınıfı deney grubu, 7-B sınıfı kontrol grubu intact olarak belirlenmiştir. Uygulama sürecinde "Ülkemizde Nüfus" ünitesi deney grubunda Kuantum öğrenme modeline uygun olarak işlenmiş; kontrol grubunda ise MEB'in öngördüğü öğretim yöntemine uygun öğretime uygun olarak işlenmiştir. Uygulama sürecinde deney grubu öğrencilerine günlük tutturulmuş ve öğrenciler süreçle ilgili görüşlerini dile getirmişlerdir. Araştırma haftalık 3 ders saati olmak üzere toplam 5 haftada 15 saatlik zaman diliminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; 33 Soruluk Sosyal Bilgiler Başarı Testi (SBBT), Sosyal Bilgiler Dersi Kaygı Ölçeği, Sosyal Bilgiler Odaklı Akademik Risk Alma Ölçeği (SAORAÖ) ve Çocuklar İçin Üst Bilişsel Farkındalık Ölçeği (ÜBFÖ-Ç) B formu kullanılarak toplanmıştır. Ölçekler ve başarı testi öğrencilere uygulama öncesinde ve sonrasında araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Uygulama bitiminde toplanan veriler SPSS 22.0 veri programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, Kuantum öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarılarını ve akademik risk alma eğilimlerini artırdığı; öğrencilerin kaygı düzeyleri ve üst bilişsel farkındalık düzeylerinde anlamlı düzeyde bir farklılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kuantum Öğrenme, Akademik Başarı, Kaygı, Üst Bilişsel Farkındalık, Akademik Risk Alma

Bilişüstü farkındalıkKuantumKuantum öğretim modeli+7
Abdullah İsmet Ünal
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe dilbilgisi öğretiminin tasvirî (açıklamalı) bibliyografyası

Araştırmada, 1962-2018 yıllarında Türkiye'de doğrudan Türkçe dil bilgisi öğretimi üzerine yapılmış kitap, kitap bölümü, makale ve tez çalışmalarının tasvirî (açıklamalı) bibliyografyasını yapmak ve bibliyometrik analizini çıkarmak amaçlanmıştır. Bibliyometrik analizde; kitapların, yazar sayılarına, yayımlandıkları yıllara, şehirlere, yayınevlerine göre; kitap bölümlerinin, yazar sayılarına, yıllara, kitap bölümü sahiplerinin kaç bölümü olduğuna, editör sayısına, kaç bölümde editörlük yaptıklarına, yayım yerlerine ve yayınevlerine göre; makalelerin, yazar sayılarına, yayımlandığı yıllara, yayımlandığı dergilere, alanlara, konulara, kademelere, hedef kitleye, kuramlara, yaklaşımlara, modellere, stratejilere, yöntemlere, tekniklere, anahtar kelimelere göre; tezlerin; yayımlandığı yıllara, alanlara, konulara, kademelere, hedef kitleye, kuramlara, yaklaşımlara, modellere, stratejilere, yöntemlere, tekniklere, anahtar kelimelere, yayımlandıkları üniversitelere, enstitülere, şehirlere, danışmanlara göre durumlarına bakılmıştır. Araştırma, nitel yaklaşımlı, tarama modelli ve genel tarama modellerinden tekil tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Çalışma materyalleri kitap, kitap bölümü, makale ve tez çalışmalarıdır. Araştırmanın verileri doküman incelemesi tekniği ile toplanmıştır. Sonuç olarak; toplamda 10 kitap, 32 kitap bölümü, 298 makale ve 187 tez çalışması tespit edilmiştir. Her çalışmaya ait sonuçlar şöyledir: Kitap çalışmaları: Çoğunlukla tek yazarlıdır. En çok çalışma 2011'dedir, bu yılda 2 çalışma yapılmıştır. Çalışmaların büyük çoğunluğu Ankara'da yayımlanmıştır. En çok kullanılan yayınevi olan Nobel Yayıncılık'tır. Kitap bölümü çalışmaları: En çok çalışmanın yapıldığı yıl 2012'dir ve 10 çalışma vardır. Çalışmaların 23'ü tek yazarlıdır. 16 çalışma tek editörlü, 14 çalışma iki editörlüdür. En çok editörlük çalışması olan isim Murat Özbay'dır ve 9 çalışmada editörlük yapmıştır. Çalışmaların büyük çoğunluğu 26 Ankara'da yayımlanmıştır. En çok kullanılan yayınevi Pegem Akademi'dir. Makale çalışmaları: Büyük çoğunluğu tek yazarlıdır. En çok "Genel 1" alanında 104, en az " "Ses Bilgisi" alanında 9 çalışma yapılmıştır. Ortaokul kademesinde 69 çalışma yapılmıştır. En çok yöntem kullanılmıştır. Çalışmaların çoğu ana dili öğretimiyle ilgilidir. En çok çalışma Turkish Studies'te yayımlanmıştır. Değiştirilmemiş ve değiştirilmemiş biçimleriyle en çok kullanılan anahtar kelime "Dil bilgisi öğretimi"dir. Tez çalışmaları: En çok çalışma 65 ile "Biçim Bilgisi", en az çalışmaysa 4 ile "Ses Bilgisi" alanlarındadır. Çalışmaların çoğu ana dili öğretimiyle ilgilidir, ortaokul kademesindedir, Dokuz Eylül Üniversitesinde yapılmıştır, eğitim bilimleri enstitüsünde verilmiştir, Ankara'da yayımlanmıştır, Türkçe Eğitimi Bilim Dalındadır, Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalındadır, Türkçe Öğretmenliği Programındadır, yüksek lisans türündedir. En çok yöntem kullanılmıştır. Değiştirilmemiş biçimleriyle en çok kullanılan anahtar kelime "Türkçe öğretimi"dir. Değiştirilmiş biçimleriyle en çok kullanılan anahtar kelime "Dil bilgisi"dir.

BibliyografyaBibliyometrik çözümlemeDilbilgisi+2
Serkan Teke
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde deyimlerin metinleştirilerek öğretimi: C1 seviyesi

Deyimler, Türkçenin söz varlığını oluşturan önemli kültür ögelerinden ve değerlerindendir. Yabancı uyruklu öğrencilerin, kalıp sözler bakımından dünyadaki en zengin dillerden biri olan Türkçede yer alan deyimlerin öğreniminde zorlandığı görülmüş fakat deyimlerin öğrencilere nasıl sunulması gerektiği konusu üzerinde fazla durulmadığı görülmüştür. Dil öğretimin aynı zamanda kültür öğretimi olduğunu da göz önünde bulundurduğumuzda, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde deyim öğretimi önem arz etmektedir. Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğrenen C1 seviyesi öğrencilerinin, deyimleri ortaya çıkış hikâyeleriyle mi yoksa sadece anlamıyla mı daha etkili öğrendiğini tespit etmektir. Yöntem olarak nitel araştırmanın eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 30 C1 seviyesi öğrencileri; 15'i deney 15'i kontrol grubu olmak üzere ikiye ayrılmış ve uzmanlar tarafından seçilen 20 deyim deney grubu öğrencilerine ortaya çıkış hikâyeleriyle, kontrol grubuna ise sözlük anlamlarıyla uygulanmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilerin seçilen 20 deyimi bilip bilmediğini öğrenmek için öntest, uygulama sonrasında da sontest uygulanmıştır. Ortaya çıkan sonuçlardan elde edilen veriler; cinsiyet, ülke gibi değişkenler açısından değerlendirilip tablo halinde sunulmuştur. Çalışma sonucunda elde edilen veriler önceki çalışmalarla karşılaştırılmıştır. Cinsiyet faktörünün öğrenmede anlamlı bir fark göstermediği görülmüş, öğrencilerin her bir deyimle ilgili öntest ile sontest değişimleri tabloda gösterilmiştir. Sonuç olarak deyimlerin hikâyeleri ile öğretilmesinin sadece anlamı ile öğretilmesine göre daha etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe öğretimi, deyim, hikâye, kültür

DeyimlerHikayeKültür+3
Ahmet Gürel
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yurt dışında Türkçe öğrenenlerin ayrıştırıcı dinleme becerilerinin geliştirilmesinde podcast kullanımı: A1 düzeyi

Yurt dışında Türkçe öğrenen A1 düzeyindeki öğrencilerin sesli okuma, okuduğunu anlama ve sesletim becerileri ile karşılıklı ilişki içinde olan ayrıştırıcı dinleme becerilerinin geliştirilmesinde podcast kullanımının etkisini ortaya koymak amacıyla; Orta Avrupa'daki bir üniversitede seçmeli Türkçe derslerinde Türkçe öğrenen 12 kişilik katılımcı grubu ile ayrıştırıcı dinleme becerisinin geliştirilmesini hedefleyen 8 haftalık podcast destekli dinleme uygulaması gerçekleştirilmiştir. Karma yöntemlerden eşzamanlı üçgenleme deseninde gerçekleştirilen bu araştırmada, nicel veri kaynakları Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi A1 Düzeyi Ayrıştırıcı Dinleme Beceri Sınavı ile beceri geliştirme uygulama sürecinde kullanılan ayrıştırıcı dinleme çalışma kâğıtlarıdır. Araştırmanın nitel veri kaynakları; Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi A1 Düzeyi Ayrıştırıcı Dinleme Beceri Sınavı, Ayrıştırıcı Dinleme Çalışma Kâğıtları, öğrenci günlükleri ve araştırmacı günlüğüdür. Nicel ve nitel verilerin elde edilmesi aşamasından sonra nicel ve nitel veriler bütüncül biçimde değerlendirilip raporlanmış, araştırma soruları bu yolla cevaplandırılmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda; ön-test son-test sonuçları arasındaki olumlu yönde ve belirgin olarak gerçekleşen farkın öğrenci ve öğretici günlüğündeki nitel verilerle de desteklendiği, nitel ve nicel verilerin bütünleşik biçimde incelenmesiyle ortaya koyulan bulgulara göre, podcast kullanımının yabancı dil olarak Türkçeyi yurt dışında A1 düzeyinde öğrenenlerin ayrıştırıcı dinleme becerilerini geliştirmede etkili olduğu belirlenmiştir.

Görkem Arslan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Betimleyici yazma uygulamalarının gezi yazısı yazma becerisine etkisi

Bu araştırmada betimleyici yazma uygulamalarının 7. sınıf öğrencilerinin gezi yazısı yazma becerisine ve yazmaya yönelik tutumlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma nitel ve nicel veri toplama yöntemlerinin ve veri analizlerinin bir arada olduğu karma yöntem deseniyle yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, 2023- 2024 eğitim- öğretim yılında yedinci sınıfta öğrenim gören öğrencilerinden seçilmiştir. Çalışma grubundaki öğrenciler belirlenirken uygun örnekleme tekniğinden yararlanılmıştır. Çalışmanın etkinliklerinin oluşturulmasında uzmanların görüşlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sürecinde öğrencilere uygulama öncesinde gezi yazısı yazdırılmış ve öğrencilerden yazmaya yönelik tutum ölçeği formunu doldurmaları istenmiştir. Daha sonra betimleyici yazma uygulamaları yapılmıştır. Uygulama süreci boyunca gözlemci öğretmen ve araştırmacı tarafından notlar tutulmuştur. Uygulama sürecinin ardından öğrencilere tekrar gezi yazısı yazdırılmış ve öğrencilerden yazmaya yönelik tutum ölçeği formunu doldurmaları istenmiştir. Bu sürecin ardından öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve öğrencilerin betimleyici yazma uygulamaları ile ilgili görüşleri alınmıştır. Uygulama sürecinden dört hafta geçtikten sonra öğrencilere tekrar gezi yazısı yazdırılmış ve uygulamanın kalıcılığına bakılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analiz edilmesinde gezi yazısı yazma ölçeği ve yazmaya yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Öğrencilerin betimleyici yazma uygulamaları öncesinde yazdıkları gezi yazıları ile betimleyici yazma uygulamaları sonrasında yazdıkları gezi yazıları performans açısından kıyaslandığında betimleyici yazma uygulamalarının gezi yazısı yazma becerisini olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırmada elde edilen bir başka sonuç ise betimleyici yazma uygulamalarının gezi yazısı yazma becerisinin kalıcılığına olumlu etkisinin olmasıdır. Araştırmanın sonuçlarından bir diğeri de betimleyici yazma uygulamalarının öğrencilerin yazmaya yönelik tutumlarını olumlu etkilemesidir. Araştırmanın gözlem sonuçlarına göre betimleyici yazma uygulamalarının öğrencilerin gezi yazısı yazma becerisini geliştirici etkisinin olduğu görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonrasında ise öğrencilerin betimleyici yazma uygulamaları ile ilgili olumlu düşüncelere sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak betimleyici yazma uygulamaları gezi yazısı yazma becerisinin geliştirilmesinde ve yazmaya yönelik olumlu tutum oluşturulmasında etkilidir. Anahtar Kelimeler: Betimleyici Yazma, Gezi Yazısı, Yazmaya Yönelik Tutum, Yazma Becerisi

