Yıldız Technical University
Discipline

Civil Engineering

Yıldız Technical University

4,588

Archived Theses

21

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ortaköy Büyük Mecidiye Camii'nin deprem etkisi altında yapısal davranışının değerlendirilmesi

Anadolu coğrafyasında geçmiş nesillerden günümüze kadar varlığını sürdüren tarihi yığma yapılar, kültürümüzün en önemli parçaları olmuşlardır. Yapısal değerleri paha biçilemez olan bu tarihi eserleri korumak ve güvenle gelecek nesillere aktarmak bize düşen en önemli görevlerdendir. Tarihi yığma yapılar sürekli güç kaybetmektedirler ve özellikle deprem etkisi ile yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilmektedirler. Tarihi yapıların mevcut yükler altında ve ileride oluşabilecek depremden kaynaklı hasarlara karşı yapısal davranışının önceden belirlenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Sultan Abdülmecid tarafından 1853 yılında İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde yaptırılmış olan Ortaköy Büyük Mecidiye Camii'nin sayısal modeli oluşturulmuş ve yapısal davranışının değerlendirilmesi amacı ile statik ve dinamik analizleri yapılmıştır. Yapının hazırlanan üç boyutlu sonlu elemanlar modelinde katı ve kabuk elemanlar kullanılmış, deprem kaynaklı kuvvetli yer hareketi olarak da bölgenin zemin yapısına uygun sismik kayıtlar uygulanmıştır. Analiz aşamasından sonra yapının genel davranışı elde edilmiş, mevcut yükler ve deprem etkisi altında en fazla zorlanan kesit ve bölgeler tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda yapının davranışı genel olarak yorumlanmış ve zorlanan bölgeler ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.

Gökay Çal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Euler-Bernolli ve Timoshenko teorileri kullanılarak basit mesnetli kirişlerin serbest titreşimlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, basit mesnetli bir kirişin serbest titreşim analizi, Euler-Bernoulli veTimoshenko kiriş teorileri çerçevesinde ; Ritz, sonlu elemanlar ve sonlu farklar metodukullanılarak yapılmıştır. Bu metodlar kullanılarak iki kiriş teorisine ait ilk altı özdeğerhesaplanmış ve tablolaştırılmıştır. Üç değişik çözüm metodu için değişik serbestlikderecelerinde yakınsama çalışmaları yapılmış ve bunlar tablolaştırılmıştır.Üç metod için eldeedilen sonuçlar birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Ve elde edilen sonuçlar literatürdeki sonuçlarlakarşılaştırılmıştır. Sayısal sonuçlar göstermiştir ki, Euler-Bernoulli ve Timoshenko kirişteorileri küçük kalınlık/uzunluk oranlarında birbirlerine çok yakın sonuç vermiştir. Ve buçalışmalardan elde edilen sonuçlarla literatürdeki sonuçların iyi bir uyum içinde olduğugörülmüştür. Ayrıca Timoshenko kiriş teorisinde sonlu elemanlar ile sonlu farklar metoduaynı serbestlik derecesinde karşılaştırılmış ve birbirlerine yakın sonuçlar verdiklerigörülmüştür.Anahtar Sözcükler: Euler-Bernoulli kirişi, Timoshenko kirişi, serbest titreşim, sonluelemanlar metodu, sonlu farklar metodu, Ritz metodu, özdeğerlerJÜRİ:1.Prof.Dr.Turgut KOCATÜRK (Danışman) Kabul tarihi:15.02.20062.Prof.Dr. Faruk YÜKSELER Sayfa Sayısı:643.Prof.Dr. Mehmet H.OMURTAG

Yusuf Koç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İki boyutlu kıyı alanı hidro dinamik model kalibrasyonu Mike 21 HD örneği

Günümüzde, Hidrolik ve Çevre Mühendisliği dallarındaki bir çok çalışma için sayısalmodelleme artık sürekli olarak kullanılan bir araç olmuştur. Dolayısı ile günümüze değinuygulanan fiziksel ölçekli modeller artık yerini matematik modellere bırakmaktadır.Geliştirilen herhangi bir matematik modelin uygulanmasının önündeki en büyük endişe,?kalibrasyon? olarak ta bilinen model parametreleri uyum sürecidir. Hidrodinamik bir modeliçin ?model kalibrasyonu?, su seviyesi, akıntı hızı ve yönü gibi hidrodinamik parametrelerüzerinde, ölçülmüş ve modellenmiş değerler arasındaki farkı minimum yapan bir uyum ilebaşarılabilir. Söz konusu uyumu desteklemek için ise, ?hataların kareli ortalamalarınınkarekökü (RMSE)? gibi istatistiksel ölçümlere dayalı hata fonksiyonları dikkate alınmalıdır.Geleneksel model kalibrasyon tekniği, parametre ayarlarının deneme yanılma yöntemikullanılarak yapıldığı, el ile olan uygulamadır. Ancak el ile uygulanacak bir kalibrasyon,bağımsız model parametrelerinin sayısına ve bu parametreler arası etkileşim derecesine bağlıolarak oldukça usandırıcı ve zaman tüketici bir görev olabilmektedir.Son yıllarda, zaman tüketici bu sürecin yerini alabilecek otomatik kalibrasyon yöntemleriüzerine yapılan araştırmalar halen yürütülmektedir. Otomatik kalibrasyon yöntemi, ölçülmüşve modellenmiş değerler arasındaki farkı karşılaştıran hedef fonksiyonların optimizasyonunugerektirir. Dolayısı ile kalibrasyon problemi bir optimizasyon problemi olarakdeğerlendirilmekte ve çözüm algoritmaları bu doğrultuda geliştirilmektedir.Bu çalışma ile, günümüzde yaygın şekilde uygulanan hidrodinamik kalibrasyon teknikleri veoptimizasyonu konusu üzerinde durulmuştur. Hidrodinamik modelleme sisteminin bir parçasıolan MIKE 21 HD modelleme yazılımı ilerleyen aşamalarda kullanılmıştır. Modelparametrelerinin temininden kalibrasyon parametrelerinin seçimine, hedef fonksiyonlarıntespitinden optimizasyon algoritmalarının tercihine kadar bir çok farklı adım üzerindeyoğunlaşılmıştır. Anlatılanları desteklemek üzere örnek bir uygulama çalışması sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Hidrodinamik kalibrasyon, otomatik kalibrasyon, optimizasyon,Mike 21 Hd, sayısal modelleme

Suat Gündemir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Pasternak zeminine oturan sonlu bir kirişin asimetrik tekil yük etkisi altındaki statik davranışının incelenmesi

Bu çalışmada, çekme almayan Pasternak zeminine oturan bir sonlu kirişin tekil yük etkisialtındaki davranışı incelenmiştir. Kiriş üzerine uygulan tekil yük simetrik ya da asimetrikbiçimde uygulanabilmektedir. Probleme ait diferansiyel denklemler elde edilirken, kirişinzemine tam batmadığı ve Bernoulli-Euler hipotezinin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Zemininçekme gerilmesini aktarmaması nedeniyle, kiriş zeminden ayrılmakta ve ayrılma noktalarınınkoordinatları (temas boyu) bilinmediğinden problem lineer olmayan bir karaktergöstermektedir. Giriş bölümünde elastik zemin modellerinden ve yapılan çalışmalardanbahsedilmiştir. 2. bölümde ayrılma ve temas bölgeleri için diferansiyel denklemler eldeedilmiş ve gerekli boyutsuzlaştırmalar yapılmıştır. 3. bölümde kirişin çökme denklemlerininçeşitli parametrelere göre çözümleri verilmiştir. Son bölümde ise temas boyunun çeşitliparametrelere göre değişimi ile taban basıncı, kesme kuvveti, eğilme momentinin değişimişekiller yardımıyla verilmiştir.

Mustafa Kerem Odabaş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

İki ve üç boyutlu dinamik yapı-zemin etkileşimi problemlerinin sonlu ve sonsuz elemanlar kullanılarak analizi

oz DOKTORA TEZİ eki ve uç boyutlu dinamik yapi-zemin etkileşimi problemlerinin sonlu ve sonsuz elemanlar kullanılarak analizi Hüseyin Rızkullah YERLİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Erhan KDtAL Yü: 1998, Sayfa: 244 Jüri : Prof. Dr. Erhan KJRAL : Prof. Dr. Yalçın MENGİ : Prof. Dr. Doğan TURHAN : Prof. Dr. Orhan AKSOĞAN : Doç. Dr. A. Kamil TANRIKULU Bu çalışmada, iki ve üç boyutlu elastodinamik yapı-zemin etkileşimi problemleri için, sonlu elemanlar yöntemine dayanan bir model önerilmektedir. Bu yöntem ile, kaynağa yakın bölgeler sonlu elemanlar, sonsuza uzanan bölgeler ise birden fazla dalga tipini içerebilen sonsuz elemanlar kullanılarak analiz yapılmaktadır. Dıştan etkiyen yüklemenin, harmonik veya zamanla keyfi değişen yük olması durumları ayrı ayrı ele alınmaktadır. Keyfi yükleme durumunda, analiz Laplace dönüşüm uzayında yapılmakta ve uygun bir sayısal ters dönüşüm yöntemiyle zaman uzayına geçilmektedir. Yer hareketi etkisinde iki boyutlu problemler, yine sonlu ve sonsuz elemanlarla ele alınırken, üç boyutlu halde alt yapılara ayırma metodu kullanılmaktadır. Bu çalışmada hazırlanan bilgisayar programları ile çözülen örneklerin, analitik veya literatürde mevcut çözümlerle uyumlu oldukları gösterilmektedir. Anahtar kelimeler : 2 ve 3 boyutlu elastodinamik problemler, Direkt ve ters Laplace dönüşüm, Dinamik yapı-zemin etkileşimi, Sonlu eleman, Sonsuz eleman.

Sonlu elemanlar yöntemiSonsuz elemanlar yöntemiYapı-zemin etkileşimi
Hüseyin Rızkullah Yerli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Çok katlı yapıların üç boyutlu dinamik analizi

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇOK KATLI YAPILARIN ÜÇ BOYUTLU DİNAMİK ANALİZİ GULTEKIN AKTAŞ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. A. Kamil TANRIKULU Yıl : 1998 Sayfa :171 Jüri : Doç. Dr. A. Kamil TANRIKULU : Prof. Dr. Erhan KIRAL : Yrd Doç. Dr İ. Hakkı ÇAĞATAY Genel olarak yapıların kütle ve rijitlik merkezlerinin koordinatları yapı yüksekliği ile değişmektedir. Bununla birlikte belli bir kat için kütle ve rijitlik merkezi çakışmamaktadır. Depreme maruz kalan bu yapılarda kütle ve rijitlik merkezlerinin koordinatları arasındaki farka bağlı olarak burulma momenti oluşmaktadır. Bu çalışmada yapıların dinamik "zaman artım"(time history) analizi, burulma etkisi de dikkate alınarak incelenmiş ve rijit diyafram modeli kullanılarak çok katlı perdeli bir yapının üç boyutlu analizini yapan genel amaçlı bir bilgisayar programı hazırlanmıştır. Program literatürde mevcut SAP90 gibi yapı analiz programları ile değişik yönlerden karşılaştırılmış ve bu programlara göre bazı avantajlarının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : Üç Boyutlu Dinamik Analiz, Spektrum Analizi, Zaman Artım Analizi, Rijit Diyafram Modeli, Mod Süperpozisyon Tekniği

Analiz teknikleriDinamik analizÇok katlı binalar
Gültekin Aktaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Baraj gölünden taşkın öteleme modelleri

Doğal akarsular üzerinde inşa edilen rezervuarlardan taşkın ötelenmesi gerçek hayatta sıkça karşılaşılan özellikle savak yapılarının boyutlandınlmasında ve işletme rejiminin belirlenmesinde başvurulan önemli bir su kaynaklan problemidir. Baraj haznesine giren taşkın hidrografinin baraj dolusavağından çıkarken oluşturacağı hidrografın hesabında hidrolojik ve hidrolik olmak üzere iki farklı yöntem kullanılmaktadır. Hidrolojik öteleme yöntemi suyun dinamik etkilerini göz önüne almaksızın yalnızca süreklilik denklemi esasına dayanarak çözüm yapmaktadır. Hidrolik öteleme yöntemi ise rezervuann vadisi boyunca hareket eden su kütlesinin dinamik etkilerini ve duvar sürtünme kayıplarını da göz önünde bulundurarak suyun gerçek hareketini yansıtmaktadır. Dolayısıyla süreklilik ve hareket denklemlerinin çözülmesi ile sonuca ulaşılmaktadır. Akımı idare eden denklemler nonlineer kısmi diferansiyel denklemler olduğu için analitik yolla çözüm mümkün olamamakta sayısal çözüm yöntemlerine başvurulmaktadır. Bu çalışmada hidrolik taşkın ötelemesini idare eden denklemlere dört noktalı kapalı sonlu farklar uygulanarak bir sayısal model oluşturulmuştur. Bu model için geliştirilen bilgisayar programı menba ve mansap sınır şartlan altında Newton Raphson İterasyon tekniği ile çözüme ulaşmaktadır. Program Türkiye'nin değişik bölgelerinden seçilen dar ve uzun göl alanına sahip dokuz baraja uygulanmış ve elde edilen sonuçlar hidrolojik öteleme yöntemlerinin sonuçlan ile karşılaştınlmıştır. Anahtar kelimeler:Değişken Akım, Taşlan Ötelemesi, Hidrolik Öteleme Yöntemi, Saint- Venant Denklemleri, Newton Raphson İterasyon Tekniği.

