Çin-Hindistan rekabeti bağlamında güvenlik ikileminin yeniden doğuşu
2024
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Özgür Tüfekçi
Abstract (TR)
Devletler, uluslararası sistemde varlığını korumak ve olası tehlikelere karşı hazırlıklı olmak amacıyla savunma alanında çeşitli yatırımlar gerçekleştirmektedir. İyi niyet doğrultusunda güvenliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu yatırımlar statükonun devamından yana olan devletler tarafından tehdit olarak yorumlanmaktadır. Statükoyu korumak isteyen bu devletler bu duruma tepki olarak savunma yeteneklerini geliştirmekte ve bu durum kısır bir tehdit algılama döngüsü başlatmaktadır. Tarafların tehdidi yorumlama ve karşılık verme sürecine dayana bu döngü güvenlik ikilemi olarak tanımlanmaktadır. Kavram Soğuk Savaş döneminde savunma yeteneklerinin geliştirilmesini yalnızca askeri ölçütler üzerinden değerlendirmiş fakat bu ölçüt Soğuk Savaş sonrasında oluşan yeni dünya düzeni ve artan aktör sayısı nedeniyle güvenlik ilişkilerini açıklamakta yetersiz kalmıştır. Devletler arası ilişkileri güvenlik ikilemi üzerinden değerlendirilen birtakım devletler, güvenlik ikileminde ortaya çıkan yetersizlikler nedeniyle doğru şekilde analiz edilememekte ve dolayısıyla güvenlik problemlerinin çözümü güçleşmektedir. Bu durumun yansıdığı ilişkilerden biri de Çin-Hindistan arasında gerçekleşmektedir. Bu iki devlet birçok alanda anlaşmazlık yaşamakta fakat geleneksel güvenlik ikilemi (1950-1990) bu durumu analiz etmekte yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma, devletlerin güç kapasitelerini savunma-saldırı ölçütleri ile sınırlandıran ve mevcut koşullarda yetersiz kalan geleneksel güvenlik ikileminin modern dünya ölçütleri çerçevesinde geliştirilmesini ve bu yeni perspektiften Çin-Hindistan ilişkilerinin yeniden analiz edilmesini amaçlamıştır. Bu doğrultuda çalışma "Yeni güvenlik ikilemi perspektifinden güvenlik ikilemi türleri Çin-Hindistan ilişkilerine nasıl etki etmektedir?" sorusuna odaklanmıştır. Bu temel sorunun yanıtlanmasında tarihsel, karşılaştırmalı, betimsel, nitel ve vaka analizi araştırma yöntemlerinden faydalanılmış, çalışmanın kapsamı güvenlik ikileminin tespitinden günümüze ve Çin-Hindistan ilişkilerinin resmi başlangıç tarihinden günümüze kadar geçen süre ile sınırlandırılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde güvenlik ikileminin ekonomik, askeri, toplumsal, kimliğe bağlı, teröre bağlı, nükleer ve siber olmak üzere sekiz farklı türe ayrıldığı; Çin-Hindistan ilişkilerinde ekonomik, askeri, kimliğe bağlı, nükleer ve siber alanlarda güvenlik ikilemlerinin gerçekleştiği; bu ikilemler arasında Çin-Hindistan ilişkilerine yön veren güvenlik ikileminin ekonomik güvenlik ikilemi olduğu ve Çin-Hindistan özelinde savaşların askeri savunma alanlarından ekonomik rekabet alanlarına taşındığı tespit edilmiştir. Soğuk Savaş sonrasında 'güvenlik ikilemi' üzerine daha fazla odaklanılmış ve kavram farklı yönlerden geliştirilmeye çalışılmıştır. Robert Jervis güvenlik ikileminde önemli olanın niyet okumak olduğu belirterek kavrama yeni bir bakış açısı getirmiştir. Küreselleşme sonucu uluslararası sistemde değişen yapıyla birlikte güvenlik ikilemi yalnızca devletler ile analiz edilen boyuttan çıkarılmış topluma ve bireye indirgenmiştir. Bu doğrultuda toplumsal güvenlik ikilemi, etnik-dini güvenlik ikilemi, yapısal güvenlik ikilemi, algısal güvenlik ikilemi, siber güvenlik ikilemi, nükleer güvenlik ikilemi ve kimliğe bağlı güvenlik ikilemi gibi alanlarda özel olarak güvenlik ikilemi incelemeleri analiz edilmeye başlanmıştır. Güvenlik ikilemi kavramının farklı boyutlarda incelenmesi sağlayan çalışmalardan farklı olarak Ken Booth ve Nicholas Wheeler kavramın özüne dair yeni bir tanımlama geliştirmiştir. Booth ve Wheeler genellikle güvenlik ikilemi olarak açıklanan durumun aslında bir güvenlik paradoksu olduğunu ve güvenlik ikilemi kavramın 