Medical SpecialtyOpen Access

Bipolar bozukluk hastalarında adenozin deaminaz ve serum ürik asit düzeylerinin psikolojik dayanıklılık ile ilişkisi

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Aykut Karahan

Abstract (TR)

AMAÇ: Strese verilen fizyolojik ve psikolojik tepkiler değişkenlik gösterir ve bu farklılıklar psikolojik dayanıklılıkla ilişkilidir. Bipolar bozukluk tanılı hastalarda dayanıklılığın koruyucu etmen olarak önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Adenozin bir nöromodülator olarak diğer reseptör sistemleriyle çok fazla etkileşim içindedir ve adenozin sistem fonksiyonunun bipolar bozuklukta bozulmuş olduğu geçmiş çalışmalarda gösterilmiştir. Bipolar bozukluk tanılı hastalarda psikolojik dayanıklılık ile adenozin sistemi arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışma bildiğimiz kadarı ile bulunmamaktadır. Bu araştırmanın amacı, bipolar duygulanım bozukluğu tanılı hastalarda pürinerjik sistem fonksiyon bozukluğunun varlığını ve bu bozukluğun psikolojik dayanıklılık ile ilişkisini araştırmaktır. ADA (adenozin deaminaz) ve serum ürik asit düzeylerinin psikolojik dayanıklılık, tedavi yanıtı, işlevsellik, 6 aylık yapılan takip süresince remisyonda kalma, intihar düşüncesi ve dürtüsellik ile ilişkisi araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza Ağustos 2023 – Kasım 2023 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı polikliniğine ayaktan başvuran, DSM-5'e göre Bipolar Bozukluk tanısı alan 55 katılımcı ve hasta grubu ile yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi olarak eşleştirilmiş, duygudurum bozukluğu veya psikotik bozukluk tanısı olmayan, 55 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara Yetişkinler için Dayanıklılık Ölçeği (YİDÖ), Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği (HAM-D) ve Montgomery Asberg Depresyon Değerlendirme Ölçeği (MADRS), Young- Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ), Bipolar Bozukluk İşlevsellik Ölçeği (BBİÖ), Barratt Dürtüsellik Ölçeği -11 kısa formu (BDÖ-11), Beck İntihar Düşüncesi Ölçeği (BİDÖ) olmak üzere 7 ölçek uygulanmış ve kan örnekleri alınmıştır. Çalışma 6 aylık bir takip çalışması olarak tasarlanmış olup Bipolar Bozukluk hasta grubu 6 aylık süre boyunca, 3 ayda bir olacak şekilde değerlendirilmiş ve ölçekler ve biyokimyasal tetkikler uygulanmıştır. Kontrol grubuna bu testler yalnızca ilk muayene aşamasında uygulanmıştır. BULGULAR: Başlangıç muayenesinde bipolar bozukluk hasta grubunda, sağlıklı kontrollere göre daha düşük YİDÖ puanları saptanırken daha yüksek HAM-D, MADRS, YMDÖ, BDÖ-11, BİDÖ puanları bulunmuştur. YİDÖ puanları arttıkça HAM-D, MADRS, YMDÖ, BDÖ-11 ve BİDÖ ölçek puanları azalmakta iken BBİÖ ölçek puanları artmıştır. 3 ve 6 aylık takipte YİDÖ puanı artış gösteren hastaların HAM-D, MADRS, YMDÖ ve BDÖ-11 ölçek puanlarının aynı oranda azalma saptanmıştır. Çalışmanın başlangıcında daha yüksek YİDÖ ölçek puanlarına sahip hastalarda, 3 aylık takip sonunda, MADRS ve HAM-D depresyon ölçek puanlarında azalma, BDÖ-11 puanı ile değerlendirilen dürtüsellikte düşüş ve BBİÖ puanı ile değerlendirilen işlevsellikte artış daha fazla olmuştur. Bipolar bozukluk hasta grubunda tüm hastalar dahil edildiğinde, sağlıklı kontrol grubuna göre ADA ve ürik asit seviyeleri daha yüksek olarak saptanmıştır. Ürik asit seviyeleri arttıkça depresyon ölçek puanları azalmakta, işlevsellik ölçek puanı artmaktadır. ADA düzeyinin yüksek seyretmesi depresyon ölçek puanlarında ve intihar düşüncelerinde azalma ile ilişkili saptanmıştır. Başlangıç muayenesinde "depresyon var" olarak değerlendirilen hastaların ürik asit düzeyleri daha düşük iken iyileşen hastalarda ürik asit seviyeleri yükselmiştir. ADA düzeyinin sadece başlangıç kontrolü ile 6. ay kontrolü arasında iyileşmeye giden hasta grubunda daha yüksek olduğu görülmektedir. Bipolar bozukluk hasta grubunda ilk muayenede depresyon olarak değerlendirilen hastalarda ADA düzeyi daha yüksek olan hastaların remisyona girdiği ve çalışma sonunda remisyona giren hastalarda ADA düzeylerinin düştüğü görülmüştür. SONUÇLAR: Bulgularımız bipolar bozukluk hasta grubunda dayanıklılık düzeyinin düşük olduğu ve adenozin sistem disfonksiyonunun varlığını kanıtlar niteliktedir. Ancak dayanıklılık ile adenozin sistemi elemanlarından ürik asit ve ADA arasında herhangi bir ilişki gösterilememiştir. Dayanıklılık, depresyon ve mani semptomları açısından koruyucu bulunmuştur. Dayanıklılığı daha yüksek olan hastalarda daha az dürtüsellik ve intihar düşüncesi saptanmış olup işlevsellik daha yüksektir. Dayanıklılık değişimine göre dayanıklılığı 6 aylık takipte daha yüksek artış gösteren hastalarda depresyon ve mani semptomları daha çok gerilemiş ve dürtüsellik daha fazla azalırken işlevsellik daha fazla artış göstermiştir. Bipolar bozukluk tanılı hastalarda psikofarmakolojik tedavilere ek olarak dayanıklılığı yükseltmeye yönelik müdahalelerin depresyon ve mani semptomları, dürtüsellik ve azalmış işlevsellik açısından fayda sağlayabileceği düşünülmektedir. Ürik asitin düşük olması depresif dönemleri tetiklerken yüksek olması artmış inflamatuar yanıt ile ilişkili görünmektedir. ADA düzeyleri ise bipolar depresyon hastaları için prognoz göstergesi olmuş ve ADA düzeyi daha yüksek olan hastalarda 6 aylık sürede tedavi yanıtı daha iyi olmuştur. ADA düzeylerinin bipolar bozukluk hasta grubunda tedaviye yanıt açısından bir biyobelirteç olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.

Author

Dr. Serra Sarı

How to Cite

Serra Sarı (Tıpta Uzmanlık Tezi). Bipolar bozukluk hastalarında adenozin deaminaz ve serum ürik asit düzeylerinin psikolojik dayanıklılık ile ilişkisi, 2024, Karadeniz Technical University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Karadeniz Technical University