RezervuarlarSaint-Venant denklemleriSavak+1
Hatice Özmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Park et ve devam et tesisleri ve Harem Otoparkı örneği

Ülkemizde şehirlerin plansız olarak tek merkezli veya çok merkezli olarak büyümesi ile, diğersorunlarla birlikte ulaşım ve trafik en önemli sorunlardan biri haline gelmektedir. Buproblemin kaynağında, özel araç kullanımının artması, merkezi iş alanlarına (MİA) özelaraçlarla gelmesi, MİA'da otopark kapasitesinin yetersizliği, ücretinin yüksek olması gibisebeplerden dolayı araçların uygunsuz şekilde yol kenarına park edilmesi, bunun sonuncundamevcut kapasitenin kullanılamaması gibi sebeplerin var olduğu söylenebilir. Bu gibi sorunlaraMİA'da ki yol ağı yetersizliği de eklenince problem daha da büyümektedir.Bu problemin çözümü için çoklu ulaşım türlerini destekleyen veya kademeli olarak çokluulaşım sistemine geçişi sağlayan planlama çalışmasının yapılması gereklidir. Planlamaçalışmalarında, toplu taşımayı özendirici çalışmaların yapılmasında en önemli etken toplutaşımaya kolay erişimi sağlamaktır. Bunun sağlanması için; özel araçların merkezi işalanlarına girmesini cazip olmaktan çıkaracak, özel araçtan toplu taşımaya aktarmayıözendirici çözümlerin ve buna yönelik tesislerin planlanması gerekmektedir. Bu tesisler isefonksiyonlarına (fırsatçı, ortak araç kullanımlı, uydu park tesisleri gibi) veya konumlarına(kırsal alan, uzun mesafe, park et devam et tesisleri gibi) göre sınıflandırılabilen park et vedevam et (park and ride) olarak isimlendirilmektedir.Bu tez çalışmasında, otoparkın tanımı ve çeşitleri detaylı olarak anlatılmış, park et ve devamet tesislerinin tanımlaması, sınıflandırılması, konumlandırılması ve planlama sürecine ilişkindetaylı literatür bilgisi verilmiştir. Ayrıca örnek olmak üzere Harem Otoparkı da bu kapsamdaincelenmiş ve kullanıcılara anketler yapılmıştır. Çalışma sonucunda park et ve devam etalanlarının konumlarının belirlenmesindeki sınıflandırmanın gerçekleştirilebilmesi için dikkatedilmesi gereken hususlar verilmiş, bu sınıflandırmada Harem Otoparkının yeri belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Otopark, Park et devam et, Otopark tasarımı, Harem otoparkı, Park etdevam et tesisi planlaması

Volkan İlker Özdemir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Çiftli perfore kıyı duvarlarında hidrolik performans

Limanların güvenliği ve kıyıların korunması amacıyla inşa edilen pek çok kıyı yapısıporozitelidir. Yıllar boyunca taş dolgu tipinde yapılmış poroziteli yapılar yaygın olarakkullanılmıştır. Ancak, düşey poroziteli yapılar, hidrolik performansları hakkında çok kısıtlıbilgi olmasından dolayı nadiren kullanılmışlardır.Düşey yüzlü duvarlara sahip kıyı yapıları, yüzeye çarpan dalgalar nedeniyle tırmanma, aşmaveya yansıma gibi dalga hareketlerine maruz kalırlar. Dalgalar bu hareketleri sonucunda gerekyapı önünde ve arkasında gerekse yapı üzerinde çeşitli tehlikelere sebep olmaktadır. Budurumlar liman girişlerinde küçük teknelerin manevralarını, yanaşma hareketlerini ve limaniçindeki yolcu/yük indirip bindirme gibi faaliyetleri zorlaştırmaktadır. Ayrıca kıyı korumayapılarının arkasında mevcut karayolunda seyreden araçları veya trenlerdeki sürücü veyolcuları tehdit etmektedir. Düşey kıyı duvarlarının yansıma ve aşma gibi olumsuz etkileriniazaltmak amacıyla perfore kıyı duvarları alternatifleri mevcuttur.Bu çalışmanın amacı; düzenli ve kırılmayan dalga şartları altında ve farklı dalgakarakteristiklerinde çiftli perfore duvarların hidrolik performansının araştırılmasıdır.Duvarların hidrolik performansı duvarların geçirimliği, yansıma özelliği ve üsten aşma olarakdikkate alınmaktadır. Ancak bu çalışmada duvarlarda üsten aşma etkisi ihmal edilerek sadeceyansıma ve iletim açısından değerlendirme yapılabilmesi için duvarlar yeterli yükseklikteyapılmıştır.Deneysel çalışma sonucunda; duvar çiftlerinin yansıyan ve iletilen dalga yükseklikleriölçülerek yansıma ve iletim katsayıları elde edilmiştir. Böylece farklı poroziteye sahip kıyıduvar çiftlerinin farklı yerleştirme ve dalga şartları altında performansları değerlendirilmiştir.Çiftli perfore duvarların yansıma ve iletim verimliliğinde rölatif dalga yüksekliği, (Hi/d), yapıporozitesi, (P) ve rölatif açıklık oranı, (B/Li) en etkili parametreler olduğu sonucunavarılmıştır.Anahtar kelimeler: Çiftli perfore duvarlar, hidrolik performans, dalga yansıması, dalgailetimi.

Tolga Ok
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Çelik yapılarda performansa dayalı tasarım

ÇEL K YAPILARDA PERFORMANSA DAYALI TASARIMbrahim DEM Rn aat Mühendisli i, Yüksek Lisans TeziSon yıllarda birçok ülkede ya anılan büyük depremlerin sonucunda, in aat sektöründedayanım ve ekonomi arasında en uygun çözüme duyulan ihtiyaç daha önemli hale gelmi tir.Yapılan inceleme ve ara tırmalar sonucunda mevcut deprem yönetmeliklerinin bu ihtiyacıkar ılamada yetersiz kaldıkları görülmü tür. Bu amaçla, deprem mühendisli inde farklı analizve tasarım yöntemleri üzerinde durulmaktadır.Bu çalı mada, çelik yapılarda performansa dayalı tasarım yöntemleri ve bu yöntemler içindeönemli bir yere sahip olan kapasite spektrum metodu üzerinde durulmu tur. Ayrıcaperformansa dayalı tasarımın özünü olu turan plastik hesap teorisinin temel kavramları vemodal spektral analize de inilmi tir. Performans de erlendirmesine örnek olarak dokuz katlırijit bir çelik çerçeve ele alınmı tır. Bu çerçevenin performansı, genel (göreli kat ötelemeleri)ve yerel (plastik mafsal dönmeleri) tepki parametreleri kullanılarak de erlendirilmi tir. Analizyöntemi olarak ise kapasite spektrum metodu kullanılmı tır. Kapasite spektrum metodukullanılarak bulunan plastik mafsal yerleri ile zaman tanım alanında do rusal olmayan analizsonucunda belirlenen plastik mafsal yerleri kar ıla tırılarak kapasite spektrum metodununperformans de erlendirmesindeki ba arısı belirlenmi tir. Zaman tanım alanında do rusalolmayan analiz için 1999 zmit depremine ait IZM_EW ivme kaydı kullanılmı tır.Anahtar kelimeler: Performansa dayalı sismik tasarım, çelik çerçeve performans analizi,kapasite spektrum metoduJÜR :1. Prof. A. Zafer ÖZTÜRK (Danı man) Kabul Tarihi: 10.02.20062. Prof. brahim EK Z Sayfa Sayısı: 863. Y. Doç. Dr. Bülent AKBA

İbrahim Demir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüksek fırın cürufunun betonun ve betonarmenin kalıcılığına (dürabilitesine) etkisi

Farkl özellikteki beton ile üretilen ve farkl ortam ko ullar na maruz kalan betonarmeelemanlarda yap lacak ölçüm ve deneylerden yararlan larak, ak m iddetinin ve toplamkorozyonun belirlenmesi, bunlar n kritik de erler ile kar la lmas ve eleman n korozyondurumunun tahmin edilmesi amaçlanm r. Bu amaçla planlanan çal man n deneyselbölümünde, kalker esasl k rmata agregas , silis esasl kum, %0 (katk z), %30 ve %60oranlar nda ö ütülmü yüksek f n cürufu kat larak, su/ba lay oran 0.49, katk maddesioran %0.5 olan malzemeler ile ak k vamda beton haz rlanm r. Taze beton özellikleribelirlenen bu beton ile 192 adet 100/200 mm boyutlu silindir, 96 adet 150 mm küp ve 18 adet279.4x152.4x114.3 mm boyutlu prizma betonarme numune üretilmi tir. Beton numuneler,kal ptan ç kar ld ktan sonra 28 gün standart ko ullarda, 28. günden sonra slanma-kurumaçevrimi için 14 gün klorür konsantrasyonu 0 (su), 10000 ve 40000 mg/l olan magnezyumklorür çözeltisinde, 14 gün de laboratuar ortam nda bekletilmi , her seriye 0 (kontrol), 1, 3, 6,9 ve 12 çevrim uygulanm r. Betonarme numuneler, 28. güne kadar slak bez içindetutulduktan sonra her birinin üzerine polystren havuzcuklar yerle tirilmi , slanma-kurumaeskitme süreci 14 gün ara ile havuzcuklara su ve çözelti doldurulup bo alt larak 1, 3, 6, 9 12ve 15 slanma-kuruma çevrimi uygulanm r. Silindir numunelerde bas nç ve yarma, küpnumunelerde permeabilite deneyleri, prizma numunelerde yar -hücre ve makro-hücrepotansiyel ölçümleri yap lm r. Numunelerde ayn çevrimlerin sonunda birim hacim a rl k,ses geçi h , su emme oranlar , karbonatla ma derinli i ve farkl derinliklerinde serbestklorür konsantrasyonu belirlenmi tir.Deney sonuçlar ndan, slanma-kuruma eskitme sürecine maruz b rak lmas na ra men cürufkatk ve katk z betonlar n bas nç ve yarma dayan zamanla artm r. Beton üretimindeyüksek f n cürufu kullan lmas ve oran n artt lmas n betonun performans na olumluetki yapt görülmü tür. Ö ütülmü yüksek f n cürufu kat lmas betonun geçirimlili ini,klorür iyonlar n beton içinde ilerlemesini; klorür iyonu difüzyonunu, anot-katot aras ndakiak (µA) ve toplam korozyonu (coulomb) dolay ile donat korozyonunu azaltm r.Yüksek f n cürufu, puzolanik etkisi nedeni ile karbonatla ma derinli ini artt rm ,alkaliniteyi dü ürmü , buna ra men, hasarl betonarme numunelerde bile korozyon etkisiniazaltm r. Deney sonuçlar ndan geli tirilen ba nt lardan yararlan larak betonarmeelemanlarda yap lacak ölçüm ve deneylerin birlikte de erlendirilmesinden donat lardaki100 Ω'luk dirençten geçen ak n tahmin edilebilece i ve kritik ak m de eri ilekar la labilece i kan na var lm r.Anahtar Sözcükler: Ak m, donat korozyonu, kal k, slanma-kuruma çevrimi,magnezyum klorür, makro-hücre potansiyeli, ö ütülmü yüksek f n cürufu, yar -hücret

Özgür Çakır
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Betonarme kolonlarda kuşatma etkisi ve sonlu eleman analizleri

Ülkemizin deprem kuşağı üzerinde bulunması nedeniyle yapıların depreme karşı dayanıklıolarak tasarlanması gerekmektedir. 1974 yılında hazırlanan yönetmeliğin zayıf kalması, 1998yılında yeni bir yönetmeliğin yürürlüğe girmesine neden olmuştur. Performansa dayalıtasarım kavramının 1990'lı yıllarla birlikte hızlı bir gelişim göstermesi ve yapısal çözümlemeprogramlarına girmesi ile 1998 deprem yönetmeliğine ilave olarak, 2005 yılında hazırlananyeni deprem yönetmeliği taslağında kendine yer bulmuştur.Mander vd., (1988) beton modelinin yeni Türk deprem yönetmeliği taslağına girdiğigörülmektedir. Literatürde bulunan beton modelleri kronolojik sırayla; Hognestad betonmodeli (1951), Kent ve Park beton modeli (1971), Sheikh ve Üzümeri beton modeli (1982),Geliştirilmiş Kent ve Park beton modeli (1982), Mander vd., (1988) beton modeli, Saatçioğluve Razvi beton modeli (1992)'dir.Bu beton modelleri arasından yalnız Saatçioğlu-Razvi beton modeli (1992) ile Mander vd.,(1988) beton modeli kuşatma basıncını hesaplamaktadır.Bu tez çalışmasında betonarme kolonların kuşatma basıncına etkiyen parametreler sırasıylaboyuna donatı çapı, boyuna donatı akma dayanımı, yanal donatı çapı, yanal donatı aralığı,yanal donatı akma dayanımı ve boyuna donatı konfigürasyonunun değişimi ele alınarakincelenmiştir.Bu çalışmada, Heon-Soo Chung vd., (2002) ile Claeson'un makalelerinden alınan kolonlarınkuşatma basınçları; Mander vd., (1988) beton modeliyle ve Lusas sonlu elemanlar analiziprogramıyla karşılaştırmalı olarak hesaplanmıştır.Sonlu elemanlar analizi sonucunda, kuşatma basınçlarının ele alınan her kolon içindeğişkenlik gösterdiği görülmektedir.Ancak, Mander vd., (1988) beton modelinde, kuşatma basıncı değerinin beton basınçmukavemetine bağlı olmadığı görülmektedir.Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Laboratuvarında yapılan deneylerde; betonarme karekolonlara eş merkezli eksenel yük verilip, LVDT okumaları elde edilmiştir. Bu kolonlar,Lusas sonlu elemanlar analizi programında modellenip, deney dataları ile karşılaştırılmıştır.Anahtar kelimeler: Kuşatılmış betonarme kolonlar, beton modeli, kuşatma basıncı, sonluelemanlar analizi.xvii

