Akut bronşiolit ciddiyet skoru ile nötrofil/lenfosit oranı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Amaç: Akut bronşiolit, 2 yaş altı çocuklarda en sık görülen alt solunum yolu enfeksiyonlarından biridir ve hastane yatışlarının başlıca nedenleri arasında yer alır. Hastalığın seyri çoğunlukla benign olmakla birlikte, özellikle prematüreler, altta yatan kardiyopulmoner hastalığı veya immün yetmezliği olanlarda ciddi sonuçlar gelişebilir; bunlar arasında solunum yetmezliği, yoğun bakım ihtiyacı ve nadiren ölümle sonuçlanma sayılabilir. Çeşitli klinik skorlamalar (örneğin, Modifiye Tal Skorlaması) bronşiolit ciddiyetini derecelendirmede yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak bu skorların zaman alıcı olması ve parametrelerin hastalığın seyrinde değişkenlik göstermesi, pratikte bazı kısıtlılıklar doğurmaktadır. Bu çalışmanın amacı akut bronşiolit tanısı alan çocuklarda, başvuru anında elde edilen tam kan sayımı (CBC) parametrelerinden nötrofil/lenfosit oranının (NLR) yanı sıra trombosit/lenfosit oranı (PLR), ortalama trombosit hacmi (MPV) ve trombosit sayısı (PLT) gibi değerlerin bronşiolit ciddiyetiyle ilişkisini değerlendirmek; bu parametrelerin tanısal ve prognostik değerlerini, klinik skorlarla karşılaştırmalı olarak analiz etmektir. Bu sayede, kolay ulaşılabilir ve ucuz hematolojik göstergelerin bronşiolit yönetiminde klinik karar süreçlerine katkı sağlayıp sağlayamayacağının araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada kullanılan veriler, Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi hasta kayıt sisteminden retrospektif olarak incelenmiştir. 01/10/2021–30/06/2024 tarihleri arasında hastaneye başvurup akut bronşiolit tanısı alan 1–30 ay arasındaki çocuklar Modifiye Tal Skoru'na göre hafif, orta ve ağır olarak kategorilere ayrılmıştır. Hafif olgular (SpO₂ ≥%94, beslenmesi iyi, belirgin retraksiyon yok) genellikle ayaktan takip sonrası taburcu edilirken; orta olgular (SpO₂ %90–94, belirgin takipne ve retraksiyon, azalmış oral alım) 1–12 gün servis yatışı gerektirmiştir. Ağır olgular ise (SpO₂ <%90, belirgin dispne, yardımcı solunum kası kullanımı, ajitasyon/letarji) yoğun bakım ihtiyacı göstermiş, bunların arasından da bir olgu fatal seyretmiştir. Çalışmaya toplam 212 hasta dahil edilmiştir (hafif n=68, orta n=103, ağır n=41). Kontrol grubu ise aynı yaş aralığında, kronik hastalığı bulunmayan, son haftalarda akut enfeksiyon öyküsü olmayan ve polikliniğe rutin kontrol için başvuran 49 sağlıklı çocuktan oluşturulmuştur. Bu çocukların klinik ve laboratuvar verileri benzer şekilde dosya kayıtlarından elde edilmiştir. Çalışma ve kontrol grubuna ait veriler hastane kayıt sistemleri ve hasta dosyalarından toplanmış, eksik bilgilerin doğrulanması için gerektiğinde ailelerle iletişim kurulmuştur. Bronşiolitli hastalarda muayene bulguları, vital değerler, laboratuvar sonuçları ve taburculuk süreçleri kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 261 çocuk dahil edilmiştir (212 bronşiolit, 49 kontrol); erkek cinsiyet oranı %59,8'di. Gruplar arası olgu sayıları için hafif 68, orta 103, ağır 41 olup yaş ortalaması ağır grupta daha düşüktü (p=0,001). Univaryant analizlerde ciddiyet skoru arttıkça nötrofil, WBC, CRP, NLR, PLR ve nötrofil yüzdesinde anlamlı artış izlenirken; lenfosit sayısı ve lenfosit yüzdesinde ise anlamlı azalış izlendi (tümü p<0,001). PLT (p=0,055) ve MPV (p=0,842) değerlerinde anlamlı farklılık yoktu. ROC'ta NLR>0,615 (AUC 0,839; D/%70,6; Ö/%81,6) hafif bronşiolitli olguları kontrolden, NLR>0,765 (AUC 0,923; D/%80,5; Ö/%95,9) ise ağır grubu kontrol grubundan ayırdı. Yüksek duyarlılık (≥%90) hedefli ek analizde gruplar arası NLR eşikleri değerlendirildiğinde ağır grubu içeren karşılaştırmalarda Youden J seçiciliği yükseltirken, ≥%90 duyarlılık hedefi daha düşük özgüllük pahasına düşük NLR eşiklerini gerektirdi. Veri setimizde bronşiolitli olguları kontrollerden ayırt etmede NLR, PLR'ye kıyasla daha yüksek ayırt edicilik sağladı. Buna karşın bronşiolitin şiddet basamaklarından hafif–ağır ayrımında PLR, NLR'ye üstün performans göstermiştir. Ayrıca hastanede kalış süresi için "hafif→orta" geçişinde >1,5 gün, "orta→ağır" geçişinde >5,5 gün eşik değerleri tanımlandı (AUC 0,992 ve 0,859). Ordinal lojistik regresyonda hastanede kalış süresi (OR=39,4; p<0,001) ve CRP (OR=1,06; p=0,005) bağımsız olarak daha yüksek ciddiyetle ilişkiliydi; yaş koruyucu etkideydi (OR=0,92; p=0,031). NLR ve PLR univaryant düzeyde güçlü ayırt ediciliğe sahip olmasına karşın, modelde diğer değişkenlerle birlikte iken bağımsız anlamlılığını korumadı (p>0,05). Sonuç: NLR ve PLR, bronşiolitli infantlarda sağlıklı kontrollerden anlamlı derecede yüksek olup bronşiolit şiddetiyle pozitif korelasyon göstermiştir. Bununla birlikte NLR şiddet alt gruplarını ayırt etmede tek başına sınırlı kalmıştır. Dolayısıyla, ağır olguların saptanmasında faydalı bir tarama göstergesi olsa da şiddet alt gruplarını ayırt etmede tek başına yeterli değildir. Klinik kullanım açısından, CRP ve klinik ciddiyet değerlendirmesi birlikte değerlendirildiğinde tanısal amaçla NLR'nin, şiddet sınıflandırması için PLR'nin destek olarak daha uygun görünmektedir. Ayrıca çok değişkenli analizde bronşiolitin klinik seyrinin ağırlaşmasını daha küçük yaş ve yüksek CRP bağımsız olarak öngörmüş, NLR ve PLR bağımsız anlamlılığını kaybetmiştir. Anahtar Kelimeler: Bronşiolit, MPV, NLR, PLR, PLT
Yazar
Elif Gözde Gezek
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Elif Gözde Gezek (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akut bronşiolit ciddiyet skoru ile nötrofil/lenfosit oranı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi, 2025, Kırşehir Ahi Evran University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Kırşehir Ahi Evran University tezlerinden daha fazlası
- Matematik kavramları öğretiminde öyküleştirme yönteminin tutuma ve başarıya etkisi(2013)
- Jean-Jacques Rousseau'nun emile eserinde hayat bilgisi dersine ve eğitime yönelik düşünceleri(2019)
- Karayaka koyunlarında aşım öncesi ağırlığın ve plasenta özelliklerinin kuzu doğum ağırlığına etkisi(2020)
- H. 1301 (M. 1884) tarihli salname ışığında II. Abdülhamid Dönemi Hicaz vilayeti (Tarihi ve coğrafyası, sosyal-kültürel, ekonomik, idari-askeri yapı)(2020)
- Diyabetik hastalarda proteinurinin mortalite üzerine etkisi(2022)
- Rüzgar enerjı̇sı̇ tahminı̇ yöntemleri: Uzun kısa sürelı̇ bellek modeli (LSTM) örneği(2024)