'seçim' konusunda arada kalmak olduğunu ileri sürmüş ve kabul görmüştür. Güvenlik İkilemi kavramının John Herz tarafından ortaya atılmasından bugüne farklı alanlarda birtakım gelişmeler yaşanmıştır. Küreselleşme sonrası uluslararası sistemde devletler dışında birey, grup ve toplumların belirginleşmesi, teknolojinin hızlı bir şekilde ilerlemesi, din, etnik yapı ve kültür gibi yapıların daha belirgin hale gelmesi güvenlik ikilemi kavramında farklı yaklaşımların oluşmasına yol açmıştır. Ancak modern uluslararası sistemi, devletleri ve diğer devlet dışı aktörleri en çok etkileyen meselelerden biri olan ekonomi meselesinin güvenlik ikilemi açısından incelenmesi göz ardı edilmiştir. Soğuk Savaş döneminde iki kutuplu yapının içinde bulunduğu durumu ifade etmek amacıyla kullanılan güvenlik ikilemi kavramına genellikle savunma artırımı olarak yaklaşılmıştır. Devletler arası gücün niteliği devletlerin elinde bulundurduğu savunma ve saldırı ölçütü ile değerlendirilmesi modern dünyanın güçlü devletini ölçme konusunda yetersiz kalmıştır. Günümüzde devletler savunma alanının dışında ekonomik, teknoloji, bilimsel ve farklı birçok alanda rekabet etmektedirler. Bu durumda yalnızca askeri alanda yaşanan gelişmeleri değil diğer alanlarda meydana gelen gelişmeleri de varlığına tehdit olarak algılayabilmekte ve güvenlik ikilemi oluşturabilmektedir. Çin ve Hindistan arasında güvenlik ikileminin yaşanmasına neden olan birçok alan ve bölge bulunmaktadır. Güney Çin Denizi, Hint Okyanusu, kara sınır problemleri gibi iki yükselen güç arasında savaşı tetikleyebilecek birçok çatışma ve mücadele alanı bulunmaktadır. Taraflar birbirlerinin herhangi bir teşebbüsünü kendilerine tehdit olarak kabul etmekte ve bu tehdit durumuna karşı cevap olarak rekabet yarışına girişmektedirler. Geleneksel Güvenlik İkileminde tehdit algısında savunma artırımına giden devletler günümüzde savunma yerine ekonomik rekabete girmektedirler. Yükselen iki büyük güç olan Çin ve Hindistan ilişkilerinde var olan rekabet ve mücadele askeri savunma yarışından daha çok ekonomik rekabet alanında yoğunlaşmıştır. Ekonomik olarak gelişme yönünde projeler geliştiren taraflar bu gelişimi tehdit olarak algılamakta ve tehdidi bertaraf etmek amacıyla yeni bir ekonomik gelişim projesi ortaya koymaktadırlar. Bu bağlamda devletlerarası rekabetin askeri savunma ve saldırı ortamından ekonomik savunma ve yükseliş ortamına dönüşmesi modern dünyanın yeni savaşma modeli midir? Çin ve Hindistan arasında çatışmaya neden olabilecek birçok mesele bulunmasına rağmen iki devletin çatışmasını engelleyen ekonomik güvenlik ikilemi midir? Bu sorular ışığında hazırlanan çalışmanın temel amacı ekonomik güvenlik ikileminin Çin-Hindistan rekabetini ne ölçüde etkilemiş olduğunu ortaya koymaktır.
Author
Dr. Dilek Karadeniz Topal
Institution
How to Cite
Dilek Karadeniz Topal (Doktora Tezi). Çin-Hindistan rekabeti bağlamında güvenlik ikileminin yeniden doğuşu, 2024, Karadeniz Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Karadeniz Technical University
- Plaser yataklardan gravite yöntemleriyle altın kazanımı optimizasyonu(2025)
- Harşit çayından (Tirebolu-Giresun) elde edilen kırılmış dere malzemesinin beton agregası olarak kullanılabilirliğinin incelenmesi(2005)
- Yaşlandırma Süresinin Zn-27Al-1Cu Alaşımının Yapı ve Mekanik Özelliklerine Etkisi(2016)
- Trabzon ilinde yaşayan 20 yaş ve üzeri bireylerde tütün ürünleri kullanımı, alkol kullanımı, alkol kullanım bozukluğu prevalansı ve etkileyen faktörler(2025)
- Trabzon güney çevre yolu güzergahı Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) arasının mühendislik jeolojisi / Investigation of the planned route of the southern highway between Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) in terms of engineering geolog(2001)
- EXPERIMENTAL AND NUMERICAL INVESTIGATION OF FATIGUE BEHAVIOUR IN RADIAL JOURNAL BEARINGS MANUFACTURED FROM ZA-27 ALLOY(2025)