Emel Şaşmaz
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaratıcı dinleme stratejilerinin 6. sınıf öğrencilerinindinlediğini anlama becerilerine etkisi

Yaratıcı dinleme becerileri, Türkçe dersinin 8. sınıf düzeyinde verilen dinleme stratejilerinden biridir. Araştırma sonuçları büyüklerin aksine küçük yaş grubunda olan bireylerin daha yaratıcı olduğunu belirtmektedir. Bu sebeple bu çalışma, yaratıcı dinleme becerilerinin 6. sınıf düzeyinde dinlediğini anlamaya etkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Ön test ve son teste dayalı yarı deneysel modele göre düzenlenen bu araştırmaya 2021- 2022 eğitim-öğretim yılında Ordu ilinde öğrenim gören 44 öğrenci katılmıştır. 22 öğrenci deney grubunu oluştururken, 22 öğrenci kontrol grubunu oluşturmuştur. Dinleme etkinliklerinde kullanılmak için metin taraması yapılmıştır. Yaratıcı düşünme aşamalarına göre planlanan etkinlikler için uzman görüşü alınmıştır. Deney grubuyla haftada iki saat olmak üzere sekiz hafta boyunca yaratıcı dinleme etkinlikleri yapılmıştır. Çalışma grubunda araştırmacı tarafından oluşturulan, uzman görüşü alınan ve geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları yapılan "Öyküleyici Metin Dinlediğini Anlama Testi" ile "Bilgilendirici Metin Dinlediğini Anlama Testi" uygulanmıştır. Dinlediğini anlama testlerinin geçerlilik ve güvenilirlik testlerinde TAP (Test Analysis Program) kullanılmıştır. Verilerin analizinde Jamovi bilgisayar programı kullanılmıştır Çalışma sonucunda deney grubu ve kontrol grubu son test puanları arasında anlamlı bir farkın oluşmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: yaratıcı dinleme, dinlediği anlama, 6. sınıf

Ahmet Çelebi
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Melike Günyüz'ün çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel unsurları ve eğitsel iletiler açısından incelenmesi

Çocukların okuma alışkanlıklarını güçlendirmek ve onlara edebi zevk kazandırmak çocuk edebiyatının temel amaçlarındandır. Bu nedenle çocuklarla nitelikli çocuk edebiyatı eserlerinin ç buluşturulması ve kitapların çocukların yaşamlarında daha merkezi bir yer edinmesinin sağlanması gerekmektedir. Bu noktada çocuk edebiyatının sadece bilgi aktarımına yarayan bir araç olmadığı, aynı zamanda çocuğun duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini desteklediği hususu göz önünde bulundurulmalıdır. Kitaplar, çocukların yaş düzeylerine ve gelişim özelliklerine uygun olarak hazırlanmalıdır. Dış yapı özellikleri, içeriğin sunum şekli ve dil anlatım gibi unsurlar, çocuk edebiyatının temel öğelerini oluşturur. Bu çalışmanın amacı, Melike Günyüz'ün çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel unsurları bağlamında incelenmesidir. Temel unsurlar, dış yapı-iç yapı ve dil anlatım olarak ele alınmaktadır. Dış yapı özellikleri boyut, kâğıt, sayfa düzeni, harfler, kapak-cilt, resim; iç yapı özellikleri ise konu, ana fikir, kahramanlar, olay, eğitsel iletiler ve dil anlatım olarak incelenmiştir. Bu çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ile yürütülmüş; veri analizinde ise betimsel yöntemi esas alınmıştır. Melike Günyüz'ün çocuk edebiyatı yapıtlarından Keloğlan Suskunlar Ülkesinde, Keloğlan Şaşkınlar Ülkesinde, Nasrettin Hoca ile Cimri Komşunun Hikâyesi, İlkbahar Prensi kitapları ile Gakgukların Maceraları (6 kitap), Gümüş Göl Serisi (10 kitap) betimsel analiz yöntemi ile taranmıştır. Seçilen kitaplar belirlenen ölçütler doğrultusunda detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu inceleme sonucunda eserlerin tasarım ve içerik özellikleri bakımından çocuk edebiyatı temel unsurlarına uygun nitelikler taşıdığı sonucuna varılmıştır.

Ayfer Öksüz
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaratıcı konuşma strstejisinin öğrencilerin yaratıcı konuşmalarına yansıması: Bir durum çalışması

Bu araştırma, yaratıcı konuşma stratejisine dayalı etkinlik uygulamalarının ikinci kademe öğrencilerinin yaratıcı konuşmalarına yansımasını ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, bir ortaokulun altıncı sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Çalışma grubu 21'i erkek, 9'u kız olmak üzere 30 öğrenciden oluşmaktadır. Etkinlikler tüm sınıfa yönelik olarak uygulanmıştır. Bu araştırmada duruma ilişkin detaylı bir betimleme sunulabilmesi amacıyla geniş bir veri seti geniş bir zaman dilimi dikkate alınarak incelenmiştir. Araştırmada gözlem yöntemi, ses kayıtları, öğrenci ve araştırmacı günlükleri ve ders öğretmeninin notları veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Ses kayıtlarından elde edilen veriler bir nitel veri analiz programı olan MAXQDA 2020 programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmış, söylemler "yaratıcılık" ve "yaratıcılığı destekleme" olmak üzere iki kategori altındaki sekiz kod ile kodlanmıştır. Elde edilen bulgular öğrenci, araştırmacı ve öğretmen günlüklerinden elde edilen verilerle desteklenmiştir. Sonuç olarak; yaratıcı konuşma stratejisine dayalı yaratıcı konuşma etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcı konuşmalarını geliştirdiği, öğrencilerin yaratıcılığın tüm boyutlarına uygun fikirler geliştirebildikleri; etkinliklerin öğrencilerin derse ve konuşmaya dair tutumuna, sınıf iklimine ve akran ilişkilerine olumlu katkı sağladığı söylenebilir.

Yasemin Başkan
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Argümantasyon temelli öğrenme modelinin 7. sınıf öğrencilerinin yazılı argüman kullanma seviyelerine, ikna edici yazma başarılarına ve yazma motivasyonlarına etkisi

Araştırmanın amacı, argümantasyon temelli öğrenme modelinin 7. sınıf öğrencilerinin yazılı argüman kullanma seviyelerine, ikna edici yazma başarılarına ve yazma motivasyonlarına etkisini belirlemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden deneysel desenle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 42 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışma grubunda bulunan 21 öğrenci deney ve 21 öğrenci de kontrol grubunda yer almaktadır. Araştırmanın veri toplama araçlarını; İkna Edici Yazıları Ölçme Aracı, Yazma Motivasyonu Ölçeği ve Argümantasyon Değerlendirme Rubriği oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama süreci 8 hafta sürmüştür. Uygulamalarda, Toulmin'in Argümantasyon Modeli'nin altı unsuru üzerinde durulmuştur. Uygulamalarda bu modelin unsurlarının öğretimi yapılarak ikna edici yazma çalışmalarında kullanımı ve öğrencilerin özgün şekilde yazılı argüman kullanma becerilerinin geliştirilmesi üzerinde durulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS 24 paket programı ile analiz edilmiş ve ulaşılan bulgular, tablo ve şekillerle sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda; öğrencilerin yazılı argüman kullanma seviyelerinin yükseldiği, ikna edici yazma başarılarının arttığı ve yazma motivasyonlarında olumlu yönde artış olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarından hareketle çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Süleyman Bakdemir
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5. Sınıf Düzeyindeki Zayıf Okuyucuların Okuma Becerilerinin Etkileşimli Okuma Etkinlikleriyle Geliştirilmesi

Bu araştırmada, 5.sınıf düzeyindeki zayıf okuyucuların okuma becerilerinin etkileşimli okuma etkinlikleriyle geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Araştırma; Trabzon ilinde bulunan bir devlet okulunda, 5. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırma sürecinde veri toplama aracı olarak "okuduğunu anlama testi, araştırmacı günlüğü, gözlem ve görüşme formu, okuma prozodisi dereceli puanlama anahtarı" kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde içerik analizi ve betimsel analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda, etkileşimli okuma sürecine yönelik gelişim, direnç ve değişim şeklinde üç ana tema; akıcı okuma, okuduğunu anlama, dikkat, etkileşim ve yaklaşım şeklinde beş alt tema oluşturulmuştur. Temalar incelendiğinde etkileşimli okuma etkinliklerinin öğrencilerin akıcı okuma becerilerinin geliştirilmesinde olumlu etkileri olduğu ancak okuduğunu anlama becerisinin öğretim seviyesine ulaşmasında yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu bulgulardan hareketle etkileşimli okuma yönteminin okuduğunu anlama becerisinin gelişmesine katkı sağladığı ancak öğretim seviyesine gelmesinde tek başına yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında etkileşimli okuma etkinlikleriyle katılımcıların okuma hatalarında azalma olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca nitel verilerden elde edilen bulgular etkileşimli okuma etkinliklerinin öğrencilerin okumaya karşı ilgi ve isteklerini artırdığını, kitap okumaktan kaçınma davranışlarını azalttığını ve akran etkileşiminin niteliğini artırdığını göstermiştir.

Şule Gülsüm Özdemir
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fark yaratan bir Türkçe öğretmeninin okuduğunu anlama becerisiningeliştirilmesine yönelik uygulama ve stratejileri: Bir durum çalışması

Bu araştırmada, fark yaratan bir Türkçe öğretmeninin derslerinde okuduğunu anlama becerisini geliştirmeye yönelik gerçekleştirdiği uygulamaları ve bu uygulamalarda yer verdiği okuduğunu anlama stratejilerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma; kendi branşında ödüller almış, öğretmenlik mesleğinin yanı sıra yazarlık kimliği ile de ön plana çıkmış başarılı bir Türkçe öğretmeni ile yürütülmüş, bu öğretmenin uygulamalarını derinlemesine inceleyebilmek amacıyla araştırma yöntemi olarak durum çalışması tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak gözlem formu, öğretmen görüşme formu ve öğrencilerden elde edilen dokümanlar kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama süreci 14 hafta sürmüş elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Katılımcı öğretmenin okuduğunu anlama becerisinin geliştirilmesine yönelik gerçekleştirdiği uygulamalara ilişkin bulgular öğretim programının gereklilikleri bağlamında yapılan dersler, okumanın bir beceri olduğu bilinciyle yapılan dersler ve sınav sisteminin varlığının kabulüyle yapılan dersler şeklinde üç ana temaya; metin dersleri, özet dersleri, dergi dersleri ve paragraf dersleri şeklinde dört alt temaya ayrılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenin derslerinde sırasıyla en çok okuma öncesi stratejilerine, ardından okuma sonrası stratejilerine, en az ise okuma sırası stratejilerine yer verdiği tespit edilmiştir. Derslerde okuma öncesi stratejilerinin tamamı kullanılırken okuma sırası stratejilerden sadece akıcı bir biçimde okuma ve bağlam ipuçlarını kullanma stratejilerinin kullanıldığı görülmüştür. Okuma sonrası stratejilerden ise en sık kullanılan stratejilerin soru-cevap ilişkisini kullanma, soru oluşturma ve tartışma stratejilerinin olduğu tespit edilmiştir. Katılımcı öğretmenin özellikle soru oluşturma/üretme stratejisine çok yer ve önem verdiği görülmüştür.

