Master'sOpen Access

Davranışsal önyargı ile kişisel yatırım kararları arasında ilişki

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Arif Saldanlı

Abstract (TR)

Bu çalışma; davranışsal önyargı ile kişisel yatırım kararları arasındakı ilişki konusunu ele almaktadır. Psikoloji, finans alanına girene kadar araştırmacılar ve ekonomistler; insanları sadece rasyonel varlıklar olarak görmüşler, duygusal ve manevi hallere önem vermemişler, ancak yatırımcılar da çevresel koşullardan, duygusal ve manevi hallerden etkilenmektedir. Sonuç olarak, yanlış kararlar verirler ve kayıplara uğrarlar. Yanlış kararlar ve kayıplar araştırılarak sebepleri bulunmaya çalışılmıştır. Geliştirilen teoriler aracılığıyla cevap bulunmaya çalışılsa da insanların iç ve dış etkenlerden etkilendiği göz ardı edildiğinden bir çözüm bulunamamıştır. Adam Smith, "ekonomik davranışın çıkar ve çıkarlara bağlı olduğunu" açıkladıktan sonra, kayıp önlemeyi tanımlayarak, duygu ve düşüncelerin ekonomi alanında da etkili olduğunu göstermiş ve sonraki süreçte Kahneman ve Tversky, bunları iç ve dış etkenlerle birlikte ele alarak temeli oluşturmuştur. Klasik iktisat teorisinin de araştırıldığı bu alanda, kesin bir sonuca varmak mümkün olmamıştır. Beklenti teorisi ise farklı bir bakış açısı sunmuş ve yatırımcıların psikolojisinin önemli olduğunu savunmuştur. Psikolojinin ekonomiye girişi, ekonomistleri iki kısma ayırdı. Eleştirmenler bunun ekonomiyi pozitif bilimlerden uzaklaştıracağını savunmuştur. Beklenen fayda teorisinde, faydalar rasyonel davranış altında karşılaştırılır ve bunlardan en karlı olanı tercih edilir. Rasyonel eylemin zararı azalttığı fikrine karşı beklenti teorisi, insan psikolojisine danışılması gerektiğini savunmuştur. Yatırımların zarar gördüğü dönemlerde, sonuçlar olumlu olmasına rağmen çalışmalar yapılmış, ancak sorun bulunamamıştır. Bu aşamada insan psikolojisi ve içgüdüleri tartışılmıştır. Teşvik edilmekte olan bu yeni yaklaşım, "davranışsal finans"ı ortaya çıkarmış ve insan psikolojisi, duygusal ve ruhsal durumları araştırma konusu haline gelmiştir. Bugün bu, en çok tartışılan konulardan biridir. Tüm insanlar gibi yatırımcılar da geçmişten, ruh hallerinden, duygusal eğilimlerinden, belirsizlikten etkilenmektedir ve bu nedenle yanlış kararlar verebilirler. Davranışsal finans, daha çok bireysel yatırımcıların davranışlarına ve özelliklerine odaklanmaktadır. Bireysel yatırımcılar, genel olarak kurumsal yatırımcılardan ve piyasa algılarından farklı olduklarından, risk ve getiri hakkındaki düşünceleri kurumsal yatırımcılar kadar rasyonel ve profesyonel değildir ve kararlarını psikolojik, demografik ve sosyo-ekonomik faktörler etkilemektedir. Zamanla, yatırımcıların yatırım kararlarındaki hataların, mantıksız seçimlerin ve anomalilerin sebebinin insan psikolojisinden kaynaklanabileceği araştırmalarda oldukça önem kazanmıştır. Yatırım tercihleri bilişsel kusurları ve psikolojik önyargıları içerdiğinden, sezgide hatalar olmaktadır. Dolayısıyla davranışsal finansın geleneksel finans modellerinin tüm durumlarında veri olarak kabul edilen rasyonalite varsayımlarını genişlettiği ve finansal piyasalardaki irrasyonelliği ortaya çıkarmak istediği söylenebilir. Davranışsal finans, finans ve ekonomi alanındaki çalışmalara sosyoloji ve psikoloji gibi davranış bilimlerinin dahil edilmesini, beklenen fayda