Medical SpecialtyOpen Access

Çeşitli klinik örneklerden izole edilmiş metisiline duyarlı Staphylococcus aureus (MSSA) ve metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) suşlarının biyofilm oluşturma özelliklerinin konvansiyonel ve moleküler yöntemlerle araştırılması

2018
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hikmet Eda Alışkan

Abstract (TR)

Son yıllarda cerrahi girişimlerin, immünsüprese hasta ve kullanılan implant sayısının artmasıyla birlikte biyofilm kaynaklı enfeksiyonlar giderek daha ciddi bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Biyofilm kaynaklı enfeksiyonların en sık etkenlerinden biri Staphylococcus aureus'tur. Biyofilm kaynaklı enfeksiyonlar bu bakterinin sahip olduğu metisilin direnciyle birleştiğinde uygun tedavi protokolü belirlemek son derece güç olmaktadır. Çalışmada farklı klinik örneklerden izole edilmiş enfeksiyon etkeni olan metisiline duyarlı ve dirençli S. aureus'ların biyofilm oluşturma potansiyelini ve bu açıdan aralarındaki farkı gözlemlemek; biyofilm varlığının tespitinde kullanılacak kolay uygulanabilir, güvenilir ve etkin yöntemleri belirlemek amaçlanmıştır. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı'na gönderilen yara, kan ve kateter örneklerinden izole edilmiş toplam 200 S. aureus suşu (100 adet MRSA, 100 adet MSSA) çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm suşların biyofilm oluşumu modifiye Christensen, MTT, BioTimer ve Congo Red Agar yöntemleri ile incelenmiş, ayrıca biyofilm oluşumundan sorumlu ica operon varlığına PZR ile bakılmıştır. Tüm suşlarda biyofilm oluşturma oranları ve biyofilm gen bölgeleri araştırılmış, dirençli ve duyarlı suşlar ile kan ve yara izolatları arasındaki farklılıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca uygulanan tüm biyofilm tespit yöntemlerinin birbiriyle uyumu incelenmiştir. Çalışmada metisilin dirençli suşların duyarlı suşlara göre hem daha kısa sürede hem de daha yüksek oranda biyofilm oluşturduğu, ayrıca oluşturdukları biyofilm yapısının daha yoğun olduğu gösterilmiştir. Kan ve yara izolatları arasında biyofilm oluşumu açısından istatistiksel bir fark bulunmadığı görülmüştür. Moleküler yöntem referans olarak alındığında kullanılan konvansiyonel yöntemlerden en duyarlı yöntemin %84 ile MTT yöntemi olduğu, bunu %82,4 ile modifiye Christensen yönteminin izlediği görülmüştür. Biyofilm tespitinde kullanılan en özgül yöntemin ise %86,7 ile BioTimer yöntemi olduğu, ikinci sırayı ise %81,3 ile modifiye Christensen yönteminin aldığı görülmüştür. Konvansiyonel yöntemler ile moleküler yöntem karşılaştırıldığında kullanılan konvansiyonel yöntemlerde tespit edilen biyofilm varlığı ile PZR'deki ica pozitifliği arasında istatistiksel olarak bir fark görülmemiştir. Buna ek olarak ica gen pozitiflik sayısı arttıkça bakterilerin biyofilm oluşturma eğiliminin arttığı görülmüştür. Bu bulgulara göre MRSA gibi daha virülan suşların biyofilm oluşturma eğiliminin daha yüksek olduğu ve bu iki direnç mekanizmasının birbirini sürekli destekler nitelikte olduğu görülmüştür. Moleküler yöntemlerin kullanılabilirliğinin mümkün olduğu durumlarda ica gen bölgesinin tespitinin tek başına bile virulan - nonvirulan suş ayrımı yapmada önemli bir ayıraç olduğu, ica varlığının tespitinin hastayla ilgili alınan tedavi kararlarında, korunma stratejilerinin belirlenmesinde ve biyofilm kaynaklı enfeksiyonlarla mücadelede erken bir belirteç olabileceği görülmüştür. Moleküler yöntemlerin kullanılamadığı durumlarda biyofilm varlığının tespitinde kullanılacak hızlı sonuç veren, kolay uygulanabilir ve güvenilir konvansiyonel yöntemlerin varlığı son derece önem taşımaktadır. Çalışmamızda kullanılan tüm konvansiyonel yöntemler bu açıdan yeterli gözükmektedir. Modifiye Christensen ve MTT yöntemleri biyofilm kantitasyonu da yapması açısından konvansiyonel yöntemler arasında ön plana çıkmaktadır. BioTimer yöntemi ise biyofilm varlığının tespitinde kullanılan çok yeni ve dikkat çekici bir testtir. Sonuç olarak kolonizasyon veya enfeksiyon etkeni olarak belirlenen bakterilerin biyofilm oluşturma potansiyelini belirlemek ve girişimsel işlemlerden önce bu bakterilere yönelik gereken tedbirleri almak biyofilm kaynaklı enfeksiyonları ve buna bağlı morbidite ve mortaliteyi azaltacaktır.

Author

Elvan Hortaç İştar

How to Cite

Elvan Hortaç İştar (Tıpta Uzmanlık Tezi). Çeşitli klinik örneklerden izole edilmiş metisiline duyarlı Staphylococcus aureus (MSSA) ve metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) suşlarının biyofilm oluşturma özelliklerinin konvansiyonel ve moleküler yöntemlerle araştırılması, 2018, Başkent University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Başkent University