Şirzat Akgün
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kuşatılmış beton için önerilenfarklı davranış modelleri ve moment-eğrilik ilişkileri

Bu çalışmada geliştirilmiş Kent ve Park, Saatçioğlu ve Razvi ve Mander vd. tarafındankuşatılmış betonarme elemanlar için önerilmiş olan eksenel yük altındaki davranış modelleriincelenmiştir. Mander modeli için bilgisayar programı yazılarak betonarme yapıelemanlarının moment eğrilik ilişkileri elde edilmiştir. İncelenen modellerden Mander betonmodelinde kullanılan William ve Warnke beş parametreli kırılma kriterinin ihtiyaç duyduğumalzemeye bağlı değişkenleri moment-eğrilik ilişkilerine etkisi de ayrıca vurgulanmaktadır.Literatürden seçilen betonarme kolon kesitlerinin Mander metodu ile yanal kuşatma basıncıgöz önüne alınarak farklı eksenel yük seviyeleri için elde edilen moment-eğrilik ilişkileriveriler ışığında sunulmuştur. Sonuçlar mühendislikte kullanılan mevcut bir program ile dekarşılaştırılarak yazılan programın geçerliği gösterilmiştir.Anahtar kelimeler: Kuşatılmış beton modelleri, William-Warnke kırılma yüzeyi, moment-eğrilik ilişkileri.xiv

Turgay Çakmak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Burgu kazık temeller

Bu çalışma çürük zeminlerde uygulanan ve ekonomik avantajlar sağlayan Burgu Kazıktemeller hakkındadır. Burgu Kazık temeller, betonarme prefabrike olarak hazırlanmakta ve birburulma momenti ile zeminlere uygulanmaktadır. Böylece, çakma kazıklardaki ses, gürültü veçakma sırasında oluşan zemin titreşimlerinden dolayı civardaki yapılarda meydana gelenyapısal hasarlar önlenmektedir. Burgu Kazık temellerin dış yüzeyindeki helisel dişler,uygulama kolaylığı sağlamakla birlikte, kazık yüzeyini artırarak, kazığın taşıma kapasitesindede önemli artışlar sağlamaktadır. Halka kesit tasarımlarında ise daha fazla malzeme tasarrufusağlanabilmektedir.Çeşitli çap, boy, helis diş derinliği ve zemin taşıma gücüne bağlı olarak dolu kesitli ve halkakesitli Burgu Kazık temellerin taşıyacağı yükler, tablolar halinde mukayeseli olarakhesaplanmıştır.Burgu Kazık yapımında kullanılacak betonun kalitesi çok önemli olduğundan, beton kalitesikonusunda da, araştırma yapılmıştır. Bu kapsamdaki deneysel çalışmalarda; üç farklısu/çimento oranı, üç farklı çelik tel içeriği ve iki farklı çelik tel kullanılmıştır. Üç adet dekarşılaştırma yapabilmek amacıyla, çelik tel içermeyen, referans beton numunelerihazırlamıştır.Bu numunelere ait basınç dayanımı deneylerinin sonuçları incelenmiştir.Neticede; Burgu kazık temellerle ilgili, hesap esasları, seçilen değişkenler için kazık taşımagüçleri ve uygulanması gereken burulma momentleri ile kuvvet çiftlerinin hesaplarına yönelikMicrosoft Access ortamında bir bilgisayar programı hazırlanmış ve örnek bir betonarme hesapyapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Burgu Kazık Temel, Halka Kesit, Kazık Çakma şlemleri, ZeminTitreşimi, Burulma Momenti, Kazıkların Yük Taşıma Kapasitesi, Beton Basınç DayanımıJÜR :1- Doç. Dr. Asım GÜRALP (Danışman) Kabul tarihi: 21.02.20062- Prof. Dr. Faruk YÜKSELER Sayfa Sayısı: 1783- Prof. Dr. Mehmet Ali TAŞDEM R4- Prof Dr. Mehmet H. OMURTAG5- Doç Dr. Namık Kemal ÖZTORUN

Ali Necip Kocatürk
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kazıklı yanaşma yapıları etrafında gemi pervanelerinin neden olduğu erozyon

Dünya üzerinde deniz yolu ile yapılan taşımacılık hacmi toplam taşımacılığın % 90'ınatekabül etmektedir. Teknolojik gelişmelerle deniz yoluyla yapılan taşımacılıkta son derecemodern, yüksek hız ve güce sahip gemilerin kullanılmasıyla bu oran hızla artmış ve artmayadevam etmektedir. İşletme ve ekonomik nedenlerden dolayı gemilerin romörk yardımıalmadan kendi imkanlarıyla yanaşması tercih edilmiş, fakat bu yolla yapılan yanaşmalarsırasında taban erozyonu problemi ortaya çıkmıştır.Limanlarda yanaşma yapısının çevresinde oluşan ve yerel oyulma şeklinde kendini gösterenbu olay yapıları stabilite problemiyle karşı karşıya bırakmıştır. Konuyla ilgili yapılmış veyapılacak çalışmalar liman işletmecileri ve ilgili yapıların projelendirilmesini yapacakmühendisler için büyük önem arz etmektedir. Yapılan çalışmaların büyük emek ve süreistemesinden ve olaya etkili birkaç parametre dışındaki diğer değişkenlerle ilgili çalışmalarınazlığından olayın bütününün araştırılması daha uzun yıllar sürecektir.Bu çalışmada kazıklı olarak inşa edilmiş rıhtımlarda pervanelerden çıkan su jetlerininetkisiyle oluşacak oyulma mekanizması incelenmiştir. Çalışmada bir çift kazıktan oluşankazık grubu seçilmiştir. Kazıklar ard arda yerleştirilmiş, sabit olan birinci kazık ilearalarındaki mesafe değiştirilen ikinci kazığın oluşturdukları oyulma profilleri belirlenmiştir.Oyulma derinlikleri, oyulma ve yığılma profillerinin boyları ve bunların a/D parametresiyleolan ilişkileri üzerinde durulmuştur. Konuyla ilgili benzer çalışmaların yeterli olmamasıgruplar arasında ilişkilendirme yoluyla sonuçların değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Oyulma, Kazık grupları, Erozyon, Pervane, JetJÜRİ:1.Prof.Dr.Yalçın YÜKSEL2.Prof.Dr.Sedad KAPDAŞLI Kabul Tarihi:05.04.20063.Yrd.Doç.Dr. Yeşim ÇELİKOĞLU Sayfa Sayısı:107

Eyüp Şişman
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yatay yüklü düşey kazıkların arazi koşullarında modellenmesi ve hesap yöntemleri

ÖZETKazıklar ve kazıklı temeller yüzyıllardan beri insanoğlu tarafından yapı yüklerinin zeminegüvenle taşıtılamadığı durumlarda kullanılmaktadır. Kazıklar, düşey basınç, düşey çekme veyatay yöndeki yükleri karşılamak amacı ile inşa edilmektedir. Bu çalışma ise yatay yüketkisindeki düşey kazıkların hesap ve analiz yöntemleri ile arazide yapılan deney çalışmasınaait ayrıntıları içermektedir.Kazıklı temeller, özellikle gevşek ve problemli zeminlerde yapı yüklerinin daha derinlereaktarılması için çok eski tarihlerden beri kullanılmaktadır. Son 50 yıl içinde kazıklar ve kazıkgrupları üzerinde, güvenilir tasarım yöntemleri geliştirmek için çok yoğun ve kapsamlıanalitik ve deneysel çalışmalar yapılmıştır. Yapılan çok sayıdaki model ve gerçekdeneylerden kazık zemin davranışının analizi açısından önemli bilgiler elde edilmiştir.Bu tez çalışmasında, tabakalı zeminlerde imal edilen yatay yük etkisindeki düşey kazıklarınincelenmesi amacı ile arazi koşullarında bir deney çalışması yapılmıştır. Bu amaçlaKemerburgaz, stanbul'da iki çelik kazıkta deney yapılmıştır. Birinci kazığın dış çapı 16.5cm, et kalınlığı 0.4 cm ve gömülü boyu 8m, ikinci kazığın ise 7.5m.'dir. Kazıkların üzerinemonte edilen bir yükleme düzeneği kullanılarak, iki kazık da aynı anda yanal yük altındadeneye tabi tutulmuştur. Kazıkların uygulanan yükler altındaki davranışı bir inklinometreyardımıyla ölçülmüştür. nklinometre borusu ise kazığın iç kısmına yerleştirilmiştir.Arazideki deney sonuçları ile AllPile programının verdiği sonuçlar karşılaştırılmıştır. Kazık 1ve Kazık 2 için yapılan karşılaştırmalar 6. Bölüm'de anlatılmıştır. Kazık 1 için ortaya çıkankazık başı deplasmanlarının, deney sonuçları ve analiz sonuçlarının birbiriyle oldukça uyumluolduğu görülmüştür.Bölüm 2 ve Bölüm 3'te çeşitli yanal yüklü kazık analiz yöntemlerinden bahsedilmiştir. Bölüm4'te yanal yüklü kazıklarla ilgili yapılmış çalışmalar verilmiştir. Bölüm 5'te, arazi deneylerideney düzeneği, laboratuvar deneyleri, zemin stratigrafisi ve zemin sınıflandırmasıyapılmıştır. Kazık başı deplasmanlarının karşılaştırılması ise Bölüm 6'da verilmiştir. Bölüm7'de ise deney sonuçları yorumlanmıştır.xv

Gülnur Kayış
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Halat tendonlu ankrajlarda gerilme dağılımının belirlenmesi ve kazı derinligine bağlı olarak duvar hareketinin incelenmesi

Bu çalışma kapsamında deplasman olduğu belirlenen zemin çivili bir dayanma yapısındahareketi durdurmak amacıyla yapılan ek ankrajlardan biri donatılarak, ankraj üzerindeki yükdağılımı ve kazı derinliği arttıkça deplasmanda meydana gelen değişiklikler incelenmiştir.Dayanma yapısında oluşacak deplasman tahmini için bilgisayarda modelleme yapılmış veelde edilen sonuçlar sahada alınan ölçümlerle karşılaştırılmıştır.Ölçüm için titreşimli tel tipi 12 adet gerinim ölçer ve 1 adet yük hücresi kullanılmıştır. Ayrıcasöz konusu ek ankrajların civarında hareketi gözlemek için yerleştirilmiş bir inklinometreborusu da bulunmaktadır.Donatılan ankraj üzerinde performans deneyi yapılmıştır. Gerinim ölçerlerden okunan birimdeformasyon değerleri ankraj halatının elastisite modülü ile çarpılarak gerilmeye geçilmiştir.Ankraj kafasına yerleştirilen yük hücresiden alınan okumalardan ise ankrajda zamana bağlıoluşan yük kayıpları incelenmiştir.Sonuçta, yapılan ilave ankrajın yer değiştirmeleri engellemede etkili olmayacağı, bununyerine duvarın eğimli olarak tasarlanmasının daha yararlı olacağı yargısına varılmıştır.Anahtar kelimeler: geoteknik ankraj, ankrajlarda gerilme dağılımı, ankraj davranışı, yerdeğiştirme.JÜR :1. Prof. Dr. Sönmez YILDIRIM (Danışman) Kabul Tarihi: 24.01.20062. Prof. Dr. Kutay ÖZAYDIN Sayfa Sayısı: 1273. Prof. Dr. Mete NCEC K

Gözde İlknur Daldal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem etkisi altında dolgu duvarların betonarme çerçeve yapılar üzerindeki etkisi

Yapı yüklerinin ve yapı dinamik karakteristik değerlerinin değişiminde en önemli etki dolguduvarlardır. Yapı hesaplarında dolgu duvarlar yapısal eleman olarak göz önüne alınmayarak,yapıların deprem yüklerine göre hesabında ihmal edilmektedirler. Dolgu duvarlarınhesaplarda ihmal edilmesinin veya dikkate alınmamasının sebebi, dolgu duvar katlarının yatayrijitliğe etkisinin ispatlanmış, geçerli bir model olmaması ve önerilen modellerin hesapgüçlüğüdür. Bununla birlikte bina hesaplarında yalnız çerçeveden oluşan yapının periyodununmu, yoksa dolgu duvarlarla rijitlendirilmiş yapının periyodunun mu alınması gerektiği deönemli bir sorundur. Çünkü depremin başlangıcında dolgu duvarlarında etkin olduğu rijitlikoldukça yüksek, periyotlar ise son derece azdır. Deprem etkisi boyunca dolgu duvarlarınçatlaması ve devre dışı kalması sonucunda yapının periyodu çerçevelerden oluşan yapınınperiyoduna oluşacaktır. Dolayısıyla son durumdaki periyot klasik deprem hesaplarındabulunan periyotlara ulaşacaktır.Bu çalışmada, dolgu duvarların yapıya etkisi, kütle ve rijitlik artışı ile periyot azalmasınakatkısı irdelenecektir. Diğer yandan Deprem Yönetmeliği'nde verilen periyot hesapları iledolgu duvarlarının da katkısı dikkate alınarak bulunan periyot hesapları örnekler üzerindesınanacaktır.Çalışmanın 1. Bölümü'nde, tezin amacı ve konu ile ilgili yapılan çalışmalardan, 2. bölümündedolgu duvarların çerçeveye ve yapıya etkilerinden, 3. bölümünde dolgu duvarlı yapılarınserbest titreşim periyotları ve modellenmesinden, 4. bölümünde doğrusal olmayan statikçözümleme yönteminden (statik itme çözümlemesi) 5. bölümünde dolgu duvarlı yapılarınmodellenmesi ve analiz örneklerinden, 6. bölümünde sonuçların değerlendirilmesindenbahsedilmiştir.