teorisi ve rasyonel davranış kalıplarının dışında yeni gözlemlerin yapılmasını ve geleneksel teorilerle çelişen konuların açıklanmasını içermektedir. Davranışsal finans alanında bireylerin psikolojik ve davranışsal özelliklerinin daha çok yatırımcılar bazında ele alındığı ve araştırma konusu olduğu görülmektedir. Ancak kurumsal yatırımcılar, yöneticiler, aracı kurumlar, portföy yöneticileri gibi diğer finansal aktörlerin aldığı kararlarda bireylerin davranışsal özelliklerinin de etkili olabileceği görülmektedir. Baker, Ruback ve Wurgler (2004), yaptıkları çalışmada davranışsal finans alanını iki boyuta indirgemişlerdir. Birinci boyut, yatırımcı karar verme sürecini etkileyen faktörler veya yatırımcıların davranışsal özelliklerinin aldıkları kararlara etkisidir. İkinci boyut, şirket yöneticilerinin şirketleri ile ilgili kararlarında etkili olan davranışsal veya yönetsel önyargıların şirket kararlarına etkisidir. Psikoloji, sosyoloji, davranış bilimi ve finans alanlarında yapılan çalışmalar, insanların günlük hayatta önemli karar alanlarındaki tutum ve davranışlarının daha mantıksız olduğunu göstermektedir. Karar verme aşamalarında bireylerin rasyonel kararlardan sapmasına neden olan temelde iki olgu vardır. Bunlar buluşsal yöntemler ve önyargılardır. Finansal karar vermenin psikolojisi olarak ifade edilen davranışsal finans, finansal kararlar üzerinde sezgisel ve önyargı faktörlerinin rolünü incelemektedir. Bu noktadan hareketle davranışsal finans, psikolojik araştırmaların sonuçlarına dayanarak davranışsal faktörlerin bireylerin finansal karar süreçlerine etkisini araştırmaktadır. Bu çalışmanın amacı davranışsal önyargıların kişisel yatırımçı kararlarına etkisini araştırmaktır. Bu çalışmada konuyla ilgili teorik çerçeve literatür taraması yapılarak ortaya konulmuş ve davranışsal finans disiplini çerçevesinde sezgisellerin (sezgilerin) ve ön yargıların finansal kararlardaki rolü irdelenmiştir. Çalışma, 360 bireysel yatırımcı ile görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Anket katılımcılarının finansal okuryazarlık düzeylerini ölçmek için 8 sorudan oluşan ve 0-3 olan finansal sorular sorulmuştur. Sorulara doğru cevap verenlerin finansal bilgiye sahip olmadığı, 4-8. soruları doğru cevaplayanların finansal bilgiye sahip olduğu varsayılmaktadır. Sonuç olarak finansal okuryazarlık düzeyi ile davranışsal yanlılık arasındaki ilişki incelenmiştir. Davranışsal yanlılıklar ile demografik özellikler arasındaki ilişki incelendiğinde temsili yanlılık ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu, diğer eğilimler ile cinsiyet değişkeni arasında ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davranışsal yanlılıklar ile yaş değişkeni arasındaki ilişki incelendiğinde ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Evlilik durum değişkeni ile davranışsal yanlılık arasındaki ilişki incelendiğinde, ilişkinin anlamlı olmadığı görülmüştür. Muhafazakarlık, özgüven, kendini yükleme eğilimi ve mezuniyet oranı arasında ilişki gözlenirken, temsil edicilik, aşırı iyimserlik ve sürü davranışı ile mezuniyet oranı arasında ilişki bulunamamıştır.

Author

Dr. Elvin Hajıyev

How to Cite

Elvin Hajıyev (Yüksek Lisans Tezi). Davranışsal önyargı ile kişisel yatırım kararları arasında ilişki, 2022, İstanbul University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul University