La décadence humaine en littérature contemporaine: Soumission de Michel Houellebecq
2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Seza Yılancıoğlu
Özet (TR)
Michel Houellebecq Çağdaş Fransız Edebiyatı'nın önemli temsilcilerinden biridir. Eserlerinin orijinalliği ele aldığı konuların tabularını yıkmak adına sınırları zorlamasından ileri gelmektedir. Soğuk Savaş'ın bitiminin hemen ertesinde Batı dünyası nihai zaferini ilan ederken, Houellebecq tam tersine Batı'nın içerden çürüdüğünü iddia ederek edebiyat dünyasında kendine yer edinmiştir. Batı'nın klasik aydınlanmış bireyinin işlevini yitirdiğini ve sonsuz bir iç sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını savunmaktadır. Modern edebiyatın temsilcilerinin aksine, insanın sorunlarına reçete önermemekte, tarihi döngüsel bir bakış açısıyla ele almaktadır. Ona göre her medeniyet tıpkı canlı organizmalar gibi doğmakta, büyümekte ve ölmektedir. Bu sebeple eserlerinde sıklıkla Aydınlanma Çağı filozoflarını yermekte, tarihe ilerlemeci bir bakışla bakmanın yersiz olduğunu düşünmektedir. Bu bağlamda Soumission yazarın dünya görüşünün zirve yaptığı eseri olarak ele alınabilir. Eserde Houellebecq, Batı'nın bilinçaltı korkularını hikayeleştirerek toplumda infial yaratacak tartışmalara yol açmaktadır. Romanın kahramanı François konformist ancak monoton bir hayat sürmekteyken, Fransa'da köklü bir değişiklik yaşanır. Bir siyasi parti çatısı altında örgütlenmiş olan islamcılar sosyal demokratların aşırı sağ ulusalcı cepheyi engellemek adına kendileriyle işbirliği yapması sonucunda iktidara gelirler. Fransa tarihinde bir ilk olan bu siyasal değişim birçok toplumsal dönüşümü de beraberinde getirir. Kamusal alanı düzenleme konusunda oldukça detaylı bir doktrine sahip olan İslam, geniş ölçekte Avrupa kültürünü tehdit ederken, bireysel ölçekte de birçok fırsat sunmaktadır. Bunlardan en çekicisi çok eşliliktir. Mutsuz ve yalnız bir hayat yaşayan François açısından çok eşlilik oldukça caziptir. Konforundan çok da ödün vermeden kabul edeceği bu din François için denemeye değerdir. Toplumsal açıdan bir distopya gibi gözüken bu gelişmeler bize François'nın gözünden aktarıldığında bir ütopyayı andırmaktadır. Bu bağlamda romanda ele alınan boyun eğme olgusu çift anlamlıdır. Roman günümüz postmodern edebiyatının en dikkat çekici örneklerinden biridir. Bu bakımdan ele alınması için postmodernizmin tanımının yapılması ve tarihçesinin gözden geçirilmesi gerekmektedir. Nihayet romanda işlenen temel konular üç ana başlıkta toparlanarak okura tanıtılacaktır. İlk bölümde daha teorik bir çerçevede ilerleyerek modernizm ve postmodernizm arasındaki ilişkiyi inceleyeceğiz. Bu ilişkinin ihtiva ettiği süreklilik ve kopuşları ele alarak postmodernizmin günümüz düşünce dünyasına ve edebiyatına olan etkisini göstermeye çalışacağız. Çalışmamızın bu kısmı, ilerleyen bölümlerde Houellebecq ve eserleri üzerinde yapacağımız analizleri daha anlaşılır hale getirecek olması bakımından faydalı olacaktır. Geçmişten günümüze postmodernizmin ortaya çıkışı ve oluşumu, ana inceleme konumuza ışık tutacaktır. İkinci bölüme Soumission'un tanıtımı yaparak başlayacağız ve hemen akabinde Michel Houellebecq'in edebi kişiliğini oluşturan faktörleri anlayabilmek adına hayatındaki dönüm noktalarına kısaca değineceğiz. Akabinde Soumission'un detaylı bir analizini yapmak adına konuyu birkaç alt başlıkta ele alacağız. Edebiyat teorisini kapsamında bir bakıma Soumission'un otopsisini yapacağız. Romandaki karakterleri ve ifade ettikleri kavramları önem sıralarına göre vurgulayıp, son olarak metinlerarasılık üzerinden bir Houellebecq-Huysmans analizi yapacağız. Edebiyatta çöküş temasının derinliğini bu şekilde ifade ederek üçüncü bölüme geçeceğiz. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde ise Soumission'da yer alan temaları daha sosyolojik ve politik bir bakış açısıyla ele alacağız. Günümüz batı dünyasının sorunlarını ortaya koyarken, İslam'ın bu kaotik ortamda neler önerebileceğini örneklendireceğiz. İlk bakışta bir distopya gibi görünen romanın, Avrupalı erkek birey açısından bir fırsatçılık ve ütopya ifade ettiğini göstereceğiz. Bu bakımdan kitabın iki anlamlı içeriğini daha detaylı bir şekilde ele almış olacağız.
Yazar
Dr. Barış Erdem
Kurum

Galatasaray University
Fransız Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Barış Erdem (Yüksek Lisans Tezi). La décadence humaine en littérature contemporaine: Soumission de Michel Houellebecq, 2019, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)