Bilişsel strateji öğretimiOkuduğunu anlama becerisiOkuduğunu anlamak+2
Hasret Nur Baş
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültürel etkileşim: Konuşma motivasyonu, öz yeterlik inancı, kaygısı ve sosyokültürel uyum üzerine yarı deneysel bir araştırma

Bu araştırma, kültürel etkileşim etkinliklerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretimi öğrencilerinin konuşma motivasyonu, konuşma öz yeterlik inancı, konuşma kaygısı ve sosyokültürel uyum değişkenleri üzerindeki etkilerini test etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nicel desenlerden olan yarı deneysel desenler altındaki öntest-sontest eşleştirilmiş karşılaştırma gruplu desen ile yürütülmüştür. 27 kişili deney ve 25 kişili karşılaştırma grubuna sahip olan araştırmada nicel veriler için Türkçeyi İkinci Dil Olarak Öğrenenler için Konuşma Motivasyonu Ölçeği, Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenler için Konuşma Öz Yeterlik Ölçeği, Türkçe Öğrenen Yabancılar için Konuşma Kaygısı Ölçeği ve Sosyokültürel Uyum Ölçeği kullanılmışken nitel veriler içinse araştırmacılar tarafından geliştirilen Kültürel Etkileşim Etkinlikleri Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 29 programıyla analiz edilmiştir. Toplam 1 ay içinde, 9 gün ve 15 etkinlik olmak üzere gerçekleştirilen müdahale sonucunda oluşan nicel ve nitel bulgular grafik ve tablolarla gösterilmiştir. Çalışma sonunda kültürel etkileşim etkinliklerinin; konuşma öz yeterlik inancı ve konuşma kaygısı değişkenleri üzerinde olumlu yönde, orta ve büyük etkilere sahip anlamlı sonuçlara ulaştığı saptanmışken konuşma motivasyonunda yetersiz, sosyokültürel uyumda ise anlamsız etkiye sahip olduğuna dair sonuçlar alanyazına kazandırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öneriler sunulmuştur.

Konuşma becerisiKonuşma iyileştirmeKültürel aktarım+7
Tahacan Karahüseyin
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde çok kaynaklı grup yazma konferansının uygulanması: Bir eylem araştırması

Bu araştırmanın amacı, B1-B2 düzeyinde Türkçe öğrenen uluslararası öğrencilerde çok kaynaklı grup yazma konferansı uygulanması sürecindeki yazma becerileri değişimini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada eylem araştırması deseni kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiş 21 yabancı dil olarak Türkçe öğrenicisi oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde 12 eylem planı uygulanmıştır. Uygulamalar 14 hafta devam etmiştir. Veri toplama araçları olarak iki farklı Yazma Becerisi Değerlendirme Dereceli Puanlama Anahtarı, İkinci Dil Sınıf İçi Yazma İstekliliği Ölçeği, Yabancı Dilde Yazma Öz Yeterliği Ölçeği, İkinci Dilde Yazma Kaygısı Ölçeği, Görüşme Formları, Öğrenci Günlükleri, Öğretmen Gözlem Formu ve Günlüğü kullanılmıştır. Verilerin analizinde nitel veriler için içerik analizi, nicel veriler için bağımlı gruplar t-testi, tekrarlı ölçümler ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre uygulanan yöntem ile öğrencilerin yazma başarıları yükselmiştir. Hem nicel hem de nitel veri toplama araçlarında yazma başarısı yükseliş göstermiştir. Öğrencilerin yazmaya yönelik öz yeterlik algıları her iki tür veri toplama aracına göre de artmıştır. Yalnızca nicel veri toplama aracında öz düzenlemeli yazma yeterliğinde anlamlı yükseliş olmamıştır. Bununla birlikte yazma kaygısında nicel veri toplama aracına göre özellikle somatik kaygıda düşüş görülmüştür. Nitel veri toplama aracına göre ise öğrencilerin yazma kaygılarında azalış bulunmaktadır. Yazma istekliliği ise nicel veri toplama aracına göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Nitel verilere göre ise öğrenciler genel olarak daha iyi yazdıkları için yazmaya istekli olduklarını belirtmiştir. Sürecin nitel veri toplama araçlarına göre genel değerlendirmesinde öğrencilerin çoğunun sürece olumlu yaklaştığı saptanmıştır.

Türkçe eğitimi
Enes Çinpolat
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ülker Köksal'ın çocuk tiyatrolarının göstergebilimsel çözümlemesi ve Türkçe dersine yönelik etkinlik önerileri

Tiyatro, kişilerin duygu ve düşüncelerini yazınsal göstergenin dışında bedensel olarak ifade etme ve dışavurmada bir araçtır. Bu tür çocuk edebiyatında üzerine az çalışılmış bir alan olsa da tiyatro ve drama uygulamaları çocukları eğlendirirken düşündürmede kullanılabilecek önemli bir yapıdadır. Bu çalışmada Ülker Köksal'a ait çocuk tiyatro oyunları göstergebilimsel çözümleme ve Türkçe eğitimindeki işlevi yönünden incelenmiştir. Çalışmada çözümlenen materyaller Ülker Köksal'a ait ödüllü çocuk tiyatro oyunlarından oluşmaktadır. Çocuk tiyatrolarının incelenmesinde nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Yazarın tiyatro metinleri ise A.J. Greimas'a ait olan göstergebilimsel yöntem kullanarak çözümlenmiştir. Çocuk kavramından hareketle çalışmada çocuk tiyatrosu ve eğitimdeki yerine değinilmiştir. Tiyatronun yazınsal çözümü ve bu çözümlemenin Türkçe öğretim programında yer alan üretim atölyelerinde etkinlik tasarısının nasıl bir görünüm sergileyeceği ele alınmıştır. Çocuk tiyatrosunun tarihi, türleri, unsurları, çözümlenmesi ve etkinlik önerileri üzerinde durulmuştur. Çözümlenen oyunlar hakkında bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın bir diğer kısmında göstergebilim kavramı eyleyenler şeması ve göstergebilimsel dörtgen üzerinden oyunu meydana getiren ögelere yer verilmiş olup ayrıca çocuk tiyatrosunun Türkçe dersi açısından da nasıl bir işleve sahip olabileceği öğrenme çıktıları ve yöntemler açısından düzenlenerek üretim atölyelerinde nasıl uygulanabileceği yönünde etkinlik önerilerinde bulunulmuştur. İncelenen çocuk tiyatroları TDÖP (2024)'e göre değerlendirilmiştir. Ülker Köksal'a ait analizi yapılan oyunlardan hareketle kodlamalar yapılmış Türkçe öğretim programındaki temalara kategorize edilmiştir. Üretim atölyesinde uygulanmasına yönelik uygun nitelikleri taşıdıkları sonucuna varılmıştır ve öneri olarak sunulmuştur.

Dört dil becerisiSınıf içi etkinlikTürkçe eğitimi+1
Selennur Yıldız
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan yazma etkinliklerinin metinler ve temalarla ilişkisi

Türkçe derslerinde öğrencilerin dil becerilerini geliştirmek temel amaçlardan biridir. Bu beceriler arasında yer alan yazma, öğrencinin düşüncelerini yazılı olarak ifade etme ve dili etkili biçimde kullanma yetisini kazandığı önemli bir alandır. Yazma öğretiminin daha işlevsel ve anlamlı hâle gelebilmesi için yazma etkinliklerinin ders kitaplarında yer alan metinler ve temalarla ilişkilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer verilen yazma etkinliklerinin, kitaplarda sunulan metinler ve temalarla ne ölçüde bağlantılı olduğunu incelemektir. Çalışma nitel araştırma yöntemi kapsamında temel nitel araştırma desenine göre yürütülmüştür. Araştırmanın veri kaynaklarını 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı, 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile 2024-2025 eğitim öğretim yılına ait MEB yayınlı ortaokul Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Yazma etkinliklerinin metin ve temalarla olan ilişkisini değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen bir analiz tablosu kullanılmıştır. Veriler doküman incelemesi yoluyla toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Yazma etkinliklerinin önemli bir kısmı metin ve temalarla anlamlı bir bağ kurarken, kayda değer sayıda etkinlik bu bağlamdan kopuk şekilde tasarlanmıştır. Bu durum, etkinliklerin planlanmasında metin-tema bütünlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Yazma Etkinlikleri, Türkçe Öğretimi, Ders Kitapları, Metin, Tema.

Dil becerileri
Aslıhan İşciman
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk çocuk edebiyatında fantastik: Ayla Kutlu'nun kitaplarında fantastik ögeler

Bu araştırma, Ayla Kutlu'nun çocuk yapıtlarında yer alan fantastik ögeleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma modeliyle yürütülen araştırma, betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Fantastik Yapıtları İnceleme Ölçütleri adlı değerlendirme formu kullanılmıştır. İncelenen sekiz yapıttaki fantastik ögeler, bu forma uygunluk doğrultusunda kodlanmıştır. Betimsel analiz tekniğiyle çözümlenen bulgular, formdaki sorular yardımıyla düzenlenmiş, çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Yapıtlar birbiriyle karşılaştırıldığında ölçütteki en fazla ögeyi barındıran yapıtın Mavi Saçlar Pembe Gözler olduğu tespit edilmiştir. On üç soruluk ölçütün on iki sorusuna olumlu yanıt alınmıştır. Huvava İlk Çevre Koruyucusu ve Küçük Mavi Tren'de on soruya; Çiçek Elli Robot, Kendini Köpek Sanan Ayakkabılar ve Başı Kuşlu Çocuk'ta dokuz soruya; İkizlerin Sırrı ve Artık Çok Oldunuz'da sekiz soruya olumlu yanıt alınmıştır. Yapıtlarda yer alan fantastik ögeler incelendiğinde değişimin, dönüşümün, başkalaşımın, fantastik varlıkların, kuşku, şaşkınlık tedirginlik gibi duyguların, fantastik kurgu-gerçeklik ilişkisinin, fantastik kurgu-tema ilişkisinin ve fantastik kurgu- dil ve anlatım ilişkisinin tüm yapıtlarda görüldüğü saptanmıştır. Sadece kararsızlık duygusuna yönelik hazırlanan sorunun tüm yapıtlarda olumsuz yanıt aldığı görülmüştür. Elde edilen bulgulardan hareketle yapıtların, fantastik ögeler bakımından zengin olduğu ve çocuk okurun okuma kültürü edinim sürecini olumlu etkileyebileceği söylenebilir.

Şura Çıtlak
Ordu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ödüllü çocuk romanlarında rica (istek) sözeylemi

Bu çalışmanın amacı, çocuk romanlarında yer alan rica (istek) sözeylemi görünümlerini ve dağılımlarını tespit etmeye çalışmaktır. Bu amaç doğrultusunda dilin edimsel yönünü en fazla temsil eden estetik metin türü olarak çocuk romanlarından yararlanılmıştır. Tudem Yayıncılık ve Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Vakfı'nın (GDÇGV) düzenlemiş olduğu yarışmalarda birincilik ödülü kazanan 11 çocuk romanı incelenmiştir. Romanlar, rica (istek) sözeyleminin üç ana strateji ve bu stratejilerin altında yer alan dokuz alt strateji ulamı altında ele alan Blum-Kulka ve Olshtein'in (1984) Cross-Cultural Speech Act Realization Project (CCSARP) çalışmasına göre değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda 11 ödüllü çocuk romanından 700 rica (istek) sözeylemi tespit edilmiştir. Rica (istek) sözeylemi doğrudan kullanım (direct level) 416 kullanım ile %59,43'lük, alışılagelmiş dolaylı kullanım (conventionally indirect level) 266 kullanım ile %38'lik, alışılagelmemiş dolaylı kullanım (nonconventional indirect level) 18 kullanım ile %2,57'lik orana sahip olduğu tespit edilmiştir. Blum-Kulka ve Olshtein'e (1984) göre, ulamlanan rica (istek) sözeylemleri, konuşucu ve dinleyicinin yaş grubu, sosyal konumları ve konuşucunun cinsiyetine göre tekrar ulamlanmış ve örneklerle betimlenmeye çalışılmıştır. Bu ulamlar üzerinden rica (istek) sözeylemine dair romanlarda rica (istek) sözeylemlerinin görünüm çeşitliliği ve temsiliyet niteliği yorumlanmış ve tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: sözeylem, rica, istek, ödüllü çocuk romanları

RicaRomanSöz edimleri+3
Ömer Rafi Çiçek
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinde dijital medya kullanma farkındalığı oluşturmaya yönelik bir eylem araştırması