Mehmet Yüksel Kızıloğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Betonarme kolonlarda kuşatma etkisi için sonlu eleman modeli

Özellikle Türkiye gibi mevcut yapı stoğunun değerlendirilmesi ve güçlendirilmesinde etkinbir şekilde kullanılan performansa dayalı tasarım yöntemlerinin kullanımındaki hızlı gelişme,betonarme elemanların eğilme davranışlarının basit ve gerçekçi bir şekilde modellenmesineduyulan ihtiyacı arttırmıştır. Literatürde mevcut deneylerin bir kısmını temel alarak türetilenampirik modellerde (Kent ve Park 1971, Sheikh ve Üzümeri, 1983, Mander vd. 1988, vb.)kuşatma basıncının hesaplanmasında kullanılan pek çok genelleştirici varsayımbulunmaktadır. Bu konu üzerine yapılan çalışmalarda kullanılan yaklaşımların yetersiz kaldığıdurumların bulunması ve genel bir modelin önerilememesindeki başlıca neden, yanaldonatıların çekirdek betona uyguladıkları kuşatma basıncının hesaplanmasında kullanılanvarsayımların gerçekten uzak kalmasıdır.Bu çalışmada, betonarme kolonların, eksenel yük etkisindeki davranışlarında, yanaldonatıların beton çekirdek üzerine uyguladıkları kuşatma etkisi araştırılmıştır.Günümüz betonarme yönetmeliklerinde, kolonlar için halihazırda kuşatma basıncıhesaplarında kullanılacak bir bağıntı bulunmadığından literatürde önerilmiş bazı analitikyöntemlerin kullanılması kaçınılmaz olmaktadır. Bunun sonucunda ise güvenli taraftakalabilmek adına gereğinden fazla donatı kullanımı maliyeti artırabileceği gibi yanaldonatının hatalı kullanımı veya seçimi sonucunda oluşabilecek durumların araştırılması uygunolacaktır.Bu tez kapsamında; çekirdek beton etrafındaki donatı etkisi bir yay sistemiyle tanımlanmayaçalışılmış, boyuna donatı yüzdesi, boyuna donatı sayısı ile çapı, etriye aralıkları, betonmukavemeti gibi parametreler göz önüne alınarak, öncelikle kuşatma basıncı ve yay katsayısıolmak üzere tüm değerlerdeki değişimlerin kolonların gerçek davranışına uygun olupolmadığı araştırılmıştır (kolon düktilitesinin değişimi incelenmemiştir).LUSAS programında Sonlu Elemanlar yöntemiyle 3D olarak modellenen kolonlarda,izotropik hasar modeli kullanılarak, doğrusal olmayan analiz yapılmış ve yukarıda bahsedilenparametrelerin değişimleri incelenmiştir. Taşıma gücünü doğru olarak hesaplamada en önemlikriter olan kuşatma basıncının belirlenmesinde, bu parametrelerin değişimlerinin dikkatealınması gerekliliği vurgulanmıştır.Anahtar kelimeler: Kuşatılmış betonarme kolonlar, kuşatma etkisi, kuşatma basıncı, yanaldonatı, doğrusal olmayan analiz, sonlu elemanlar yöntemi.

Fatih Söylemez
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mevcut betonarme binaların performans analizleri

Bu tez çalışmasında, yapı mühendisliğinin en güncel konularından biri olan ve halengelişmekte olan ?Performansa Dayalı Tasarım? kavramı ve buna bağlı olarak doğrusalolmayan statik analiz yöntemleri üzerinde durulmuştur. Statik itme analizi (pushover) veperformans değerlendirme yöntemlerinden Kapasite Spektrumu Yöntemi ile DeplasmanKatsayıları Yöntemi anlatılmaya çalışılmıştır. Deplasman Katsayıları Yöntemi kullanılarak,öncelikle eski yönetmeliklere göre inşa edilmiş dört katlı betonarme bir yapının mevcut vegüçlendirilmiş durumlarının performansları değerlendirilmiştir. Yine, yeni yönetmeliğe göreinşa edilmiş dört katlı betonarme bir binanın performansı Deplasman Katsayıları Yöntemi iledeğerlendirilmiştir.Sözü edilen binalarda, deprem güvenliği seviyesini belirleyen taşıma gücü ve süneklikkapasitelerini bulmaya yönelik çözümlemeler yapılmış, ABYYHY 97'den elde edilen elastiktaban kesme kuvveti oranları ile statik itme analizlerinden elde edilen oranlar irdelenmiştir(over-strength). Bu amaçla gerçekleştirilen, doğrusal olmayan statik analizlerden elde edilensonuçlar, hali hazırda taslak olan ve ?Mevcut Binaların Değerlendirilmesi veGüçlendirilmesi? konusunu da kapsayan yeni deprem yönetmeliğinin (ABYYHY Taslak,2005) öngördüğü performans kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Aynı zamanda elde edilensonuçlar FEMA'nın öngördüğü kriterlere göre de değerlendirilerek ABYYHY 2005' inverdiği sonuçlarla karşılaştırılmıştır Sonuç olarak, performans seviyesi belirlemesinde çokyakın sonuçlar ortaya koyan yöntemlerden, şekil değiştirmeye göre performansdeğerlendirmesi yapan ve daha belirgin limitleri olan ABYYHY 2005'nin, hasar seviyesi vedağılımı tahmininde FEMA'ya göre daha net, detaylı ve gerçekçi sonuçlar verdiğigörülmüştür. Yer değiştirmeye dayalı tasarım yöntemlerinin, gelecekte kuvvete dayalı tasarımmetotları kadar etkin olacağı ve bunun gerekliliği vurgulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Mevcut Binalar, Performans Değerlendirme, Kapasite SpektrumuYöntemi, Deplasman Katsayıları Yöntemi, Doğrusal Olmayan Analiz, Pushover Analiz,

İsmet Koparan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Sıvılaşmanın nümerik yöntemlerle modellenmesi

Depremler sırasında yapıların zarar görmesine neden olan önemli etkenlerden birisi temelzemininde taşıma gücü kaybının ortaya çıkmasıdır. Temel zemininin kumlu zeminlerdenoluşması durumunda sıvılaşma, taşıma gücü kaybının başlıca nedeni olmaktadır.Bu çalışmada, zeminlerde sıvılaşmaya yol açan etkenlere ve mekanizmalara açıklık getirmekamacı ile bir seri sayısal analizler gerçekleştirilmiştir. Sayısal analizlerde LASS III (Dikmen,1979) bilgisayar yazılımı kullanılmış, nümerik modelde zemin davranışını modelleyenmalzeme parametrelerinin değerleri parametrik çalışmalar ile belirlendikten sonra, sıvılaşmayıetkilediği bilinen faktörlerden en önemlilerinin değişken değerleri ile arazi davranış analizlerigerçekleştirilmiştir. Nümerik analizlerde 20m kalınlığında uniform bir kum tabakasınındavranışı, 1999 Kocaeli depremi Arçelik kaydı taban kayasında etkiyen bir yer hareketi olarakkullanılarak incelenmiştir.Yeraltı su seviyesi zemin yüzüne yakın kabul edilmiş, derinliğinin zemin davranışını vesıvılaşma oluşumunu büyük oranda etkilediği gösterilmiştir. Kumun sıkılık derecesi ve sugeçirgenliği ile sarsıntı şiddetinin sıvılaşma üzerinde etkisi ayrıntılı olarak incelenmiştir.Gerçekleştirilen analizler sonucunda, yüksek geçirgenliğe sahip (k=10-2 m/sn) kumçökellerinde, sarsıntı şiddeti ve sıkılık derecesinden bağımsız olarak, sıvılaşma oluşmadığıgözlemlenmiştir. Sıvılaşmaya yol açan boşluk suyu basınçlarının sarsıntı şiddeti yanındakumun permeabilitesi ve sıkılık derecesinden doğrudan etkilendiği gösterilmiştir. Depremhareketinin iki yatay bileşeninin birlikte etkimesinin analizlerde gözönüne alınması, sıvılaşmaoluşumu ve derinliği üzerinde iki yönlü yer hareketlerinin oldukça büyük olumsuz etkileriolacağını göstermiştir. Tek yönlü yer hareketi etkisinde sıvılaşma derinliğinin 10m'yiaşmadığı, gevşek olmayan kumlarda 6-7m ile sınırlı olduğu, ancak iki yönlü yer hareketlerietkisinde sıvılaşma derinliğinin 15 m'yi geçebileceği gözlenmiştir.Analiz sonuçları zemin yüzünde uygulanan sürşarj yüklerinin sıvılaşma direncini önemlioranda arttırdığını ve sıvılaşma derinliğinin azalması sonucunu doğurduğunu göstermektedir.Uniform kum tabakası içinde daha az geçirgen bir tabakanın mevcut olması durumunda,depremler sırasında boşluk suyu basıncı oluşumu önemli ölçüde etkilenmekte, daha azgeçirgen tabakanın hemen altında büyük basınç artışları meydana gelmekte ve sıvılaşantabaka derinliği artmaktadır. Gerçekleştirilen az sayıda analiz deprem hareketininözelliklerinin de zemin davranışı üzerinde önemli etkileri olabileceğini göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Sıvılaşma, sayısal modelleme, efektif gerilme analizi

Murat Tonaroğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Sismik izolasyon sistemlerinin maliyet analizi

Taban izolasyonunun teorisi ve uygulaması son otuz yıl içerisinde geliştirilmiştir. Tabanizolasyonu, yapının depreme dayanma kapasitesini arttırmak yerine, depreme karşı tepkisiniazaltma esasına dayanmaktadır. Bunun için yapı ile temel arasına düşük yatay rijitliği olanyapı elemanları yerleştirilir. Böylece yapıda yer hareketinin yani depremin neden olacağı,zorlamalar azaltılabilmektedir.Bu tez çalışmasında, taban izolasyon sistemleri esas olarak kauçuk esaslı ve kayıcı sistemlerolmak üzere iki ana gruba ayrılmıştır. Taban izolasyonunun teorik esasları açıklanmış, vehareket denklemlerinin çıkarılışı sunulmuştur. ki ana gruba ait izolatörlerin, mekanikkarakteristikleri ve modellenmesi konuları tarif edilmiştir.Tez çalışmasının konusu olarak, iki adet yapı modeli dikkate alınmış, taban yalıtımlı veankastre olarak, yapı modelleri Sta4Cad bilgisayar programları ile çözülmüş ve her iki durumiçin boyutlandırma yapılarak yapı maliyetleri araştırılmaya çalışılmıştır.

Ahmet Tolay
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Betonarme eğilme elemanlarında moment yeniden dağılımının incelenmesi

Süneklik betonarme yapıların tasarımında özellikle aranan niteliklerden biridir. Sünek yapılarfarklı oturmalara, sıcaklık değişimlerine ya da yük değişimlerine bağlı olarak oluşan zorakideformasyonlara sünek olmayan yani gevrek yapılara göre daha iyi uyum sağlarlar. Süreklibir kirişte taşıma gücü limit durumunda göçme evresine kadar plastik şekil değiştirmeyapılmasını sağlayabilmek için yeterli sünekliğin olması gerekir. Sürekli bir elemanın fazlazorlanan kesitleri yeterli süneklikteyse tasarımcı yapının uyum özelliğini kullanarak kuvvet vemomentleri daha az zorlanan kesitlere dağıtabilir. Bu sayede fazla zorlanan kesitlerdeki donatıyoğunluğu azaltılmış ve daha ekonomik bir tasarım yapılmış olur. Bu tezde lineer elastikanaliz yöntemi kullanılarak tüm yükle yüklü ve elverişsiz hesap yükleri ile yüklenmiş üçfarklı betonarme yapı analiz edilmiş ve moment yeniden dağılım yüzdelerine göre TS500-2000 ve ACI318-02 standartları arasında karşılaştırmalı bir çalışma yapılmıştır.

Hakan Olguner
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul kıyı alanları yönetimi ve Silivri kıyı alanı stratejik planlaması

Tüm Dünya'daki hassas kıyı alanlarındaki nüfus artışı, sanayi ve turizmin gelişmesi; denizkaynaklarının aşırı tüketimi ile karşı karşıyadır. Küresel iklim değişimine bağlı olarak, doğalafetlerin ortaya çıkış riski de artmıştır. Sonuç olarak, ilgi alanlarının çatışması daha fazlagörülmekte, doğal ve çevresel kaynakların sürdürülebilir kullanımı üzerinde tehditleroluşmaktadır.Bu çatışmaların çözümüne yardım etmek için, BKAY geliştirilmiştir. Bütünleşik KıyıAlanları Yönetiminin (BKAY) genel amacı; kıyı alanlarında sürdürülebilir gelişmeyigerçekleştirmek ve kıyı alanlarındaki çeşitliliği korumak olan devamlı bir süreçtir. BKAY;toplumun şimdiki ve gelecekteki ihtiyaçlarına en iyi hizmet edebilecek kullanımların bileşimihakkındaki kararları uygular. BKAY; hem çevre, hem de ekonomik avantajlar sağlar. Bukapsamda, geri dönüşü olmayan çevresel zararların engellenmesine veya azaltılmasına, uzunvadede mali kazançların elde edilmesine yardımcı olur.BKAY'nin gerçekleştirilmesinde iki önemli konu tanımlanabilir; 1) Resmi düzenlemeler;kurumsal düzenlemeler- yönetimdeki yatay ve dikey bütünleşmeyi sağlayan bir idari yapı;yasal düzenlemeler - yasalar, anlaşmalar, kararnameler ve mevzuatlarla yönetimin mümkünhale getirilmesi; mali düzenlemeler- işlem süresince masrafları karşılayacak kaynakbulunması. 2) Bilginin hazırlanması; yöntemler, araçlar ve tekniklerle yöneticilere kararvermeleri için gereken bilgiyi sağlamak.Bir BKAY programında 4 aşama vardır; Sorunun Tanımlanması (Araştırma veDeğerlendirme), Planlama (Veri Toplama, Politika Geliştirilmesi ve Karar Verilmesidahildir), Uygulama (Plan Uygulaması, Gerçekleştirme, Bakım ve İzleme dahildir), veDeğerlendirme (İnceleme ve Genel Görünüş). Bu aşamalar ile doğrusal bir süreç yerine,döngüsel ve iteratif bir yol izlenmektedir.xv

Zeynep Üzmez
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Çok katlı çelik yapılarda performansa dayalı tasarım kriterleri

Son yıllarda yaşanan büyük depremlerden sonra yapı dünyası hem ekonomiyi hem de güvenliyapı tasarımını içinde barındıran yeni tasarım metodlarına ihtiyaç duymaktadır. Mevcutdeprem yönetmeliklerinin bu ihtiyacı karşılayamaması üzerine deprem mühendisliğinde yenitasarım yöntemleri ortaya çıkmıştır.Bu çalışmada çok katlı çelik yapıların performansa dayalı tasarım yöntemleri üzerindedurulmuştur. Örnek olarak 10 katlı çelik bir çerçeve ele alınmış, kapasite spektrum metodu vedeplasman katsayıları metodu kullanılarak performans değerlendirilmesi yapılmıştır. Bununlabirlikte taşıyıcı sistemin ve yapı elemanlarının sahip olması gereken nitelikler anlatılmıştır.

