Yeditepe University
Discipline

Beslenme Anabilim Dalı

Yeditepe University

2

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

2 Theses
Master'sOpen AccessEN

İstanbul'da özel bir üniversite öğrencilerinde aşırı işlenmiş besin tüketim sıklığı ve cilt otofloresansı (saf) yöntemiyle ölçülmüş İGSÜ miktarı arasındaki i̇lişkinin belirlenmesi

Ultra-processed food (UPF) intake accounts for a large proportion of total dietary energy and is associated with non-communicable diseases, considered harmful to health. At an industrial or commercial level, UPFs are exposed to high dry heat over a long period of time and, because they are rich in sugars and proteins, they undergo a Maillard reaction during heat processing, resulting in the formation of advanced glycation end products (AGEs). The aim of this cross-sectional study was to investigate the relationship between the frequency of UPF consumption and skin AGE levels among university students. The research population consists of 535 volunteer young adults aged 18 and over, who are studying at different faculties/schools at a foundation university in Istanbul between 2022-2023. The questionnaire form developed by the investigator and applied to the participants included sociodemographic characteristics, general health information, nutritional information, ultra-processed food consumption frequency questionnaire, anthropometric measurements, dietary recall questionnaire (24 hours). Anthropometric measurements were taken by the investigator and skin AGE levels were measured using the "AGE Reader" device. As a result of the study, it was found that İGSÜ levels showed a significant difference according to gender (p<0.05). The average AGE level of the participants was 1.4760 AU. The mean skin AGE levels were 1.4918 AU in females and 1.4485 AU in males. The correlations between UPF consumption percentage and AGE levels were not statistically significant (p>0.05). More studies investigating the relationship between UPF and AGE levels in the skin are needed.

Ayşe Gül Çeçen
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Batı tarzı diyet ile beslenen farelerde n-asetilsisteinin ateroskleroz ve oksidatif stres parametreleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada NAS'ın batı tarzı diyet ile beslenen farelerde obezite ve ateroskleroz parametreleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 8-9 haftalık 32 adet BALB/C türü erkek fare ile gerçekleştirilmiştir. BALB/C türü erkek fareler pürifiye yem (Enerjinin %10'u yağ, %70'i karbonhidrat, %20'si protein, 3,85 kkal/g) (Kontrol, K); pürifiye yem (Enerjinin %10'u yağ, %70'i karbonhidrat, %20'si protein; 3,85 kkal/g) + NAS (K+NAS); yüksek yağ ve sükroz içeren diyet (Enerjinin %45'i yağ, %35'i karbonhidrat, %20'si protein; 4,73 kkal/g) (YYSD); yüksek yağ ve sükroz içeren diyet (Enerjinin %45'i yağ, %35'i karbonhidrat, %20'si protein; 4,73 kkal/g) + NAS (YYSD + NAS) olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Farelerin sularına 2 g/L olacak şekilde NAS verilmiştir. Farelerin yem ve suları ad libitum şeklinde verilmiş olup fareler 11 hafta boyunca takip edilmiştir. Takibin ardından fareler sakrifiye edilip kalp dokusu ve kanları alınmıştır. Kalp dokusu ve plazmada TAS, TOS, TGF-1β, IL-12 ve CT-1 analizleri; plazmalarından ise total kolesterol, trigliserit, LDL-C, HDL-C, VLDL analizleri yapılmıştır. İlk ve son ölçümler karşılaştırıldığında, bütün grupların vücut ağırlıklarında istatistiksel açıdan anlamlılık saptanmıştır (p<0,05). Çalışma boyunca YYSD grubunda yer alan farelerin vücut ağırlıkları, yem tüketim miktarları ve enerji alımları diğer gruplardaki farelere göre yüksektir. N-asetilsistein (NAS) verilen farelerin ortalama yem tüketim miktarları, enerji, karbonhidrat, protein ve yağ alımları verilmeyen fereler göre düşük bulunmuştur. Serum trigliserit ve VLDL-C düzeylerinin en yüksek K grubunda olduğu tespit edilmiştir (p>0,05). N-asetilsistein takviyesinin yüksek yağlı ve sükrozlu diyet verilen farelerde HDL-C ve total kolesterol düzeylerini arttırdığı belirlenmiştir (p<0,05). N-asetilsistein takviyesinin yüksek yağlı ve sükrozlu yem ve kontrol yemi ile beslenen farelerde TAS düzeylerini arttırdığı belirlenmiştir (p<0,05). Yüksek yağlı ve sükrozlu diyet + NAS, K+NAS ve K gruplarında serum TGF-β düzeyinin YYSD grubundaki farelere göre yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). N-asetilsistein takviyesinin kalp dokusunda yüksek yağlı ve sükrozlu diyetin neden olduğu IL-12 artışını iyileştirebileceği bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca kalp dokusunda TGF-β1 düzeylerinin YYSD + NAS grubunda YYSD grubuna; K + NAS grubunda K grubuna göre düşük olduğu belirlenmiştir (p>0,05). Sonuç olarak NAS takviyesi yüksek yağlı ve sükrozlu diyetin neden olduğu artmış serum lipit düzeylerini ve ateroskleroz belirteçlerini iyileştirebilmektedir. N-asetilsistein'in aterosklerozun gelişimini önlemede rolü olabileceği düşünülmektedir. Farklı ateroskleroz belirteçlerinin de değerlendirilmesi ve çalışmaların insanlarda yapılması N-asetilsisteinin ateroskleroz üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.

AterosklerozBeslenmeDiyet+5
Kerim Kaan Göküstün
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00