21. yüzyılın en önemli gelişmelerinden olan teknoloji ve dijitalleşme insan yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Dijital iletişim teknolojilerinin gündelik yaşamın her alanına girmesiyle eğitim süreçlerinde öğrenim gören öğrencilerinde bu konuda bilgi ve donanım sahibi olması önem arz etmektedir. Bu çalışma ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin dijital medya araçlarını kullanımına ilişkin bilinçli bir medya kullanıcıları olma yönünde bir değişme yaratmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, mevcut durum tespit edilerek hazırlanan bir eylem planının uygulanması şeklinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Mersin ili Erdemli ilçesinde bulunan bir kamu ortaokulunda 10-11 yaş aralığında 5. sınıfta öğrenci olan 17 erkek ve 17 kız öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların dijital medya kullanım farkındalıklarını oluşturmak amacıyla uygulamalar gerçekleştirilen bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmanın alt sorularına uygun olarak araştırmacı tarafından hazırlanan bir anket formu ve günlük formları kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi eylem araştırmasında kullanılan veri analiz yöntemlerinden olan betimsel çözümleme ile yapılmıştır. Elde edilen bulgular çerçevesinde var olan koşullarda ortaokul öğrencilerinin dijital medya kavramını tanımadıkları ve bu kavramları bilinçli şekilde kullanmadıkları görülmüştür. Dijital medya kullanım farkındalığını oluşturmaya yönelik eylem planı uygulamasından sonra katılımcıların dijital medya ile ilgili tanımlama bilgilerinin geliştiği ve dijital medya araçlarına bakış açılarının değiştiği tespit edilmiştir. Bu durum yapılan etkinlikler ile bireylerin dijital medya araçları kavramına bakış açılarının değişebileceğini ve bu ortamların olumsuz etkilerini fark edebileceklerini göstermiştir. Dijital medyanın gelişmeye devam ederken bu medya araçlarından gelen iletileri ve mesajları anlama ve kullanma farkındalığı için eğitim uygulamaları ile bireylere kazandırılabileceği ortaya çıkmıştır. Bu araştırma öğrencilerin dijitalleşme sürecinde bilinçli birey olması açısından önemlidir.

MedyaMedya okuryazarlığıOrtaokul öğrencileri+2
Göksel Ersoy
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinde çevre sorunlarına karşı farkındalık oluşturmaya yönelik bir eylem araştırması

Çevre sorunlarını önlenmesi konusunda yapılması gerekenlerin başında, erken dönemde çocuklara verilmesi gereken çevre eğitimi gelmektedir. Okullarda eğitim süreçlerinde öğrencilerin çevreye karşı olumlu tutumlarının geliştirilmesi, bilinç düzeyinin arttırılması sağlıklı bir çevre ve toplumun geleceği açısından önemli bir konudur. Çevre sorunlarının önlenmesinde, çevre konusunda eğitimin önemli bir etkisinden bahsedilebilir. Çevre eğitimi, bireylerin çevre konusunda bilgilendirilmesini, bilinçlendirilmesini, farkındalık geliştirmesini ve çevreyi korumasını içermekte ve bireylerde bu yönde davranışlar oluşturmayı hedeflemektedir. Bu çalışma ortaokul dönemindeki öğrencilerinin çevreye yönelik bakış açılarının olumlu yönde bir değişme yaratmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, mevcut durum tespit edilerek hazırlanan bir eylem planının uygulanması şeklinde yürütülmüş, araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Mersin ili Toroslar ilçesinde bulunan bir kamu ortaokulunda 12-13 yaş aralığında 7. sınıf öğrencisi olan 18 kız ve 12 erkek öğrenciden oluşturulmuştur. Katılımcıların çevre sorunlarına yönelik farkındalıklarını geliştirmek amacıyla uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmanın alt problemlerine uygun olarak araştırmacı tarafından hazırlanan bir anket formu ve günlük formları kullanılmış, kullanılan formlardan elde edilen verilerin analizi, eylem araştırmasında kullanılan veri analiz yöntemlerinden biri olan betimsel çözümleme ile yapılmıştır Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre sorunları, Çevre eğitimi, Çevre Bilinci Danışman: Doç. Dr. Mehmet Tahir KARABOĞA, Mersin Üniversitesi/Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Bölümü, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı, Mersin.

FarkındalıkOrtaokul öğrencileriSosyal bilgiler eğitimi+6
Sadık Şahin
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının yaşam memnuniyeti ilie beyin göçü tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma öğretmen adaylarının yaşam memnuniyetleri ile beyin göçüne yönelik tutumlarının nasıl olduğunu, öğretmen adaylarının yaşam memnuniyetleri ile beyin göçüne yönelik tutumları arasında bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adaylarının yaşam memnuniyet düzeyleri ve beyin göçü tutumlarının cinsiyet, yaş, bölüm, anne- baba eğitim düzeyi, aile geliri ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Bu araştırmanın verileri, 2022-2023 öğretim yılı bahar döneminde Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi eğitim gören öğretmen adaylarından, Yaşam Memnuniyeti" ölçeği", "Beyin göçü tutum ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini Mersin Üniversitesi eğitim fakültesinde öğrenim gören 1, 2, 3 ve 4. sınıflardan oluşan 245 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırma sorularına cevap niteliğinde frekans, yüzdelik, aritmetik ortalama, t- testi, varyans analizi ve Pearson korelasyon analizleri yürütülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre araştırmaya katılan öğretmen adaylarının yaşam memnuniyet düzeyleri ortalamanın üzerinde, orta düzeyde olduğu; ölçeğin "Kişisel/sosyal yaşamdan memnuniyet" boyutunda aldıkları puanların yüksek "ekonomik yaşamdan memnuniyet" boyutlarında aldıkları puanların ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının yaşam memnuniyet düzeylerinin cinsiyete, yaşa, anne-baba eğitim düzeyine, sınıf düzeyine göre farklılık göstermediği, aile geliri ve bölüme göre farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının beyin göçüne yönelik tutum puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının beyin göçüne yönelik tutumlarının cinsiyete, yaşa, bölüm, anne-baba eğitim düzeyine, aile geliri ve sınıf düzeyine göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının yaşam memnuniyet düzeyleri ile beyin göçüne yönelik tutumları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının yaşam memnuniyet düzeyleri düştükçe beyin göçüne yönelik tutum puanlarında bir artış göstermektedir.

Aday öğretmenlerBeyin göçüTutum ölçekleri+5
Naim Arıkan
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansCrossrefindexliAçık ErişimTR

Yasal metinler çerçevesinde Osmanlı Devleti’nde sıbyan/ibtidai eğitimin hukukî ve idarî inşası (1824-1913)

Bu araştırmanın amacı, Osmanlı Devleti’nde sıbyan/ibtidai eğitimin 1824-1913 yılları arasındaki hukukî ve idarî inşa sürecini temel yasal metinler çerçevesinde incelemektir. Araştırmada, Sultan II. Mahmud’un 1824/25 tarihli Tâlim-i Sıbyan Fermanı, Meclis-i Umûr-ı Nâfi‘a Lâyihası (1839), İmamzâde Esad Efendi’nin Lâyihası (1839), Nisan 1847 Talimatı, Islahat Fermanı (1856), Maârif-i Umûmiye Nizamnâmesi (1869), Kanun-ı Esasi (1876) ve Tedrisat-ı İbtidaiye Kanun-ı Muvakkatı (1913), ilköğretimin hukukî ve idarî yapılanmasındaki dönüşümü görünür kılan temel normatif metinler olarak ele alınmıştır. Nitel yaklaşıma dayalı tarihsel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışmanın verileri doküman incelemesi yoluyla toplanmış; temel normatif metinler, tamamlayıcı birincil kaynaklar ve ilgili ikincil literatür tarihsel bağlamları içerisinde karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, merkezileşme ile Margaret Archer’ın birleştirme ve sistemleştirme kavramları ve Max Weber’in rasyonel bürokrasi yaklaşımı çerçevesinde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, sıbyan/ibtidai eğitimin hukukî ve idarî yapılanmasının tek bir düzenleme veya reformla değil, farklı dönemlerde ortaya çıkan yasal düzenlemelerin birbirleri üzerine eklemlendiği uzun süreli bir kurumsal dönüşüm sonucunda şekillendiği belirlenmiştir. Bu süreçte ilköğretim giderek devletin doğrudan düzenleme ve denetim alanına dâhil edilmiş, zorunluluk, okul örgütlenmesi, müfredat, denetim ve idarî görevler yazılı kurallara bağlanmıştır. Böylece sıbyan/ibtidai eğitim, yerel ve geleneksel yapılar etrafında şekillenen bir eğitim alanından, devlet tarafından tanımlanan, düzenlenen ve bürokratik mekanizmalar aracılığıyla yönetilen bir kamu hizmetine doğru dönüşmüştür.

Modern EğitimEğitim HukukuRasyonel Bürokrasi+2
Elif Ebrar Taşpolat
Erzincan Binali Yıldırım University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2026
40
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.283
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin mekânı algılama becerisi ve mekânsal teknolojiler hakkındaki görüşleri

Sosyal bilgiler dersi konusu, insan olan sosyal bilimlerden oluşan disiplinler arası bir derstir. Bu derste öğrenciye kazandırılması hedeflenen becerilerden biriside mekânı algılama becerisidir. Yaşadığımız çevre ve dünyanın genel coğrafi özelliklerini bilen insan ile çevre arasındaki etkileşimi açıklayabilen mekânı algılama becerisi kazanmış bireyler yetiştirmeyi amaçlayan sosyal bilgiler dersinde teknolojik gelişmeler doğrultusunda mekânsal teknolojilerin kullanımının arttırılması gerekmekte bunun için gerek öğrenciler gerek öğretmenler bu teknolojilerin kullanımı için gerekli eğitimleri almaları kaçınılmazdır. Bu araştırmada Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin mekânı algılama becerisi ve mekânsal teknolojiler hakkındaki görüşlerini belirlemek için nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenolojik) desen kullanılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örneklemeden ölçüt örnekleme ile belirlenen Sosyal Bilgiler Öğretmenleridir. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile hazırlanan 8 soruluk görüşme formu Mersin ili Mezitli ilçesinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında görev başında bulunan ve görüşmeye gönüllülük esası ile katılan Sosyal Bilgiler Öğretmenlerine elektronik ortamla uygulanmıştır. Elde edilen verilere betimsel analiz tekniği uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin mekân, mekânı algılama becerisi hakkında bilgi sahibi oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ancak becerinin ilişkili olduğu diğer beceriler ve mekânsal teknolojiler hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıkları mekânı algılama becerisinin öğretiminde mekânsal teknolojileri yeterince kullanmadıkları ve mekânsal teknolojilerle ilgili gerek üniversitede gerekse hizmet içi kursu olarak eğitim verilmesini istedikleri, okulların gerekli donanıma sahip olması gerektiğini istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler 1, Mekânı Algılama Becerisi 2, Mekânsal Teknoloji 3

Branş öğretmenleriMekansal algıMekansal beceri+6
Semra Bozdoğan
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının işsizlik kaygı düzeyleri ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmen adaylarının işsizlik kaygı düzeyleri ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Öğretmen adayları, mezun olduktan sonra iş bulma sürecinde çeşitli endişeler ve kaygılar yaşamakta; bu durum, işsizlik kaygısının artmasına ve mutluluk düzeylerinin etkilenmesine neden olabilmektedir. İşsizlik kaygısı, çalışma beklentileri, geleceğe yönelik endişeler ve iş bulma süreciyle ilgili düşünceler gibi faktörler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Mutluluk düzeyleri ise genel yaşam memnuniyeti, olumlu duygular ve genel iyi hissetme hali gibi faktörler çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu çalışma, öğretmen adaylarına yönelik destek programlarının ve politikalarının geliştirilmesinde kullanılabilecek önemli bilgiler sağlama, İşsizlik kaygısının azaltma ve mutluluk düzeylerinin artırılmasına öğretmen adaylarının mesleki başarılarını ve genel yaşam kalitesini iyileştirilmesine yönelik gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, öğretmen adaylarının işsizlik kaygı düzeyleri ve mutluluk düzeyleri farklı değişkenler cinsiyet, yaş, sınıf, annenin eğitimi, babanın eğitimi ve ailenin gelir düzeyi özellikleri açısından incelemeyi hedeflemiştir. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesinin değişik bölümlerinde öğrenim gören 1, 2, 3 ve 4. sınıflardan 250 öğretmen adayı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada öğretmen adaylarının mutluluk düzeylerini belirlemek için "Oxford Mutluluk Ölçeği" ile "İşsizlik Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören, Okul öncesi, Sınıf öğretmenliği, İngilizce, Rehberlik ve psikolojik danışmanlık, Fen bilgisi, İlköğretim matematik ve Sosyal Bilgiler Bölümlerinde öğrenim gören 1, 2, 3 ve 4. sınıflar üzerinden toplanmıştır. Öğretmen adaylarının işsizlik kaygı puanlarının yüksek düzeyde olduğu, Öğretmen adaylarının işsizlik kaygı düzeyleri cinsiyet, yaş, anne ve baba eğitim düzeyi, aile geliri, sınıf değişkenlerine göre anlamlı bir farkın olmadığı, bölüm değişkenine göre anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının mutluluk düzeyleri puanlarının düşük olduğu, öğretmen adaylarının mutluluk düzeyleri cinsiyet, yaş, anne ve baba eğitim düzeyi, sınıf değişkenlerine göre anlamlı bir farkın olmadığı; bölüm ve aile geliri değişkenleri açısından anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının işsizlik kaygı düzeyi arttıkça mutluluk düzeyi puanları düştüğü, işsizlik kaygıları düştükçe mutluluk düzeyi puanlarının yükseldiği belirlenmiştir.

