Medical SpecialtyOpen Access

2011-2018 yılları arasında çocuk enfeksiyon hastalıkları bilim dalı'nda izlenen bağışıklığı baskılanmış hastalarda latent tüberküloz enfeksiyonunun retrospektif değerlendirilmesi

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ayper Somer

Abstract (TR)

Amaç: Tüberküloz (TB) dünya genelinde önemli bir mortalite ve morbidite nedeni olarak varlığını sürdürmektedir. Aktif hastalık tablosuna yol açabilen latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE), özellikle bağışıklığı baskılanmış çocuk hasta grubunda riskin daha da artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle de bağışıklık baskılayıcı tedavi alacak veya almakta olan çocukların LTBE varlığı açısından taranması önem taşımaktadır. Çalışmamızda bağışıklığı baskılanmış çocuk olguların, latent tüberküloz enfeksiyonu açısından klinik, laboratuvar, görüntüleme bulguları ve tedavi süreçlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı'nda 2011-2018 yılları arasında izlenen bağışıklığı baskılanmış olguların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE) tanısı; tüberkülin deri testi (TDT) ve/veya interferon-γ salınım testi (İGST) ile akciğer grafisi kullanılarak konuldu. İstatistiksel analiz olarak ki-kare testi ile Fischer's Exact test uygulandı. Uyum analizinde Kappa Uyum testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya 101'i (%53.2) kız, 89'u (46.8) erkek 190 olgu dahil edildi. Olguların 87'si (%45.8) nonspesifik üveit, 61'i (%32.1) kronik inflamatuvar romatolojik hastalıklar, 26'sı (%13.7) inflamatuvar bağırsak hastalığı, 10'u (%5.3) kronik immün trombositopenik purpura, 3'ü (%1.6) solid organ nakli ve 3'ü (%1.6) kronik karaciğer/ böbrek yetersizliği tanıları ile bağışıklık baskılayıcı tedavi almaktaydı. Bu tedavilerin 89'unu (%46.8) adalimumab, 42'sini (%22.1) infliksimab, 28'sini (%14.7) etanersept, 13'ünü (%6.8) rituksimab, 6'sını (%3.2) anakinra, 3'ünü (%1.6) kanakinumab ve 9'unu (%4.7) kortikosteroid oluşturmakta idi. Toplam 190 olgunun 92'si (43 kız/ 49 erkek) LTBE tanısı aldı. TDT ile taranan olgularda test sonucu pozitiflik oranı %34.2 (n=65), İGST ile taranan olgularda test sonucu pozitiflik oranı %8.3 (n=10) olarak saptandı. TDT ve İGST birlikte değerlendirildiğinde, iki test arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı (p >0.05). LTBE tanısı alan 92 olgunun 74'ü, dokuz ay boyunca düzenli olarak izoniazid tedavisi aldı ve 73'ünde izlemde TB hastalığı gelişmedi. Adalimumab kullanan 1 olguda izoniazid tedavisinin tamamlanmasına rağmen izlemde akciğer TB gelişti. Başvuruda LTBE saptanmayan ve adalimumab kullanan 2 olguda da izlemde akciğer TB gelişti. Sonuç: Birincil hastalığı nedeniyle bağışıklık baskılayıcı ajanlar ile tedavi uygulanan tüm çocuk olgular TB enfeksiyonu açısından taranmalı ve izlenmelidir. Ülkemiz gibi TB prevalansı yüksek ülkelerde TDT'nin güvenli bir yöntem olduğu düşünülmektedir. Yine de bağışıklık baskılayıcı tedavi alan olgularda TDT yanıtının azalabileceği ve bu hastalara beraberinde İGST uygulamasının TB insidansını azaltabileceği de göz ardı edilmemelidir. Anahtar kelimeler: Bağışıklık baskılayıcı tedavi, Çocuk, Latent Tüberküloz, TDT, İGST

Author

Dr. Burcu Tuncer Akan

How to Cite

Burcu Tuncer Akan (Tıpta Uzmanlık Tezi). 2011-2018 yılları arasında çocuk enfeksiyon hastalıkları bilim dalı'nda izlenen bağışıklığı baskılanmış hastalarda latent tüberküloz enfeksiyonunun retrospektif değerlendirilmesi, 2020, İstanbul University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul University