Antalya'da 2007-2016 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp polikliniğine başvuran yüksekten düşme olgularının adli tıp açısından değerlendirilmesi
2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Mustafa Karagöz
Özet (TR)
Yüksekten düşme sonucu görülen travmalar morbidite ve mortalitesi yüksek olan bir toplum sağlığı sorunu haline gelmiştir. Tüm çağdaş gelişmelere rağmen dikkatsizlik ve emniyet tedbirlerinin alınmaması nedeniyle birçok insan hayatını kaybetmekte, yaralanmakta veya sakat kalmaktadır Bu konuda tedavi edici hizmetler yanında koruyucu önlemler de oldukça önem taşımaktadır. Yüksekten düşme olgularında epidemiyolojik özelliklerin belirlenmesi, düşmelerin önlenmesi ve tedavisinde yararlı olabilir. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan alınan izin ile 01 Ocak 2007- 31 Aralık 2016 tarihleri arasındaki 10 yıllık süreçte Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Polikliniğine başvuran 26245 adli olgu raporları incelenmiş olup yüksekten düşme sonucu yaralanan 258 olgu bulunduğu tespit edilmiştir. Yüksekten düşme sonucu yaralanma öyküsü ile müracaat etmiş olan olguların; yaş, cinsiyet, kaza ayı, mevsimi, yaralanma şekli, olayın meydana geldiği yer, düşme yüksekliği, yaralanan vücut bölgesi, adli tıp açısından yaralanma düzeyi, sakatlık sıklığı gibi özellikler açısından değerlendirilmesi ve alınabilecek önlemlerin gözden geçirilmesi amaçlanmıştır. Olguların 206 tanesi (%79,8) erkek, 52 tanesinin (%20,2) kadın olduğu, yaş ortalamanın 27,9 olduğu, düşmenin meydana geldiği yükseklik ortalamasının 7,03 m olduğu saptanmıştır. İntihar amaçlı yüksekten atlayanların kazaen düşenlere oranla daha yüksek mesafeden düştüğü belirlenmiştir. Olgularda en sık olay yerinin 72 (%27,9) vaka ile inşaat alanı olduğu saptanmıştır. Bunu sırasıyla bina penceresi (n=7, %27,5), balkon (n=29, %11,2), ev içi (n=8,5, %8,5) ve merdiven (n=13, %5,0) ağaçtan (n=9, %3,5) düşmelerin takip ettiği saptanmıştır. Hasta dosyalarında kayıtlı bilgilere göre düşmelerin en sık kazayla (%94,9) meydana geldiği, en sık kemik kırığı bulunan bölgenin 78(%30,2) olguda omurga bölgesi olduğu, en sık yaralanan bölgenin 127 (%49,2) olguda baş-boyun bölgesi olduğu; 12 (%4,6) olguda karaciğer ve yine 12 (%4,6) olguda dalak yaralanmaları saptandığı belirlenmiştir. Çalışmamızda en fazla düşme olayının %32,6 (n=84) oranla 12:01-18:00 saatleri arasında gerçekleştiğinin kayıtlı olduğu izlenmiştir. Mevsimlere göre en sık ilkbahar (n=71, %27,5) aylarında düşmeler gerçekleşirken bunu sırasıyla, yaz (n=64, %24,8), sonbahar (n=62, %24,1) ve kış (n=61, %23,6) aylarının takip ettiği saptanmıştır. Olgularımızın %55,1'i Nisan-Eylül arasında gerçekleşmiştir. Çalışmamızda göğüs, omurga ve üst ekstremite kırıklarının ortalama düşme yüksekliğinin arttığı düşüşlerde daha fazla olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda yaralanma bölgelerinin sayısının 0 ile 7 arasında değişmekte olup ortalama 2,2 olduğu izlenmiştir. Kırık görülen bölge sayısı ise 0 ile 6 arasında değişmekte ve ortalama 1,5 olduğu izlenmiştir. Çoğu kaza orjinli olan yüksekten düşmeler dikkatsizlik, tedbirsizlik ve ihmal sonucunda oluşabilir. Bu nedenle çalışma ortamlarında ve yaşama alanlarında gerekli önlemler alınmalıdır. İşe uygun çalışma kıyafetleri giyilmesi, gerekli durumlarda baret takılması ve uygun araç ve gereçler kullanılmasına dikkat edilmelidir. Kronik hastalığı olanların daha dikkatli olmaları ve/veya daha özenle izlenmeleri düşme olasılığını azaltabilir. Yüksekten düşmelerden sorumlu olan çeşitli faktörlerin anlaşılması ve daha sonra alınacak koruyucu önlemler ile morbidite, mortalite ve sağlık kuruluşlarındaki yükün azaltılmasına yardımcı olmak mümkündür. Özellikle çocuklarda eğitim ve alınacak önlemlerle yüksekten düşme olaylarının azaltılabilmesi, yaralanmaların, sakatlıkların ve ölümlerin önlenmesinin mümkün olduğu unutulmamalıdır.
Yazar
Dr. Pelin Erol
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Pelin Erol (Tıpta Uzmanlık Tezi). Antalya'da 2007-2016 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp polikliniğine başvuran yüksekten düşme olgularının adli tıp açısından değerlendirilmesi, 2019, Akdeniz University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Akdeniz University tezlerinden daha fazlası
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
