Ak Parti iktidarları döneminde Türkiye ve İran'ın bölge politikalarında din faktörü
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Pınar Özden Cankara
Abstract (TR)
Din olgusunun kişisel ve toplumsal etkilerinin büyük olması, tarihsel süreç içerisinde değişen koşullara da eklemlenmesini beraberinde getirmiştir. Bu eklemlenmeyi Orta Doğu'da özellikle İslam dininde görmek mümkün olmuştur. Küreselleşen ve modernlik kazanan dünya düzeninde meydana gelen siyasi-politik düzlemde, entegrasyon ve liderlik düsturuyla bölgedeki içsel dinamikler, yarı değişken yapılarla harekete geçirilmiştir. Bu yarı değişkenliğin değişmeyen tarafı dogmatik ve tarihi kültürel bağlar olurken, değişken tarafı ise entegrasyon yolunda oluşturulan doktrin ve yapılanmalar olarak vuku bulmuştur. Özellikle Sünni ve Şii mezheplerinin siyasi tasavvurunda, bu manada bölgede etkinlik içerisinde olduğu görülmüştür. Türkiye ve İran'ın bölge politikaları, bu iki mezhep dahilinde, din olgusuna uygun şekillendiği iki örnek olarak öne çıkmıştır. Dolayısıyla 2000'li yıllarda İslam dini, mezheplerin yarı değişken yapısıyla Türkiye ve İran tarafından politik bir hüviyet olarak kullanılmıştır. Bu sayede hem bölgedeki içkin kültürden doğan bazı gruplara -Hizbullah, Hamas, Müslüman Kardeşler, Özgür Suriye Ordusu vb.- hitap etme işlevinin hem de siyasi ihtirasın ifa edilmesi amaçları gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Türkiye ve İran, bölgesel vizyonda Filistin Sorunu ile dini-kültürel yaklaşımını sürdürmede ısrarcı davranırken, Orta Doğu'da başlayan Arap Baharı sürecinde bu ısrarcı davranışlarını politik eksende arttırmaya koyulmuşlardır. Özellikle İran, Arap Baharı sürecinin hemen başında net bir tavır ortaya koyarken; Türkiye, Avrupalı devletlerle beraber hareket etme kararı doğrultusunda, "tedbirli hareket etme" tarzında bir politik yaklaşım içerisinde olmuştur. Türkiye'nin bu yaklaşımı, bölgeye yönelik politikasında bazı "git-gel"lere neden olduğu gibi, birtakım olguların da beklenerek görülmesini sağlamıştır. Suriye İç Olayları, Soğuk Savaş Dönemi'ni andırır tarzda uluslararası sistemde güç mücadelesinin doruğa çıkmasına ve ülkesel bazda her aktörün pragmatik bir bakış açısıyla kendi güç unsurlarını tekrardan gözden geçirmesine neden olmuştur. Suriye'deki bu olayların başlaması; Türkiye'yi Arap Baharı'yla yakından ilgilenen baş aktörlerden biri haline getirirken, İran'ın Batı'ya ve bölge sınırlarında kendisine karşı savaşanlara yönelik mücadele ritmini arttırmıştır. Bu iki ülke kendi güç unsurlarını, mezhepsel anlayışları da kapsayacak şekilde "ortak din, ortak kültür, ortak tarih" üzerinden belirlemeye devam etmiştir. Ilımlı-radikal, modernist-anti modernist gibi birbirinden farklı format ve anlayışları barındıran bu unsurlarla politik eksenini oluşturan Türkiye ve İran, "avantaj" kıstası çerçevesinde, Batılı devletler nazarında ilişkilerin seyri konusunda önemli yer tutmuşlardır.
Author
Dr. İbrahim Şahin
Institution
How to Cite
İbrahim Şahin (Yüksek Lisans Tezi). Ak Parti iktidarları döneminde Türkiye ve İran'ın bölge politikalarında din faktörü, 2019, Bilecik Şeyh Edebali Üniversity.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bilecik Şeyh Edebali Üniversity
- Türkiye ve Dünya'da varlık fonu ve bağımsız denetiminin karşılaştırmalı olarak incelenmesi(2019)
- Krizler, küresel yoksulluk ve kadın istihdamı arasındaki ilişkinin incelenmesi(2019)
- Borsa İstanbul sektör endeksleri ile oynaklık endeksi arasındaki ilişkilerin analizi(2019)
- XIX. yy'dan XX. yy'a kadar Türkistan coğrafyasında bayramlar ve kutlamalar(2019)
- Mecmû'a-i Eş'âr (06 mil yz a 4228/2): İnceleme, metin ve mestap'a göre tasnif(2019)
- Kamil Kepeci 217 numaralı Ruus Defteri (Metin-değerlendirme, s. 1-100)(2019)