Gökhan Şen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Labirent yan savaklarda savak katsayısının tayin edilmesi

Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda, yan savaklar genellikle akıma paralel şekildeyerleştirilmişlerdir. Uygulamalarda trapez, dikdörtgen, üçgen yan savaklar kullanılmış ve busavaklar hakkında bir çok deneysel çalışma yapılmıştır. Savaklanma uzunluğunu arttırmakiçin uzun kretli labirent savaklar, Ördek ağzı savaklar gibi yapılar genellikle akıma dikyerleştirilecek şekilde kullanılmışlardır.Yan savaklar barajlarda, kıta içi su yollarında, akarsularda, yağmur suyu ve birleşik sistemkanalizasyonlarda vb. uygulamalarda genellikle su seviyesinin kontrolü için kullanılırlar. Butip yapılarda labirent yan savak kullanımı daha önce denenmemiştir.Bu çalışma ile yan savak olarak kullanılacak labirent savağın yan duvarlarının farklı kesişmeaçılarında ve farklı kret yüksekliklerinde laboratuvar modelleri kurulmuştur. Boyut analiziyapılarak labirent yan savak debi katsayısına etki eden boyutsuz parametreler tespit edilmiştir.Bu boyutsuz parametreler dikkate alınarak SPPS programında regresyon analizi yapılmış veCd debi katsayısını veren formül çıkartılmıştır. Deney sonuçları ile formülden elde edilensonuçlar karşılaştırılmış ve %80'in üzerinde deney sonuçlarını yansıttığı tespit edilmiştir.Bu konu hakkında çok fazla deney yapılmadığı için hala bazı noktaların araştırılması gereğiortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Yan savak, debi katsayısı, labirent savak, eşik yüksekliği

Ercan Özkan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Uzun kaynaklı demiryolu hatlarında yanal stabilite

Ülkemizdeki demiryolları yıllar süren ihmaller ve ilgisizlik sonucu modern teknolojininoldukça gerisinde kalmıştır. Bununla birlikte, artan yük ve yolcu ulaşım talebi karşısındademiryollarımız diğer ulaştırma sistemlerine nazaran oldukça verimsiz kalmıştır. Günümüzdedemiryollarında yapılan çeşitli iyileştirme çalışmaları ise zaman zaman trajik kazalarlasonuçlanmaktadır.Bu tez çalışmasında uzun kaynaklı demiryolu hatlarında yanal stabilite konusu incelenmiş veburkulmaya neden olan parametreler irdelenmiştir. Bu bağlamda öncelikle demiryoluyapısının zorlanması anlatılmıştır. Sonra sırasıyla demiryolu üstyapısı mekanik bir sistemolarak incelenmiş ve yolda ortaya çıkan dirençler ele alınmıştır. Daha sonra, uzun kaynaklıdemiryollarında yanal stabiliteyi inceleyen başlıca yöntemler sırasıyla anlatılmıştır. Heryöntem anlatımı sonunda etki parametrelerine bağlı olarak yanal stabilitenin değişimininincelendiği grafikler verilmiştir. Çalışmanın son kısmında ise bu yöntemlerin birkarşılaştırması yapılmıştır.

Fevzi Burak Yazıcıoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mevcut bir okul yapısının performans yaklaşımıyla güçlendirilmesi

Deprem bilinci ve güçlendirmeye muhtaç yapıların önemi, ülkemizde sürekli unutulup büyükdepremden sonra yeniden gündeme gelmektedir. Genellikle yeni yapılacak yapılar üzerinebulunan yönetmeliklerin mevcut yapıları inceleme konusunda yetersizliği sebebiyle ?MevcutBinaların Değerlendirilmesi ve Güçlendirilmesi? eklenmiştir. Mevcut yapıların depremsırasındaki davranışlarının ve oluşacak hasarların tahmin edilebilmesi, gerekirsegüçlendirmenin yapılması ve bu problemlere gerçek yaklaşım için kullanılacak çözümyöntemi oldukça önemlidir.Bu çalışma kapsamında, Bayındırlık Bakanlığı' nın yaygın olarak kullandığı 1.deprembölgesinde bulunan tip projeli bir ilköğretim okulunun, doğrusal olmayan analizyöntemlerinden statik itme yöntemiyle performans değerlendirmesi yapılmış ve uygulanan üçgüçlendirme şeklinin yapının performansına etkisi incelenmiştir.Statik itme yöntemi göz önüne alınan yapıya uygulanırken SAP 2000-v9.1.5 kullanılmıştır.Taşıyıcı sistem elemanlarının yük-şekil değiştirme ilişkilerini tanımlamak üzere yapısalelemanlar için moment-eğrilik diyagramları XTRACT 3.05, kolon ve perdeler için ise akmayüzeyleri PCACOL programlarıyla elde edilmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde performansa dayalı tasarım yaklaşımına genel bir girişyapılmıştır. İkinci bölümde, performans seviyeleri ve aralıkları FEMA-356 esasına göre tarifedilmiş, üçüncü bölümde, FEMA-356 yönetmeliğine göre statik itme analizi anlatılmıştır.Dördüncü bölümde FEMA-356 ya göre yapı ve eleman kabul kriterleri anlatılmış, beşincibölümde ise mevcut bir okul yapısının performans değerlendirmesi statik itme yöntemiyleyapılmıştır. Altıncı bölümde ise performans değerlendirmesi yapılan mevcut yapıda üç farklıgüçlendirme şekli üzerine çalışılmış ve güçlendirilmiş yapıda performans değerlendirmesiyapılmıştır. Son bölümde ise mevcut ve güçlendirilmiş sistemlerin statik itme çözümlemesisonuçları karşılaştırılmalı olarak irdelenmiş, tablo ve grafikler üzerinde sonuçlaryorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Statik itme çözümlemesi, güçlendirme, performansa dayalı tasarımxviii

Fuat Akkan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Demiryolu üstyapısının dinamik analizi

Ulaştırma sistemleri içerisinde önemli bir yere sahip olan demiryolları, özellikle son 50 yıliçerisinde hızlı bir gelişim göstermiştir. Günümüzdeki gelişmeler doğrultusunda hatkapasitesindeki artışın yanısıra artan hız ve yük taşıma kapasitesi, bu sistemin veriminiartırmakla birlikte birtakım problemleri de beraberinde getirmektedir. Bu koşulların, aşırıdinamik zorlanmalara neden olmasının yanısıra; tekrarlı dinamik dingil yükleri, taşıt ve yolelemanlarında önemli yorulma hasarlarına yol açabilmektedir. Bu durum yolcu konfor vegüvenliğini olumsuz etkilemekte, ayrıca bakım ve onarım masraflarının da artmasına nedenolmaktadır. Olası problemleri en aza indirgemek amacıyla, hem yol tasarımı için rijit üstyapıseçenekleri, hem de balastlı üstyapı uygulamaları için uygun tasarım ve üstyapı bileşenleriaraştırılmaktadır.Raylı sistemler elastik yapıları nedeniyle yüksek hız ve artan dingil yükleri altında oldukçafazla titreşime ve zorlayıcı kuvvetlere maruz kalmaktadırlar. Bu kuvvetlerin frekans bölgeleri,özellikle rezonans titreşimleri açısından bilinmeye değerdir. Zira zorlayıcı kuvvetlerden birveya birkaçının frekansı sistemin doğal frekansıyla çakıştığı takdirde, titreşim genliğiaçısından tahrip edici özelliğe sahip rezonans titreşimleri meydana gelmektedir. Dolayısıylarezonans titreşimleri ve istenmeyen dinamik problemlerle karşılaşılmaması için taşıt ve yolbileşenlerinin dinamik davranışları çok iyi tanımlanmalı, alternatif yol tipleri için uygundinamik modeller kurulmalı ve tasarım safhasında kapsamlı bir dinamik analiz yapılmalıdır.Bu çalışmada ?Demiryolu Üstyapısının Dinamik Analizi? konusunda bir incelemesunulmuştur. İlk bölümde konuya kısaca giriş yapıldıktan sonra, ikinci bölümde öncelikledemiryolu üstyapı tipleri ile yol yapısına gelen etkiler kısaca ele alınmış ve demiryoluyapısının zorlanmasına yönelik günümüze kadar yapılan çalışmalara ilişkin genel bir bilgisunulmuştur. Üçüncü bölümde, ?Titreşim Analizi? başlığı altında, ilgili tanımlamalara yerverilmiş ve sistemlere yönelik titreşim analizi genel bir şekilde anlatılmıştır. Bu çalışmanınana içeriğini kapsayan dördüncü bölümde ise, taşıt-yol bileşenlerine ilişkin dinamik özellikler,taşıt-yol sisteminde oluşabilecek dinamik problemler, taşıt ve yola ilişkin dinamik modellerile yol tasarımı için gerekli olan dinamik analizler için kullanılabilecek çözüm teknikleriincelenmiştir. Ayrıca seçilen standart yol modeli için frekans tanım alanlı çözüm metodu ileanalitik çözümlemeler yapılarak, farklı yol bileşenlerinin kullanılması durumunda elde edilensonuçlar Ek 1'de sunulmuştur. Sonuçlar bölümünde ise, gelecekte yapılacak çalışmalara ışıktutması açısından genel tavsiyelerde bulunulmuş ve bu çalışmanın sonucunda elde edilenbilgiler ışığında da birtakım önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Demiryolu üstyapısı, demiryolunun dinamik modellenmesi, dinamikanaliz, titreşim, frekans tanım alanı, zaman tanım alanı.

Nezihe Sevgi Yalçın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Viskoelastik dikdörtgen levhaların stabilitesinin 3. mertebeden gelişmiş plak teorisiyle analizi

VİSKOELASTİK DİKDÖRTGEN LEVHALARIN STABİLİTESİNİN 3. MERTEBEDENGELİŞMİŞ PLAK TEORİSİYLE ANALİZİAyfer TEKİNÖZETBu çalışmada, mühendislik hesaplamalarında yaygın olarak kullanılan klasik Kirchhoff-LovePlak Teorisi ile 3. mertebeden geliştirilmiş Kromm Plak Teorisinin denklemleri kullanılarak,iki teori arasında kıyaslama yapabilmek amacıyla, dört kenarından basit mesnetli olarak elealınan viskoelastik malzemeden hazırlanmış levha ve şerit-levhaların stabilitesiproblemlerinin formülasyonu yapılmıştır. Bu amaçla, sayısal sonuçların elde edilmesi içingerekli algoritma yapılarak MATLAB ile programlanmıştır.t = 0 ve t = ∞ değerleri için, tek eksenli ve iki eksenli yüklemelere maruz, farklı kalınlıklardave farklı elastisite modülü oranları için, şerit ve kare levhada meydana gelen kritik yük vekritik zaman hesaplanmıştır. Ayrıca farklı viskoz malzeme parametrelerinin, kritik yük vekritik zaman üzerindeki etkisi incelenmiştir.Bu parametrelere bağlı olarak bulunan sayısal sonuçlar tablolar halinde verilerek, kullanılaniki teoriden biri olan, 3. mertebeden geliştirilmiş Kromm Plak Teorisinin çok daha hassassonuçlar verdiği ve hem mühendislik hem de bilimsel hesaplamalarda göz önüne alınmasıgerekliliği tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Viskoelastisite, kompozit malzeme, stabilite, plak teorileri.

