Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yoğun bakımünitelerinden izole edilen haemophilus influenzae üremelerineyönelik serotip dağılımı ve antibiyogram sonuçlarınındeğerlendirilmesi Akdeniz Üniversitesi Tıp fakültesi hastanesinde yoğun bakımünitelerinden izole edilen haemophilus influenzae üremelerineyönelik serotip dağılımı ve antibiyogram sonuçlarınındeğerlendirilmesi

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Özge Turhan ; Dr. Öğr. Üyesi Çağlayan Merve Ayaz Ceylan

Özet (TR)

Haemophilus influenzae, yaşamı tehdit eden invaziv ve sistemik enfeksiyonlara neden olabilen, kokobasil şeklinde, hareketsiz, sporsuz, gram negatif bir bakteridir. Kapsüllü suşların birden çok serotipi vardır. Kapsüllü suşlardan Haemophilus influenzae tip b serotipi (Hib), beş yaşından küçük çocuklarda pnömoni, menenjit, bakteriyemi ve epiglottit gibi yaşamı tehdit eden invaziv enfeksiyonlardan sorumludur. Ülkemizde Hib aşısının 2007 yılında rutin çocukluk aşılama programına eklenmesi sonrasında, yaygın etken serotip dağılımında değişiklikler gözlenmiş ve NTHi suşlarının insidansında artış görülmüştür. Çalışmamızda, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Mikrobiyoloji Laboratuvarı'na gelen ve yoğun bakım ünitelerindeki hastalardan izole edilen Haemophilus influenzae izolatlarında; serotip dağılımı, antibiyotik duyarlılık sonuçları, β-laktamaz aktiviteleri ve mortaliteye etki eden faktörler saptanmıştır. Serotip dağılımı moleküler yöntemle (PZR) çalışılmışır. PZR testleri sonucunda NTHi' nin (%60,9) en yaygın serotip olduğu belirlenmiştir. Kapsüllü suşlardan Haemophilus influenzae tip a %12,6, tip b %4,6, tip c %10,3, tip d %2,3, tip e %5,7, tip f %3,4 oranında saptanmışır. Antibiyotik duyarlılık testleri ''European Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing (EUCAST-V14.0)'' önerileri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Duyarlılık testlerinin sonucunda, en yüksek direnç (%80,9) azitromisine karşı saptanırken %57,6 ile ampisilin direnci ikinci sırada yer almıştır. Nitrosefin testi ile yapılan βlaktamaz aktiviteleri sonucunda β-laktamaz pozitiflik oranı %11,8 oranında tespit edilmiştir. βlaktamaz negatif ampisilin dirençli (BLNAR) suşların oranı ise %45,8 olarak belirlenmiştir. Mortaliteyi etkileyen faktörler incelenirken hastaların demografik verileri, etkenin izole edildiği yer, tam kan ve serum örneklerinden alınan laboratuvar sonuçları (tam kan hücre sayımı, c-reaktif protein düzeyi, serum kreatinin düzeyi ve glomerüler filtrasyon hızı) değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda lökosit sayısı, nötrofil sayısı, kreatinin ve glomerüler filtrasyon hızı mortalite ile istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır. Çalışmamız verileri; Haemophilus influenzae enfeksiyonlarında en sık NTHi suşunun görüldüğünü ve diğer kapsüllü suşların dağılımının coğrafi farklılıklar gösterebildiğini literatür ile uyumlu olarak ortaya koymuştur. Ayrıca tüm dünyada artan β-laktamaz üretimi ve BLNAR suşlarında artış nedeniyle empirik tedavide ampisilin kullanımından kaçınılması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, çalışmamız, bölgemizdeki Haemophilus influenzae enfeksiyonlarının serotip dağılımını, antibiyotik duyarlılık profilini ve mortaliteyi etkileyen faktörleri belirleyerek, empirik tedavi yaklaşımlarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyarak literatüre katkı sağlamıştır.

Yazar

Dr. Çağrı Işık

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Çağrı Işık (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yoğun bakımünitelerinden izole edilen haemophilus influenzae üremelerineyönelik serotip dağılımı ve antibiyogram sonuçlarınındeğerlendirilmesi Akdeniz Üniversitesi Tıp fakültesi hastanesinde yoğun bakımünitelerinden izole edilen haemophilus influenzae üremelerineyönelik serotip dağılımı ve antibiyogram sonuçlarınındeğerlendirilmesi, 2025, Akdeniz University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Akdeniz University tezlerinden daha fazlası