Gamze Çam
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pandemi sürecinde uzaktan eğitim uygulamalarının ortaokul öğretmenleri ve öğrencilerin görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Mersin il merkezindeki ortaokullarda görev yapan öğretmenleri ve ortaokul öğrencilerinin pandemi sürecindeki uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin görüş ve düşüncelerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. 2020 yılında başlayan Covid 19 virüs salgını, eğitim sektörü başta olmak üzere her alanı etkisi altına almıştır. Bu süreçte eğitim eğitim öğretim faaliyetleri yüz yüze olmaktan büyük ölçüde çıkarmış uzaktan eğitimle devam edilmiştir. Bu çalışmanın amacı pandemi döneminde yürütülen eğitim uygulamalarının ortaya çıkardığı tabloyu ortaokul öğretmenleri ve öğrencilerinin perspektifinden değerlendirmeyi hedeflemiştir. Araştırmada nitel araştırma modellerinden fenomenoloji (olgubilim) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu mersin ilinin merkezinde bulunan ortaokullarda görev yapan 18 sosyal bilgiler öğretmeni, 18 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcı öğrenci ve öğretmenlere yarı yapılandırılmış mülakat formu uygulanmıştır. Mülakat formunun hazırlanmasında sosyal bilgiler alanında 3 uzman akademisyenin görüşüne başvurulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamında Microsoft Word dosyasına aktarılarak metin haline getirilmiştir. Araştırmanın sonunda ortaokulda görev yapan ortaokul öğretmenleri ve öğrencilerinin konuyla ilişkili görüşleri incelendiğinde; öğrencilerin uzaktan eğitimi verimli bulmadıkları, konuları yeterince anlamadıklarından şikâyetçi oldukları gözlemlenmiştir. Öğrencilerin uzaktan eğitimden ziyade yüz yüze eğitimi daha çok tercih ettikleri tespit edilmiştir. Ortaokul öğrencileri uzaktan eğitimin ders verimliliği konusunda kalitenin düşük olduğunu, derse katılım konusunda düşük düzeyde bir katılımın gerçekleştiğini, derse erişim konusunda sorun yaşadıklarını, uzaktan eğitimin derslerde öğrenme kolaylığı sağlamadığını, iyi bir sosyalleşme süreci geçirmediklerini ifade etmişlerdir. Araştırmaya katılan ortaokul öğretmenlerinin büyük çoğunluğu, derslerin verimli olmadığı, öğrencilerin derse katılımlarının düşük olduğunu, öğrencilerin derse rahat erişim sağlamadığını, öğrencilerin derslerde öğrenme zorluğu yaşadığını, sosyalleşmenin yetersiz olduğunu ve öğrencilerin sosyalleşemediklerini belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan ortaokul öğretmenleri dersin öğretimi sırasında karşılaştığı sorunlara ilişkin şu görüşleri belirtmişlerdir: Bilgisayar, laptop vb. araç gereç eksikliği, internet alt yapı yetersizliği, uzaktan eğitim araçlarını kullanma yetersizliği, internet erişim sorunu, bağlantı kopukluğu, motivasyon düşüklüğü, ailelerin öğrencilerle ilgilenmemesi, ölçme ve değerlendirme sisteminin olmaması, öğrencilerin devamsızlık sorunu, öğrenci ilgisizliği, derse öğrenci katılım azlığı, öğrencinin ciddiyeti elden bırakması, bire bir iletişim eksikliği, etkileşimin yetersiz olması, sınıf yönetiminde problemler olarak ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Uzaktan Eğitim, Pandemi, Ortaokul öğrencileri, Ortaokul öğretmenleri

EğitimOrtaokul öğrencileriOrtaokul öğretmenleri+1
Büşra Elvanoğlu
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuk edebiyatında farklılık incelemeleri: Astrid Lindgren örneği

Farklılık; biricik ve eşsiz olma durumudur. İnsanlığın tarih sahnesine çıkmasından itibaren bireyler bazı özellikleri ile öne çıkmış farklı olarak lanse edilmişlerdir. Fransız İhtilaline kadar din olarak farklı olma durumu devrim sonrası yerini etnik kökene dayalı farklılık anlayışına bırakmıştır. Avrupa ve Amerikalıların sömürgecilik anlayışından dolayı yakın tarihte ten rengi farklılıkları anlayışı ortaya çıkmıştır. Farklılık çalışmaları ilk olarak ırk ve cinsiyet gibi ana kollar üzerinden yürürken günümüze doğru çeşitli kategorilere ayrılmıştır. Bu bağlamda yapılan çalışmada farklılık inceleme teorisi dört kod altında toplanmıştır. Görünebilen, değişme şansı olmayan başlıklar içsel boyut kodunda ele alınmış, kişinin kendi sosyal çevresine açıklama kendi yönetiminde olan başlıklar ise sosyal boyutta incelenmiştir. Şahısların grup içerisindeki bireysel yeteneklerini ön plana çıkarabileceği farklılıklar işlevsel boyut olarak adlandırılırken insanın grup içerisinde oluşturduğu tutum, değer yargıları algısal boyutta irdelenmiştir. Bu çalışmada Astrid Lindgren'in seri Türkçe telif eserlerini farklılık inceleme teorisine göre araştırmak amaçlanmaktadır. Nitel bir çalışma olan bu çalışmada veri toplama tekniği olarak belge tarama yöntemi, verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Basit seçkisiz örneklem yöntemiyle seçilen Astrid Lindgren'in "Pippi Uzunçorap", "Pippi Uzunçorap Denize Açılıyor", "Pippi Uzunçorap Büyük Okyanus'ta", "Yaramaz Emil", "Emil Yaramazlıklarına Devam Ediyor", "Emil Hala Yaramaz", "Şamatalı Köy", "Şamatalı Köy'De neler Oluyor?" ve "Şamatalı Köy'de Eğlence" adlı telif eserleri içsel boyut, sosyal boyut, işlevsel boyut ve algısal boyut kodlarına göre incelenmiştir. Çalışma kapsamında örneklemi oluşturan eserlerde farklılık kodlarının tamamının var olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Metehan Erturan
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID 19 küresel salgını sürecinde Türk Eğitim Sisteminde Çocuklar İçin Kapsayıcı Eğitimin Desteklenmesi Projesi (PIKTES) kapsamında öğretici ve öğrenicilerin uzaktan eğitimle Türkçe öğretimine yönelik görüşlerinin incelenmesi

15 Mart 2011'de başlayan Suriye iç savaşı neticesinde Türkiye komşu ülkeden yoğun göç almıştır. Göç İdaresi verilerine göre gelen sığınmacıların çoğunluğu çocuklardan oluşmaktadır. Bu çocukların eğitim öğretime kesintisiz devam edebilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Avrupa ortaklı birtakım projeler hayata geçirmiştir ancak 2019 yılında Çin'in Wuhan kentinden dünyaya yayılan COVID-19 salgını her alanda olduğu gibi eğitim alanında da yeni sorunları beraberinde getirmiştir. Söz konusu salgın nedeniyle eğitimin bütün kademelerinde uzaktan eğitime geçiş zorunluluğu doğmuştur. Türk Eğitim Sisteminde Çocuklar İçin Kapsayıcı Eğitimin Desteklenmesi Projesi (PIKTES) kapsamında yürütülen derslerde de uzaktan eğitime geçiş yaşanmıştır. Bu çalışma 2020-2021 eğitim öğretim döneminde uzaktan eğitimle ders gören ve 2021-2022 yılında yüz yüze eğitime başlayan PIKTES kapsamında, uyum sınıflarında öğrenim görmekte olan 15 yabancı uyruklu öğrenicinin ve 4 öğreticinin uzaktan eğitim yoluyla işlenen derslere yönelik görüşlerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Nitel modeldeki çalışmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme form yoluyla toplanmıştır ve içerik analizi yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, dil engeli, cihaz ve alt yapı yetersizliği nedeniyle hem öğreticilerin hem öğrenicilerin sorun yaşadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanındaki araştırmacılara, öğretim programı ve ders kitabı hazırlayıcılara, hibrit eğitim, uzaktan eğitimle ders durumlarında eğitimcilere ve alan araştırmacılarına katkı sunacağı düşünülmektedir.

Sevil Yavuztürk
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dinleme becerisine yönelik otantik materyal kullanımı

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dinleme becerisi öğrenciyi öncelemelidir. Bu açıdan dinleme becerisinin dil öğrenicilerinin ilgisini çekmesi, öğrendikleri dilde gerçek yaşama ve gerçek durumlara dönük olması nedeniyle otantik materyallerle desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda dinleme becerisinin geliştirilmesine dayalı otantik materyallerin kullanımına dair diğer ülkelerde çok sayıda çalışma yapılmış olmasına karşın Türkiye'de otantik materyal kullanımını ele alan araştırmalar oldukça azdır. Bu bağlamda araştırmanın amacı; otantik video, film, müzik klipleri, röportajlar, TV programları vb. işitsel ve işitsel- görsel otantik dokümanların Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi sürecinde dinleme becerisine yönelik ders materyali olarak kullanılabilirliğini sorgulamaktır. Bu çalışma, otantik materyallerden Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi sürecinde dinleme becerisi kazanımları izleğinde nasıl faydalanılacağını ortaya koyan nitel bir araştırmadır. Aynı zamanda çalışmada, Diller için Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi (2020) izleğinde dinleme becerisi ölçek ve kazanımları incelenmiş, bu ölçek ve kazanımlar rehberliğinde işitsel ve işitsel- görsel otantik materyal kullanımına yönelik etkinlikler tasarlanmıştır. Çalışmada oluşturulan etkinliklerin eğitmenlere yol gösterici olacağı öngörülmektedir.

Görsel-işitsel materyallerOtantik materyallerÖğretim materyali
Hadika Beke
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler dersi etkinliklerinin uygulanabilirliğine yönelik yerel ekonomik faaliyetler

Ekonomi kavramı üzerinde çok durulan bir kavram olmakla birlikte yerel ekonomi kavramı üzerinde pek durulmayan çalışma alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun nedeninin ülkenin daha çok genel ekonomi çatısı altında yer alan beşeri, fiziki ve iktisadi alanlara başvurulmasından kaynaklandığı söylenebilir. Araştırma kapsamında sosyal bilgiler kapsamında ders veren 4. sınıf sınıf öğretmenleri ve 5, 6 ve 7. sınıf sosyal bilgiler öğretmenleri ile yerel ekonomi öğretimi ile ilgili görüşlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Yerel ekonomik faaliyetler bireyin yaşam kalitesini arttırmak ve toplumun refah düzeyini arttırmak için yerel düzeydeki üretimi destekleyici faaliyetleridir. Bireye etkin bir vatandaşlık kazandırmak temel amaçlardandır. Başarılı bir kalkınma süreci yerel ekonomiyi canlandırmaktan geçmektedir. Ekonomik kalkınmanın temelini yöreye özgü ekonomik süreçler belirlemektedir. Dolayısıyla aktif bir süreçle beraber istihdamın artması ve iş gücü piyasasının canlanması gerçekleşmektedir. Bu sayede ekonomik ve sosyal yapı iyileştirilerek kaynakların etkin kullanımı ve dağılımına imkan sağlamaktadır. Ülkenin ekonomik ve sosyal bütünleşmesi sağlanarak refah seviyesinin arttırılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Mersin ilinin Anamur ilçesinde görev yapan 30 gönüllü öğretmen katılımcı ile görüşme yapılmıştır. Çalışmada nitel yönteme başvurulmuştur. Verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında "Görüş Formu" soruları hazırlanarak sonuçlar elde edilip bulgular kısmında tablo halinde sunulmuştur. Sonuç ve öneriler kısmında katılımcılar, yerel ekonomi öğretiminin Sosyal Bilgiler Dersi kapsamında kullanılabilir olduğunu ve yerel ekonomi öğretimine önem verilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler:Ekonomi, Yerel Ekonomi, Sosyal Bilgiler, Anamur

Gürkan Temiz
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler 6. sınıf ders kitabında yer alan "Tarihe Yolculuk" ünitesinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

Dünyanın kadim milletleri arasında yerini almış olan Türklerin tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim bölgelerinde pek çok farklı sebepten ötürü kalıcı olarak kalmadıkları ve sürekli hareket halinde olduklarından dolayı geçmişten günümüze kadar farklı coğrafyalara yayılarak yaşamlarını sürdürdükleri görülmektedir. Bu coğrafi dağılışın günümüzde Çin Seddi'nden Adriyatik Denizine kadar uzanan geniş bir alanı kapsadığı bilinmektedir. Türkler varlıklarını sürdürdükleri her coğrafyada devletler kurarak siyasi hâkimiyetlerini güçlendirmiş, kültürel özelliklerindeki milli benlikleri sayesinde sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel yaşamlarını muhafaza ederek bulundukları çevreyi derinden etkilemişlerdir. Sosyal bilgiler üzerine yapılmış tanımlamalardan yola çıktığımızda sosyal bilgiler dersi sayesinde bireyler etkin, duyarlı ve erdemli vatandaş olarak yetiştirilmeye çalışılır. İnsanlar veya devletler bunu gerçekleştirirken kendi bünyelerinde mevcut olan milli kültür unsurlarını ve tecrübelerini kendilerinden bir sonraki kuşağa aşılamakla gerçekleştirmeye hedefler. Günümüz eğitim öğretim programları da bireylerin toplumsal yaşamda uyum içerisinde yaşayabilmelerini sağlamak için oluşturulmuştur. Sosyal bilgiler eğitimi de bu amaca yönelik olarak hazırlanmıştır. Eğitim öğretim materyalleri arasında ders kitapları çok önemli yer tutmaktadır. Eğitim öğretim yoluyla bireyleri toplumsal yaşama hazırlayarak etkili vatandaş yetiştirmeyi hedefleyen sosyal bilgiler dersinin, kitabı da iyi bir şekilde hazırlanmış olması gerekmektedir. Öğretim materyali olarak hazırlanan sosyal bilgiler ders kitabında tarihi konuların ele alınırken bazı konuların yetersizliği, yüzeysel ele alınması, kronolojik hatalar vb. eksikliklerin gözden geçirilmesi gerektiği söylenebilir. Bu bağlamda çalışmada MEB 'nın hazırlamış olduğu 6. sınıf sosyal bilgiler ders kitabında yer alan "Tarihe Yolculuk" ünitesinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirmesini yapmak amaçlanmıştır. Bu bağlamda Araştırma için açık uçlu soru formu tekniğinden yararlanılmıştır Anahtar Kelimeler: Tarihe Yolculuk Ünitesi, 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı, Türk Tarihi, Sosyal Bilgiler.

Mustafa Topal
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki anlatı metinlerinin kavramsal metafor kullanımı açısından incelenmesi

Metafor soyut kavramlar arasındaki ilişkiyi kavrama aşamasında önceki kavram düzenine yerleşerek somut kavramlar üzerinden anlamaktır.Bu anlamlandırmayı kolaylaştırmak için öğrencilerin gelişim düzeylerine uygun hazırlanmış öğrenme ortamları ve buna uygun seçilmiş ders materyalleri çok önemlidir.Mevcut öğretim programının hedeflerine plan ve düzen içerisinde ulaşılmasında en sık kullanılanmateryal ise ders kitaplarıdır.Bu çalışmanın amacı Ortaokul 5,6, 7 ve 8. Sınıf Türkçe Ders Kitaplarındaki anlatı metinlerindekavramsalmetafor kullanımının nasıllığını incelemektir. Yöntem olarak nitel araştırma modellerinden biri olan doküman inceleme yöntemikullanılmıştır. Verilerin analizi ise içerik analizi ve nicel olarak sıklık(frekans) analiziileyapılmıştır.Araştırmanınörneklemini Ortaokul 5, 6, 7 ve 8. Sınıf Türkçe Ders Kitapları oluşturmaktadır. Ders kitaplarında yer alan anlatı metinleri kavramsal metafor türleri başlığı altında gruplandırılarak metaforların çözümlenmesi Lakoff ve Johnson'un Kavramsal Metafor Kuramına (1980) göre yapılmıştır. Bu çalışmanın veri tabanını Ortaokul 5. Sınıf Türkçe Ders kitabında 40, Ortaokul 6.Sınıf Türkçe Ders Kitabında 40, Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabında 41 ve Ortaokul 8.Sınıf Türkçe Ders Kitabında 40 tane anlatı metni oluşturmaktadır. Verilerin çözümlenmesi sonucunda Ortaokul 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabındaki anlatı metinlerinde toplam 18 çeşit kavramsal metafor bulunmaktadır. Bunların kullanım sıklığı sırayla ontolojik metaforlar 10, yapı metaforları 7, yönelim metaforlarından ise 1 tane bulunmuştur. Ortaokul 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabındaki anlatı metinlerinde toplam 44 çeşit kavramsal metafor bulunmaktadır. Bunların kullanım sıklığı sırayla ontolojik metaforlar 33, yapı metaforları 9 ve yönelim metaforları 2 tane bulunmuştur. Ortaokul 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabındaki anlatı metinlerinde toplam 54 çeşit kavramsal metafor bulunmaktadır. Bunların kullanım sıklığı sırayla ontolojik metaforlar 28, yapı metaforları 23 ve yönelim metaforları 3 tane olarak bulunmuştur. Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabındaki anlatı metinlerinde toplam 35 çeşit kavramsal metafor bulunmaktadır. Bunların kullanım sıklığı sırayla ontolojik metaforlar 18, yapı metaforları 12 ve yönelim metaforları 6 tane olarak bulunmuştur. Buna göre toplam 89 adet kullanılarak en fazla ontolojik metafor, onu 51 ile yapı metaforu ve 12 tane olmak üzere en az yönelim metaforu bulunmuştur. Bu bulgulara göre Türkçe ders kitabı anlatı metinlerinde öğrencilerin bilişsel seviyelerine uygun biçimde metafor kullanımlarına yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kavramsalmetaforlar, Türkçe ders kitapları, anlatı metinleri

İmran Yiğit
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin kaynaştırma sınıflarında karşılaştıkları güçlüklerin incelenmesi

Kaynaştırma sınıflarında eğitim alan kaynaştırma öğrencileri tam zamanlı kaynaştırma eğitimini akranları ile aynı sınıfta almaktadırlar. Bu sayede kaynaştırma öğrencileri hem akran destekli eğitim ortamından yararlanmakta hem de kaynaştırma öğrencilerinin sosyalleşmeleri sağlanmaktadır. Bu çalışmada sosyal bilgiler öğretmenlerinin kaynaştırma sınıflarında karşılaştıkları güçlüklerin neler olduğunu ve kaynaştırma eğitimi hakkındaki görüşlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim yöntemi kullanılmıştır. Araştırma örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Karaman ili ve ilçelerinde, resmi ve özel okullarda görev yapan gönüllü 25 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmaya katılan sosyal bilgiler öğretmenlerinin çoğu mesleki tecrübeleri bakımından on yılın üstündedir. Ayrıca öğretmenlerin her biri en az bir kaynaştırma öğrencisi ile çalışmaktadırlar. Araştırmaya katılan sosyal bilgiler öğretmenlerinin kaynaştırma sınıflarında öğretimsel faaliyetlerin ve ortam düzenlemelerinin nasıl yapıldığı, okul içi ve okul dışı yapılan faaliyetlerin neler olduğu araştırmacı tarafından hazırlanan ve uzman tarafından düzenlenen yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğretmen bilgi formu kullanılarak araştırmanın bulguları yazılı olarak not edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerden randevu alınarak belirlenen gün ve saatte veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin betimsel analizi yapılarak sayı, frekans ve yüzdelik (%) değerlerine ulaşılmıştır. Bulunan veriler temalandırılarak kategorize edilmiş ve araştırmanın bulgularına ulaşılmıştır. Bulguların alt problemlere yönelik verileri tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda kaynaştırma sınıflarında derse giren sosyal bilgiler öğretmenlerin kaynaştırma eğitimi alma oranın düşük olduğu görülmüştür. Eğitim alınsa bile birçok öğretmen kaynaştırma sınıflarında kaynaştırma öğrencisine yönelik eğitim verme, materyal hazırlama sınıf kontörlü gibi alanlarda kendilerini yetersiz hissettikleri tespit edilmiştir. Ayrıca kaynaştırma öğrencilerine BEP hazırlama ve uygun ölçme değerlendirme konularında eksiklerin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ali Oruç
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretiminde geçmiş ve günümüz bağlamında İpek Yolu

İpek Yolu kavramı tarihi konuların öğretiminde kullanılan oldukça önemli bir kavramdır. Sosyal bilgiler dersi bireyin etkin vatandaş olmasını amaçlamakta, içerisinde yer alan farklı disiplinler sayesinde öğrencilere ortaokul düzeyinde verdiği bilgilerle bireyi hayata hazırlamaktadır. Geçmişini bilmeyen nesiller tekrara düşerek gelişemeyeceği için bir bireyin geçmişini, tarihini, kültürünü anlaması ve tanıması gelecekte alacağı kararlar ve çözeceği problemler için gereklilik haline gelmiştir. Öğrenciye tarihsel duygudaşlık kazandırmayı, eleştirel düşünmeyi, araştırma yapmayı, merak uyandırmayı, neden-sonuç ilişkisi kurmayı ve geçmişten bir çıkarımda bulunarak bugünü anlaması için önemli bir kavram olan İpek Yolu'nun sosyal bilgiler öğretiminde kullanılması gereklidir. Öğrenciler bu kavramla birlikte geçmişte yaşamış insanların kültürel, siyasi ve ekonomik faaliyetlerini öğrenir ve günümüz ile geçmiş arasındaki değişimleri fark ederler. Bu da bireylerin zaman ve kronolojiyi algılama becerisinin yanında değişim ve sürekliliği algılama becerisinin de kazandırılmasına ve gelişmesine yardımcı olmaktadır. İpek Yolu'nun geçmiş ve günümüzdeki hali ile ilgili yapılan çalışmalardan faydalanılmış, literatür taraması yapılmıştır. Ayrıca geçmişten günümüze İpek Yolu'nun sosyal bilgiler öğretiminde kullanımı inceleneceği için nitel bir veri analizi yöntemi olan doküman analizi yönteminden faydalanılmıştır. 2005-2018 sosyal bilgiler öğretim programı ve ders kitabı incelenerek İpek Yolu kavramının geçmişten günümüze değişimi ve öğretimi ele alınmış ayrıca araştırmayı desteklemek ve güçlendirmek adına öğretmen görüşlerine başvurularak sosyal bilgiler öğretiminde İpek Yolu'nun geçmiş ve günümüz bağlamında kullanımına değinilmiştir.

Hamide Kılıç
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuk edebiyatında fantastik tür: Valerıe Thomas ve Fatih Erdoğan üzerine bir karşılaştırma

Fransızca kökenli bir kelime olan fantastik, edebi tür olarak Todorov tarafından kendi doğal yasaları dışında farklı bir yasayı kabul etmeyen öznenin doğaüstü bir görünüşe sahip olay veya durumlar karşısında yaşadığı kararsızlık hâli olarak tanımlanır. Bu türde okuyucu, reel ve irreel dünya arasındaki ilişkilerin varlığı ve etkileşimi sebebiyle gerçeklik algısıyla ilgili sorgulamalara girer. Belirli bir zeminde çözüme kavuşturulamayan paradokslar kurgu boyunca okuyucunun aklını meşgul ederek fantastik türün sınırlarının belirginleşmesini sağlar. Bu çalışmada basit seçkisiz örneklem yöntemiyle seçilen, Valerie Thomas'ın "Vini ile Vilbur" çocuk kitabı serisindeki on eser ile Fatih Erdoğan'ın "Sihirli Kitaplar" çocuk kitabı serisindeki on eser, farklı kültürlerin edebiyat ürünlerini çalışma sahası olarak kabul eden, edebiyatın evrensel niteliklerini ve deneyimlerini anlamayı amaçlayan, farklı tema, yapı ve etkileşimlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan karşılaştırmalı edebiyat bilimi bağlamında incelenmiştir. Araştırma sırasında fantastik kurgu inceleme teorisi kapsamında belirlenmiş; çatışma oluşturarak olayların gelişimini tetikleyen kişiler, başkahramanın reel dünyada üstesinden gelmekte zorlandığı sorunlardan kurtulabilmeleri için önemli bir aşama olan kaçış ve uzaklaşma, olayların sürdürüldüğü uzam (zaman ve mekân), çizgisel, çevrimsel veya sarmal olarak üç farklı şekilde meydana gelip karakterlerin dönüşümüyle neticelenen yolculuk, boyutlar arası geçişlerde ve kahramanların mevcut durumlarından daha iyi bir noktaya taşınmasında etkili olan tılsımlı nesne, alışılan dünyanın dışında kalarak kahramanın Todorov'un belirttiği kararsızlığa düşmesini destekleyen düş ve gerçek-gerçeküstü ikilemini temel alan kararsızlık kodlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak her iki yazarın eserlerinde de fantastik kurgu inceleme teorisinin kodlarıyla ilgili verilere rastlanılmış ve karşılaştırmalı edebiyat bilimi kapsamında değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Türkçe eğitimi
Mehmet Kavas
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültür paylaşımında müzelerin kullanılması ve etkinlik örnekleri

Bir toplumun varlığı, dilinin canlılığı ile doğrudan ilişkilidir. Dil, kültürün en güçlü taşıyıcısı ve nesiller arası aktarıcısıdır. Bir dili bilmek ve öğrenmek; beraberinde o dilin kullanıldığı milletin kültür birikimini de bilmeyi ve öğrenmeyi gerektirir. Zira kültürel ögeleriyle birlikte öğrenilen dil, daha kalıcı ve anlamlı şekilde öğrenilmiş olur. Eğitimde kültür paylaşımı pek çok biçimde yapılır. Öğrenme ortamlarının çeşitlendirilmesi, etkileşim içinde ders işlenmesi, etkinlik odaklı ders planları yapılması ve bu doğrultuda hareket edilmesi günümüz eğitiminin vazgeçilmez koşuludur. Bu bağlamda müzeler önemli ve mutlaka yararlanılması gereken ortamlardır. Müzeler bir milletin kültür hazinesini saklayan, muhafaza eden aynı zamanda ziyaretçileriyle somut olarak ve ilk elden buluşturan etkin ortamlardır. Bu çalışmanın amacı Millî Eğitim Bakanlığının da son yıllarda müze eğitimi ve müzelerin etkin kullanımı konusundaki teşvik ve tavsiyeleri doğrultusunda, özellikle yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, Türk kültürünün paylaşımını sağlayan müzelerin önemini ortaya koymaya çalışmak ve müzelerden bu bağlamda yararlanmanın, dil öğretimine yansımalarını doküman incelemesi yöntemiyle değerlendirmektir. Çalışma ile "Ana dili farklı olan bireylere Türkçe öğretiminde -etkileşimli ortamların kalıcı öğrenmeye etkileri bağlamında- müzeler, kültür paylaşımını sağlayan ortamlar olarak daha etkin nasıl kullanılabilir?" sorusunun cevapları aranmıştır. Verilen etkinlik önerileriyle sahada yabancı dil olarak Türkçe öğretimine etkinlik zenginliği açısından katkı sağlanması asıl hedeflerimizdendir.

Nazlı Çeri
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul Türkçe derslerinin kavram öğretimi modelleri doğrultusunda yapılandırılması: Eğitim durumu tasarıları geliştirme

Bu çalışma, Türkçe derslerinde kavram öğretimi odaklı bir ders süreci planlamanın temel ilkelerini ve uygulama süreçlerini ortaya koyan eğitim durumları tasarlamayı amaçlamaktadır. Ortaokul 7. sınıf düzeyindeki çocuğa seslenen kavram öğretimi tasarılarından oluşan çalışma, tasarım ve geliştirme araştırması deseni kullanılarak yürütülmüştür. İlgili alanyazın doküman analiziyle incelenmiş olup Türkçe öğretim programında ve Türkçe öğretiminde kullanılan araç gereçlerde (ders kitabı vb.) ve öğretmenlerin ders işleyiş biçimlerinde genellikle kavram öğretimini odağa alan yapıların eksik olduğu belirtildiği için bu çalışmada kavram öğretimini odağa alan eğitim durumu tasarıları geliştirmeye odaklanılmıştır. Tasarlanan eğitim durumlarıyla çocuğun kendi dil-kültür yaşantısında oluşturduğu kavramları Türkçe dersine getirmesi, bunları öğrenim sürecinde kullanması desteklenmek istenmiştir. Bu doğrultuda programdaki her temaya özgü kavram setleri oluşturulmuştur. İşlenmesi önerilen kavramlar seçilirken amaçsal örnekleme yaklaşımlarından ölçüt örnekleme ve Martorella kavram çözümlemesi modeli uygunluk envanteri kullanılmıştır. Seçilen kavramların öğretimi için eğitim durumu tasarılarında çocuğa görelik ilkesi gözetilerek farklı türde uyaranlara başvurulmuştur. İncelenen alanyazında belirtilen eksikliğin ardından tasarlanan eğitim durumlarına son biçimi uzman görüşleri alınarak verilmiştir. Kavram öğretimi odaklı yapılandırılacak Türkçe dersinin temel yapısı şu şekilde belirlenmiştir: Eğitim durumu tasarılarını çocuğa sunan öğretmen; kavramları oluşturmasına yardımcı zihin haritası ve metafor tekniklerini ona tanıtır ve nasıl kullanacağını açıklar, teknikleri kullanırken geribildirimler vererek onun tasarılardaki kavramları oluşturma sürecini destekler. Eğitim durumlarındaki uyaranları dinleme, izleme, okuma yoluyla alımlayan çocuk uyaranlarla ilgili soruları ve yönergeleri konuşarak ve yazarak yanıtlar, uyaranlara yönelik sorular sorar. Çocuk; bu tasarılarla programdaki kök değerleri birer kavram olarak sorgulayabilir, onlara eleştirel yaklaşabilir ve onları tartışabilir. Böylece her bir tasarı, çocuğun kavram setlerindeki temel yetkinliklere ulaşmasını desteklemektedir. Bu eğitim durumu tasarıları kullanılarak gerçekleştirilecek öğretim süreciyle çocuk temalara birer kavram olarak yaklaşabilir. Geliştirilen eğitim durumları bu temaların içerdiği ya da içerebileceği sorunlarla birlikte çeşitli ilişkilendirme ve somutlama biçimleriyle kavramsal düzlemde çocuğa duyup düşünme olanağı sunabilir. Anahtar sözcükler: Kavram, Kavram öğretimi, Kavram oluşturma, Eğitim durumu

Kavram öğretimiKavramlar
Ömer Faruk Tekinarslan
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İkinci dil olarak Türkçenin öğretiminde kültüre duyarlı öğrenme ortamlarının sınıf içi süreçlere yansımaları

Bu araştırmada; yabancı uyruklu öğrencilerin öğrenim gördüğü ilkokul 3. sınıf Türkçe dersi için hazırlanan kültüre duyarlı ders içeriklerinin sınıf içi süreçlere nasıl yansıdığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Nitel araştırma desenlerinden etnografiyle yürütülen araştırmanın çalışma grubunu Kayseri ili merkez ilçesinde bulunan bir ilkokulun 3. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu okul, yabancı uyruklu öğrencilerin Türk eğitim sistemine uyum sağlamasını amaçlayan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı PIKTES (Türk Eğitim Sisteminde Çocuklar İçin Kapsayıcı Eğitimin Desteklenmesi) projesinin yürütüldüğü okullardan biridir. Temel veri toplama aracı, farklı dillere ve kültürlere duyarlı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan yedi haftalık eğitim durumlarıdır. Bu eğitim durumlarının sınıfta uygulanması sırasında ses kaydı alınmış, aynı zamanda sınıfın öğretmeni olan araştırmacı tarafından gözlemler yapılmış, araştırmacı günlüğü ve alan notları tutulmuştur. Yapılan çözümlemeler sonucunda; farklı kültürlere sahip öğrencilere Türkçe öğretiminde kültüre duyarlı eğitim durumlarının uygulanmasıyla öğrencilerin hem kendi kültürlerine hem farklı kültürlere hem de Türk kültürüne karşı duyarlılık kazandığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, yabancı uyruklu öğrencilere Türkçe öğretiminde konunun ikinci dil edinimi boyutuyla ele alınmasının ve öğrencilerin kendi kültürlerini sınıfa getirebilecek öğrenme ortamları oluşturulmasının önemini ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: PIKTES, Kültüre Duyarlılık, İkinci Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Nitel Araştırma, Etnografi.

Aktif öğrenmeDil-kültürSosyokültürel inceleme+5
Fatma Begüm Bayram
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ölüm konusunun ele alındığı yazınsal çocuk kitaplarının çocuğa görelik ilkesi açısından incelenmesi

Duyarlık gerektiren bir olgu olarak ölüm, her yaşta insanın anlamlandırmakta ve kabullenmekte zorlandığı bir konu olmakla birlikte bilişsel ve duyuşsal olgunluk düzeyleri gibi etmenlere bağlı olarak algılanma süreci de bireyden bireye farklılık göstermektedir. Çocuklara ölüm olgusunun anlatılmasında ve çocukların yaşadıkları bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmalarında, bu sürece ilişkin duygularını ifade edebilmelerinde yetişkinlerin desteğinin yanı sıra nitelikli çocuk kitapları da yardımcı olmaktadır. Çocuklar için ölümü anlatan kitapların çocuk üzerinde yaratacağı etki düşünüldüğünde kitapların, çocukların yaş düzeyine ve gelişimsel özelliklerine dikkat edilerek hazırlanması önemli bir husustur. Bu çalışmada da öncelikle bilimsel araştırmalarda çocukların yaş aralıklarına göre ölüm olgusuna bakış açılarının nasıl olduğuna ilişkin alanyazın taranmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yapılarak ölüm olgusunun okulöncesi, ilk ve ortaokul dönemine seslenen kitaplardaki işleniş biçimi, çeviri ve telif eserlerde ölümün ele alınışının nasıl olduğu, Türk ve dünya edebiyatından seçilen yirmi beş çocuk edebiyatı yapıtı üzerinden incelenmiştir. Yapılan incelemeye göre özellikle okul öncesi döneme seslenen çeviri kitapların dil ve anlatımında ve ölümün anlatılışında dini ögelere yer verilerek anlatılmasından kaynaklı eksiklikler gözlemlenmiştir. İlkokul dönemine seslenen çeviri ve telif eserlerin bazılarında ölümün işlevsizliği unsurunun gözetilmediği görülürken ortaokul dönemine seslenen bir kitapta ise karakterlerin idealize edilerek anlatıldığı gözlemlenmiştir. Çeviri ve telif eserler genel olarak karşılaştırıldığında ölümün ele alınışında, anlamlı farklar gözlemlenmemekle birlikte okul öncesi döneme seslenen çeviri kitapların yukarda bahsi geçen bazı eksiklikler içerdiği gözlemlenmiştir. Çeviri ve telif kitaplarda yaş grubu ilerledikçe ölümün daha ayrıntılı yer aldığı, kültürel ve dini ögelerin de anlatının içerisinde yer aldığı gözlemlenmiştir. Kitaplarda ölümün konu edilişine baktığımızda bazı kitapların sadece yas sürecini ele aldığı bazı kitapların ise hem yas süreci hem de ölümü birlikte ele aldığı gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında; seslendikleri yaş grubunun ölüm olgusunu daha doğru bir şekilde anlamlandırması açısından yazarların, okulöncesi döneme seslenen yapıtların dil ve anlatımında ölüm kavramının alanyazınca ortaya konan temel bileşenlerini gözetmesi; konusunun işlenişinde ise kültürel ve dini ögeleri içeren ifadelerden uzak durmaları tavsiye edilmektedir.

