Medical SpecialtyOpen Access

2010-2020 yılları arasında deri kanseri tanısı alan hastaların sosyodemografik özelliklerinin ve UV radyasyon maruziyetlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Leyla Baykal Selçuk

Abstract (TR)

Amaç: Deri kanserleri insidansı giderek artış göstermekle birlikte geç tanı konulması durumunda önemli morbidite ve mortaliteye neden olabilmekte. Günümüzde giderek artan ultraviyole radyasyon maruziyetinin de deri kanseri gelişimindeki rolü bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı hastaların sosyodemografik özelliklerinin deri kanseri prevalansına etkisini, UV radyasyon maruziyetinin deri kanseri üzerindeki etkisini ve erken tanı ve tedavinin hastalık prognozu ve rekürrenslerde son derece önemli yere sahip olduğunu vurgulamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya 1 Ocak 2010 ile 1 Ocak 2020 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı polikliniğine başvuran ve klinik ve histopatolojik olarak skuamöz hücreli karsinom, bazal hücreli karsinom, melanom tanısı almış hastalar dahil edilmiştir. Çalışmamızda 2165 verileri incelendi, 658 hastanın verileri eksik olduğu için çıkarıldı, çalışmaya toplam 1507 hasta alındı. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların tanı yaşı ve yılı, cinsiyeti, eğitim durumu, mesleği, lezyon sayısı, lezyonun boyutu, diyabet, hipertansiyon, hematolojik malignite, organ transplantasyonu, solid organ malignitesi, otoimmun hastalık, inflamatuar hastalık gibi ek hastalıkları ,immunsupresif ilaç kullanım öyküsü, ailede deri kanseri öyküsü, nüks sayısı, alınan tedavi, lenf nodu veya organ metastazı, geçirilen operasyon sayısı, cildiye poliklinik kontrol aralığı, geneşten korunma alışkanlıkları gibi özellikler dosya bilgilerinden ve hastalar telefonla aranarak kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların 896'sı erkek (%59,5), 611'i kadındı (%40,5). Tüm hastaların deri kanseri tanı yaşı ortalaması 68,52 (±13,9) yıl olarak bulunmuştur. Kadınlarda tanı yaşı erkeklere göre daha yüksek bulunmuştur ve fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,01). %8,9 hastada aile öyküsü mevcuttu. Hastalarda en sık görülen ek hastalık hipertansiyon (%41,5), ikinci sıklıkta diyabet (%15,6) olarak saptanmıştır. Hastalarda sigara içme oranı en yüksek SHK tanılı hastalarda, alkol içme oranı ise en yüksek melanom tanılı hastalarda saptanmıştır (p>0,05). %55,6 hastada bazal hücreli karsinom, %37,1 hastada skuamoz hücreli karsinom, %11,6 hastada melanom saptanmıştır. Cinsiyete göre lezyon yerleşim yerlerinin dağılımına bakıldığında her iki cinsiyette de en sık lezyon yerleşimi yüz bölgesinde saptanmış olup erkeklerde ikinci sıklıkta saçlı deride kadınlarda ise alt ekstremitede saptanmıştır. Yıllara göre toplam deri kanseri sayıları son yıllarda artış göstermekle birlikte bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Nüks oranları, nüks zamanı ortalaması ve deri kanseri sayısı erkek hastalarda kadınlardan daha yüksek saptanmış olup istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Hastalarda deri kanseri sayısının ortalaması en yüksek 81 yaş ve üstünde bulunmuşken, nüks sayı ortalaması en yüksek grup 61-80 yaş aralığındaki hastalardı. Hastaların yaş aralıklarına göre deri kanseri sayısının ortalamaları ve nüks sayısı ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Hematolojik malignite, solid organ malignitesi, organ transplantasyonu ve immunsupresif ilaç kullanımı olanlarda tanı yaşı ortalaması en düşük organ transplantasyonu olan hastalarda saptanmış olup en yüksek ortalama hematolojik malignitesi olanlarda bulunmuştur (p<0,01). Hastaların güneşten korunma değişimi olanlarda tanı yaşı ortalaması 61,89 (±13,91) iken güneşten korunma değişimi olmayanlarda 71,71 (±12,47) olarak saptanmış olup fark istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p<0,01). Cildiye poliklinik kontrolü olan ve deri kanserinde nüks saptanan hastalarda güneşten korunma davranışında değişim daha sık gözlenmiştir (sırasıyla p=0,04 ve p=0,086). Cinsiyete göre lezyon boyutu ortalamaları ve lenf nodu metastazı, organ metastazı oranlarına bakıldığında erkeklerde lezyon boyutu ortalamaları (p<0,01), lenf nodu metastazı (p=0,253) ve organ metastazı oranları (p<0,01) kadınlardan daha yüksek saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda deri kanserlerinin en sık 61-80 yaş aralığında tanı aldığını, en sık deri kanseri yerleşim yerinin yüz bölgesi olduğunu, erkek hastalarda kadınlara göre daha fazla deri kanseri tanısı konulduğunu, deri kanseri aile öyküsü olanlarda güneşten korunma oranının aile öyküsü olmayanlara göre daha yüksek olduğunu saptadık.

Author

Dr. Esma Katkat Çelik

How to Cite

Esma Katkat Çelik (Tıpta Uzmanlık Tezi). 2010-2020 yılları arasında deri kanseri tanısı alan hastaların sosyodemografik özelliklerinin ve UV radyasyon maruziyetlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi, 2021, Karadeniz Technical University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Karadeniz Technical University