Ayfer Tekin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Trafik ve değişkenlerinin üstyapı maliyetlerine etkisinin ömür döngü maliyet analizi ile incelenmesi

Karayolu üstyapısı; kaplama, temel ve alt temel olmak üzere üç ana tabakadan meydanagelmektedir. Yapımından itibaren üstyapının ömrü, yolun tipine bağlı olarak 15-30 yılarasında değişmektedir. Bu süreçte yol üstyapısının bakım ve onarım çalışmaları büyük önemarz etmekte ve farklı alternatiflerin üretilip bu alternatiflerden en uygun çözümün eldeedilmesi, kısıtlı kaynakların yerinde kullanılması açısından büyük önem taşımaktadır.Karayolu üstyapısının bakım ve onarımı esnasında sadece bakım ve onarım maliyetlerini esasalan bir değerlendirme yapılması gerçekçi olmamaktadır. Çünkü bakım ve onarım çalışmasıesnasında, yol hizmete açık olup; yolun kapasitesinde, hizmet verme kabiliyetinde azalmalarsöz konusu olmakta ve kullanıcılar bu nedenle de kayba uğramaktadırlar.Ömür Döngü Maliyet Analizi (ÖDMA) çeşitli yatırım alternatiflerinin maliyetlerininverimliliğini değerlendiren ekonomik bir analiz olarak tanımlanır. Bu nedenle bakım veonarım maliyetlerinin değerlendirilmesinde ÖDMA'nin yapılması gerekli olmaktadır.Bu çalışmada, karayolu altyapısı üstyapısı ve üstyapı kaplama tipleri ile ilgili bilgi verilmekte,üstyapının inşası, bakımı ve onarım çalışmaları ile, çalışmaların kullanıcıya olan maliyetini dedikkate alan ömür-döngü maliyet analizinin ( Life-Cycle Cost Analysis-LCCA) tarihçesi,tanımı kullanım alanlarıyla ilgili literatür bilgileri aktarılmıştır. Ayrıca bu çalışma kapsamındaLCCA analizinde kullanılan RealCost yazılımının kullanımı açıklanmış ve yıllık trafik artışyüzdesi ile trafik hacminin değişiminin proje ömrü boyunca kullanıcı ile yapım ve bakımcıkuruma olan maliyetlerinin değişimi incelenmiştir.Anahtar kelimeler: Karayolu, Üstyapı, Kullanıcı Maliyetleri, Ömür Döngü Maliyet Analizi,RealCost.JÜR :1. Yrd. Doç. Dr. Halit ÖZEN (Danışman) Kabul Tarihi: 21.09.20062. Yrd. Doç. Dr. smail ŞAH N Sayfa Sayısı: 823. Yrd. Doç. Dr. Murat ERGUN

Aydın Umut Yüksekli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Şantiyelerde malzeme kayıplarının nedenleri ve önlenmesi üzerine sektörel bir inceleme

Günümüz inşaat sektöründe yaşanan rekabetçi ortam, sektör içindeki inşaat firmalarının karmarjlarının azalmasına sebep olmaktadır. Bu etki nedeniyle inşaat firmaları işlerinekonomisine daha fazla eğilmeye başlamakta ve buradan hareketle karlarının artmasınayönelik çeşitli uygulamalara başvurmaktadırlar. Malzeme kayıplarının önlenmesine yönelikçalışmaları da içeren malzeme yönetimi konusu, bu uygulamalardan biri olarak karşımızaçıkmaktadır.Bu çalışmada, sektörde yer alan inşaat firmalarında yaşanan malzeme kayıplarının üzerindedurulmuş, sebepleri incelenmiş, önlenmesine yönelik çözüm önerileri getirilmeye çalışılmışve Türk inşaat firmalarının bu konuya bakış açılarını değerlendirmek amacıyla anketçalışması yapılmıştır.nşaat sektöründe şantiyelerde malzeme kayıplarına sıklıkla rastlanmaktadır. Önceleri her nekadar bu kayıplar göz ardı edilmeye çalışılmış olsa da gelinen günümüz şartlarında üzerindeinşaat firmalarınca durulmaya başlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Malzeme kayıpları, malzeme yönetimi, Türk inşaat sektörü.

Baki Dalaman
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Tekli perfore kıyı duvarlarında hidrolik performans

Kıyı koruması için kullanılan en yaygın yapı tiplerinden biri olan kıyı duvarları, koruduklarıalanda genellikle erozyon ve su baskınını önlemek ve dalga etkilerinin duvarın arka tarafınageçmesini engellemek amacıyla kullanılmaktadırlar. Bu amaç doğrultusunda inşası için dahaaz yer, malzeme ve zaman gerektiren düşey kıyı duvarları tercih edilmektedir. Fakat buduvarların düşey ve geçirimsiz yapıları duvar önünde gelen dalgaların şiddetli yansımalaroluşturmasına sebep olmaktadır. Bu durum liman girişlerinde küçük teknelerin manevralarını,yanaşma hareketlerini ve liman içindeki yolcu/yük indirip bindirme gibi faaliyetlerizorlaştırmaktadır. Ayrıca yapı önündeki yansımalardan dolayı düşey duvarın topuk kısmındaoyulmalar dolayısıyla da erozyon meydana gelebilmektedir. Düşey kıyı duvarlarının buolumsuz etkilerini önlemek amacıyla perfore kıyı duvarları tercih edilmektedir.Bu çalışmada tekli perfore düşey duvarların hidrolik performanslarında dalga yansıması veiletimini araştırmak amacıyla bir dizi deneysel yapılmıştır. Deneyler düzenli dalgakoşullarında yapılmış ve dalga aşmasına müsaade edilmemiştir. Yapı porozitesini sağlayanboşluklar dairesel olarak seçilmiştir. %20, %26, %40 poroziteli olmak üzere üç farklı perforeduvar modeli ile çalışılmıştır.Deneysel çalışma sonucunda düşey perfore duvarlarda yansıma ve iletim verimliliğinde rölatifdalga yüksekliği ve yapı porozitesinin en etkili parametreler olduğu sonucuna varılmıştır. Herüç duvar karşılaştırıldığında %40 poroziteye sahip duvarda en düşük yansıma ve en yüksekiletim elde edilmiştir. Dalga yüksekliklerinin artmasıyla yansımanın arttığı görülmüştür.Dalga yansıması ve iletimin dalga periyodundan bağımsız olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Tekli perfore düşey duvarlar, hidrolik performans, dalga yansıması,dalga iletimi

Bahar Özöğüt
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ağva plajı'nın kıyı süreçleri açısından jeolojik evrimi

Bu çalışma, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü nşaat Mühendisliği AnabilimDalı Kıyı ve Liman Mühendisliği Programında Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanmıştır.Dalga etkisinin incelemesinde Şile Meteoroloji stasyonu'ndan 1986-2006 yılları arasındakirüzgar verileri alınmış ve dalga istatistiği yapılarak rüzgar etkisinde oluşabilecek dalgalarınözellikleri hesaplanmıştır. Bunun yanında Nato Tu-Waves kapsamında Ağva bölgesine enyakın dalga atlası kullanılarak rüzgar ve dalga istatistiği yapılmış ve bu atlasa göre dalgaözellikleri ortaya çıkartılmıştır. Bu iki ayrı veriye ek olarak Boğaziçi Üniversitesi'nin Kilyoskampusü projesi kapsamında incelemiş olduğu Wheather in the Blacksea ?I? Bölgesi analizidiğer iki analizin değerlendirmesinde ve doğruluğunda kullanılmıştır. Buradan elde edilendeğerler neticesin kıyı boyu katı madde taşınım miktarları tespit edilmiş ve yorumlanmıştır.Jeolojik ve jeomorfolojik temel üzerine kurulan evrim, meteorolojik verilerin analizlerininkıyı mühendisliği içerisindeki akıntı-dalga mekaniği ve katı madde taşınımı ile sentezlenmesisonucunda gelişmiş, uzaktan algılama adı altında farklı zaman dilimleri içerisinde çekilmişuydu görüntüleri ve bitki yaşamının ortama olan katkısıyla inceleme nihai haline gelmiştir.Anahtar kelimeler: Ağva, plaj, evrim, jeoloji, jeomorfoloji, kıyı mühendisliği, uzaktanalgılama, iklim.ix

Çağdaş Coşkun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek sıcaklık etkisinde beton davranışı

Yüksek Sıcaklık Etkisinde Beton DavranışıNesil MAHSANLARÖZETHerhangi bir nedenle yüksek sıcaklık etkisine maruz kalan betonarme elemanlardabetonun ve çeliğin mekanik ve fiziksel özelliklerinde değişiklikler meydana gelir. Budeğişikliklerin sonucu olarak betonda çatlama ve parça atma gözlenirken aderanstaönemli kayıplar oluşmaktadır. Bu nedenle yangın gibi yüksek sıcaklık etkisine maruzkalmış yapıların onarım veya yıkımına karar vermeden önce yapının son durumunundoğru değerlendirilmesi gerekir.Bu çalışmada yüksek sıcaklığın ve söndürme türünün betonun fiziksel ve mekaniközelliklerine etkileri deneysel olarak araştırılmıştır. Bu amaçla CEM I 42.5 R çimentosu,silis esaslı agregalar ve %10 ikameli olarak katılan silis dumanı, uçucu kül, cüruf gibifarklı puzolanlar kullanılarak üretilen betonlar 100, 200, 300, 600, 900 ve 1200ºC gibifarklı sıcaklıklara maruz bırakılmış, soğutma işlemi havada ve suda olmak üzere ikigrupta gerçekleştirilmiştir. Oda sıcaklığına kadar soğutulan numunelerde kontroldeneyleri yapılmış, aynı numunelerde rengin bileşenleri olan tür, değer ve doymuşluk,tayfsal ışık ölçer ile sayısal olarak belirlenmiştir.Deney sonuçlarından, yüksek sıcaklık etkisinde kalan betonun basınç dayanımındameydana gelen değişim ile, rengin tür bileşeninde meydana gelen değişimin paralellikgösterdiği tespit edilmiştir. Betonun basınç dayanımı değişimi ile renk değişimi arasındailişki kurulmuştur. Bu ilişkiden yararlanılarak yüksek sıcaklık etkisine maruz kalanyapılarda renk ölçümü yapılarak elemanın maruz kaldığı sıcaklık derecesi ve basınçdayanımında meydana gelen kayıplar hakkında fikir edinilebileceği kanısına varılmıştır.Anahtar kelimeler: Basınç dayanımı, beton, puzolan, renk, yüksek sıcaklık.

Nesil Mahsanlar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Viskoelastik, anizotropik eğri eksenli uzaysal çubuk sistemlerin dinamik analizi

öz DOKTORA TEZİ VİSKOELASTİK, ANİZOTROPİK EĞRİ EKSENLİ UZAYSAL ÇUBUK SİSTEMLERİN DİNAMİK ANALİZİ Faruk Fırat ÇALIM ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd. Doç. Dr. Beytullah TEMEL Yıl : 2003, Sayfa: 160 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Beytullah TEMEL : Prof. Dr. A. Kamil TANRIKULU : Prof. Dr. Naki TÜTÜNCÜ : Yrd. Doç. Dr. Hüseyin R. YERLİ : Yrd. Doç. Dr. M Osman ATAHAN Bu tezde, izotropik, anizotropik ve elastik, viskoelastik malzemeden yapılmış silindirik helisel çubukların zamanla değişen yükler altında dinamik davranışı Laplace uzayında teorik olarak incelenmiştir. Tabii burulmuş ve eğilmiş uzaysal çubukları idare eden denklemler Timoshenko çubuk teorisi kullanarak elde edilmiş ve silindirik helisel çubuklar için tekrar yazılmıştır. Formülasyonda, çubuk ekseninin eğriliği, dönme ataleti, eksenel ve kayma deformasyonu etkileri gözönüne alınmıştır. Laplace uzayında elde edilen skaler formdaki adi diferansiyel denklemler, problemin dinamik rijitlik matrisini hesaplayabilmek için tamamlayıcı fonksiyonlar yöntemi yardımıyla sayısal olarak çözülmektedir. Malzemenin viskoelastik olduğu durumda, elastik-viskoelastik anolojisi yardımıyla, malzeme sabitleri Laplace uzayında kompleks karşıtları ile yerdeğiştirilmektedir. Çözümlerde, Kelvin modeli uygulanmıştır. Elde edilen çözümler, Durbin'in sayısal ters Laplace dönüşüm yöntemi ile zaman uzayına dönüştürülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçların ANSYS ve literatürdeki mevcut sonuçlar ile uyum içinde olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler : Silindirik Helisel Çubuklar, Viskoelastik Cisimler, Kompozit Malzemeler, Sayısal Ters Laplace Dönüşümleri, Tamamlayıcı Fonksiyonlar Yöntemi.

Kompozit malzemelerLaplace dönüşümüSilindirik helisel çubuklar+2
Faruk Fırat Çalım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Tek ve çift doğrultuda rijit çerçeve sistemlerin karşılaştırılması

Her bir tasıyıcı sistemin yapısal davranısı digerlerinden farklıdır. Rijit çerçeve sistemlerde, merkezi çaprazlı sistemlerde ve dısmerkez çaprazlı sistemlerde dinamik ve statik yüklemeler altında birbirlerinden farklı neticeler elde edilir. Buna baglı olarak her bir sistem için ayrı optimum dizayn ilkeleri gelismistir. Bu çalısmamızda çok katlı çelik bir yapının, rijit çerçeve sistemler, ters V ve X seklinde merkezi çaprazlı sistemlerle standartlara göre yapısal analizleri incelenmistir. Tasıyıcı sistemlerin, statik ve deprem yüklerinin tanımlamaları yapılıp ABYYHY'ye göre tasarım ilkeleri anlatılmıstır. Analizler neticesinde elde edilen sonuçlar belirtilmis ve karsılastırılmıstır. Anahtar kelimeler: Çok katlı çelik yapılar, rijit çerçeveler, merkezi çelik çaprazlı çevreler, çelik yapılarda deprem analizi.

Murat Kabil
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek hızlı demiryolları için geometrik özellikler ve altyapı

Günümüzde gelişen teknoloji ile demiryollarında 360 km/sa hıza ulaşmak mümkündür. Konvansiyonel demiryolundan farklı geometrik standartlara sahip yüksek hızlı demiryollarının altyapı ve üstyapı özellikleri de farklı olmaktadır. Yüksek hızlı demiryollarının (YHD) geometrik özellikleri, altyapısı ve üstyapısı bu hıza ulaşmayı mümkün kılmaktadır. Demiryollarında yüksek hıza ulaşmak için gerekli olan geometrik özellikler, altyapı, farklı ülkelerdeki uygulamalar ve standartlarının araştırıldığı bu çalışma, yerli ve yabancı kaynaklardan derlenmiştir. Tezin içeriğinde, konvansiyonel demiryolunun doğuşu, üstyapısı ve altyapısı ayrı bir bölümde verilerek mevcut tanımlar ve ifadelerin daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Yüksek hızlı demiryollarına ait bilgiler ise ayrı bir bölümde verilerek gerektiğinde konvansiyonel demiryolu bölümüne atıfta bulunulmuştur. İncelenen makalelerden; YHD için bakım maliyetinin ve bakım süresinin az olmasının amaçlandığı, geçiş bölgelerinde rijitliğin sürekliliğinin sağlanmasının şart olduğu ve ülkelerarası işletim için kriterler'de (TSI) verilmiş büyüklüklerin değerlerini sağlayacak şekilde yolun inşaa edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Demiryolu altyapısı, demiryolu üstyapısı, yüksek hızlı demiryolu, yol geometrisi, Ülkelerarası işletim için kriterler.