Sorun odaklılıkÇocuk edebiyatıÇocuk kitapları+2
Mehtap Vural
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırsal kesimde öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin okuma kültürü edinme süreçlerinin aile bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada kırsal kesimde öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin okuma kültürü edinme süreçlerinin aile bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasıyla yapılandırılan araştırmanın çalışma grubunu Niğde ilinin Bor ilçesine bağlı bir köy ortaokulunda öğrenim gören 16 öğrenci ve onların 16 velisi oluşturmuştur. Katılımcılarla bireysel olarak yapılan görüşmeler deşifre edilerek yazılı metne dönüştürülmüş ve veriler çözümlenmiştir. Verilerin çözümlenmesi sonucunda okumaya bakış açısı ve yüklenen anlam, kitaplarla büyü(yeme)mek: evde okuma atmosferi ve ailenin rolü, ailelerin çocukların eğitimi ve okuma kültürü üzerindeki etkileri olmak üzere üç tema ortaya çıkmıştır. Evlerdeki okuma atmosferi, genellikle sınırlı bir okuma çeşitliliğiyle birlikte ders kitaplarının ve dini içerikli eserlerin hakimiyetindedir. Ailelerin çocukların kitap seçimi ve okuma süreçlerindeki rehberlik eksiklikleri, çocukların okuma alışkanlıklarını sınırlandırmaktadır. Kırsal yaşamın zorlukları ve ailenin günlük rutinleri hem çocukların hem de aile bireylerinin okuma kültürü edinme sürecini olumsuz etkilemektedir. Çocukların süreklilik kazanamayan okuma deneyimleri ve ailelerin düşük okuma pratikleri, çevresel okuma eksikliklerini ve destek yetersizliğini derinleştirmektedir. Bu bulgular, kırsal kesimdeki ailelerin çocuklarının okuma kültürüne katkısını artırmaya dönük bilinçlendirilmesi ve eğitim politikalarının bu yönde geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: Okuma kültürü, kırsal kesim, ortaokul öğrencileri, aile etkisi

Hülya Sarıkaya
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Değerler eğitimi kapsamında ortaokul öğrencilerinin Hacı Bektaş Veli algılarının belirlenmesi: Metafor çalışması

İnsanı canlıların en şereflisi olarak gören Hacı Bektaş Veli ilmi ile Anadolu'yu aydınlatmıştır. Öğretileri ile halka örtük bir program sunmuş, ahlaklı, erdemli, irfan sahibi nesiller yetiştirmede yol göstermiştir. Gerçekleştirilen bu araştırmanın amacı değerler eğitimi kapsamında ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin Hacı Bektaş Veli'ye yönelik algılarının metaforlar aracılığıyla belirlenmesidir. Araştırmanın yöntemi nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik desen ile desenlenmiştir. Fenomenolojik desende bireyin bir kavrama ya da bir fenomene ilişkin deneyimlerinin ortaya çıkarılması amaçlanır. Araştırmanın çalışma grubu 2023-2024 eğitim öğretim yılı, Bahar döneminde, Niğde ili merkezinde yer alan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ortaokullarda 7. sınıfa devam eden 239 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerden 118'i erkek, 121'i kızdır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verileri toplamak için gerekli izinler ve belgeler ilgili kurumlardan alınmıştır. Araştırma gönüllülük esasına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları sonucu öğlencilerin Hacı Bektaş Veli'ye yönelik adalet, barış, bilimsellik, duyarlılık, dürüstlük, estetik, eşitlik, saygı, sevgi sorumluluk, yardımseverlik ve vatanseverlik değerinde metaforlar ürettikleri bulgusuna ulaşılmıştır.

DeğerlerHacı Bektaş-ı Veli
Muhammed Abdullah Ulusoy
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6 Şubat 2023 depremini yaşayan sosyal bilgiler öğretmenlerine göre deprem eğitimi

Gerçekleştirilen bu araştırmanın amacı 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremi yaşayan sosyal bilgiler öğretmenlerine göre sosyal bilgiler dersinde deprem eğitiminin nasıl olması gerektiğinin belirlenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Hatay ili ve ilçelerinde MEB' e bağlı ortaokullarda görev yapan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremi yaşayan 42 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlerin 22' si erkek, 20' si kadındır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Form iki bölümden oluşmaktadır. Formun birinci bölümünde katılımcıların demografik bilgilerine yönelik sorular, formun ikinci bölümünde ise yarı yapılandırılmış araştırma soruları yer almaktadır. Araştırma verilerinin analizinde nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde sosyal bilgiler öğretmenlerinin deprem eğitiminde materyal kullanımı, pratik yapılması, gezi, simülasyon, doğa ve uzman kategorisinde görüş bildirdikleri belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenleri 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremi " Felaket " olarak değerlendirmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinden 21 tanesinin deprem eğitimi almadığı belirlenmiştir. 5 sosyal bilgiler öğretmeninin okulunda depreme hazırlık eğitimi verilmediği belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin deprem eğitiminde en fazla anlatım yöntemini, araç gereç olarak akıllı tahtayı kullandıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin deprem eğitiminde en fazla alan sıkıntısı yaşadığı belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı' nda deprem eğitimini yetersiz olarak gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Bulunan bulgular ışığında önerilerde bulunulmuştur.

Ali Sapmaz
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının afet farkındalıklarının ve afet hazırbulunuşluklarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının afet farkındalık düzeyleri ile afetlere hazırbulunuşluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak, Dikmenli, Yakar ve Konca (2018) tarafından geliştirilen "Afet Farkındalık Ölçeği", Şentuna ve Çakı (2020) tarafından geliştirilen "Afet Hazırbulunuşluk Ölçeği" ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde normallik ve homojenlik testleri yapılmış, çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Araştırma sonuçları, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının afet farkındalık düzeylerinin yüksek, ancak afet hazırbulunuşluk düzeylerinin düşük olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, afet farkındalık düzeyleri ile afet hazırbulunuşluk düzeyleri arasında pozitif yönlü, anlamlı ancak zayıf bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet, sınıf düzeyi ve anne eğitim düzeyi değişkenlerinde anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Ancak baba eğitim düzeyinin afet hazırbulunuşluk üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Afet deneyimi yaşayan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, yaşamayanlara göre daha yüksek farkındalık ve hazırbulunuşluk düzeylerine sahip oldukları saptanmıştır. Aynı şekilde, afet eğitimi alan ve sivil toplum kuruluşlarına üye olan öğretmen adaylarının da bu konulardaki bilinç ve hazırlık düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, Farkındalık, Hazırbulunuşluk, Sosyal Bilgiler

Afet bilinciAfet eğitimi
Özcan Çökün
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

STEM yaklaşımı ile planlanan coğrafya derslerinin öğrencilerin tutum ve 21. yüzyıl becerilerine etkisi

Günümüzde hızla değişen dünya şartlarına bağlı olarak bireylerden beklenen beceri ve yetkinlikler de farklılaşmaktadır. Zamanın ruhuna bağlı olarak günümüzde ve gelecekte bireylerde olması beklenen beceriler genel olarak 21. yüzyıl becerileri olarak adlandırılmaktadır. Disiplinleri bütünleştirerek 21. yüzyıl becerilerini geliştirme iddiasıyla ortaya çıkan STEM yaklaşımı en dikkat çekici çalışmalardan biri haline gelmiştir. Bu çalışmada STEM yaklaşımı ile planlanan coğrafya derslerinin öğrencilerin tutum ve 21. yüzyıl becerilerine etkisi incelenmiştir. Çalışma paralel karma yöntemler araştırma deseni olarak tasarlanmıştır. Çalışma coğrafya öğretim programı 10. sınıfında doğal sistemler ünitesinde yer alan kazanımlara bağlı olarak sekiz haftada gerçekleştirilmiştir. Çalışmada STEM sosyal bilimlerin kavramsallaşmasına yardım etmesi amacıyla STEM yaklaşımlı coğrafya ders planları hazırlanmıştır. Uygulanan STEM yaklaşımlı ders planları 5E öğretim modeline göre geliştirilmiştir. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Türkiye'de İç Anadolu Bölgesi'nde bir lisede eğitim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmanın nicel bölümünde "Coğrafya Dersi Tutum Ölçeği" ve "Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği", nitel bölümünde ise yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmış, elde edilen veriler birleştirilerek yorumlanmıştır. Çalışmanın nicel bölümünde elde edilen verilerin analizinde SPSS 25. paket programı, nitel bölümden elde edilen verilerin analizinde Maxqda 2020 paket programı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda STEM yaklaşımı ile planlanan coğrafya dersleri öğrencilerin coğrafya dersi tutumlarını, coğrafya dersi sevgilerini ve coğrafya öğrenme isteklerini olumlu yönde etkilemiştir. Nicel ve nitel bulgular birbirini desteklemiştir. Deney grubu öğrencilerinin 21. yüzyıl becerileri puanlarında artış meydana gelmesine rağmen istatistiki olarak anlamlı bir fark meydana gelmemiştir. Bununla birlikte deney grubunun 21. yüzyıl beceri puanları kontrol grubuna göre daha fazla artış göstermiştir. Aynı zamanda deney grubu öğrencilerinin girişimcilik ve inovasyon becerileri ile sosyal sorumluluk ve liderlik becerilerinin ön test son test puanları arasında anlamlı farklılıklar gerçekleşmiştir.

21. yüzyılCoğrafya eğitimiCoğrafya öğretimi+5
Mustafa Sarıbaş
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyine uygun deyim seti oluşturma çalışması

Hedef dilin kültürünü taşıyan deyimler, deyişler, alıntılar ve atasözleri gibi sabit kalıpların, yabancı dil derslerinin içeriklerine ve ders kitaplarına yansıtılması kültür öğretimi açısından önemlidir. Kültür öğretimine temel yabancı dil düzeyinden itibaren deyim öğretimine başlamak, öğrenenlerin hedef dilin kültürünü daha iyi içselleştirmelerine ve daha başarılı öğrenme süreçlerine ulaşmalarına katkı sağlayabilir. Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi (AOÖÇ), yabancı dil öğretiminde deyimlerin temel yabancı dil düzeyi için; çok kısıtlı, sınırlı, ezberlenmiş, duruma özgü, basit, kalıplaşmış, günlük, alışılmış, temel, bazı somut durumlara ilişkin, devamlı kullanılan ve kısa deyimler olmaları koşulu ile derslere dâhil edilmelerinin uygun olduğunu önermiştir. Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyine uygun deyim seti oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan "Gazi TÖMER Ders ve Çalışma Kitabı A1, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1, TÖMER Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1 ve Yedi İklim Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1" ders ve çalışma kitapları araştırma materyali olarak seçilmiştir. Araştırma materyallerinin taranması sonucunda belirlenmiş olan deyimler (179 deyim) dereceli puanlama anahtarı olarak hazırlanmış ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alan uzmanlarının (N:48) değerlendirmesine sunulmuştur. Uzmanlardan toplanan veriler sonucunda her bir deyimin puan ortalaması tespit edilmiştir. Deyimlerin ortalama puanlarının en yüksekten en düşüğe göre sıralanması ile yabancılara Türkçe öğretimi A1 düzeyine uygun olan ve daha az uygun olan deyimler ortaya çıkarılmıştır. Böylece deyimlerin aldıkları ortalama puanlarına göre çeşitli düzeylerde uygunluklarının saptanmasıyla yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyi için bir deyim seti oluşturulmuştur.

Ders kitaplarıDeyimlerKültürel aktarım+4
Kübra Çakır
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00