Çocuk hastalıkları servislerinde nozokomiyal enfeksiyon etkenleri ve direnç dağılımının belirlenmesi
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Özden Türel
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Nozokomiyal enfeksiyonlar, diğer ifade şekliyle "sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonlar (SHİE)" hastanın sağlık kuruluşundaki bakım sürecinde gelişen ve hasta sağlık kuruluşuna başvurduğu sırada bulunmayan veya kuluçka döneminde olmayan enfeksiyonlar olarak tanımlanmaktadır. SHİE ile ilgili yapılan sürveyans çalışmaları artmakla birlikte çocuk hastalıkları servislerinde yapılan çalışmalar halen kısıtlıdır. Bu çalışmada bir merkezde 2016-2020 yılları arasında çocuk sağlığı ve hastalıkları servislerinde yatarak tedavi gören hastalarda gelişen SHİE etkenleri, antibiyotik dirençleri incelenerek bu etkenlerdeki direnç dağılımının saptaması planlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmaya Ocak 2016- Aralık 2020 tarihlerinde Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları servislerinde tedavi gören ve SHİE tanısı alan hastalar dahil edilmiştir. SHİE tanısı Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) ve Türkiye Ulusal Hastalık Sürveyans Ağı (UHESA) tanı kriterlerine göre konulmuştur. Tüm hastaların verileri hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden elde edilmiştir. Hastaların mikrobiyolojik kültürleri klinik seyir kayıtları ile birlikte değerlendirilerek, SHİE'ye sebep olan etken/etkenler ve kültür duyarlılık sonuçları kaydedilmiştir. Bulgular: Beş yıllık retrospektif değerlendirmede mikrobiyolojik olarak kanıtlanmış 297 SHİE saptanmıştır. Servislere göre dağılımı sırasıyla çocuk yoğun bakım ünitesi (ÇYBÜ)(n=148, %49,8), yenidoğan yoğun bakım ünitesi (YYBÜ)(n=76, %25,6) ve çocuk hastalıkları servisidir (n=73, %24,6). En sık görülen SHİE'ler sırasıyla kan dolaşım enfeksiyonu (KDE)(n=155, %52,2), pnömoni (n=88, %29,6) ve üriner sistem enfeksiyonu (ÜSE) (n=22, %7,4) olmuştur. Etkenlerin %64,9'unu gram negatif bakteriler, %23,4'ünü gram pozitif bakteriler, %11,7'sini mantarlar oluşturmaktadır. Enfeksiyon tipinden bağımsız olarak en sık saptanan etkenler Klebsiella spp.(%20,4), Pseudomonas aeruginosa (%13) ve koagülaz negatif stafilokoklar (KoNS) (%12,7) 'dır. KDE'de en sık izole edilen etken KoNS (%22,2), pnömonide P. aeruginosa (%26,1), ÜSE'de Klebsiella spp. (%50) olmuştur. KoNS'lerin %92'si; Staphylococcus aureus suşlarının ise %57'si metisilin dirençli bulunmuştur. Klebsiella spp. suşlarında %30, E. coli suşlarında %.50 oranında GSBL pozitifliği saptanmıştır. E.coli suşlarında karbapenem direnci saptanmazken Klebisella spp. suşlarının %15'i, P.aeruginosa suşlarının %20'si, Acinetobacter baumanii suşlarının %60'ı karbapenem dirençli bulunmuştur. P.aeruginosa ve A.baumanii suşlarında kolistin direnci saptanmazken, karbapenem dirençli iki Klebsiella suşunda kolistin direnci saptanmıştır (%3,2). Sonuç: Antibiyotiklere karşı giderek artan direnç, özellikle kritik hastaların ampirik tedavi seçiminde önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Çocuk hastalarda SHİE ile ilgili yapılan çalışmalar kısıtlıdır. Merkezlerin kendi hasta profillerini, hastane florasını oluşturan mikroorganizmaları ve bunların direnç özelliklerini, her bölümdeki SHİE dağılımını ve sıklığını bilmeleri, SHİE'lere karşı doğru ampirik tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesini sağlayacaktır.
Author
Dr. İrem Yılmaz Akpınar
Institution
How to Cite
İrem Yılmaz Akpınar (Tıpta Uzmanlık Tezi). Çocuk hastalıkları servislerinde nozokomiyal enfeksiyon etkenleri ve direnç dağılımının belirlenmesi, 2021, Bezmialem Vakıf University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bezmialem Vakıf University
- Açık teknik septorinoplasti yapılan olgularda postoperatif bantlamanın ödeme etkisi(2015)
- Adölesan dönemde hirşutizm tanısı alan hastalarda etyolojik dağılım(2015)
- Unstable angina pectoris hastalarında signal peptide complement C1R/C1S, UEGF, ve BMP1 epıdermal growth factor-like domain-containiing protein 1' in tanısal değerinin araştırılması(2015)
- Deneysel kafa travması modelinde high mobility group box-1 protein düzeylerinin oksidatif stres, apoptoz, serebral ödem ve kan beyin bariyeri üzerine etkilerinin araştırılması(2016)
- 5-fluorourasile bağlı arteryel vazokonstrüksiyon etyolojisinde ürotensin-2'nin rolü(2017)
- Tip 2 diabetes mellitus' lu olgularda vücut ağırlığının fiziksel aktivite düzeyi, fonksiyonel kapasite, denge ve yaşam kalitesine etkisi(2019)