Orçun Ekim
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çelik yapıların deprem analizi ve 1997 ile 2006 deprem yönetmeliklerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik 1997 ve Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmeliğin hesap kuralları ve çelik binalar için depreme dayanıklı tasarım kuralları bölümlerinin maddeleri karşılaştırılmıştır. 8 katlı bir çelik yapı ele alınıp her iki yönetmelik için de analiz edilmiştir. Binada, deprem yükleri çerçeveler ile birlikte merkezi çaprazlı perdeler tarafından taşınmaktadır. Anahtar Kelimeler:Deprem yönetmelikleri, Deprem analizi, Çelik yapılar, Merkezi güçlendirilmiş çerçeve

Deprem yönetmelikleriÇelik yapılar
Ateş Ateş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yatay yüklü tek ve grup kazıkların davranışının nümerik yöntemlerle incelenmesi

Bu çalısmada yanal yüklü kazık gruplarında zemin kazık etkilesimi ve grup etkisi (kazık/zemin kazık etkilesimi) farklı nümerik analiz yöntemleri ile incelenmesi amaçlanmıstır. Bu amaçla yatay yüklü tek kazık ve kazık grupları için gelistirilen nümerik analiz yöntemleri gözönüne alınarak farklı yükleme, zemin özellikleri, kazık çap ve boyları için çelik boru kazıkların analizleri yapılmıstır. Bu analizlerde MPile isimli bir yazılımdan yararlanılmıstır. Yapılan analizler ile ilk olarak tek kazıkların yatay yükler altında davranısı Elastik ve Plastik Poulos Yöntemleri ile incelenmis daha sonra yatay yükler altındaki grup kazıklarda kazık-zemin-kazık etkilesimi dört farklı yöntem ile incelenmistir. Bu yöntemler Mpile programında verilen adları ile, Cap Model, Cap Soil Interaction Model, Elastik ve Plastik Poulos Model lerdir. Bu yöntemlerden Cap Model'de kazıklar arası etkilesim (kazıkzemin- kazık etkilesimi) gözönüne alınmamakta, Cap-Soil Interaction Model'de elastik Mindlin Kuramı'ndan yararlanılmakta ve Poulos Yöntemi'nde ise kazıklar arası elastik bir ortam olarak modellenmektedir. Yatay yüklü tek ve grup çelik boru kazıklar üzerinde farklı analiz yöntemleri ile farklı zemin özellikleri ve kazık boyutları için gerçeklestirilen analizlerden elde edilen sonuçlar biribiri ile karsılastırılmıstır. Yapılan karsılastırmalarda zeminin elasto-plastik davranısının önemli oldugu ve grup etkisinden dolayı kazık grupları gruptaki bitr kazıga gelenyüke esit bir yüklemeye maruz tekil kazıga göre daha fazla deplasman yaptıgı görülmekte ve kazık-zeminkazık etkisinin dikkate alınması gerektigi anlasılmaktadır. Anahtar kelimeler: Yatay yüklü kazıklar ve kazık grupları, Yatay yüklü kazıkların analizi, Kazık-zemin-kazık etkilesimi,

Sayısal analiz
Erhan Şimşek
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

FRP sargılı dikdörtgen kesitli betonarme kolonların yük taşıma kapasitelerinin farklı davranış modellerine göre irdelenmesi

Bu çalışmada lifle kuvvetlendirilmiş polimerlerle kuşatılmış dikdörtgen kesitli betonarme kolonların eksenel yük taşıma kapasitelerinin bulunması konu edilmiştir. İkinci bölümde ülkemiz için yeni sayılabilecek bir malzeme olan FRP'nin temel özellikleri anlatılmış, bu özellikler fiziksel ve mekanik özellikler olarak iki kısımda incelenmiştir. Üçüncü bölümde FRP ile kuşatılmış betonarme kesitlerdeki kuşatılmış kolon basınç dayanımının bulunmasını sağlayan matematiksel modellerin anlatılmasının ardından literatürde yer alan deneysel çalışmalar üzerinde bu modellerin önerdiği bağıntılar uygulanmış, sonuçlarının deneysel sonuçlarla uyumlu olup olmadığı incelenmiş, ve deneysel sonuçlara en yakın sonuçları veren matematiksel model belirlenmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölümde literatürde yer alan ve eksenel yük taşıma kapasitesini veren iki analitik bağıntı irdelenmiştir. Bu bağıntılardaki kuşatma basıncının hesabı için bir önceki bölümde deneysel sonuçlara en yakın sonuçları veren matematiksel model kullanılmıştır. Örnekler üzerinde deneysel sonuçlarla analitik sonuçlar karşılaştırılmış ve kuşatma basıncını tarif eden iki bağıntıdan deneysel sonuçlara daha yakın sonuçlar veren bağıntı belirlenmiştir. Ardından Yapay Sinir Ağları genel hatlarıyla anlatılmış, 14 adet parametre yardımıyla bulunan FRP ile kuşatılmış kesitlerin eksenel yük taşıma kapasitesini veren bağıntının (Maalej, M., Tanwongsval S., Paramasivam P., 2002) daha az parametre ile belirlenebilmesi için hassasiyet değeri en yüksek olan parametreler; etkin parametreler araştırılmıştır. Üretilen 50 veri seti yardımıyla Yapay Sinir Ağları modellenmiş, eğitilmiş ve test edilmiştir. Üretilmiş model kullanılarak elde edilmiş hassasiyet analizleriyle 8 adet parametre belirlenmiş ve bu parametrelerin eksenel yük taşıma kapasitesinin bulunması için yeterli olup olmadıkları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Lifle Kuvvetlendirilmiş Polimerler, Eksenel Yük Taşıma Kapasitesi, Yapay Sinir Ağları.

Kompozit malzemelerPolimerler
Erhan Bulut
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

2007 Deprem Yönetmeliği'ne göre mevcut bir betonarme yapının performansının değerlendirilmesi

Bu çalışmada Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik 2007 (DBYBHY'07)'nin ilgili bölümleri özet olarak verildikten sonra İstanbul'da mevcut 6 katlı bir binanın, DBYBHY'07 - Bölüm 7 ?Mevcut Binaların Değerlendirilmesi ve Güçlendirilmesi?'ne göre deprem performans seviyesi incelenmiştir. Bu yapı 1999 Kocaeli depremine maruz kalmış ve hasar görmeden atlatmıştır. Yapının yatay yük analizinde doğrusal elastik yöntemlerden ?Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi? kullanılmıştır. Taşıyıcı elemanlar üzerinde yapılan performans değerlendirmeleri sonucu, söz konusu yapının 2007 Yönetmeliği'nde konutlar için öngörülen ?Can Güvenliği? performans seviyesini sağlayıp sağlamadığı araştırılmıştır.Binanın 3 boyutlu modellenmesi SAP 2000 yapısal analiz programında oluşturularak düşey ve yatay yük analizi yine bu programda yapılmıştır. Yapısal elemanlara ait eğilme momenti kapasiteleri kirişlerde, Doç.Dr. Mustafa ZORBOZAN tarafından yazılmış olan bir programla, kolonlarda Prof.Dr. Uğur ERSOY' un ?Dikdörtgen Kolon Analizi? ve ?Moment Eğrilik İlişkisi? programı ile, 2 yönde çalışan perdelerde ise ?Biaxial? programı ile hesaplanmıştır.Daha sonra DBYBHY'07 - Bölüm 7' de öngörülen doğrusal hesap yöntemi ile kolon, kiriş ve perdeler için excel tabloları oluşturularak performans seviyeleri belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: 2007 Deprem yönetmeliği, Performans düzeyi, Performans değerlendirmesi, Hasar düzeyi, Doğrusal elastik hesap yöntemi.

Deprem mühendisliğiDeprem yönetmelikleriDeprem şartnamesi+3
Uğur Çelik
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Dinamik yapı - zemin etkileşim problemleri için sınır eleman formülasyonu

Bu çalışmada, dinamik yapı-zemin etkileşim problemlerinin çözümü için dört farklı sınır eleman formülasyonu yapılmıştır. Fourier dönüşüm uzayında yapılan formülasyonlarda, süreksiz yüksek dereceli izoparametrik sınır eleman ve süreksiz karma sınır eleman yaklaşımı kullanılmıştır. Formülasyonda, süreksiz yüksek dereceli izoparametrik sınır eleman olarak, süreksiz lineer ve kuadratik sınır elemanı, süreksiz karma sınır elemanı olarak birinci mertebe ve ikinci mertebe süreksiz karma sınır elemanları kullanılmıştır, integral denklemlerin çözümü, Gauss sayısal integrasyon yöntemi yardımıyla yapılmaktadır. Yapılan formülasyonlara dayalı; iki boyutlu statik analiz için BEMSL, BEMSKMİ, BEMSQ ve BEMSKM2 ve dinamik analiz için BEMDL, BEMDKMİ, BEMDQ ve BEMDKM2 isimli, genel amaçlı sekiz bilgisayar programı hazırlanmıştır. Hazırlanan programlar ile altı adet problem çözülmüş ve elde edilen sonuçların, literatürde verilen sonuçlarla uyum içinde olduğu gözlenmiştir.Anahtar kelimeler : Sınır Eleman Yöntemi, Süreksiz Yüksek Dereceli İzoparametrik Sınır Eleman, Süreksiz Karma Sınır Elemanı, Fourier Dönüşüm Uzayı, Yapı-Zemin Etkileşimi

Metin Hakan Severcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Şevlerde yanal yüklü kazıkların laboratuar koşullarında modellenmesi

Toprak kaymaları sık sık geniş çaplı hasarlara ve bazende can kaybına neden olmaktadır. Doğal ve insan yapımı şevlerin stabilitesini kontrol altına almak, günümüzde hala geoteknik mühendisliğinde temel problem olarak devam etmektedir. Yeni bir saha seçilirken, öncelikle potansiyel kayma bölgesinden kaçınmak gerekir. Aksi halde, drenaj, şevin geometrisini düzeltmek gibi tedbirlerin alınmasının yanısıra dayanma yapıların da kullanımı şevleri göçmeye karşı korumada gerekli olabilir. Dayanma yapılarından olan kazıkların şevin dengesini bozmadan yerleştirilmesinin kolay olmasından dolayı, başarıyla şevlerin stabilitesini sağlamak amacıyla uygulanmaktadırlar ve etkili bir çözüm olduğu da kanıtlanmıştır. Bununla birlikte, şev göçmelerinin düzeltilmesinde, şev duraysızlığının nedenlerinin de göz önüne alındığı duraylılık seçenekleri gereklidir. Doğru tasarım yapıldığı takdirde, şevlerin desteklenmesi ve kazıklı duraylılık sistemleri zayıf zeminlerdeki şev hareketlerini engellemekte etkilidir. Şev göçmelerindeki yatay zemin hareketlerinden dolayı oluşan zemin yüklerinin kazık elemanlarına aktarımı karmaşık bir zemin-yapı etkileşimi sorunudur ve mevcut kazıklı duraylılık tasarım yöntemlerindeki önemli farklılıklar da stabilizasyon mekanizmasının tam olarak anlaşılmadığına işaret etmektedir. Şev göçmelerindeki şevden aşağıya doğru meydana gelen zemin hareketi, duraylılık kazıkları boyunca özgün ve bilinemeyen yatay yükleme dağılımı ortaya çıkarmaktadır. Bu yükleme dağılımlarının güvenilir şekilde tahmini, kazıkların genel şev duraylılığına etkisinin doğrudan kazıkların yükleme durumuna bağlı olması nedeniyle önemlidir.Bu çalışmada, şevlerin duraylılığını sağlamak amacıyla, şev ortamına yerleştirilen düşey kazıkların yanal toprak hareketi boyunca davranışını gözlemlemek için, Yıldız Teknik Üniversitesi Geoteknik Laboratuarında büyük ölçekli bir kesme kutusu imal edilerek, laboratuar koşullarında model deneyler yapılmıştır. Gözönüne alınan zemin ortamı kum olup, kazıklı şev duraylılığı problemi laboratuar koşullarında modellenmeye çalışılmıştır. Deneylerde B= 35 mm çapında içi boş kesitli alüminyum boru kullanılmış olup et kalınlığı t= 5.0 mm'dir. Model kazık boyları 830 mm'dir. Yanal yüke maruz kalacak tutulu başlı kazık grubu tek sıra halinde 4 kazıktan oluşmaktadır. Uygulanan yanal toprak hareketi altında kazık kesitinde oluşan eğilme momenti dağılımı ve kazık başında oluşan yerdeğiştirmeler belirlenmiş ve elde edilen sonuçlar ampirik bağıntılar ve LPILE programı ile karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: şev stabilitesi, yanal toprak hareketi, kazık, büyük ölçekli kesme kutusu.

