Van Yüzüncü Yıl Üniversity
Discipline

Veterinerlik Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı

Van Yüzüncü Yıl Üniversity

3

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

3 Theses
Master'sOpen AccessTR

Hakkari ili ve çevresinde üretilen bal ve propolis örneklerinin metal içeriklerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı Kasım ve Aralık 2022 tarihleri arasında Hakkari ilindeki farklı köy arıcılarından toplanan bal (n = 60) ve propolis (n = 40) örneklerinin demir, çinko, bakır, kobalt (Co), krom, kadmiyum, nikel, selenyum, kurşun ve arsenik içeriklerini belirlemektir. Numuneler kuru yakma işleminden sonra indüktif olarak eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometresi (ICP-OES) kullanılarak analiz edildi. Bal numunelerindeki metallerin konsantrasyon düzeylerine göre sıralaması Fe>Zn>Cu>Cr=Pb=As>Ni>Co>Se şeklinde olup analiz edilen metallerin ortalaması 1.775, 0.933, 0.115, 0.029, 0.029, 0.029, 0.029, 0.027, 0.021, 0.018 ppm olarak bulunmuştur. Propolis örneklerinde ise Fe>Zn>Pb>Cr>Ni>Cu>Co>As>Se>Cd şeklinde bir sıralama olup ortalamalar sırasıyla 433.367, 44.229, 3.425, 1.715, 1.644, 0.920, 0.608, 0.462, 0.254, 0.007 ppm olarak bulunmuştur. İncelenen tüm bal örneklerindeki kadmiyum seviyeleri tespit sınırının altındaydı ve incelenen tüm propolis örneklerindeki kadmiyum seviyeleri de beş örnek hariç hepsi tespit sınırının altındaydı. Değişkenlerin tanımlayıcı istatistiksel analizi yapıldı ve metal seviyelerindeki farklılıkları doğrulamak için Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney parametrik olmayan testleri kullanıldı. Farklı köylerdeki arıcılardan alınan bal örnekleri arasında Zn, Cu, Co, As ve Fe yönünden, propolis örneklerinde ise Cr, Ni, Zn, Pb, Co, Cd, As ve Fe açısından istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar, bal ve propolisin metal bulaşmasının varlığını ortaya koymak için yararlı parametreler olarak kullanılabileceğini gösterdi.

Ağır metallerBalHalk sağlığı+1
Esma Eğe
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı oranlarda inek ve kenevir tohumu (cannabis sativa) sütü karışımlarından üretilen probiyotik yoğurtların özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışma, kenevir tohumunun probiyotik yoğurt üretiminde kullanılmasıyla elde edilen ürünlerin kimyasal, mikrobiyolojik, fonksiyonel ve duyusal özelliklerini çok yönlü olarak incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, kenevir tohumu ilavesinin yoğurdun besinsel değerini ve fonksiyonel kapasitesini artırıp artırmadığını belirlemek ve bu ürünlerin fonksiyonel süt ürünleri kategorisinde değerlendirilme potansiyelini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında, farklı oranlarda kenevir tohumu eklenen probiyotik yoğurt örnekleri hazırlanmış ve bu örnekler üzerinde kimyasal (kuru madde, protein, yağ, kül), mikrobiyolojik (probiyotik bakteri sayısı, toplam aerob mezofilik bakteri, maya ve küf sayısı), fonksiyonel (antioksidan kapasite) ve duyusal analizler (tat, aroma, kıvam, genel beğeni) gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda, kenevir tohumu ilavesinin yoğurdun protein ve yağ içeriğini artırdığı, antioksidan kapasitesini anlamlı şekilde yükselttiği ve fonksiyonel değer kazandırdığı saptanmıştır. Ayrıca, probiyotik bakteri canlılığının ve mikrobiyolojik kalitenin korunmasında kenevir tohumu katkısının olumlu rol oynadığı gözlemlenmiştir. Duyusal analiz sonuçları, kenevir tohumlu yoğurtların tüketici tarafından genel olarak kabul edilebilir nitelikte olduğunu ve özellikle fonksiyonel gıdalara yönelik artan talep doğrultusunda bu tür ürünlerin pazarda yer bulabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, kenevir tohumunun, probiyotik yoğurt gibi geleneksel süt ürünlerine fonksiyonel değer kazandırmada etkili bir katkı maddesi olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, kenevir tohumunun sürdürülebilir ve yenilikçi gıda üretiminde değerlendirilmesine bilimsel bir temel sunmakta ve fonksiyonel süt ürünleri alanında yeni açılımlar sağlamaktadır.

Erkan Erler
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı soya soslarının tavuk etlerinde salmonella ve listeria monocytogenes'in yaşamı üzerine etkisinin araştırılması

Amaç: Bu çalışmada, soya sosunun tavuk göğüs etlerinde Salmonella ve Listeria monocytogenes (L. monocytogenes)'in varlığı üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Kanatlı etlerinde gıda kaynaklı patojenlerin yaşam kabiliyetlerinin bilinmesi, gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından önemsenmesi gerekli önemli bir konudur Bu amaçla, Salmonella ve L. monocytogenes patojenleri ile kontamine edilen tavuk göğüs etleri; kontrol (K, %0,85 NaCl içeren fizyolojik tuzlu su, sossuz grup), doğal fermente soya sosu uygulanan grup (DF) ve doğal fermente acılı soya sosu uygulanan grup (DFA) olmak üzere üç ayrı gruba ayrıldı Bu patojenler ile deneysel olarak kontamine edilen [(başlangıç bakteri popülasyonu = Salmonella (ortalama 108 log kob/g), L. monocytogenes (ortalama 108 log kob/g)] tavuk etleri, soya sosunda 24 saat bekletildi ve ardından 6 gün boyunca buzdolabı koşullarında (4 °C) ve oda sıcaklığında (24 °C) muhafaza edildi. Bulgular: Her iki patojen muhafazanın son gününe (6. gün) kadar soslu gruplarda 4 °C'de [Salmonella: 4,38-4,40 log kob/g; L. monocytogenes: 3,38-3,51 log kob/g) ve 24 °C'de [Salmonella: 2,26-3,41 log kob/g; L. monocytogenes: 3,17-3,19 log kob/g] sayısal azalmalar görülmekle beraber canlılığını devam ettirdiği belirlendi. Ancak, 24 °C muhafaza sırasında Salmonella ve L. monocytogenes'in soya sosuna karşı daha duyarlı olduğu bulundu. Soya sosu uygulanmayan kontrol grubunda muhafazanın son gününde (6. gün), 4 °C'de [Salmonella: 7,67 log kob/g; L. monocytogenes: 6,63 log kob/g) ve 24 °C'de [Salmonella: 7,44 log kob/g; L. monocytogenes: 7,32 log kob/g] patojen sayıları soya soslu gruplara göre daha yüksek bulundu ve bu farklılık istatiksel bakımdan önemli saptandı (P< 0,05). Sonuç: Bu çalışma sonuçları, tavuk etlerine soya sosu uygulamasının Salmonella ve L. monocytogenes patojenlerini tamamen elimine etmek için yeterli olmadığını göstermektedir.

Listeria monocytogenesSalmonellaSoya+1
Nazdar Berivan Çetiner
Dicle University · Institute of Health Sciences
2025
00