Çiğdem Özçelik
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Silis dumanı içeren harç ve betonların özellikleri ve hızlandırılmış kür ile dayanım tahmini

Bu laboratuvar çalışmasında, Antalya Etibank Elektrometalurji İşletmesinden alınan silis dumanının harç ve beton özelliklerine olan etkileri araştırılmıştır. Değişen su-bağlayıcı ve silis dumanı oranlarıyla hazırlanan harç ve betonların özellikleri, sadece Normal Portland Çimentosu ile üretilen kontrol harç ve beton karışımları ile karşılaştırılmıştır. Yürütülen deneyler sonucunda, %10, 15 ve 20 silis dumanı ilavesi ile harç numunelerin basınç, eğilme ve aşınma dayanmaları artmış, boşluk oram ve kapiler su emme katsayılarında şahit numuneye göre önemli oranlarda düşüş gözlenmiştir. Harç karışımlara %40 oranında silis dumanı ilavesi yukarıda ifade edilen silis dumanı oranlarından daha az etkili olmuştur. Beton karışımlarda kullanılan silis dumanı, kontrol betonlarına göre basınç mukavemetinde %50' ye varan artış gerçekleştirmiştir. Silis dumanı ile üretilen harç ve betonların basınç mukavemetlerinin, kuru kür şartlarından kontrol betonlarına göre daha fazla etkilendiği görülmüştür.Anahtar Kelimden Silis Dumanı, Harç, Beton, Basınç Mukavemeti.

Fatih Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Parametrik rüzgar dalgası modellemesi ve Batı Karadeniz uygulaması

Kıyı mühendisliği ile ilgili bir çok problemin çözümünde uzun dönemli ve kesintisiz dalga verilerine gereksinim duyulmaktadır. Dalga verilerinin uzun dönemli ölçülmesi oldukça pahalı ve zaman alıcı olduğundan dolayı genellikle dalga parametreleri ulaşılması daha kolay olan rüzgar ve basınç verileri kullanılarak birçok yöntem ile tahmin edilmeye çalışılmaktadırlar. Dalga parametrelerinin tahmininde basit ampirik yöntemler kullanılabileceği gibi gelişmiş sayısal modeller de kullanılabilmektedir. Ancak sayısal yöntemler hem zaman alıcı hem de çok daha gelişmiş bilgisayar özellikleri gerektirdiğinden çoğu zaman basit tahmin yöntemleri kullanılmaktadır. Bu çalışmada rüzgar verileri kullanılarak dalga parametrelerinin hesaplanması için bir dalga tahmin modeli geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, öncelikle mevcut sayısal dalga modelleri ve ampirik dalga tahmin modelleri incelenmiş, yönsel dalga parametrelerinin zaman serisi olarak tahmini için parametrik bir dalga tahmin modeli geliştirilmiştir. Modelde, dalga yüksekliği ve dalga periyodunun hesabında CERC (1984) tarafından verilen ampirik ifadelerden faydalanılmış ve dalga parametrelerinin bir zaman serisi şeklinde elde edilebilmesi için bu ifadelerde bulunan rüzgar esme süresi (t), rüzgar hızı (U) ve etkili feç mesafesi (F) çeşitli yaklaşımlar yapılarak belirlenmiştir. Dalga yönünün tahmini için CERC (1984)'te herhangi bir ifade verilmemesinden dolayı dalga yönünün tahmini için daha farklı bir yöntem önerilmiştir. Bir zaman serisi şeklinde hesaplanan dalga yüksekliği, dalga periyodu ve dalga yönleri Karaburun yöresinde yaklaşık 8.5 ay süre ile ölçülmüş dalga parametreleri ile karşılaştırılmış ve dalga yüksekliği için son derece uyumlu sonuçlar elde edilmiştir. Kurulan modelde dalga periyodu ve yönü için sonuçlar kabul edilebilir mertebelerdedir. Anahtar kelimeler: Dalga gelişimi, dalga tahmini, ampirik dalga modelleri, sayısal dalga modelleri

Cihan Şahin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Jet akımının hidrolik sıçrama üzerine etkisinin araştırılması

Bu çalışmada yatay kanalda farklı debilerdeki su jetlerinin hidrolik sıçramaya etkisi araştırılmıştır. Deneysel çalışmalar 75 mm genişliğinde, 150 mm derinliğinde ve 5 m uzunluğundaki kanal da gerçekleştirilmiştir. Deneyler 3.43 ile 4.83 arasında 6 farklı Froude sayısı için, 5 farklı su jeti debisinde ve su jeti etkime açısı 30o, 45o ve 60o şartlarında gerçekleştirilmiştir. Serbest sıçrama ve jetli sıçrama halleri yüksek hızlı bir SVHS kamera yardımı ile görüntü işleme tekniği kullanılarak incelenmiştir. Serbest hidrolik sıçrama ve jetli haller için akım yapısı, sıçramanın çevri uzunluğu, su yüzü profilleri ve enerji kaybı araştırılmış ve karşılaştırılmıştır. Su yüzü profillerinin belirlenmesi için çizilen bütün grafiklerden, etki ettirilen su jetinin debisi arttıkça sıçramanın menbaya doğru yaklaşmakta olduğu gözlenmiştir. İlave jet durumunda sıçrama yüzey profili dikliğinin serbest sıçramanın su yüzeyi profili ile karşılaştırıldığında arttığı gözlenmiştir. Aynı zamanda su jeti debisi arttıkça sıçramanın mansabındaki derinlik, y2 artmaktadır. Hidrolik sıçramaya su jeti etki ettirildiğinde özellikle küçük Froude sayılarında serbest sıçramaya göre çevri uzunluğunun azaldığı görülmüştür. Jetli ve jetsiz durumlarda çevri uzunlukları menba Froude sayısının artmasıyla artmaktadır. Menba derinliği ve serbest sıçramada kaybolan enerjiye göre boyutsuzlaştırılan enerji kaybının (?E) başlangıç Froude sayısı ile değişimi grafiklerine bakıldığında Froude sayısı arttıkça enerji kaybı hem jetli hem de jetsiz halde artmaktadır. Su jeti etki ettirildiğinde serbest sıçramaya göre enerji kaybının daha fazla olduğu görülmektedir. Etki ettirilen su jeti debisi arttıkça kaybolan enerji miktarı da artmaktadır. Anahtar kelimeler: Hidrolik sıçrama, enerji kaybı, su jeti etkisi, çevri uzunluğu.

Fevziye Ayça Varol
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Öngerilmeli beton ve betonarme prefabrik yapı elemanı üretimi için bilgisayar destekli kalıp tasarımı

ÖZDOKTORA TEZÖNGER LMEL BETON ve BETONARME PREFABR K YAPI ELEMANIÜRET M Ç N B LG SAYAR DESTEKL KALIP TASARIMIGültekin AKTAÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜN AAT MÜHEND SL ANAB L M DALIDan man: Prof. Dr. A. Kamil TANRIKULUY l: 2005 Sayfa: 123Jüri: Prof. Dr. A. Kamil TANRIKULUProf. Dr. Naki TÜTÜNCÜDoç. Dr. Cengiz Duran ATYrd. Doç. Dr. Beytullah TEMELYrd. Doç. Dr. Faruk F6rat ÇALIMBu çal67man6n amac6, prefabrik yap6 eleman6 üretiminde kullan6lan kal6plar6nbilgisayar destekli tasar6m ilkelerinin belirlenmesidir. Bu amaçla, üretim s6ras6ndauygulanan vibrasyon etkisindeki çelik kal6b6n ve taze beton-kal6p dinamik etkile7improbleminin çözümü için taze betonun modellenmesi üzerinde durulmu7tur. Çal67madeneysel ve teorik olarak yap6lm67t6r. Deneysel k6sm6, Kambeton firmas6na ait üretimtesislerindeki iki farkl6 prefabrik yap6 eleman6na ait kal6p üzerinde seçilen baz6noktalarda, kal6p yüzeyine dik do@rultuda deplasman6n ölçümleri yap6larakgerçekle7tirilmi7tir. Teorik k6sm6 ise, SAP2000® yaz6l6m6 kullan6larak, SonluElemanlar Yöntemi ile yap6lm67t6r. Zaman Tan6m Alan6nda analiz Mod Birle7tirmeYöntemi ile, Özvektörler ve Ritz vektörleri kullan6larak gerçekle7tirilmi7 ve eldeedilen sonuçlar kar76la7t6r6lm67t6r. Teorik analiz sonucu hesaplanan deplasmande@erleri, deneysel olarak ölçülenlerle kar76la7t6r6lm67 ve bunlar6n uyumlu olduklar6görülmü7tür. Çal67mada elde edilen veriler 676@6 alt6nda bilgisayar destekli bir kal6ptasar6m algoritmas6 önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Prefabrik yap6 eleman6, Deneysel ölçüm, Ritz-vektör analiziTaze beton-kal6p etkile7imi, Bilgisayar destekli kal6p tasar6m6I

Gültekin Aktaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Taş kolon ve geopier uygulaması ile zemin iyileştirmesi

Yumuşak zeminler üzerinde inşa edilecek dolgularda taşıma gücü ve deformasyon ile diğer duraylılık problemlerini (yanal yayılma, yerel göçme vb.) çözmek için çeşitli zemin iyileştirme yöntemleri geliştirilmiştir. Bu çalışmada bu yöntemlerden taş kolonlar ile geopier (Rammed Aggregate Pier) uygulaması yöntemleri incelenmiştir. Taş kolonlar günümüzde sıkça kullanılan zemin iyileştirme yöntemlerinden birisidir. Gerek kohezyonlu gerekse kohezyonsuz zeminlerde uygulanabilen taş kolonlar; konsolidasyonu hızlandırmak, taşıma kapasitesini arttırmak, sıvılaşma potensiyelini azaltmak, dolgu ve şev stabilitesini sağlamak gibi pek çok amaçla kullanılmaktadır. Geopier uygulaması daha çok Amerika'da yumuşak zemin özelliği taşıyan bölgelerde zemin iyileştirmesi amacıyla kullanılan, başarılı ve ekonomik sonuçlar veren bir yöntemdir. Bu yöntem, iyileştirme yapılmak istenilen sahada, zeminde açılan kuyuya çok sert ve yoğunluğu yüksek agregaların kademeler halinde yerleştirilmesi ve patentli bir tokmak yardımıyla sıkıştırılmasından ibarettir. Bu çalışmada, yumuşak killi zeminler üzerine dolgu inşa edilmesi durumunda, taş kolonlar ve geopier elemanlar uygulanması ile taşıma kapasitesinin arttırılması ve oturmaların azaltılması incelenmiştir. Yumuşak kil ve orta katı kil tabakalarından oluşan zeminin üzerine inşa edilecek dolgu altında temel zemininin oturmalar ve taşıma gücü açısından davranışı incelenmiş, daha sonra zemine iyileştirme yöntemlerinden olan taş kolon ve geopier elemanlar ayrı ayrı uygulandığında meydana gelen değişimler literatürdeki hesap yöntemleri ve Plaxis sonlu elemanlar programı kullanılarak analiz edilmiştir. Hem literatürdeki hesap yöntemleri ile yapılan analizler hem de Plaxis sonlu elemanlar programı yardımı ile yapılan analiz sonuçlarından anlaşılacağı üzere taş kolon ile iyileştirilen zeminin taşıma kapasitesi artmaktadır. Ayrıca meydana gelmesi beklenilen oturma değerleri iyileştirilmemiş zemine göre bir hayli azalmaktadır. Klasik yöntemlerle bulunan taşıma gücü değerleri Plaxis sonlu elemanlar programı ile bulunanlardan daha fazla çıkmaktadır. Yapılan analizlerden anlaşılacağı üzere geopier elemanlar ile iyileştirilen zeminin taşıma kapasitesinde, kolon boyları daha kısa olmasına rağmen taş kolonlarla sağlanan iyileşmeye yakın artış sağlamaktadır. Ayrıca oturma değerleri de, taş kolonlara göre daha büyük olmasına rağmen, iyileştirilmemiş zemine göre bir hayli azalmaktadır. Klasik yöntemlerle hesaplanan taşıma gücü değerleri Plaxis sonlu elemanlar programı ile bulunanlardan fazla çıkmaktadır. Taş kolonlar davranışı literatürde bulunan yöntemlere göre hesaplanırken gerilme konsantrasyon oranı n=3 olarak alınmıştır. Plaxis sonlu elemanlar yöntemiyle yapılan analizlerde bu değerin değişik kolon çaplarına göre 2.88 ile 3.70 arasında değiştiği bulunmuştur. Buna göre alınan n=3 değeri doğru gözükmektedir. Geopier elemanların literatürde bulunan yöntemlere göre hesaplanmasında ise gerilme konsantrasyon oranı n=6 olarak alınmıştır. Plaxis sonlu elemanlar yöntemiyle yapılan analizlerde ise bu değerin değişik kolon çaplarına göre 5.35 ile 5.75 arasında değiştiği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Dolgu, zemin iyileştirmesi, taş kolonlar, geopier elemanlar, rammed aggregate piers, oturma, taşıma gücü.

Hakan Demir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni deprem yönetmeliğine (TDY-98) göre düzensizliklerin incelenmesi

Bu çalışmada, Yeni Deprem Yönetmeliğinde yer alan, bina ve bina türüyapıların deprem hesabında kullanılacak yöntemlerin seçiminde önemlidüzensizliklerden biri olan A1-Burulma düzensizliği detaylı olarak incelenmiştir. Buçalışma çeşitli yapı tipleri üzerinde yapılmıştır. Bu yapı tipleri çözülerek burulmadüzensizliği katsayılarının aks sayılarına ve kat sayılarına göre değişimleriincelenmiştir. Ayrıca yapıda burulma düzensizliği (ηbi>1.20) ve aşırı burulmadüzensizliği (ηbi>2.00) oluşmaması için mevcut kolon boyutları arttırılarak, mevcutperde elemanlara simetrik perde elemanlar yerleştirilerek ve perdelerin yapıiçerisindeki konumları değiştirilerek değişik çözümlemeler yapılmıştır. Bu konulardagöz önüne alınan örnekler SAP2000N programı kullanılarak çözülmüştür.Anahtar Kelimeler : Deprem Yönetmeliği, Burulma Düzensizliği, Betonarme Yapı,Perdeler

Emine Evcil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00